PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tigana'nın Ardından (Çeşitli yazılar ile değerlendirme)


Deniz Can
15-05-2007, 14:14
Can Tigana'yla vedalaşma

Tüm özelliği, gözünü bürümüş başarı hırsından ileri gelen süper ligimizde; başarısızlığı daha sezon başından ilan edilen bir teknik direktör, görevini kendi elleriyle teslim etti geçtiğimiz hafta. Ulemadan geçilmeyen futbol dünyamız, bu istifa haberinin ardından rahatladı. Tigana gidiyor!.. Şimdi her şey çok güzel olacak. Süper ligimiz, futbol sayfalarımız, yazanlarımız, çizenlerimiz huzura kavuştu. Artık futbolumuz kalitesiz kimliğinden sıyrılacak, spor sayfalarımızda en sefilinden tartışmalar yürütülmeyecek; artık tribünler çiçek bahçesine dönecek. Çünkü Tigana gidiyor. Çalsın davullar!..

Danayı bile delirten bir sistemin içinde insanların delirmemesi mümkün mü? Topluca delirdik... Bizim neyimize gerek uzun erimli planlar, emek, özveri, disiplin... Biz oyuncuyla, hocayla, yöneticiyle kanka olmaktan yanayız. Yolumuza set çekeni sular seller gibi ezer geçeriz. Biz kaos severiz, gerilim severiz ve şerden medet umarız. Tigana gidiyor, çalsın davullar! Yeni gelen hoca için çoktan hazırladık tenekemizi. Tigana'nın ardından çaldığımız tenekeleri bağlayacağız yeni gelen hocanın kuyruğuna...

Yalnız bir kovboy
Ülkesinde ona Lucky Luke diyorlarmış yani bizim bildiğimiz Red Kit. Her finalde batan güne doğru atını sürerken söyler şarkısını; "Ben yalnız bir kovboyum�" Aynen öyle� Yalnız bir adam olarak kaldı, yalnız başına savaştı. Oysa ben de umutlanmıştım� Gene yanıldım. Ne kadar safmışım...
Şampiyonluklar ve başarılardan daha önemli bir şeyi anlatmaya çalıştı Tigana. Belki duyulur sanmıştım ama olmadı. Gene bizim gürültü kirliliğimiz bastırdı anlatmaya çalıştıklarını. Belki sahaya bakıp anlaşılır dedim. O da olmadı. Sahaya bakanlar, gencecik bir takımın ligi sonuna kadar götürmek için gösterdiği çabayı değil de atılan yanlış pasları gördü, yuhaladı, küfretti. Sahaya bakanlar gördüklerini değil, görmek istediklerini yazdılar. Takımı için canını dişine takan Serdar'ı görmediler. Görseler de "bir sağbekten ön libero mu olurmuş" diye yaygara koparmak için süzdüler olan biteni... Onlar, iş ahlakına sahip olmadığı için Tigana'nın gazabına uğrayanları sahiplendiler. Büyük bir yeteneği yok etmekle suçladılar. Sahaya yansımayan, arkadaşlarıyla ter dökmeyen yetenekten kime ne hayır gelir ki?

Şiddet sarmalını besleyen cümlelerle donanıyor her yazı ve oyun olmaktan çıkan bir futbol yaratılıyor. Başarı için gözü dönmüş bir kalabalık var ve ne yazık ki böyle olduğu sürece o başarı hiç gelemeyecek.
Başarı bazen Serdar Kurtuluş'tur, İbrahim Kaş'tır, Bobo'dur. Başarı bunların omuzlarında yükselen takımdır. Başarı bazen üzülmeyi bilmektir. Geleceğe dair umut beslemektir. Bir şampiyonluğa kaç gün sevinebilirsiniz ki? Neyse sorun değil Tigana gidiyor. Tıpkı diğerleri gibi...

Red Kit yalnız bir kovboydur, evinden uzakta. Tigana da öyle. Görünürde sırtını sıvazlayan yöneticiler, gitmesi için her şeyi yaptı. Ayların anası ocak zaten mayısta ne doğuracağını bize göstermişti. Ultrasondan falan değil gazete sayfalarından. Görmemek için kör olmak gerekirdi. Belki vurup kapıyı gitmek en doğrusuydu ama, o kaldı. Kalışını anlayamayanlar çıktı. O eleştirdiğine benzemekten kaçındı. O sözünü söyleyeceği günü bekledi ve her onurlu insan gibi günü geldiğinde sahneden çekildi. Başkası istediğinde değil, olması gerektiğinde. Fakat bütün günahları sırtına yüklediler.

Beşiktaş'ın kaybettiği şampiyonluk yarışında bütün günahlar onun. Altını oyan yöneticiler, kaos simsarları herkes yerinde ve bir tek o gidiyor. Gidecek ve gitmeli de. Biz yine kendi keşmekeşimizde debelenip duralım. Burası kimleri yemedi ki? Guus Hiddink, Avrupa şampiyonu olup geldiğinde burada futbolu bilmediğini öğrendi. Öyle ya futbolu biz icat ettik. Her yıl her kupayı biz alırız. Dünya bizim önümüzde secde eder. Tigana gitmeli ve gidiyor. Yanında birazcık biriktirdiğimiz umudu, hevesi ve belkilerimizi de götürüyor. Götürmeli de zaten. Onlar buraya fazla. Onlar burası için gereksiz.

Teşekkürler
Tigana gidecek başkası gelecek ama ben yazacağım. Benimle birlikte de benden sonra da yazacaklar çıkacak. Futbol böyle bir şeydir. Şimdi ve gelecekte pek çok defa düşersin, düşeceğini bilirsin. Çünkü sahada koşmak tökezlemek ve düşmektir. Düşe kalka atılır bütün goller. Düşmeden, acı çekmeden bilmeyi, anlamayı öğrenemeyiz. Bunu kavradığımızda başka bir futbolu başka gözlerle seyredeceğiz. Belki bizden sonra; ama birgün mutlaka!

Güle güle Can Tigana. Kazandığın üç kupa için seni tebrik etmeyi düşünmüyorum. Sadece kazandırdıkların için teşekkür ediyorum.

Nilay Yilmaz / Milliyet Gazetesi 15.05.2007

Erkan Özberk
15-05-2007, 14:34
ne söylenebilinir ki. hizlerimize tercüman olmuş. kalemine sağlık nilay yılmaz

Serenat Tutaklı
15-05-2007, 15:03
Türkiye'deki her yazarın,her yorumcunun teknik direktörlük diploması vari bizimki de iş işte gidip Tigana'yı getiriyoruz,alalım bu yazarlardan birini,o yönetsin takımı!!

Berkant Tutaklı
15-05-2007, 15:24
Yuh sana hemde kocaman bir yuh.Hiçbirşey bilmiyen bir teknik direktör hakkında ne kadar bol şey yazmışsın.Sen ki birde gazeteci olacaksın kalemdaşlarına yaptığın ihanete bak.Sen ki hemde bayan halinle bizim spor yazarlarımızdan daha iyimi bileceksin bu işi.Bak kendinde yazmışsın ne güzel geldiği gün bileti kesildi diye.Senden gazeteci falan olmaz bırak sen bu yazıları.Şimdi kendini kurtarmak adına birkaç kötü makale yazda CAN TIGANA hakkında belki ekmek yiyecek bir köşe bulursun.Hayret birşeyya bu adamın azındaki kürdanda ne idi öle ya gittide kurtulduk demi?Ne yazıktırki bir spor yazarı kadar bile futbol bilmiyormuş bu adam.Ve ne tesadüftür ki zamanının en iyi ortasahalarından iki teknik direktör.Birisi şampiyon oldu diğeri kupa sahibi ve ikiside görevlerinde kalmıyacaklar büyük ihtimalle.Can olanı bıraktı zaten.Ama onurlu adamlarmış bukadar futbol uzmanı arasında ezileceklerini anlamakta bir erdem.

Deniz Can
16-05-2007, 11:12
Merci pour le 'Tigana duruşu'

Şu sıralar futbolda iki mevsimi aynı anda yaşıyoruz. 'Gidiyor' mevsimiyle, 'geliyor' mevsimini... Jean Tigana'yı sonunda yolladık. Göbek atanlar, arkasına teneke bağlayanlar, arabasıyla havaalanına götürmeye gönüllü olanlar mı ararsınız? Spor terbiyemizin en güzel örnekleri bunlar... Neyse Zico, yönetimin paranoyalarına, terörüne ve abuk sabuk transferlerine rağmen takımını şampiyon yaptı da sıyırdı. Ya da sıyırmış gibi gözüküyor. Çünkü Fenerbahçe tarihinde takımı şampiyon yapıp ikinci sezonu tamamlayan bir tek Didi ile Daum var. Mizah duygusuna hayran olduğum Gerets de fırsatı kaçırmamış; adam yiyerek ayakta kalan parazit futbol düzenimizi yüzümüze vuruyor: "Tigana gitti diye şimdi bana yüklenmeyin!"

2.5 milyon avroya bir bardak su

Somuttan başlayalım. Yani paradan. Tigana için 'Tazminatı var, onun için yönetim yollayamıyor', 'tazminatını almadan gitmez' deyip durdu bizim çokbilmişler. Kulaktan dolma dedikodularla, "Transferlerden komisyon alıyor" diye hüküm kesen hafiyeler oldu... Kimseye kefil olacak değilim ama şüphe ve dedikodu üzerine bir insanın mahkûm edilmesine, o insan düşmanım bile olsa, karşı çıkarım. Tigana'yı paragöz ilan edenler, Terim'e sözleşmesinin kalan döneminin ücretlerini ödeyen Milan için "Mecbur verecek" demişlerdi. Şimdi bunlar bir kâğıda 2.5 milyon avro yazacak, altına muhtemel primleri de ekleyecek sonra kendilerine soracaklar: "Ben olsam bu paradan bir çırpıda vazgeçebilir miyim?" Tigana bu paradan bir lafla vazgeçti. İşte 'Tigana duruşu' bir.

