PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : kitap ve film önerileri


Sayfa : [1] 2 3

Eren Cemaloğlu
11-02-2007, 01:52
arkadaşlar okuyup,izleyip begendiğimiz kitap ve filmleri bu başlıkta birbirimize önerelim diyorum.neyse başlığı açan kişi olarak ilk ben öneriyim.
kitap adı:siyah kan
yazar:jean cristophe grange
"J. C. Grangé yine işbaşında. 2003 yılında çıkardığı romanı "Kurtlar İmparatorluğu"yla hem dünyada hem de ülkemizde ününe ün katan Grange yeni kitabıyla Türkçe’de. Yine kanlı, yine delice, yine korkutucu bir roman var karşımızda: "Siyah Kan".Yazarın bir yıl gibi kısa bir sürede kaleme aldığı kitap serbest dalış şampiyonu bir katil ile eski paparazzi, kötülük fikrine ve kaynağına takıntılı bir gazeteciyi karşı karşıya getiriyor. Katil hapiste… Ama daha önce Kamboçya, Tayland, Malezya’da kan dökmüş. Kadınların kanı… Gazetecinin onunla temasa geçmek için oynadığı oyun romanın temelini oluşturuyor. Ama katil bu yemi bir süre sonra yutmuyor. İşte gerçek heyecan da orada başlıyor. Kim av, kim avcı, birbirine karışıyor. Grangé hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir roman "Siyah Kan". Paris’ten Asya’ya doğru deliliğin sınırında bir yolculuk… Dört yüz küsur sayfalık gerilimli bir kâbus… Çok çekici… Yazarın ustalığı kendini bir kez daha çarpıcı bir şekilde gösteriyor. "Siyah Kan"ı okurken kötülüğün ve kötülerin dünyasına doğru nefes nefese bir koşu tutturduğunuzu fark ediyorsunuz. Bu çılgınca koşuya karşı koymak imkansız!"

M.Duru Can
11-02-2007, 02:06
Roman Polanski 'nin filmi The Pianist .
Bence ço güzel bir film.
İzlemeyenlere tavsiye ederim.

Namik Kartaloglu
11-02-2007, 03:38
Süheyla Acar
YAĞMURUN YEDİ YÜZÜ

Bu kitabi herkese israrla tavsiye ederim. (Istiklal caddesindeki kitapcilarda son kitabi ben aldim:D Baska kitapcilara bakin!)

Namik Kartaloglu
11-02-2007, 03:40
Roman Polanski 'nin filmi The Pianist .
Bence ço güzel bir film.
İzlemeyenlere tavsiye ederim.

bende tavsiye ediyorum bu filmi.

M.Duru Can
11-02-2007, 04:09
Nihat Behram
Darağacında üç Fidan

Sıkılmadan "tekrar tekrar" okuduğum tek tük kitaplardan birisidir.

Erkan Özberk
11-02-2007, 11:13
zülfü livaneli-- bir kedi, bir adam, bir ölüm
orhan pamuk-- yeni hayat

Hasan Yesil
11-02-2007, 12:12
kitap önerisi - adını unutan adam ( mehmet uzun )
film önerisi - v for vendetta

Gürhan Oğuz
11-02-2007, 13:09
Ilya Ehrenburg
DİPTEN GELEN DALGA
FIRTINA

H.Deniz Budak
11-02-2007, 16:37
vedat türkali_bir gün tek başına

film içinse serdar akar'ın gemide adlı filmini öneririm...

Nasuh Pirinc
11-02-2007, 16:38
kitap olarak:nihat behram"daragacında üç fidan"
film olarak:esaretin bedeli

Serkan Kurt
11-02-2007, 16:58
Kitap: efendi / soner yalçın
Film: umut / yılmaz güney

Cem Ozel
11-02-2007, 19:46
Kitap : büyük umutlar ( charles dickens)

film: V for vendetta

Özer Özçetin
11-02-2007, 21:19
Dipnot yayınları
İnönü Alpat
Günlüğe Düşen Notlar
Mepistoda var 18 YTL

Arda Can
12-02-2007, 00:27
kitap:vatandaş abuzer(yücel sarpdere)

Erdem Gazi
12-02-2007, 13:51
kitap:MARTİN EDEN(JACK LONDON) okuyun bağımlısı olacaksınız
film:aslında film kültürüm pek yok ama YILMAZ GÜNEY'in DUVAR'ını öneririm!!!

Eyup Kaymaz
12-02-2007, 14:36
Kitap: TREVANIAN/ŞİBUMİ, Amin Maalouf/Semerkant-Yüzüncü Ad
yukarıda diğer kartalların verdiği birçok kitabada kefilim :)
Film: Sır çocukları "Türk Filmi" (bulmak zor ama!? )

Namik Kartaloglu
12-02-2007, 22:31
Bir kitap önerim daha var;

EVA LUNA
Isabel ALLENDE

Bu kitapla Yasadigim ulkede dil tezimi yaptim ve cok iyi bir notla sinifi gecmistim:) israrla tavsiyelerimden ikincisi.

Film: MICHEAL COLLINS (Kim oldugunu bileniniz coktur sanirim)Bu film gelmis gecmis seyrettigim filmlerin en guzeli. Birinci DVD filmimi ödunc verdigim arkadaslarimdan biri geri getirmedi, ikincisini aldim.Anlatmamdaki israrim, ÖNEMI!

İskender Kalafat
13-02-2007, 00:57
şiddetle önereceğim film green street hooligans. hala etkisindeyim. seroya tekrar tekrar teşekkür ederim bu kıyağı için. kesinlikle izlenmeli. ama yine de bu filme inanıp da westa ham taraftarı şöyle aslan böyle kaplan demeyin çünkü bilindiği üzere ırkçılığa kayacak kadar sağ kanatta koşmaktadır bu taraftar grubu. ingitere'de herzaman forza the kop

Cem Ozel
13-02-2007, 01:04
benim de 2. önerdiğim kitap olacak ma..

