Muhittin Saban
25-04-2007, 13:59
Bu sayfalarda maç sonları ve maç topicleri hariç hep rakiplerin tavırları ya da çoğunlukla kulübün yönetimsel anlamda bizlere yansıyan yanlış tavırları konuşuluyor. İstedim ki biraz da futbolun saha içinde ki dinamiklerinde konuşalım, yani teknik anlamda bir şeyler paylaşalım. Eh konu Beşiktaş olunca bizlerde sanal olarak birer Tigana olalım. Oyuncu seçimi, taktiksel düşünüş ve oyun felsefemizden bahsedelim.
Bu konuyu başlatmamda ki aslı sebep sadece Tigana’nın Beşiktaş takımını teknik anlamda yönetme sürecinde “Bize” yani bu sayfada yorum yapana göre içine düştüğü yanlışların paylaşılmasıdır. Bu konuya yapılacak yorumlarda Tigana’yı ne aşağılama ne de yerme boyutuna kesinlikle girmeden oyuncu seçimi, felsefesi ve taktiksel yanlışları varsa eğer o boyutunun tartışılmasını ümit ediyorum.
Tabi ki bizler futbolcularımızla günü paylaşmıyoruz antrenman notlarını da gerçek anlamda bilmiyoruz ancak sahneye yani sahaya çıktıkları zaman Teknik Direktörlerinden aldıklarını sahaya yansıttıklarını da biliyoruz. Yeri geliyor hepimiz teknik adam rolüne bürünüyoruz farkında olmadan. Çünkü o heyecanı yaşayan ve sahaya yukarıdan bakan bizleriz.
İşte benim amacım bizlerin sahaya yukarıdan bakan gözlemleri ile bir de sahanın içinden neler yapılması gerektiğini anlatmayı denememizdir.
Öyleyse ben başlayayım kısaca;
Öncelikle şuna çok eminim ki bir teknik adamın mesela Tigana’nın farklı bir dil ve oyuncusunun da farklı bir dille konuşmasının sakıncasını belirtmek isterim. İkili ilişkilerde iletişimin en etken olduğu dinamik konuşulan ‘dil’dir, tonlamadır ve bu tonlamaların yüze verdiği yansımasının görünen dili mimiklerdir. O yüzden Tigana’nın bu iletişim konusunda fazlaca hatalı olan taraf olduğunu düşünmek de istemiyorum. Çünkü bana göre hele hele Tigana gibi kendini eğitmen gören birinin yetiştireceği gençler ile kuracağı iletişim aynı dil olması gerekiyor. Bu onun maalesef dezavantajıdır ama bunun sorumlusu değildir.(Keşke, Tigana, Burak, İbrahim Akın aynı dili konuşabilselerdi.)
Tigana’yı şu konuda eleştirebilirim; Fahri gibi bir oyuncu Beşiktaş’ın şu iki haftadır sıkıntı çektiği orta sahasına ilaç olamaz mıydı? Fahri’den yararlanmamak haksızlık olmuyor mu? Ya Ali Tandoğan? Onun bu özelliklerinden yani kanatsız bir Beşiktaş için hem defansif hem de ofansif özellikleri taşımasından yararlanılamaz mıydı?
Tigana’nın bu takıma genç kazandırmasını beklerken nasıl bir takım ile baş etmeye çalıştığımızı görüyoruz. Gençleri görmek ve bu senenin sonundan başlayarak takıma kazandırılmasını istemek sanırım haddini aşan bir istek olmaz. Ayrıca Ali Güneş gibi sağ tarafı 60 metre kullanan bir defans oyuncumuz varken neden stoper olan ve her rakiple karşı karşıya geldiği zaman yüreğimizi ağzımıza getiren iyi niyetli Baki ile oynamakta ısrar etmektedir Tigana? Kaldı ki Serdar da aslında sağ bek oyuncusu olabilir şu an bu takımda.(bana göre) 4 Stoper ile defans yapmak bana pek anlaşılır gelmiyor. Karşılayıcı adamlar ama “Topu” karşılayıcı bunlar "adam" karşılayıcı değil.
