BİZDEN

Merhaba dostlar…

Temmuz ile Ağustos yine tüm Beşiktaş’lıların hüzün ayları olmayı sürdürüyor. Gereken sözler içeride arkadaşlarımızca fazlasıyla söylendi. Biz rahmet dilemekle yetinip sözü onlara bırakalım.

Çifte şampiyonumuzun sezona tutuk başlaması felaket tellallarının da davullarına daha hevesle vurmasını getirdi. Siyah ve Beyaz bizim ifademizdir. Ümit Bayezit bunu gerektiği gibi vurguluyor.

Temel niteliklerimizin detaylı bir açılımını yaparak, son zamanlarda kafası karışanlara bizim ne olduğumuzu bir kez daha hatırlatmayı gerekli görmüş Şafak Batman.

Bu sayıda konuklarımız oldukça fazla. İlk konuğumuz olan Beşiktaş’lı kardeşimiz Itır Esen Temmuz’un Beşiktaş’lılarla olan derdine isyan edip çaresizliğimizi bizim adımıza da haykırıyor.

Yumurtakafa Yılmaz objektif olma merakı üzerine olmamayı öneriyor; başta kendimize ve sonrasında medyaya kadar.
Nedenlerini kendisinden okuyabilirsiniz.

Yeni açık tribünün amigosu Mustafa ortak acılarımız ve yeni başlayan sezon üzerine kelamını bizlerden esirgememiş sağolsun. Kendisine teşekkür ederken Yeni açığı da emanet ediyoruz Mustafa’ya.

İzmit’ten, daha önce dergimizde yer alan bir röportajı aracılığıyla tanıdığımız ikinci konuğumuz Barbaros Tantan tribünler üzerindeki baskılara karşı sesini yükseltiyor. Tribün terörünün gerçek kaynaklarını teşhir ederken ortak felsefeye sahip tribünlerin işbirliğini tavsiye ediyor bu yazısında.

Geçen sayımızda başladığı ve kaybettiğimiz Beşiktaş savaşçısı kardeşlerimizle ortak anılarını anlattığı yazılarına bu sayıda da devam ediyor çene lakaplı Ergin Demir. Bir çok ismin de dahil olduğu anıların odak noktası ise rahmetli Cüce Ayhan. Ergin Kardeşimizin nefis anlatımıyla Beşiktaş aşkının ne denli köklü bir aşk olduğunun özellikle yeni nesil kardeşlerimizce kavranması anlamında müthiş bir yazı dizisi oluşmakta. Bizim için büyük bir şanstır bu.

Halkın Takımı U-17 takımın İzmir kanadında faaliyetlerini sürdüren Emre Yüksel Lise BJK yi tekrar örgütlemenin önem ve gerekçelerini kocaman laflarla anlatmış ki güzel anlatmış. Okuyunca hak vereceksiniz siz de.

Beşiktaş kapalısının “Beşiktaş kapalısı” olmasında birinci derecede söz sahibi ağabeylerimizden Tribün emekçisi Amigo Bekir (DÖNMEZ) ağabeyimiz kanserle boğuşmakta. Kendi ifadesiyle Beşiktaşlıların hastalığı olan bu illetten kurtulma mücadelesi veren Amigo Bekir’i ziyarete giden kardeşlerimizin adına bu ziyareti Paşa Yılgın kardeşimiz anlatmış ve selamlarını taşımış bizlere.

Bu sayıda üçüncü konuğumuz tanıdık bir isim; Kenan Özcan. Futbolumuzdaki büyüklük konusunu gerçekçi anlatımıyla ve yolu yordamıyla işlemiş Kenan dostumuz.

Esrik halleri olmasa sesini zor duyduğumuz Özgür (ERGÜN) tribünlerdeki başkalaşıma, dönüşüme ve nedenlerine, tribünleri hayatın tümünden koparmadan ışık tutuyor; varsa çarelerini sorguluyor. İyi yapıyor da çaresi var mı sahiden Özgür?

Bu sayımızda amatör bir basketbol kulübü olan Siyah&Beyaz spor kulübünü tanıtıyoruz. BJK ile koordineli çalışarak altyapısına destek veren bu tür derneklerin çoğalması dileklerimizle.

Ankara’lı Halkın Takımı kartalları, Halkın Takımı felsefesini hayata geçirme yolunda çıtayı biraz daha yükselttiler. Gitgide halktan kopan sanatın bağlarını sağlam tutmak adına bir yola çıktılar ve Halkın Takımı Tiyatro grubunu kurdular.
Detayları Taylan Ağsakal atölye sayfamızda sunuyor.

Analiz sayfamızda Gökhan Gürgan, Satranç sayfamızda ise Aykut İlker Mete hocamız ve son sayfamızda yine Bahattin Baba. Her zamanki gibi.

10. sayımızda görüşmek üzere…

Halkın Takımı

halkintakimidergisi@hotmail.com