PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bir Önerim Var/Nilay Yılmaz


Serenat Tutaklı
08-06-2007, 17:52
Bir önerim var!

Spor medyasının çok bilmiş, gelen teknik direktörleri daha ilk haftalarda cahil ilan eden ve kovmaya kalkan yazar ve yorumcularımızla ilgili bir önerim var.
Önerim, uzun süredir düzenlenmeyen TSYD Kupası ile ilgilidir... Bu yıl TSYD Kupası yeniden başlasın. Elde edilen gelir de, çocukların eğitim-kültür ve sportif yaşamlarını geliştirecek projelere harcansın.
Ama! Daha önemlisi futbolun çok bilmiş yorumcu ve yazarları bu turnuvada sırayla teknik direktör olsun. Üç takımın teknik direktörleri de bu maçlarda tribüne çıksın ve maçı seyretsin. ZICO, TIGANA ve GERETS'i tu kaka ilan eden, her şeyi kendilerinin bildiğini sanan bu kalemler hünerlerini yeşil çimlerde ispat etsinler bize. Dünya futbol tarihinde 100 yıl sonra bile isimleri yer alacak bu futbol adamlarını insafsızca eleştirenleri görmek istiyorum orada...
ZICO, GERETS ve TIGANA'yı acımasızca eleştiren ve ikisini göndermeyi başaran, onların insan yüzlerini yok sayan, futbolun insanla var olduğunu unutan spor medyasının bu ÜNLÜ(!) isimlerinin neler yapabildiklerini görmek istiyorum.


İspatlasınlar!
ZICO, GERETS VE TIGANA sadece en son örnekler... Çocukluğumun kahramanları onlar... Futbolun içindeler yıllar boyunca... 'Futboldan anlamazlar' demek, kestirip atmak, bunu insanlara doğruymuş gibi algılatmak içimi acıtıyor. Meydanlara çıksınlar, yönetsinler, bize ispat etsinler teknik bilgilerini, futbol anlayışlarını, futbol zekalarını...
Bir futbolsever olarak bunu onlardan istemek hakkım diye düşünüyorum. Eleştiri adı altında yapılan haksızlıklara, insan kıyımına dur demek zorundayız. Ben o turnuvada, hemen ZICO'nun biletini kesen Gürcan Bilgiç'i görmek isterim, çıksın sahaya ispatlasın rüştünü... İkinci maçta Ömer Üründül olmalı Fenerbahçe'nin başında... Bloklar arası bağlantıları nasıl organize ettiğini, rakibin pas trafiğini nasıl kapattığını dünya gözüyle görelim. Böylece koşan, savaşan, ayağa pas yapan bir Fenerbahçe izleriz.
Beşiktaş'ın başına da Kazım Kanat geçmeli mesela... Fakat, bilgilerinden sınırlı faydalanmamak için futbol direktörü olarak görev almalı turnuva boyunca. Turgay Demir, İlker Ateş, Faik Gürses, Sanlı Sarıalioğlu da sırada beklemeliler Beşiktaş hocalığı için... Hatta İlker Ateş, Sanlı Sarıalioğlu ve Vedat Okyar koalisyon kurup takımı birlikte yönetsinler. Belki Sanlı Kaptan kendi teknik direktörlük günlerinden deneyimlerini sunarak bu üçlüyü bir adım öne geçirir. Geçmişte olduğu gibi! Sinan Engin'i hiç saymıyorum, o kendinden başka kimsenin takımı yönetmesine izin vermez çünkü... Böylelikle sandığa kaldırdığı teknik direktörlük diplomasını da görmüş oluruz.

Görelim hünerlerini...
Galatasaray teknik direktörlüğüne de ilk önce Hıncal Uluç'u getirmek lazım... Korkak futbola karşı cesur yürek hücum futbolunun inceliklerini izleriz fena mı? Aziz Üstel, Serhat Ulueren geçmeli daha sonra takımın başına... Ama soyunma odasındaki maç konuşmalarının metnini de bırakmalılar esame listelerinin yanına. Hakan Ünsal da yardımcı hocalık yapsın mesela, çünkü daha çok genç... Büyük takım hocalığı çok erken onun için, olsa olsa yardımcı olabilir bu yaşında di mi ama?..
Bloklar arasındaki pas trafiğinin organize olmasını sağlatsınlar futbolculara, ön alanda pres yaptırsınlar, diledikleri 11'i sahaya sürsünler, yeni taktikler ve teknikler yaratsınlar; teknik ve taktik açıdan cahil ZICO, GERETS, TIGANA ve diğerlerine ders versinler, saha kenarında müdahale etmeyi bilmediğini düşündükleri teknik adamlara göstersinler hünerlerini... Biz de görelim hünerlerini... Söz! Acımasızca eleştirmeyeceğiz!..
* Erdal Demir'e teşekkürler...

