MUHTAR
14-01-2007, 12:47
http://www.birgun.net/resimler/yazarlar/adnanbostancioglu.gifAdnan BostancıoğluBirGün Gazetesi
Yine Çarşı
13/01/07Geçen hafta bu sütunda yer alan 'Çarşı meselesi' umduğumdan fazla tepki aldı. Tahmin edileceği gibi, farklı cephelerden muhtelif itirazlar geldi yazıya...
Gelen tepkilere bakılırsa, Çarşı'nın muhalif ve solcu olduğuna dair kanaati ben de bütünüyle paylaşıyormuşum gibi bir izlenim oluşmuş. Bunun iki nedeni olabilir.
Birincisi, ben derdimi yeterince net ifade edememiş olabilirim. Ya da şöyle diyebiliriz: Yazarken duygularımla arama yeterince mesafe koyamamış olabilirim.
İkincisi, Birgün okurlarının, benim de söz konusu kanaati 'a priori' paylaştığım varsayımıyla yazıyı okumaları...
Aksine, o yazıda, insanların çoğunun sağcı olduğu bir ülkede özel olarak bir tribün solcu olabilir mi... ya da solcu birinin Galatasaray veya Fenerbahçe taraftarı olmak yerine Beşiktaş'ı seçmesinin rasyonel bir açıklaması var mı gibi sorulara, "Ben kendi adıma 'evet' diyemiyorum" cevabı vermiştim. Zaten niyetim de, bu yaygın varsayımı tartışmaktı.
Neyse... Bugün, gelen okur eleştirilerinden birini yayınlamak istiyorum. Bu yazıyı seçmemin nedeni, meseleyi daha içerden ve daha direkt ifade etmesi... Uzatmadan E.O.'nun yazısına geçelim...
"Belirttiğiniz üzere biz solcuların, Çarşı'nın bu yönünden memnun olduğu ve bu tribün gerçekliğinin bize kendimizi iyi hissettirdiğine şüphe yok. Ancak ne yazık ki çok önemli bir gerçeği de göz ardı ediyoruz, hem Çarşı'ya dair yapılan bu sol yorumlar hem de Çarşı imzası kullanılarak yapılan bazı çıkışlar, ne Çarşı gurubunu tanımlamaya yeter ne de Çarşı'yı temsil eder. Yani bizlerin yaptığı birçok yorumun Çarşı'ya uygun olmadığı ve yine bazılarının Çarşı adına ama Çarşı'dan habersiz olarak yaptığı bir takım işlerin, Çarşı'yı temsil edemeyeceğini bilmenizi isterim. Uzun yıllar o bölgede yaşamış biri olarak ve halen de o gurubun gerçek (suni olmayan) üyeleri ile olan ilişkilerim nedeniyle şunu rahatça söyleyebilirim ki: Biz solcular tarafından Çarşı'ya yakıştırılan bu sol sıfatının gerçekle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. İçinde solcular da vardır elbet, ama Çarşı'yı bir kültür bütünü olarak bu kalıba oturtmak mümkün değildir. Zaten Çarşı da bu yüzden güzeldir.
Çarşı'nın diğer taraftar guruplarına göre daha demokrat olduğunu ya da farklılıklara daha hoşgörülü yaklaştığını söylemek mümkün ama bunun ötesi biraz fantazi olur. Bizim soldan yaptığımız bir çok yorum ya da bizden bazı arkadaşların Çarşı adına ama Çarşı'ya çok yabancı bazı eylemleri bu hoşgörüyü zorlamaktadır. Çünkü Çarşı'nın kamuoyuna solcu olarak lanse edilmesi ya da siyasi eylemlerle Çarşı adına çıkış yapılması o hoşgörüyü tedirgin edecektir. Çünkü Çarşı'nın da bir gerçekliği ve ahlaksız olmayan menfaatleri vardır. Bu ilişkiler ağında dışarıya karşı solcu bir grupmuş gibi görünmek onların da işine gelmeyecektir (aynen sağcı görünmek istemeyecekleri gibi). İyi hatırlarsınız bir TV programında Alen, (Kadıköy'de yapılan bir eyleme atıfla) "...Bizim bu kişilerle uzaktan yakından ilgimiz yoktur, gruptan arkadaşlarımız çok rahatsız olmuştur ve benim bu konuyu canlı yayında dile getirmemi istemişlerdir, bu hareketleri tasvip etmiyoruz ve tekrarlanmasını istemeyiz. Çünkü Çarşı'da her görüşten insan vardır" diyerek içinde oldukları durumu ortaya koymuştur.