Evet Tigana'nın yardımcılarıyla birlikte aldığı yıllık toplam 4 milyon avroya yakın ücret ülke ekonomisine göre çok yüksek. Geleceği kurtaracak denilen Fulya'dan Beşiktaş'ın elde edeceği yıllık gelirin neredeyse yarısı... Ama bu ücreti Tigana zorla, kulisler yaparak, araya adamlar sokarak almadı. Tersine, çaresiz hoca arayan Başkan Demirören'in ısrarları ve "Her şey istediğin gibi olacak, bütün yetkiler sende, al kulübü yeniden yapılandır" vaatleri sonucu kabul etti. Şimdi "Yardım etmesi gereken kişilerin sürekli kendisini engellediğini" söyleyerek görevi bırakıyor. Geldiği günden beri adama gıyabında demediğini bırakmayan ama yüzüne bir şey söyleyemeyen yöneticiler de futbolcuların hak ettiği alacakları ödemiyor ama Tigana'nın vazgeçtiği miktarı da katıp transferde nasıl para saçacaklarını, kulübü ne kadar daha borca batıracaklarını düşünüyorlar. Tigana ise hukuken alabileceği halde, çalışmadığı için ahlaken hak etmediğini düşündüğü parayı kulübe bırakıyor. İşte 'Tigana duruşu', iki.

Az ama acıtıcı

Tigana göreve geldiğinde 'Tanıdığım Tigana' diye bir yazı yazmıştım. "Yüzde yüz disiplin ister. Saha kenarına sandalye atıp antrenman seyreden, futbolcuyla laubali olan yöneticiye, futbol şubesi sorumlularına, çalışmayı kaytaran futbolcuya tahammülü yoktur" demiştim... Sonra Tigana'nın ilkelerinden adım adım ödün vermesini üzülerek izledim. 'Tanıyamadığım Tigana' diye bir yazı da yazdım. "Madem bu işe girdik, gidebileceğimiz yere kadar mücadele edelim" diyordu herhalde.

"Takımı gençleştir" denildi. Bakın, son kupa finalini bitiren 11'de İbrahim Akın'ı da sayarsanız altı genç futbolcu vardı. Elbette Bobo ve Serdar dışındaki futbolcuların lig düzeyinde oyuncular olup olmadıkları tartışılır. Bu altyapıdan nasıl futbolcu geldiğine bağlı bir sorun. Tigana'nın altyapıyla ilgisi maç izleme düzeyinde kaldı. Altyapıda 'başkancılık' oynayan ağalar, Tigana'nın sistemi değiştirmesine izin vermediler. Hocanın İbrahim Akın gibi futbolculara verdiği
çalışma programı ise, her seferinde işe karışan, hayatlarında çalışarak bir şey kazanmamış adamlar tarafından sulandırıldı.

En önemlisi, "Genç ve uyumlu bir takım kuruyoruz" dendi ama gösteriş için Ricardinho gibi bir halı saha futbolcusu ve Fener'e nispet yapmak için Nobre gibi pozisyon bilgisi olmayan bir oyuncu tepeden inme takıma sokuldu. Nobre için neredeyse Bobo'dan vazgeçiliyordu... Ricardinho'nun üzerine kurulu bir takımın kadro yapısı ve oyun tarzı üzerine uzun boylu konuşmak bana kalırsa günümüz futboluna haksızlık!...

Büyük paralar verip bir hocayı takımın başına geçiriyorsunuz, sonra ona gerekli desteği vermiyorsunuz. Üstüne üstlük bıktırıp kaçırtmaya çalışıyorsunuz. İşsiz teknik direktörlerin, bazı yazarları ve yöneticileri alet edip kaynattığı kulisler de cabası... Teknik direktörle sözleşme imzalamak bir saniyelik iş. Yöneticilik onlarla verimli bir çalışma ortamı oluşturmakta. Bizde yöneticiler her şeyi biliyor zaten. Hiç teknik direktör olmasa daha mutlu olacaklar ama sonra başarısızlığı kimin üstüne atacaklar... Beşiktaş Tigana döneminde iki Türkiye Kupası kazandı ve şu anda ligde ikinci ya, merak etmeyin medyada, "Bu kupaların Tigana'ya rağmen nasıl kazanıldığını, becerikli yöneticilerin yerinde müdahalelerini" okursunuz bol bol.

Tigana giderken kupaları falan gündeme getirmiyor. Destek olması gerekenlerin engel olduğunu belirtiyor. Kendisine bilgi verilmeden işler yapıldığını açıklıyor. Görüşlerini sadece Başkan'a ve hatta Başkan'ın babasına anlattığını söylüyor. Yani kulüpte bir yönetim iradesinin kalmadığına, yetki kargaşası olduğuna işaret ediyor. Kısa ama açıksözlü ve gerçekçi. İşte 'Tigana duruşu' üç.

Duranlar ve duramayanlar

Tigana, Gerets, Zico... Bu futbol adamları bizim takımlardan gittiklerinde kariyerlerinden bir şey kaybetmez ama her ayrılışta ülke futbolu bir şeyler kaybeder. Kavramlar sakatlanır, değerler aşınır. Dünya futbolundan kopar, sadece bizim anladığımız bir dille konuşuruz bu oyunu... Bugün bunu yaşıyoruz.

Ülke futbolu gibi Beşiktaş da her gün bir öncekine göre kötüye gidiyor... Futbol şubesi sorumlusunun 'moda bir lâf' dediği 'Beşiktaşlı duruşu' var ya, koşullar ne olursa olsun bazı şeyleri yapmamayı, ilke ve değerlerden ödün vermemeyi anlatır o kavram. 'Tigana duruşu', 'Beşiktaşlı duruşu'na ne kadar benziyor.


Ibrahim Altinsay / Radikal Gazetesi 16.05.2007

Umut Tutun
16-05-2007, 11:20
kapak kapak kapak!...

Gürhan Oğuz
16-05-2007, 11:54
sözün bittiği yer
altına eklencek yada çıkarılacak bir tek harf yok
okuması gerekenler yani yöneticiler yine deve kuşu misali kumlar arsında saklambaç oynayacakalr ne yazıkki

hani diyoruz ya
buda alayına gitsin

Şenel Kızıldaş
16-05-2007, 12:52
.

Birkan Bürüngüz
16-05-2007, 15:22
"Büyük paralar verip bir hocayı takımın başına geçiriyorsunuz, sonra ona gerekli desteği vermiyorsunuz. Üstüne üstlük bıktırıp kaçırtmaya çalışıyorsunuz. İşsiz teknik direktörlerin, bazı yazarları ve yöneticileri alet edip kaynattığı kulisler de cabası... Teknik direktörle sözleşme imzalamak bir saniyelik iş. Yöneticilik onlarla verimli bir çalışma ortamı oluşturmakta. Bizde yöneticiler her şeyi biliyor zaten. Hiç teknik direktör olmasa daha mutlu olacaklar ama sonra başarısızlığı kimin üstüne atacaklar... "

İşte kilit cümleler bunlar. Eğer bir iş yaparken seni bu işin başına getirenler destek vermiyorsa yaptıklarına, sözlerinde durmuyorlarsa o iş çokdan yalan olmuştur.

Burhan Gümüş
16-05-2007, 15:30
Doğru edilmiş bir söz üzre konuşmak gerekli midir ?....

Emirhan Oğuz
16-05-2007, 18:01
"O kürdan hepinize kapak olsun!" ifadesinin Beşiktaşlılık gelenek ve ahlakı içerisinden ayrıntılı açımlanması ve latif biçimde belli bir yazı düzenine yerleştirilmesi ;)

Barış Uluocak
16-05-2007, 21:35
ankara maçına hepimiz ağzımızda kürdanla mı gitsek? bu yönetimden kurtulduğumuz gün kendime gelecem...

Serenat Tutaklı
16-05-2007, 23:33
Sarsıldım...Bunları bilmeme rağmen sarsıldım.Sarsılması ve utanması gerekenlerde nasibini alsa keşke.

Can Durukan
16-05-2007, 23:35
bu adamı seviyorum..sahiden seviyorum..

Arda Can
17-05-2007, 00:54
bu yazı alayına gitsin..

Umut Tutun
17-05-2007, 14:13
yaa işte böyle canlar...biz yaşadık hepsini; sağolsun altınsay da toparlamış...
ah be ahali ! ah be canlar ! anlayın artık....

