Orijinalini görmek için tıklayınız : Son Barikat
Son Barikat
Endustriyel sporun dayatilmasi ile beraber, spor etkinliklerinin en onemli ayagi sayilabilecek taraftarin hergecen gun biraz daha oyunu disardan seyretmesi, oyunun disinda kalmasi icin medya kimin sesinin kitlelere ulasmasini istemis ise o ses ulastirilmistir. Sadece o ses duyulur olmustur.
O insana en aykiri ozelliklere sahip olan ses sadece sporda degil, toplumsal her olguda hep ayni sey icin duyulur olmustur; biz oyunun disinda olalim diye, biz yoneten degil hep yonetilen olalim, biz ureten degil edilgen kalalim, dusunmeden sadece bir istatistik olarak var olalim diyendir o ses.
Gazetelerin yapis yapis olan sayfalarindan, algoritmalarin dunyasi olan internetten, kablolu/kablosuz yayinli cam ekrandan, uydu kanalli iletisim araclarindan, cep telefonlarindan, dijital radyolardan cikan bu gurultu kirliligi sesin karsisinda, bu igrenc, ahlak yoksunu, arsiz sesi bastirmaya calisan, herseye ragmen rakamlar ile degil, degerleri ile, gelenegi ile var olan bir baska ses vardir; Besiktaslilar!
Bugun yine sinaniyoruz…Birkez daha diyorlardir, belkide bu son hamle diyorlardir, her yonden, her cepheden yuklenip yikalim bu engeli diyorlardir… Belkide bunun icindir daha ucuncu haftasinda Besiktas futbol takiminin hocasinin tartisilmaya baslanilmis olmasi…Belkide bu yuzdendir resmi koridorlarda selamlasilmasa bile gece olunca mafya ile kolkola gezmeler, cocuklarin basina bir ‘abi’ aramalar…Yuvarlak masanin etrafinda elele oturup ruh cagirma toplantisi yapilsa bile ruhun ruhsuzlarin arasinda olamayacaginin hesaba katilamamis olmasidir simdi boyle saskin olmalarinin sebebi. Belkide bu yuzden denenmistir hic itiraf edilmese de bir guvenlik zaafiyeti gibi gosterilmis olan semt provakasyonu… Belkide guvenlik kurulu toplantisinda taraflarin kafalarindan -daha baska ne yapabiliriz acaba- gectigi icin alinmistir tercihsiz kararlar, dayatmalar.
Bugun yine sinaniyoruz. Herbirimizin samimiyet sinavina girdigi gunlerdir bugunler.
Yok edilmek istenilen sesin ciktigi yerdir Carsi.
En yasanilasi askin adina bedenleri ile bedeller odemis Besiktaslilarin en yuksek desibelli sesidir yok edilmek istenen, ve onunla birlikte devralinmis ve devredilecek bir gelenektir.
Gun bu gun degil, gun bugun ile birlikte bugunden sonra her gundur. Simdi birkez daha o meymenetsiz suratlarinda en acimasiz bir yumruk olarak patlamanin zamanidir. Birkez daha tek ses, tek yurek, tek bilek olmamizin zamanidir. Birkez daha bugun aramizda olmayip, gokyuzunde birer kartal olmus sehitlerimize verdigimiz sozu, -layik olacagiz-i yerine getirmemizin zamanidir. Birkez daha ‘hepimiz Carsi’yiz’ demenin vaktidir artik.
Ne yaparlarsa yapsinlar, nerden ve nasil saldirmis olurlarsa olsunlar, marslarimizla, tezahuratlarimizla, atkilarimizla, formalarimizla, ruhumuzla, colugumuz-cocugumuzla, inancimizla, cikarsiz askimizla, analarimizin dualari ile, yitirdigimiz bedenler ile bezenmis barikati asamayacaklar.
Onurumuzla, gururumuzla, Serefimiz ve Hakkimizla hep var olmak icin…
SON BARIKATIN ADIDIR BESIKTAS !
Deniz CAN
Piraye Oğuz
24-01-2007, 19:38
son Barikatin Adidir Beşiktaş!
Erdem Gazi
25-01-2007, 23:16
Yok edilmek istenilen sesin ciktigi yerdir Carsi
umarım orasıdır çarşı umarım!!!
ya da o sesin cıktığı yerlerden birisidiir!!!
H.Deniz Budak
29-01-2007, 19:05
hangi ses bastırabilir ki çığlığımızı.hangi engel bizi ayrı koyabilir ki....çarşı hayatın yansımasıdır.sebebi olmadan aşık olmaktır örneğin.yürümektir koşmaktır bağırmaktır.......biz olmasak da olacak olandır.dünümüz bugünümüz ve yarınımızdır.
Gürhan Oğuz
30-01-2007, 10:39
son barikat,
son savaşçının ölümüne direndiği yerdir
o yer inancın ve isyanın adıdır, savunulucak olan son kaledir
yerterki kararmasın sol memenin altındaki cevahir.
Muhammed Dalel
30-01-2007, 11:36
Beşiktaş bir yaşam biçimidir.
Ve o büyük stad o benim gözümde kutsal olan mabed benim en rahat ettiğim en sevdiğim yerdir bu benim gözümde ve kalbimde yer yapan bir gerçek ve asla değişemez.
Orkun Bademli
30-01-2007, 11:40
şiir gibi top oynadik tek kelimeyle
birincisi sabir edenler kazandi ben çok sabir ettim hiç tigana istifa demedim
runjeyi isliklamadim bakiye bağirmadim
o kelimeyi kulanmak istemiyorum çarşi demedim
şimdi öyle diyenler takimlarinla gurur duyuyordur
sabrettik
nitekim meyvalarini almaya başladik
demirörendende 3.kez medyanin tuzağina düşmediği için onu sabrindan dolayi kutluyorum daha her şey yeni başladi
hiç bir şey belli olmaz burasi türkiye gene bir papila çıkıp her şeyi bozabilir
allah sakatlik vermesin gerisi gelecek gibi
Onur Özkan
31-01-2007, 09:48
ÇaRŞı ; Boş Kalmış Tribünlere "RUHUMUZ YETER" yazan yüreklerdir..... Bu iNsanlar Bu İşe Canını , Kanını , RUHUNU Koymuştur....
Gürhan Oğuz
02-02-2007, 10:24
gün o gün değil derlenip dürülmesin bayraklar....
--------------------------------------------
Burası halkın takımı
Son barikatın kurulduğu, son savaçcının, barikata son taşı koyduğu ana kadar kavgamızın süreceği yerdir.
zannetmesin kimse, bu kalenin yıkılacağını, daha güçlüyüz dahada güçlenecez bizler geldiğimiz yeri ve durduğumuz yerin asla terkedilmeyeceğinin bilincinde olarak yola devam ediyoruz.
son savaşçı, son barikatta düşecektir....
YETERKİ KARARMASIN SOL MEMENİN ALTINDAKİ CEVAHİR
......
gökyüzü kartalındır
Alaattin Çam
04-02-2007, 03:09
Hiçbir kitabın yardımına baş vurmadan selam etmek ne güzel, erimiş kerpiç duvarların üstünden atlamak marifet değil elbette. Ahşap pencerelerin yanında çırpınan kelebeği görmek bir anlamı keşfetmek değil elbette!
Ama derim ki; umurumuzdur siyah/ beyaz
Kartal Han
06-02-2007, 14:57
son barikarın ardındaki
onurlu insanlara selam olsun
----
bu sevda yeni başlamadı
Hakan Kirezci
06-02-2007, 19:59
Hepimize hayırlı uğurlu olsuuun!.....
Liverpool takımı da, 219 milyon pound bedelle (216 milyon pound borcuyla birlikte) U-Ass-A 'lilere satılmış bulunmaktadır.
Alın size endüstri..
Herkes son barikatın gerisinde mevziilensin..
Hadi bakalım...
Hasan Yesil
06-02-2007, 23:03
ölümcül hasta gibi gün gün ölümünü gördüm liverpool un. ve bir daha azldık. bir şehir daha düştü. şimdi daha fazla kenetlenme vakti son barikatın arkasında.
Erkan Özberk
06-02-2007, 23:16
bence liverpool ruhunu değiştirmez bu. ben karamsar değilim. evet beni de yaraladı bu haber. fakat direniş kültürüyle yaşayan liman şehrinin taraftarları yine "you'll never walk" alone deyip takımının arkasında olacak. işadamlarının değil, LİVERPOOL'un arkasında
H.Deniz Budak
06-02-2007, 23:16
yitirilmiş bir düş gibidir kızılların ardından kalan.soluğum yetmez haykırmaya.bir yanım hüzün öbür yanım öfkeye çalar ellerimi.
barikatın ardında saflar oluşmaya başladı.birer birer değil biner biner geliyoruz artık.