Savaş Bitti- Dalton thumbo

savaş karşıtı ve acı dolu yüzünü çok güzel ortaya koyuyor. ( metallica'nın one klibinin sahneleri bu kitaptan alıntıdır.)

Berk Sezenler
13-02-2007, 02:59
Şimdilerde sinemada olan Leonardo Dicaprio'nun oynadığı Kanlı Elmas filmini öneririm.
Siera Liona'da kasıtlı olarak yaratılan iç savaşı ve bazılarının çocukların bile eline silah vererek burdan nasıl kar ettiğini anlatıyor.

Eda Neriman Yılmaz
13-02-2007, 09:07
en sonunda bitirdiğim amin maalouf semerkant'ı öneririm kitap olarak. ikinci kitap olarakta bugun okumaya baslayacagım ama bu konuda engin tecrübelerine inandığım senseim burak sıgırcı!nın önerdiği Jean-Paul Sartre'nın Bulantı isimli kitabını öneririm(z):D

Deniz Temel
13-02-2007, 15:34
Kitaplar;
Amin Maalouf afrikalı leo - yüzüncü ad
marquez yüzyıllık yanlızlık
oğuz atay tutunamayanlar
ilya ehrenburg fırtna-dipten gelen dalga-paris düşerken
dostoyevski suç ve ceza
gelen meade 8.gün .....

Filmler
aşklar ve köpekler
tanrı kent
kill bill 1-2
rezervuar köpekleri
kod adı kılıç balığı
olağan şüpheliler
25.saat
dövüş kulübü........

Ferhat Talan
15-02-2007, 19:49
beynelmilel filmine gitmenizi tavsiye ederim .
traji komik bir film cok begendim

olay 1982 yılında geciyor

malum kenanlı yıllar

komik ve acı bir film

acı acı güleceksiniz...

Kemal Kıcır
20-02-2007, 01:06
Malumunuz internet ve bilgi çağında yaşıyoruz.Uzun zamandır kitaplar tek bilgi kaynağımız değil ancak henüz daha onun yerini dolduran bir şey de icat edemedi insan oğlu...Bu başlık altında okuduğumuz ve okunmasını sıkı sıkıya önerdiğimiz kitapların isimlerini ve kısa özetlerini paylaşalımki okur adayı bir düşünce sahibi ola bilsin

Benim ilk önerim Yüz yılın en güzel aşk romanlarından Usta Yazar Lev Tolstoy'un Anna Karenina sı henüz taze hafızamda Usta Dönemin Rusyasında ki toplumsal ilişkiler ve gelgitler ortasında büyüttüğü Aşkın canlılılığı insan çözümlemeleri karşısında hayran olmamak imkansız ..
Anna Karenina aşkın cesaretin tutkunun soluğunu sayfalarda bilincinice taşırken.Levin yeni toplumun felsefenin toprak işçiliğinin izleriyle geliyor sayfalara.
Okuyun Okutun derlerdi eskiler.
İyi Okumalar.

Cem Ozel
20-02-2007, 01:09
sanırsam bununla ilgili bir başlık vardı. kitap ve film önerileri adı altında.. ama bu başlıktada söyleyeyim

büyük umutlar- charles dickens
savaş bitti - dalton thumbo

Eren Cemaloğlu
20-02-2007, 20:36
evet bu başlık "beleştepe" bölümündeydi ama ben de bilmiyorum taşınmış herhalde.ama aynı başlık yani onu soyliyim.

Eren Cemaloğlu
20-02-2007, 20:40
evet şimdi baktımda taşınmış başlık beleştepe forumunda yok.yani yeniden acılma gibi bi durum yok

Uğraş Polat Şahin
20-02-2007, 20:44
Kanser Olan Mememdi,Ben Değil
Elif Urgu,Epsilon yayınları

İnsana çok şey katacak kitaplardan biri..

Ufuk Saygin
20-02-2007, 22:47
chuck palahniuk-tıkanma
ve bencede film olarak v for vandetta.remember remember the fifth of november...:)

Eren Cemaloğlu
20-02-2007, 23:47
abi ne bu v for vandetta?herkes bunu soyluyor.biraz anlatır mısınız.tabi ki bu forumda adı geçtiğine göre güzel bişey ama yine de bilelim nasıl bişey olduğunu di mi :)

Kemal Kara
20-02-2007, 23:58
Kitap: Kinyas Ve Kayra.( Hakan Günday)

Ufuk Saygin
22-02-2007, 02:20
arkadaşım v for vandetta özünde bi çizgi roman ama filmide başarılıydı bence..Alan Moore ve david lloyd imzalı ayrıca arkabahçe yayınlarında :)önümde duruyo şuan..

totaliter bir dünyada kaybolan kimlik ve özgürlüğün öyküsünü anlatan v for vandetta umutsuzluğun ve baskıcı bir yaönetimin güncesi..

Açık bir gerçekçiliğin ve zekanın eseri olan vfv bir çizgi romanın olmak isteyeceği her şey..

bu şekildede bir açıklaması var çizgi romanının arkasında...ayrıca bunun v for vestel manisa versiyonuda vardır :)

Rasim Bektaş
23-02-2007, 00:26
aşkın celladı
irvin yalom

Ferhat Talan
23-02-2007, 00:38
Şimdilerde sinemada olan Leonardo Dicaprio'nun oynadığı Kanlı Elmas filmini öneririm.
Siera Liona'da kasıtlı olarak yaratılan iç savaşı ve bazılarının çocukların bile eline silah vererek burdan nasıl kar ettiğini anlatıyor.


bende tavsiye derim iki gün önce gittim

sinamamın en ön koltugunda olmama ragmen :mad: cok etkilendim

mutlaka gidilmesi gereken bir film

not :bu arada muglada sinama bileti ogrenciye belirli gunlerde 3 ytl ne güzel dimi :D

forza mugla :eek:

Burak Sığırcı
23-02-2007, 00:42
andrzej wajda'nın mermer adam(czlowiek z marmuru) filmini tavsiye ederim. harika bir stalinizm eleştirisi.