özü şu değil mi:
mesele tigana, ahmet, roger, hans, bosque meselesi değil. alemde, ve de memlekette genel bir arıza var, çöküntü var. bastığımız yerler çürük, basanı her an dibe doğru itecek gibi.

mesele tigana, ahmet, roger, hans, bosque meselesi değil. alttan üste genel bir arıza var. bıkmadı mı herkes her uluslararası maç izlediğinde bunlar nasıl böyle de, biz böyleyiz demekten? düzgün biçimde futbol tartışmasını salt ntv de kodamanlar ve cnn turk te parlak çocuklar mı yapmalı? salt onlardan mı beklemeli sistem sorunlarını ?
ne altyapı ne üstyapı , hiçbir şey yok ey ahali! dan dun, el yordamı ile giriliyor,..sahalara!
başarı, sistem vs... hepsi nizami sahalarda değil, nizami olmayan ama malum matbaa ürünlerinde yazılıyor.reçeteleri teknotratlar veriyor artık. biz gelenlerin sistemine ve niyetine bakmıyoruz artık. ne dendiğine bakıyoruz, en azından öyle isteniyor.
o yüzden yönetimler hocasına " geleceğe bak" deyip, sonra arkasına dönüp, bir göz kırpıp bize " yedik onu, bakmayın öyle dediğimize, gene en üstte olacağız, birinci bitireceğiz her bir naneyi " diyebiliyor.


hadi geçtik ahlak durumlarını, duruşları, geleneği...hadi diyelim yetmiyor onlar. peki. ama uğruna modlar kayan, psikolojiler çökertilen o skortif başarıların zemini de artık çürük. bugünden malı götüren götürüyor, yarın yine herkes yalnız kalıyor. ne altyapı ne üstyapı, ne sistem, ne politika, ne gelecek...hepsi kazı-kazan modunda çünkü. orada bir yerde ama hiç görünmüyor. adı var kendi yok. ama her an görülebilir. " birilerine çıkmış, görenler varmış yahu" modunda birşeyler bekliyoruz. " her an gençler gelebilir, kim getirir, nasıl olur bilmem ama, her an olabilir. du bakalım bekliyoruz."

mesele tigana, ahmet, roger, hans, bosque meselesi değil ki. hiç olmadı ki.
anlayan anladı zaten. ama anlamak istemeyenler için bu kısır döngü,
sonsuza giden "neden böyle ve nasıl olacak" soruları vaad ediyor.

n'ler sonsuza giderken, biz hala şahısların dünyasında cevap arıyor isek, vah halimize diyeceğiz ama, artık gerek yok demeye.

bir de: sen şampiyon olan adamın geleceğini parlak mı sandın "akıllım"?

Salih Güçlü
17-05-2007, 15:18
:)

Birkan Bürüngüz
17-05-2007, 16:24
Tigana bugün yaptığı basın toplantısını gazetecilerin sorularından rahatsız olup terketti. İki gazeteci saçma sapan sorular sordular,Tigana onlara cevaplarını verdi. İçlerinden biri babanız hayattamı dedi. Ne alaka şimdi bu soru. Tigana siz daha basın toplantısını bile haketmiyorsunuz diyerek toplantıyı terketti. Adamı bırakın ülkeden kovmayı basın toplantısından bile soğutuyorlar. Basın kadar satılmış bir kuruluş yoktur herhalde bu ülkede.

Birkan Bürüngüz
17-05-2007, 16:25
yardımcılarımla beraber kasım ayında buraya geldik. sadece 7 aylık sözleşme imzalamak istedim, sözleşme açısından kulüp ile yanlış anlaşılma olmasın diye. iki taraf birbirden memnun kalırsa devam edebilelim diye.. kulüp sözleşmemim devam ettirelim dedi ben de kabul ettim ve 2 yıllığına devam ettirdik. bazı gazetelyerde bir takım yanlış haberler çıktı. genelde benim müzakerelerim 15 dakikadan fazla sürmez. benim de sözleşmenin feshi 15 dakikadan fazla sürmedi. bazı gazeteler bunun 11 saat sürdüğünü yazmış. bu kadar sürmedi, yardımcılarım ve ben gelecek sezonki bütün haklarımızdan feragat ettik. türkiye’ye sözde bir takım mali haklar için gelmediğimi ifade ettim. şimdi istersem avrupa'da pek çok ülkede çalışabilirim. 10’dan fazla teklif aldım, buradakinden yüksek maaşlar tek edildi. ama ben 1 sene dinleneceğim."

"ilk defa bu tip açıklamalar yapmıyorum. monaco’dan da ayrıldığımda 3.5 yıllık hakkımı orada bıraktım. ben hiçbir zaman kulüp için çalıştığım zamandan 1 gün fazla para almadım. bu yüzden görüşmelern 11 saatten fazla sürdüğü öne süren arkadaşlar beni şaşırttı."

"türkiye'den ayrıldığım için üzgünüm. çünkü burayı çok seviyorum. olağanüstü insanlar var. bu sabah tesisteki herkee veda etmek için gittim ve hakiki dostluk anları yaşadık. bazı oyuncularım ağladı ve bu benim için çok zor bir andı."

"başarıya çok yaklaşmıştık. dönüm noktası ocak ayıydı. ocak ayında etrafımda bir boşluk yaratıldığında, haziran ayında gitmemi teklif etmeleri gerekirdi. bu sayede hepimiz doğru yerde doğru şekilde çalışabilirdik. çünkü ocak ayından itibaren kulübün geleceği için çalışamadıkm. çünkü gidecek olsaydım bile kulübün geleceğini hazırlamak isterdim. benim için önemli olan kulüptür ve geride bıraktıklarımdır. kazandığımız 3 kupa değil önemli olan; önemli olan monaco’da yaptığım gibi henry, trezeguet, sagnol gibi oyuncuları getirtmekti."


"dış baskılara maruz kaldım. benim ifadelerim farklı yansıtıldı. bu da bazı taraftarların şiddete başvurmasına neden oldu."

"celal bey'in gelişinden bu yana ve onun arkasında kendisini tanımadığım sinan engin, kulübün içinde bir rahatsızlık meydana geldi. ve bunu yönetmek çok zor oldu. ama buna rağmen fena da idare etmedik. kalan 2 maçı kazanmalarını istedim oyuncularımdan. çünkü beşiktaş'ın şampiyonlar ligi'ne katılması gerekiyor."

Birkan Bürüngüz
17-05-2007, 16:27
işte tigana'yi kizdiran soru
beşiktaş teknik direktörü jean tigana'yı böylesine kızdıran soru, hürriyet gazetesi'nin deneyimli beşiktaş muhabiri ve yazarı ismail er'den gelmişti. ismail er, fransız teknik adama bir anda "babanız hayatta mı?" şeklinde bir soru yöneltti. ve hiç de beklenmeyen bu soru karşısında tigana önce şaşırdı, ardından "öldü" yanıtını verdi. ve karşıdan gelen "allah rahmet eylesin" şeklindeki yanıtı bile dinlemeden bir anda ayağa fırlayıp "sizin gibi insanlar olduğu için toplantıyı burada bitiriyorum" dedi..

nereden çikti bu soru?
jean tigana, bursaspor maçı sonrasında yaptığı basın toplantısında sözü başkan yıldırım demirören'in basası erdoğan demirören ile yaptığı görüşmeye getirmiş ve yaşadığı sıkıntılar hakkında "başkanın babasına da bunları ilettim." demişti.

ismail er'in bu sebeple tigana'ya "babanız hayatta mı?" diye sorduğu, "evet" yanıtı alsaydı "ben de sizi babanıza şikayet edeceğim" dediği öğrenildi.

Serenat Tutaklı
17-05-2007, 16:29
Biraz önce Ntv'de izledim görüntüleri.İnanamıyorum,basının bu ahlaksızlığı,bu çok bilmiş tavrı.

Her şey bir yana kilit noktayı söylüyor Tigana.Ocak ayında Kolot'un gelmesi ile her şey değişti diyor.Tanımadığım Sinan Engin'in müdahaleleri diyor.Olamaz böyle bir şey demek geliyor içimden ama zaten bilmiyor muyduk?!Ümraniye'nin patronu benim diyen egosunun esiri olmuş,Kolot'un ellerinde Beşiktaş.

Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim diye boşuna dememişler.Sinan-Kolot

Sessiz kalmayalım diyoruz her seferinde ama kalmayalım gerçekten.Olabilecek tüm tatsızlıkları yaşadık ve yaşıyoruz.Gidin artık lütfen gidin,terkedin bu kulübü!

Şu son tavrı da İbrahim Altınsay'ın yazısında bahsettiği duruş için 4.madde olur.

Burak Sığırcı
17-05-2007, 16:48
yazıp yazıp siliyorum anasını satayım. BEŞİKTAŞım kimlerin elinde oyuncak, kimlerin dilinde paçavra satış malzemesi...

adamı rahatça çalıştırmadınız; sürekli aşağıladınız; yetmedi iftira attınız! size mi kaldı ulan BEŞİKTAŞ!

"bu renk hoca bir tek BİZde var" diyen sinan engin kalasının mı BEŞİKTAŞ!

kolot gibi bir sonradan görme züppenin, kendi deyimiyle "avrupa eğitimi görmüş" dangalak bir dolar milyonerinin kıçının altındaki koltuk mu BEŞİKTAŞ!

"teşvik etiktir" diyen, beyni pislikten sulanmış, samet aybaba hayranı uğursuzun mu BEŞİKTAŞ!

köşelerini ercan saatçi damat feritine, fener borazanı osuruk makinasına açan bir paçavrada BEŞİKTAŞ "haber"leri geçen gerizekalı bir muhabirin mi BEŞİKTAŞ!

baba parasıyla BEŞİKTAŞıma başkanlık yapabileceğini zanneden BEŞİKTAŞLILIKtan nasibini almamış zatın herhangi bir şirketi mi BEŞİKTAŞ!

dağılın ulan!

Önder Mutlu
17-05-2007, 18:02
debelendikce camura batiyoruz ; bu yönetim gitmedikce bu bataklık kurumaz....ama ne yapalımki paranın gozu kor olsun...

Emirhan Oğuz
17-05-2007, 18:48
Onursuz pislikler, lağım parazitleri, engin ayrık ot'ları... gün sizin gününüz... durun bakalım... neler olacak hep beraber göreceğiz.

