PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkiye Tiyatrolar Buluşması


Orçun Masatçı
04-09-2007, 16:51
9 Ağustos sabahı İzmir Bornova’da buluşan sanatçılar buradan otobüslerle Ürkmez beldesindeki kamp alanına götürüldüler.

Buluşmaya katılan tüm sanatçıları karşılayan Yenikapı Oyuncuları ve yönetmenleri Orçun Masatçı’nın katılımcılara teşekkür konuşmasının ardından açılış konuşmasını İstanbul’dan yönetmen Mehmet Esatoğlu yaptı. Buluşmanın yapıldığı günlerin önemine değinerek konuşmasına başlayan Esatoğlu, 22 Temmuz seçimleri sonrası kimi morali bozulup yaşama ve mücadeleye küsen aydınların aksine yeni bir buluşmayla “dövüşe devam” dediklerini ifade etti. Esatoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Önümüzdeki günlerde her alanda olduğu gibi kültür-sanat alanında da ülkemizi zor günler bekliyor.
2002 sonbaharından bu yana iktidarda bulunan AKP hükümeti dış emperyalist güçlerin komutasında ülkenin her türlü kültürel değerinin yağmalanması için aracı oldu.
Kültürel alanların yıkılması ve para babalarına uygun mekanların var edilmesi, kültürel kurumların lağvedilmesi ile başlayan girişimler 2007 seçimleriyle kısa bir durgunluk sürecine girmiş görünüyorsa da bu girişimlerin hükümetin kurulması ve cumhurbaşkanının seçimi ile yeniden hızlanacağı ortadadır.
Ülkenin dört bir yanında kentlerin kendisiyle özdeşleşmiş tarihi yapıların yok edilerek ticaret merkezine dönüştürülmesinden kamudan pay alan tüm sanat kurumlarının yok edilmesine kadar geniş bir çerçevede gelişecek saldırıların yasası yeni cumhurbaşkanının imzasını beklemektedir.
Avrupa Birliği’ne uyum süreci adı altında sermayenin kuklası bir sanat ortamının kurulması hazırlıkları sürmektedir. Kurulacak tabela örgütlerinin onayı olmadan hiç kimsenin sanat üretemeyeceği bir ortamın örgütlenmesi için toplantılar sürüyor.

Biz sanatçılar “Türkiye Tiyatro Buluşması” için toplanırken tüm bu gelişmeleri tartışmalı, önümüzdeki dönem sanat alanına yapılacak saldırılar için örgütlenmeliyiz”
Açış konuşmalarının ardından yapılan ilk etkinlikte yazar ve düşünür Temel Demirer “Aşk, Hayat ve Sanat” başlıklı konuşmasını yaptı. 80’ler sonrası değişen dünyanın toplumu, sanatı ve insanı çürümeye mahkum ettiğini söyleyen Demirer elimizdeki tek direnme silahımızın “umut” olduğunu belirtti.
Öğleden sonra yapılan bir başka etkinlikte ise Devlet Tiyatrosu sanatçısı oyuncu Turgay Tanülkü cezaevinde tiyatro çalışmalarını anlattı. Yaklaşık 25 yıldır duvarların arkasında yaşamaya mahkum edilmiş insanlarla tiyatro ürettiğini anlatan Tanülkü burada yaşayan insanlara tiyatronun yeniden yaşama sevinci aşıladığını söyledi. Toplumun hatta yakın aile bireylerinin dışladığı bu insanların rol oynarken geçmiş yaşam duruşlarını sorguladıklarını ve değiştiklerini anlatan Tanülkü, tüm tiyatro yönetmenlerini zamanlarının bir kısmını parmaklıkların ardındaki insanlara adamaya çağırdı.
Tiyatro etkinliklerinde sahnede Tiyatro Simurg vardı. Topluluğun ilk gösterisi ünlü yazar Aziz Nesin’dendi. Nesin’in bir karagöz oyunundan yola çıkılarak oluşturulan oyun, 22 Temmuz 2007 seçimlerine göndermeler yapıyordu. “Karagözlerin son seçimlerde yıkıp perdeyi viran ettiklerini anlatan” oyunun ardından bir şiir-oyun gösterisi vardı. Bilgesu Ataman ve Şirin Gürbüz Nazım Hikmet’in “Havana Röportajı” adlı şiirinden uyarlanan “Havana” adlı oyunu sundular. Küba halkının ABD’den korkmadan özgürlüğüne kavuştuğunu anlatan oyunun ardından ise bir panel gerçekleşti.
“Sahne Seyirci İlişkisi” başlıklı panelde Tiyatroevi’nden “Hamit Demir, Gençoyuncular Sahnesi’nden Selim Kalıç, Bartın Sanat Tiyatrosu’ndan Zafer Gecegörür, Yenikapı Tiyatrosu’ndan Orçun Masatçı ve İstanbul Sahnesi’nden Mehmet Esatoğlu konuşmacı olarak yer aldılar.
Seyirci ve sahne arasındaki ilişkiyi genelde ve günümüzde içinde bulunduğu konumu ele alarak tartışan konuşmacılar sahne–izleyici ilişkilerinin gelişip güçlenebilmesi yolunda değişik önerilerde bulundular.
Sahnenin kendini yenilemesinin, niteliğinin yükseltilmesi yolunda çalışmaların zorunluluğuna dikkati çeken konuşmacılar toplumun içinde bulunduğu zorlu sorunlar konusunda da sahnenin ve sanatçının risk alarak bu konuları sahneye taşımasının gerekliliğine dikkati çektiler.
Günün son etkinliğinde bir tiyatro gösterisi vardı. Özgür Tiyatro, Nazım Hikmet’in “Taranta Babuya Mektuplar” adlı yapıtından uyarladığı “Aşkın Vatanı Yoktur” adlı oyunu Özgür Başkaya’nın yorumu ve sahnelemesiyle sundu. İtalyada Mussolini İktidarı günlerinde bir Habeşli’nin faşizmle tanışmasını ve o gelişen faşizmin sevdiği kadını yok edişini anlatan oyun gerek sahnelenişi gerekse oynanışıyla hak ettiği alkışı aldı.