Serenat Tutaklı
12-02-2007, 03:55
Beşiktaş:3 Vakıfbank Güneş Sigorta:1 (bayan voleybol takımımız)
Beşiktaş:65 - Cadbury Kent:43 (bedensel engelliler)
Botaş:70 - Beşiktaş:73 (bayan basketbol takımımız)
Beşiktaş:43 - Ankara İl Özel İdare:33 (hentbol)
Besiktas:2 Denizli :0
Satranc lig birincisi
Minikler sampiyon
Beşiktaş:2 - Eyüpspor:1 (A genç futbol takımımız)
Beşiktaş:4 - Küçükköy: . (B genç futbol takımımız)
Beşiktaş:4 - Denizlispor: 1 (paf)
Kasımpaşa:0 - Beşiktaş:5 (yıldız futbol takımımız)
Çok seviyoruz deli gibi....GELİYORUZ demiş miydik?
Birkan Bürüngüz
12-02-2007, 08:55
duymayan kulakların kalmasın
GE-Li-Yo-RUZ!!!
Gürhan Oğuz
12-02-2007, 09:11
her gün barikata bir taş daha koyarak geliyoruz
Deniz Sabri Leventoğlu
12-02-2007, 23:58
seni sevmek yoksulluğun en acımasız zamanların da ki sıcaklıkdır
Halil Gurel
12-02-2007, 23:58
Son Barikat Umuttur
Umudun adı Beşiktaş
Cem Kuzel
13-02-2007, 11:05
Beşiktaş herzaman direnişin ve özgürlüğün kalesi olmuştur...
Yusuf Helvaci
13-02-2007, 15:03
Adını umut koyduğum kavgam..
Beşiktaşım...
Son barikatın taşları ellerimizde ,
Direne direne kazanacağız...
Vedat Benakay
16-02-2007, 12:36
Olumune Besiktas Olumune Carsi
Kartal Han
16-02-2007, 18:33
bu gün barikata bir taşta konyadan gelecek
Mert Iyigun
17-02-2007, 11:12
Son barikatın adıdır
Bir Duruştur!
Direniştir!
Aslolan hayattır, hayatta BEŞİKTAŞ !
Serdo Yeşil
19-02-2007, 09:00
Karanlık,sis gözler görmüyor yürekteki acı cigerlere nefes aldırtmıyor
bogulacak inadına direniyor böylede olsa yaşamım böylede olsa BEŞİKTAŞIM
O benim tek umudum
Yusuf Yıldız
22-02-2007, 17:04
beşiktaştaraftarında bir 1872 kömünarların havası vardır. paris barikatlarında direnenlerin . ve aklıma beşiktaş geldiginde hep nazımın şu şiirini anımsarım bir agaç gibi tek ve hür bir orman gibi kardeşcesine....ve bu utanmaz neocon fotbol un karşısında duran beşiktaş. sevgilerimle
Erkan Özberk
22-02-2007, 22:13
haklın takımı beşiktaş
halkın barikatı beşiktaş
Piraye Oğuz
24-02-2007, 12:08
Ge-li-yo-ruz!!
Ahmet Ayyıldırım
24-02-2007, 12:34
' siyah kadar koyu beyaz kadar saf ' GELİYORUZ !
Gürhan Oğuz
25-02-2007, 14:05
barikata koyulan her taşta emek olmalı, umut olmalı, inanç olmalı
her taş bir üsttekine daha sıkı tutunmalı
ama bir günbu barikatı yıkmak için çalışanlara inat
beşiktaş adı kutsal olmalı
tepedekilere inatla savaşılmalı saflarda
Özer Özçetin
25-02-2007, 14:07
Sana Yaşlı Kartal diyeceğim kızma Gürhan Hocam bana,tavana inat yeniden kurmak için savaşalım tabandan başlatalım hareketi,taban sağlam ses çıkarmıyor diye rezil ettiler 104 yıllık mazimizi
Ferhat Talan
25-02-2007, 14:12
susma , haykır ! son barikatın adıdır BEŞİKTAŞ !
Namik Kartaloglu
25-02-2007, 14:23
Katalanlarin bir yaz senligi var ve o yaz senliginde insan oglunun gucu, akli, özverisi, dayanismasi ve ruhu ortaya serilir. O senlik icinde Katalanlar(Ispanyada yasayan azinliklardan bir tanesi) bir piramit olustururlar. Olusturulan piramitte harc icin cinento, kiris icin demir degil yureklerini kararlar. ve insan oglunun kendi gucuyle neleri basardigini ispatlarlar. Simdilerde televizyonlarda bir reklamda köpru olusturuyor o katalanlar(gözle görmeniz gerek,inanilir gibi degil). Biz Seref Beyde bir uclu cekerken,bir Kartal gol gol gol ile desibel rekoru kirarken su yukardaki özellikleri ortaya koyarak insan oglunun beceremeyecegi seyleri yaparken 11 tane yine yukarda siraladiklarimdan hic bir nebze nasibini almamis sahsiyetler kendilerine ne zaman soracaklar Arkamizda Dev Gibi SANLI bir BESIKTAS var?
Gürhan Oğuz
25-02-2007, 14:26
özer hocam,
bu kavga bitmedi yeni başlayacak,
bu barikatı kuranlar nasılki her taşın altına terlerini inançlarını koydularsa
bu inancı biz ve bizden sonraki nesilde sürdürecektir
bu kavgamız bitmez
arkamızdaki gençlik dolu dolu geliyor sadece incinen umudtur onuda tepedekiler incitmiştir, biz yaralarımız sarar yeniden, kendi küllerimizden yaratılırız
barikata bir taş daha
barikatın adı BEŞİKTAŞ'dır
Derya Banu Akgul
25-02-2007, 23:54
BJK tv Samet Aybaba konuk ,eski günleri anlatıyo:
"İzmire maça gidiyoruz uçakla değil yanlış anlama otobüsle.Öyle uçak falan yok her maça ozaman.Bir özel araba bizi takip ediyor yolda içinde taraftarlar var atkılara sarınmışlar sürekli marşlar,kornalar,ellerinde pankartlar.Pankartlarda çok özel yazılar.Arkadaşlara dedim yahu ne insanlar herşeyimizi biliyolar bizi nasıl takip ediyolar.Bu arada takımdan bazı arkadaşlar milli takımda kapmta eksiğimiz var takımda.Otele geldik indik baktık arabada geldi peşimizden.İndiler aşşağı ,açtılar atkıları bir baktık bizim çocuklar.izin almışlar destek için yola düşmüşler ne diyeceğimi şaşırdım.Biz böyleydik işte bukadar bağlıydık Kulübümüze ,renklerimize,birbirimize "
Namık Hocam bende sana katıldığımı bu olayla anlatmak istedim.Haysiyet,Onur,Şeref,Aşk =BEŞİKTAŞ
Kıssadan Hisse Anlayana !!!!!
Serdo Yeşil
26-02-2007, 10:53
Sevdamıza dünyada görülmemiş nedenlerden klit vurdular sesimiz çıkmadı çünkü suçlu sevdalılar gösterildi
Sevdamıza isim eklediler sesimiz çıktı çıt çıkmadı
Sevdamıza franga vurdular sekiz puan geriden geldiler gökyüzü kapkara oldu yer çamur ve bataklık
Sevdamız sekiz puan geride gökyüzü bembeyaz olsun bulutlar çarpışsın yeryüzünde Sevdalılar yagmurlu bir günde aşklarını tarihin dibine kadar vurarak yazsın
Gürhan Oğuz
04-03-2007, 13:12
dün akşam barikata taşların en güzelini koyduk
akan ter verilen emek he şeyiyle güzeldi.
yürekte bu sevda oldukça bitmez zafer şarkılarımız
Piraye Oğuz
14-03-2007, 11:13
bizler son barikata inadına taş koyarken
koyduğumuz taşların harcını çalan yönetime inat
son barikat dahada yukarılara yükselecektir
Muhittin Saban
15-03-2007, 16:19
.
Kulüp bazında iç ve dış sömürüye, talana, karşı başkaldıramayacak, hakkını soramayacak, sahipliliğini vurgulayamayacak ve son günlerde “bizim” Beşiktaş’ımız adına ciddi sıkıntı yaratan tehlike yani “ her şeyin teker teker satılığa çıkartılması” konusunda “Bu bizim kaderimiz, onların kısmeti!” diyecek kadar zavallı ve teslimiyetçi olmadan onurumuzla dimdik ayaktayız.
