Orijinalini görmek için tıklayınız : Beşiktaş'lı Doğmayan Ne Yana Düşer Dostlar?
Muhittin Saban
22-10-2007, 21:28
Bu konuyu Forza'da da açtım, çünkü önemli ve üzerine eğilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Beşiktaş'lı Doğmayan Ne Yana Düşer Dostlar?
Evet, şimdi belki bazılarımızın “ Hoppalaaa, nereden çıktı şimdi bu ? “ diyebileceği hatta okurken baya canınızın sıkılacağı bir konuyu tartışmaya açmak istiyorum;
Aslında bu açacağım konunun içeriğinin ana merkezindeki olay beni uzun zamandır rahatsız etmekte ve dolayısıyla önce İnsanlığımı sonra da Beşiktaş’lı lığımı rahatsız etmektedir!.....
Lafı eveleyip gevelemeden direk konuya giriyorum ve beni rahatsız eden, canımı sıkan ve ne yazık ki utandıran “olay sloganı” açıklıyorum;
“ Beşiktaş’lı olunmaz, Beşiktaş’lı doğulur, Beşiktaş’lı olmayanlar O….. Çocuğudur!…”
Şimdi bu bana göre talihsiz olan slogan-tezahüratın analizini yapalım. Ne anlatılmak isteniyor bu sloganla? Amacını aşan ağır bir hakaret mi, itham mı, ayrımcılık mı yoksa ırkçı bir söylem mi!...? Ya da ayıp mı, ahlaka aykırı mı, aşağılayıcı mı ya da utandıran bir söylem mi!....?
Diğer taraftan da acaba şunu mu anlatıyor?
Beşiktaş’lı doğmayanların hiçbir zaman Beşiktaş’lı olamayacağı gibi Beşiktaş’a da aidiyet duygusu ile bağlanamayacağını mı anlatıyor acaba? Eğer babamız Beşiktaş’lıysa biz de mi Beşiktaş’lı doğmuş olacağız? Doğduktan sonra kendi hür irademizle başka renklere gönül veremezmiyiz ya da böylesi bir özgür irade ile hareket edemez miyiz? Ya da Beşiktaş’lı olmayan bir babanın evladı olarak doğmuşsak ilerleyen yaşamımızda Beşiktaş’a ve Siyah-Beyaz renklere gönül veremezmiyiz? Bu slogana göre hareket edeceksek bu durumda olan herkes “ O … Çocuğu mu” olacak!...?
Benim ailemde bir tane Galatasaray’lı ablam var. Şimdi ablam Sarı-Kırmızı renklere gönül verdiği için “ O Çocuğu mu “ olacak!...? Yani benim dünyalar güzeli annem “O………” mu oluyor!...........?
Ablamın evlatları Gs’li olduğundan dolayı kısaca yeğenlerim “O… Ç….” Ablam da “ O…” mu olacak!...?
Sevgili büyüklerim, yaşıtlarım ve kardeşlerim;
Sanırım yazı biraz ağır oldu ama sizlerden ricam lütfen biraz “Empati” yapmanız ve konuya bu açıdan yaklaşmanızdır. Bu slogan-tezahürat bence artık tribünlerden yükselmesin, bağırılmasın ve kullanılmasın. Tamam kızdığımız zaman çoğumuz küfür ediyoruz ve sinirimizi bir o şekilde ifade ediyoruz. Ama bu slogan farklı ve tehlikeli. Kabul edilebilir hiçbir yanı da yok!.
Bu sloganı atanlar ya kendilerini kandırıyorlar ya da milleti!..
Neden mi?
“ Fransa’da doğdu Beşiktaş’lı oldu,
Helal olsun sana Pascal Nouma!.”
Pascal Beşiktaş’lı doğmadığı, sonradan Beşiktaş’lı olduğu için şimdi “O… çocuğu” ve annesi de “ O…… mu” oluyor?
Ya da normal olanı kabullenmemiz gerektiği gibi yani “herkes doğduğu zaman saftır, temizdir ve hürdür, kendi hayatının içinde de hür ve özgür iradesi ile istediği renklere gönül verebilir” mi olmalıdır?
Sizce sonradan Beşiktaş’lı olan Pascal gibi sağlam Beşiktaş’lı olan kaç kişi var çevrenizde?
Şİmdi ben Beşiktaş'lı bir babadan doğduğum için kendimi rahat mı hissetmeliyim slogana göre? Ama hiç de rahat değilim. Bu rahatsızlığım da Beşiktaş ilkelerine, şiarına, terbiyesine, ahlakına ve duruşuna olan saygım gelmektedir.
Umarım u konu ciddi olarak tartışılır,düşünülür ve doğru olan ahlaki tavır sergilenerek "Güzel Annelerimizin itibarı" geri verilir!....
Beşiktaş’lı Muhittin
Namik Kartaloglu
22-10-2007, 21:43
Veya Muhittin can Nouma Fransa da dogdugundan dolayi ve besiktasli dogmadigindan dolayi da bagrimizda bir"O.... cocugu" barindiriyormusuz da haberimiz mi yok? yani bizler biraz da Pez... iz öylemi?
Tum yazina bir kufur karsiti olarak katiliyorum, omuzlarimi hisset! Barikatta saf tutarken.
Onur Özgen
22-10-2007, 21:46
evet katılıyorum, yolda biri annesine küfredince insan öldürülüyor bu ülkede, ama annesi fenerbahçeli, galatasaraylı olanlar, bu tezahüratı söylüyor. bu ne yaman çelişki anne ?
Muhittin Saban
22-10-2007, 21:51
Namık abi Forza'da bırak omuz hissetmeyi attılar omuzdan aşağı!..
Yazı dakika 1 gol 1 yayımdam kaldırıldı, daha doğrusu "kaldırılmışmış!..."
sağlık olsun ne yapalım. Amaç geniş kitlelere düşünce jimnastiği yaptırmaktı. Yol göstermek değil!...
Onur Özgen
22-10-2007, 22:03
forza'da birçok insana sesini duyurma imkanı var işte, ama ona da izin vermiyorlar çoğu zaman, forza'da da devrim şart muhittin abi. :D
Hakan Kirezci
22-10-2007, 22:07
Taraftar olmanın nitelikleri üzerine birkaç söz;
Bu toprakların insanları, yüzlerce yıl boyunca kültürlerini kaynattıkları ortak kazandan, hayata dair farklı yorumlar ve biçimler çıkararak bunların üçü üzerine şimdiki yaşam biçimlerini, hayatı algılayış yöntemlerini inşa etmişler.
Hayatın hiçbir alanı bu üç temel felsefeden kendini soyutlayamamıştır, çünkü eğrisiyle doğrusuyla toplumun kendisi kadar gerçektir ve tüm örgütlenmeler, tüm saflaşmalar bu çekirdekler etrafında ete kemiğe bürünmüşlerdir.
Nedir bu üç temel felsefe?
Osmanlı aristokrasisinden beslenip, yıkılış sürecinde de kurtuluşu güçlünün işbirlikçiliğinde bularak, kültürüne ait değerleri güçlünün değerleriyle yer değiştirmek suretiyle süsünden taviz ve burunlarından kıl aldırmama üzerine gelişen “görgüsüz batı özentisi” bir felsefe.
Göç eden büyük anadolu sermayesinin, bu yukarıda ki tarafından pek de hoş karşılanmaması ve kabul görmemesi üzerine payitahtın karşı yakasına yerleşerek, içgüdüsel dayanışma refleksi ile oluşturduğu güç birliğinin günümüze yansıması olan “Kıroyum emme para bende” felsefesi..
