Orijinalini görmek için tıklayınız : Halkın Takımı/Halkın Adaleti
İhtiyar Heyeti
11-06-2007, 01:34
Beşiktaş’ımızın kurumsal yapısını zor durumda bırakan, işgal ettiği başkanlık makamının ağırlığını kavrayamayan başkan Yıldırım Demiroren ve eşrafının, yanlış ve yakışıksız uygulamaları, aklı selim tüm Beşiktaşlılar’ın uyarılarına rağmen devam etmektedir.
Bugüne kadar ayrı ayrı dile getirip, tartıştığımız konular çerçevesinde yönetimsel yanlışlıkları ve davranış bozukluklarını eleştirmiş, bu eleştirilerimizin her birini çeşitli iletişim yolları ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne de ulaştırmışızdır.
Şahsi borç anlayışı ile kulübü borçlandıran başkanın ve yönetim kadrosunun basiretsizlikleri saymakla bitmez hal almıştır.
- Görevini Beşiktaş’ın başarıları için yapması gerektiğini unutup, rakibinin başarısızlığı üzerine ifa etmiştir. Aslolanın Beşiktaş olduğu gerçeği yabana atılmıştır.
- Gönlünden geçenin sadece ve sadece Beşiktaş’ın başarıları ve şampiyonlukları olması gerekirken, yine gönlünden geçene bir isim bulmuş şampiyonun kim olduğunu söylemekte bir beis görmeyerek, yukarda ifade edilen gerçeği birkez daha vücuda getirmiştir.
- Beşiktaşlılık değerlerinin her daim korunması ve yerleştirilmesi gerçeğinden uzak bir anlayışla hareket ederek, Beşiktaş’a hizmet etmenin yüce bir gonüllülük olduğunu kaale almayıp, yöneticilik makamlarını kişiliksiz insanlara para karşılığı işgal ettirmiştir.
- Her yönü ile her zaman anımsanacak olan son Bursa macımızın öncesi ve sonrasında verdiği demeçler ve takınılan tutum ile pasiflik ve tutarsızlık abidesi olunmuş, Beşiktaş icin ateşten gömlek günlerde rakibin Beşiktaş’i sanık olarak takdim etmesine seyirci kalınmıştır.
- Federasyon ile ilişkilerde gereken hassasiyet ve önem gösterilememiş, Beşiktaş’ın mağdur durumda bırakılmasına göz yumulmuştur.
- Son dönem yönetimine dahil olan Celal Kolot, Sinan Engin’le beraber Beşiktaş’ın eksi hanesindeki baş isimlerden biri olmuştur. Zaten yönetime giriş şekli “koltuk satın alma” usulü ile olduğu için kendisinin de her fırsatta dediği gibi Ümraniye ve futbol şubesinin patronu olmuştur. Kendi takım oyuncusuna hakaret etme,takımın teknik direktörüne icazet vermeye kalkması, işine gelmeyen durumlarda kulubu “giderim;ama paramı da alırım” tehdidiyle etkisiz hale getirme anlayisi, Sinan Engin’i kendi işlerine dahil etmesi, Beşiktaş’ı bitireceğim diyen Levent Kızıl ile yakın ilişkisi bu dönem için BJK tarihinde unutulmayacak eksiler hanesindedir.
- Sinan Engin kurtulamadığımız bir virüs gibi.100.yılın başarısını sadece kendine çıkaran;ancak 101. yıl sonrasında gelen kasırgadan kendine pay çıkarmayan, etrafındakileri suçlayan, mafya ile ilişkisini kulüp içine taşıyarak yüz karası olmuş şahıs.Tigana’nın gidişinde parmağı olan şahıs.Tigana gidişi sırasında -işime sürekli karışan Kolot ve “tanımadığım” Sinan Engin- diyerek, sorunların ana kaynağını göstermiştir. Kulübün işleyişinde bu denli söz sahibi kılınan, hiçbir resmi görevi bulunmayan bu şahsın sahip olduğu misyonun tezkeresi başkan tarafından verilmiştir.
- Teşvikin etik olduğunu savunan, Beşiktaş’in aynı zamanda hukuki işlerinden sorumlu asbaşkanı Levent Erdoğan’ı halihazirda yönetim kadrosunda tutup, birlikte çalışmaktan herhangi bir rahatsızlık duymamıştır.
- Beşiktaş forması ile sahada terleyen oyuncusuna saha dışında ama stad içinde şiddet uygulanmış, şiddetin fotoğrafları ve görüntüleri günlük dahi olsa delil teşkil eder nitelikte yer almasına rağmen duruma fair-play kılıfı ile yaklaşılıp hiçbir yaptırım hak ve hukuk çerçevesinde aranmamıştır, çetelerin yeraltı saldırısı karşısında sinmeyi içlerine sindirmişlerdir.
- Son dönemlerde sıkça Beşiktaşlılık ilke, ahlak ve geleneklerinden her basın açıklamalarında söz ederek kavramların içini boşaltma ve o kavramlarla kendilerine koruma kalkanı oluşturma kurnazlığı içinde olmuşlardır. Uygulamadaki davranışları bunun böyle olduğunun en buyük kanıtını teşkil etmiştir. Yıldırım Demiroren, Levent Erdoğan, Affan Keçeci, Celal Kolot, Sinan Engin, Levent Kızıl, Aziz Yıldırım, Adnan Polat ilişkiler yumağında yaşananların ve bu ilişkilerde Beşiktaşlı kimliği ile yer alanların Beşiktaşlılık ilke, ahlak ve gelenekleri ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı aşikardır.
- Beşiktaşlılık ahlakının ne olduğunu bilmediklerini birlikte çalıştıkları teknik direktorlere karşı takındıkları komplocu anlayışlarla ortaya koymuşlar, bu davranış biçimlerinin pişkinliğinde her daim çalısılan kadroları günah keçisi ilan etmişlerdir. Beşiktaş’ın gelmiş geçmiş en değerli kaptanlarından olan Beşiktaş’ın evladı Rıza Çalımbay’ın söyledikleri düşündürücüdür.
- Beşiktaş tarihinin üzeri reklam panoları ile kapatılıp, en son olarak da yine stadın adı para gelsin de nereden gelirse gelsin anlayışı ile satılmaya kalkışılmış, Beşiktaş’ı her yerde dilenen ve pazarlık ettirilen bir kurum haline getirmişlerdir.
