PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bin selam! Bir sitem!


Erdal Karacelik
15-10-2007, 21:52
Siyah-Beyaz renklerdi hayata başlangıcı, mahallenin sözü geçen ve sevilen abileri çocukken değiştirdi renklerini. Bu renkler yeşili oluşturan renklerdi!..
....Ve yaş 24 iken renklerinden, sevdiklerinden ayrıldı. Yaşama dört duvar arasından bakmaya başladı. Arada demir kapı, kör pencere ve soğuk duvarlar vardı.
Renklerinde sıyrıldı 36'sında hayatın anlamı Siyah-Beyaz'a tekrar gönül verdi. Renkler değildibağlayan "ÇARŞI"nın kendi yaşamı ve dünya görüşüyle uyuşmasıydı. Berkan'dı yüreğindeki ateşi dahada alevlendiren.
Bin selam söyledi dostlarına, oturup bir kaç lafın belini kırmasada. Soğuk bir havada sıcak çayı birlikte içmesede, biliyorduki hayat bakışı aynıydı.
Sonra değişti herşey..... Medyaya, raıtınge kurban edildi herşey, "ÇARŞI"nın dünya görüşünü bilmeyenler, o ruhu taşımayanlar ve değerlere sahip çıkamayanlarla doldu tribünler. Dil uzatıldı, yerden yere vurulmaya çalışıldı, hedef oldu. Vurulan değerlerimizdi, vurulan yüreğimizdi ve uzaklaştı değerleri taşıyanlar.
Bir sitem geldi Diyar-ı Tekirdağ'dan;
Sahip çıkın değerlerimize, Sahip çıkın "ÇARŞI"ya.....
Kartal'i vadiye indirip Kurt postu giydirenlere karşı durun...

Ata Önder Atabay
15-10-2007, 23:13
Aslında bizler de bir yanılsama oluştu .Çarşı gercekten mualİf mı ?carşı gercekten karşı mı ?carşı gercekten savaşa karşı mı ? (forzanın terör olyları icin foruma girişte koydukları fotoğraf gercekten savaş cığırganlığı yapanlarla(BURJUVA MEDYASI)aynı parelelede kesişiyor ) bence burda bizim nerden baktığımız ve yüklediğimiz anlam bizi yanıltıyor . Ve sonrası bocalamalar, hayal kırılıkları ...Tabi carşıyı şekillendirmek isteyen entellektüel, okumuş, duyarlı ,bir kesimin(befu) cabaları yatsınamaz ama bence bu kadar carşının A'sını optık başkan aldı ve cok uzaklara gittiii

Rıza Şahin
16-10-2007, 01:04
bu konuyla ilgili yazılabilecek bir çok şey var. ancak sadece bir iki kelime, bir
iki cümle...

isteyen gider hiç farketmez!!!!

çarşının duruşu apaçık ortadadır.
çarşının bir gizemi vardı.son zamanlarda gerek medyanın gerek internet ortamlarının yardımı ile biraz daha büyüdü.
bu büyüme ile farklı düşüncelerin karşı duruşları çarşı adı altında toplandı.
çarşı o zamanda karşıydı!!!!
şimdide karşıyız en çok ta BEŞİKTAŞLIYIZ!

Mehmet Yucegonul
16-10-2007, 03:19
Ben de bir olaya değinmek isterim tabiki Bence Çarşı nın ilk kurulduğu sıradaki dostlukları Özer abinin yazılarında okudum şimdi ile ozaman arasında dağlar kadar fark var..Okuyanımız bilir ne demek istediğimi yani ozaman ki Çarşı'nın geleneklerini tam olarak yeni nesile aktaramadılar veya aktarmak istenmedi bilmiyorum..Özer abinin bir yazısında daha yazıyordu tribünün asıl emekçilerinde bile bazı maçlarda aynı renkdaşımızlardan biri yıllarca tribün emekçiliğini yapmış adı bayrampaşalı şenol du galiba hatırladığım kadarı ile bu abimize saygısızlık yapılmıştı bir yazısında işte.Bu bir örnektir yani tam tribün abilerimizi tanıtamadılar.Birde ''A'' anarşi nin A sı var Bence Çarşı devrimdir..Devrimin bir parçasıdır diye düşünüyorum.''A'' devrimi benimsemiyorsak ''A'' harfi nerden geldi..?yani tek kelime ile bu '' yeni nesile tam olarak anlatılmamış Çarşı'nın doğuşunu...)

Cem Ozel
16-10-2007, 03:28
hatırladığım kadarıyla kapalı çok güzel bir başlık orada yaşananları okumak cok keyifli. Yumurtakafa Yılmaz abinin,Özer abinin anlatıklarından görüyoruz nasıl emek harcağına cefa çekildiğine, Çarşı'yı sahipsiz bırakmayın denmiş ya zaten sahipsiz değilki..