Sınıfsal kan uyuşmazlığı nedeniyle bunların ikisinden de uzak duran ve sahip olduğu yerel değerleri evrensel değerlerle eşleştirmiş, klasik emekçinin, yoksulun, orta tabakanın, görmezden gelinenin “Dayanışmacı” felsefesi.
Doğaldır ki bu topraklarda yüz yılı aşkın bir süreç içerisinde doğup gelişen futbol kulüplerinin de bu saflaşmadan kendilerini bağımsız tutmaları beklenemezdi. Her birinin kuruluşundan günümüze kadar gelişimi ya da yok oluş süreçleri, sahip oldukları felsefenin etkinliğiyle doğru orantılı olarak seyretmiş ve sonuç olarak birikim, bu üç temel felsefenin etrafında yoğunlaşmış görünüyor.
İlk bakışta sıradan bir oyun gibi görünen futbol temelli bu örgütlenmenin çevresinde oluşturduğu taraftar sosyolojisi incelendiğinde, meselenin sadece futbol meselesi olmadığının ipuçlarını açık olarak görebiliriz.
Yalnız burada dikkat edilmesi gereken hassas konu şudur. Bu üç farklı merkez etrafında biriken kitle merkezden açıldıkça, kenarlara doğru yer yer içiçe geçmiş bölgeler oluşturacağından taraftarı incelerken yanlış adreslerde ki yanlış renkleri de doğru tahlil etmek gerekir.
Dünyaya bakışlarında ve algılayış biçimlerinde bu üç temel felsefeden birini tercih etmesine karşın diğeriyle uyumlu bir takımın taraftarı olduğunu iddia eden nice insan tanırım. Nice Beşiktaş'lı gördüm ki aslında G.Saraylı-Fenerli, Nice fenerli-G.saraylı gördüm ki aslında Beşiktaş'lıydı. Burada mesele kişinin beyanı değil ama ne olduğuyla daha bir ilintili sanki. Sözünü ettiğin sloganın ikinci bölümüyle ilk kez karşılaşıyorum ve tabii ki de onayımdan asla geçmez ama "Beşiktaş'lı olunmaz, Beşiktaş'lı doğulur" sözüne, şu yukarıda anlatmaya çalıştığım bağlamda sıcak bakmaktayım.
Önceden de belirtmişim bir yazımda. Biz Beşiktaş'lı olduğumuz için şu an ki kimliğimizi edinmedik. Kimliğimiz uygun olduğu için yani öyle doğduğumuz için Beşiktaş'lıyız dedik kendimize. Bunun farkında olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele.
Muhittin Saban
22-10-2007, 22:16
Hakan abi daha yazını okumadan bir bilgi aktarmak istiyorum şart oldu çünkü;
Forza'dan bana verilen bilgiye göre yazıda hiç bir sorun olmadığı aksine konu içeriği açısından bir sorun teşkil etmediği bildirildi.
Silinmesinin sebebi olarak da noktalıda olsa küfür içeriğinin çok bariz olduğu söylendi bana. gerekli düzenlemeleri yapıp tekrar yazacağım. İstenen o.
Bilginize
Bu arada Hakan abi şu an senin yazına dönüyorum okumak için çünkü merak ediyor ve sabırsızlanıyorum :-))
Cem Ozel
22-10-2007, 22:30
ayıp mı, ahlaka aykırı mı, aşağılayıcı mı utandırıcı her nasıl adlandırılır bilmiyorum ama benim - doğuştan beşiktaşlı olmayan biri olarak- uyuz olduğum tezahuratlardan biri..
Hakan Kirezci
22-10-2007, 22:35
Ali Kırca, Süleyman Demirel'ile yaptığı bir söyleşisinde, damarına basıp konuşturmak için şöyle demişti:
"Biliyoruz ki siz sıkı bir Fenerbahçelisiniz. Ama hiç ağzınızdan duyamadık" gibisinden zırvalayınca Süleyman Demirel aynen şöyle cevap veriyor ki hayatım boyunca tuttuğum birkaç deyişten biridir.
"Niye Fenerbahçeyi tutayım ki? Beşiktaş varken...
Şimdi ben sana sorayım Muhittin. Niye Forza ki? Halkın takımı varken be birader.
Ulas Bozkurt
22-10-2007, 22:36
Bu tezahuratla ülkenin %80'ine küfür ediyoruz..Gerci coğu hakediyor
Eren Cemaloğlu
22-10-2007, 22:36
doğuştan beşiktaşlıyım ama kesinlikle "iğrenç" bir tezahurat olduğunu düşünüyorum.tribunde bu hariç her tezahuratta boğazımı patlatmaya çalışırım.ama bunu duyunca kulaklarımı tıkayasım geliyor.ne kadar üzücü ve ne kadar yanlış bir tezahurat...bi şarkı geldi aklıma "...küfür yazacağına bırak boş kalsın kağıdın..."
yumurtakafa yılmaz
22-10-2007, 22:55
diğerini unutmuşsun muhittin.
amcam istedi fenerli olayım
dayım istedi cimbomlu olayım
alayına isyan BEŞİKTAŞ lıyım
dayımın amcamın elini öpeyim...... :)
bu daha da ters öyle değilmi ???
ensest bir koku yayılıyor. bırrrr iğğenc.
kaldı ki ilhan mansız sayesinde birçok genç onu kendine ekol seçmiş ve gerçekten BEŞİKTAŞ aşığı olmuş bir sürü insan tanıyoruz.
ayran, tahtarevan misali.
Gokhan Yerlikaya
23-10-2007, 01:14
en buyuk holiganlık efendiliktir...
bahsedilen tezahurat cogunlugunda belirttigi gibi kulaga hos gelmeyen bence bir anlamıda bir hedefide olmayan bir tezahurat..
bizim tezahuratlarımız,şarkılarımız,sloganlarımız takımımızı atesleyen,harekete geciren,onlara güç saglayan şekilde olmalıdır.bizim oradaki görevimiz takımızı desteklemek deil mi?niye rakip takıma yada rakip takım taraftarlarına küfrederiz?
Rıza Aslan
23-10-2007, 02:03
Burada bir denge söz konusu. O.. çocuğu demekle ahlaksızlık vurgulanıyor.
İnsan oynayan bir varlık olduğundan yapısına da uyuyor..
Bu suçlamayı kabul etmemek adına herkes Beşiktaşlı olsaydı o zaman Beşiktaşlıda takımlarda olmayacaktı.Ahlaklıda,ahlaksızda olmak zorunda,tercihe bağlı..
O.. sözcüğü ilk akla gelen "dişi cinsi" çağrıştırıyorsada "erkek cinsi"ninde O.. ları yokmu hemde en kralları var " Serseri, haylaz, hinoğluhin, hilekâr, kalleş.. tdk " sanırım bu manalarda söyleniyor.. böyle bakıncada doğru gibi gözüküyor.
not: duruma bağlı. atılsada,atılmasada olur..
.
Cem Ozel
23-10-2007, 02:59
Burada bir denge söz konusu. O.. çocuğu demekle ahlaksızlık vurgulanıyor.
İnsan oynayan bir varlık olduğundan yapısına da uyuyor..
Bu suçlamayı kabul etmemek adına herkes Beşiktaşlı olsaydı o zaman Beşiktaşlıda takımlarda olmayacaktı.Ahlaklıda,ahlaksızda olmak zorunda,tercihe bağlı..
