PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bilim Der Ki;"Burcunuzu Doğru Değil!"


Muhittin Saban
26-01-2007, 14:08
Burçlarınız doğru değil!

Neden mi;

BURÇLAR:

Şimdi açıklamaya çalışacağım olan olay, benim kendi teorim, tezim yada görüşüm değildir. Bunu baştan söylemeliyim. Ancak ilginizi çekeceğini düşündüğüm için buralara taşımak istedim. BJK TV'de gece yayınlanan "kültür yiyici" programlar gibi olmayan ve bizlere yakışan ama düzeyli magazinsel ve bilimsel konulara da el atalım. Ne dersiniz?

Bilmenizi isterim ki, şimdi anlatacağım bilgiler doğrultusunda , bu olayın açıklaması tamamen bilimsel veriler ile gelinmiş bir sonucun uzantısıdır. Ciddidir ve gerçektir. Ha... bana sorarsanız ben astrolojiye biraz mesafeliyimdir. Ama bin yıllardır insan evladı ASTROLOJİ ve YILDIZNAME’ nin peşinden gitmiş ve kendine göre yorumlamıştır. Şimdi ben bilimsel verilerin ne anlattığını açıklamak istiyorum.

Ancak yazım maalesef ki her zamanki gibi biraz uzun olacak. Eğer okumaya karar verirseniz, sizden, yazımı çok dikkatli okumanızı istiyorum.Çünkü bu olayı iyi anlatabilmek için biraz geniş bir yelpazede anlatmam gerekiyor.Birkaç fiziksel olay ile bağlantılı olduğu için şöyle bir yol izleyelim sizinle ile isterseniz. Hani İLK OKULU okuduktan sonra nasıl LİSE’ den devam edilmiyorsa işte biz de LİSE’ye geçmeden önce ORTAOKULU okuyacağız. Sırayla, yedire yedire ve anlayarak.


PRESESYON DÖNGÜSÜ:
Dünya , güneş çevresinde yıllık turunu tamamlarken,bir yandan da kendi ekseni çevresindeki dönüşlerini sürdürür.Bir güneş yılı bitinceye kadar,365,2422 kez eksen turunu tamamlayan gezegenimiz,”ÇOK DAHA UZUN VADELİ OLARAK, KOLAY FARK EDİLMEYEN ;İKİ FARKLI DÖNGÜYÜDE İZLEMEKTEDİR ASLINDA”

Bunlardan biri, eksenin yörünge düzlemine yaptığı açıyla ve bu açının “ÇOK UZUN ZAMAN DİLİMLER” içinde değişmesiyle ilgili bir döngüdür. Bilindiği gibi dünyamızın ekseni, güneş çevresinde döndüğü yörüngesini düzlemine dik değildir, aşağı yukarı 23.5 derecelik bir açı oluşturur. İşte bu açı yüzünden dünyanın kuzey ve güney yarı kürelerindeki mevsimler, “karşıt” olarak yaşanıyor. Mayıs ayında kuzey yarıkürede yaz mevsimine girilirken, güney yarıkürede kış bastırmaya başlıyor. Aynı biçimde, Kasım sonundan itibaren kuzeyde kışın etkisi hissedilir, güneyde de yazın ilk habercileri belirmeye başlar. Eğer dünyanın ekseni yörünge düzlemine dik olsaydı, gündönümü ve ekinoks noktalarında her iki yarıküre de eşit miktarda ve yaklaşık eşit açıyla güneş ışığı alacak, dolayısıyla dünyanın her yerinde aynı mevsim yaşanacaktı.

Diğer yandan, dünya ekseninin sahip olduğu bu açı, sabit ve değişmez bir eğim değildir. İçinde bulunduğumuz yıllarda 23,5 derece dolaylarında seyretse de ,zaman içinde bundan daha yüksek ya da daha küçük açılar oluşturduğu bilinmektedir. Basit bir şekilde belirtmek gerekirse, eksen ile yörünge düzlemi arasındaki bu açı çok büyük zaman dilimleri içinde yaklaşık 21,5 dereceyle 24,5 derece arasında değişir. Bu iki uç nokta arasındaki tam tur yani eksenin yaklaşık 21,5 derece açı yaptığı konumdan 24,5 dereceye ulaşması ve yeniden 21,5 dereceye dönmesi arasındaki süre yaklaşık 41.000 güneş yılına eşittir.