- Beşiktaş’ın geleceğini güvence altına alacak olan tüm taşınmazlarının ve gelirlerinin üzerindeki tasarruf haklarını zayıflatmış, Beşiktaş’ın işgaline davetiye çıkarmıştır. BJK Plaza-nın satılabileceğinden tutun da 104 yıllık bir tarihin her köşesine satsak ne kadar para eder acaba düşüncesi ile bakılmıştır.
- Demirören yönetimi ile amatör şubelerin içinde bulunduğu durum ilk defa bu kadar aciz bir hale gelmiştir. Voleybol erkek takımı düşmüş, basket takımının yanına alınan cola- turka ile takım önceki senelerde sergilediği başarılı performansından uzaklaşmıştır. Akatlar’ın yanına gelen isim ise taraftarın aidiyet duygularına vurulan bir baska darbe olmustur. Hentbol takımı ciddi maddi sorunlar eşliğinde ligi namağlup bitirme başarısı göstermiştir; ancak bu zorlu mücadele sırasında BJK başkanı Demirören bu arkadaşlara eşlik etmemiş, parasız pulsuz bırakılmasına seyirci kalmıştır. Oyuncularımız yalnız bırakılmış, deplasmanlara giderken türlü zorluklar yaşamışlardır; ancak her şeye rağmen bunu dert etmeyerek, sezonu şampiyon olarak tamamlamışlardır .Son ana kadar uvey evlat muamelesi yaptıkları hentbolcularımızı geçtiğimiz günlerde fotoğraf karesi uğruna lütfen kabul etmişlerdir.
- Tüm bunların vuku bulmasına seyirci kalan bir diğer cephe ise varlığı yokluğu tartışılır sözde muhalefet olmuştur. Elini taşın altına sokmayan kongre üyeleri ! Ya yırtıp atın kongre üyelik kartlarınızı ya da şapkanızı önünüze koyup bir kez daha düşünün! Sessizliğinizin de yargılanacağını unutmayın.
Yukarıda dile getirilen bazı gerçekler ışığında diyoruz ki;
Kaçmak için bahaneniz çok ama sizler hesap vereceksiniz!
Halkın Takımı Halkın Adaleti.
http://img511.imageshack.us/img511/3554/deneme1ek0.jpg
Yusuf Helvaci
11-06-2007, 02:28
Görmeyenler görsün !!!
Duymayanlar duysun !!!
Bilmeyenler bilsin !!!
BEŞİKTAŞK HESAP SORAR !!!
BU ABLUKA DAĞILACAK !!!
_______________________
Halkın Takımı Halkın Adaleti
Vedat Hamzacelebioglu
11-06-2007, 03:08
Sporun içeriği ile beraber tüm güzelliklerini yok ediyorsunuz. "Beşiktaş'ı Dünya kulübü yapacağım" diyerek ve "başarının yolu maddi güçten geçer" anlayışı ile de Beşiktaş'ı ve Beşiktaşlılığı da altın yaldızlı bir tepsi içinde adım adım yeni yeni "Abromovich" lere sunuyorsunuz.
Şu unutulmamalıdır ki,
Bugün kulübümüzün başkanı ve yönetimi sizler olabilirsiniz.Ama sahibi siz değilsiniz.
Bizleri kandırmayın ve bir kez daha düşünün!
Gün olur görevler biter.İnsanlar hep gelip geçici olmuştur. Kalıcı olan ise hep Beşiktaş ve Beşiktaşlılık olacaktır.
***
İbrahim Burak, 28 Kasım 2006 tarihli aşağıdaki yazısında bakın neler diyor;
(Üzülmemek eldemi!)
Sayın Başkanım, Hürmetler…
Sayın Beşiktaş yönetimi ve büyük başkan Sayın Demirören;
Size ne kadar müteşekkir olduğumu anlatmaya haftalar, yazmaya sayfalar yetmez. Ancak yine de en içten hislerimi elimden geldiğinde sunacağım bu yazıda.
2004’ün sıcak, bunaltıcı 30 Mayıs’ıydı başkanlığı söke söke aldığınızda. O günden bugüne geçen kısa sürede Beşiktaş’ı baştan aşağı değiştirdiniz, ihya ettiniz. Şimdi geriye baktığımda anlıyorum değerinizi, Beşiktaş’a kattıklarınızı. Methiye döktürmeyi bilmem ama dilim döndüğünce, aklım elverdiğince yazmak istiyorum Beşiktaş’a katkılarınızı.
Sayın Demirören; göreve geldiğinizde koyduğunuz UEFA kupası hedefine, bir keresinde gruptan çıkmaya çok yaklaşsak da, ulaşamadık ama siz bize UEFA kupası hayali kurmayı öğrettiniz. Sayenizde nice huzurlu uykuya daldık bu hayalle. Üstelik ligde sadece bir defa ilk üçe giremedik. Yoksa her zaman kürsüdeydik. Hakemler Beşiktaş düşmanı olmasalar ikinci bile olabilirdik.
Beşiktaş’ımız sizden önce ilk torbadan UEFA kuralarına katılırken UEFA’nın oyunlarıyla üçüncü torbaya düştü. Ancak buna rağmen kurduğunuz takımlar UEFA kupası gruplarında ilk dörde girmeyi daima başardı. Bu istikrara dikkat edin. Hedeflediğiniz UEFA Kupası’nı bu yıl kazanmamanız içinse hiçbir sebep yok. Ancak, dikkat etmeliyiz, finalde hakem bize haksızlık yapabilir.
Sayın Demirören ve büyük Beşiktaş yönetimi! Başa gelir gelmez eski kafalı, yaşlı ve korkak Lucescu denen futbol katilini göndermeniz sizin futbol bilginizi, yönetim yeteneğinizi gösteren belki de en önemli icraattı. İnanın evde çoluk çocuk oynadık, zıpladık havadisini alınca. Neydi o öyle, elinde dünyanın en iyi kadrolarından biri var, sen hücum etmeyi bilmeyen İtalyan, top istop edemeyen İspanyol takımlarına karşı savunma oynuyorsun. Hem, başkanım, bu gomünik ülkelerden gelenlerde şeytanlık olur, pek güvenilmez onlara.