Hoş geldin!

Kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı
boşluğun...
Hoş geldin!
Ayrılık uzun sürdü.
Özledik.
Gözledik...
Hoş geldin!
Biz
bıraktığın gibiyiz.
Ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan
ayırmakta...
Hoş geldin!
Yerin hazır.
Hoş geldin!
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze
vaktimiz yok.
Yürüyelim..."

Nazım Hikmet



Başarıya ulaşamayanların yüzde doksanı yenilgiye uğramamıştır. Sadece pes etmişlerdir.
Paul J. Meyer


Haberiniz varmı?

Euro 2000'de Galler'in teknik direktörü Bobby Gould, idmanlar için lüks bir otelde kalmak yerine, oyuncularını Proscoed Açık Hapishanesi'ne götürdü. Gould, oyuncularına kendi ülkeleri için oynamanın ne kadar güzel bir şey olduğunu göstereceğini iddia etti. Hem de hapishanenin mükemmel tesislerini de kullanabileceklerdi. Ne yazık ki, işe yaramadı... Gould, hapishanede kaldığı süre içerisinde kaçış üzerine bazı şeyler öğrenmiş olacak ki; Galler İtalya'ya 4-0 yenildikten sonra istifa etti.


Sarılılar Abi!
Hangi takım Brezilya!..

(Turgay Şeren - Akşam)



Teşbihin hası!
Bakmayın boy problemini gündeme getirmesine, hocanın, İbrahim Toraman'ı tutmadığı ortada ama Milli Takım kapris yeri değil. Ayrıca Gökhan ve Toraman ikiz gibi. Birbirlerini iyi anlayıp, iyi kontrol ediyorlar. Servet-Gökhan Zan ise görücü usülüyle evlenmiş ve sonradan bin pişman olmuş çiftler gibi.

(Turgay Demir - Pas Fotomaç)



Arkasından konuşma! Yüzüne söyle!
Toraman konusunu bir daha düşünmeli Fatih hoca. Hatada ısrar etmemeli. Yoksa Tigana, Gerets ya da Zico'dan ne farkı kalır ki!

(Turgay Demir - Pas Fotomaç)



Memur karıştırıcı buyurmuş ki!
Zico, bana göre tam bir memur antrenör...

(Sinan Engin - 3. Devre, Kanal D)



Peki!
Kazım Kanat: Sen gidip hakem hocalığı yap.
Ahmet Çakar: Ben hakem hocasıyım zaten. Ben hocaların hocasıyım.
KK: Öyle mi?
AÇ: Tabii. Hakem hocası diye çıkanların hocası benim.

(Santra - ATV)



Hoca'dan ücretsiz ders:
Defans oyuncusu önce rakibini bozacak, sonra topu alacak ve en yakın orta saha oyuncusuna verecek.

(Erman Toroğlu - Hürriyet)



Elinden de öpüyorlar mı?
Rui Costa devamlı arıyor. Nuno Gomez ve Di Livio da öyle... Biri birini görüyor selam yolluyor. Geçenlerde Gattuso selam yollamış.

(Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim)



Ne güzel!
Mahmut Hanefi'yi Fenerbahçe'ye gelmeden önce tanımıyordum. Fenerbahçe'ye transfer olunca Mahmut yanıma geldi. "Abi bana hakkını helal eder misin?" dedi. "15 günde ne hakkım olacak?" dedim. "Abi seni tanımadan önce sana karaktersiz, suratsız diye küfrettim. Günahını almışım. Ama sana bir şey söyleyeyim, ben az küfrettim. Fakat bu Selçuklar, Volkanlar var ya, çok daha fazla küfretti" dedi. Gülüştük.

(Tümer Metin)

yakantop@gmail.com