O.. sözcüğü ilk akla gelen "dişi cinsi" çağrıştırıyorsada "erkek cinsi"ninde O.. ları yokmu hemde en kralları var " Serseri, haylaz, hinoğluhin, hilekâr, kalleş.. tdk " sanırım bu manalarda söyleniyor.. böyle bakıncada doğru gibi gözüküyor.
not: duruma bağlı. atılsada,atılmasada olur..
.
O... için açıklama çok doğru ama bu tezahurat için bu yorum çok zorlama olur.. bence söylenmek istenen gayet açık, bunun dışında başka bir espri aramak abesle istigal olur.
Özer Özçetin
23-10-2007, 06:57
Yozlaşmanın yoz kültürün tavan yaptığı tezahürattır o iğrenç dörtlük.Evli Beşiktaşlıların hepsinin eşi Beşiktaşlı mı.Hani tribünde basın önünde sözü edilen DURUŞ.
İ
Serdar Yeşil
23-10-2007, 09:32
Bizlerin yani hem BEŞİKTAŞLI doğanların, hemde BEŞİKTAŞLI olanların bunun gibi gayri ahlaki kelimeler kullanmadan yapmış olduğumuz tezahurat sayısı belli bile degil
Eğer babamız Beşiktaş’lıysa biz de mi Beşiktaş’lı doğmuş olacağız? Doğduktan sonra kendi hür irademizle başka renklere gönül veremezmiyiz ya da böylesi bir özgür irade ile hareket edemez miyiz?
Mühittin SABAN
Ben takım tutmanın başlamış olduğu çaglarda ( yani takım tutmayı ögrendigimiz zaman çocukluk zamanımız ) özgür irade ve hürlük ne kadar geçerli bence sıfır derecede tamamen duygusal, son 5 senedir bir çok ilkokul çagındaki çocukları babaları BEŞİKTAŞLI oldugu halde BEŞİKTAŞLI yapamıyorsun yani özgür iradeyle hareket etmiyorlar sonuçsal başarı nerdeyse oraya kayıyorlar.
Şimdi ben sana sorayım Muhittin. Niye Forza ki? Halkın takımı varken be birader.
Hakan KİRAZCI
Bende sana soruyorum hakan abi neden Halkın takımı
sende başlıyacaksın forzadaki bakış açısıyla , Halkın takımındaki bakış açısını olan farkı anlatmaya, bende burdaki arkadaşlara diyorumki madem farklısınız neden giriyorsunuz Forzaya
bizler bu sloğanın söylenmesinden duydugumuz rahatsızlığı Forzada ilan edersek onlarla paylaşırsak bunu ortadan kaldırırız, burda herkes karşı zaten o slogona konun yeride burası degil o zaman
BEŞİKTAŞLININ oldugu heryerde ÖZGÜRLÜK mutlaka hakimdir.
Deniz Özdemir
23-10-2007, 10:29
Beşiktaş taraftarına hiç yakıştıramadığım,tribünde duyduğumda üzüldüğüm tezahüratlardan biride budur.çünkü tribünde küfüre karşıyım.bizim taraftarımızın ne kadar yetenekli ve yaratıcı olduğunu herkes biliyor.böyle küfürlü msjlar göndermek yerine çok daha iyilerini yapabiliriz ki zaten bunun örnekleride var.herkes BJK lı olmak zorunda değil herkes bu ayrıcalığı yaşamak zorunda değil.hepimizin ailesinde farklı takım tutanlar vardır.şimdi bu tezahüratı yapanlar,ailesinde farklı takım tutan kişilere bunu söylenmemiş mi sayıyorlar? Pascal'a BJK lı oldu diye taparken ailemizde ki farklı renklere gönül vermiş insanlara küfür mü edeceğiz? bunu söyleyenlerin amaclarının ne olduğunu anlayamadım bir türlü.işin içinden de çıkamadım ama bence düşünmeden,bilinçsizce,maç atmosferinden etkilenerek söylenen bir tezahürattır bu.yani en azından bana öyle geliyor..inş bu ve benzeri tezahüratları bir daha duymayız...
Vedat Benakay
23-10-2007, 10:48
bunu dinlerken hep kulaklarimi tikadim cok buyuk bir hakaret ve rezillik...
Merhaba Arkadaşlar,
Bir konuda açıklama yapma gereği duyuyorum.
Forzabeşiktaş Çarşı'nın resmi sitesidir. Sanal alemin kontrolsüzlüğünü bu işe "azıcık" bulaşanlar bilir çok zordur. 10 binlerin üye olduğu bir sitenin kontrolü hak verilmeli ki daha da zordur. Orada yazılan herşey ÇARŞI nın sözü değildir. Yazıları ve tepkileri kişisel algılamalar ile açıklamak gerekir. Bütün zorluklara rağmen "forzabeşiktaş" da var olup orada ki arkadaşalarımızla düşüncelerimizi paylaşmamız gerekmektedir.
Tartışmayı açılan konu çerçevesinde özüne dair sürdürmek daha doğru olacaktır.
"siyah beyaz rengi, taraftarın sesi, bütün basın tıraş Forza BEŞİKTAŞ"
Anlayışınız için teşekkür ediyorum.
Hakan Kirezci
23-10-2007, 15:09
Serdar kardeşim...
Önce sana neden Çarşı grubunun resmi taraftar sitesine girip okuduğumu söyleyeyim. Beşiktaş'lıyım (Elhamdülillah). Taraftarı olduğum takımın, uluslararası düzeyde ses getiren en büyük taraftar grubunun resmi sitesine neden girmeyeyim? Elbette girip okuyacağım;Bakacağım neler olup bitiyor. Taraftar organizasyonlarının haberlerini oradan buradan değil de birinci elden öğreneceğim. Orası benim mensubu olduğum taraftar kitlesinin (Beşiktaş taraftarını kastediyorum) sesidir; Nasıl kulaklarımı tıkayabilirim ki?
Neden Halkın Takımı soruna cevap vereyim; Forza geniş tabanlı, daha bir taraftarı kucaklayıcı ortam. Orada doğallıkla siyah ile beyaz tonlarının tüm skalasını bulabilirsin. Beşiktaş sabit bir ideolojinin öncü örgütü olmadığı içinde her türlü görüş ve felsefenin yansımasına da rahatlıkla şahit olabilirsin. Örneğin bir arkadaş Liverpool taraftarının kendisiyle bağlantı kurarak birlikte maç öncesi organizasyon yapmak istediğini forumda dile getirmiş. Bunun üzerine gelen sayfalar dolusu tepki Liverpool taraftarının dövülmesinden tut da ne işi varmış İngiliz gavurunun bizim yanımızda olmasına kadar uzamış gitmiş. Arkadaş yırtınıyor talep abilerin onayı ve desteğini aldığı için yazdım diye ama ne fayda... Dövelim, bacaklarını kıralım, korkutalım vb.vb.vb.. Haliyle dayanamayıp iki çift laf ediyorsun. Ben de yazdım; Bir kaçının kafalarını kesip direkler üstünde dolaştıralım maçtan sonra kargoyla göndeririz onlar orada birleştirirler diye. Umarım ciddiye alan olmamıştır. Olursa da şaşırmam ha... Gideriz azmettiricilikten maazallah.
Anlatmak istediğim, Beşiktaş'lı olmanın ne anlama geldiğini, Çarşı ruhunun ne olduğunu, anarşizm işaretinin arkasında ki asıl anlamı kavrayamamış ya da yanlış anlamış birçok kardeşimizin mevcut olduğu bir ortam. Kınıyor muyum? Hayır. Ama üzülüyorum haliyle. Kaçınılmazın çaresizliğine üzülüyorum. Tıpkı ölüme üzüldüğüm gibi.