Biz yaptığımız yorumlar, açtığımız pankartlar ve attığımız sloganlar ile Çarşı gurubunun gerçeklerine fazla aykırı düşmemeye, yapılan sol çıkışların dozunda ve tahammül sınırlarını zorlamayacak olmasına ve gerçek bir Çarşılının "Bu ne kardeşim, yetti artık" türünden tepkisine muhatap olmamaya dikkat etmeliyiz. Çarşı salt kişilerden oluşan bir topluluk değildir, yılların içinden damıtılıp gelmiş bir teamüller bütünüdür, bu bütünün en önemli öğesi de delikanlılık kültürüdür. Şundan emin olun ki, bu bütünün içinde sizin sandığınız ölçüde bir solculuk yoktur, fakat önemli ölçüde hoşgörü vardır.
Çarşı'yı bire bir ona ait olmayan unsurlarla hoşumuza gidecek bir forma sokmaya çalışmak doğru olmayıp, azıcık ucundan kıyısından edindiğimiz yerin de daralmasına ve hatta tasfiye edilmemize yol açacaktır. Çarşı bugüne değin getirdiği -belki lümpen- ama delikanlı haliyle güzeldir, çünkü sola yabancı olmayan adamın delikanlılığı hakikaten başka oluyor. Ama hepsi bu kadar, yoksa ona devrimci ya da siyasi gömlekler giydirmeye çalışmak Çarşı'yı sulandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Çarşı mevcut haliyle zaten muhaliftir, ama daha fazla renk verip de bayrak açmak Çarşı'yı Çarşı olmaktan çıkaracak ve kamuoyunda da yalnızlaştıracaktır.
Sonuç olarak; Çarşı solcu değildir ama solculara yer açmış bir tribündür (kendi doğrularıyla çelişmediği sürece). Bu gerçeklik gözden kaçırılmamalı ve nasıl olsa kimse ses çıkarmıyor diye kantarın topuzu kaçırılmamalıdır. Yoksa o tribündeki yerimizin daralması uzak ihtimal değildir."
Yine Çarşı
13/01/07Geçen hafta bu sütunda yer alan 'Çarşı meselesi' umduğumdan fazla tepki aldı. Tahmin edileceği gibi, farklı cephelerden muhtelif itirazlar geldi yazıya...
Gelen tepkilere bakılırsa, Çarşı'nın muhalif ve solcu olduğuna dair kanaati ben de bütünüyle paylaşıyormuşum gibi bir izlenim oluşmuş. Bunun iki nedeni olabilir.
Birincisi, ben derdimi yeterince net ifade edememiş olabilirim. Ya da şöyle diyebiliriz: Yazarken duygularımla arama yeterince mesafe koyamamış olabilirim.
İkincisi, Birgün okurlarının, benim de söz konusu kanaati 'a priori' paylaştığım varsayımıyla yazıyı okumaları...
Aksine, o yazıda, insanların çoğunun sağcı olduğu bir ülkede özel olarak bir tribün solcu olabilir mi... ya da solcu birinin Galatasaray veya Fenerbahçe taraftarı olmak yerine Beşiktaş'ı seçmesinin rasyonel bir açıklaması var mı gibi sorulara, "Ben kendi adıma 'evet' diyemiyorum" cevabı vermiştim. Zaten niyetim de, bu yaygın varsayımı tartışmaktı.
Neyse... Bugün, gelen okur eleştirilerinden birini yayınlamak istiyorum. Bu yazıyı seçmemin nedeni, meseleyi daha içerden ve daha direkt ifade etmesi... Uzatmadan E.O.'nun yazısına geçelim...