Sonuçta bilen tabi ki Tigana’nın kendisi ama eh bizde tribünlerde bir şeyleri görüyoruz ve kafamızda bir şablon oluşturuyoruz, ama doğru ama yanlış.
Evet benim diyeceklerim şimdilik bunlar.
Varsa sizin de söyleyecekleriniz, buyurun...
Bu konuyu başlatmamda ki aslı sebep sadece Tigana’nın Beşiktaş takımını teknik anlamda yönetme sürecinde “Bize” yani bu sayfada yorum yapana göre içine düştüğü yanlışların paylaşılmasıdır. Bu konuya yapılacak yorumlarda Tigana’yı ne aşağılama ne de yerme boyutuna kesinlikle girmeden oyuncu seçimi, felsefesi ve taktiksel yanlışları varsa eğer o boyutunun tartışılmasını ümit ediyorum.
Tabi ki bizler futbolcularımızla günü paylaşmıyoruz antrenman notlarını da gerçek anlamda bilmiyoruz ancak sahneye yani sahaya çıktıkları zaman Teknik Direktörlerinden aldıklarını sahaya yansıttıklarını da biliyoruz. Yeri geliyor hepimiz teknik adam rolüne bürünüyoruz farkında olmadan. Çünkü o heyecanı yaşayan ve sahaya yukarıdan bakan bizleriz.
İşte benim amacım bizlerin sahaya yukarıdan bakan gözlemleri ile bir de sahanın içinden neler yapılması gerektiğini anlatmayı denememizdir.
Öyleyse ben başlayayım kısaca;
Öncelikle şuna çok eminim ki bir teknik adamın mesela Tigana’nın farklı bir dil ve oyuncusunun da farklı bir dille konuşmasının sakıncasını belirtmek isterim. İkili ilişkilerde iletişimin en etken olduğu dinamik konuşulan ‘dil’dir, tonlamadır ve bu tonlamaların yüze verdiği yansımasının görünen dili mimiklerdir. O yüzden Tigana’nın bu iletişim konusunda fazlaca hatalı olan taraf olduğunu düşünmek de istemiyorum. Çünkü bana göre hele hele Tigana gibi kendini eğitmen gören birinin yetiştireceği gençler ile kuracağı iletişim aynı dil olması gerekiyor. Bu onun maalesef dezavantajıdır ama bunun sorumlusu değildir.(Keşke, Tigana, Burak, İbrahim Akın aynı dili konuşabilselerdi.)
Tigana’yı şu konuda eleştirebilirim; Fahri gibi bir oyuncu Beşiktaş’ın şu iki haftadır sıkıntı çektiği orta sahasına ilaç olamaz mıydı? Fahri’den yararlanmamak haksızlık olmuyor mu? Ya Ali Tandoğan? Onun bu özelliklerinden yani kanatsız bir Beşiktaş için hem defansif hem de ofansif özellikleri taşımasından yararlanılamaz mıydı?
Tigana’nın bu takıma genç kazandırmasını beklerken nasıl bir takım ile baş etmeye çalıştığımızı görüyoruz. Gençleri görmek ve bu senenin sonundan başlayarak takıma kazandırılmasını istemek sanırım haddini aşan bir istek olmaz. Ayrıca Ali Güneş gibi sağ tarafı 60 metre kullanan bir defans oyuncumuz varken neden stoper olan ve her rakiple karşı karşıya geldiği zaman yüreğimizi ağzımıza getiren iyi niyetli Baki ile oynamakta ısrar etmektedir Tigana? Kaldı ki Serdar da aslında sağ bek oyuncusu olabilir şu an bu takımda.(bana göre) 4 Stoper ile defans yapmak bana pek anlaşılır gelmiyor. Karşılayıcı adamlar ama “Topu” karşılayıcı bunlar "adam" karşılayıcı değil.
Sonuçta bilen tabi ki Tigana’nın kendisi ama eh bizde tribünlerde bir şeyleri görüyoruz ve kafamızda bir şablon oluşturuyoruz, ama doğru ama yanlış.
Evet benim diyeceklerim şimdilik bunlar.
Varsa sizin de söyleyecekleriniz, buyurun...