Dünya eksenini bir diğer uzun vadeli hareketi, kutuplardan geçtiğini varsaydığımız sanal eksen çubuğunun durağan olmayıp, yine uzun zaman dilimleri içinde, küçük bir daire çizmesidir. Bunu tıpkı çocukken oynadığımız” Topacın” dönme hareketi sırasında gerçekleştirdiği bir “ yalpalama”ya benzetebiliriz. Eksen çubuğu, süreç içinde gökyüzünde bir çember çizer yavaş yavaş. Astronomi dilinde dünyanın bu eksen hareketine “ PRESESYON” adı verilir.

Astronomik anlamda, dünyanın ekseninin izlediği bu döngünün doğal sonuçları, dünyadan gözlem yapan biri için gökyüzündeki sabit yıldızların konumlarının belli bir düzene göre değişmesi olacaktır. Buna bir örnek olarak; bugün kuzey yönünü saptamakta hala yararlandığımız Kutup Yıldızı’nın,bundan 2000 yıl önce tam kuzeyi göstermediğini büyük bir rahatlıkla söyleyebiliriz. Presesyon nedeniyle gökyüzünde belirlenen kuzey kutbu noktası, o tarihlerde bir başka yıldızı gösteriyordu. Benzeri biçimde “göksel ekvatora” indikçe de, arka planda görülen takımyıldızların bulundukları konum da presesyon nedeniyle zaman içinde değişim geçirir. Bunun en belirgin göstergesi de, dünyanın güneş çevresinde izlediği yörüngenin dört tipik noktası olan ve mevsimlerin başlangıcını oluşturan ekinoks ve gündönümü noktalarının, bin yıllarla ölçülen zaman dilimleri içinde kaymalar sergilemesidir.

BURASI ÇOK ÖNEMLİ!:“Dünyanın ekseninde ortaya çıkan presesyon hareketi, ölçülebilir ve sabit bir döngüdür. Modern astronomik hesaplara göre,presesyon çemberinin 1 derecelik bölümü, yaklaşık 71,6 güneş yılında tamamlanmaktadır. Bu durumda ilkbahar ekinoksunda güneşin takımyıldız değiştirmesine neden olacak büyüklükte bir hareketi yani çemberin 12’de birini oluşturan 30 derecelik bölümü dünya ekseni, 2148 yılda tamamlamaktadır”.” Dolayısıyla, aşağı yukarı her 2148 yılda, ilkbahar ekinoksunda güneşin aynı hizada bulunduğu takımyıldızları değişmektedir”.

Şimdi de ASTROLOJİ’ ye bir geçiş yapalım:

Bundan 2500 yıl kadar önce yani, Klasik Astrolojinin doğduğu bölge olan eski Yunan’da, gece ve gündüzün eşit olduğu ilkbahar ekinoksunda güneş, Koç takımyıldızıyla aynı hizadaydı. Dünyadan bakıldığında güneş, ay ve gezegenler, “ekliptik” ya da “ tutulum çemberi” adını verdiğimiz düşsel bir çizgiyi izleyerek hareket ederler. Güneş, bu çizgi üzerindeki hareketi süresince, 12 farklı takımyıldızın her birinde yaklaşık 30 gün süreyle konaklar. Elbette aslında ne böyle bir göksel “yol“ vardır, ne de o yol üzerinde belli aralıklarla oluşmuş takımyıldızlar. Ama Sümerlilerin kullandığı altmışlı matematik sistemine temel oluşturan bir yaklaşım doğrultusunda güneş, ay ve gezegenlerin gökyüzündeki hareketlerini izlemek isteyen eskiçağ astronomları, ilkin 360 dilime bölünmüş bir çember, ardından da bu çember üzerinde 30’ar dilimi içeren 12 “ istasyon” belirlemişlerdi.

Bu istasyonların gökyüzünde kolay tanınabilmesi ve işaretlenebilmesi için de her bir dilimin içine yerleşen yıldız toplulukları belli doğal biçimlere ve hayvanlara benzetilerek “takımyıldız” dediğimiz gruplar yaratılmıştır.