Gökhan Gürses
23-02-2007, 00:53
nuovo cinema paradiso. turkceye cevrilmisi cennet sinemasidir. insan psikolojiside var toplumsal gerceklikte,nesnellikte. tabi ki filmin uncut versiyonunu izlemek gerekli.

Namik Kartaloglu
24-02-2007, 01:38
nuovo cinema paradiso. turkceye cevrilmisi cennet sinemasidir. insan psikolojiside var toplumsal gerceklikte,nesnellikte. tabi ki filmin uncut versiyonunu izlemek gerekli.


GÖkhan can; Sinema Paradiso bizim sinemalari hatirlatiyor degilmi? veya eski sinemalarimizi, acik hava sinemalarimiz. Cekirdekcileri,gazozculari,filim kesildiginde islik seslerini ve kavgalarini, gurultulerini. Ben sadece hasret gidermek o gunlerimi yasamak icin de olsa bu filmi zaman zaman seyrederim. Bende cok icten öneriyorum.

Berk Sezenler
24-02-2007, 03:11
Günümüz olaylarına uygun bir film:Green Street Hooligans.

Erkan Özberk
24-02-2007, 10:24
GARO DAYI--SELÇUK EREZ (doğan kitap ;) )

Volkan Karabacak
25-02-2007, 02:19
kitap olarak beyaz zenciler ve film olarakta V for Vandetta

Ferhat Talan
25-02-2007, 14:40
v for vandetayı nedense begenemedim

görsel efekleri çok saçma geldi

öyle devrim mi yapılır hiç yav :D

heyacan olarak fena film değil ama konusu ıtibariyle gercekçi değil

Volkan Karabacak
25-02-2007, 14:57
aksine ferhat kardeşim filmin konusu tamamen gerçektir ama olay ne yazıkki filmdeki gibi başarı ile sonuçlanamamıştır.1605 - Robert Catesby ve bazı anarşist katolik asker arkadaşları tarafından hazırlanan bir planla, Guy Fawkes İngiltere'de Parlamento Binası'nı(Westminster Sarayı) havaya uçurmaya kalkıştı. Sir Thomas Knyvet'in bir talihsizlik (ya da gizli bir ihbar) sonucu Guy Fawkes'u Parlamento mahzenlerinde yakalamasıyla plan başarısızlığa uğradı. Fawkes, Catesby ve diğer arkadaşları idam edildi.Ve tarihte bı olay barut koplosu olarak adlandırılır saygilar kardeşim ;)

Ferhat Talan
25-02-2007, 15:28
'bu maskenin altında bir yüz var..
ancak benim değil.
ne altındaki kaslardan daha bendir o yüz,
ne de altındaki kemiklerden.
bu maskenin altında etten daha fazlası var.
bu maskenin altında bir fikir var!
ve fikirler kurşun geçirmez'


demek istediğim kardes

olayı cok fazla abartmışlar

dialoglar çok sağlam :cool:

ama ne bilim sanal kahramanlık modunu çok fazla yüklemişler filme

Volkan Karabacak
25-02-2007, 15:50
o kadarda olsun be ferhat kardeşim ;)

Burak Sığırcı
26-02-2007, 01:31
andrzej wajda'dan devam.bu kez küller ve elmaslar(popiol i diament).jerzy andrzejewsky'nin kitabından uyarlama(can yayınları'nın "küller ve elmas" adıyla bastığı bir kitap).ancak film kitaptan biraz farklı.filmde bazı karakterlerin üzerinde durulmuş ve bu karakterler ayrıntılı işlenmişler.konu ise ikinci dünya savaşı sonunda(nazilerin koşulsuz teslim olduğu 8 mayıs 1945'te geçiyor film) polonya'daki anti-komünist çeteler.mermer adam kadar iyi bir film.konu çok sıradan gelebilir ama yönetmen wajda.hafife alınacak bir film değil.izleyin.

Serkan Karaca
26-02-2007, 16:36
eternal sunshine of the spotles mind
2004 yapımı film türkiye de ancak geçen yıl vizyona girmişti.
ismi de bir duygusal romantik aşk komedisi izlemini verecek şekilde "sil baştan " olarak çevrilmişti.
başrollerinde jim cary ve yine aday gösterilmesine rağmen oscar alamayan müzmin kaybeden kate winslet var.
jim cary sadece komedi filmlerinin abartılı oyuncusu olmadığını göstermiş:mükemmel bir performans.
izlediğim en iyi aşk filmlerinden.birşekilde bulup mutlaka izleyin..

Gökhan Gürses
26-02-2007, 20:21
GÖkhan can; Sinema Paradiso bizim sinemalari hatirlatiyor degilmi? veya eski sinemalarimizi, acik hava sinemalarimiz. Cekirdekcileri,gazozculari,filim kesildiginde islik seslerini ve kavgalarini, gurultulerini. Ben sadece hasret gidermek o gunlerimi yasamak icin de olsa bu filmi zaman zaman seyrederim. Bende cok icten öneriyorum.

italyanin kasabalarinda gecen filmlerde bize dair birseyler hep bulmusumdur zaten. il postinoda da postacisindan, postacinin sevdigi kadinin annesine her karakter bizim buralardan gibidir.( neruda dahil olmak uzere ). ama ne yazik ki senin kadar eskisini bilemeyecegim bizim sinemalarimizin.

Namik Kartaloglu
26-02-2007, 22:16
italyanin kasabalarinda gecen filmlerde bize dair birseyler hep bulmusumdur zaten. il postinoda da postacisindan, postacinin sevdigi kadinin annesine her karakter bizim buralardan gibidir.( neruda dahil olmak uzere ). ama ne yazik ki senin kadar eskisini bilemeyecegim bizim sinemalarimizin.

