Orçun Masatçı
04-09-2007, 16:44
YİNE TERMİK SANTRAL, YİNE KÜRESEL KÖMÜRCÜLER VE YİNE KÜRESEL DİRENİŞ...
İzmir - Aliağa’nın Çakmaklı Köyü ile Gencelli Koyu arasındaki bir alanda kurulmak istenen ve 18 yıl önce verilen doğa, bilim, toplum ve hukuk “mücadeleleri zinciri” ile iptal ettirilen “termik santral”, Ege Bölgemize yeniden dayatılmak istenmektedir.
Gencelli termik santral dayatması, Başbakanlığını Turgut Özal’ın yaptığı Bakanlar Kurulu’nun bir kararnamesi ile Japon şirketlerinden oluşan bir konsorsiyuma verdiği ve 1989 yılında Resmi Gazete’de yayınlanan bir izinle başlamıştır. Bu gelişme karşısında yürütülen mücadelelerin bir parçası olarak açılan dava sonucunda Danıştay 10. Dairesi kararnameyi iptal etmiştir. Ardından Süleyman Demirel ve Erdal İnönü’den oluşan hükümet bu kararı temyiz etmiş ancak bir yüksek mahkeme olan Danıştay İdari Davalar Dairesi Genel Kurulunun da, 4,5 yıl sonra aldığı karar ile bu özel izin kesin olarak iptal etmiştir.
Foça, Yenifoça, Gencelli, Karaburun ve komşumuz Midilli Adasındaki bir alanda kurulmak istenen ve ithal kömüre dayalı bu termik santral, başta Aliağa olmak üzere İzmir’den Bergama’ya kadar uzanan bir alanı tıpkı Yatağan’da olduğu gibi etkileyecek ve geri dönülmez çevre felaketlerine yol açacaktır.
Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nin, yol açtığı hava kirliliği gizlenen ancak sonuçları ortada olan demir-çelik tesislerinin ve asbest kaynağı gemi söküm tesislerinin yakınında kurulması dayatılan termik santralin, Ege Bölgesini tehdit edecek olan, nasıl bir felaketin tamamlayıcısı olduğu çok açıktır.
Oysa güneş, rüzgâr, su ve jeotermal gibi temiz enerji kaynaklarımızın bu kadar olanaklı olduğu Ege Bölgesinde bu termik santralin, bilimsel doğruluklara, toplumsal karşıtlıklara ve yargı kararlarına rağmen yeniden dayatılmasının küresel talancılara yeni bir rant alanı yaratmaktan başka bir amacı yoktur. Tıpkı Bergama siyanürlü altın madenciliğinde olduğu gibi...
Yatağan çevre felaketi ortadayken, ithal kömüre dayalı bu termik santralin bir başka bölgede yeniden dayatılması, ülkemizde yürütülen bir enerji politikasının sonucu değil, ülkemizi özellikle 1980’den bu yana cehenneme çeviren IMF ve Dünya Bankası’nın dayattığı bir rant politikasının sonucudur.
Fosil yakıtlardan birisi olan kömürün kullanılması nedeni ile karbon salınımı en yüksek dozda olan termik santraller, bu özellikleri ile de küresel ısınmanın en önemli etkenlerinden biridir. Soğutma suyu ihtiyacı nedeniyle çevresindeki su kaynaklarını kullanarak su talanına ve kullandığı suyun değerlerinin bozulmasına yol açan termik santraller, bu nedenlerle Dünyada artık bir enerji kaynağı olarak terk edilmektedir.
Yaratacağı etkiler bu kadar açık olan Gencelli Termik Santralinin yeniden dayatılmasına karşı, yapılacak olanlar da açıktır:
· Küresel ısınmanın artmasına yol açacak yeni bir tesisin kurulmaması için,
· Ege Bölgesi’nin gaz kirliliği sonucunda yeni felaketler yaşamaması için,
· Gencelli Koyu’nun sularının bozulmaması için,
· yöredeki tarımın ve zeytinciliğin son bulmaması için
· ve yöredeki yerleşim alanlarının yok olmaması için
18 yıl önce başlayan mücadelenin tamamlanması...
Ve 18 yıl önce olduğu gibi yöre insanları, bilim çevreleri, doğal ve kültürel çevre toplulukları, yöre belediyeleri, TMMOB odaları, tabip odaları, barolar, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve yurttaş girişimleri ile birlikte bu “mücadele zinciri”nin yeniden oluşturulması.
Bergama’dan Eşme’ye, Saruhanlı’dan Efemçukuru’na, Yatağan’dan Gencelli’ye...
