Serenat Tutaklı
30-04-2007, 17:01
Bu hakemlerle lig biter mi?
Çarşamba gecesi oynanan Chelsea-Liverpool Şampiyonlar Ligi yarı final maçının sonlarıydı, hatta tam olarak 85. dakikasıydı sanırım.
Bir Liverpool hücumu gelişiyordu ve galiba Gerrard'ın, Crouch'a attığı ani bir pasta arada kaldı Markus Merk... Yerden kendisine doğru gelen topla mesafesi neredeyse 15 metreydi ve normal şartlarda rahatlıkla çekilebilmeliydi aradan. Sağ ayağını kaldırdı, topun ayağının altından yuvarlanıp geçeceğini düşündü, ama olmadı. Top, ayağının tabanına sürterek Chelsea'li oyunculara geçti.
Gayet yavaş, üstelik de ciddi bir mesafeden gelen topun üstünden atlayamamıştı Markus Merk, çünkü o dakikada o basit hareketi yapacak kadar dahi gücü, enerjisi, konsantrasyonu kalmamıştı. Sahada kendisinden ortalama 20'şer yaş daha genç, 10'ar kat daha fazla idman yapan, maç başına 10-15 kilometre yol kat eden 22 üst düzey atlet vardı ve 1.5 saat boyunca inanılmaz bir tempoyla sadece izleyicilerin değil, Merk'in de başını döndürmüşlerdi. Parlak hakemlik kariyeri boyunca Avrupa Futbol Şampiyonası ve Şampiyonlar Ligi finalleri dahil sayısız büyük maç yönetmiş 45 yaşındaki Alman diş hekiminin gücü oraya kadardı, bitmişti, tükenmişti.
Maçtan önce Liverpoolluların, Drogba'ya sarı kart aldırmak için kötü niyet göstereceğini iddia ederek Merk üstünde baskı oluşturan Mourinho, müsabakadan sonra da verilmeyen penaltıları olduğunu iddia ederek suçladı Alman hakemi...
İngiltere Ligi'nde de, Manchester'la Chelsea'nin maçlarında ayrı kural kitaplarının işlediğini, hakemlerin bu sezon Old Trafford'da Manchester lehine 3 penaltı çalmalarına rağmen Stamford Bridge'de Chelsea'nin hiç penaltı kazanmamış olmasının bunun ispatı olduğunu da ileri sürmüştü Mourinho...
Siyah giyen adamlar
Üstelik İngiltere Futbol Federasyonu'nun ve dahi UEFA'nın da üst düzey maçlarda görevlendirecek çok fazla üst düzey hakemleri de kalmadı. Frisk, Collina, De Santis, Urs Meier, Milton Nielsen ve Gilles Veissiere'nin gidişinin ardından Merk'in görev süresi de bu yıl doluyor. Son dönemde üst düzey maçlar verilen Vassaras'ın veya Braamhaar'ın onlar ayarında olmadığı da ortada.
FIFA, hakemlerin profesyonel olması için kazançlarını artırıyor, kulaklık, mikrofon vesaire donanımlarını kuvvetlendiriyor, eğitimlileri seçip aynı dili konuşmalarını temin ediyor. Ama futbolcular da her geçen gün daha fazla koşuyor, üstelik birçoğu küçük menfaatler için hileye başvurmaktan da kaçınmıyorlar.
Teknik adamlar, yöneticiler söylemlerinin yönünü her halükârda siyah giyen adamlara ayarlamış durumdalar. Futbolun tüm unsurları hızla gelişiyor, bilgi aktarımı hızlanıyor, futbolcular kuvvetleniyor, teknik adamlar uzmanlaşıyor, kulüpler zenginleşiyor, federasyonlar özerkleşiyor. Futbol ailesi içinde bu ivmeyi yakalamayan ve tek başlarına yakalama şansı kalmayan tek unsur da maalesef hakemlik oluyor.
Hâliyle Markus Merk'in de 85. dakikada gelen topun üstünden atlayacak mecali kalmıyor! Bu hakemlerle de (yani hakemler insanlardan seçildiği, android olmadıkları, kurallar da değişmediği sürece) 3-5 sene sonra ne Premier Lig biter, ne Şampiyonlar Ligi...
Fortis Türkiye Kupası mı geçti aklımızdan? Futbolun dünyada ayrı, bizde ayrı yöne mi gittiğini sanıyorduk yoksa?
Kaybın boyutu
Manchester United ve Chelsea, 19 Mayıs'ta, Wembley'de Federasyon Kupası finalinde karşılaşacaklar. Ligde 9 Mayıs'ta Stamford Bridge'de yapacakları maç da, Premier Lig'in şampiyonunu belirleyecek muhtemelen. 23 Mayıs'ta Atina'da Şampiyonlar Ligi finali oynamaya da çok yakınlar. Bu maçların sonuçlarına göre Ağustos'ta İngiltere Süper Kupası ve Avrupa Süper Kupası, sonrasında Kıtalararası Kupa da olabilir önlerinde.