Beşiktaş’ın öz varlığı ve bağlı taraftarları olarak bizden sonraki nesli ve yeni jenerasyonu uyandırmak, şiarımız ve aidiyet duygusu hususunda daoğru biliçlendirmek, hakkını soran, arayan, kıpırdanan ve konuşan hale getirmek bunun için de karşılıksız emek vermek adına üstlendiğimiz misyon ile kutsanmış gerçek birer taraftar olarak dimdik ayaktayız.
Bir gerçek var ki; Süleyman Seba’dan sonraki karanlık dönemin suskun, uyuşuk, oralı olmayan, tepkisiz sözde renk sevdalılarına rağmen senelik kombinelerini ve maç biletlerini alırken maddi olarak zorlanan taraftar profili bugün ve bir kaç aydır artıkçeşitli platformlarda sesini yükseltmeye başlayan, isteyen, direnen ve çekişen hale gelmeye başlamıştır.
Başından beri sorgulayan ve eleştiren ama bunu yaparken de zarar vermemek adına isyanını içinde yaşatan kitle(cik)ler sayıca az olsa da içlerinde ki “İnatla Teslim Olmayış ” inanmışlığına olan duyguları ile hep bir şeyler anlatmak istedi.
O sessiz isyan büyümeye başlayarak, “zararın neresinden dönülse kardır” öğretisi ile artık yavaş yavaş dile gelmeye başladı. Çünkü kulübün altına yerleştirilmeye çalışılan rayların nereye kadar gittiğini ve bu gitmelerin sakıncasını neler olduğunu birilerinin anlatması birilerinin de öğrenmesi gerekiyordu. Henüz bir şeylerin farkında olamayan Seba sonrası suskunlarına ve yeni jenerasyona; “Oldu-bitti” hızıyla “olacak ve bitecekleri” anlatmak ve rayların uzandığı sakıncalı istasyonları göstermek artık zorunlu bir görevdir.
İşte kulübümüzün altında ki o raylar, futbol pazarına balıklama dalıp ağızlarından salyalar akan kan emicilerin, paraya egemen güç oluşumu şirketlerin tabiki de patronlarının ve ne yazık ki rakip bildiğimiz şahsiyetlerin parasal aidiyetlerine mahkum olmaya kadar gidiyor. Onlar yeni dünya düzenine ve koruyucuları egemen sınıfın sahiplerine olan bağlılıklarından dolayı “Borsa”yı tapınak “Marka”ları totem olarak görmekte ısrar ettikçe ve bize aidiyetimize saldırdıkça; Bizler, bizim gibi farkındalıklı kalmayı başaranlar, bize inananlar ve bize inanacak olanlarla beraber Beşiktaş gibi Türk futbolunun “Son Kale”sinde yıkılmamış “Son Barikat” olarak dimdik ayakta durmaya devam edeceğiz.
Bilinmelidir ki; Son Barikata adanmışlığı olan bizlerin son sözü daha söylenmemiştir.
Onun içindir ki;
“Son ana kadar, onurumuzu koruyarak yaşayacak ve söylenecek son söz, omuz omuza ve kahramanca söylenecektir.”
.
Ertan Eylem
15-03-2007, 20:21
Sevgili Dostlar öncelikle bu adam konusunda(Muhittin Saban) sizi uyarmak isterim.Girdiği her forumda böyle abuk subuk şeyler söyler mesela ağzından disco lafını bikerem duymadım.Top tan da çok bahsetmez bide kafayı Beşiktaşlılık felsefesi diye dinazorca bir hadiseya takmıştır.
Sevgili dostum! ben sana takılmadan nasıl dururum ?eline yüreğine sağlık .iyiki varsın.
Omer Kalaycıoglu
18-03-2007, 12:52
bir gün gelicek dostlar birgün bizim ne olduğumuzu herkes anlıyacak
Umut Şen
18-03-2007, 12:53
barikatyukarı daha daha yukarı
Erkan Özberk
18-03-2007, 13:02
Barikatın ardı vatandır
Rıza Aslan
18-03-2007, 16:33
Güneş üflemekle sönmez..
Bu GÜNEŞ var oldukça bu BARİKAT ta var olacak
arkasındakiler birer yıldız gibi ışıldamaya
şimdiki ve gelecek nesillere bugünde yarında karanlığın kırallığına
hükmetmek için yol göstermeye devam edecek....
....
Gürhan Oğuz
19-03-2007, 18:59
tüm dostlara
inancımızın kalesi olan beşiktaş barikatına koyulacak her taş için
son barikattaki yerlerinizden omuz omuza haydin halaylar bizim olsun
şen ola kartal, şen ola
Gürhan Oğuz
26-03-2007, 14:24
son barikata, ilk taşı koyan ŞEREFBEYİ mezarı başında anan arkadaşlara sonsuz teşekkürler
Gürhan Oğuz
02-05-2007, 20:14
son barikata çocuklar avuçlarında taşlar koyarak destek veriyor büyüklerine.
işte bu barikatın bundandır yıkılmaz olması
geliyorlar birer kum tanesi alan avuçalarıyla
Mert Atasayar
24-09-2007, 20:44
http://img225.imageshack.us/img225/2218/53672641ze5af8.th.jpg (http://img225.imageshack.us/my.php?image=53672641ze5af8.jpg)
Mert Atasayar
25-09-2007, 11:21
gÜn DoĞdu Hep Uyandik Stadlara Dayandik BeŞİktaŞin UĞruna Da Bayaraklara Dolandik Semtİmİz Erkek Semtİ AŞik Eder Herkesİ Üzerİmden Eksİlmesİn BayraĞimin GÖlgesİ İŞte Bİz KÖtÜ GÜnde Hep Omuz Omuzayiz ÖvÜnmek Gİbİ Olmasin Bİz Kara Kartallayiz
son barikatın adıdır BEŞİKTAŞ
Mert Atasayar
25-09-2007, 11:23
Her seferinde aynı heyecanlar yaşanır yenilsek te diğer maça yeni bir heyecan sarar ve bu heyecan hiç bitmeyecek bu haykırışlar isyanlar hiç susmamak üzere .....
GELENEKTEN GELECEĞE BEŞİKTAŞ
Mert Atasayar
26-09-2007, 14:58
Hakkı, Şeref, gelenekler, duruş gibi kavramlar ile yıldız futbolcu, kazanmak, şampiyonluk, Onu neden isteriz de bunu istemeyizlerin altında neler yatmakta? vb.vb.
Canlının en temel sorunu yaşamını sürdürebilmekse eğer bunun için en temel gereksinimi karnını doyurmaktır. Bunu yaptığı andan itibaren tüketmeye başlamıştır ve böylelikle tüketici sıfatını kazanır. Peki tükettiklerini hazır mı bulmaktadır? Başlarda belki ama ağaçtaki elmayı yemek için bile önce onu ağaçtan koparmanız gerekir. Ya da avlanmak için belirli bir çaba ve araca ihtiyaç duyarsınız Bu da doğal olarak tüketimin karşısına üretim kavramını çıkarmakta.
İhiyaçların çeşitlenmesi, sosyalleşme eğilimi gibi durumlar karşılık olarak üretimin de gelişip çeşitlenmesi sonucunu ve işbirliği kavramlarını doğuruyor. Toplumsal yaşamın gelişmesiyle birlikte ihtiyaçlar da karnını doyurmaktan daha karmaşık tüketim ilişkilerini, bu da daha karmaşık üretim biçimlerini gündeme getiriyor. Tarımsal üretimin yanısıra sanayileşmeyle birlikte kırsal kesimden kısmen kopan emek kentleri ve kır-kent arası coğrafi zorunluluklar da aracı hizmet sınıflarını (Tüccar sınıfı) ortaya çıkarıyor.
İşte sosyalleşmenin kilometre taşlarından en önemlilerinden biri, Daha Türkçesiyle “Zurnanın zırt dediği yer” tam burası oluyor. “Üretim-Emek-Tüketim” doğal sıralamasının yanısıra “üretim-tüketim” yapay sıralamasına şahit oluyor insanlık. Burada eksik olan emek faktörünün yerini üreticiden alıp tüketiciye satarak elde ettiği rantı biriktirip üretici güclere hakim olmaya çalışan sermaye faktörü alıyor. Üretici ile tüketici arasında bir artı değer oluşmasına yol açan bu oluşum tüketim maliyetini de otomatikman artırıyor haliyle. Bu durumda tüketici, ihtiyaçlarını karşılamak için üretim maliyetinin üstünde bir bedel ödemek zorunda kalıyor ki bu fazlalık da sermaye olarak aracı sınıfın elinde birikiyor ve üretim araçlarına hakim olmak için kullanılmaya başlıyor.
İşte tüm bu ilişkiler yumağına kısaca “Ekonomi” diyoruz. Ancak ekonominin bu sözünü ettiğimiz çarklarının düzenli olarak dönmesi için belli ve bağlayıcı kurallara ihitiyacı olduğu da kesindir artık. Peki bu kuralları kim koyacak? Uyulmasını kim denetleyecek? Uyulmadığında ise yaptırım gücü kimde olacak?