12 takımyıldızı birer “burç” olarak niteleyen ve ortalama 30’ar günlük zaman aralıklarına yerleştiren “KLASİK ASTROLOJİ” bugünde kullanılan ve sizin bildiğiniz biçimini “ ESKİ YUNAN” zamanında olmuştu.Bu nedenle, dönemin takvim ilkelerine uygun olarak yılı ilkbahar ekinoksuyla başlatıyorlar ve ilk burcu da Koç olarak belirliyorlardı.Bu son derece normaldi,çünkü bundan 2500 yıl önce ilkbahar ekinoksunda güneş, Koç takımyıldızının hizasındaydı.Aradan yaklaşık 400 yıl geçtikten sonra bu durum değişti. İsa’dan önce birinci yüzyıldan başlayarak ekinoksa rastlayan dönemde güneş, Balık takımyıldızıyla birlikte görülmeye başlandı.Günümüzde ise göksel konum yeniden değişmekte ve güneşin ilkbahar ekinoksunda uğradığı istasyon, Kova’ya doğru yaklaşmaktadır. Ancak Astroloji “ESKİ YUNAN”da ki popüler biçiminden sonra bir daha değiştirilmediğinden , Zodyak günümüzde bile ve maalesef “hala” Koç ile başlatılır.

İşte tüm bu bilimsel veriler neticesinde, sizin şu an kendi burcunuz sandığınız burç, yukarıda anlattığım Dünyanın Presesyon Döngüsünün etkileri nedeniyle doğru olan burç değildir! Çünkü aradan 2148 yıl geçmiştir ve sizin doğduğunuz yılda, ilkbahar ekinoksunda, sabah güneşin hizasında kalan takımyıldızı,şimdiki bilinen eski haliyle Koç takımyıldızı değil bir önceki takımyıldızıdır.Yani Balık takımyıldızıdır..!

Bunun neticesinde de siz şu an bildiğiniz ya da zannettiğiniz burçtan değil bir önceki burçtansınız.

İster katılırsınız ister katılmazsınız ancak bu konularla alakalı olduğumdan dolayı doğru ve güvenilir referansların verileridir tüm bu uzun uzadıya anlattıklarım ve gerçek bilgilerdir. Veriler aynen öyle söylüyor. İsterseniz birde yeni burcunuzdan kendinizi takip edin. İşin ilginç olan yanı da kendinizden çok şey bulacak olmanızdır.

Bu arada şunu da eklemek gereği doğdu.Biraz da olaya başka bir boyuttan yani Beşiktaş boyutundan bakalım ne dersiniz?

Biliyorsunuz ki Beşiktaş Jimnastik Kulübü 1903 yılının Mart ayında kuruldu. Yani yukarıda bahsettiğim ve herkesin yanlış bildiği Klasik Astrolojiye göre BJK'nin kuruluş ayı olan Mart'tan 20 gün fazlalığını hesaba katarsak Balık burcunda doğmuş oluyor. Ancak benim bilimsel veriler ile gerçekliğini ortaya koyduğum duruma göre ise 1 burç geriye bakacağımız için Kova burcu oluyor.

yani Beşiktaş kulübünün kurulduğu yani doğduğu tarih bize gerçek anlamda "Kova" burcunu gösteriyor. hemen "Kova"mı diye mırıldanıp önemsememezlik yapmayın. Çünkü Kova burcunun özelliklerini bir okursanız eğer ne demek istediğimi çok daha iyi anlarsınız. Beşiktaş ve Beşiktaş'lılık bu kadar mı Kova burcunun özellikleri ile birebir uyuşur...! İnanın tam bizim burcumuz.

Aşağıya burçlarla ilgili olarak en yetkin sitelerden biri olan "astrolojistcom" un Kova burcunun özellikleri ile ilgili sayfasından aynen aktaracağım. Lütfen altı çizgili ve kalın harfli kelimeler ile cümlelere dikkat edin derim..!

İyi seyirler;

BEŞİKTAŞ'IN BURCU,KOVA BURCU! :

Anahtar kelime: Farklı olmak

Şifre: Yenilikçi, orijinal olmalı ve sosyal değişimi sağlamalıyım.

İlke: Değişim Olumlu uygulama: Özgünlük Olumsuz uygulama: İsyan

Özellikleri: reformcu, kendini geliştiren, ilerleyen, özgür düşünceli, insancıl, demokrat, evrensel, yardımsever, toleranslı, açık görüşlü, sosyal, dışadönük, bağımsız, orijinal, bohem, sıradışı, yenilikçi, devrimci, içgörülü, akılcı, buluşçu, hızlı, parlak, bilimsel, düzensiz, isyankar, disiplinsiz, fanatik, ikna olmayan, uçuk, düşüncesiz, tuhaf, tutarsız, ilgisiz, kayıtsız.