Orada dişe dokunur bir konu açmaya kalkarsan sayfalar dolusu gürültü içerisinde boğuntuya gidiyor. Eleştiriler genellikle tek cümle ya da kelime ile ifade ediliyor ve niteliği de "Yok Le bron James, Yok İdi Amin, Ne alaka vb..." biçiminde. Bazen buna bile üşenenler sadece şu garip ifade resimlerini kullanıyorlar. 200 sayfa böyle gidebiliyor. Ya da "Yüreğine sağlık... ne güzel yazmışsın... budur... Helal olsun..." benzeri ifadelerle sayfalar dolup gidiyor.
Halkın takımı forumu ise forzayla aynı ruhu taşıyan, aynı heyecanları paylaşan ama o siyah beyaz tonlamalar arasında kendisini daha belirgin bir tonla ifade etmeyi tercih etmiş ve becermiş kardeşlerimizin yoğunlukta olduğu daha dar bir ortam. Bu ortamda ihtiyacını duyduğunuz tepkileri ve fikirleri daha bir net daha bir dolu olarak alma,okuma,cevap verme şansınız var. Bu nedenledir ki söyleyecek bir lafı olanların, söylenenlere dikkat edebilecek nezaket ortalamasını tutturabilenlerin kolaylıkla bulunabildiği Halkın takımı forumu yazmak ve okumak için birinci tercihimiz olmakta sanırım. Örneğin ben kendi adıma söyleyeyim, burada ki birçok konuyu ve ona ilişkin verilen cevapları word ile kopyalayıp sınıflandırarak saklıyorum ki her biri neredeyse küçük birer kitapçık olma yolunda. Neme lazım; bir arıza olur da yine kaybolurlar diye yapıyorum çünkü sık sık dönüp okuyorum onları. Çünkü fikir ve edebi değerleri var herbirinin.
Uzattım yine; Toparlayayım. Sandığın gibi sekter bir tavır değildi benim söylediğim o söz. Sadece sağlıklı bir biçimde tartışılmasını, sağlıklı tepkilerin beklendiği bir konunuz varsa o konuyu gürültünün patırtının çok olduğu yerlerde değil ama daha sakin daha kontrollu bir ortamda açın ki sonuç alabilesiniz.
"Tek yol Beşiktaş" deyişinin de hakkını layığıyle verelim açıkçası. Derdim budur.
Ertan Eylem
23-10-2007, 18:40
Sevgili Muhittin çok iyi bir konuya değinmişsin eline duyarlılığına sağlık.Beşiktaşlılık kültürü, birikimi, etiği diye boşu boşuna bağırmıyoruz.Ne bizim değerlerimizin aşağılanmasına,ne kimlik ve kişiliğimizin saldırıya uğramasına izin veririz ne de Beşiktaşlı değil diye başkalarını aşağılayabiliriz.
Bu tutum tamamen futbol ırkçılığına denk düşerki ırkçılığa karşı olan Ç@rşı nın felsefesi ile tamamen zıt bir durumu ifade eder.Empati dediğimiz düşünme sanatı(kendini karşındakinin yerine koyma) nı yaşamımızın bir parçası haline getirmezsek sığ düşünce denizciğinde boğuluruz.
Eski kabadayılar düşmanına dahi küfredilmesini acizlik olarak kabul ederlerdi.Küfür etmenin zayıflık belirtisi olduğunu söylerlerdi ama maalesef bugün gelinen noktada geçmiş değerlerimiz, geleneğimizle örtüşmeyen tavırlar sergilemekteyiz işte üzücü ve düşündürücü olan bu. Spor dostluk ve kardeşliktir.Fenerlisi Cimbomlusu Trabzonsporlusu ile bu ülkenin onurlu insanları olmanın ve sporu barış ve kardeşlik , birlik ve beraberlik aracı olarak görmenin zamanı çok geçmeden Ç@rşı işbaşına!...
Muhittin Saban
23-10-2007, 21:22
Uzattım yine; Toparlayayım. Sandığın gibi sekter bir tavır değildi benim söylediğim o söz. Sadece sağlıklı bir biçimde tartışılmasını, sağlıklı tepkilerin beklendiği bir konunuz varsa o konuyu gürültünün patırtının çok olduğu yerlerde değil ama daha sakin daha kontrollu bir ortamda açın ki sonuç alabilesiniz.
Hakan abi yukarıda alıntı yaptığım mesajının tamamında anlattıklarına katılıyorum. Çok net, açık ve anlaşılabilir bir dille analiz etmişsin Forza ve Halkın Takımı arasındaki farkı.
Yukarıda alıntı yaptığım yerdeki düşüncelerine aslında taa baştan beri katılıyorum. Şöyle söyleyeyim bu konuyu açmamda ki sebep aslında o sloganı örnek göstererek ve neden "atılmamasını" destekleyen ağır örnekler vererek kitlenin dikkatini çekmekti.
Neden Forza? Yukarıda bahsettiğim bu kitle tabiki çoğunlukla Beşiktaş'ı forumlardan takip eden ve bu takip edenlerin arasında da maça gidenlerin oranının çok olmasıydı. İşte bu kitlenin de en çok okuduğu siteninde forzabeşiktaş forumu olmasıydı.
Halkın takımı platformunda ki anlayış düzeyi ile 10 binlerce kişinin olduğu sitede görüş bildirenlerin arasında ki bariz farkı zaten deneyimledim. Ama orada yani üye sayısının çok fazla olduğu bir oluşumda böyle bir konuya verilen cevaplardan çok sadece okuyun bir kitlenin de oranının çok fazla olduğunu düşünüyorum. İşte onun içindir ki okuyan ve içlerinden maça gelen bu kitlenin eğer atılırsa o slogana o an eşlik edip etmeyeceğine karar verirken içinden vicdani ve insani muhakemesinin de yapılmasını sağlamaktı asıl amacım.
Sonraki misyon ise;
Son zamanlarda bayan seyircilerin ve çocuklarımızın da çok fazlaca yer aldığı tribünlerde küfür olayının artık bitmesinin gerektiği ve bu küfürü eden ya da zaman zaman etme ihtiyacı duyan kişilerin ise toplum içindeki sosyol ilişkileri, psikolojik durumları ya da bu insanın içini deşarz eden rahatlatan slogansal eylemlerinin; yaşadıkları ailesel ve ekonomik sıkıntıları ile bağdaştırılması konusunun enine boyuna işlenmesiydi gönlümden geçen.
Zaten Hakan abi konunun özü ile alakalı olarak taraftarlık konusunda güzel bir giriş yapmış.
Hakikaten amacım sadece buydu. Yoksa Pascal ya da o slogan için verdiğim örnekler sadece konuya ciddi olarak dikkatleri çekmek içindi.
Umarım yararlı bir bilgi ve fikir alışverişi yaşanır.
Haa bu arada sanırım o yazımın forzada daha ilk dakikalarda kaldırılması bir işaretti benim için. Halen o yazıyı 2. kez koymadım forzaya. Bu ek bilgiyi de eklemek istedim.
Burada kalmasının sebebi de Hakan abinin de dediği gibi (sanırım kısmen haklıydı) temelinin ve harcının sağlam olmasının daha doğru olacağına karar verdiğim içindi. Umarım burada "Doğum"la başlar ileriki günlerde de "Küfüre hayır" ile devam eder.