Gökhan can, il postino da evet senin dedigin gibi bizim filmlerden biri Beatrice e askini, Pablo Neruda nin onu unuttugunun verdigi melankoli ve isci hareketlerinen icine adim adim girme... Filmin ismi Turkce Postaci olmali eski ama seyredilmesi gereken filmlerden.

Gökhan Gürses
26-02-2007, 22:19
il postino turkceye neruda nin postacisi olarak cevrildi abi.

Namik Kartaloglu
26-02-2007, 22:27
Eger Italyadan kopar ingiltereye gidersek sana "Benim Sol Ayagim" adli filmi ordan da Amerikaya gidersek "GANG OF NEW YORK" filmlerini de seyretmissindir sanirim yoksa öneririm. Son bahsettigim film biraz kanli ama cok ilginc bir konusu ve kaliteli bir cekimi var.

Namik Kartaloglu
26-02-2007, 22:35
Simdi sinemalarda bir film oynuyor Turkiyede vizyona girdimi bilmiyorum APOCALYPTO bu film maya halkinin kendi kendini yokedisini anlatiyor. Görulmeli!

Gökhan Gürses
26-02-2007, 22:37
uzgunum abi. ikisinide izlemedim herhalde. ama hazir yola cikmisken ispanyadan bir gunesli pazartesiler gitmez mi.

Namik Kartaloglu
26-02-2007, 22:38
uzgunum abi. ikisinide izlemedim herhalde. ama hazir yola cikmisken ispanyadan bir gunesli pazartesiler gitmez mi.

Can, Orjinal ismi ne?

Gökhan Gürses
26-02-2007, 22:43
los lunes al sol ( ekşi sözlük sağolsun :) ) ingilizcesi de mondays in the sun

Can Durukan
26-02-2007, 23:18
turttles can fly..
saddam döneminden sonra ırak sinemasının ilk filmi..geçen fenerin maçıyla aynı güne denk geldi..bir kısmını izleyebildim..ve maça geçmek çok zor oldu..bugün tamamını izleyeceğim..dijitürk ü olanlar için e2 (kanal51) sakın kaçırmayın derim..sık sık yayınlarlar bu ay içinde..

Gökhan Gürses
26-02-2007, 23:25
turttles can fly..
saddam döneminden sonra ırak sinemasının ilk filmi..geçen fenerin maçıyla aynı güne denk geldi..bir kısmını izleyebildim..ve maça geçmek çok zor oldu..bugün tamamını izleyeceğim..dijitürk ü olanlar için e2 (kanal51) sakın kaçırmayın derim..sık sık yayınlarlar bu ay içinde..


bu filmdeki her cocuk oyuncuya gercekten hayran kalmistim.izleyin derim kesinlikle. konusu itibariyle iran sinemasindan muhsin makhmalbaf filmlerine ne benzemesi ayri bir guzellik.

Namik Kartaloglu
26-02-2007, 23:29
Size bir filim önereyim; VODKA LEMON bu filmi seyretmemek veya seyredipte halen anlamamis olmak buyuk bir kayip. Bir insan, bos gardolap,eski askeri uniformasi ve bir kuru sandaliyesiyle yasami boyunca nasil pozitif olabilir? Bu film seyredilmeli!

Namik Kartaloglu
26-02-2007, 23:34
Gökhan can, sen LAMERICA yi seyrettinmi? italyan filmi o da.

Gökhan Gürses
26-02-2007, 23:44
hayir abi ilk defa duyuyorum. :(
yazmisken bos gecmeyeyim bari. bir alman filmi olan fil (elephant).
filler nasil zamaninda savas makinasi olarak kullaniliyorsa gunumuzde de insanlarin o hale getirildigini anlatan bir film. bireysel siddetin ortaya cikisini anlatiyor.

Ufuk Saygin
27-02-2007, 21:24
köstebek ve illizyonist de izlenmeli...

Namik Kartaloglu
27-02-2007, 22:51
hayir abi ilk defa duyuyorum. :(
yazmisken bos gecmeyeyim bari. bir alman filmi olan fil (elephant).
filler nasil zamaninda savas makinasi olarak kullaniliyorsa gunumuzde de insanlarin o hale getirildigini anlatan bir film. bireysel siddetin ortaya cikisini anlatiyor.

Gökan can, simdi filmlere bir mola verelim. bu asagida yazacagim kitabi ilk önerim olarak yazdim birinci sayfaya.Kimse okumamis galiba? eyer gözden kactiysa tekrar yaziyorum.
Süheyla Acar
YAĞMURUN YEDİ YÜZÜ

Burak Sığırcı
27-02-2007, 22:56
iki ülke,iki film:ilki lukas moodysson'dan lilja 4-ever.sovyet sonrası rusya.ikincisi emir kusturica'dan underground.bir zamanlar bir ülke vardı... diyerek yugoslavya.

Namik Kartaloglu
27-02-2007, 23:13
Burak can birinci filmi okulumuz ögrencilerine seyrettirdik, ic karartan gercekler ama guzel bir tema islenmisti. underground cok harika bir film bu film de görulmesi gereken filmlerden tabiki. Aklimiza geldikce yazalim.

Muhittin Saban
02-03-2007, 14:54
abi ne bu v for vandetta?herkes bunu soyluyor.biraz anlatır mısınız.tabi ki bu forumda adı geçtiğine göre güzel bişey ama yine de bilelim nasıl bişey olduğunu di mi :)


Sevgili Eren,

Sana merak ettiğin Vendetta filminin tanıtımı ve resimlerini içeren bir linkini veriyorum. Oradan daha geniş bir bilgiye ulaşabilirsin. Bu arada Vendetta kişiliğinin anarşist ruhu ile kırmızı anarşist "V"si çok etkileyici.Evet bazı arkadaşlara görsel olarak abartılı olduğu konusunda katılıyorum. Ancak bir çizgi romandan uyarlandığı için bence sorun yok. Biz ne "Gora"lar ne Yıldız Savaşları" ne de "Maymunlar Cehennemi" filmlerini seyrettik. Sen seyret merak etme varsa bir şey alacağını alırsın. İyi seyirler.

