PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çarşı


Eren Cemaloğlu
26-01-2007, 21:12
Bazı aklı evveller, özelliklede Beşiktaş'ın B'sini bilmeden televizyonlarda ahkam kesip atıp tutmaktalar. Herkesin parmakla işaret ettiği bir "ÇARŞI" fenomeni var ortada. Geri zekalı basına göre ÇARŞI bir guruptur. Her bokun sorumlusudur. Hepsi çapulcu, it kopuk, serseri, holigan, esrarkeş, piskopat bir insan topluluğudur. Bu sıfatlar daha sıralanabilir. Bu cahil basın mahlukatları işleri geldiğinde "muhteşem taraftar", "böyle aşk hiçbir tribünde yok UEFA’nın sitesine kapak oldular" haberleri yapar ama ortada en ufak bir pislik olduğunda "rant için birbirini yiyen serseri çetesi" oluverir ÇARŞI !!!

ÇARŞI kapalının ortasında sıralanan bir gurup değildir. ÇARŞI bir ruhtur. ÇARŞI, New York’da Metro trenine yazılmış siyah beyaz bir grafitidir, Prag'da duvara yazılmış bir yazıdır, Erzincan'da bir dağın yamacına yazılmış sevgidir, Adana'da bir rengi bozuk derneğinin duvarlarına boyanmış siyah'la beyazdır, Galatasaray lisesi duvarına yazılmış "ÇARŞI ULAN" işaretidir. Bir Tiyatro sahnesinde hiç bir dekora uymadan sırtında taşınan kutsal BEŞİKTAŞ formasındadır ÇARŞI. Zonguldak'ta maden göçüğünden çıkarıldığında ilk nefesle sorulan "maç kaç kaç?" sorusundadır ÇARŞI. Hakeme kızdığında "Satanist hakem" diye bağırıp gündemi takip edenlerdir. Atatürk’e dil uzatan dönemin milletvekili Hasan Mezarcı'ya "Hasan Mezarcı'ya kafam girsin" diyen tezahüratıyla Cumhuriyet'in Kemalist çizgisindeki duruşunun ödünsüz sesidir. [B][COLOR="Red"]![/COLOR][/B][B][COLOR="Red"]![/COLOR][/B][B][COLOR="Red"]![/COLOR][/B][B][COLOR="Red"]![/COLOR][/B] civcivler'in yalakalıklarına "TEK ADAM, ATAM" yada "Bir Pankartta Verhaugen’e Aç Avrupa Şampiyonu Ol Fener" diyen zekadır. BEŞİKTAŞ aşkını pankartlarda "Başka Boyutların Tanrısı" diye ifade eden kalp’dir. Ceza'sı gereği boş kalmış tribünlere "RUHUMUZ YETER" yazan yüreklerdir. Kaşınanı tesislerinde ziyaret eden yada ellerine verdikleri "Cobarde Gallina Ortega (Korkak Tavuk Ortega)" pankartıyla maymun edenlerdir. "Erkek Adam Renkli Takım Tutmaz" deyip alemi dut yemiş bülbüle çevirenlerdir. "Işıklar Söndüğü Zaman Tüm Fenerliler Güzeldir" pankartıyla herkesi güldürenlerdir. "Bizim taraftarımız daha fazla" diye böbürlenenlere "en fazla sinek'de bokun üzerinde olur" cevabını yapıştıranlardır. Futbolcusuna kızdığında "Aşkımız renklere sizlere değil" diyen renk aşkıdır. 2 Km bayrak yapıp dünya rekoru kıran sevgidir, o bayrağın en arkasında hiç bırakmadan duran 72 yaşındaki teyzedir. Dünkü Bükreş maçında televizyonların gösterdiği, o soğukda, ayakta boynunda siyah beyaz kaşkoluyla titreyerek KARAKARTALLARINI seyreden nine'dir. Tribünde bir doktordur, işçidir, iş adamıdır, okuma yazma bilmeyen bir sokak çocuğudur, profesördür. Omuz omuza zıplayıp "Beşiktaşım benim biricik sevgilim" diye gözünde yaş gırtlağını yırtan Solcusudur, Sağcısıdır, Ateistidir, Hacısıdır, Müslümanıdır, Ermenisidir, Yahudisidir, Hıristiyanıdır. Irak işgalinden önce Savaşa karşı duran yurtseverlerin yanındaki ruhtur. Mitinglerde "BEŞİKTAŞLIYIZ, SAVAŞA KARŞIYIZ" tezahüratlarında, Tribün'de "Savaşa HAYIR", "Amerikan Şahinlerine karşı Karakartallar" pankartlarıyla tepkisini koyandır. Bir F16 burnuna yapılmış Kartal’dır. ÇARŞI’nın "A" sını Anarşinin "A"sıyla yazan güce tapmayan isyankarlıktır. "Siyah Beyaz Ölüm Yaşam" diyen felsefedir. Holiganlığı kahpelik, delikanlılığıda hayat felsefesi olarak benimseyenlerdir. Sevinmek için sevmeyendir, inadına inançla bağlı olandır. Nazım Hikmet'in "ASLOLAN HAYATTIR" ına tribünlerin Hacı Babasıyla "HAYATTA BEŞİKTAŞ" diye ölümsüzleştirenlerdir. "ÇARŞI, MUSTAFA KEMAL HARİÇ HERKESE, HATTA KENDİNEDE KARŞI" diyen aykırılıktır. Tribüne boydan boya "Ölüm Ne Zaman ve Nereden Gelirse Gelsin; Mezarıma Siyah Beyaz Güller Atılacaksa, Mezar Taşıma BEŞİKTAŞ Yazılacaksa, Böyle Ölüm Hoş Gelsin Sefa Gelsin..." yazan ölümsüz sevgidir. ÇARŞI ruhu BEŞİKTAŞININ uslanmaz asi ruhudur, BEŞİKTAŞINI taparcasına seven çılgın aşığıdır.