Kova insanı hava elementi ve sabit nitelik özellikleri taşır. Yönetici gezegeni özgür ruhlu Uranüs'tür. Kova, akıllı, bilgili, bağımsızdır ve zor durumda kaldığı anlarda kendini kurtaracak beceriye sahiptir. Dahilerin burcudur ve kimsenin aklına gelmeyen en uçuk fikirler ondan çıkar.

Kova toplum yararına çalışmaktan zevk alır. Zekasını ve teknolojiyi birleştirerek insanlığın yaşam standardını yükseltmeye çalışır. Toplumun geleceği ile ilgilidir; dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek ve kendisinden daha kötü durumda olan insanlara yardımcı olmak ister. Balık burcu, insanlara birebir yardım etmek isterken, Kova genel anlamda bir bütün olarak insanlığa faydalı olmak ister.

Kova insanı oldukça idealisttir. Bütün insanların ırk, cinsiyet, din ve sosyal durumuna bakılmaksızın aynı imkanlara sahip olması gerektiğini düşünür. Kova aynı zamanda kardeşlik ve dostluk burcudur. Aynı amaç için bir araya gelinen topluluk, grup, dernek ve klüplerin burcudur. Bütün burçlar içinde en az önyargılı olanıdır, her türlü insanla dostluk kurar. Önceden ne yapacağı belli olmayan eksantrik bir yapısı vardır. Statü ve marka yerine özgünlüğün peşindedir. En şaşırtıcı tipler Kova burcundan çıkar. Başkalarından farklı olmayı arzular.

Modern görünüşüne rağmen inatçı ve sabit fikirli olabilir. İlerici ama radikal fikirlere sahiptir. Sabit nitelik taşıdığından fikirleri kolay kolay değişmez. Sabit nitelikler, düzenli işleyen bilimsel bir kafa yapısı ve kesin sonuçlar alınan sistematik çalışmalar şeklinde kendini gösterir. Dikkafalı ve özgürlüğüne aşırı düşkün bir tiptir. İsyankar ve asi bir yapısı vardır.

Hem çok sosyal hem de çok bireyseldir. Gruplarla birlikte hareket etmeyi sevdiği halde bağımsızlığından asla ödün vermez. Kova burcu arkadaşlarına çok önem verir ve arkadaşlığı ömür boyu sürebilir ama kişisel özgürlüğü kısıtlandığı zaman en yakın ilişkilerini bile anında kesip atabilir. Dostlarını sevmesine rağmen arada her zaman bir mesafe bırakır, ona gerçekten yaklaşmak zordur. Başkaları ile arasına görünmeyen bir çizgi çekmeyi becerir. Genellikle kişiliğini gizler.

Aşkta sevgiliden çok dost arar. Onun kalbine giden yol da, aynı İkizler burcu gibi, kafasından geçer. Tensel tutkulara sahip değildir. Entellektüel ilgilerini paylaşacağı birini bulduğu zaman bağlanabilir. Sizi sevse bile sahiplenmeyecektir; kıskanç değildir. Evlendiği zaman tutku ve merakını tatmin etmek için yeterince özgür olmak ister.

Kova insanı felsefe, teknoloji, bilim ve yeniliklerden hoşlanan yetenekli biridir. Kendi işinde çalışırsa çok verimli olabilir. Keskin zekası ve parlak fikirleri ile başka insanları yönlendirebilir. Devrimler yaratabilir. Gelenek ve alışkanlıklarla arası iyi değildir. Tutucu sosyal kurallar ve eski adetler onu fazla bağlamaz. Geçerliğini kaybetmiş sistemleri ve kalıpları yıkıp yeni bir düzen getirmek ister. Başka etkiler almadı ise geçmişe değil geleceğe dönük yaşar. Bilimin her alanında başarı elde edebilir. Doğa bilimleri, teknoloji ve politika ile uğraşabilir. Yüksek teknoloji, bilgisayar, İnternet, uzay bilimleri, astroloji gibi alanlar ona göredir.