Tüm bu soruların ortak cevabı “Devlet” kavramında somutlaşıyor. Yani “İktidar.”
Murphy’nin altın kuralını bilirsiniz. “Altını olan kuralı kor.”
Üretim araçlarını eline geçirmiş ve üretimi tüketiciye yüksek bedelle satan sermaye elbette kendi kurallarını da koymuş ve işlemesini sağlamak için bir çok ara hizmet sınıfını yaratmıştır. (Beslemiştir).
İşte bunu da kısaca “Siyaset” olarak tanımlıyoruz.
Canlının yaşamla doğal ilişkisine bu şekilde yapılan yapay müdahaleler elbette ki kendi öznel sıkıntılarını hatta açmazlarını da birlikte yaratıyor.
Nedir Bunlar?
İktidarı elde tutabilmenin bedeli olan diğer ara hizmet sınıflarını (bunların adını siz koyun artık) beslemek zorunluluğu üretim maliyetlerini artıran ve sermayeden yiyen temel bir faktör olarak sermaye sahibinin karşısına çıkıyor. Bunlara ek olarak yok ücret artışı talepleri, yok grev tehditleri gibi mızmızlanan emekçi tüketicilerin yarattığı sorunlar…Tüm bunları karşılamanın tek yolu tüketimi artırmaktan geçiyor ama temel ihtiyaçları dışında tüketiciye daha ne sunabilirsiniz ki?
Örneğin sanat olabilir mi ?
Ana sanat dallarından biri olan müziği ele alalım. Salt estetik ve teknik kaygılar taşıması gereken müzik sanatı kendi üretimini tüketilmek için değil üst üste konularak biriktirilmek üzere yapmaktaydı. Kültürel miras! Ancak büyük kitlelerin ilgisini çektiği andan itibaren sermayenin de ilgisini çekmiş bulunmaktadır bu verimli saha Büyük kitlelerin yöneldiği bir üretim alanı ürettiklerinin tüketilmesi sağlandığı takdirde kara dönüşebilir mi? Dönüşebilir. O halde estetik kaygıların girift öğrenme süreçleri bir tarafa terkedilerek nitelik yönünden ucuz ama niceliği yüksek ürünlerle kitleye satış yapılabilir. Nitelik kaybı bu ucuz ürünlerin çabucak terkedilerek yenilerine yönelinmesi sonucunu doğurur ve bu da üretimin artırılmasını sağlar.
Dikkat ederseniz artık müzikle ilgili üretilen tüm eserlerin adı ürün, bunların dinlenilmesine tüketmek, dinleyiciye de tüketici denmekte. Diğerlerini size bırakıyorum.
Sermayenin gözü artık kitlelerin eğilim gösterdiği alanlar üzerindedir sürekli.
Çeşitli dallarda spor yapmak için biraraya gelen genç yaşlı bir takım insanların oluşturduğu spor kulüpleri zamanla hızla popüler olmaya başlayan futbolu da bünyelerine aldılar. Basit kuralları, yarışmacı özelliği ve yüksek seyir zevkiyle ön plana çıkan bu oyun birden geniş kitleler tarafından benimsenmeye başladı. Artık kendisine bir takım seçip onun taraftarı olmak, tuttuğu takımının yarıştığı kategoride kazandığı başarılarla kendini özdeşleştirmek, aidiyet duygusunun en serbest yolla ifadesi ve tatminini sağlamak geniş kitlelere fazlasıyla cazip geldi. Tabii bu durum sermayenin de dikkatinden kaçmadı haliyle. Önce ellerinde ki sermayeyi bu tür örgütlenmelerin yönetimini ele geçirmek için kullandılar. Sonra dümenine geçtikleri gemiyi kendi sularında yüzdürmek için her yolu denediler. Daha iyi tesisler, daha iyi malzemeler derken daha iyi oyunculara yüksek paralar verilerek güç dengelerini kendi lehlerine çevirme yarışı, daha çok seyirci için daha büyük stadlar, korsanla mücadele adı altında kitlelerin simgeleştirdiği renkleri, armaları, resmi ürünler halinde sunmak, kitle tabanını geliştirmek için sürekli kazanmaya endekslenmek, diğer sermaye gruplarının adını, rengini, şusunu, busunu bu formaların orasına burasına yamamak, kitlelerin ortak ibadet alanları mabedlerinin adını falancaya satarak değiştirmek, vb.vb.vb.
Şimdi kitle kitle diye andığımız güç nedir ki?
Tamamına yakını emeğini değerinden daha ucuza satarak asgari yaşam savaşını veren insanlar topluluğu.
Ürettikleri değerden aldıkları cüz’i bir miktarla maddi varlıklarını sürdürmeye çalışan bu topluluklar manevi birliktelikler yaratarak eksik kalan yanlarını tamamlamaya çalışma özelliği taşırlar. Bu bazen din olur, bazen bir takımın taraftarlığı. Bu üretici güçler bu özelliklerini sadece meta yaratmak için değil bir takım manevi değerler yaratmak içinde kullanırlar. Bu değerlerin toplamına ahlak diyebiliriz. Ahlaki değerlerini farklı farklı simgeleyerek onun arkasında sonuna kadar durmak, onun için herşeyi göze almak gibi bir artı enerjileri her zaman mevcuttur; Eşyanın tabiatı gereği. Örneğin Beşiktaş taraftarı siyah ve beyazda yaşam ve ölümü, acının karanlığıyla erdemin aydınlığını somutlaştırmıştır. Güçlü olmasına karşın tek başına en yükseklerde dolanan, ona buna pek bulaşmayan ama bulaşana da haddini bildirecek kadar cesur ve donanımlı kartalı kendisiyle özdeşleştirmiştir.
Sınıfsal karakterinin dışavurumu olarak da harama el uzatmamayı, adaleti, kazanacaksa hakkıyla kazanmayı, kısacası kendi ahlakının değerlerine bağlı kalmayı her türlü kazanımın üstünde tutmayı şiar bellemiş, içselleştirmiştir.
Peki bütün benzerleri böyle midir?
Elbette ki hayır. Emekçi, üretici güçler arasında üst sınıf özlemleri her zaman olmuştur. Onların arasında üst sınıfın mücadele biçimlerini kutsayan, oraya geçmeye, hiç değilse ara sınıflardan birine atlamaya çalışan ve oradan beslenmeyi kendi sınıfının verdiği mücadeleye madden ve ahlaken karşı çıkabilen bir eğilim her zaman olmuştur. Onlarda kendi değerleri doğrultusunda davranan bir merkez etrafında kümeleşerek başka bir taraftar kitlesini oluştururlar ama sonuçta diğerinden bir farkları yoktur. Gördükleri muamele hep aynıdır aynı olmasına da aradaki fark onların bu muameleyi itirazsız kabullenmeleri ve hatta desteklemeleridir. Onlar için diğerleri enayidir; Çünkü diğerlerinin savundukları değerler ne olursa olsun kazanmaya değil adalete yöneliktir; Hakka, Şerefe yöneliktir. Bunlar sermayenin parasıyla beş para etmez kavramlardır. Para eden kazanmaktır, satmaktır.
Sermaye takım tutmaz satın alıp üzerinden kar elde eder. Bu yazıyı okuyan, bu forumda kendini ifade eden hangi arkadaşım vardır ki bir holdingin patronu olsun ve reklam amaçlı kurdurduğu holding takımyla Beşiktaş’ımız maç yaparken Beşiktaş taraftarını dışarda tutarak avantaj sağlamayı hak olarak görsün.
İşte arkadaşlar sermayenin kitlelere ait her alanı birer ticarethane gibi görme süreci futbolun da endüstrileşme sürecidir aynı zamanda. Biz başlarda sadece masum bir ilgiyle başlayıp inançlarımızın simgesi haline getirdiğimiz Beşiktaş’ımızın bu dönüştürülme, ticarethane haline getirilme sürecine karşı çıkıyoruz. Nitelik olarak belirli bir duruşa, görüşe, ahlaka sahip olan insanlar olarak bu duruşumuzu, görüşümüzü, ahlakımızı somutlaştırdığımız Beşiktaş’ımızı, arkasında “Biz” olduğumuz için, bu endüstriyel saldırılara karşı duran en son barikat olarak görmekteyiz. Bizim yücelttiğimiz değerler arasında mafyoz ilişkilerle, kabadayılıkla, ürküterek,korkutarak,satın alarak kazanmak yoktur. Bu tür düşünen ve bu tür mücadeleyi kutsayanların da bu barikatın arkasında yeri yoktur.