Eren Cemaloğlu
17-05-2007, 19:20
ismail er'in babası hayatta mı???eğer hayattaysa onu kim şikayet edicek???yarınki gazetelerde cıkacak haberi biliyorum.TİGANA,MUHABİRİMİZİN SORULARI KARŞISINDA ÇARESİZ KALDI VE TOPLANTIYI TERKETTİ !!!
woooww flaş haber !!!
yazık...kimler yönlendiriyo bu ülkeyi yazık...

Gürhan Oğuz
17-05-2007, 19:59
Be hey ismail er, her pisliğin altında sen varsın sana verecek cevap hazırda ama benim terbiyem senin kadar örf çizgisini aşmayacak

Mustafa Ozyurt
17-05-2007, 20:14
[QUOTE=Serenat Tutaklı;25481]Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim diye boşuna dememişler.Sinan-KolotQUOTE]

Sinan-Kolot-Kızıl; 3 kafadar.
Demirören de tüm bunlara izin veren çok değerli başkan!!!!!!

Yeter gerçekten yeter artık.
101. yıl travmasına geri döndüm yeter artık.

Bu nasıl kulüp yönetmektir, bu nasıl Beşiktaş başkanlığıdır.
Herkes kafasına göre...
Sanki G.Birliği OFTAŞ'ı yönetiyorlar.

104 yıllık camia esiri olmuş 3-5 adamın.

İSMAİL ER; BABANI DA AL GİT ULAN!
TERBİYESİZ,UTANMAZ, ARLANMAZ ADAM.

Utanıyorum böyle başkandan da böyle medyadan da.

Ertan Eylem
17-05-2007, 20:20
Selam Olsun Sana SON KİŞOT

Ertan Eylem
17-05-2007, 20:24
Ne dedi TİGANA "alın paranızı gidin!"

Özenç Kurt
17-05-2007, 21:37
nefret bizim gıdamız olmaz diyoruz fakat şu basından
şu beşiktaş camisaından(yönetci ve derin yöneticiler) nefret etmemek
elde değil. özlüyeceğiz seni can tigana, ben burda ağladım nevzat demirde futbolcular neden ağlamasın:(

Erkan Özberk
17-05-2007, 22:36
Tebrikler Tigana. Ama boşuna uğraşma, onların Allahı para bu saatten sonra değişmezler.

Şenel Kızıldaş
17-05-2007, 23:17
umarım bu yazıyı okuyan başkalarıda vardır...

Onur Sarısoy
18-05-2007, 00:09
merci pour le "İbrahim Altınsay'ın yazısı" gerçekleri nasılda güzel anlatmış...

Şenel Kızıldaş
18-05-2007, 00:17
sevgili sinan engin edit kolot edit demirören double edit...

Cem Ozel
18-05-2007, 00:43
isimlere bakınca Tigana iyi bile dayanmış diyor insan sinan Engin, Celal kolot.. birde üzerine İsmail Er son noktayı koymuş. Bunlar Beşiktaşlı !!! üzülmemek elde değil..

Birkan Bürüngüz
18-05-2007, 00:57
umarım okuyup anlayanlar vardır...

Burak Güven
18-05-2007, 08:45
Hiç birimiz eleştiriyi sevmiyoruz, kimbilir arka planda neler döndü 1.5 yıl boyunca kim ne bilebilir ki?

Tigana gitti, gittiği günde bitti, artık önümüze bakalım...

Gürhan Oğuz
18-05-2007, 09:31
Daha dün babanı soran, sana P.. demeye çalışan medya karşısındaki duruşunla,
adam gibi adamlığını bir kez daha gösterdin...
SEN BU ÜLKEYE FAZLA GELDİN HAZMEDEMEDİLER..


Kolot ve Sinan Engin kına yakarlar artık..

Burak Güven
18-05-2007, 10:35
Tigana'nın adamlığına değil kendim baba'ma bile laf söyletmem. Evet efendiydi, sessizdi, yeri ve zamanında konuşup, aciz yönetim karşısında dimdik durabiliyordu fakat;

Teknik direktörlük kısmını bırakında eleştirebilelim biz taraftarız, bizler bu kulübün sahipleriyiz...

Dönüp bakıldığında elde olan sadece 2 Türkiye kupası, lig 3. lüğü ve bugün henüz sonuçlanmamış 2. lik var.

Düşme hattının 40-42'lerle sonuçlanacağı bir ligde 58 puan almak hele hele BEŞİKTAŞ gibi bir takımın 58 puanda düşme hattına sadece 16 puan uzakta olması gerçek bir teknik direktör başarımısıdır düşünmek isterim.

Eğerki diğer takımların performansı biraz daha iyi olsa geçen sene 83 puan ile biten lig 1. liğne tam 25 puan uzak olmak demek bu.

Kazanılan gençlere gelince elde Serdar Kurtuluş dışında kazanılan tek bir futbolcu varmı? Burak'ı, İbrahim'i Fahri'yi Baki'yi hep suçladık durduk, bunlar adam değil, topçu değil dedik sizce gerçektende öylelermi? Hiç düşünüldümü geleceğin yıldızları olacak bu oyuncuların neden top oynamayı unuttukları.

Tigana evet efendidir, saygılıdır adam gibi adamdır ama asla Beşiktaş'ın Teknik Direktörlüğü'nü yapacak seviyede bir bilgi sahibi değildir.

İnadına dedik, sustuk, sabrettik ama kendi gitti.

Bırakalım o zaman artık geçmişi önümüze bakalım, hep diyorum gidenin arkasından feryat edeceğimize, geleceği sorgulayalım.

Efendiliğin için saygılarım sonsuz Jean Tigana ama teknik direktörlüğün için yeşil çimler artık senin çiçek yetiştireceğin alanlar olsun, uzak dur futboldan bir süre...

Saygılar.

Emirhan Oğuz
18-05-2007, 13:30
Burak, burada Tigana'nın adamlığı veya teknik direktörlüğünden başka bir şeyi konuşuyoruz.

Arkadaşlarımızın konuyla bağıntılı diğer başlıklara da bakmasını ve gelişme eğilimi gösteren tavıra odaklanmasını arzu ederiz.

Yoksa, valla bu forumda Şeref Stadı, Mithatpaşa (o zamanki adıyla) ve Sami Yen'de toz yutmuş belki de tek ferd-i vahit olarak benim de çok acayip mevzum olur konuşacak, iş tekniğe taktiğe geldiğinde; düzenleyin bir panel, beni de konuşmacı yazın.

Alınmak darılmak yok...

Ugurkan Ates
18-05-2007, 14:23
asagidaki yaziyi eksi sözlükte gördüm.tigana basligi altindaydi. yazan kisi "simitci" adli bir arkadastir.Hislerim(e)imize tercüman olmus. buyrun okuyun.



turkiye'deki carpik futbol duzeninin kurbanlari olarak listeye ismini yazdiran teknik direktor. tigana fulham'dayken transfer konusunda el fayed tarafindan kendisine yapilan suclamalardan sonra tum teklifleri reddedip fulham'a actigi davanin sonuclarini bekleyecek kadar hassas bu konuda. turkiye'de de hakettiginden tek kurus fazla aldigina inanmiyorum. ama belki de yonetimin kendisini yipratma kampanyasi cercevesinde cok sacma sapan suclamalarla karsi karsiya kaldi. kulup kendi web sitesinden bunlari yalanlamadi bile.

tigana'ya delgado transferinde kulube fazla para odettigi yonunde elestiriler vardi bunu fanatik'in besiktas muhabiri orhan yildirim yazdi. erman toroglu defalarca sozunu etti. daha gecen hafta canli yayinda "delgado'ya besiktas talip olmadan once konusulan bonservis bedeli besiktas'in verdiginin cok altinda" dedi. oysa ki internette basit bir arama yapan her insan bunun yalan oldugunu gorebilirdi, nitekim marpione de sozlukte bunun yalan oldugunu ispatladi (bkz: #10159927).

hakkinda yapilan yalan haberlerin surusune bereket. daha cok ornek var. daha gectigimiz pazartesi gunu hurriyet'in "acar" besiktas muhabiri ismail er tigana'nin takimi bilerek sabote ettigini yazdi. bu haber yalanlandi ve hurriyet gazetesinden de kaldirildi.
http://www.kartalhaber.com/haber.php?haber_id=14160

iste turkiye'de futbolun sorunu ismail er, orhan yildirim ve erman toroglu gibi "cakallarin" her sene ortalikta utanmadan dolasirken, basini yedikleri ve sadece isini yapmaya calisan saygin insanlarin cok agir faturalar odeyerek kusturulmesidir. ben eminim ki erman toroglu iftiraciligi yuzune vurulmadan "ah hocam turk futbolunda neler oluyor" diye timsah gozyaslari dokerek milyon dolarlari goturmeye devam edecek, acar besiktas muhabirleri tesislerde yakin olduklari yoneticilerin emrinde yalan haberler patlatacaklar, her sene ronaldinho'yu, ronaldoyu besiktas'a transfer edecekler, besiktas'in elindeki kadronun nefisliginden dem vuracaklar ve mevkilerini koruyacaklar.

mafya babalariyla "abim canim, pasaport hazir", "emret babam", "kurbanin olayim" tadinda konusma yapan, kulubu mafyanin cikarina kullanan tombalak exmenajerlerler, baskana akil verecekler, yorumculuk yapacaklar. "bir tek besiktas'in basinda zenci hoca var" diyenler irkciliktan yargilanacaklar mi? yoksa tekrar besiktas'in basina menajer olarak mi donecekler?

tigana tazminat icin gitmiyor diyenler simdi en ufak ozur dilecekler mi? "yahu adam bizden duzgunmus" diyecekler mi? "haksiz ciktik, ozur dileriz" deme erdemine sahip olabilecekler mi? hayatlarinda hic 2.5 milyon dolari reddetmisler mi?