Mehmet Yucegonul
16-10-2007, 03:45
Evet Çarşı asla sahipsiz olamaz...Ama yeterince ozamanki Çarşı'nın kültürü yeni nesillere lanse edilemediğini düşünüyorum o yazıları okuyunca..(yoksa benmi yanılıyorum)

Özer Özçetin
16-10-2007, 06:42
Siyah Beyaz sevdaları yüreğine saklayıp uzaklara giden,beni Karakartalın kanatlarıyla gönlünüzde yaşatın diyen Optiğim umuttu Işıkların yeniden yanması için,son barikatın dökülen yerlerini inşaası için.
Optik uzaklardan bakıyor bize,ama hep yanımızda hep canımızda,her gün silüeti o hoş kahkahası bizle birlikte.
Evet kaybettiğimiz gün içimdeki acıyla yazmıştım,Son Barikatın IŞIKLAR ı södü diye.
Aslında Optiğe vefa borcumuzdur,barikatı yeniden inşa edip Işıkları sönmemecesine yakmak.Haksızlığa isyanın Şerefli direnişi olan Çarşıyı Hakkı olan yerlere taşımak vazifemizdir.
İsyan bitmez,ateş sözmez ,ruh ölmez.....

Muhittin Saban
16-10-2007, 07:22
İşte sorun orada ya Özer abi,

Kimle taşıyacağız!........?

Bu sorumdan sonra kesin bana "Ne o Muhittin umutsuzluğa mı düştün ?" diye soracaksın.

Evet abi umutsuzum!.... O kadar iyimser değilim!.... Kısaca ne kadar "im"li "um"lu ek varsa ifadelerimin sonuna eklerim Özer abi..

Bu bir umutsuzluk ta değil aslında , yada karamsarlık, benim ki sadece;

"Hayal kırıklığı", başka bir şey değil!......

.

yumurtakafa yılmaz
16-10-2007, 09:21
yiğit gözler;
arkasına bakmadan, hiç tanımadığı insalar uğruna hayatını feda edenleri arıyor.
oysa;
sizi kurtaracak olan, kendi kollarınızdır.
cen feda etmek;
yeniden yeniden dirilmektir aslında, kendi küllerinden.
bizi biz eden,
bu amansız sevdadır, çekilirken 17'sinde dar ağaçlarına, cellatlara inat yılmadan.
ve bugün;
ölü toprağı gibi görülen, küllerimizdir aslında, buram buram üzerimizde tüten.
selam olsun;
bin selam olssun
güneşin çocuklarına....

Erdal Karacelik
16-10-2007, 09:42
Sevgili Özer Özçetin arkadaşımızın dediği gibi "Bir vefa borcumuz var" gidenlere.
Sadece yitip gidenlere değil, o şanlı değerleri yaratıp şimdi bir kenara çekilenlerede borcumuz var. Umut olmalı ve bir adım atmalıyız.
İnsanlara Beşiktaş'ı tutmanın Çarşı'lı olmakla aynı anlama gelmediğini anlatmalı.
Atılacak her adımda be varım.
Gün doğdu arkadaşlar haydi uyanın, siperler beklemekte......

Serdar Yeşil
16-10-2007, 11:04
Yukarıya yazan abiler, arkadaşlar bir borçdan bahs etmişler, bu borç olmamalı bu bizlerin asli görevi olmalı biliyorumki sizlerde böyle düşünüyorsunuz, gerçi buralara forumlara yazılıyor konuşuluyor şöyle yapılması, böyle davranılması vs, vs deniyor, ama bunları pratik'e dökecek bir adım atılmalıki burda yazılanlar, tartışılanlar hayata geçmesi için sadece kazanın yanı veya şaiirler parkı veya piknik yapmak veya maçlara gitmek yetmiyor.
Öncelikli görev bizlerden büyük olanların, onların ön ayak olmasıyla bazı şeylerin hayata geçmesi için bizlerinde onlarla hareket ederek söylenen yazılalan anlatılanlara o degerlere ve o degerleri yaratanlara selamımız bin olur.

Mehmet Yucegonul
16-10-2007, 22:29
İşte sorun orada ya Özer abi,

Kimle taşıyacağız!........?

Bu sorumdan sonra kesin bana "Ne o Muhittin umutsuzluğa mı düştün ?" diye soracaksın.

Evet abi umutsuzum!.... O kadar iyimser değilim!.... Kısaca ne kadar "im"li "um"lu ek varsa ifadelerimin sonuna eklerim Özer abi..

Bu bir umutsuzluk ta değil aslında , yada karamsarlık, benim ki sadece;

"Hayal kırıklığı", başka bir şey değil!......

.

Kime taşıyacağız bence de düşündürücü bende biraz umutsuzum açıkçası..

Ertan Eylem
17-10-2007, 17:31
Temel sorun ülkemizin genel sorunlarına paralellik göstermekte;yaşamın en önemli noktaları olan mahallede fabrikada işte okulda inisiyatifi gericilere teslim etmişliğimizin vebalini yaşıyoruz ,zoraki elde ettiklerimizi geleneksel hatalarımızla birşeylere kurban ediyoruz.Demokratik yapılanma,bir yapı, çatı olma- olabilme gibi kaygılar taşıyan küçük bir azınlığında ne yazıkki gücü yetmiyor , şefler bildiğini okuyor ....

Murat Ödemiş
17-10-2007, 18:02
forza beşiktaş ta savaş naraları atılıyor...acemi ,savaşı bilmeyen askerlerle gerillaların savaşını ....savaşa karşı pankart açıldı..hadi onu yuttunuz yaladınız..peki aklınız mantığınız yokmu ? o gencecik anadolu cocukları o dağlarda gerilla ile nasıl savasacak? hadi akıllı olalım savaşa karşı olalım....son barikatın adıdır halkıntakımı.com..saygılar