Son Barikatın Adıdır Beşiktaş…
Hakan Kirezci
ÇARŞI taki bundan 25 yıl önceden bugünleri görebilen bir oluşumdur.O yüzden farklıdır,asidir, sıradışıdır.
Fakat gelinen süreç ÇARŞI nın ehlileştirilmesi,yozlaşıp sıradanlaştırılması çabalarına sahne olan bir süreçtir.
ÇARŞI KENDİNİ YOZLAŞTIRMAYA ÇALIŞANLARA DA KARŞI
Mert Atasayar
26-09-2007, 20:01
Açın gözlerinizi bakmayın şaşı, alayınız gelse yıkamaz şanlı BEŞİKTAŞ’ı!
Mert Atasayar
26-09-2007, 20:02
Son Barikatın Adıdır Beşiktaş…
Açın gözlerinizi bakmayın şaşı, alayınız gelse yıkamaz şanlı BEŞİKTAŞ’ı!
Mert Atasayar
27-09-2007, 17:36
Son Barikat Beşiktaştır..
Mert Atasayar
09-10-2007, 15:57
Metin ali feyyaz
Kurtuluşa kadar savaş
Mert Atasayar
09-10-2007, 17:05
gün o gün değil derlenip dürülmesin bayraklar....
--------------------------------------------
Burası halkın takımı
Son barikatın kurulduğu, son savaçcının, barikata son taşı koyduğu ana kadar kavgamızın süreceği yerdir.
zannetmesin kimse, bu kalenin yıkılacağını, daha güçlüyüz dahada güçlenecez bizler geldiğimiz yeri ve durduğumuz yerin asla terkedilmeyeceğinin bilincinde olarak yola devam ediyoruz.
son savaşçı, son barikatta düşecektir....
YETERKİ KARARMASIN SOL MEMENİN ALTINDAKİ CEVAHİR
......
gökyüzü kartalındır
bu_! bu_! bu_!
Mert Atasayar
09-10-2007, 18:17
Sahipsiz değilsin Beşiktaşım,direnişin en ateşli yerinde,inadına,omuz omuza,yıkmak isteyenlere inat Son Barikat baki olacaktır.
Mert Atasayar
09-10-2007, 18:24
Hayata ve kişilere inat
Son barikatın adıdır BEŞİKTAŞ...
acaba gerçekten BEŞİKTAŞ son barikatın adımıdır, yoksa biz kendimizi mi kandırıyoruz ? Son barikat başlığına bir baksak son barikatta yıkılmayan kaleye yıkılmayacak taşlara forumdaki ilgiye bir baksak yapmayın arkadslar canlar dostlar herhangi bir konuda sayfalar oluşturabiliyorkan YIKILMAYAN SON KALE OLAN BEŞİKTAŞIMIZ a sahip çıkmak gerekmez mi
SERENAT Ablamızın bir lafı ile tamamlamak istiyorum cümlemi : "Beşiktaş'ın yaşayabilmesi ve büyüyebilmesi için gerekli olan şey şampiyonluk değil,taviz vermeyeceği duruşu ve çizgisidir.Bunlardan taviz vermediği zaman zaten başarı gelecektir.Hem de günübirlik tarzda değil,daimi olarak. "
halkın takımı \ halkın adaleti
son barikatın adıdır Beşiktaş ..!!
alayına gider .!!!
Mert Atasayar
09-10-2007, 22:44
gelenekten GeleceĞe Sen Bİzİm HerŞeyİmİzsİn BeŞİktaŞim
Mert Atasayar
10-10-2007, 05:21
gÜn DoĞdu Hep Uyandik Stadlara Dayandik BeŞİktaŞin UĞruna Da Bayaraklara Dolandik Semtİmİz Erkek Semtİ AŞik Eder Herkesİ Üzerİmden Eksİlmesİn BayraĞimin GÖlgesİ İŞte Bİz KÖtÜ GÜnde Hep Omuz Omuzayiz ÖvÜnmek Gİbİ Olmasin Bİz Kara Kartallayiz
son barikatın adıdır BEŞİKTAŞ
Mert Atasayar
11-10-2007, 22:38
http://img160.imageshack.us/img160/3570/94744s4031678122109loss1.jpg
Mert Atasayar
11-10-2007, 23:07
burasi Son Barİkat...
Yok Edİlmek İstenen Seslerİn ÇiktiĞi Yer Olan ÇarŞi Da Bu Barİkatin Arkasindadir...
Mert Atasayar
11-10-2007, 23:08
BABA HAKKI, SEREF BEY, SULEYMAN SEBA DIRENIYOR.
SON BARIKAT DIRENIYOR.
Yok edilmek istenilen sesin ciktigi yerdir Carsi.
son barikatın adıdır Beşiktaş.
onur namus adalet bu sevda bizim...
Mert Atasayar
11-10-2007, 23:17
Bugun yine sinaniyoruz. Herbirimizin samimiyet sinavina girdigi gunlerdir bugunler.
Yok edilmek istenilen sesin ciktigi yerdir Carsi.
En yasanilasi askin adina bedenleri ile bedeller odemis Besiktaslilarin en yuksek desibelli sesidir yok edilmek istenen, ve onunla birlikte devralinmis ve devredilecek bir gelenektir.
Gun bu gun degil, gun bugun ile birlikte bugunden sonra her gundur. Simdi birkez daha o meymenetsiz suratlarinda en acimasiz bir yumruk olarak patlamanin zamanidir. Birkez daha tek ses, tek yurek, tek bilek olmamizin zamanidir. Birkez daha bugun aramizda olmayip, gokyuzunde birer kartal olmus sehitlerimize verdigimiz sozu, -layik olacagiz-i yerine getirmemizin zamanidir. Birkez daha ‘hepimiz Carsi’yiz’ demenin vaktidir artik.
Ne yaparlarsa yapsinlar, nerden ve nasil saldirmis olurlarsa olsunlar, marslarimizla, tezahuratlarimizla, atkilarimizla, formalarimizla, ruhumuzla, colugumuz-cocugumuzla, inancimizla, cikarsiz askimizla, analarimizin dualari ile, yitirdigimiz bedenler ile bezenmis barikati asamayacaklar.
Onurumuzla, gururumuzla, Serefimiz ve Hakkimizla hep var olmak icin…
SON BARIKATIN ADIDIR Beşiktaş !
Deniz CAN
Mert Atasayar
11-10-2007, 23:46
Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlarda.
Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir.
Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir. Bu barikat yıllarca sınanarak ve her bir bireyin inanarak yıkılmayan son kaleye koymuş olduğu taşlarla buğünlere gelmiştir ve biz BARİKATIMIZIN yıkılmayacağını her daim severek inanarak göstermketeyiz gönül gözüyle baktığınız zaman bu barikatın nekadar güçlü olduğunu görebilir anlayabilirsiniz ve ;
BEŞİKTAŞLI OLDUĞUNUZ İÇİN ŞÜKREDERSİNİZ
Mert Atasayar
13-10-2007, 00:40
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”
İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği...
Mustafa Kemal Atatürk
SON BARİKAT YIKILMAYACAK
Hande Eroğlu
13-10-2007, 01:50
Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlarda.
Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir.
Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir. Bu barikat yıllarca sınanarak ve her bir bireyin inanarak yıkılmayan son kaleye koymuş olduğu taşlarla buğünlere gelmiştir ve biz BARİKATIMIZIN yıkılmayacağını her daim severek inanarak göstermketeyiz gönül gözüyle baktığınız zaman bu barikatın nekadar güçlü olduğunu görebilir anlayabilirsiniz ve ;
BEŞİKTAŞLI OLDUĞUNUZ İÇİN ŞÜKREDERSİNİZ
Apploud Apploud Apploud Apploud Apploud Apploud Apploud Apploud
Mert Atasayar
13-10-2007, 12:52
Hande günlerdir burada tek başıma yazdığımı düşünüyordum ama yılmayacaktım SON BARİKAT YIKILMAYACAK Konuyla ilgilenen arkadsların olmasına çok sevindim TEŞEKKÜRLER
burasi Son Barİkat...