İlla ceza almamak için "Küfüre Hayır" kampanyası olmamalı. Olması gereken gibi olmalı yakışan da yapılmalı diye düşünüyorum.
Ne yani çoğu tavrı ile antipatik olan Aziz Yıldırım kadar olamayacakmıyız? Bizim olmanın da ötesinde bunu başarmamız gerekiyor.
Çok zor biliyorum ama imkansız değil!....
Ne demişti Che; " Gerçekçi ol, imkansızı iste!."
.
Namik Kartaloglu
23-10-2007, 21:30
Neden Halkın Takımı soruna cevap vereyim; Forza geniş tabanlı, daha bir taraftarı kucaklayıcı ortam. Orada doğallıkla siyah ile beyaz tonlarının tüm skalasını bulabilirsin. Beşiktaş sabit bir ideolojinin öncü örgütü olmadığı içinde her türlü görüş ve felsefenin yansımasına da rahatlıkla şahit olabilirsin. Örneğin bir arkadaş Liverpool taraftarının kendisiyle bağlantı kurarak birlikte maç öncesi organizasyon yapmak istediğini forumda dile getirmiş. Bunun üzerine gelen sayfalar dolusu tepki Liverpool taraftarının dövülmesinden tut da ne işi varmış İngiliz gavurunun bizim yanımızda olmasına kadar uzamış gitmiş. Arkadaş yırtınıyor talep abilerin onayı ve desteğini aldığı için yazdım diye ama ne fayda... Dövelim, bacaklarını kıralım, korkutalım vb.vb.vb.. Haliyle dayanamayıp iki çift laf ediyorsun. Ben de yazdım; Bir kaçının kafalarını kesip direkler üstünde dolaştıralım maçtan sonra kargoyla göndeririz onlar orada birleştirirler diye. Umarım ciddiye alan olmamıştır. Olursa da şaşırmam ha... Gideriz azmettiricilikten maazallah.
Terörist Hakan abim
Onur Özgen
23-10-2007, 21:33
çok kurtlar vadisi izliyor bunlar namık abi :D bu arada ben senin yorunda olsam şaka yaptım derdim :D :D
Namik Kartaloglu
23-10-2007, 21:42
Onur can yemin ederim artik biz biri birimizi okadar iyi taniyoruz ki, saka yaptim a gerek var mi? Senin bu "bunlar cok kurtlar vadisi izliyor" u bile saka oldugunu anladilar smile olmadan. ama alinti isareti koymayi unuttum onu hemen aktaracaktim ama duzeltme butonum yok(burda da igneleme yaptim emmiye)görurmu acaba?
Onur Özgen
23-10-2007, 22:26
biz birbirimizi tanıyoruz tabii ki abi, ama forza'da her kumaştan insan olduğu için... :)
Firat Sezginsoy
24-10-2007, 15:22
Konunun başlığını görür görmez bundan bahsediceğin aklıma geldi. Haksızda sayılmazsın evet biraz ağır bir hakaret. Şahsi kanaatim tribünde söylenen bestelerin normal yaşantımızda dinlediğimiz bestelerden farklı olması diyebilirim. Sanatçıların okuduğu beste tartışılır ne demek istediği ne kastettiği fakat tribün besteleri çok farklı.
Tartışalım tabii ama çok da irdelemeyi yersiz buluyorum lakin bunun gibi sayısız beste var hemen ilk aklıma gelen "ne kadar fenerli varsa anasını s.yim" yani anlamı ile manasını farklı algılamak gerek, biliyorum kulağa saçma geliyor ama öyle.
Size bi anımı anlatım o zaman. Kuzenim, teyzem, fenerli eniştem ve diger aile buyukleri ile evde bi deplasman maçı izliyoruz, hangisi hatırlamıyorum, bizimkiler başladı cendereye eniştem kuzene soruyor "oğlum nediyorlar söylesene ben anlamıyorum? Tabii enişte mavra peşinde, biliyor ne söylendiğini. Benim hasta kuzen kızarıyor, bozarıyor sonra tabii ok bize dönüyor bizde aynen o şekil "Bişeyler diyorlar ama Beşiktaş meşiktaşşşş..." Yani işin özeti tutupta eniştem üzerine alınmıyor tabiiki, bunlar tribünde olan şeyler ama bencede biraz daha dikkatli sözler seçilmeli.
Firat Sezginsoy
24-10-2007, 15:26
Onur can yemin ederim artik biz biri birimizi okadar iyi taniyoruz ki, saka yaptim a gerek var mi? Senin bu "bunlar cok kurtlar vadisi izliyor" u bile saka oldugunu anladilar smile olmadan. ama alinti isareti koymayi unuttum onu hemen aktaracaktim ama duzeltme butonum yok(burda da igneleme yaptim emmiye)görurmu acaba?
Muhtar bey almıştır umarım mesajı :)
Serdar Yeşil
25-10-2007, 11:34
Serdar kardeşim...
Önce sana neden Çarşı grubunun resmi taraftar sitesine girip okuduğumu söyleyeyim. Beşiktaş'lıyım (Elhamdülillah). Taraftarı olduğum takımın, uluslararası düzeyde ses getiren en büyük taraftar grubunun resmi sitesine neden girmeyeyim? Elbette girip okuyacağım;Bakacağım neler olup bitiyor. Taraftar organizasyonlarının haberlerini oradan buradan değil de birinci elden öğreneceğim. Orası benim mensubu olduğum taraftar kitlesinin (Beşiktaş taraftarını kastediyorum) sesidir; Nasıl kulaklarımı tıkayabilirim ki?
Neden Halkın Takımı soruna cevap vereyim; Forza geniş tabanlı, daha bir taraftarı kucaklayıcı ortam. Orada doğallıkla siyah ile beyaz tonlarının tüm skalasını bulabilirsin. Beşiktaş sabit bir ideolojinin öncü örgütü olmadığı içinde her türlü görüş ve felsefenin yansımasına da rahatlıkla şahit olabilirsin. Örneğin bir arkadaş Liverpool taraftarının kendisiyle bağlantı kurarak birlikte maç öncesi organizasyon yapmak istediğini forumda dile getirmiş. Bunun üzerine gelen sayfalar dolusu tepki Liverpool taraftarının dövülmesinden tut da ne işi varmış İngiliz gavurunun bizim yanımızda olmasına kadar uzamış gitmiş. Arkadaş yırtınıyor talep abilerin onayı ve desteğini aldığı için yazdım diye ama ne fayda... Dövelim, bacaklarını kıralım, korkutalım vb.vb.vb.. Haliyle dayanamayıp iki çift laf ediyorsun. Ben de yazdım; Bir kaçının kafalarını kesip direkler üstünde dolaştıralım maçtan sonra kargoyla göndeririz onlar orada birleştirirler diye. Umarım ciddiye alan olmamıştır. Olursa da şaşırmam ha... Gideriz azmettiricilikten maazallah.
Anlatmak istediğim, Beşiktaş'lı olmanın ne anlama geldiğini, Çarşı ruhunun ne olduğunu, anarşizm işaretinin arkasında ki asıl anlamı kavrayamamış ya da yanlış anlamış birçok kardeşimizin mevcut olduğu bir ortam. Kınıyor muyum? Hayır. Ama üzülüyorum haliyle. Kaçınılmazın çaresizliğine üzülüyorum. Tıpkı ölüme üzüldüğüm gibi.