burasi oyle bir ulke ki lucescu sampiyonlar ligi'nde ceyrek final oynattiginda bile real madrid'e elendigi icin cok agir elestirilere ugramisti. zira florqin'li, perez'li, capone'li kadronun real madrid'den daha iyi oldugu ama lucescu'nun korkak iddia ediliyordu. simdi o ceyrek finali gormek icin neler vermezdik hepimiz. artik sampiyonlar ligi gruplarina kalmayi bile basari sayiyoruz.

ama iste lucescu'yu yok eden, joachim low'u "acemi low" lakabiyla kuyrugunda tenekelerle geri yollayan duzen, lorant'in adini "koylu lorant"a cikaran, daum'un lakabini "kaliteli! daum"a ceviren duzen cehalet duzenidir. bu yorumcular, yoneticiler, muhabirler yalan iddialarini internetten kontrol edecek lisan ve kulturden bile yoksun, kendisini kulubun dar cevresine hapsetmis bir zavallilar grubudur. bunlar kovulmayip tigana kovuldugu zaman bu memlekette maalesef futbol ilerlemiyor. ne zaman sahada yanlis yapan hoca kadar, yalan haber yapan muhabir de gorevinden olur, ayni acimasizlikta elestirilir, o zaman belki futbol biraz ilerler.

forza besiktas

Gürhan Oğuz
18-05-2007, 14:33
Bu ülkede medyanın sahibi Doğanlar - Cinerler olduğu müddetçe
ve bunlarında fener yanlısı tavrı ve partizanlığı sürdüğü müddetçe
ÇOK TİGANALAR harcanacaktır.

Muhittin Saban
18-05-2007, 15:38
Gürhan abi;

Ya Tayyip (Fen)Erdoğan gibi Başbakanlar?

Burak Güven
18-05-2007, 15:48
Burak, burada Tigana'nın adamlığı veya teknik direktörlüğünden başka bir şeyi konuşuyoruz.

Arkadaşlarımızın konuyla bağıntılı diğer başlıklara da bakmasını ve gelişme eğilimi gösteren tavıra odaklanmasını arzu ederiz.

Yoksa, valla bu forumda Şeref Stadı, Mithatpaşa (o zamanki adıyla) ve Sami Yen'de toz yutmuş belki de tek ferd-i vahit olarak benim de çok acayip mevzum olur konuşacak, iş tekniğe taktiğe geldiğinde; düzenleyin bir panel, beni de konuşmacı yazın.

Alınmak darılmak yok...

Konu'nun başlığı zaten Tigana ve Beşiktaş'lı duruşu Emirhan Üstad'ım, ayrı birşey yazmadım, efendiliğine, adamlığına babam gelse laf söyletmem dedim, bunun dışında içimden gelen, söylemek istediğim bir kaç şey yazdım.

Ne alınıp darılması, hemde sen? AAşa...

Mustafa Ozyurt
18-05-2007, 17:44
TEK GÜVENCE TARAFTAR

Öyle anlaşılıyor ki, Beşiktaş kulübünün yönetimi bitmiştir. Menajerliğe Sinan Engin'i, teknik direktörlüğe Samet Aybaba'yı getirmek isteyen bir oluşum kulüp yönetimini parmağında oynatmakta mıdır, bilmiyorum. Ama Tigana'nın açıklamalarının ardından ciddi kuşku içindeyim.

Beşiktaş, parayı bastıranın yüz yıllık çınara salıncak bağlayacağı bir eğlencelik değildir.

Artık bu kulübün yegane dayanağı, perde arkasından komplo tezgahlayanlarla perde önünden onların tetikçiliğini yapanlara dur diyecek taraftarıdır. Beşiktaş'ın başka bir güvencesi kalmamıştır.

Şu her daim sözünü ettiğimiz 'Beşiktaşlı duruşundan' geriye bir şey kalıp kalmadığını önümüzdeki günlerde göreceğiz!

Adnan Bostancıoğlu'nun yazısının son kısmı.
Muhtar başka bir konuya mı bağlar bu konuyu bilmiyorum ama üzerinde ayrıca tartışılması gereken bir konudur bence.

Emirhan Oğuz
18-05-2007, 18:24
Konu'nun başlığı zaten Tigana ve Beşiktaş'lı duruşu Emirhan Üstad'ım, ayrı birşey yazmadım, efendiliğine, adamlığına babam gelse laf söyletmem dedim, bunun dışında içimden gelen, söylemek istediğim bir kaç şey yazdım.

Ne alınıp darılması, hemde sen? AAşa...


Estağfurullah kardeşciğim :)

Kemal Kara
18-05-2007, 18:27
ali güneş in de kınası var yarın inönüde..lanet olsun

Gürhan Oğuz
18-05-2007, 18:36
Gürhan abi;

Ya Tayyip (Fen)Erdoğan gibi Başbakanlar?


muhittin dostum
cin-fen-doğan olur yakında,
bak sen o zaman

yumurtakafa yılmaz
18-05-2007, 18:45
ÇARŞI HERKESE KARŞI...
Bu lafı hala çok severim aslında içinde bir çok sorularıda barındırır. Küstah basına ve kişiliksizliklere inat, biz hala karşıyız.
Neye mi ???
İşte böyle adaletsizliklere, kirliliklere, pisliklere karşıyız.

Kına yak sinan engin, kınan hayırlı olmasın.

Keşke TİGANA gibi onurlu yaşamayı öğrenebilseydin.

MUHTAR
18-05-2007, 19:43
Tigana'nın ardındanÖyle anlaşılıyor ki, Beşiktaş kulübünün yönetimi bitmiştir. Menajerliğe Sinan Engin'i, teknik direktörlüğe Samet Aybaba'yı getirmek isteyen bir oluşum kulüp yönetimini parmağında oynatmakta mıdır, bilmiyorum.



Tigana'nın Beşiktaş'a oynattığı futboldan memnun değildim. Görev yaptığı 20 ay boyunca, "evet, işte bu!" dediğim maç sayısı 3'ü, 5'i geçmez.
Ama konumuz, ne kanat zaafları, ne son iki maçta iflas eden çizgi savunma, ne kadro seçimindeki bazı ısrarlı ve sinir bozucu tercihleri...

Konumuz, Tigana'nın giderayak yaptığı son basın toplantısında söyledikleri... Ve elbette spor basınının bir kısmının tavrı...

Sırayla gidelim...

İNSANLIK DERSİ
Tigana, istese bir ay daha görevini sürdürerek Beşiktaş'tan 2.3 milyon euro daha alıp gidebileceğini, lakin böyle bir yola başvurmadığını söyledi, ki haklıdır. Fransız hoca, kulüple inatlaşsa, onu göndermek isteyen yönetim, tıpkı Del Bosque olayında yaşandığı gibi ağır bir bedel ödemek zorunda kalacaktı.

Ama karşımızda kelimenin tam anlamıyla düzgün bir insan var. Bizim futbol dünyamızın alışkın olmadığı türden bir kişilik... Hakkında ileri geri atıp tutanların (ilgili davayı kazandığı halde, sürekli 'komisyon aldı' imaları yapan ahlak yoksunlarını sizler de bilirsiniz), eminim hiçbirinin yapamayacağı bir jesti yaptı Jean Tigana... İnsanlık dersi verdi.
Ama anlayan nerde?

Bunları açıkladığı basın toplantısında bile, ekranda göremediğimiz ama orada bulunduğuna göre gazeteci olduğunu düşünmek zorunda olduğumuz bir kişi aynen şöyle soruyordu: "Hoca deminden beri ağlıyor, ajite çekiyor... Madem Ocak ayında etrafını boşalttılar, niye o zaman gitmedi? Para için mi? Böyle konuşuyor ama Türkler misafirperverdir vb..."
Şimdi bu sorudan(!) ne mana çıkarmamız gerekir?

Allah aşkına, böyle bir 'soruyu' soran kişi hakkında, Tigana'nın eleştirdiği her kim varsa, artık Kolot'lar mı, Engin'ler mi, her kimse... Onların tetikçisi olduğu konusunda kuşku duyar mısınız?

Bu, maalesef Türkiye'deki futbol basınının vasatıdır.

FUTBOL AHLAKI VEDA ETTİ
Her gün spor gazetelerinde, spor sayfalarında Avrupa futbolunun zirvesindeki sayısız teknik direktörün adı geçiyor. Yok Fener'e geliyor, olmadı Beşiktaş'a, bilemediniz Galatasaray'a... Son bir yıldır, Zico'nun, Tigana'nın, Gerets'in karşı karşıya kaldığı muameleyi düşününce, insan kendi takımı için bile olsa, bu isimlerden birinin bu ortamda heder olmasına gönlü elvermiyor. "Aman gelmeyin" demek istiyor, "buradan çıkamazsınız. Kerrat cetvelini bilmeyen, Türkçe yazma özürlü adamlara yem olmayın!"

Tigana, malum 'gazetecinin' "babanız yaşıyor mu" sorusu karşısında, onurlu bir insanın yapması gerekeni yaptı ve salonu terketti. Bu terkediş, futbol ahlakının Türkiye'ye veda etmesidir. Başka bir şey değil.

Basın toplantısında söylenenlere dönelim...

Tigana, Celalettin Kolot'un ve onun arkasında olduğunu düşündüğü Sinan Engin'in bu yılın başından itibaren kulübü destablize ettiklerini söyledi. Açık seçik ve net bir ifade: "Kulübü karıştırdılar!"