Vendetta:"Halklar, hükümetlerden korkmamalıdır. Hükümetler, halklardan korkmalıdır."

Vendetta çok basit birşey söylüyor: "Yöneten ve yönetilenler yoktur. Halk kendi kendini yönetir ve bunu seçtiği kişilere devleti emanet ederek yaptırır. Parasını da vergisiyle öder". "Eğer iktidar yozlaşmışsa ve onu yargılayabilecek bir mahkeme kalmamışsa, şiddet meşrudur. Gerekirse parlamentoyu da havaya uçururum!".

Tek kelime ile harika bir film. İnan filmi seyrettikten sonra sen de kendini bir Vendetta olarak hissedeceksin. Ayrıca Vendetta’nın o Siyah-Beyaz görünümü ile daha da duygusal olup tıpkı bir “Beşiktaş'lı Vendetta” olduğunu hissedeceksin. Ne yalan söyleyeyim ben öyle hissettim:-))

"Haksızlığın karşısında, Halkın yanında, Halkçı ve Beşiktaş'lı, "SİYAH-BEYAZ... VENDETTA"

http://wwws.tr.warnerbros.com/vforvendetta/



Film önerim: İwo Jima'dan Mektuplar. Bu hafta gösterime girdi.

Film Clint Eastwood filmi ve kısaca filmde Eastwood; “İkinci Dünya Savaşı'nın son aylarında gerçekleşen Iwo Jima muharebesini anlatıyor, Amerikan deniz piyadelerinin ilk kez bir Japon adasını, büyük kayıplar vererek ve verdirerek ele geçirmelerini... Daha doğrusu onu anlatmıyor da, şu ünlü fotoğrafın, hani Amerikan askerlerini tepeye kocaman bir bayrak çekerken gösteren ünlü fotoğrafın öyküsünü, bunun ardında yatan soytarı gerçekleri su yüzüne çıkarıyor ve ayrıca Eastwood, burada tam tersine 'demistifikasyon' yapıyor; hem savaşın ne b... olduğunu gösteriyor, hem de asıl b....lukların cephe gerisinde döndüğünü...

Ancak Eastwood, Bununla da yetinmemiş, filmi tersine çevirip bir de katlamış.Yani, aynı filmi, aynı konuyu, aynı adayı, aynı muharebeyi bir de 'Japon açısından' çekmiş! Tavsiye ederim..

Kitap örerim: Burak Eldem'den, Fraternis

Kitapta;
İnsanlık tarihi boyunca güç ve iktidar sağlayan en önemli olguların başında, "bilgi"nin gelmiştir. Salt bu nedenle, bilgiyi elinde tutanların onu büyük bir kıskançlıkla saklayıp, kendi yararlarına kullanmaya çalışmışlardır. . Bir başka deyişle, "sınıfsal farklılık" ve hegemonya olgusunun ortaya çıkışında, "üretim araçları"ndan önce, bilgi üzerindeki "mülkiyet" rol oynamıştı. Salt bilginin bu nitelikleri nedeniyle, dünyaya ve evrene ilişkin "başkalarınca bilinmeyen" gizemlere sahip olmak, ilk sınıflı toplum hiyerarşisinin biçimlenmesinde etkili olmuş ve bu da, her yönüyle "yanlış uygarlığa" doğru, etkileri günümüze dek süren ilk adımların atılmasına yol açmıştı.

"Fraternis", madalyonun diğer yüzünü mercek altına alıyor: Sınıfların doğuşuna yol açan bilginin "orijinaline" ve çok daha ayrıntılısına sahip olan farklı bir grubun, binyıllara yayılmış, "akışı tersine çevirme" çabaları ve bu yolda kurdukları "misyon örgütleri", kitap boyunca ana konumuz oluyor. Bir dönem tüm insanların eşit, özgür ve barış içinde yaşadıkları ilk toplumsal düzenin "restorasyonu" için çalışmayı amaç edinmiş bir misyonu, sahip olduğu "gizemli bilgi" ve o bilgiyi içeren "yitik kitaplar" ile birlikte inceliyor.

Kesinlikle tavsiye ederim. İyi seyirler ve okumalar tabi ilgilenirseniz...


.

Gökhan Gürses
11-03-2007, 02:28
babil ve kanlı elmas. kanlı elmas da leonardo bildiğimiz holywood kahramanları gibi sonuna kadar kurşunlardan kaçabiliyor. filmin sonunda kurtulabileceği yerde ölmeyi tercih ediyor. herşeye rağmen kanlı elmas iyi bir film. babil ise 4 ülkeden yaşamlar sunuyor ve bunlar bir yerde kesişiyor. kurgu olarak çok iyi. benim oscarım da zati bu babil filmine. brad yigenimiz burda çaresiz bir karakteri sergiliyor.

bu arada brad pitt e yigen dememin sebebi bende bir sean penn ya da edward norton vari bir aktör olma hissiyatı uyandırmasından kaynaklanıyor.

Gökhan Gürses
11-03-2007, 02:47
sevgili wendy. senaryosu trier üstada ait.silahların insan yaşamına girişini anlatan ama özendirici olmaktan çok gerçeği göstermesiyle başarılı bir film olarak karşımıza çıkıyor.