Siz de bunu gördünüz ve ne yaptınız? Babacan, tonton İspanyol Del Bosque’yi getirdiniz takımın başına. İşte bu karar gözlerimi yaşarttı. Dünyaca ünlü bir hocayı Beşiktaş’ın başına getirerek Beşiktaş’ı bir dünya takımına dönüştürdünüz. Ama şanssızlık bu ya, aşı tutmadı. Büyük bir cesaret göstererek Real Madrid dışında hocalık yapmamış, tecrübesiz, kalantor İspanyol’u gönderdiniz. Onun yerine Rıza’yı hoca yaptınız. Medyaya karşı “evladımızdır, desteğimiz sonsuz ve ebedidir” deseniz de Rıza ayrılmak isteyince tam zamanında bir kararla dünyanın tüm ünlü futbolcularını yetiştirmiş, Fulham gibi bir dünya devini çalıştırmış Tigana ile anlaştınız. Burada ince bir noktaya dikkatinizi çekerim. Hem Tigana hem de Rıza’nın göreve geliş zamanları sizin ve yönetiminizin geleceği görüş ve planlı hareket etme maharetinizi ay gibi parıldatıyor dimağımızda. Bu iki hocayı da takımı tanıyabilsinler, sonraki sezon için hazırlık yapabilsinler diye sezon ortasında göreve getirdiniz. Şu dehaya bakın hele bir. Tigana liderliğindeki takımımız evvel Allah bu yıl da ilk üçte, buna inanıyorum.
Yıldırım Bey! Koskoca tüp şirketiniz var, kolay değildir onu yönetmek. Ekonomiyi biliyorsunuz. Bunu nereden mi anladım? Tüm büyük devlet büyüklerimizin hatmettiği “borçlanılmadan büyünmez” kuralını Beşiktaş’ta da uyguluyorsunuz da oradan. Memleket ekonomisinin borçlanılmadan bu günkü durumuna gelemeyeceği gibi Beşiktaş’ımız da sizin döneminizdeki başarılara borçlanmadan ulaşamazdı. Bugün bir Türkiye Kupası’nın değeri ölçülemez. Hem borçlanmasak Ailtonları, Juan Franları ancak televizyonda izlerdik. Sizi Beşiktaş’ı borçlandırmakla itham ediyorlar. Yok önceden gelir-gider dengesi sağlanmış, borçlar azmışmış da, yok siz başa geçince borçlar kat kat artmış, kulübün sadece size 20 milyon dolar borcu varmış da. Onlara ne canım? Borcu verecek olan sizsiniz, alacak olan da siz. Bak sinirlendim şimdi. Benim Silivri’deki araziyi müteahhide verdiğim gibi Fulya’yı kat karşılığı verdiniz ya, olmadı o katlardan bir ikisini satarsınız. Değil mi ama? Açıkça söyleyeyim, bu eleştirilerde dış mihrak kokusu alıyorum.
Başkanım, bu eleştirileri sakın kafanıza takmayın, saçlarınız dökülür sonra. Yaptığınız transferleri eleştirenlere “haydi len” deyin, geçin. Yahu karpuzu bile onca seçiyorsunuz, sonra eve geldiğinizde kelek çıkıyor. Değil mi? Futbolcu bu. Gazetede okuduydum; Nevada’da yapılan bir araştırmaya göre, seçilen her on futbolcudan sadece biri iyi çıkıyormuş. Üstelik atalarımız Osmanlıların yabancıları devşirip Türk yaptığı gibi, siz de birçok eski Fenerbahçeli ve Galatasaraylı futbolcuyu Beşiktaşlı yaptınız, onlara doğru yolu gösterdiniz. Kimse bundan bahsetmiyor. Tayfun’u geçen Beşiktaş Çarşı’da gördüm, döner yiyordu. Sevmese gelir miydi hiç?
Başkanım, Beşiktaş’a belki de en büyük faydayı Sergen denen haylaz şişkoyu Ankara bozkırlarına göndererek sağladınız. “Oh be” dedim içimden, “sonunda gitti şişko”. Bakın başkanım, okumuş yazmışlığım yok ama atadan hırdavatçıyım. Hesabı kitabı, sizden iyi olmasın, bilirim yani. Şimdi bu Sergen, yaptığım hesaplara göre diğer takım arkadaşlarından iki porsiyon daha fazla yemek yiyor. E haftada beş antrenman olsa, her gün iki öğün yese, etti mi size fazladan bissürü porsiyon? Geçen gün olağanüstü toplantı yaptım. Benim dışımda oğlan ve hanım da katıldı toplantıya. Bizim alt kattaki Hilmi’yi de çağırdık gözlemci olarak. Kendisi ekonominin göbeğindedir, İMKB’deki tüm çaylar ondan geçer. Onun hesap makinesiyle ben söyledim o hesapladı. Evet, söylüyorum başkanım. Sergen şişkosunun fazladan yediklerinin bedeli yılda 2 milyon dolar. Hiç abartmıyorum. Beşiktaş’ta toplam 11 yıl oynamış olsa, çarp bakalım, evet 25 milyon dolar ediyor.
Hem adam koşmuyor ki kardeşim. Koşmayan futbolcu mu olur? Siz bunların hepsini çok önceden gördünüz tabi. Sergen’i gönderip 25 milyon masraftan kurtuldunuz. Yerine sadece 5 milyon Euro’ya Delgado’yu aldınız. Hem adam çıtı pıtı, masrafı da yoktur. İleride koşmaya başlayınca büyük futbolcu olacak inşallah.
Başkanım, size yalakalık yaptığımı sanırsınız diye fazla övgüde bulunmak istemiyorum ancak bunu söylemeden geçemeyeceğim. Siz Beşiktaş’ın !!!!, sesiz, mıymıntı kişiliğini değiştirdiniz. Beşiktaş’ım aslanlar gibi kükreyen bir takım oldu sayenizde vesselam. Rakip takımların yöneticilerine nasıl laf soktuğunuzu gördükçe duygulanıyorum şerefsizim. Hele Fener’in şampiyon olmasını engellemeyi asıl vazife edinmeniz… Bugün Fenerbahçe şampiyon olamadıysa bu sizin dehanız sayesindedir. Kahvedeki kova Fenerli Muhsin benimle dalga geçemediyse bunu size borçluyum başkanım. Beşiktaş ilkeleri sayenizde yeniden yazılıyor. Artık susan taraf biz değiliz! Yalnız başkanım, bir maruzatım var. Şimdi bu Galatasaray geçen yıl şampiyon oldu ya, bu yıl da olurlarsa valla kahvedeki Galatasaraylıların cakasından geçilmez. Siz bu yıl da Beşiktaş’ımızın tüm imkânlarını seferber etseniz de Galatasaray’a karşı bir cephe oluştursanız?