Şimdi hangi şaşkın bu ruhu yok edebilir sorarım. Hangi şakın zincir vurabilir bu aşk'a, ebediyete kadar olan SADECE BEŞİKTAŞ aşkına? Hade len! Güldürmeyin adamı.

Yazın o kafalarınıza; Dünyada herşey yıkılsabile BEŞİKTAŞ aşkı yerinde durur.

yazan:alp batu keçeci

ben bu yazının çarşı tam anlamıyla ifade ettiğine inanıyorum

çarşı, beşiktaşın uslanmaz asi ruhudur!

Onur Özkan
31-01-2007, 09:37
çARşI Bir RuhTuR Bunu iNKaR eDeNLeR ...RUHSUZDUR.

Özgür Cele
31-01-2007, 11:13
İnandığım tek ruh Çarşıdır...Öyle bir ruhtur ki o hiç kirlenmeyecek olan..

Deniz Buldum
31-01-2007, 17:40
bugün sabah gazete alırken gördüm takvim gazetesi çarşı posteri veriyor,daha uyanmadım heralde dedim ama gerçekten veriyormuş.çarşı'yı popüler kültür içine çekme,traj artırma çalışmaları falan filan ama komik duruma düşüyor bu medya,bilmiyorlarmı çarşı medya ya dapopüler kültürede karşı.

bu yazı ile ne alakası var bunun yeri burasımı diye bilirsiniz hala alışamadım bu yeni foruma.

Baran Aktas
01-02-2007, 16:10
mükemmel bir yazi

okurken duygulandim

böyle aydin görüslü abilerimizin yazilarini sikca okumak isteriz

saygilar

H.Deniz Budak
02-02-2007, 22:02
çarşı başladığım ve asla bitiremeyeceğim en asi aşktır.gören gözüm duyan kulağım adını haykırdığım dilimdir.

en sert ve son sözümdür.
var olan hiçbir şeyi yanına yakıştıramadığımdır çarşı.

Ulaş Pekgüzel
02-02-2007, 22:31
çook eski bir yazıdır bu, bir kimsenin yazısı değil anonoim ve ortak bir yazıdır..

altına gözüm kapalı imza atabileceğim bir yazdır...!

Anıl Tanrıyar
02-03-2007, 15:53
gercekten gozlerım dolu dolu okudum...ÇARŞI ınkar edılemez bir RUHTUR

Ferhat Talan
02-03-2007, 17:16
kafama takılan bir soru ....yazı çok güzel ....ama çarşı takviminde neden orjinali degiştirildi acaba ..:confused:

Serdar Özen
02-03-2007, 18:52
eren abi yazı çok güzel çarşı, beşiktaşın uslanmaz asi ruhudur!

Alihan Yılmaz
04-03-2007, 22:55
Gözümüz kara , gönlümüz aktır,
Bizimkisi kara sevdadır ,
Leylala mecnunuki gibi,
Uğrunda varsa ebedi karanlık,
Biz bunada razıyız,
Çölde susuz kalmaksa seni sevmek,
Onada alışırız....