Orada dişe dokunur bir konu açmaya kalkarsan sayfalar dolusu gürültü içerisinde boğuntuya gidiyor. Eleştiriler genellikle tek cümle ya da kelime ile ifade ediliyor ve niteliği de "Yok Le bron James, Yok İdi Amin, Ne alaka vb..." biçiminde. Bazen buna bile üşenenler sadece şu garip ifade resimlerini kullanıyorlar. 200 sayfa böyle gidebiliyor. Ya da "Yüreğine sağlık... ne güzel yazmışsın... budur... Helal olsun..." benzeri ifadelerle sayfalar dolup gidiyor.
Halkın takımı forumu ise forzayla aynı ruhu taşıyan, aynı heyecanları paylaşan ama o siyah beyaz tonlamalar arasında kendisini daha belirgin bir tonla ifade etmeyi tercih etmiş ve becermiş kardeşlerimizin yoğunlukta olduğu daha dar bir ortam. Bu ortamda ihtiyacını duyduğunuz tepkileri ve fikirleri daha bir net daha bir dolu olarak alma,okuma,cevap verme şansınız var. Bu nedenledir ki söyleyecek bir lafı olanların, söylenenlere dikkat edebilecek nezaket ortalamasını tutturabilenlerin kolaylıkla bulunabildiği Halkın takımı forumu yazmak ve okumak için birinci tercihimiz olmakta sanırım. Örneğin ben kendi adıma söyleyeyim, burada ki birçok konuyu ve ona ilişkin verilen cevapları word ile kopyalayıp sınıflandırarak saklıyorum ki her biri neredeyse küçük birer kitapçık olma yolunda. Neme lazım; bir arıza olur da yine kaybolurlar diye yapıyorum çünkü sık sık dönüp okuyorum onları. Çünkü fikir ve edebi değerleri var herbirinin.
Uzattım yine; Toparlayayım. Sandığın gibi sekter bir tavır değildi benim söylediğim o söz. Sadece sağlıklı bir biçimde tartışılmasını, sağlıklı tepkilerin beklendiği bir konunuz varsa o konuyu gürültünün patırtının çok olduğu yerlerde değil ama daha sakin daha kontrollu bir ortamda açın ki sonuç alabilesiniz.
"Tek yol Beşiktaş" deyişinin de hakkını layığıyle verelim açıkçası. Derdim budur.
Sevgili Hakan abi yazdıkların, benim düşüncemle, şöylesi daha iyi olur Halkın takımı cümlelesinin içerigini dolduruyor.
Benim selzeneşim yani rahatsız oldugum nokta, Mühittin SABAN ın açmış oldugu başlık orada tartışılırsa, orada cevaplanılırsa belki çözülür.
bu başlık bizim Halkın takımının sloganı degil söyleyen renkdaşlarımızda forzada agırlıkta oldugu için onlara konuşursak çözüme yaklaşmış oluruz.
Sizinde niye forza? sorunuza böyle cevap vereyim
Ögretmenler ögrencilerini iyi yetişdirmesi lazım
sizlerde birer Ögretmensiniz bizim için, Halkın takımı şiarı sizlerin ve buraya katılanların ışıgıyla gerçekleşti ve yoluna devam ediyor, bu ışıgı diger renkdaşlardan esirgemeyelim.
Birde burda şöyle bir hava var orası forza, forza bunu yazmış, forzada şöyle olmuş; genelde olumsuz eklerinin peşine kullanılıyor forza ismi bir rahatsızlıgımda o yönde dogrudur begenmedigimiz çok yön var ama ben orayıda Halkın takımı tabanına yakın buluyorum onlarında iyi ögretmelere ihtiyaçı oldugunu düşünüyorum.
Serdar Yeşil
25-10-2007, 11:35
Serdar kardeşim...
Önce sana neden Çarşı grubunun resmi taraftar sitesine girip okuduğumu söyleyeyim. Beşiktaş'lıyım (Elhamdülillah). Taraftarı olduğum takımın, uluslararası düzeyde ses getiren en büyük taraftar grubunun resmi sitesine neden girmeyeyim? Elbette girip okuyacağım;Bakacağım neler olup bitiyor. Taraftar organizasyonlarının haberlerini oradan buradan değil de birinci elden öğreneceğim. Orası benim mensubu olduğum taraftar kitlesinin (Beşiktaş taraftarını kastediyorum) sesidir; Nasıl kulaklarımı tıkayabilirim ki?
Neden Halkın Takımı soruna cevap vereyim; Forza geniş tabanlı, daha bir taraftarı kucaklayıcı ortam. Orada doğallıkla siyah ile beyaz tonlarının tüm skalasını bulabilirsin. Beşiktaş sabit bir ideolojinin öncü örgütü olmadığı içinde her türlü görüş ve felsefenin yansımasına da rahatlıkla şahit olabilirsin. Örneğin bir arkadaş Liverpool taraftarının kendisiyle bağlantı kurarak birlikte maç öncesi organizasyon yapmak istediğini forumda dile getirmiş. Bunun üzerine gelen sayfalar dolusu tepki Liverpool taraftarının dövülmesinden tut da ne işi varmış İngiliz gavurunun bizim yanımızda olmasına kadar uzamış gitmiş. Arkadaş yırtınıyor talep abilerin onayı ve desteğini aldığı için yazdım diye ama ne fayda... Dövelim, bacaklarını kıralım, korkutalım vb.vb.vb.. Haliyle dayanamayıp iki çift laf ediyorsun. Ben de yazdım; Bir kaçının kafalarını kesip direkler üstünde dolaştıralım maçtan sonra kargoyla göndeririz onlar orada birleştirirler diye. Umarım ciddiye alan olmamıştır. Olursa da şaşırmam ha... Gideriz azmettiricilikten maazallah.
Anlatmak istediğim, Beşiktaş'lı olmanın ne anlama geldiğini, Çarşı ruhunun ne olduğunu, anarşizm işaretinin arkasında ki asıl anlamı kavrayamamış ya da yanlış anlamış birçok kardeşimizin mevcut olduğu bir ortam. Kınıyor muyum? Hayır. Ama üzülüyorum haliyle. Kaçınılmazın çaresizliğine üzülüyorum. Tıpkı ölüme üzüldüğüm gibi.
Orada dişe dokunur bir konu açmaya kalkarsan sayfalar dolusu gürültü içerisinde boğuntuya gidiyor. Eleştiriler genellikle tek cümle ya da kelime ile ifade ediliyor ve niteliği de "Yok Le bron James, Yok İdi Amin, Ne alaka vb..." biçiminde. Bazen buna bile üşenenler sadece şu garip ifade resimlerini kullanıyorlar. 200 sayfa böyle gidebiliyor. Ya da "Yüreğine sağlık... ne güzel yazmışsın... budur... Helal olsun..." benzeri ifadelerle sayfalar dolup gidiyor.
Halkın takımı forumu ise forzayla aynı ruhu taşıyan, aynı heyecanları paylaşan ama o siyah beyaz tonlamalar arasında kendisini daha belirgin bir tonla ifade etmeyi tercih etmiş ve becermiş kardeşlerimizin yoğunlukta olduğu daha dar bir ortam. Bu ortamda ihtiyacını duyduğunuz tepkileri ve fikirleri daha bir net daha bir dolu olarak alma,okuma,cevap verme şansınız var. Bu nedenledir ki söyleyecek bir lafı olanların, söylenenlere dikkat edebilecek nezaket ortalamasını tutturabilenlerin kolaylıkla bulunabildiği Halkın takımı forumu yazmak ve okumak için birinci tercihimiz olmakta sanırım. Örneğin ben kendi adıma söyleyeyim, burada ki birçok konuyu ve ona ilişkin verilen cevapları word ile kopyalayıp sınıflandırarak saklıyorum ki her biri neredeyse küçük birer kitapçık olma yolunda. Neme lazım; bir arıza olur da yine kaybolurlar diye yapıyorum çünkü sık sık dönüp okuyorum onları. Çünkü fikir ve edebi değerleri var herbirinin.