2.gün
sabah 11.00’de “tiyatroların birliği” tartışması ile başladı 2.gün Mehmet Esatoğlu ve Özgür Başkaya’nın önceki deneyimler hakkında bilgi verdiği tartışma da Orçun Masatçı birliğin nasıl olması gerektiği ile ilgili önerilerini sundu. Tiyatroların birliği ile ilgili çeşitli önermelerin ardından etkinlik 13.00’de Tiyatro Kaktüsün Muğla Duvar Sahnesi ve Yenikapı Tiyatrosuyla yardımlaşarak çıkarttığı oyunla devam etti. Akşamüstü saat:17.00 de Tiyatro Simurg 2 kısa oyun daha sergiledi. Onat kutlar’ın metinlerinden oluşturulan “Ülke,İnsan ve onat kutlar” ile “değirmen” oyunlarını sergileyen Simurg izleyiciler tarafından beğeniyle karşılandı. Ardından Özgür başkaya’nın “piyasa sanat ve sanatçı” söyleşisi ile devam etti etkinlikler. Söyleşi de sanatın piyasalaştırılmaya başladığı bugünlerde muhakkak gerçek sanata sahip çıkılmasının altı çizildi. Azerbaycan Devlet Yuğ Tiyatrosundan gelen rejisör Rasim Aşın ise “tiyatro’da eğitim” isimli söyleşisini saat:21.00 de gerçekleştirdi. Öğretmenlerin drama üstüne ne kadar eğitim aldıklarının tartışıldığı ve Ürkmez’de yaşayan eğitim emekçilerinin büyük ilgi gösterdiği söyleşi’den sonra yapılması gereken Dinçer Sümer söyleşisi hayata geçmedi. Bir iletişimsizlik kaynaklandığı düşündüğümüz aksilik için o saate “tiyatroların kendini tanıtması koyduk. Program boyunca tüm katılımcı topluluklar kendilerini tanıtarak tarzkarı ve tarihleri hakkında bilgi verdi. Etkinlik sahil boyunda öykülerin anlatıldığı, vurmalı çalgıların çalındığı eğlence ile sona erdi.