Adnan Gur
05-03-2007, 01:53
Ruhumuz Yeter

Ozgur Selcuk
15-03-2007, 13:27
fazla söze gerek yok anlatılmak istenen anlatılmış.çarşı MUSTAFA KEMAL hariç herşeye karşı.(gerektiginde kendine bile)

Onur Özgen
14-05-2007, 23:48
--------------------------------------------------------------------------------

Girilmez yazılı tabelanın tam altındaydı. Ameliyathane-nin o çirkin yüzlü kapısı o ana kadar ona hiç bu kadar soysuz gelmemişti. Başını iki küçük elinin arasına almış, oracığa çömelivermişti. Gözlerinden akan yaşlar Kızılırmak'ın deli suları gibiydi. Varsın aksındı. Hatta hiç durmasındı. Ama doktor amca müjdeli haberi bir an evvel versindi. 'Baban kurtuldu' desindi. 11 yaşındaki o gencecik yüreği şimdi bir ayrı çarpıyordu. Çaresizlik durağında beklemek onu bir hayli yıpratmıştı. Şöyle bir ayağa kalkar oldu. Acıktığını hissetmişti. Ellerine baktı... Kan içindeydi. üzerinde babasının ona 100. yılda aldığı nostalji formalarından vardı. O günü hiç unutamıyordu. Babası iş çıkışı 'store'a uğramış, akşam yemeğinde ona sürpriz yapmıştı. Heyecandan sabaha kadar formayla dolaşmış, hiç uyumamıştı. Ya şimdi! Babası azraille çatışıyordu. üstündeki formanın armasını öptü, gözlerini kapadı, ağzından iki üç kelime döküldü: 'Seninle ağladık, senle güldük biz...' Sonra bir duygu sağanağı patladı. Bir türlü gözlerine dolan yaşlara hakim olamıyordu. Formasının alt kısmıyla gözlerini sildi. 'Ne vardı sanki balkona çıkacak' diye kendi kendine hayıflandı. Fenerbahçe maçının atmosferinden etkilenmişti babası... Konya maçından sonra eve geldiğinde şampiyon oldukları sene diktirdiği bayrağı sandıktan çıkarmış, bir güzel ütülemişti. Bayrağı caddeye asacaktı. Ama ip eksikti. Onu da ertesi gün işten gelirken alacaktı. Bu işleri iyi biliyordu. 1982 şampiyonluğunda istanbul'u bayrak delisi yapmışlardı. Antrenmanlıydı. ipi alıp geldiğinde bir yandan çocuğu ile konuşuyor, maaşını aldığında 1 numaralı Pancu formasını alacağını taahhüt ediyordu. işte o anda balkonun en bakımsız ve çürük yeri çökmüştü. Babası gözü önünde Beşiktaş bayrağıyla aşağı düşüyordu. Bayrağın balkon demirlerine takılması düşüş hızını kesmişti. Hastaneye nasıl gelmişlerdi hatırlamıyordu. Birden irkildi. Babası hâlâ çatışıyor muydu azraille? Doktor hâlâ neden 'müjde' dememişti? Babası da annesi gibi onu terk mi edecekti? Hüzünler hiç bitmez miydi? Ve kapı açıldı... Doktor karşısında dimdik duran çocuğa ağlamaklı bir sesle ancak 'Kimin kimsen yok mu? ' diyebildi. 'Kurtaramadık' diyememişti bile. Avucunda doktorluğuna lanet edercesine sıktığı bir kağıt parçası vardı. Sessizce uzatıverdi çocuğa... Ufacık elleriyle buruşuk kağıdı düzeltti. Kağıtta; 'Sevdamız uğruna canlar verdik biz Siyahın zindan olsun beyaz aydınlık Herkese nasip olmaz Beşiktaşlılık' yazıyordu.. çArşı işte bu
1980 öncesinde karga mustafa , imparator mustafa , kokarca cavit , bambo veysel , mecidiyeköylü mustafa ve mostra kemal gibi isimlerin oluşturduğu aksaray grubu 'nun tribünde yaptığı devrim çarşı'nın temelini attı.tribündeki ağalık sistemi yıkıldı.karmaşık ilişkiler, çıkar çatışmaları içinde olan ve ağalık yöntemiyle tribünü idare edenler yerlerini gençlere bıraktı.bu anlayış günümüzde de abi-kardeş ilişkisi şeklinde sürdürülüyor. " tanımı ile tarihine kısa bir giriş yapılmış , ki çarşı nın gözbebeklerinden optik in " o zamanlar tribün gücümüzün daha iyi olması gerekiyordu " diye özetlediği dönemdir, türkiye de tribün kültürünün oluşmasında temel ve biricik unsur olmuş, ki bu yüzden her cins taklitten ve aşırmadan nasibini almış, kendine özgü yanlarını beşiktaş a özgü yanlar ( halkın takımı , semt takımı , aykırı yapı, ayrıksılık, vb. ) ile örtüştürmüş , bu doğrultuda da muhalif kültürden unsurlar barındırmış ve yaşatmış, bunu cesaret, ve fedakarlık ile birleştirmekten kaçınmamış, bazen dayatılan tüm ifade kalıplarına karşı argoyu da bir karşı duruş olarak algılamaktan yeri geldiğinde de