Şenel Kızıldaş
11-03-2007, 02:50
Ahmet Ümit'in beyoğlu Papsodisi ' ni okumayan varsa şiddetle tavsiye ederim tabiki polisiyeden anlayanlar yada hoşalananlar için. Gerçekten çok güsel akıcı bir dil kullanıp Beyoğlunu bize kitapta yaşatıyo. Forza Ahmet Ümit..

Serenat Tutaklı
11-03-2007, 02:58
babil ve kanlı elmas. her ikisinde de brad pitt yigenimiz oynuyor.

Gökhan,Kanlı Elmas'ta Brad Pitt oynuyor mu ya:confused:

Cem Ozel
11-03-2007, 03:24
Gökhan,Kanlı Elmas'ta Brad Pitt oynuyor mu ya:confused:

leonardo di caprio oynuyor. ama benziyorlar sonuçta :)

bide en son Adem'in Trenlrini izledim. Cem Özer oyunculuğunu konuşturmuş. 4 ayrı kişiliği birden oynamış ve film mükemmel. herkese tavsiye ederim.

Gökhan Gürses
11-03-2007, 19:16
her sakallıyı dedem sanıyorum bende :D özür dilerim yanlış bilgilendirdiğim için. ama ben bu ikisini hep birbirine karıştırıyorum. şenel sağolsun uyardı beni.

Eren Cemaloğlu
14-03-2007, 13:17
ya v for vendetta filmini aldım bozuk cıktı..=( yeniden bulmaya çalışıyorum =(((

Zeynep Alica
15-03-2007, 14:59
Babel demişken Paramparça Aşklar Köpekler'i hatırlamak ve orjinal sesiyle izlemek gerek.

Barbaros Özel
16-03-2007, 18:06
Film Serdar Akar'ın filmi BARDA

Senaryo Yazarı
Serdar Akar

Oyuncular:
Nejat İşler... Selim
Melis Birkan... Nil
Burak Altay... TGG
Nergis Öztürk... Sevgi
Serdar Orçin... 45
Erdal Beşikçioğlu... Nasır
Hakan Boyav ...Patlak
İsmail İncekara... Hakim
Şebnem Köstem... Avukat
Eray Özbal... Savcı
Volga Sorgu

Konu
Nail, Nil, TGG, Aynur, Aliş, Sevgi, Pelin ve Cenk, yaşları 18 ile 25 arasında değişen genç bir arkadaş grubudur. Günlük hayatın akışı içinde huzurlu ve neşeli bir hayat sürmektedir. Her birinin kendilerine ait sıkıntıları ve çözmek zorunda olduğu problemler olsa da gençliğin getirdiği umutla hayata sımsıkı bağlıdırlar. Kimi evlilik, kimi mezuniyet, kimi düzenli bir hayata adım atma hayalleri içinde olan bu gençler, birden bire hayatlarının tam ortasına giren nedensiz şiddetle büyük bir yıkım yaşarlar.

Bir gece yarısı, arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecekken içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonulurlar. Elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençler sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalırlar. Kendilerini alıkoyan grubun görünürde hiçbir amacı yoktur. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen bu grup, hayatlarında eksik kalan her şeyin hesabını hiç tanımadıkları bu gençlerden çıkartırlar.

Serdar Akar adaleti sorguluyor

Serdar Akar genç oyuncuların rol aldığı 'Barda'nın çekimlerini 15 günde tamamladı

Serdar Akar uzun bir aradan sonra kendi yazdığı bir senaryoyu filme çekti .film için Akar, 'Suçun, cezanın ve adaletin filmi. Temel olarak adalet kavramını sorgulayacağız' diyor. Filmde Nejat İşler, Serdar Orçin, Burak Altay, Hakan Boyav, İsmail İncekara,

'Gemide', 'Dar Alanda Kısa Paslaşmalar' ve 'Maruf'tan sonra Yeni Sinemacılar'la yollarını ayıran ve 'Kurtlar Vadisi-Irak'ı çeken Serdar Akar, bu sezon senaryosunu kendi yazdığı 'Barda' filmiyle karşımıza geliyor .Akar filmde, son aylarda oldukça yoğunlaşan ama çeşitli olaylar vesilesiyle Türkiye'nin gündeminde 2000'li yıllardan beri var olan 'nedensiz şiddet' kavramına odaklanıyor. Filmde, hayatın henüz başında olan ve geleceğe umutla bakan bir gurup gençle, onları barda rehin alıp 'şiddet' uygulayan başka bir grup insan arasında yaşananlar anlatılıyor Gerçek bir olaydan (Ankara da bir evde yaşanmiş)yola çıkan Serdar Akar, "'Barda' suçun, cezanın ve adaletin filmi. Temel olarak adalet kavramını sorgulayacağız" diyor.