3.gün
sabah “tiyatroların birliği” ile ilgili tartışmayla açılan etkinlikte bu sefer oldukça sert tartışmalar geçti. Birliğin nasıl olması, bugüne kadarki süreçlerden tiyatroların örgütsüz durumunun nasıl etkilendiği tartışıldı. Çeşitli birlik önerilerinin sunulduğu tartışma, birliğin oluşturulup oluşturulmayacağı ve adının, işleyişinin ne olacağı konusundaki karara varılması tartışmasını yapılması için son güne ertelendi. 3.gün etkinliğine Sosyalist Gençlik Derneği adına Uğur Ok’da katıldı.
Program 17.00’de Hollanda’dan gelen tiyatro yönetmeni Vedat Gültekin’in Avrupa tiyatrosuna dair anlatımlar sunduğu söyleşisi ile devam etti. Birlik tartışmalarının söyleşi de dillendirildiği ve Hollanda da ki birliklerin durumlarının sorulduğu etkinlikte Vedat Gültekin; “biz Hollanda da tiyatrolar birliği kurmuyoruz. Buna gerek duymuyoruz ama şüphesiz Türkiye için buna gereksinim vardı ve bizlerde bu birliğin içinde olmadan ama destekleyerek yolumuza devam ederiz” dedi.
Ardından Ürkmez Belediye başkanınında yerini aldığı etkinlikte Muğla Duvar Sahnesi “tahteravalli” ve yenikapı tiyatrosu “palto” isimli oyunlarını oynadı. Oyunların ardından Ürkmez Belediye Başkanı Osman Ürkmez bu buluşma da ne yazık ki çok fazla yardım edemediklerini ama bundan sonraki buluşmada ellerinden geleni yapacaklarını belirtti.Etkinlik tiyatro veto’nun pandomime dayalı oyunu”savaşın acısı” ile devam etti. Veto’yu izleyenler beğeni ile karşıladı.
Yine bir iletişimsizlikten kaynaklandığı düşündüğümüz üstün akmen’in gelemeyişinden dolayı programımız “düş,resim ve unutulmuş zamanlar” isimli Mardin etkin sanat merkezinin oyunuyla devam etti. Oyunun ardından TAKSAV’dan uluslararası Ankara Tiyatro festivalinin düzenleyicisi Yener Aksu “festivaller” konulu bir söyleşi yaptı. Ankaradaki zorlukların anlatıldığı festivalde Yener Aksu birlikteliğin çok önemli olduğunu ve muhakkak yapılması gerekliliğinin altını çizdi. Program Dönüşüm Atölyesi Oyuncuları, Muğla Duvar Sahnesi, Azerbaycan Yuğ Devlet Tiyatrosu ve Yenikapı Tiyatrosu’nun kısa filmlerinin gösterimiyle devam etti. Günün son etkinliği, Halim Yazıcı, Aykan Erden ve Metin Fırat’ın katıldığı şiir dinletisiydi. Recai Atalay’ın eşinin ameliyat olmasından kaynaklı gelemediği etkinlik gecenin ilerleyen saatlerinde sona erdi.

4.gün
buluşmanın sonuç bildirgesi ve birlik üstüne tartışmalar devam etti. Burada yapılan tartışmalar daha sonra çözümlenerek kamuoyunun dikkatine sunulacaktır. Birlik tartışmalarında birkaç öneri gelişti tiyatroların bir kısmının çok istediği, bir kısmının da önceki deneyimlerden kaynaklı mesafeli durduğu birliktelik için yoğun tartışmaların ardından gereklilik kararı çıktı. Amtör Tiyatrolar Birliği- Girşimi önerisi oy çokluğuyla kabul edildi. Diğer isim önerileri arasında, Türkiye Tiyatrolar Birliği, Türkiye Amatör Tiyatrolar Çevresi, Türkiye Tiyatrolar Buluşması vardı.
Program Doğa ve kültürel çevre girişiminde Ahmet Tuncay Karaçorlu’nun “küresel ısınma” üstüne verdiği söyleşiyle devam etti. Ardından Orçun Masatçı, Zafer Gecegörür, Hamit Demir ve Mehmet Esatoğlu’nun “toplumcu tiyatro’nun bugünü” söyleşisi gerçekleştirildi. Arkadaşlarından birinin amaliyat olmasından kaynaklı “boğa zart zurt masalı” isimli oyunlarının yerine “yuppi hayat” oyununun ilk sahnesini oynayan Dönüşüm Atölyesi Oyuncuları’nın ardından TiyatroEvi’nin ritm atölyesi buluşma sona erdi.

yenikapı tiyatrosu