Son olarak, sizden bir ricam olacak. Başkanım, geçen haftalarda Kadıköy’de çok önemli bir adım attınız. Diğer keratalar yatarken durmadan koşan yılmaz savaşçı, kırk yıllık Beşiktaşlı yarı Türk Nobre’yi kaptan yaptınız. İlk ricam Nobre’yi sünnet ettirip, Müslüman yapmanızdır. Bir de, geçen Bursa maçında Serdar’ın kaptan olarak çıkması için kahvede tezahürat bile yaptık ama çıkmadı. Başkanım bunu geleneksel hale getirelim. Diğer Bursa maçında Serdar kaptan olsun, Antalya maçında Burak, Denizli maçında jest olsun diye emektar malzemeci Süreyya kaptan çıksın sahaya.
Yıldırım Ağabey, siz Beşiktaş’ın gelmiş geçmiş en iyi başkanısınız. Sizi eleştirenler çekemeyenlerdir. Meyve veren ağaç taşlanır, damlaya damlaya göl olur, değil mi ama? Boş verin onları. Önümüzdeki kongrede de başkan olacağınızı duyunca sanki Ankara’dan abim gelmiş, evde bir bayram havası. Yani o kadar sevindik ki anlatamam. Sözlerime son verirken Beşiktaş’ı bu hale getirdiğiniz için size çok ama çok teşekkür ederim. Hanım dolma yapmış, mektupla gelen kapta dolma var. Kavanoza da Delgado için kuvvet macunu koyduk. Maçlardan önce iki kaşık yesin. Oğlanın odasına sizin bir posterinizi astık. Ayrıca hep sizin tüplerinizi kullanıyoruz başkanım.
Tigana’yı benim için öpün.
Saygılar…
İlgili link aşağıdadır;
http://www.verkac.org/?p=1843
Umut Şen
11-06-2007, 13:52
sustuk sabrımız taştı , artık hesap sorma zamanı
Onur Sarısoy
11-06-2007, 14:07
Gün gelir sanma hesap sorulmaz
Serenat Tutaklı
11-06-2007, 14:46
Dünya kulübü olma yolunda çektiğimiz tüm acı ve bizlere yakışmayan hamlelere artık dur deme zamanı.Bizlerin dünya kulübü olma gibi bir talebi olmadığı gibi bizler için Beşiktaş zaten dünyanın en büyük kulübüdür.
104 yıllık varlığına tutkuyla bağlı olma nedenimiz kendine has tavırları ve bizlerin gelenek-duruş diye adlandırdığı manevi olgulardır.
Beşiktaş asla şahısların değil,bizlerindir!Görevde bulunduğunuz süre içerisinde bizleri utandıran kararları almanızı sağlayan enerjiyi;dengeli bir şekilde alt yapıya,amatör şubelere,sözünüzde durmaya ve BJK tarihini incelemeye araştırsa idiniz biz de bu satırları değil,çok başka şeyleri dile getirirdik.
Yaptıklarınıza kanmayan ve buna ses çıkartacak bir topluluğuz.Biz kim miyiz?
Halkın adaleti doğrultusunda ilerleyen Halkın Takımı'yız!
Eren Cemaloğlu
11-06-2007, 15:43
artık kimse inanmayacak size ve sizin yalanlarınıza.burda başlayacak bizim "A" harfimiz herkes anlayacak.yaptıklarınıza göz yummayacağız.istemiyoruz biz dünya kulübü olmak,istemiyoruz biz şampiyon olmak.BİZ BEŞİKTAŞ OLMAK İSTİYORUZ.ve halkın takımı adaleti hep peşinizde olacak...
Mustafa Ozyurt
11-06-2007, 17:12
104 yıllık Beşiktaş'ın sosyal yapısını bozan bu başkan ve onun zihniyetindeki yönetimin hesap zamanı geldi çattı.
Hatalarından ders almayıp, inatla fener uydusu görevi gören bu başkan ve yönetim(ler)i Beşiktaş'ı her geçen gün kaosun içine sürüklüyorlar. En acısı yaptıklarının sonuçlarını kısa dönemde değil bu zihniyet başımızdan gittikten sonra göreceğiz.
Halkın Takımı/Halkın Adaleti; peki bu adalet nasıl sağlanacak, nasıl hesap verecek bu başkan ve yönetimi?
Ertan Eylem
11-06-2007, 18:26
Altına gönül rahatlığı ile imza atabileceğim bir yazı.Bu saatten sonra ne yapmalıyı dile getirmek gerekli sanırım.Bunuda hepbirlikte üretip hayata geçirebileceğimiz biçimi ile gündeme taşıma gibi bir tarihsel görevle karşı karşıya bulunmaktayız.
Kemal Agül
11-06-2007, 18:36
Hesap sormak için geç kalınmamıştır başarı hiç birşey BEŞİKTAŞ her şey
Ali Mandacı
11-06-2007, 19:43
dönemin başbakanı Rahmetli Bülent Ecevit "yarı mobil" halde ülkeyi yönetirken o günlerde herkes şunu soruyordu Bülent Ecevit nasıl hala Başbakan ?
sorunun cevabı bir ayette saklıydı "hak ettiğiniz gibi yönetilirsiniz" veya buna benzer bişey:mndc:
evet "delege" ağaları "dernekler" sessizliklerini hala koruyorlar belkide korkuyorlar:mndc:
"kongre fareleri cekin ellerinizi tirübünlerden " derken o pankartın uçundan tutan . ve o pankartın altına imza atan herkes bugün "kongre fareleri"nden hesap sormalıdır...
evet başa dönersek yukarıdada arkadaşlar saymışlar tekrar olmasın ...bunca şeyden sonra nasıl hala Demirören başkan ?
ya bu oyunu bozacağız yada "sessiz kalıp yanlışa ortak olacağız"
Şenel Kızıldaş
11-06-2007, 19:55
ben kendi payıma ortak olmaya niyetim yok ve ortak olmayacağını bildiğim arkadaşlarımda var beşiktaş için bişeylerden vazgeçebilecek bence eylem zamanıdır.......
Mustafa Ozyurt
11-06-2007, 20:17
Açtığım bir konuda yazmıştım.