Futbol olmadan asla!
'Barda'da Nejat İşler, Doğu Alpan, Melis Birkan, Burak Altay, Meltem Parlak, Nergis Öztürk, Salih Bademci, Serdar Orçin, Şamil Kafkas, Sezen Aray, Erdal Beşikçioğlu, Hakan Boyav, İsmail İncekara, Şebnem Köstem ve Eray Özbal rol alıyor. Filmin görüntü yönetmeni ise Mehmet Aksın.
Akar ve ekibi Beykoz'daki eski Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası'nı mesken tutmuş. Burada bir bar inşa edilmiş durumda. Barın içinde küçük bir top sahası var. Hagi'den Pele'ye çeşitli futbol efsanelerinin fotoğrafları barın duvarlarını süslüyor. Sahanın kenarındaki duvarda ise Simon Kuper'in hayatımıza kazandırdığı 'Futbol asla sadece futbol değildir' önermesiyle karşılaşıyoruz.
'Vesika' adını taşıyan barın ilginç bir konsepti var. Buraya gelen müşteriler saat 21.00 ile 23.00 arası futbol oynayabiliyor. Maçı kaybedenler kazananlara içki ısmarlıyor. Vesika Bar'a bir gece yarısı gelen beş kişilik bir grup, yaşları 18 ile 25 arasında değişen sekiz kişilik bir arkadaş gurubunu silahla rehin alıyor. Kimi evlilik, kimi mezuniyet, kimi de düzenli bir hayata adım atma hayali içinde olan bu gençler, birdenbire hayatlarının tam ortasına giren 'nedensiz şiddetle' büyük bir yıkım yaşar. Elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençler sabaha kadar dayağa, işkenceye ve tecavüze maruz kalır. Aslında gençleri rehin alıp işkence eden grubun görünürde hiçbir amacı yoktur. Ama o geceden sonra iki grup için de hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...
Serdar Akar, 'Barda'nın iki yıllık bir proje olduğunu, günümüzdeki şiddet, şiddetin sebepleri ve karşılıkları üzerinde durduğunu söyleyip ekliyor "Son yıllarda nedensiz şiddet diye bir kavram var. Bu kavramın ortaya çıkmasına neden olan olaylar oluyor, biz üzülüyoruz, kızıyoruz sonrasında olayları unutuyoruz. Olaylar unutulsa bile iş bitmiyor. Bu olaylara nasıl bakmalıyız, şiddeti uygulayanları ya da şiddete maruz kalanları nasıl değerlendirmemiz gerek hayat içerisinde gibi çeşitli sorular etrafında şekilleniyor film. Aslında film şiddetin kendisi yerine bunlarla ilgileniyor."

kitap HAKAN GÜNDAY'ın son kitabı -AZİL-

önceki kitapları

kinyas ve kayra
piç
zargana
malafa

"Önemli olan, Tanrı'nın bir enstrüman yaratmış olmasıdır. İnsan denen bir enstrüman. Ancak yarattığı müzik enstrümanını çalamayan bir usta gibi, Tanrı da insandan doğru sesi çıkaramamıştır. Bu yüzden, Tanrı hariç bütün güçler insanı çalmış ve özellikle de şeytan en güzel melodilerini onunla bestelemiştir."
Sahip olduğun her bilgi, içinde çürüdüğün bir hücredir.
Azil, içinizdeki derin uçuruma; düşünme, fark etme ve görme uçurumuna düşmek için bir fırsat. Ayaküstü düşebilirseniz ne ala! Aksi takdirde Hakan Günday'ın bir sonraki romanını bekleyecekseniz..

Murat Ödemiş
21-03-2007, 22:48
roman ...kelebek (adam kafaya koymuş firar edecek )

kitap.....anti.dühring ( bir saldırı ancak böyle cevaplanır böyle alt edilir )

sinema....baba 1,2,3....sıkı dostlar ( mafya başka şekilde anlatılımazdı )

Serenat Tutaklı
17-04-2007, 01:46
http://img156.imageshack.us/img156/6194/thelivesofotherssc6.jpg

Das Leben der Anderen (The Lives Of Others)

Yüzbaşı Gerd Wiesler’in (Ulrich Mühe) görevi, ünlü oyun yazarı Georg Dreyman’ın (Sebastian Koch) Sosyalist Birlik Partisi’ne sadakatinden emin olmaktır. Yüzbaşı, Dreyman ve sevgilisi aktris Christa-Maria Sieland’ı (Martina Gedeck) gizlice gözetleyip, hareketlerini Bakan Hempf’e (Thomas Thieme) ihbar edecektir.

Wiesler, Dreyman’ın oturduğu apartmanın çatı katına yerleşir ve böylece yazar ile kız arkadaşının yaşamını yakından gözlemlemeye başlar. Dreyman’ın hiç bir hareketi parti politikalarına karşı değildir ama bu durum Bakan Hempf yazarın kız arkadaşını cinsel ilişkiye zorlayınca değişir. Yazar Doğu Almanya’daki koşulları dünyaya duyurmak için Der Spiegel dergisinde bir yazı yayınlama kararı alır. Bu, onu mahvetmek isteyen Wiesler için mükemmel bir fırsattır. Fakat Yüzbaşı Wiesler, Dreyman ve kız arkadaşının sevgi, edebiyat ve özgür düşünceyle dolu yaşamlarını gözlemledikçe, kendi varoluşunun anlamsız yönlerinin farkına varır. Onlara özenmiş ve değişmeye başlamıştır.

Serenat Tutaklı
17-04-2007, 01:49
http://img155.imageshack.us/img155/5779/affichejevaisbiennetenfmi0.jpg

Je vais bien, ne t'en fais pas

İspanya seyahatinden dönen Lili, geri geldiğinde ikiz erkek kardeşinin evi terk ettiğini öğrenir. Babasıyla sık sık atışan kardeşi sonunda vurmuş kapıyı gitmiştir. Ailesine bunun nedenini sorduğunda gelişigüzel cevaplar alan Lili'nin içini bir merak kaplar. Günler geçtikçe hiçbir haber alınamamasıyla bu merak yerini endişeye ve daha sonrasında da paniğe ve depresyona bırakır. Yana yakıla kardeşinden bir haber bekleyen Lili yemeden içmeden kesildiği için hastaneye kaldırılır. Kardeşini görmek için çaresizce çırpınırken bir mektup gelir. Mektupta yazanlara göre kardeşi eve dönmeyeceğini, babasından kurtulduğu için mutlu olduğunu yazmaktadır. Lili yine de kardeşi Loïc'ı görme dürtüsünü bastıramaz.