TEK GÜVENCE TARAFTAR
Öyle anlaşılıyor ki, Beşiktaş kulübünün yönetimi bitmiştir. Menajerliğe Sinan Engin'i, teknik direktörlüğe Samet Aybaba'yı getirmek isteyen bir oluşum kulüp yönetimini parmağında oynatmakta mıdır, bilmiyorum. Ama Tigana'nın açıklamalarının ardından ciddi kuşku içindeyim.

Beşiktaş, parayı bastıranın yüz yıllık çınara salıncak bağlayacağı bir eğlencelik değildir.
Artık bu kulübün yegane dayanağı, perde arkasından komplo tezgahlayanlarla perde önünden onların tetikçiliğini yapanlara dur diyecek taraftarıdır. Beşiktaş'ın başka bir güvencesi kalmamıştır.

Şu her daim sözünü ettiğimiz 'Beşiktaşlı duruşundan' geriye bir şey kalıp kalmadığını önümüzdeki günlerde göreceğiz!

Adnan Bostancıoğlu

Sinan Dedeli
18-05-2007, 20:52
bir besiktasli bir teknik adamindan önce besiktasli gibi adam gibi adam durusunu bekler sonra sampiyonluk. su an o kadar sinirliyim ki artik sinirden aglamakli yaziyorum, bazi para babasi ve bunun kalemsorlügünü yapan serefsizler bu takima gölge düsürmüslerdir. ve karsisinda besiktasli durusuyla tigana onurlu, ahlaklı, gururlu bir sekilde gitmistir. yolun acik olsun tigana.

Namik Kartaloglu
18-05-2007, 21:40
Bizi yillar önce sampiyon yapan alman antrenör Daum ulkesinde kokain kullandigi gerekcesiyle mahkemelik olmustu ve bu haber Daum Besiktas´ta antrenörluk yaptigi dönem icinde ligin birinci gununden taaa ki ayrilana kadar devam etti. O dönemlerde "Profosyenel" futbolcular gollerinden sonra saha cizgilerini burunlarina cekmeye basladilar. Ne ilginc ki bir dönem sonra yine o kokain ceken antrenör o saha cizgilerini burunlarina ceken takimin antrenöru oldu o zaman kokaincilik olayi artik bir kötu aliskanlik olmaktan cikmis sosyetenin "zararsiz" eglence araclarindan biri olarak TUM TURKIYE ye lanse edilmisti.

Simdi biz igne cuvaldiz meselesine yine geri dönelim; Biz ne zaman kokain olayinda kolpa basinin karsisinda Daumun önunde siper olduk? hic bir zaman! sesimiz cok cilizdi nerdeyse utanarak Daum u koruyorduk. Adamin antrenörlugunu hic kullanmadik adamin degerini hic gundem konusu yapmadik hep getirilen gundeme sadece savunma hazirlamaya calistik, ciliz sesimizle. hatta bazilarimiz gitsin dedik cunku Ahlak kurallarimiza aykiriydi kokain kullanmak!? oysaki Turkiye de o kurallar neredeyse kalmamis ti! biz neyin pesindeydik?

Biz Tigana ya Can dedik ama yine sesimiz cilizdi, sesimizi yine duyuramadik Tigana bize cok seyler birakti! (baska bir yazimda da demistim) O istesede istemesede önumuzdeki 6-7 yil icinde kulaklari cok cinlayacak her cinladiginda da Halkin Takimi bir daha hakli cikacak cunku her defasinda dedigimiz durusuyla, futbol kisiligiyle Besiktas a kazandirdiklarini anacagiz. Eger (tahmini) Sinan Aga hemen alt ust etmezse.

Ben igneyi Kolpa basina ama Cuvaldizi kendime batiriyorum tersi degil. Bu gunden itibaren kolpa basinda cikan her "kolpa haberin habercisine" özelimden en okkali cevabi verecegim. Bugun Ismail Er iyi bir mail aldi benden, egen meseye yagmur yagmis demezse!

Serenat Tutaklı
18-05-2007, 22:15
Tigana giderayak iyiliğin kralını yapıyor bizlere.Bakın ben yüzünden gidiyorum,sizin kulübünüzde dışardan yönetime dahil olanlar var diyor.İnsana işini yaptırmıyorlar ve bu olduğu sürece başarı gelmez diyor.Anlayın diyor.Ama hala bunca olana karşı Tigana iyi adam ama hoca değil söylemleri dolaşıyor.Uyanın be yahu mesele hocalık değil.Keza "bir süre futboldan uzak dur" diye Tigana'ya icazet vermek de işin trajikomik boyutudur.

Mustafa Ozyurt
19-05-2007, 01:08
Biraz değerlendirme dışında olacak ama içimden geldi Atilla İlhan'ın bu dizeleri:

ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili

telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili..

Devrim Doyran
19-05-2007, 17:37
Tigana'nın ardından yazılan bu yazılar gerçekten güzel. Ancak Tigana görevdeyken bu kadar destkleyici yazılar yazılmadı bu kadar iyi savunulmadı medyada. Savunulduysa da benim haberim olmadı, o da benim eksiğim olsun varsın.

Adnan Gur
21-05-2007, 01:26
Tigana'nın ardından yazılan bu yazılar gerçekten güzel. Ancak Tigana görevdeyken bu kadar destkleyici yazılar yazılmadı bu kadar iyi savunulmadı medyada. Savunulduysa da benim haberim olmadı, o da benim eksiğim olsun varsın.

Çok doğru ama hiç olmazsa bu yapılıyorya bu bile beni çok sevindirdi. Ama bizler bu yönetimle daha çok utanmalar daha çok üzülmeler yaşarız. Parası olanın değil adam gibi adamların yönetici olmamasından gayri..

Berk Sezenler
21-05-2007, 02:09
Kıl olan ve akıllı olan yazarlar kendini belli eder.
Kimisi daha sezon başlamadan önce,hazırlık maçlarında sağ ve sol bek oyuncuları ileri çıkmıyor diye hocanın futbol bilgisinden şüphe eder...Kimiside hoca gittikten sonra kazandırdıklarına bakar.

Erkan Özberk
22-05-2007, 22:32
Aybaba’ya destek için 14 bin imza
Mecidiyeköylü Beşiktaş taraftarları, Samet Aybaba’nın takımın başına getirilmesi için 14 bin imza topladı.

İSTANBUL - Beşiktaş’ta, sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilen Jean Tigana’nın yerine teknik direktör arayışları sürerken, bir grup taraftar Samet Aybaba’nın göreve getirilmesi için imza toplamaya başladı. Mecidiyeköylü Beşiktaş taraftarları, bin 120’si kongre üyesi olmak üzere 14 bin imza toplayarak, Samet Aybaba’nın takımın başına getirilmesini için harekete geçti.
Haberin devamı www.ntvspor.net

Al bir de burdan yak!!!

Muhittin Saban
22-05-2007, 22:55
Erkan'cım biz yakmıştık zaten oradan :-))

http://www.halkintakimi.com/forum/showthread.php?p=26247#post26247

Erkan Özberk
22-05-2007, 23:45
Neyse orda görmeyenler burdan da bakabilir . benim gibi :D

Bulent Golbas
23-05-2007, 01:14
Samet Aybaba mi.. sakadir herhalde.. :eek:

Deniz Can
25-05-2007, 12:22
Tigana gidince…
Ancak geçmiş tecrübelerimize dayanarak biliyoruz ki Tigana gittiğinde herşey sıfırdan başlayacak. Ve bunun nedeni yeni gelecek teknik direktör olmayacak.


Romalılar Mısır’ı işgal ettiklerinde olağanüstü bir tarım ve vergi sistemi edindiler; Yunanistan’a girdiklerinde ise idare bilimini ve felsefeyi. Roma hukukunu kullanan Avrupalılar, kişilerin mallar ve insanlar üzerinde istediği gibi ve acımasızca tasarruf yapma hakkına ait sorunu İslam hukukuyla tanıştıktan sonra çözdü. Kağıt Avrupa’ya İslam devletinin Çin medeniyetiyle tanışması sonrası girdi. ABD, Hitler’den kaçan Alman bilim adamları sayesinde dünyanın en önemli üniversitelerine sahip oldu. Biz kanunlarımızı Avrupa devletlerinin kanunlarından adapte ettik. Ve Atatürk, ulusuna “muasır medeniyetler seviyesini” hedef olarak gösterdi. Bütün bunlar medeniyetler diyaloğunun kazandırdıklarının sadece birkaç örneği.

Beşiktaş bu anlamda Türkiye’nin şanslı kulüplerinden biri olmalı. Kulübün son 15 yılına baktığınızda olağanüstü bir kültür zenginliği kazanmış olduğu tahmininde bulunabilirsiniz; değiştirdiği 10 kadar teknik adamın Avrupa’nın farklı bir ülkelerinden geldiğini ve farklı futbol kültürlerini temsil ettiğini düşünürseniz. Bunların hepsi kendi ülkesinin futbolu ve kültürünün özelliklerini birebir taşımasa da zengin bir karışım oluşturdukları muhakkak.

Dolayısıyla, Feldkamp, Daum ve Briegel’den Alman, Scala’dan İtalyan, Milne ve Toschak’ten İngiliz, Lucescu’dan Balkan ve yine İtalyan, Del Bosque’den İspanyol ve nihayet Tigana’dan Fransız sistemini ve futbolunu öğrenmiş bir kulüpte olağanüstü bir birikim olduğu sonucuna varabiliriz. Ancak neden kulağıma bu kadar güzel gelen bu düşüncenin doğru olduğuna inanmıyorum ki??!!