Yok Edİlmek İstenen Seslerİn ÇiktiĞi Yer
Mert Atasayar
13-10-2007, 16:24
..."Hangi gerçeği?" diyecek olursak , "Herkesin kendine göre bir gerçeği vardır " masalına inanmayanlardanız.Nesnellik,gerçeği olduğu gibi yazdığımız sürece vardır zaten.Yorulmaz yüksünmezseniz,yüreğinizi mangalda kızartacak kadar cesaretiniz varsa ileride enseyi karartmayalım sonra diye düşünmüyorsanız eğer SON BARİKATIN YIKILMAYACAĞINI bilerek inananrak taşları koyuyorsanız olan taşları ayakta tutmak için çaba sarfediyorsanız BU BARİKATIN yanındasınızdır, yanındayızdır. Hakkı BABA' lar Şeref BEY'ler bir parlak ayna tutumuş yüzümüze yüzümüze... Biz son barikatız yıkılmayan son kale BEŞİKTAŞIMIZ şanıyla şerefiyle ayakta kalacaktır...İşimiz ne bizim? Herkesin önünde hızla akıp gecerken olup bitenler biz onlara bakmakla kalmayız , kalamayız BU BUYÜZDEN TARAFIZ İŞTE EN TARAFLIINDAN....Biz Geleneklerimize sahip çıkan taraftarlarız farkımız AŞK derken bunu canı gönülden inananrak söyleyen tarafız...Dimdik kırılmadan bükülmeden göbek atmadan adamsendeye kaçmadan kimselere kanmadan bu dev çınar ayakta kalmıştır ve KALACAKTIR bunların farkında olmadan kısaca Ders almadan Ders vermeye çalışanlar 104 yıllık koca çınarı KİMSE YIKAMAYACAKTIR SON BARİKATIZ BİZ YIKILMAYAN SON KALE
Mert Atasayar
13-10-2007, 16:26
Sonra iş işten geçtikten sonra değil, tam da şimdi. Yüksek sesle diyorum ki "Bu Barikat Bizimdir! " , "İnönü Bizimdir!"
Mert Atasayar
13-10-2007, 17:11
Vatan Neresiydi, Hudutlar Nasıl Çizilmişti, “Milli Menfaat” Denilen Aslında Kimin Menfaatiydi?
Bir fotoğrafa kimin nasıl baktığı, bir tarihsel-toplumsal olayı kimin hikaye ettiği, “nereye değil nereden bakıldığı” büyük öneme sahiptir.Yalanı üretmek için büyük çaba gerekmiyor. Asıl zor olan yalanı teşhir etmek, yalancıların ipliğini pazara çıkarmaktır. Gelecek tartışması yaşamadan Barikatımızı ayakta tutumanın yollarını yüz dört yıllık tarihimizden örneklerle görebiliriz.
Sponsorluklar, reklam gelirleri, televizyon yayın hakları, kombine biletler, futbolcular tarafından pazarlanan spor ürünleri milyarlarca dolarlık dev bir pazarı oluşturuyor. Sermaye ve kulüpler, tek suçları tuttukları takımı desteklemek olan futbol sevdalısı taraftarı, haddinden pahalı türlü ürünü almak zorunda bırakıyor..
Fakat biz diyoruz ki biz SON BARİKATIZ YIKILMAYAN SON KALEYİZ SPONSARA GEREK YOK ŞEREFİMİZ YETER HAKKIMIZLA GELİYORUZ
Mert Atasayar
13-10-2007, 19:47
2010 sürecini 'elimizde sunulabilecek şunlar da var' şeklinde değerlendirmek yerine, kendimizi tanımak için istiyoruz. Bu süreç, dışarıya bir resim yapmak yerine, bu takımın kendi taraftarı, tarihi ile kültürünü daha sağlam kurumlar ile kurmakta değerlendirebilir. "bizim gösterecek çok şeyimiz var" gibi bir karmaşa ile geçmemeli zaman . yılların geçmesi gelmesi ve bizim kendimizi ona sunmamız, günah çıkarmamız olmamalı,YIKILMAYAN SON KALENİN YANINDA DURMAYI BEŞİKTAŞLI DURUŞUNU GÖRDÜĞÜMÜZ BİÇİMDE GÖSTERMELİYİZ Özellikle korunması gereken de bu değilmidir
Hande Eroğlu
14-10-2007, 02:52
:) Hande günlerdir burada tek başıma yazdığımı düşünüyordum ama yılmayacaktım SON BARİKAT YIKILMAYACAK Konuyla ilgilenen arkadsların olmasına çok sevindim TEŞEKKÜRLER
burasi Son Barİkat...
Yok Edİlmek İstenen Seslerİn ÇiktiĞi Yer
OKUYORUM YAZDIKLARINI MERT MERAK ETME YANLIZ DEĞİLSİN
Mert Atasayar
15-10-2007, 21:47
quote="Serenat Tutakli"]Diğer branşlar ile bir bütün olarak görüldüğü zaman başarı gelecek işte.Sadece futbol takımıyız dersen,futbol takımının başarıları ile koskoca bir kulübü eş tutmuş olursun.
Bir hentbol takımımız var ligi namağlup şampiyon bitiren;ama üvey evlat muamelesi gören.Bunu futbol takımı yapsa idi ne olurdu?Gündemden düşmezdi.Hentbol takımının kazandığı şampiyonluk fındık-fıstık mı oluyor futbolunkinin yanında.Onların akıttığı ter değil mi?
Voleybol takımı küme düşmüş ise bunun biz taraftarlarda hiç suçu yok mu?Ne kadar gidip,destekledik?Ama slogan atmaya gelince "Armanın olduğu her yerde" demeyi biliyoruz.Beşiktaşlı mıyız yoksa Beşiktaş futbol takımlı mı?Önce bunun ayrımını yapalım.Sonrası kendi kendine şekillenir zaten.[/quote]
Ne güzel yazmışsın serenat abla ellerine sağlık yüreğine binlerce selamlar
Son Barikat Umuttur
Umudun adı Beşiktaş
Biz iyiyin guzelligin birlik beraberligin peşindeyken kendıni bilmezlerin cok oldugu dunyada bizide kendilerine benzetmeye calısanların karsında dimdik durmanın peşindeyizz...HALKIN TAKIMIYIZ BİZ, SON BARİKATIZ BİZ , BEŞİKTAŞIZ BİZ
Mert Atasayar
15-10-2007, 21:51
104 yıllık varlığına tutkuyla bağlı olma nedenimiz kendine has tavırları ve bizlerin gelenek-duruş diye adlandırdığı manevi olgulardır....HALKIN TAKIMIYIZ YIKILMAYACAK OLAN SON BARİKATIZ
Mert Atasayar
17-10-2007, 10:56
Dogdum... Konusmayi örgendim
önce BESIKTAS dedim.
Okula gittim... Okumayi ogrendim
once BESIKTAS yazdim.
Kac kac dedim, Yenildik dediler..
Once BESIKTASA agladim.
Bayramlarda, cubuklu BESIKTAS formami giydim.
Sokaklarda Riza, Metin oldum...
Once BESIKTAS i kostum.
Sinav ya da mac dediler
Once BESIKTAS'i sectim...
Guzelim, kendini ilk askim saniyorsun ama
Ben Once BESIKTAS'i sevdim...
beşiktaş halkındır,yıkılmayacak son barikat BEŞİKTAŞ
Mert Atasayar
17-10-2007, 11:45
Bazen Neşe Bazen Keder Beşiktaşlı olmak yeteR
Tatli günler acı günler İnönüde Hep Beraber
Allahıma şükürler olsun,iyiki BeŞiKTaŞLıYıM...
Mert Atasayar
17-10-2007, 20:11
Gürhan abğabeyin dediği gibi ; Son barikatta, isimsiz bir taş olabilmek ...Bu BARİKAT bana karşılıksız sevebilmeyi, sevdiğine bağlanmayı öğretti...TEK AŞKSIN BEŞİKTAŞIM
Mert Atasayar
17-10-2007, 20:43
Onurumuzla, gururumuzla, Serefimiz ve Hakkimizla hep var olmak icin…
SON BARIKATIN ADIDIR BESIKTAS !
Deniz CAN
Mert Atasayar
17-10-2007, 20:54
Sahipsiz değilsin Beşiktaşım,direnişin en ateşli yerinde,inadına,omuz omuza,yıkmak isteyenlere inat Son Barikat baki olacaktır.
bu_! bu_! bu_!
Mert Atasayar
17-10-2007, 20:56
Söylediğimiz şarkılarda seninde sesin olmalı
Mert Atasayar
18-10-2007, 08:44
Ne yaparlarsa yapsinlar, nerden ve nasil saldirmis olurlarsa olsunlar, marslarimizla, tezahuratlarimizla, atkilarimizla, formalarimizla, ruhumuzla, colugumuz-cocugumuzla, inancimizla, cikarsiz askimizla, analarimizin dualari ile, yitirdigimiz bedenler ile bezenmis barikati asamayacaklar.
Onurumuzla, gururumuzla, Serefimiz ve Hakkimizla hep var olmak icin…
SON BARIKATIN ADIDIR Beşiktaş !