Buraya da uygun düşer diye düşündüm.
Eylem - Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası
Eylemsiz - Eylemi olmayan
Eylemsizlik - Eylemsiz olma durumu
Beşiktaş’ın Eylemsizlik Kurulları ve İleri Gelenleri
Genel Kurul
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Divan Kurulu
Disiplin Kurulu
Seçme ve Sicil Kurulu
Tarih ve Müze Kurulu
Beşiktaş kongre üyeleri
Beşiktaş’lı işadamı ve sanayiciler
Beşiktaş’lı bürokratlar
Beşiktaş’lı medya mensupları
Mert Iyigun
11-06-2007, 20:27
yönetime karşı şahsi tavrım bu sezonun son bölümüne kadar "olur, elinden geleni yapıyo falan filan..." gibisinden olmuştu. fakat gerek şampiyonluğa oynayan bi takımın motivasyonunu yaptığı demeçlerle sıfıra indirmesi, gerekse bu bursa ve fener mevzularındaki tavrıyla gözümde değeri sıfıra inmiştir.
Duruşunu özledik SEBA!
Ali Mandacı
11-06-2007, 20:47
İŞTE İŞİN GELDİĞİ NOKTA.:mndc:
Unakıtan'dan Es-Es'e destekMaliye Bakanı Kemal Unakıtan, Eskişehirspor'a destek ve Beşiktaş'tan 2 futbolcu sözü verdi.11 Haziran 2007 13:06MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, Eskişehirspor'u Süper Lig'de görmek istediğini söyledi, destek sözü verdiği kırmızı siyahlı takıma Beşiktaş'tan 2 futbolcu alınacağını açıkladı.
http://www.spor3.com/haber.php?haber_id=248330
Ali Erken
11-06-2007, 23:10
Her takımın güçlü olduğu kaleler var; Fenerbahçe'nin parası, Galatasaray'ın Avrupa'sı, Besiktas'ın ilkeleri..v.s v.s
Besiktas'ın Fenerbahce gibi zengin bir kulup olması zor. Fenerbahce'nin Avrupa'da basarılı olması zor. Galatasaray'ın temiz bir kulup olması çok zor. v.s v.s
Artık yapılması gereken güçlü olduğu yerde gücünü pekiştirmekten geçecek. Artistik transferler, ütopik hayaller, masabaşı oyunları gibi işlere girdikçe kaybedilecek, zaten kaybediyor, kaybediyoruz.
Bazı şeylerin Besiktas'a özel oldugunu iyice vurgulasın ki tutunacak bir dalımız olsun...
Şimdi;
Bu sezon Beşiktaş camiası Fenerbahce'nin kadrosu karşısında yabancı transferiyle mi duracak, yoksa başka birşeylerle mi?
Gürhan Oğuz
12-06-2007, 08:05
beşiktaşımız en başarlı olduğu dönem 10 yıl sürer bu..
90 lı yıllarda Medyada şöyle bir söylem vardı
avrupalı mercedesi bırak YERLİ KARTALA BAK
şimdi bu söylemler yerini takipçililk zihniyetine çeviren yönetim tarafından
çoktan unutuldu
ve hala bazı takımlarla yarışa girmek için, klübün adının başına - sonuna veya ortasına bir takım ibarelerle ekonomik anlamda destek arama yolunu seçiyor,
oysa ne güzel bir deyimdir YERLİ KARTAL
bizler yerli kartalımızı geri istiyorsak yukarda yazılı olanların hayata geçmesi için mücadele etmeliyiz
Yazılan her satırdada bunu çağrısı vardır
GÜN EYLEM GÜNÜDÜR
Cihan Güngör
12-06-2007, 10:07
Kemal Amca'ya bak, 2 futbolcu sözü vermiş.
Yapılan açıklamanın üstüne iyi gelmiş, pisliğin bir örneği daha...
Bahadır Ahıska
12-06-2007, 10:48
memleketi santim santim satan "para etsin babamı bile satarım" diyen bir adam şimdi gelmiş Beşiktaşı pazarlamaya çalışıyor kaydırıldığı yeni seçim bölgesine.
ayaklarının altına sabun koyulasıcalar... bu yaştan sonra kemikler de iyileşmez..
Muhittin Saban
12-06-2007, 11:37
.
Başından beri sorgulayan ve eleştiren ama bunu yaparken de zarar vermemek adına isyanını içinde yaşatan kitle(cik)ler sayıca az olsa da içlerinde ki “İnatla Teslim Olmayış ” inanmışlığına olan duyguları ile hep bir şeyler anlatmak istedi.
O sessiz isyan büyümeye başlayarak, “zararın neresinden dönülse kardır” öğretisi ile artık yavaş yavaş dile gelmeye başladı. Çünkü kulübün altına yerleştirilmeye çalışılan rayların nereye kadar gittiğini ve bu gitmelerin sakıncasını neler olduğunu birilerinin anlatması birilerinin de öğrenmesi gerekiyordu. Henüz bir şeylerin farkında olamayan Seba sonrası suskunlarına ve yeni jenerasyona; “Oldu-bitti” hızıyla “olacak ve bitecekleri” anlatmak ve rayların uzandığı sakıncalı istasyonları göstermek artık zorunlu bir görevdir.
İşte kulübümüzün altında ki o raylar, futbol pazarına balıklama dalıp ağızlarından salyalar akan kan emicilerin, paraya egemen güç oluşumu şirketlerin tabiki de patronlarının ve ne yazık ki rakip bildiğimiz şahsiyetlerin parasal aidiyetlerine mahkum olmaya kadar gidiyor. Onlar yeni dünya düzenine ve koruyucuları egemen sınıfın sahiplerine olan bağlılıklarından dolayı “Borsa”yı tapınak “Marka”ları totem olarak görmekte ısrar ettikçe ve bize aidiyetimize saldırdıkça; Bizler, bizim gibi farkındalıklı kalmayı başaranlar, bize inananlar ve bize inanacak olanlarla beraber Beşiktaş gibi Türk futbolunun “Son Kale”sinde yıkılmamış “Son Barikat” olarak dimdik ayakta durmaya devam edeceğiz.
Bilinmelidir ki; Son Barikata adanmışlığı olan bizlerin son sözü daha söylenmemiştir.
Onun içindir ki;
“Son ana kadar, onurumuzu koruyarak yaşayacak ve söylenecek son söz, omuz omuza ve kahramanca söylenecektir.”