"Belirttiğiniz üzere biz solcuların, Çarşı'nın bu yönünden memnun olduğu ve bu tribün gerçekliğinin bize kendimizi iyi hissettirdiğine şüphe yok. Ancak ne yazık ki çok önemli bir gerçeği de göz ardı ediyoruz, hem Çarşı'ya dair yapılan bu sol yorumlar hem de Çarşı imzası kullanılarak yapılan bazı çıkışlar, ne Çarşı gurubunu tanımlamaya yeter ne de Çarşı'yı temsil eder. Yani bizlerin yaptığı birçok yorumun Çarşı'ya uygun olmadığı ve yine bazılarının Çarşı adına ama Çarşı'dan habersiz olarak yaptığı bir takım işlerin, Çarşı'yı temsil edemeyeceğini bilmenizi isterim. Uzun yıllar o bölgede yaşamış biri olarak ve halen de o gurubun gerçek (suni olmayan) üyeleri ile olan ilişkilerim nedeniyle şunu rahatça söyleyebilirim ki: Biz solcular tarafından Çarşı'ya yakıştırılan bu sol sıfatının gerçekle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. İçinde solcular da vardır elbet, ama Çarşı'yı bir kültür bütünü olarak bu kalıba oturtmak mümkün değildir. Zaten Çarşı da bu yüzden güzeldir.
Çarşı'nın diğer taraftar guruplarına göre daha demokrat olduğunu ya da farklılıklara daha hoşgörülü yaklaştığını söylemek mümkün ama bunun ötesi biraz fantazi olur. Bizim soldan yaptığımız bir çok yorum ya da bizden bazı arkadaşların Çarşı adına ama Çarşı'ya çok yabancı bazı eylemleri bu hoşgörüyü zorlamaktadır. Çünkü Çarşı'nın kamuoyuna solcu olarak lanse edilmesi ya da siyasi eylemlerle Çarşı adına çıkış yapılması o hoşgörüyü tedirgin edecektir. Çünkü Çarşı'nın da bir gerçekliği ve ahlaksız olmayan menfaatleri vardır. Bu ilişkiler ağında dışarıya karşı solcu bir grupmuş gibi görünmek onların da işine gelmeyecektir (aynen sağcı görünmek istemeyecekleri gibi). İyi hatırlarsınız bir TV programında Alen, (Kadıköy'de yapılan bir eyleme atıfla) "...Bizim bu kişilerle uzaktan yakından ilgimiz yoktur, gruptan arkadaşlarımız çok rahatsız olmuştur ve benim bu konuyu canlı yayında dile getirmemi istemişlerdir, bu hareketleri tasvip etmiyoruz ve tekrarlanmasını istemeyiz. Çünkü Çarşı'da her görüşten insan vardır" diyerek içinde oldukları durumu ortaya koymuştur.
Biz yaptığımız yorumlar, açtığımız pankartlar ve attığımız sloganlar ile Çarşı gurubunun gerçeklerine fazla aykırı düşmemeye, yapılan sol çıkışların dozunda ve tahammül sınırlarını zorlamayacak olmasına ve gerçek bir Çarşılının "Bu ne kardeşim, yetti artık" türünden tepkisine muhatap olmamaya dikkat etmeliyiz. Çarşı salt kişilerden oluşan bir topluluk değildir, yılların içinden damıtılıp gelmiş bir teamüller bütünüdür, bu bütünün en önemli öğesi de delikanlılık kültürüdür. Şundan emin olun ki, bu bütünün içinde sizin sandığınız ölçüde bir solculuk yoktur, fakat önemli ölçüde hoşgörü vardır.
Çarşı'yı bire bir ona ait olmayan unsurlarla hoşumuza gidecek bir forma sokmaya çalışmak doğru olmayıp, azıcık ucundan kıyısından edindiğimiz yerin de daralmasına ve hatta tasfiye edilmemize yol açacaktır. Çarşı bugüne değin getirdiği -belki lümpen- ama delikanlı haliyle güzeldir, çünkü sola yabancı olmayan adamın delikanlılığı hakikaten başka oluyor. Ama hepsi bu kadar, yoksa ona devrimci ya da siyasi gömlekler giydirmeye çalışmak Çarşı'yı sulandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Çarşı mevcut haliyle zaten muhaliftir, ama daha fazla renk verip de bayrak açmak Çarşı'yı Çarşı olmaktan çıkaracak ve kamuoyunda da yalnızlaştıracaktır.
Sonuç olarak; Çarşı solcu değildir ama solculara yer açmış bir tribündür (kendi doğrularıyla çelişmediği sürece). Bu gerçeklik gözden kaçırılmamalı ve nasıl olsa kimse ses çıkarmıyor diye kantarın topuzu kaçırılmamalıdır. Yoksa o tribündeki yerimizin daralması uzak ihtimal değildir."