PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hakemler esas, futbol teferruat


Safak Batman
04-11-2007, 16:50
Hakemler esas, futbol teferruat



'Türk-Kürt Kardeştir' pankartlarını tribünlerde görüyoruz. Güzel de bu kardeşlik bağının içeriği önemli... Küçük kardeşin büyük ağabeyin dediğine kayıtsız şartsız sadakat gösterdiği bir ilişki mi bu? Yoksa eşitlik temelinde gönüllü bir ilişki mi? Biliyorsunuz bir ülkenin ne kadar demokratik ve özgür olduğu, çoğunluğun temel haklarını ne kadar kullandığıyla değil, azınlığın ne kadar kullandığıyla ölçülüyor.
Madem konu kardeşlik, futbolu ve kulüpleri yönetenler, tribün liderliğine soyunanlar önce konuk takımın maç izleme hakkına saygı göstermeli... Beşiktaşlı, Fenerbahçeli, Galatasaraylı illâ kardeş olsun demiyorum ama hiç olmazsa barış içinde adam gibi maç izlesin...Futbolu yönetenler âdet yerine bulsun kabilinden rakibin bir avuç seyircisini almasın maçlara. En azından bir kale arkası tribün rakip taraftara ayrılsın... Kulüp yöneticileri, rakip taraftara maymun muamelesi yapıp sadece o bölümü ağla çevirmesin. Sahaya atılmadık şey bırakmayan, kalecileri ve teknik direktörleri yaralayan kendi taraftarlarının bölümüne gersinler ağları önce... Kendilerine layık görmedikleri şeyleri rakiplerine uygulamasınlar. Kaybetme korkusundan maç öncesi abuk sabuk açıklamalarla ortamı germesinler.
Böyle gergin bir ortamda başladı maç. Seyirciler ve futbolcular futboldan çok hakemin kararlarıyla uğraştılar. Hakem Arzuman da eleştiri almamak için oyunu yavaşlatan bir sürü gereksiz düdük çaldı. Son saniyede çaldığı faulle maçı skandala çevirdi. Bu faulü çalacak, bırakın futbol, basketbol hakemi olacağını bile sanmıyorum.
Takımlar da zaten kaybetmeme korkusuyla tedirgin çıkmıştı sahaya... Fenerbahçe top tutmaya çalışırken Beşiktaş oyunu birazcık hızlandırdı, 3. dakikada taçtan üç pasta golü buldu. Fener savunma göbeği her zamanki gibi hem ağırdı hem de geriye kaçıyordu o pozisyonda. Sonraki ender ataklarda Siyah-Beyazlılar ortadan çok kolay girdiler rakip 18'e... Bobo'ya sağbek Gökhan kademe yaptı çoğu kez.
Golden sonra oyun değişti... Beşiktaş yapılan onlarca transfere karşın uyumlu bir ilk ve yedek 11'den yoksun... 'Antrenman sakatları'na katılan Tello'nun yokluğunu, Serdar Özkan ve Burak'ın dönüşerek kapatması gerekiyordu dün. Ancak Özkan göbeğe, Burak forvete kaydı ve gerektiği zaman geri dönemedi. Üzülmez bu kanatta tek kaldı. Golden sonra savunmaya yığılan Beşiktaş 4-6 gibi garip bir biçimde bölündü.
Bu durumda Fenerbahçeliler özellikle sağ kanatta geniş oyun alanları buldular. Buldular ama o kadar çok 'basit top kaybı' yaptılar ki... Beraberlik golünü ancak bir kornerden kazandılar. Yan toplara gitmeyi bilmeyen Beşiktaş kalecisi ve savunmacıları sayesinde.
İkinci yarı da saldıran Fenerbahçe, savunan Beşiktaş'tı. Kanarya yine bir duran top sonucunda Beşiktaş sol kanadındaki boşluktan yararlanıp ikinci golü attı. Sonra da benzer pozisyonlar buldu. Beşiktaş buna tepki veremedi.
Oyunun inisiyatifini rakibine bıraktı.
Oynadıkları son Avrupa maçlarının tersine iki takımın temel zaaflarının belirleyici olduğu bir maçtı. Daha dengeli bir kadroya sahip olan ve bekleriyle orta saha oyuncularını iki yönlü oynatabilen Fenerbahçe kazandı. Ancak maçın sonucunu Batuhan'ın son saniye heyecanı, ondan da çok Arzuman'ın işgüzarlığı belirledi. Şimdi günlerce bu konuşulacak. Yurtiçi maçlarda futbol gerçekten teferruattan.

İbrahim Altınsay

Devrim Doyran
05-11-2007, 14:16
+1903
imza
Apploud
bu_!


telloyu aradık

yönetimimiz maçtan sonraki abuk sabuk açıklamalarıyla yarattığı gündem canavarından kendini ve futbol takımını kurtarabilirse inönüde rahat yeneriz fb yi.

_____________
Beşiktaş Halktır
Halklar Kardeştir