Nasıl ama :-))

Sevgiler,

Muhittin Saban

Düzenleme: Başlık yanlışı düzeltme(Ama düzelttiğim halde aynı: Burcunuzu yazıyor, "Burcunuz" olması lazım!..)

Derya Banu Akgul
02-10-2007, 16:11
bu yazıyı okurken çok yoruldum Muhittin Bey ama ben idda ediyorumki bu böyle olamazzzz. Sizin sunumunuza göre benim oğlak olmam gerek ama hiç bir alakam yok o burçla uzaktan yakından bir ilgim yok hemide :D Ben tipik bir kovayım :) bu konuda beni ikna edemedinz :)

Özlem Erdoğdu
02-10-2007, 17:16
muhittin abi burcumu nede güzel anlatmışsın:) doğrudur, kova beşiktaş burcudur. hafif kafadan çatlak, özgürlükçü, ASİ... bide çevresindekileri sinir ederken ve tabuları yıkarken kova insanının nasıl bir mutluluk yaşadığını ve alaylı alaylı güldüğünü de ben ekliyeyim:D ayrıca bazı burçların hırçın insanları gibi sırf savaşmaktan yana değildir, daha çok savaşta yaralanmış halkla konuşup onların yaralarını sarmayı, dertlerini dinlemeyi tercih eder, anladınız siz onu:)
bide kova insanı fazla kıskanç değildir, kendimden biliyorum:D

Derya Banu Akgul
02-10-2007, 21:55
bu forumda çok kova burcundan olan var ne güzel :D

Sezen Gunduzalp
03-10-2007, 17:20
Dün yazıyı gördüm ama dikkatli okumam gerektiğini düşünce bugüne bıraktım.
Astrolojiye her bayan kadar meraklı olarak ilginç bir bakış açısı geldi.
Ama 25 sene Terazi olduğunu düşünüp kendini öyle gören bir nevi özelliklerini kendi ile birleştiren birisine siz diyorsunuz ki sen Başaksın :)

Valla ne kadar mantıklı olsa da kabul etmiyorum :D :D :D

Muhittin Saban
04-10-2007, 16:43
Ya aslında haklısınız. Çünkü belli bir yaşa kadar edinilen bilgiler ve alışkanlıklar için tersi bir tez ortaya atılınca insanın kabullenesi gelmiyor işte. Bu da insani özelliklerimizin başında geliyor.

Düşünsenize binyıllar önce Dünyanın düz bir tepsi gibi bilindiği yıllarda ortaya çıkıp da " Heyy insanlar hayır dünya düz değil yuvarlaktır" diyen biri ne kadar kabul görebilirdi!..

Bu da aynen böyle bir şey. Kabullenmek zor.

Acı ama gerçek; Burcunuz doğru olan burc değil :-))))

.

Derya Banu Akgul
04-10-2007, 16:49
Ben kendime inatçı derdimde benden kötüleride varmış :D ama biz kabul etmiyoruz burçlarımızı değiştirmeyin ,dokunmayın burçlarımıza :)

Sezen Gunduzalp
04-10-2007, 16:52
Anımsadığım kadarı ile bu iddayı ortaya atan düşünürler dönem kiliselerinde aforoz edilmişlerdi.

O zaman burcum Başak
Ama ben Teraziyi yaşıyorum :D :D :D

Özlem Erdoğdu
04-10-2007, 17:07
beni hiçbir güç düşüncemden döndüremez muhittin abi. ben KOVAYIM:D

Muhittin Saban
04-10-2007, 20:08
Farkındaysak konunun içeriği itibarı ile konuya ilgi gösteren ve de yorum yaparak cevap veren arkadaşların tamamı bayan arkadaşlarımız. Bu da demek oluyor ki Klasik yani sizin dört penceniz ile sarıldığınız eski Yunan Astrolojisinin hükmü medyatik ve rantçı astrologlar tarafından taaa bugüne kadar iktidarını sürdürmektedir.

Tepkimi koyuyorum. Sizi kandırıyorlar ve kandırmaya da devam edecekler. Çünkü düzenin değişmesi ve herşeyin bir anda ters düz olması çarkın işleyişine zarar verecek. Bunlar nemalanmaya devam ettikçe ve asıl gerçek ile sizi yüzleştirmedikçe mevcut bilinenler kabul görecektir.

tabii ben bir Astrolog kimliğim ile bunları söyleseydim o zaman " Hımmm alla alla ilginç" yorumları gelecekti. İşte o yüzden ben ve benim gibi kendi alanları dışında araştırma yapmaya hevesli olanların ve yaptıkları araştırmayı da hiç bir baskı altında kalmadan objektif bir anlayışla yapanların şansı maalesef yok. İlla resmi ya da medyatik bir kimlik gerekiyor söylediklerinizin kabulü için!..

