Hakan Kirezci
03-06-2007, 20:45
Ahmet ALTAN
aaltan@hurriyet.com.tr
Ülkenin derinliklerinde...
Sabah kalktım, hava güzel ama ben yorgunum. Hatta bıkkın...
Gazeteler sanki ellerime yapışıyor. Öyle bir Türkiye ki değil içinde yaşamak yanından bile geçmek istemezsin.
Bir de kendim göreyim şu Türkiye’yi arzusu uyandı birden içimde.
Kendime kararımı değiştirme fırsatı tanımadan hemen bir çantanın içine birkaç parça eşya koydum, kimseye haber bile vermeden arabaya atlayıp yola çıktım.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6636723.asp?yazarid=150&gid=61
------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------
Nihayet şu Türkiye'yi bir de kendisi görmeye karar verip düşmüş yollara yollara...
Oysa ne güzeldi önceleri. Öyle toz toprak dolaşacaksın, alt sınıfla birebir muhatap olacaksın, boğazı bile olmayan küçük kentlerin otellerinde konaklamak zorunda kalacaksın vs..vs..vs.. Tüm bunlara hiç gerek duymadan salla sepet dolduruyorduk sayfaları. Bir aydın kafa için ne kadar abes bir meşguliyettir ülkesini dolaşmak zorunda kalması.
Şu ifadenin güzelliği ise ayrı bir yazı konusu olacak kadar çarpıcı;
" Kendime kararımı değiştirme fırsatı tanımadan hemen bir çantanın içine birkaç parça eşya koydum, kimseye haber bile vermeden arabaya atlayıp yola çıktım."
Bak bak bak... Kendine, yani o nadide zihine makul bir düşünme fırsatı tanısa hemen vazgeçiverecek. Oysa gelmiş abimizin seçkin kişiliğine bir serserilik etme esintisi, bırakıvermiş kendini Anadolu yollarına... Bir daha kimbilir ne zaman böyle bir saçmalık yapabilecek, ne zaman asi ruh kendine bu elit kişilikte bir açık pencere bulabilecek kimbilir.
Eh bize de artık "Hoşgeldin ülkemize ya seydi" demek düşüyor.. Darısı diğer aydınlarımızın kafasına kafasına inşallah.
aaltan@hurriyet.com.tr
Ülkenin derinliklerinde...
Sabah kalktım, hava güzel ama ben yorgunum. Hatta bıkkın...
Gazeteler sanki ellerime yapışıyor. Öyle bir Türkiye ki değil içinde yaşamak yanından bile geçmek istemezsin.
Bir de kendim göreyim şu Türkiye’yi arzusu uyandı birden içimde.
Kendime kararımı değiştirme fırsatı tanımadan hemen bir çantanın içine birkaç parça eşya koydum, kimseye haber bile vermeden arabaya atlayıp yola çıktım.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6636723.asp?yazarid=150&gid=61
------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------
Nihayet şu Türkiye'yi bir de kendisi görmeye karar verip düşmüş yollara yollara...
Oysa ne güzeldi önceleri. Öyle toz toprak dolaşacaksın, alt sınıfla birebir muhatap olacaksın, boğazı bile olmayan küçük kentlerin otellerinde konaklamak zorunda kalacaksın vs..vs..vs.. Tüm bunlara hiç gerek duymadan salla sepet dolduruyorduk sayfaları. Bir aydın kafa için ne kadar abes bir meşguliyettir ülkesini dolaşmak zorunda kalması.
Şu ifadenin güzelliği ise ayrı bir yazı konusu olacak kadar çarpıcı;
" Kendime kararımı değiştirme fırsatı tanımadan hemen bir çantanın içine birkaç parça eşya koydum, kimseye haber bile vermeden arabaya atlayıp yola çıktım."
Bak bak bak... Kendine, yani o nadide zihine makul bir düşünme fırsatı tanısa hemen vazgeçiverecek. Oysa gelmiş abimizin seçkin kişiliğine bir serserilik etme esintisi, bırakıvermiş kendini Anadolu yollarına... Bir daha kimbilir ne zaman böyle bir saçmalık yapabilecek, ne zaman asi ruh kendine bu elit kişilikte bir açık pencere bulabilecek kimbilir.
Eh bize de artık "Hoşgeldin ülkemize ya seydi" demek düşüyor.. Darısı diğer aydınlarımızın kafasına kafasına inşallah.