Deniz CAN
Mert Atasayar
18-10-2007, 09:32
[quote="Serenat Tutakli"]http://img156.imageshack.us/img156/7215/383ob9.jpg
quote]
Mert Atasayar
18-10-2007, 10:00
İnsanın bir kutsalı vardır, dokunulmazı. Laf ettirmez, tartışmaz, anlatmaz. Bu Siyah/Beyaz sevdasıdır. Beşiktaş aşkıdır.
Somut olan şey’i soyut olarak ele alınca kar-zarar envanteri peydahlanıyor.
bu_!
Mert Atasayar
18-10-2007, 10:04
bu_! Karanlık aydınlıktan yalan doğrudan kaçar Güneş yalnız da olsa etrafa ışık saçar Üzülme... doğruların kaderidir yalnızlık Kargalar sürü ile KARTALLAR yalnız uçar ...
Sessiz kalma
Anlatmalıyız aşkımızı anlamalılar bizi
Sessiz kalma
Sessiz kalma
Neden bu suskunluk
Anlasın herkes artık
Anlasınlar haykıralım ki dünyaya...
Biz iyiyin guzelligin birlik beraberligin peşindeyken kendıni bilmezlerin cok oldugu dunyada bizide kendilerine benzetmeye calısanların karsında dimdik durmanın peşindeyizz...HALKIN TAKIMIYIZ BİZ, SON BARİKATIZ BİZ , BEŞİKTAŞIZ BİZ
Mert Atasayar
18-10-2007, 10:11
Seninle uyanıp erkenden yolA
Çıkıp gitmek varya bir deplasmana
Elimde Sigaram Bir yarım bira
Aşkının tarifi yok bu dünyada
Dilimde bir beste Yağmurlu bir gün
Sensizlik Bizlere İnanki zULÜM
Seni Bu tribünden görmediğim gün
Mezarım olacaktır BEŞİKTAŞIM
Mert Atasayar
18-10-2007, 10:26
Huysuz yüreğimizin tek dermanısın BEŞİKTAŞ! Ses verenlerden olmak huyundayız. Yerimizde duramıyorsak, katıksız sessizliği sesimizle yırtıyorsak, benzeri görülmemiş sevgilerle namerde parmak ısırtıyorsak sebebimiz sensin BEŞİKTAŞ!
bu_!
Mert Atasayar
18-10-2007, 10:30
Davranış biçimi sorgulanmalı ve net ifade etmeliyiz biz ne istiyoruz?
“Sadakati” biz öğrettmedik mi aleme?
YIKILMAYACAK SON BARİKATIZ BİZ
Mert Atasayar
19-10-2007, 12:42
Beşİktaşlı haklıdır ve halkın adaletini taşır
Mert Atasayar
20-10-2007, 21:17
Gün gelecek, hesap vereceksiniz uLan!!! SON BARIKATIN ADIDIR BESIKTAS !
Mert Atasayar
20-10-2007, 22:14
Dünyada başka bir stadyum yoktur ki, böylesine tarihi dokuyu barındıran bir arazi üzerine inşa edilsin. Üstelik bir Milli Saray'ın bu kadar yakınına konumlandırılsın... Dünyada başka bir stadyum yoktur ki, projelendirilmesiyle, tamamlanıp bitirilmesi arasında çeyrek asırdan fazla bir zaman dilimi akıp gitsin... Temeli iki kez atılsın... Birbirinden çok farklı birkaç siyasi döneme birden tanıklık etsin... Dünyada başka bir stadyum yoktur ki, bir hafta içerisinde on maç bile oynanmak zorunda kalınan dönemler yaşamış olsun... Tüm milli bayram törenlerinin yanı sıra, sirk gösterilerinden at yarışlarına, beyzbol karşılaşmasından güreşlere, boks maçlarından rugby karşılaşmalarına kadar düzenlenmedik gösteri türü kalmasın... Dünyada başka bir stadyum yoktur ki, adı tam beş kez değiştirilsin. Politik ihtiraslarla, siyasi hesaplarla, entrikalarla dolu yıllar eskitsin... Spor tarihi yazmayı, maç sonuçları ve istatistiki bilgilerden ibaret sananlar nedense atlamışlar, belki de bilerek kaçınmışlar Dolmabahçe'deki stadyumun ibret verici öyküsünü anlatmaktan... İşte Dolmabahçe'deki stadyumun hiç yazılmamış, belki de üzeri kapatılmış hazin öyküsü...
Yazarlar: Yenidoğan, Tuğrul
Mert Atasayar
20-10-2007, 22:16
...............İşte yitirilen bu değerler, kaybedilen bu gençlik bir şeyi kazanmak içindi. Ağalar beyler Beşiktaşlı duruşu ayrı bir cümledir ayrı bir anlam taşır. Bırakın anlatmayı yazarken bile ayrı felsefedir. Her uzman çözemez. Onun için kimseler yıkamaz, bozamaz bu duruşu. Onun için direttik anlatmaya çalıştık. Üç locada olsa bizi anlayanlara, yıllardır anlatmaya çalıştığımız mücadelemize saygı gösterenlere ve bize bir adım atıldığında on adım gelineceğini bilen herkese selam olsun.
Herkes birbirine sorsun, bilenler anlatsın bilmeyenlere. 1982 şampiyonluğundaki Trabzon maçını, sabah 10'da çekilen 1 saatlik halayı. Sabah 7'de kapıların kapandığını... Aston Villa maçını, adamların sahaya ısınmak için çıktıklarında korkudan soyunma odasına kaçışlarını. Fenerbahçe maçını. Rahmetli Şaban'ın attığı gol sonrası kapalıdaki sevinci.
Herkes anlatsın beyler, herkes düşünsün. Zaman birlik zamanıdır. O günleri yaşamak ve yaşatmak boynumuzun borcudur. Hep elele tek vücut. Unutmayın ki; Efsaneler Asla Ölmez.
Alen Markaryan
Mert Atasayar
20-10-2007, 23:06
Akbabalar sürüyle Kartallar yine yalnız bu alemde...
Mert Atasayar
23-10-2007, 10:19
EĞER
(Rudyard Kipling’den esinleme)
EĞER , BEŞİKTAŞIMIZDA söz sahibi olanlar “Gaflet, dalalet ve hatta ihanet içinde olsalar bile” inancını ve bilincini yitirmezsen,
EĞER, bütün umudunu bağladığın ve inandığın şeylerin, birer, birer yıkılmak istendiğini gördüğünde, buna tek başına olsan da direnebilirsen,
EĞER, BEŞİKTAŞIMIZIN ekonomik durumu perişan edilmiş ve iç barış bozulmuş olduğunda, BEŞİKTAŞIMIZIN kurtarılabileceğine hiç kimse inanmazken bile, sen inanır, güvenir ve çalışırsan,
EĞER, yaptığın atılım ve girişimlerin sonuçsuz kaldığını gördüğünde, kendini umutsuzluğa ve karamsarlığa kaptırmaz ve yeni atılım ve girişimler yapabilirsen,
EĞER, zafer ve yenilgi denilen her iki hileciyi aynı biçimde karşılayabilirsen ve ideallerini kaybetmezsen,
EĞER, BEŞİKTAŞIMIZIN KONGRE DELEGE YAPISI içerisinde ve dışında her türlü farklı inanç ve düşünce sahibi kimselerle dostluk edebilir, tartışabilir ve onların katı yargılarını bile hoş görebilir ve yine de senin BEŞİKTAŞLILIK inanç ve düşüncelerinde bir sarsıntı olmazsa,
EĞER, herkes para, orun ve serüven peşinde koşarken, sen paranın bir uşak, orunların geçici ve aldatıcı olduğu yolundaki inancından vazgeçmez ve serüvene atılmazsan,
EĞER, BEŞİKTAŞLILIK AHLAK ve ERDEMLERİNİN, BEŞİKTAŞLILARI kandırmak için, ikiyüzlü yöneticilerin ve başkanların elinde , gizli amaçlı eylemlere paravan olarak kullanıldığını gördüğünde, gerçekleri BEŞİKTAŞLILARA anlatmak için (TV’lerde ve gazetelerde değil) onları düzenleyeceğin özel toplantılarda haykırabilirsen,
EĞER, göreve atılmak için, içinde bulunduğun en elverişsiz koşullar seni yıldırmazsa ve BEŞİKTAŞIMIZIN esenliği için, sahip olduğun her şeyi gözünü kırpmadan feda edebilirsen,
EĞER, en güçlü olduğun zaman bile, BEŞİKTAŞIMIZIN ETİK DEĞERLERİNE BAĞLI kalarak, “insanlığın temel hak ve özgürlüklerine” saygılı olabilir ve sorumlulukla geçmişi esef etmeyip geleceği tesis etmeyi bir amaç olarak görmekten vazgeçmezsen,
EĞER, BEŞİKTAŞIMIZIN iç işlerine burunlarını sokan rakip kulüplerin, sinsice planlarına alet olabilecek ilişkileri ve kendi çıkarı olmadan, BEŞİKTAŞA yardımda bulunmayacağı gerçeğini kavrayabilmişsen, EĞER, Onursal Başkanımız Süleyman SEBA’nın “DOSTLARIM, DOSTLARIM …. BEN DOSTUM GİBİ GÖRÜNENLERDEN KORKARIM” sözlerindeki katı gerçeği kavrayabilmişsen,
EĞER, aydınlanmayı/aydınlatmayı bir gereklilik olarak görüyorsan,
EĞER, ‘BEŞİKTAŞLILIĞI’ ; ‘Rakip Takımdaşlaşmak’ veya ‘Rakipleri taklit etmek’ değil ‘sürekli yenileşmek, ileri gitmek, ‘çağdaş uygarlık düzeyini aşmak için çalışmak’ ve ‘ dünya kulübü olmak için örgütlenmek’ anlamına geldiğini anlayabilmişsen,
EĞER, tüm iyi ve kötü, güzel ve çirkin yanları ile BEŞİKTAŞI ve BEŞİKTAŞ CAMİASINI bir bütün olarak sevebiliyorsan ve ‘Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşı’ sıfatının, adının başına gelebilecek en onurlu sıfat sayıyor ve ambleminin varlığındaki ayyıldızı ve siyahlabeyazı göğsünde şeref madalyası olarak övünçle taşıyabiliyorsan,GERÇEK BİR BEŞİKTAŞLI , GERÇEK BİR BEŞİKTAŞLI GÖNÜLDAŞ H A T T A, GERÇEK BİR KARTAL OLMUŞSUN DEMEKTİR.