politik tavırlar koymaktan çekinmemiş, yine tüm bu bileşenlerin de bir sonucu olarak yaratıcılıkta ve tribün tavrında attığı fark ile sadece türkiye de değil dünyada sayılı gruplardan biri olarak anılmasının abartı olmayacağı ( araştırmaya açık ) , her konuda olduğu gibi işine gelmeyenlerin sadece işine gelen birkaç örnekten hareket ederek salladığı ucuz genellemelerin konusu olmuş , içinde emek vermiş ve verecek insanların saymak ile bitmeyeceği ve de unutulmayacağı , en büyük gücünün beşiktaş ın ve kendisinin eşsiz geleneği ve muhalif yapısı olduğu, semtine aşık , geleneğine tutkun, hep tek hep eşsiz kalacak taraftar/tribün grubu ve oluşturduğu tüm yapı unsurları ile , kurum. hep de beşiktaş ın sevdası bitmeyecek hasreti dinmeyecek uslanmaz çocuklarının biricik mekanı olacak adres.
"çarşi kapalının ortasında sıralanan bir gurup değildir. çarşi bir ruhtur. çarşi, new york?da metro trenine yazılmış siyah beyaz bir grafitidir, prag'da duvara yazılmış bir yazıdır, erzincan'da bir dağın yamacına yazılmış sevgidir, adana'da bir rengi bozuk derneğinin duvarlarına boyanmış siyah'la beyazdır, galatasaray lisesi duvarına yazılmış "çarşi ulan" işaretidir. bir tiyatro sahnesinde hiç bir dekora uymadan sırtında taşınan kutsal beşiktaş formasındadır çarşi. zonguldak'ta maden göçüğünden çıkarıldığında ilk nefesle sorulan "maç kaç kaç?" sorusundadır çarşi. hakeme kızdığında "satanist hakem" diye bağırıp gündemi takip edenlerdir. atatürk?e dil uzatan dönemin milletvekili hasan mezarcı'ya "hasan mezarcı'ya kafam girsin" diyen tezahüratıyla cumhuriyet'in kemalist çizgisindeki duruşunun ödünsüz sesidir. !!!! civcivler'in yalakalıklarına "tek adam, atam" yada "bir pankartta verhaugen?e aç avrupa şampiyonu ol fener" diyen zekadır. beşiktaş aşkını pankartlarda "başka boyutların tanrısı" diye ifade eden kalp?dir. ceza'sı gereği boş kalmış tribünlere "ruhumuz yeter" yazan yüreklerdir. kaşınanı tesislerinde ziyaret eden yada ellerine verdikleri "cobarde gallina ortega (korkak tavuk ortega)" pankartıyla maymun edenlerdir. "erkek adam renkli takım tutmaz" deyip alemi dut yemiş bülbüle çevirenlerdir. "işıklar söndüğü zaman tüm fenerliler güzeldir" pankartıyla herkesi güldürenlerdir. "bizim taraftarımız daha fazla" diye böbürlenenlere "en fazla sinek'de bokun üzerinde olur" cevabını yapıştıranlardır. futbolcusuna kızdığında "aşkımız renklere sizlere değil" diyen renk aşkıdır. 2 km bayrak yapıp dünya rekoru kıran sevgidir, o bayrağın en arkasında hiç bırakmadan duran 72 yaşındaki teyzedir. tribünde bir doktordur, işçidir, iş adamıdır, okuma yazma bilmeyen bir sokak çocuğudur, profesördür. omuz omuza zıplayıp "beşiktaşım benim biricik sevgilim" diye gözünde yaş gırtlağını yırtan solcusudur, sağcısıdır, ateistidir, hacısıdır, müslümanıdır, ermenisidir, yahudisidir, hıristiyanıdır. irak işgalinden önce savaşa karşı duran yurtseverlerin yanındaki ruhtur. mitinglerde "beşiktaşliyiz, savaşa karşiyiz" tezahüratlarında, tribün'de "savaşa hayir", "amerikan şahinlerine karşı karakartallar" pankartlarıyla tepkisini koyandır. bir f16 burnuna yapılmış kartal?dır. çarşi?nın "a" sını anarşinin "a"sıyla yazan güce tapmayan isyankarlıktır. "siyah beyaz ölüm yaşam" diyen felsefedir. holiganlığı kahpelik, delikanlılığıda hayat felsefesi olarak benimseyenlerdir. sevinmek için sevmeyendir, inadına inançla bağlı olandır. nazım hikmet'in "aslolan hayattir" ına tribünlerin hacı babasıyla "hayat da beşiktaş" diye ölümsüzleştirenlerdir. "çarşi, mustafa kemal hariç herkese, hatta kendine de karşi" diyen aykırılıktır. tribüne boydan boya "ölüm ne zaman ve nereden gelirse gelsin; mezarıma siyah beyaz güller atılacaksa, mezar taşıma beşiktaş yazılacaksa, böyle ölüm hoş gelsin sefa gelsin..." yazan ölümsüz sevgidir. çarşi ruhu beşiktaşinin uslanmaz asi ruhudur, beşiktaşini taparcasına seven çılgın aşığıdır."
Seyirci değil .........T A R A F T A R...