Mayıs'ta 2-3 hafta içinde oynanacak maçlarla kaderleri belirlenecek ve bu müsabakaları da birer hakem yönetecek. Şimdi düşünebiliyor musunuz bu hakemlerden birinin yapacağı bir hatayla kulüplerin uğrayabilecekleri kayıpları? Premier Lig'den, Şampiyonlar Ligi şampiyonluğundan, kıtalararası kupadan falan bahsediyoruz bakın, direkt ya da dolaylı olarak milyar dolara mâl olabilecek birkaç maçtan söz ediyoruz... Yani her yıl bir takımın öyle veya böyle kazandığı, her büyükte üçer beşer tane olan, uluslararası ajansların 2 satır haberle geçtiği ve ödülü UEFA Kupası biletinin her iki yarı finalist tarafından da muhtemelen kullanılmayacağı Fortis Türkiye Kupası değil mevzuumuz...
Demek ki bu bizim Fortis Türkiye Kupası için ya da Süper Lig şampiyonluğu için hakem kellesi isteyenler, o düzeylerde mücadele etseler dünyada maç yönetecek adam bulamayacağız...
Değişim
Öncelikli olarak futbola (tenis benzeri) iki ekstra çizgi hakemi şart... Yardımcı hakemlerden hem futbolun en zor kararlarından birini, ofsaytı kusursuz biçimde çözmelerini isteyeceğiz, hem de aniden 120 kilometre hızla atılan bir şutu takip edip çizgiyi geçip geçmediğini tespit etmelerini... Bu imkansıza yakın bir istek...
Sevgili Mehmet Demirkol'un iki yarı sahaya iki hakem önerisi de düşünülebilir, zira bildiğimiz futbol gibi 22 oyuncuyla oynanan Amerikan futbolunu her birinin ayrı görev bölgesi olan 7 hakem yönetiyor. Üstelik orada teknik adamların kararlara itiraz hakları var. Böyle bir durumda hakemler pozisyonu videodan izliyorlar kenarda... Futbolda da belki sınırlı sayıda hak verilebilir belki teknik adamlara...
"Değişim doğal kanundur", diyor Kennedy... "Sadece bugüne ve geçmişe bakanlar geleceği kaçırırlar".
Çarşamba gecesi oynanan Chelsea-Liverpool Şampiyonlar Ligi yarı final maçının sonlarıydı, hatta tam olarak 85. dakikasıydı sanırım.
Bir Liverpool hücumu gelişiyordu ve galiba Gerrard'ın, Crouch'a attığı ani bir pasta arada kaldı Markus Merk... Yerden kendisine doğru gelen topla mesafesi neredeyse 15 metreydi ve normal şartlarda rahatlıkla çekilebilmeliydi aradan. Sağ ayağını kaldırdı, topun ayağının altından yuvarlanıp geçeceğini düşündü, ama olmadı. Top, ayağının tabanına sürterek Chelsea'li oyunculara geçti.
Gayet yavaş, üstelik de ciddi bir mesafeden gelen topun üstünden atlayamamıştı Markus Merk, çünkü o dakikada o basit hareketi yapacak kadar dahi gücü, enerjisi, konsantrasyonu kalmamıştı. Sahada kendisinden ortalama 20'şer yaş daha genç, 10'ar kat daha fazla idman yapan, maç başına 10-15 kilometre yol kat eden 22 üst düzey atlet vardı ve 1.5 saat boyunca inanılmaz bir tempoyla sadece izleyicilerin değil, Merk'in de başını döndürmüşlerdi. Parlak hakemlik kariyeri boyunca Avrupa Futbol Şampiyonası ve Şampiyonlar Ligi finalleri dahil sayısız büyük maç yönetmiş 45 yaşındaki Alman diş hekiminin gücü oraya kadardı, bitmişti, tükenmişti.
Maçtan önce Liverpoolluların, Drogba'ya sarı kart aldırmak için kötü niyet göstereceğini iddia ederek Merk üstünde baskı oluşturan Mourinho, müsabakadan sonra da verilmeyen penaltıları olduğunu iddia ederek suçladı Alman hakemi...
İngiltere Ligi'nde de, Manchester'la Chelsea'nin maçlarında ayrı kural kitaplarının işlediğini, hakemlerin bu sezon Old Trafford'da Manchester lehine 3 penaltı çalmalarına rağmen Stamford Bridge'de Chelsea'nin hiç penaltı kazanmamış olmasının bunun ispatı olduğunu da ileri sürmüştü Mourinho...