Gerçek şu ki, Beşiktaş yönetimleri kendilerine doğru soruları soramadıkları için bunların toplamında elde edebildikleri sadece bir hiç! Avrupa Birliği’ni arkasındaki milyonlarca sayfa çalışmadan bağımsız olarak, basit emellerle suçlamakta ve küçümsemekte direnen, kültürlerarası paylaşımdan kazanılacakları ve değişen dünyayı anlamakta zorlanan nice insanımız olduğu gibi, Beşiktaş yöneticileri de, Avrupa’nın bu hatırı sayılır teknik adamlarını -tüm birikimlerinden ve deneyimlerinden bağımsız olarak- kalın kafalı, maddiyatçı, futboldan ve futbolcunun yeteneklerinden anlamayan insanlar olarak görmekte inat etti bugüne kadar. Evet, yönetimler aynı insalardan oluşmuyordu ama zihniyetleri aynı fabrikanın ürünüydü.

İşin garibi, Beşiktaş’ın seçimlerinin arkasındaki araştırmalar sağlıklıydı ki, seçilen teknik adamların herbiri sadece futbol bilgisi ve başarılarıyla değil sağlam kişilikleriyle de ün yapmıştı. İçlerinden neredeyse hiçbiri kaprisli, maddiyatçı ve geçimsiz olduğu için ayrılmamıştı eski kulüplerinden.

Peki neydi Beşiktaş yönetimlerinin anlamadığı?

Gelen teknik adamların ne tür problemler yaşadığını analiz ederseniz çıkan sonuçların az çok benzer olduğunu göreceksiniz:

• Yönetimin işlerine karışması,
• Çabuk ve geçici başarılar beklenmesi,
• Ellerine verilen, özellikle yerli oyuncuların, altyapı yetersizlikleri,
• Basından gelen çelişkili ve hakarete varan eleştiriler
Kimi yöneticiler ilk başlarda, biraz da kendi seçimlerini yükseltmek için, bu teknik adamların arkasında olduklarını, kalıcı başarılar bekledikleri için uzun vadeli çalışmak istediklerini söylese de, kafalarını sözleri kadar değiştirmeyi başaramadıkları için uygulamalar ve sonuçlar hep aynı kaldı.

Tigana -sadece giderken değil- sezon boyunca neler dedi ısrarla? Satır aralarını okudunuz mu hiç? Sürekli tekrarladığı ama yeterince çarpıcı bulunmadığı için ilgili haberin başlığına konulmayan ifadeler arasında şunlar hep vardı:

• Yardımcılarımı bana sormadan görevden aldılar,
• Yönetim benim arkamda durmuyor, bazı yöneticiler aleyhime çalışıyor
(Özellikle “sabah öptüğüm insanın arkasından kötü düşünmem” cümlesi tokat gibi bir dersti herkese)
• Türkiye’de 19-20 yaşına geldiği halde altyapısını tamamlayamamış çok fazla oyuncu var,
• Altyapının başındakilerden aylardır randevu alamadım, zaten sürekli değiştiriliyorlar
• Medyada benim transferlerden komisyon aldığımı iddia eden insanlar var

Düşünün ki, Tigana Fulham ile olan mahkemesi sonuçlanmadan takım çalıştımayan, bu arada boş durmayıp Afrika’ya yardım taşıyan, Beşiktaş’lı futbolcuların taksitleri geciktiğinde kendi cebinden ödeyen, kendi tazminatından vazgeçen ve yardımcıları mağdur olmasın diye tazminatlarını kendi karşılayan bir insan. Ancak bunlar bile herşeyi ondan daha iyi bilenler tarafından (!) karalanmasına engel olamadı. Acaba ona namus dersi vermeye kalkışan bu insanlar bunların hangisini yapmaya cesaret edebilirdi?

Herşeyi bilen medya…

Bir de medya faktörü var tabii. Son zamanlarda iyice trajikomik hale geldi medyada yazılanlar. Sezon boyunca “pasif, beceriksiz” olan Zico “sabırlı, karakterli” bir adam oluverdi üç günde. Oyunu okumayı bilmeyen, “!!!!!“ Tigana, Türkiye’ye gelen sayılı değerlerden oldu aynı kişilere göre. Kimine göreyse futbolculara büyük katkısı olan Tigana, bir haftada “dereyi görmeden paçayı sıvayan, büyük konuşan” bir adam oldu.

Öyle ya, Zico da Gerets de Tigana da burada yepyeni bir karaktere kavuştular. Futbola yeni bir bakış açısı kazandılar. O zavallı tecrübelerinden sonra gerçek yöneticilerle ve gerçek bir ligde deneyim kazandılar.

Madem biz onlardan daha iyisini bildiğimizi düşünüyoruz, neden bizim Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası vb kaldıran futbolcularımız ve tekink direktörlerimiz yok, hiç düşündünüz mü?

Anlayamıyoruz…

Sonuçta anlayamadığımız şu;

Bir teknik direktör, tek başına başarının ya da başarısızlığın nedeni olamaz. Hele kısa vadede kesinlikle olamaz. Çünkü bir takımı başarıya götüren etkenler çeşitlidir ve bir bütündür. Örneğin;

• Futboldan anlayan, kendi söylediklerini iyi anlayan ve iyi anlatan, çalışılan ülkenin kültürünü bilen, hatta bu konunun bir numarası Cruyff’a göre, teknik direktörle zıt karakterli yardımcıları olması,
• Futbolcunun kafasının rahat olabilmesi için onları iyi anlayan, dertlerini çözebilen ara yöneticiler olması, bunların kaprisleriye değil karakterleriyle öne çıkan insanlardan seçilmesi,
• Altyapının başında deneyimli ve birden fazla (farklı bakış açısına sahip) hoca olması,
• Oyuncu tercihlerini, kapılarını çalan menecerlerin sunduklarından değil, kendi uzun vadeli araştırmalarına göre yapacak yöneticiler olması,
• Takımdaki ücret dengelerinin doğru yapılması, oyuncunun istediği fiyat ile ederi arasında denge olması,
Bunlardan sadece birkaçı.

Bunların hangisinin Beşiktaş’ta olduğunu bana söyleyebilir misiniz? Bana göre hiçbiri. Bu nedenle de Beşiktaş’tan uzun vadeli başarılar beklenmesi hayalden öte bir şey değil. Bugün ikinci olmak, hatta şampiyonluğu kazanmak büyük bir başarı gibi görünebilir. Ancak geçmiş tecrübelerimize dayanarak biliyoruz ki Tigana gittiğinde herşey sıfırdan başlayacak. Ve bunun nedeni yeni gelecek teknik direktör olmayacak.

Çünkü Beşiktaş bir proje üretmiyor. Türkiye’de ikincilik başarısızlıktır gibi laf salatalarını rafa kaldırıp, bu sezondan elde edilen kazançlara odaklanılmıyor. Serdar ve Bobo’nun gelişiminin arkasındaki nedenler irdelenmiyor.

Geçenlerde okuduğum bir makalesinde Roger Garaudy şöyle diyor: “Hakiki diyalog, ancak herkes başlangıçta başkasından öğreneceği bir şey olduğuna kesinlikle inandığı zmaan gerçekleşir. Ancak herkes diğer insanı, -kendisinin tam anlamıyla insan olması için- kendisinde bulunmayan taraf olarak görüp, buna kesinlikle inandığı zaman var olur.”


Kaan Tuncbilek, NTVSpor

kaan.tuncbilek@siemens.com

Onur Özgen
26-05-2007, 03:19
Jean Tigana... Bizim deyişimizle "Can" Tigana... 1.5 yıl önce geldi herkes gibi çiçeklerle, sevgi tezahüratları ile ve ayrıldı aramızdan tek başına, güle güle bile denmeden. Ama biz dedik Tigana. Pardon "Can" Tigana !.. Biz dedik, ne dedik? inadına dedik, Je T'aime dedik, Lucky Luke dedik kürdanından dolayı değil ama; yalnızlığıından dolayı... Ve anlatamadık "Can" Tigana!.. Derdimizi anlatamadık, biz de anlatamadık, sen de... Şimdi niçin inadına "Can" Tigana dediğimizi açıklıyorum son kez!.. Ama anlamayacaklarını bildiklerime değil, sana inananlara, dolayısıyla, BEŞiKTAŞ'A inananlaradır sözlerim...

inadına Tigana demek ;

inançtı,
Kararlılıktı,
istikrardı,
Yalnızlıktı,
Sevgiydi,
Tutkuydu,
Paylaşmaydı,
Yarım kalmışlığa bir haykırıştı,
isyandı,
idealistlikti,
Emekti,
Saygıydı,
Siyahtı Beyazdı,
Kısacası dostlar,
inadına Tigana demek;
BEŞiKTAŞ'TI !..


inadına Tigana demek ;

Tünelin ucunda gördüğün ışıktı,
Işığa ulaşacağına duyduğun inançtı,
Umuttu,
Umut fakirin ekmeğiydi;
Ama bizim de gönlümüz zengindi,
Sessizlikti,
Fırtınadan öncekiydi,
Belki de Beşiktaşlılığın getirmiş olduğu,
isyankarlıktı,
Kime olduğunu düşünmeden, sadece isyan etmekti boşluğa,
Boşluktan bir cevap gelmeyeceğini bile bile,
Bağırmaktı,
"inadına Ulan" diye,
Simsiyah sonsuzluğa,
Kalbimizin beyazlığını sunmaktı,
Tüm saflığıyla,
Temizliğiyle,
Şerefiyle,
Aynı "Can" Tigana gibi,
Aynı BEŞiKTAŞ gibi...

