PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Emel Üregen - Sahnede Hayat Olmak


Orçun Masatçı
04-09-2007, 16:48
SAHNEDE HAYAT OLMAK

Emel ÜREGEN




Dionisos'dan beri süregelir tiyatronun serüveni...Sözcüklerin büyüsüne bedenin ritmi eşlik edince hayat oluverir sahne...Ve gerçeği anlattığı oranda var olabilir."Biz"i anlattığı oranda...

Peki gerçekliğe nasıl varılabilir?Seyirciyle oyuncu arasındaki uçurum kalktığı oranda tiyatro kendini gerçek kılabilir.Birine ondan bir parça sunabiliyorsan yaptığın işin gerçekliğinden bahsedilebilir.Gerçek bilinenin ardındakidir.Televizyonlardaki magazin programlarıyla ötelenmek istenendir,egemenlerin kitlelerin dikkatini başka yöne çekmek için elindeki medyayı kullanarak çarpıttıklarıdır.Dünyayı kendi lehine döndürmek için savurduğu düzmece nutuklardır.Değiştirilen tarihin ardındaki olaylardır gerçek.Ve biz yaşamaya çalışırken her gün üzerimizden daha ne kadar kar elde edebileceklerini hesaplayanların maskesinin düşürülmesi demektir gerçek bir zeminde durmak.Bolluk içinde yaşayan patronlara sanat yapmak özüne aykırı davranmaktır.Onların sahte,geçici dünyalarının kaygan zemini günün birinde yerinden oynayacaktır çünkü…Önemli olan ezilen gerçek,kalıcı bir sınıfın sanatını yapmaktır.Kalıcı olan onlardır,dünyayı yaratan onlardır çünkü.İnsanı doyuran evreni sırtında taşıyan onlardır.Ve çoğu kez ezilmişliğinin sınırlarına gömülen,dinle sorgulamadan kabullenmeye alıştırılan,medyayla kendi gündeminden koparılan,oyalanan,uyutulan ve bu perdeler altında sömürülen de onlardır.

Gerçeği estetik bir kaygıyla anlattığı oranda var olabiliyor tiyatro.Sahnede hayat olabilmek,hayatın içindeki anılarını yazabilmek sahnenin tozuna…İçinin coğrafyasını dökebilmek yüreklere,gördüğün doğruları anlatmak sana bakan gözlere…Bu sebeple açılıyor perdeler…Ya da bu sebeple çıkılıyor sokaklara.İşinden eve dönen bir adam,köşede akordeon çalan bir kız,kapısının önünde oturup yün ören bir kadın ya da üstü başı çamur top oynayan bir çocuk için çıkılıyor sokaklara.Hayatın yükünü omuzlarında taşımaktan yorgun belki hiç tiyatroya gitmemiş insanlara kendi gücünü fark ettirmek için çıkılıyor.Derdim var,bizimle ilgili,geleceğimizle ilgili demek için bakılıyor gözlere,onların meraklı bakışları senin üzerinde başlıyor tiyatro bitmeyen melodisiyle ve mestane ritmiyle.Tiyatro bu yüzden başkalaşıyor sanatlar içinde.Aniden tepki verebiliyor hayata,olaylara.Bu tepkiyi bedenine sözcüklerini asarak mühürlüyorsun dimağlara.Seyirciyi omuzlarından tutup sarsarak söyleşiyorsun onunla…Ne anlatmalıyız? diyorsun.Gerçeği sözcüklerinle ve ellerinle onun bedenine dokuyorsun tıpkı bir dokumacı gibi.Seni gördüğüne seviniyor belki.Belki eve gidince çocuklarına ve eşine anlatacağı bambaşka bir şey oluyorsun.Böylece somut bedeninden sıyrılıp tiyatronun o büyülü dünyasında kimseye görünmeden geziniyorsun.Kah gülerek,kah ağlayarak.Tiyatro maskesinin yoldaşlığında yol alıyorsun bambaşka hayatlara…Bir duruşun yaşam oluyor,diğeri ölüm,bir diğeri sevgi,bir başkası nefret oluyor.Sessizce bırakıyorsun kendini oyunun sürdüğü o kısacık nehir misali akan zamana.Bitince de gerçeklerle birikmeye devam ediyorsun,yeni oyunlar,yeni anlatışlar için…Yeni insanlarla konuşuyor,yeni gözlere bakıyor yeni tenlere dokunuyor,akıtıyorsun kendini; onların teninde birikiyorsun gerçeğe.Çünkü seyirciye dokunduğun an,onun gözlerine baktığın an aslında anlattığın yeni dünyaya onu çekebilme gücün o denli doruğa çıkıyor.Televizyon ya da sinema aslına bakarsanız hiçbiri damarlarında kan dolaşan,kalbi çarpan,teni sıcak bir insanın size dokunarak bir şeyler anlatması gibi olmuyor.Çünkü diğerlerinin hepsi sanki yapılışının üzerinden çok zaman geçmiş ve soğumuş yemekler gibidirler.Bu sebeple inandırıcılık ve etkileyicilikleri de bu oranda azdır.

Tiyatronun gerçek zemininde duran,halk için halka oynayanlar,sanatın gücünü haykıranlar,yeni dünyaya doğru değişim dalgasını başlatanlar,bir gün mezar taşlarımızda rollerimiz yazılı gömülelim.Ezilenler için tiyatro demeye devam edelim.Yürüdüğümüz yolun toprağı olmayı göze alarak tiyatronun dönüştürücü gücünü sokaklara taşımaya devam edelim.Yaşasın tiyatro!Yaşasın toplumcu gerçekçi sanat!


22 temmuz 2007 Pazar(seçim var ben nelerle uğraşıyorum:)

www.yenikapi.tiyatrosu.com