Uzattım yine; Toparlayayım. Sandığın gibi sekter bir tavır değildi benim söylediğim o söz. Sadece sağlıklı bir biçimde tartışılmasını, sağlıklı tepkilerin beklendiği bir konunuz varsa o konuyu gürültünün patırtının çok olduğu yerlerde değil ama daha sakin daha kontrollu bir ortamda açın ki sonuç alabilesiniz.
"Tek yol Beşiktaş" deyişinin de hakkını layığıyle verelim açıkçası. Derdim budur.
Sevgili Hakan abi yazdıkların, benim düşüncemle, şöylesi daha iyi olur Halkın takımı cümlelesinin içerigini dolduruyor.
Benim selzeneşim yani rahatsız oldugum nokta, Mühittin SABAN ın açmış oldugu başlık orada tartışılırsa, orada cevaplanılırsa belki çözülür.
bu başlık bizim Halkın takımının sloganı degil söyleyen renkdaşlarımızda forzada agırlıkta oldugu için onlara konuşursak çözüme yaklaşmış oluruz.
Sizinde niye forza? sorunuza böyle cevap vereyim
Ögretmenler ögrencilerini iyi yetişdirmesi lazım
sizlerde birer Ögretmensiniz bizim için, Halkın takımı şiarı sizlerin ve buraya katılanların ışıgıyla gerçekleşti ve yoluna devam ediyor, bu ışıgı diger renkdaşlardan esirgemeyelim.
Birde burda şöyle bir hava var orası forza, forza bunu yazmış, forzada şöyle olmuş; genelde olumsuz eklerinin peşine kullanılıyor forza ismi bir rahatsızlıgımda o yönde dogrudur begenmedigimiz çok yön var ama ben orayıda Halkın takımı tabanına yakın buluyorum onlarında iyi ögretmelere ihtiyaçı oldugunu düşünüyorum.
Ertan Eylem
26-10-2007, 12:03
Liverpool maçında dostta düşmanda hayranlık uyandıran , saygı yaratanlar ilkel bir beynin ürünü küfürler savuranlar değil tarihsel Beşiktaşlılık duruşu ile gönüllerde tahta kuran KARAKARTALLAR olmuştur yürekten sevgiler...
Hatice Vural
26-10-2007, 12:27
İçerisinde küfür barındıran hiç bir cümle,söz,deyim,slogan doğru değildir.Çünkü amacını aşar. Bende çocukluğumun ilk yıllarında "maalesef" fenerbahçeliymişim. Ardından işin içine "aklın" dahil olmasıyla seçilen BEŞİKTAŞlılık beni hiç kimseden DAHA az Beşiktaşlı yapmaz. Ben bugün Beşiktaş kaybettiğinde , kendim kaybetmiş gibi hissedebiliyorsam, sanirim başka sözede gerek yok. Sonuç olarak bu slogan sanırım haddini aşan bir saçmalık..Bugün, herhangi biri Beşiktaşı sevmeye başlarsa o, o anda artık Beşiktaşlıdır.Nasıl doğduğunun anlamlılığı kalmaz.
Hakan Kirezci
26-10-2007, 17:06
Sevgili Serdar... Şimdi bizim muhabbet konuyu saptırıyor gibi görünmesine karşın hem ben önem veriyorum hem de saptırdığını düşünmüyorum.
Aslında söylediklerinin neredeyse tamamına katılıyorum. Sadece "Ben orayı da halkın takımı tabanına yakın buluyorum" sözünü pekiştireyim; Orası zaten halkın takımının bizzat tabanıdır; Yakın falan değil halkın ta kendisi. Aksi halde kendimizi elit görme gibi bir züppeliğe düşeriz ki özümüze aykırı. Benim meramım teknik sorunlar. Yani aynı okulun kantini ve kütüphanesi gibi. Kantinler daha bir kalabalık, daha bir gürültülü, kimkime dumduma gider. Orada ciddi bir muhabbete başlasan, ilkin konuşamazsın kimse dinlemez, ikincisi bir de fırça yersin "Gidin kütüphanede takılın kardeşim" diye. Başımıza gelen aşağı yukarı bunun gibi birşey. Ama yine de yılgınlık yapıp boşvermek olmaz; Haklısın. Bu nedenle elimizden geldiğince, dinletebildiğimiz oranda devam... Her Beşiktaş'lı bizim kardeşimizdir sonuçta, yeter ki Beşiktaş'lı" olmayı bilsin.
Bu arada doğacak yeğenimizi, annesi kızımızı ve tabii ki de sen kardeşimi kutlarım.
Serdar Yeşil
26-10-2007, 18:10
Benim meramım teknik sorunlar. Yani aynı okulun kantini ve kütüphanesi gibi. Kantinler daha bir kalabalık, daha bir gürültülü, kimkime dumduma gider. Orada ciddi bir muhabbete başlasan, ilkin konuşamazsın kimse dinlemez, ikincisi bir de fırça yersin "Gidin kütüphanede takılın kardeşim" diye. Başımıza gelen aşağı yukarı bunun gibi birşey. Ama yine de yılgınlık yapıp boşvermek olmaz; Haklısın. Bu nedenle elimizden geldiğince, dinletebildiğimiz oranda devam... Her Beşiktaş'lı bizim kardeşimizdir sonuçta, yeter ki Beşiktaş'lı" olmayı bilsin. Hakan KİREZCİ
Evet Hakan abi sizlerin gayret ve bilgilerinizi bizlere ve renklerimizin olduğu yerlere ulaştırmanızla, olumsuzlukların minumuma ineceyi onlarında halkın içinde eriyecegine inanıyorum
Bizlerin BEŞİKTAŞLILARIN dinlememe gibi bir sorunları yok, bazen ASİ ligimiz İsyanımızla farklı yerlere kayıyor.
Tebriklerin içinde teşekkür ederim, darısı diğer arkadaşların başına
Muhittin Saban
26-10-2007, 22:37
Sanırım çok belirgin olarak dikkatimizi çeken çok önemli bir durumu farketmişsinizdir;
"Beşiktaş'lı Doğmayan Ne Yana Düşer Dostlar" diye sormuştum bu konunun başlığında. Liverpol galibiyetinin yaşandığı o muhteşem gecenin yankılarını okudukça, öğrendikçe ve düşündükçe diğer takım taraftarlarının çoğunluğunun Beşiktaş taraftarına bakış açısının nasılda hayranlığa dönüştüğünü ve gelen samimi övgülerle de barış ve saygınlık havası veren bir yola doğru akmaya başladığını görebiliyoruz.
İşte "Beşiktaş'lı Doğmayan" bir yere düşmese de yavaş yavaş bize doğru saygınlıkla eğilmeye başlamıştır.
Tabi bu hayranlığın 2 nedeniz var;
Birincisi; Şehit olaylarına yönelik Beşiktaş tribünlerinin beklenilenden çok daha fazla bir tepki ve pankartlarla olaya farklı bir boyut kazandırması.