.
Bu yazımı ifadelerimi Mart ayında paylaşmıştım sizlerle. Ama görüyorum ki atrık zamanı gelmiş bağırmanın. İşte bu tüm yüreklilik ve birlik inanıyorum ki aydınlığa açılan kapının anahtarı olacak etkiyi de gösterecektir.
Halkın Takımı-Halkın Adaleti yazısının altına koca bir imzamı atıyorum.
Muhittin Saban
.
Onur Özgen
12-06-2007, 13:09
Nihayet taraftardan beklediğim tepki artık gelmeye başladı.
Ama biz Gs taraftarı gibi olmayalım.
Yönetimi göndermeye çalışalım; ama Beşiktaşlı gibi.
Takıma zarar vermeden...
Gün gelecek, hesap vereceksiniz ulan!!! İrlandalılar...
Arda Can
12-06-2007, 15:06
artık iradeyi eyleme çevirmenin vaktidir..beşiktaşlılık duruşumuz için..
Halkın Takımı/Halkın Adaleti...
Cavit Samancı
12-06-2007, 19:10
Süleyman Seba ve Rıza Beşiktaşlı olmamda en büyük katkısı olan iki insandı.Biri yöneticiliğinde olgunluğun ve kararlılığın,diğeri futbolda alınterinin ve vefanın simgesiydi benim için.Hep de bu şekilde anımsanacaklarını,anımsayacağımı biliyorum.
Rıza'nın gazetede verdiği beyanatları okuduğumda bu sevginin boşuna olmadığını bir kez daha anladım.Beşiktaş sevgisini ve Beşiktaş duruşunu şampiyonluğa,kendi basit reklam çabalarına ve kirli çıkar ilişkilerine indirgeyenlere karşı isyan ve öfke duyuyordu ki,haklıydı bence sonuna kadar.
Birileri milyon dolarlar harcasalar da şunu her zaman hatırlatmak gerekiyor; BEŞİKTAŞ HALKIN TAKIMIDIR VE HALKIN TAKIMI OLARAK KALACAKTIR.
Ersan Üngüder
12-06-2007, 20:58
Saymakla bitmeyecek kadar çok basiretsizliği olan bu yönetim kurulunun hesap verme günü yaklaşmaktadır.
Deniz Can
12-06-2007, 23:01
Insan unsurlu her calismada hata olmasi normaldir. Boyle olsa muhataplari ile telafi etme yoluna gidersiniz, bu mumkundur; ama hepimiz biliyoruz ki bunlar bir hata ya da hatalar zinciri degil. Bu bir sistem, bir anlayis ve bizler de bu sisteme bu anlayisa karsi cikiyoruz. Besiktas ciplak degildi ki simdi O’na yeni bir gomlek dikilsin.
Aktarilanlarin hicbiri su an itibari ile olmadigina gore, yani bir tarihe yayildigina gore, bilmedigimiz, duymadigimiz, tanik olmadigimiz, okumadigimiz seyler de degildi elbette. Bircogumuzun gayet iyi bildigi ve gayet de farkinda oldugu seyler idi. Tek tek bakinca ve hepsini kendi vuku buldugu tarih icinde ele alinca gorulecektirki bir kaniksamanin hakimiyeti isteniyor, bir kabul edis gibi durum soz konusu ediliyor, yani ne yapalim bu da boyle iste denilecek raddeye gelinmesi isteniyor gibi.. Bizim farkli dusunuyor olmamiz surecin bu yonunu yok etmez. Taa ki sesimizi duyurana kadar. Her seyi alt alta koyunca ortaya cikan tablo insana yeter artik dedirttirmeye yeter de artar bile.
Yakarislar, mazeretler olmayan muhalefetin yokluguna yakiliyor. Tum bu karsi cikis muhalefetin de rehberi olmali. Alin iste size yapmayacaklarinizin, yapmamaniz gerekenlerin kisa satir basliklari. Senin yoneticin tesviki etik buldugunu beyan edip, hala o koltukta oturuyorsa, senin baskanin bu takimin kaptanligini serefi ile yillarca yapmis oz evladina komplolar ile celme takip, tekme atiyorsa, sen sahaya ciktiginda senin icin kurulmus sanik sandalyesini gorup, takimi sahadan cekecek cesareti goremiyorsan, mafyanin usagi ben bu kulube baskan olurum diyecek cesareti bulup, hala konusabiliyorsa ve sen tum bunlarin karsisinda kongreden kongreye parmak kaldiriyorsan, siranin sanada gelecegini unutma! Besiktaslilarin ortak hafizasi, bu yanlis gidise yetkileri dahilinde olmasina ragmen ses cikarmayip, susanlari da unutmayacaktir. Tum bu olan bitene riza gosteriyor isen muhalif degilsin, ki adin muhalefet olsun. Muhalif iseniz yolu yordami da bellidir. Kart sahipleri icin bu boyle.
Adalet icin, Besiktas’in Besiktaslilar’ca yonetilebilmesi icin, Besiktas’in halkin takimi olarak kalabilmesi icin, Buyuk Besiktas Taraftar projesi bu mucadelede kazanilacak en anlamli mevzilerden biridir.
Taraftarlar olarak, bize sunulan/sunulacak olan karsi tartismaya ya da ne yapilmasi gerektigine iliskin olarak tek bir dayanagimiz var; gelenek! Bunun disinda bir yere bakmayacagiz. O gelenek, isyani her zaman barindirdi; ama arsizliga, haysiyetsizlige, riyakarliga asla yol vermedi.
Omer Kalaycıoglu
13-06-2007, 09:53
ahmet dursun seba gitsin. sileyman sebanın bir cifliği var cifliğinde inekleri var padişahım cok yaşa diye bağırır cifliğinde süleyman sebanın. diye bağıranlar nerde şimdi cok merak ediyorum. yoksa otlamayamı gittiler.
Gürhan Oğuz
13-06-2007, 10:38
Her şey bitti onlar için.
Duruşları yoktur onların.
Dostları yoktur onların.
Bizim gibi sevdayla yanan
. yürekleri yoktur onların....
...........
Onların adları.Demirezendir-Kolottur-Sinandır-FaiktiR-Turgaydır-Leventtir
ve niceleri
Hepside gölgelerine düşmandır taraftarın, ve hepside tarihin akışının önünde durmaya çalışan, çürümüş olanlardır.