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"Can" Tigana'nın gittiğinin farkındayız; ama yeni "Can"lar gitmesin, boyun eğmesin beyazımız, bizi içine çekmek isteyen karanlığa... Vazgeçmesin kararlılığımız, inançlarımız bizi biz yapan herşey zorluklardan. Yıldırmasın karanlığın kanlı hançeri bizi yolumuzdan, körelmesin sevgiyle yoğrulmuş siyah-beyaz kalplerimiz, haykırsın doğuştan isyankar olan ruhumuz tüm beyazlığıyla kendini yenilmez sanan ama aslında çoktan yenilmiş olan karanlığa...
işte bu yüzden, inadına Tigana!.. işte bu yüzden, alayına isyan, alayına kArşı bu kalpler... Ama vazgeçmeyeceğiz, bitmeyecek onurlu siyah-beyaz mücadelemiz; çünkü farkındayız, ancak vurursak yıkabiliriz.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ŞiMDi KiM GELiRSE GELSiN, VAZGEÇMEYECEĞiZ iNADIMIZDAN(iNANCIMIZDAN, DOĞRUMUZDAN, KARARLILIĞIMIZDAN, SEVGiMiZDEN, TUTKUMUZDAN, iSYANIMIZDAN... BEŞiKTAŞIMIZDAN)

Ve şimdi haykırıyor isyankar yüreğim bir kez daha :

-Son-kez ve -Son-una Kadar - İnadına "Can" Tigana !..

Anıl Tanrıyar
27-05-2007, 11:20
kim ne derse desin tıgananın hocalıgını hıc bı zaman begenmedım bunun ıcın elımde en az onlarca sebebım var...insanlıgını zaten bılmem tanımam etmem ama onurun yazdıklarını okuyunca kendi kendime MUSTAFA KEMAL PAŞA gibi adammış dedım..lutfen abartmayalım geldi gidiyo işte neyın ınadının peşındesınız önümüze bakalım ne yapılacak onu konuşalım...BEN ERTUĞRUL SAĞLAMDAN YANAYIM EFENDI CALISKAN DURUST BI KISILIK OLARAK TANIDIK YILLAR BOYU...

Erkan Özberk
27-05-2007, 11:32
Serdar Kurtuluş milli takıma çağırıldı. Teşekkürler Can. Fatih Terim'e sormak lazım. Neden Tigana gittikten sonra

Anıl Tanrıyar
27-05-2007, 11:40
herşeyin altında bişe aramayın fatih hocaya bu ülkenin takımı emanet...neden art niyetli olsun tıganayla ne alıp veremedıgı var yapmayın allah askına ya...tıgana kazandırmadı mı bu serdarı oyle bı art nıyetı olsa şimdide almazdı...TEŞEKKÜRLER SERDAR KURTULUŞ SAVAŞÇI KOCA YÜREK...

Şenel Kızıldaş
27-05-2007, 11:43
aklımdan şu soru çıkmıyor tigana hariç kim her maçta serdarı ilk 11 de oynatırdı?

Buket Yıldız
27-05-2007, 11:45
tiganaya o konuda laf yok kimsenin oynatmıycagı adamları sahaya çıkardı şans verdi ama yinede çok bişey kazandıramadı beşiktaşa

Anıl Tanrıyar
27-05-2007, 11:47
aklımdan şu soru çıkmıyor tigana hariç kim her maçta serdarı ilk 11 de oynatırdı?

o konuda haklısın kimse cesaret edemezdi...çünkü serdara inanıyodu tıgana,serdar da yüzünü kara çıkarmadı insallah mıllı takım ıcın vazgecılmez olur koca yürek...

Erkan Özberk
27-05-2007, 11:48
Söz konusu Fatih Terim ise ben art niyet ararım Anıl. Arda oynarken Serdar da oynamalıydı. Ne değişti de bu sürede Serdar çağırıldı. Nuri Şahin ve Serdar Kurtuluş'un bölgesinde Aurelio denen adamın oynamasının mantığı nedir. Hakan Şükür neden hala çağırılır vs. vs. vs.

Anıl Tanrıyar
27-05-2007, 11:54
Söz konusu Fatih Terim ise ben art niyet ararım Anıl. Arda oynarken Serdar da oynamalıydı. Ne değişti de bu sürede Serdar çağırıldı. Nuri Şahin ve Serdar Kurtuluş'un bölgesinde Aurelio denen adamın oynamasının mantığı nedir. Hakan Şükür neden hala çağırılır vs. vs. vs.
tamam kardeşim düşüncene saygılıyım...aurello konusunu hiç açmayalım zaten daha aklım mantıgım almıyor ne işi var yabancının türk milli takımında çok üzülüyorum...

Özer Özçetin
27-05-2007, 11:57
İsviçre maçı sendromunu saldırganlığını Ülkemize yaşatan bir teknik adamın,saldırgan aurelioyu takıma seçmesi aynada kendini görmesi ile eşdeğerdir,ft saygısız ve ukela bir kişiliktir.Yaptığı aurelio seçimi Beşiktaş camiasına saygısızlıktır,saldırgan bir adamı takıma koyması da ukelalıktır.

MUHTAR
27-05-2007, 13:37
Arkadaşlar

Başlık Tigana ve ardından yaşanan gelişmelerdir.Fatih Terim yahut milli takım değil.Lütfen konuyu dağıtmayalım.

Saygılar

Serenat Tutaklı
27-05-2007, 13:47
Başlık Tigana'nın gidişi ile gün yüzüne çıkan gerçekler,yaşadıklarımız.Ancak hala yok iyi hoca değildi,yok şöyleydi.Sadece Sinan Engin'i açıkca beyan ettiği için bile takdir edilesidir Tigana.Kimsenin yapamadığını başarmıştır.Ben severim bir başkası sevmez Tigana'yı o ayrı.Ancak kalkıp daha neyin inadı derseniz,size en büyük tavsiyem,Halkın Takımı sayfalarında biraz daha dolaşmanızdır.

Özer Özçetin
27-05-2007, 14:02
fatih terim gibi bir adamı anlatmak değil derdimiz ama Tigana ile bakış farkı ortaya koymak adına bir şeyler yazmak istedim.Tigana asla ukela ve saygısız biri değildi.Genç ayakları oynatmak istedi hep,eğer Beşiktaş ligde aldığı bazı şanssız sonuçları lehine çevirecek golleri atabilseydi,fenerin gsnin döküldüğü bu sezonu çok erken ipi göğüsleyip kapatırdı,o zaman Tigana daha iyi anlaşılacaktı,eminim ki PAF tan bir çok ismi takoma kazandıracaktı.ft gibi pili bitmiş ve bitmeye yüz tutmuş adamları takıma doldurmazdı.

Onur Özgen
27-05-2007, 15:18
aklımdan şu soru çıkmıyor tigana hariç kim her maçta serdarı ilk 11 de oynatırdı?

Kim ilk 11 oynatırdı? Doğru soru; ama 1 sene boyunca çok bilmiş yazarlarımızın "Bu adam sağ bek, ön libero" değil yorumlarına rağmen, kim ön libero oynatırdı 1 sene boyunca? sorusu daha da doğru bir soru olurdu. Serdar Kurtuluş'un da milli takıma seçilmesi, Tigana'nın gider ayak kazandığı son ve en büyük zaferidir bence.

Onur Özgen
27-05-2007, 15:19
Söz konusu Fatih Terim ise ben art niyet ararım Anıl. Arda oynarken Serdar da oynamalıydı. Ne değişti de bu sürede Serdar çağırıldı. Nuri Şahin ve Serdar Kurtuluş'un bölgesinde Aurelio denen adamın oynamasının mantığı nedir. Hakan Şükür neden hala çağırılır vs. vs. vs.

...Hüseyin Çimşir'in oynadığı bir takıma Koray niye çağırılmaz?

Murat Aru
30-05-2007, 11:15
Runje'den savunma

Kartal'ın Hırvat file bekçisi, yönetimin verdiği 30 bin dolarlık cezayı hak etmediğini söyledi, yeni sezonda da Beşiktaş formasını giyeceğini belirtti SERDAR SARIDAĞ

Beşiktaş'ta sakatlığı nedeniyle Kayserispor deplasmanına gitmeyen ve bu nedenle bazı yöneticilerin tepkisini çeken Runje kendini savundu.
Beşiktaş Yönetimi'nin 30 bin dolar ceza verdiğini öğrenen Runje, bunun haksızlık olduğunu söyledi. Hırvat file bekçisi, "Sakatlığım nedeniyle Kayseri'ye gitmek yerine, bir an önce Hırvatistan'a dönüp tedavime başlamak istedim. Beşiktaş ile herhangi bir sorunum yok. Tatilim bittikten sonra İstanbul'a gelerek kampa katılacağım. İki senelik daha sözleşmem var. Hakkımda çıkan olumsuz haberleri duydukça acaba basında Tigana'ya yapılan kampanya şimdi de bana mı yapılıyor diye düşünüyorum. Benim ne kulüple ne de taraftarla bir sorunum yok" ifadelerini kullandığı öğrenildi.
Hırvatistan Milli Takımı kampına katılan siyah - beyazlı kalecinin burada yapılan kontrollerde sağ ayağında ödem olduğu ve 3-4 günlük bir tedavi sürecine girdiği öğrenildi.
Öte yandan Futbol Şube Sorumlusu Celal Kolot ise "Runje bizim sözleşmeli kalecimizdir. Kendisini bir yere göndermek istemiyoruz" diye konuştu.

Gürhan Oğuz
30-05-2007, 11:24
Bu medya kimleri yemediki

Onur Özgen
30-05-2007, 16:54
Runje'nin medyamızı ne kadar iyi tanıdığını da anlamış olduk yaptığı bu açıklamayla...

Adam sakat olduğu için Hırvat Milli Takımı doktorundan 5 gün antremana çıkamaz raporu almış, bizim yöneticiler de ceza veriyor!..