Zaten benim illa da "Söylediklerim doğrudur ve siz de inanın" diye bir tasam yok. Amaç sadece doğru olanı elden geldiği kadar ama bilimsel verilerle aktarmak ve doğru olana yönkendirmekti. Eğer ben Ortaçağda yaşayan biri olsaydım eminin siz olmasanız bile düzenin koruyucuları beni bir " Cadı" olarak niteleyecekler ve anında engizisyonda da kafam bedenimden ayrılacaktı. Çünkü afaroz biraz hafif kalırdı. Peki bunu neden yapacaklardı ya da yaptılar?

Nedeni de şu;

İktidarı krallıklar ve mevcut yönetim ile beraberce paylaşan o dönemin "rahip takımı(Engizisyoncular)" ellerindeki göksel bilgileri ve ayrıcalıkları yüzünden edindikleri imkanlar ile elde ettikleri ilerlemiş astronomi bilgilerini kimse ile ne paylaşmak istediler ne de kimsenin bilmesini. İşte o yüzden aykırı bir ses derhal susturulmalıydı ve de öyle oldu.

Neyse bu konu uzun ve derin bir konu. Ancak tekrar ediyorum bu bir inat değildir(Derya bu lafım sana) burçlar konusunda bildiğiniz ve inandıklarınız yanlış maalesef.

Tekrar ediyorum ve çok kısa olarak;

Bundan aşağı yukarı 2500 yıl önce İlkbahar ekinoksunda yani 21 Mart günü Güneş doğduğu anda arkasında bizim çıplak gözle göremediğimiz bölgesinde Koç Takımyıldızı konumlanıyordu. Ama M.Ö 100 yıllarında ilk bahar ekinoksunda Güneşin sabah doğduğu zaman arkasında Balıktakımyıldızı vardı. Yani Dünyanın yalpalamasından dolayı ancak 2148 yıl gibi bir süre sonra takımyıldızları yer değiştirmişti. Onun içindir ki sizin bildiğiniz burcunuz Koç ile başlayan astrolojiye göre değerlendirilebilir. Ama sizin doğduğunuz günün sabahı Güneş doğduğu zaman eğer kova isen aslında Güneşin arkasında Oğlak takım yıldızı vardı, kova değil. İşte onun için burcunuz bir önceki oluyor.

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar, 10. köy neresi tarif eden olur mu acaba bana:(

Boşverin aslında ben ne diyorum ki. Tamam siz o burçtansınız!..Çok da lazım değil burç, murç. Zaten benim tanıdığım tek burç var o da ;

Erol Büyükburç_)

Affınıza sığınarak bu espriyi yaptım bilesiniz....

.

Özlem Erdoğdu
05-10-2007, 16:02
muhittin abi merak etme artık kimse size zarar veremez:) biz sizi engizisyonun kötü etkilerinden sonuna dek koruruz:D ben burcumdan memnunum ama madem sen diyorsun ki 'ben araştırdım bu böyledir' diye, ünlü olmana gerek yok, oğlak oluverir derya abla...:)

ama ben hiçbir şekilde olamam, çünkü ben cidden kovayım_)

Muhittin Saban
07-10-2007, 22:37
madem sen diyorsun ki 'ben araştırdım bu böyledir' diye, ünlü olmana gerek yok, oğlak oluverir derya abla...:)

ama ben hiçbir şekilde olamam, çünkü ben cidden kovayım_)

Sevgili Derya,

Yorum alim......:-))
.

Derya Banu Akgul
07-10-2007, 22:48
Sizce cevabım ne olabilir Muhittin Bey ? 38 yıllık kova kadını bu iddadan sonra oğlak olmayı kabulmü edecek :)

KOVAAAAAAAA !_sinir_! !_sinir_!

Cihan Bulut
11-10-2007, 00:32
benım dogumum 23 eylul ve farklı gazeteler teraz basak arasında gıdıyo.. bı burc gerı geleyım de ben gene arada kalıom yaa.. nası olcek ;)