Bayramda değil.....K A R A G ü N D E...

Moda için değil.......F O R M A için...

Kupa için değil.......A R M A için...

Hava için değil.......S E V D A için...

90 dakika değil......ö M ü R B O Y U..

Yalanla değil..........K A N I Y L A...

Ayrı ayrı değil........O M U Z O M U Z A...

Şerefsizce değil......O N U R L A...

Utanarak değil........G U R U R L A..

Eğilerek değil..........D i M D i K...

Sefada değil............C E F A D A...

Koltukta değil...........B E T O N D A...

Minderde değil..........Ç A M U R D A...

Skorda değil.............V E F A D A...

Bazen değil..............H E R M A Ç T A...

Yuhlayan değil.......... A L K I Ş L A Y A N...

Oturan değil............. Z I P L A Y A N...

Köstekle değil............D E S T E K L E ...

Puroyla değil.............A T K I Y L A...

Çekirdekle değil.........B A Y R A K L A...

Muhabbetle değil........T E Z A H ü R A T L A

Kendine değil.............BEŞiKTAŞA

ihanetle değil............ S A D A K A T L E...

Zaferde değil.............H E Z i M E T T E...

Şampiyonken değil.....H A S R E T K E N...

Görüntüde değil......... ö L ü M ü N E...

B E Ş i K T A Ş 'A

bağlı yaşayanlara.... Ç @ R Ş I denir !..


Çarşı Nedir?

Suni bir gündem var Beşiktaş'ta. inönü deplasmanmış, seyirci futbolcunun psikolojisini bozuyormuş, futbolcular baskı altındaymış.

Bütün bunlar safsatadan ibaret. O baskı rakip takımı etkilemeye yönelik. Eğer futbolcular bundan olumsuz etkileniyorlarsa Beşiktaş'a rakip olsalar gerek.

Bütün bunlar önce kendi başarısızlıklarını örtmek sonra Türkiye'deki gerçekleri söyleyen bir sesi susturmak içindir. Bu noktada hedef alınan da tribünün dinamosu Çarşı'dır.

Buna ancak Çarşı'yı anlamayanlar inanır. Eğer hala bilmiyorsanız gelin size Çarşı'yı anlatayım:

Çarşı haksızlıklara isyandır.

Çarşı sessiz yığınların suskunluğuna tepkidir, haykırıştır.

Çarşı gücün değil hakkın yanında olmaktır.

Çarşı olaylara tarihi perspektiften bakıştır.

Çarşı felsefedir.

Çarşı görülmeyenleri görmek söylenmeyenleri söylemektir.

Çarşı Türkiye'de tribünlerin ne söyleyeceğini belirlemektir.

Çarşı hayata karşı "dik" bir duruştur.

Çarşı emek hırsızlarına ve arsızlara tutulan bir aynadır.

Çarşı üsküp'te, Londra'da, Bağdat Caddesi'nde gördüğüm duvar yazısıdır.

Çarşı emektir, Çarşı haktır, Çarşı halktır.

Çarşı Beşiktaş'tır.

Çarşı susmayacaktır!

Onur Özgen
14-05-2007, 23:49
http://img512.imageshack.us/img512/4313/391ej.jpg

Sinan Dedeli
15-05-2007, 00:14
yaziyi tekrar hatirlamak cok iyi geldi iste farkimizdir dedirten. sonuna kadar besiktasli ve kartal kalmak dileiyle.

Berk Sezenler
15-05-2007, 00:33
çArşı Beşiktaş'ın uslanmaz asi ruhudur.

Yukarda yazan şu özelliği kaybetmeyelim yeter.Hatta üstü biraz tozlandı bile,bir süpürge operasyonu şart.