İkincisi ise; Taraftarın o gece hakikaten birbirine bakarak çok samimi bir şekilde " Hadi ne olur çıldıralım ve kopalım" diyerek avazı çıktığı kadar tezahuratlara ve ahenke katılmasının sonucu ekranlara ve kamuoyuna yansıyan muhteşemliğidir.
Buradan çıkan sonuç ise tartışılır. Gerçi farklı bir konudur ama ben buradan başka bir olaya değineceğim kısa olarak;
Bir takımın "Büyük takım" etiketi kazanması için hem taraftar bazında sayıca çokluğu hem de başarılarının sayıca fazla olması ile alakalıdır.
Son yıllarda ve bilhassa Metin-Ali-Feyyaz sonrası fırtına öncesi sessizlik finişinde İlhan'lı 100. Yıl Şampiyonluğu ile yine tavan yapmıştır Beşiktaş sevgisi. Çok sayıda genç, küçük kardeşimiz Beşiktaş'lı olmayı seçmiştir. Tabi sadece görselliğe dayanarak.
Bu başarılı yılların arasında kalan başarısız, kupasız, tur atlamasız geçen süreçte ise Beşiktaş sevdasına yakalananlar ya Beşiktaş felsefesine, ilkelerinin doğruluğuna, samimiyetine, tribünlerin toplumsal duyarlılığına olan hayranlığına dayanarak Beşiktaş'ı seçmişler ya da büyüklerinin ve örnek aldıklarının telkinleri ile Beşiktaş'lı olmuşlardır.
Şimdiki süreçte anlaşılıyor ki; Liverpool maçının işaret ettiği olaydan yola çıkarsak Beşiktaş taraftarının bütünlüğü ve bu bütünlüğün ortaya çıkardığı müthiş evrensel koro, kararlı bir duruş toplu inanış ve sonunda gelen zafer çok sayıda taraftar kazandığımızı ve yeni yetişen küçüklerle yeni ergen gençleri çaktırmadan da olsa aramıza katmıştır ve bunlar tekrarlandığı sürece de katmaya devam edecektir.
Kısaca anlaşılıyor ki bize başarı lazım. Ama sponsor destekli başarı değil; Özer abinin de bugün dile getirdiği gibi,
Alıntı yapıyorum mesajından;
İngiliz taraftar sitelerinden,
Bizde futbol ölmüş,stadımız endüstriyel futbolun tema parkı gibi duruyor.....
İşte bu cümledir işin özü sonucu felaketin geldiği nokta.Futbolun beşiği İngilterenin en köklü kulüplerinden Liverpol taraftarının cümlesi.
Hani toptan satılmıştı hisseleri Liverpolun ya,işte öyle bir şey.....
Bizim hisseler de gidiyor ya yüzde 5,er 5 er....
Birkaç yıl sonra hoş seda olarak kalırsa son maçın atmosferi,tehlike budur işte.Bin sponsor verebilirmi o ruhu,çölde çam ağacı olurmu....." Özer Özçetin
"
Sponsorsuz Hentbol takımının o muhteşem şampiyonluğu sanırım çok şey anlatıyor.
“Bin sponsor verebilir mi o ruhu, çölde çam ağacı olur mu?”
Ne dersiniz?.
Deniz Özdemir
26-10-2007, 23:07
Liverpool maçında dostta düşmanda hayranlık uyandıran , saygı yaratanlar ilkel bir beynin ürünü küfürler savuranlar değil tarihsel Beşiktaşlılık duruşu ile gönüllerde tahta kuran KARAKARTALLAR olmuştur yürekten sevgiler...
Apploud Apploud Apploud
Murat Yıldırım
28-10-2007, 19:37
Sitede gezinirken bugün, önce 81 düzce 82 Musul 83 Kerkük başlıklı bölümü okudum ve oraya kısa bir anımı aktardım. Sonra gezinirken bu başlık dikkatimi çekti ve okumaya başladım. Tesadüf ; başlık az önce aktardığım anımla birebir ilişkiliydi… Beşiktaşlı doğmak ve Beşiktaşlı olmak…
Bu sloganın, ikinci bölümü üzerinde tartışılacak bir şey olmadığını düşünüyorum… Sadece küfür içerdiği için değil, sanvardan küfür edildiği için. Neyse, asıl üzerinde tartışılması gereken bence sloganın birinci bölümüdür. Beşiktaşlı olmanın olumsuzlandığı ve fakat Beşiktaşlı doğmanın kutsandığı bu içeriğin bir yerlerinde bir hata var gibi geliyor bana. Bu sloganın “Beşiktaşlı doğulur Beşiktaşlı da olunur” hali bana daha Beşiktaşlı gibi geliyor… İnsanın aklı ve yüreği ile varacağı bir sonucu olumluyor olmak açısından mesela. Beşiktaş değerleri ile tanışan, bu değerleri severek benimseyen, düşünerek içselleştiren, giderek kendine ait hisseden ve sonunda “ben de sizdenim” diyen bir kişi en az kendini bildi bileli Beşiktaşlı olan biri kadar Beşiktaşlı’dır. Beşiktaşlı olmak akıl ve yüreğin, ya her ikisinin ya da ikisinden birisinin eseridir. Çoğunlukla yüreğimizin götürdüğü yerdir bu seçim. Sevdiğimiz, değer verip önemsediğimiz birisinin seçimine katılırız. Onunla aynı yerde olmak adına, onunla bir şeyleri paylaşmak için yapmışızdır bu tercihi. Çoğunlukla küçük yaşlarda yapılır bu seçim ve konu kapanır. Bir ömür boyu kapanır… Öyle ya onun için “takım tutar gibi parti tutmak” diye bir eleştirel tarif vardır günlük siyasette. Bu da saygıdeğer bir seçimdir neticeten benim için. Yüreğin ile yapılmışdır çünkü seçimin. Ama diğeri; hiçbir takım taraftarı olmamış iken kocaman bir adam olduğunda seçimini yapan ya da bir başka takım taraftarı iken yanlış bir seçimin iç sıkıntısını yaşayıp da “benim yerim sizin orasıdır” diyen, diyebilen aklıselimi nasıl değersiz kabul edebiliriz.
Yazımın başında değindiğim ve bu yazıya ait olan anıyı okumanızı öneririm. O somut örnek anlatmak istediklerimi çok iyi özetliyor…
Hakan Kirezci
28-10-2007, 19:49
bir başka takım taraftarı iken yanlış bir seçimin iç sıkıntısını yaşayıp da “benim yerim sizin orasıdır” diyen, diyebilen aklıselimi nasıl değersiz kabul edebiliriz.
İşte Beşiktaş'lı doğmuş olmaktan kasıt tam da budur. Yanlış bir seçimin iç sıkıntısı ,doğuşta ki doğal varoluş ile tercih arasında oluşan doku uyuşmazlığının "doğal" bir sonucudur. Adam aslında Beşiktaş'lı doğmuş ama tercihi hasbelkader yanlış. Tersi de var tabii. Onların da tesbiti asli görevi Beşiktaş'lı olmak olanlara düşüyor. Kendilerinden beklemek abes olur.
Murat Yıldırım
28-10-2007, 20:34
Doğmuş olmak üzerine çok da büyük anlamlar yüklememeli derim ben. insan olmak seçimler yapmaktan geçiyor. Seçimleri anlamlandıran bir duruş bize daha çok yakışır... Kaderin bize sunduklarına değil bizim kadere sunup biçimlendirdiklerimizi önemsemeliyiz...
Murat Yıldırım
28-10-2007, 20:43
yani özetle, beşiktaşlı olmak bir tercihtir bir tesadüf değil...
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.