Kimi maşayı tutan eldir.
Kimi maşadır kullanmak için.
Birde taraftar vardır,Armanın geleceği için. SON BARİKATI kuran sevdasına
yürek veren çıkarsız ve koşulsuz
İçleri yanar onların. Adları YOKTUR İSİM İSTEMEZ
HER BİRİ BARİKATIN BİR TAŞIDIR KOŞULSUZ SEVERLER İŞTE ÖYLESİNE DELİDİR YÜREKLERİ...
TARAFTARIZ, TARAFIZ ÇÜNKÜ.
BİZ BEŞİKTAŞIZ
Murat Uncu
13-06-2007, 12:34
Sahipsiz Mezar Taşı Değiliz....!!!!!!!!!!!!
Yıldırım Demirören ve ekibi eğer bizim çabalarımızla gönderilmezse felaket yakın.
Beşiktaş'ımızın yaptığı bütün anlaşmalar,sponsorluk,kira sözleşmeleri vb.vakit geçirilmeden tek taraflı feshedilmelidir.Yok tazminatmış yok şuymuş buymuş yok.
104 yıllık geçmiş; Birilerinin Beşiktaş'ımızın gelirlerini üç beş tefeciye kırdırıp daha sonra biraraya gelip kumpaslarına izin vermeyecektir.
Halkın Takımının Formasında Reklam Olmaz.
Reklam aldığımız o göğüs çocuklarımızındır.
Adalet Ellerimizde.....!!!!
Aras Gundogdu
13-06-2007, 13:34
Çok güzel incelenmiş yönetimin icraatleri;anlaşılan şudur ki yönetim 1 tane olumlu bir işi olmamıştır,bu vakitten sonra yapabilecekleri tek olumlu iş istifa etmeleridir
Berkant Tutaklı
13-06-2007, 14:27
Deveye sormuşlar boynun neden eğri;nerem doğruki demiş.
İşte Beşiktaş yönetimini tarif edebilecek en güzel cümle.Yaptıkları hiçbir olumlu hareket yok.Ki varsada onlarıda ellerine ayaklarına dolaştırdıkları için onlarda gözükmemekte.Mafya ile işbirliği içnde bulunmaktan ;kendi egolarını tatmin etmekten başka hiçbir şey yapmayan ve bulundukları mevkiye kesinlikle yakışmıyan kişiler topluluğu yeter artık.Kimi arkadaşlar 104 yıllık şanlı , şerefli tarihten bahsediyorlar.Bu yönetim başımıza geldiği tarihten bu yana ben duruş , şeref,haysiyet arar oldum.Yaptıkları her, hareket her söz bizleri bir adım daha geriye çekiyor.Sata sata kulübümüzde birşey bırakmadılar.Bumudur duruş.Böyleyse durmaya devam edelim.
Muhittin Saban
13-06-2007, 16:49
Deveye sormuşlar boynun neden eğri;nerem doğruki demiş.
Atalarımızın ironik zekasına da bayılıyorum:-))
Hangi deveye sormuşlar ve hangi deve hangi 'Dil'le cevap verebilmiş acaba?
Kusura bakma Berkant yeri değil ama bunu yazma ihtiyacı duydum.
Bizim tek avantajımız deveye sorma ihtiyacı duymuyoruz. Biz direk kendilerinden hesap soruyoruz..
Ozan Kaya
15-06-2007, 23:49
yeter artik!
tupçu degil
topçu istiyoruz...
Serenat Tutaklı
17-06-2007, 17:27
F.Bahçe nefretini kulübün önüne geçirmeyi başarmış bir başkan ve yandaşları.F.bahçe'den aldığı her oyuncu sonrasında aklınca rakibini hezimete uğrattığını sanan zavallı bir bakış açısı.Şimdilik söz hakkı hala sizde.
Ama şimdilik!
Diren Eren Bolat
17-06-2007, 17:33
Halkın Adaleti var Mı Ortada!
Halkı Düşünen..
Adaletin Olmadığı Yerde Anarşi Başlar Sayın Yönetim!
Zola Ravenelli Hala Oynuyorsa Onlarıda Alabiliriz.
Sadece Hıyar Turşusunun Tadı Olmaz!
Safa Şenyıldız
17-06-2007, 18:34
Ne tüpçü ne topçu BEŞİKTAŞ'lı istiyoruz...
Muhittin Saban
18-06-2007, 00:37
Sanırım hepimiz sazan gibi olduk en sonunda. Önümüze sunulan her şeye atlar olduk! Yıllardır Beşiktaş’lı taraftarlar olarak bükülüp kırılmaktan ne omurga kaldı ne de vicdan. Özellikle Demirören başkanlığında hava kurşun gibi ağırlaştı. Taraftarın isyanı, bağırmaları da bu havaya karışınca parçaları birleştirmek ve sağlıklı düşünebilmek de bir o kadar zorlaştı.
Şimdi daha açık olarak ortaya çıkıyordur ve umarım iyi anlayabiliyoruzdur ; “Bir şeylerin mücadelesinin yapılması gerektiğini”
Bu bir sağ-sol kavgası değil ya da vatan toprağı kavgası da değil. Bir Devrimden bahsediyorum! Detayları biliyorsunuz. Devrim gibi büyük olayların olması tamamen şartlara bağlıdır. Hahaha hihihii yaşayan insanlar bir sabah kalkıp “düzeni değiştirelim bu gidişe bir dur diyelim” demezler. Dürtülmeleri lazım, analarından emdikleri sütün burunlarından gelmesi lazım. Tıpkı şimdilerde tavan yapan bizim içinde bulunduğumuz durum gibi!.
Kısaca olaylar başka türlü olamayacağı için bir Devrim tadında karşı hamle gerektiriyor. Hatta hadi öyle olsun diyelim ve Demirören yönetimine yönelik taraftar bazında “ Karşı devrim” gerçekleştirelim. Artık buna korkutmak mı göz dağı vermek mi deriz bilemem.
Belki bizim istediğimiz yönetim tarzını yeniden yazacak tarih. Ama şimdilerde ki gibi Demirören yönetimine günde 5 vakit giydirmekle olmayacak bu iş. Öyle yaparsak ve bir şeylerin bu şekilde değişeceğine inanırsak çok yanılırız.