Ahmet Tuncay Karaçorlu
Doğal ve Kültürel Çevre İçin Yaşam Girişimi Sözcüsü
www.yenikapi.tiyatrosu.com
İzmir - Aliağa’nın Çakmaklı Köyü ile Gencelli Koyu arasındaki bir alanda kurulmak istenen ve 18 yıl önce verilen doğa, bilim, toplum ve hukuk “mücadeleleri zinciri” ile iptal ettirilen “termik santral”, Ege Bölgemize yeniden dayatılmak istenmektedir.
Gencelli termik santral dayatması, Başbakanlığını Turgut Özal’ın yaptığı Bakanlar Kurulu’nun bir kararnamesi ile Japon şirketlerinden oluşan bir konsorsiyuma verdiği ve 1989 yılında Resmi Gazete’de yayınlanan bir izinle başlamıştır. Bu gelişme karşısında yürütülen mücadelelerin bir parçası olarak açılan dava sonucunda Danıştay 10. Dairesi kararnameyi iptal etmiştir. Ardından Süleyman Demirel ve Erdal İnönü’den oluşan hükümet bu kararı temyiz etmiş ancak bir yüksek mahkeme olan Danıştay İdari Davalar Dairesi Genel Kurulunun da, 4,5 yıl sonra aldığı karar ile bu özel izin kesin olarak iptal etmiştir.
Foça, Yenifoça, Gencelli, Karaburun ve komşumuz Midilli Adasındaki bir alanda kurulmak istenen ve ithal kömüre dayalı bu termik santral, başta Aliağa olmak üzere İzmir’den Bergama’ya kadar uzanan bir alanı tıpkı Yatağan’da olduğu gibi etkileyecek ve geri dönülmez çevre felaketlerine yol açacaktır.
Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nin, yol açtığı hava kirliliği gizlenen ancak sonuçları ortada olan demir-çelik tesislerinin ve asbest kaynağı gemi söküm tesislerinin yakınında kurulması dayatılan termik santralin, Ege Bölgesini tehdit edecek olan, nasıl bir felaketin tamamlayıcısı olduğu çok açıktır.
Oysa güneş, rüzgâr, su ve jeotermal gibi temiz enerji kaynaklarımızın bu kadar olanaklı olduğu Ege Bölgesinde bu termik santralin, bilimsel doğruluklara, toplumsal karşıtlıklara ve yargı kararlarına rağmen yeniden dayatılmasının küresel talancılara yeni bir rant alanı yaratmaktan başka bir amacı yoktur. Tıpkı Bergama siyanürlü altın madenciliğinde olduğu gibi...
Yatağan çevre felaketi ortadayken, ithal kömüre dayalı bu termik santralin bir başka bölgede yeniden dayatılması, ülkemizde yürütülen bir enerji politikasının sonucu değil, ülkemizi özellikle 1980’den bu yana cehenneme çeviren IMF ve Dünya Bankası’nın dayattığı bir rant politikasının sonucudur.
Fosil yakıtlardan birisi olan kömürün kullanılması nedeni ile karbon salınımı en yüksek dozda olan termik santraller, bu özellikleri ile de küresel ısınmanın en önemli etkenlerinden biridir. Soğutma suyu ihtiyacı nedeniyle çevresindeki su kaynaklarını kullanarak su talanına ve kullandığı suyun değerlerinin bozulmasına yol açan termik santraller, bu nedenlerle Dünyada artık bir enerji kaynağı olarak terk edilmektedir.
Yaratacağı etkiler bu kadar açık olan Gencelli Termik Santralinin yeniden dayatılmasına karşı, yapılacak olanlar da açıktır:
· Küresel ısınmanın artmasına yol açacak yeni bir tesisin kurulmaması için,
· Ege Bölgesi’nin gaz kirliliği sonucunda yeni felaketler yaşamaması için,
· Gencelli Koyu’nun sularının bozulmaması için,
· yöredeki tarımın ve zeytinciliğin son bulmaması için
· ve yöredeki yerleşim alanlarının yok olmaması için
18 yıl önce başlayan mücadelenin tamamlanması...
Ve 18 yıl önce olduğu gibi yöre insanları, bilim çevreleri, doğal ve kültürel çevre toplulukları, yöre belediyeleri, TMMOB odaları, tabip odaları, barolar, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve yurttaş girişimleri ile birlikte bu “mücadele zinciri”nin yeniden oluşturulması.
Bergama’dan Eşme’ye, Saruhanlı’dan Efemçukuru’na, Yatağan’dan Gencelli’ye...
Ahmet Tuncay Karaçorlu
Doğal ve Kültürel Çevre İçin Yaşam Girişimi Sözcüsü
www.yenikapi.tiyatrosu.com