Siyah giyen adamlar
Üstelik İngiltere Futbol Federasyonu'nun ve dahi UEFA'nın da üst düzey maçlarda görevlendirecek çok fazla üst düzey hakemleri de kalmadı. Frisk, Collina, De Santis, Urs Meier, Milton Nielsen ve Gilles Veissiere'nin gidişinin ardından Merk'in görev süresi de bu yıl doluyor. Son dönemde üst düzey maçlar verilen Vassaras'ın veya Braamhaar'ın onlar ayarında olmadığı da ortada.
FIFA, hakemlerin profesyonel olması için kazançlarını artırıyor, kulaklık, mikrofon vesaire donanımlarını kuvvetlendiriyor, eğitimlileri seçip aynı dili konuşmalarını temin ediyor. Ama futbolcular da her geçen gün daha fazla koşuyor, üstelik birçoğu küçük menfaatler için hileye başvurmaktan da kaçınmıyorlar.
Teknik adamlar, yöneticiler söylemlerinin yönünü her halükârda siyah giyen adamlara ayarlamış durumdalar. Futbolun tüm unsurları hızla gelişiyor, bilgi aktarımı hızlanıyor, futbolcular kuvvetleniyor, teknik adamlar uzmanlaşıyor, kulüpler zenginleşiyor, federasyonlar özerkleşiyor. Futbol ailesi içinde bu ivmeyi yakalamayan ve tek başlarına yakalama şansı kalmayan tek unsur da maalesef hakemlik oluyor.
Hâliyle Markus Merk'in de 85. dakikada gelen topun üstünden atlayacak mecali kalmıyor! Bu hakemlerle de (yani hakemler insanlardan seçildiği, android olmadıkları, kurallar da değişmediği sürece) 3-5 sene sonra ne Premier Lig biter, ne Şampiyonlar Ligi...
Fortis Türkiye Kupası mı geçti aklımızdan? Futbolun dünyada ayrı, bizde ayrı yöne mi gittiğini sanıyorduk yoksa?
Kaybın boyutu
Manchester United ve Chelsea, 19 Mayıs'ta, Wembley'de Federasyon Kupası finalinde karşılaşacaklar. Ligde 9 Mayıs'ta Stamford Bridge'de yapacakları maç da, Premier Lig'in şampiyonunu belirleyecek muhtemelen. 23 Mayıs'ta Atina'da Şampiyonlar Ligi finali oynamaya da çok yakınlar. Bu maçların sonuçlarına göre Ağustos'ta İngiltere Süper Kupası ve Avrupa Süper Kupası, sonrasında Kıtalararası Kupa da olabilir önlerinde.
Mayıs'ta 2-3 hafta içinde oynanacak maçlarla kaderleri belirlenecek ve bu müsabakaları da birer hakem yönetecek. Şimdi düşünebiliyor musunuz bu hakemlerden birinin yapacağı bir hatayla kulüplerin uğrayabilecekleri kayıpları? Premier Lig'den, Şampiyonlar Ligi şampiyonluğundan, kıtalararası kupadan falan bahsediyoruz bakın, direkt ya da dolaylı olarak milyar dolara mâl olabilecek birkaç maçtan söz ediyoruz... Yani her yıl bir takımın öyle veya böyle kazandığı, her büyükte üçer beşer tane olan, uluslararası ajansların 2 satır haberle geçtiği ve ödülü UEFA Kupası biletinin her iki yarı finalist tarafından da muhtemelen kullanılmayacağı Fortis Türkiye Kupası değil mevzuumuz...
Demek ki bu bizim Fortis Türkiye Kupası için ya da Süper Lig şampiyonluğu için hakem kellesi isteyenler, o düzeylerde mücadele etseler dünyada maç yönetecek adam bulamayacağız...
Değişim
Öncelikli olarak futbola (tenis benzeri) iki ekstra çizgi hakemi şart... Yardımcı hakemlerden hem futbolun en zor kararlarından birini, ofsaytı kusursuz biçimde çözmelerini isteyeceğiz, hem de aniden 120 kilometre hızla atılan bir şutu takip edip çizgiyi geçip geçmediğini tespit etmelerini... Bu imkansıza yakın bir istek...
Sevgili Mehmet Demirkol'un iki yarı sahaya iki hakem önerisi de düşünülebilir, zira bildiğimiz futbol gibi 22 oyuncuyla oynanan Amerikan futbolunu her birinin ayrı görev bölgesi olan 7 hakem yönetiyor. Üstelik orada teknik adamların kararlara itiraz hakları var. Böyle bir durumda hakemler pozisyonu videodan izliyorlar kenarda... Futbolda da belki sınırlı sayıda hak verilebilir belki teknik adamlara...
"Değişim doğal kanundur", diyor Kennedy... "Sadece bugüne ve geçmişe bakanlar geleceği kaçırırlar".