ALINTIDIR!!!
Mert Atasayar
04-11-2007, 21:28
Son Barikat...
Hile yapıp da "oyunu bitirdim, süperim" diyenleri duymuşsunuzdur. Hile yaptıklarını kabullenmezler o oyun onlar için hayatiyse.
Oy kullanıp da "oyun çok gizli, söylemem" diyenleri duymuşsunuzdur. Verdikleri oyun utancını kabullenemezler kendi çıkarlarını koruyan ama memleketi mahvedecek bir oysa zaten giz içinde sunarlar size.
Filmin sonunu bilip de "ben biliyom yerde yatan adam aslında katil" dendiğini de duymuş olabilirsiniz. Yine de izlersiniz filmi, o merak karşıkonulmazdır.
İşte bu hileli oyun, gizemli oy ya da bilinen film herhangi bir konuda, herhangi bir içerikle, herhangi bir "insana" saldırabilir.
...
Herşey planlanmış, ayarlanmış. Ama insansın işte, merak ediyorsun yine de sonunu: izlemen lazım! Biri çıkıp hile yaptığını çaktırmadan "şampiyon oldum, süperim" diyecek. Ya da gizi kendinden büyük olacak, "çok gizli benim bildiğim, hissettiğim, eylemim" diyecek farkında olmayacak insan. Belki de "ben biliyom bu sezon şampiyon ... olacaktı zaten" diyen bir cengaver çıkacak. Yine de izleyeceksin, bakacaksın...
Bu oyun şöyle sahneleniyor somutlaştırırsak:
Sahne futbol dünyasıdır: kurban seçilen oyuncunun üç rakibi vardır; sırayla üçüyle de kapışacaktır. Ama hepsinden önce ankara sahnesi oynanacaktır. Oraya gönderilecek sayılmayan bir golle hakkı gasp edilecektir. Oyun böyle başlar, yani kurban sinirli ama onurlu bir karakterdir. Geçelim ilk bölümün en can alıcı üç perdesine: Rakiplerden birincisi üfürükten bir penaltıyla dize getirecektir kurbanı. Alkış, kıyamet! Ama kurban ikinci rakibi haksız kırmızı karta rağmen kalecisiz yenecektir, destan yazacaktır. Büyük gurur, o ne haşmet! Sonra üçüncüsü bir golünü saymayarak yenecektir yine binbir hazırlık, sağlam tezgah. Sonra kurban ağlamaya başlayacaktır: "benim üç rakibim var dediniz, üçüyle de izin vermediniz ki rekabetim olsun"
Yönetmen de senarist de "olsun diyecektir, daha oyun bitmedi, çok perde var, sen halledersin. Hadi ağlamayı bırak, herkesin başına gelir bunlar!"
İzleyicisin dedik ya, sen yine de izlersin işte! Söversin, lanet edersin, ama kalan perdeleri de izlersin şampiyonu bile bile. Hile yapanı hissede hissede. Kendi çıkarlarını koruyan ama düzeni mahvedecek kararları alanların gizini çöze çöze...
Sen izlersin, şahit olursun; onlar yazar, oynatır!
Her hafta bir yere yollarlar kurbanı bu seneki senaryoda. Ankara, Trabzon, Mecidiyeköy, Kadıköy...Her seferden gaspla döner, yaşlı gözler ve büyüyen bir kinle.
"Ama daha çok seferler, haftalar(perdeler) var oyunda" derler, "ümitsizliğe kapılma. Hem bu yıl olmazsa seneye var, ondan sonraki sene..."
Bahsettiğim oyun ben 23 yaşındayken yazıldı ve hala kapalı gişe oynuyor. Kaçırmayın sakın, daha yarı olmadı!
Ama ben böyle bir oyun izlemiştim aslında daha 9 yaşında. "Sekizsıfır" diye bir oyundu. Onla başladı oyunlar, sonra müptelası oldum. 15 yıldır kaçırmadan gidiyorum. Sonunu biliyorum, sanırım 10 kez filan bildim bu süre zarfında. Ama izlemeye hep devam ettim. İnsanım işte, elimde değil!
İşte bu hileli oyun, gizemli oy ya da bilinen film herhangi bir konuda, herhangi bir içerikle, herhangi bir "insana" saldırabilir, saldırır da zaten.
Futbol sadece bir çeşididir bu "yazın" dünyasının. Hem de en zayıflarından biri. Ve bu yazı boyunca futboldan bahsedildiği için buradaki insan malesef "Beşiktaşlı" oluyor!
-Güçlü örnek olarak şöyle bir aklımdan geçireyim...Hah, BOP diye bir oyun biliyorum sanırım 6 milyar civarında izleyicisi oluyormuş yıllık. En büyük prodüksiyon diye okumuştum. Onu da büyük bir hevesle izlemekteyim, sonunu bilmiyormuş gibi!-
Peki bu oyunlara rağmen, nedir bu izleme çabası? Nedir bu sonunu görme merakı?
İnsan olmanın gereği mi?
Kurban seçilme mazoşizmi mi?
"Hayat işte" !!!!liği mi?
...
...
Arif Özşahin - 4 Kasım 2007
Demet Kursunlu
05-11-2007, 12:39
El ele tutuşmuş, onurlu tavırlarımızla, yürüyoruz.Paha biçilmez sevdamızın çılgınlığı ve öfkesiyle, yazılara umutsuzluk düşen kelimelere inat hiçbir zaman unutulmayacak, asla yıkılmayacak bir barikatın bekçileriyiz. Olumsuzluklardan güç alarak her geçen gün barikatı yıkmaya çalışanlara inat daha da güçlenerek barikatımıza sahip çıktığımız sürece ,ta ki bakiye ulaşana dek, sesimiz semalara duyurmaya devam edeceğiz.Barikatın ardında emekçilerle beraber birkez daha haykırıyoruz yalandan uzak; ama kalplere en yakin olandan
SON BARİKAT BEŞİKTAŞ YIKILMAYACAKTIR
Demet Kursunlu
15-11-2007, 10:55
"Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar
Ve hiçbir şeyi özlemedim
Seni özlediğim kadar"
SON BARİKAT BEŞİKTAŞ YIKILMAYACAKTIR
Demet Kursunlu
30-11-2007, 02:13
Son Barikatta son taş kalan dek Son Barikatta ömrümüz yettikçe Neferiyiz Bizden sonra bizden kalacak nesillerde bu barikatın Neferleridir ...
Açın gözleriniz bakmayın şaşı Alayınız gelse YIKAMAZ BEŞİKTAŞIMIZI
Demet Kursunlu
30-11-2007, 02:17
Aşık olan gönül aşktan usanmaz
Ahiret korkusun bir pula saymaz
Aşk pazarıdır bu canlar satılır
Satarsın bu canı hiç kimse almaz
dönüp de bakmaz
Dönüp sana öğüt verirler
Dünya malı ile gözün boyarlar
Aşk oldu deyi sala verirler
Ölen hayvan olur
Aşıklar ölmez...
Demet Kursunlu
20-01-2008, 20:55
Son Barikatın Sonun Kadar Neferleriyiz !!!
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.