Ben ısrarla Özer Özçetin abinin günler öncesinde işaret ettiği tepkisel eylemin olması gerektiğine inanıyorum. Hani ABD’li Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi(PNAC) kurmaylarının bir stratejisi olan ve Dünya üzerinde Körfez savaşından beri uyguladıkları “Primite War” yani “ Testi Kırılmadan Önlemini Almak” hamlesi gibi karşı bir tavırdan bahsediyorum.
“Demirören’ler!...” yönetimi süresi boyunca Beşiktaş’ımızın düştüğü her acı veren durumu( manevi erezyon ve maddi çöküş) şudur, budur diye çoğaltmaya kalkmadan genel bir çerçevede düşünürsek zaman çoktan dolmuştur ve vakit gelmiştir. Sezon başlamadan artık eylem koymanın zamanı gelmiştir. Sıcağı sıcağına yapılmalı ve adrese gerekli dersler bildirilmelidir.
Az önce de bahsettim Özer abinin söylediği eylem tarzı en oluru olanıdır. Ne panelde konuşulacak olanlar etkili olacaktır ne de onlarca forumda dile getirilen tepkiler.
Gerçi forumlarda konuşulanlar pek de birbiri ile örtüşmüyor. Kimi memnun bizim gibi düşünenler ise hoşnutsuz, kızgın ve tepkili.
Alacağız elimize meşaleleri toplanabildiğimiz kadar fazlaca organize bir kalabalık ile Gündoğdu marşı eşliğinde kulüp binasına yürüyeceğiz. Orada ise ne söylenecek ise ne anlatılacak ise tüm Türkiye basını önünde gerekli açıklamalar ve sloganlar eşliğinde sert ama kararlı bir şekilde tepkimizi koyacağız. Yani açıkca yönetime “rest çekeceğiz” . Haa toplayabilirmiyiz o kadar kalabalığı ya da katılım sağlayabilirmiyiz bilinmez. Ama denemek denememekten çok daha iyidir.
Biz Halkın Takımı olarak farklılığımızı göstereceksek isyanımızı bu tür bir eylem ile destekleyebileceksek işte o zaman varlığımızı pekiştirebiliriz. Dediğim gibi ne panelde konuşulacak olanlar ne de forum içinde konuşulanlar ile bir şey elde edemeyiz. Sert, kararlı ve ses getirecek bir eylem gerekiyor.
Eğer bunu yapamayacaksak o zaman neyin savunmasını yapacağız ki daha?. Alırız kombinelerimizi fahiş fiyatlara sonra yönetim parayı toplayınca bir açıklama yapar; “ Kusura bakmayın bu sene stad inşaatı var onun için kombineler geçersiz ama hakkınız bakidir” diye. Biz de o paraların yönetimce yapılan saçma transferlere bir ön ödenek olacağını bile bile yine söylemsel tepkilerimizi forumlarda dile getirerek bir seneyi daha geçiririz!
Olabildiğince hatta binlerce ellerde yakılacak Meşale, o ellerin sahiplerinin hep bir ağızdan söyleyeceği Gündoğdu marşı ve kulübe yürüyüş. İşte alın size “Karşı devrim” ne alt yapıya gerek var ne de şiddete. Sadece o yürüyüşe katılacak ve değerlerini sahiplenecek Kartal Yürekli Beşiktaş’lılara ihtiyaç var.
“Desibel rekoru kıran binlerce taraftar zincirlerini de kırmalıdır” derim ben!......
.
Adnan Gur
18-06-2007, 01:57
'o desibel rekorunu kıralım
HAYDİ KARTAL ,HAYDİ KARTAL ŞİMDİ TAM ZAMANI'
dÜN ERKENDİ, YARIN ÇOK GEÇ OLACAK
yA ŞİMDİ YADA HİÇ....
Özenç Aktaş
30-06-2007, 19:42
http://img125.imageshack.us/img125/7435/deneme1ek0jc2.jpg
Görmeyenler görsün !!!
Duymayanlar duysun !!!
Bilmeyenler bilsin !!!
BEŞİKTAŞK HESAP SORAR !!!
Gün Gelecek Devran Dönecek Yönetim Halka Hesap Verecek
sustuk sabrımız taştı , artık hesap sorma zamanı
__________________
Kartal PenCHEsi..!
Vedat Hamzacelebioglu
02-07-2007, 02:36
...
Gözümün önünde saklayamazlar
Bunca karaları aklayamazlar
Çocuk gibi bizi kandıramazlar
Düşününce; suçlayamazlar.
Diyordu Edip Akbayram.
Mert Atasayar
19-09-2007, 16:38
ama sende bana söz verdin YOKlama yapacağım
Mert Atasayar
19-09-2007, 16:40
gÜn DoĞdu Hep Uyandik Stadlara Dayandik BeŞİktaŞin UĞruna Da Bayaraklara Dolandik Semtİmİz Erkek Semtİ AŞik Eder Herkesİ Üzerİmden Eksİlmesİn BayraĞimin GÖlgesİ İŞte Bİz KÖtÜ GÜnde Hep Omuz Omuzayiz ÖvÜnmek Gİbİ Olmasin Bİz Kara Kartallayiz
Mert Atasayar
15-10-2007, 21:42
Kuzu gibi olun diyorlar
Buyuyup ortaya cikinca
Koyun gibi gutmek icin sizi
Mert Atasayar
15-10-2007, 21:44
quote="Serenat Tutakli"]Diğer branşlar ile bir bütün olarak görüldüğü zaman başarı gelecek işte.Sadece futbol takımıyız dersen,futbol takımının başarıları ile koskoca bir kulübü eş tutmuş olursun.
Bir hentbol takımımız var ligi namağlup şampiyon bitiren;ama üvey evlat muamelesi gören.Bunu futbol takımı yapsa idi ne olurdu?Gündemden düşmezdi.Hentbol takımının kazandığı şampiyonluk fındık-fıstık mı oluyor futbolunkinin yanında.Onların akıttığı ter değil mi?
Voleybol takımı küme düşmüş ise bunun biz taraftarlarda hiç suçu yok mu?Ne kadar gidip,destekledik?Ama slogan atmaya gelince "Armanın olduğu her yerde" demeyi biliyoruz.Beşiktaşlı mıyız yoksa Beşiktaş futbol takımlı mı?Önce bunun ayrımını yapalım.Sonrası kendi kendine şekillenir zaten.[/quote]
N e güzel yazmışsın açıklamıssın SERENAT abla ellerine sağlık yüreğine binlerce selam
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.