Erkan Özberk
17-04-2007, 11:18
"The Lives Of Other" (Başkalarının Hayatı)
hakkaten görülmeye değer bir film;) :cool:

Özlem Erdoğdu
17-04-2007, 17:42
"Doğum günü 4 Temmuz" u izlemeyen yoktur herhalde ama topicte bulunsun:D "Forrest Gump" ı izledikten sonra Tom Hanks'a aşık olmuştum. Bi de Patrick Süskind'in aynı adlı romanından uyarlanan "Koku" izlediğim en güzel filmlerdendir Ortaçağ Fransasında bir çocuğu katil yapan yaşam standartlarını ve koşulları o kadar iyi anlatmış ki Katile gerçekten acımamak elde değil. Ama tabi en iyisi önce kitabını okuyup sonra filmini izlemek. Unutmadan İstanbul Film Festivalinde gösterilen Hayao Miyazaki'nin çizgi filmlerini öneririm. Çizgi film deyip geçmeyin gerçekten unutulmaya yüz tutmuş insani değerleri içeriyorlar. Ben oğul Miyazaki'nin çektiği "Yerdeniz Öyküleri" ne gittim. İkibuçuk saat boyunca hiçbir yaşam belirtisi göstermeden gözlerim pörtlemiş bir şekilde izledim. Hayran kaldım. "Ruhların Kaçışı" ve "Yürüyen Şato" da hemen hemen aynı değerler üzerinden hareket eden mükemmel çizgi filmlerinden bazıları.

Serenat Tutaklı
21-04-2007, 03:06
http://img391.imageshack.us/img391/1623/halfnelsonje7hs7.jpg

Half Nelson

Siyahi öğrencilerle dolu bir okulda beyaz bir öğretmen olmak… Üstüne üstlük öğrencilere tarih dersi anlatmak… Anlattığı derste değişimden, zıtlıklardan ve sivil hareketlerden bahsetmek… Birisini değiştirebilirsem hepsini değiştirebilirim diye düşünürken, ya birisi bile değişmek istemiyorsa? Ya Herakleitos’un meşhur sözü bu okula uğramıyorsa? Bir de bütün bunlara yalnız geçen bir ömrü, ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan eski kız arkadaşı ekleyelim. Dunne için hayat ne kadar zor olabilir?

güzel film;)

Erkan Özberk
21-04-2007, 10:40
schindler'in listesi
yüzyılın filmi bee.
:(

Namik Kartaloglu
24-04-2007, 19:55
Evet Gökhan can, Uzun suredir film önerilerimiz durmustu ben bu arada 300, Aragon, MR Been tatilde, ve The KING of SKOTLAND filmlerini izledim. Bu filmler arasinda The KING of SKOTLAND i israrla tavsiye ederim! Idi Amin Angolasini anlatiyor.

Gökhan Gürses
24-04-2007, 20:30
forrest gump ı özlem kısa kesmiş ama benim oldukça hoşuma giden bir film.kahramanımız çok dürüst olduğu için aptal olarak çağrılan birisi. koşmayı çok seviyor( 3 yıl 2 ay 14 gün 6 saat koşuyor filmde :) ) sevdiği kıza vietnamda savaştayken mektuplar yazıyor. sevdiği kız ise o zamanlar bir hippi. savaş kahramanı. pinpon oyuncusu. koşucu ve sevgi insanı forrest gump.

Özlem Erdoğdu
25-04-2007, 16:40
Luc Besson filmi Jean d'Arc'ı da unutmamak lazım.
Birde şu barda filmine gittim. Nedensiz şiddeti sorguluyor güya ama aslında bir amerikan filmi formatında gibi(gibisi fazla aslında ama) Küfürleri bile aynı. Ayrıca nedensiz şiddet aslında türk insanında olmayan bir şey. Yabancı ülkelerden (özellikle abd kaynaklı) özenilerek yapılan vahşi saldırılar, cinayetler oluyor. Aslında içeriğindeki 'bizi kabul etmezdiniz, biz asosyal insanlarız' lafları da tam bir laf salatası. 'Bu kadar şiddet sahnesinden sonra seyirciler bir neden isterler' diye düşünülerek yazılmış eften püften bir metin. Ben psikolojik gerilim, şiddet ve biraz da polisiye severim. Stephen King, Dean R. Koontz benden:D Küçükken Elm sokağı kabusları ve onüçüncü cumalar rüyalarımın yegane olay konuları olurdu. Ancak hepsini izlerken tat alırdım. Şimdilerde pek öyle insanı salondan altı ıslak gönderen filmler yapılmıyor.
Bir de Pan'ın Labirenti'ne giden var mı? Kartal aşkına biri anlatsın!!! Meraktan ölücem yoksa!!

Serenat Tutaklı
26-04-2007, 00:58
http://img211.imageshack.us/img211/659/panslabyrinthver6hh3.jpg

Buyur Özlem...

El Laberinto del Fauno (Pan's Labyrinth)

1944 İspanya.. Sivil savaşın bitimine yakın zamanda, Navarra’nın dağlık bölgelerinde ordu ve isyancılar arasındaki çatışmalar sürmektedir. 10 yaşındaki Ofelia, hamile annesi Carmen ile birlikte Navarra’da isyancılara karşı savaşan üvey babası Kaptan Vidal’in yanına yerleşirler. Vidal, faşist yönetimin emrinde sınırı isyancıladan temizlemekle görevli zalim bir askerdir. Kendi hayal dünyasında yaşayan Ofelia, üvey babasının sert tavrı nedeniyle onunla yakınlık kuramaz. Bir gün yerleştikleri evin arka bahçesinde bir labirent keşfeder. Labirentin içinde ise adının Pan olduğunu söyleyen bir yaratıkla karşılaşır. Pan, Ofelia’ya sadece onun görebileceği ve okuyabileceği bir kitap verir. Bu kitapta Ofelia’yı bekleyen bazı görevler vardır. Ofelia görevlerini başarırsa ölümsüz bir prenses olacaktır. Ama bu görevler hiç de kolay değildir. Hem düş dünyasında, hem de gerçek dünyada küçük Ofelia’yı hayati sınavlar beklemektedir.

1940’lı yıllar faşist İspanya’sında fantastik ve gerçek öğelerle iç içe geçmiş bir dram.Filmi çok beğendim.Ofelia rolündeki Ivana B[B][COLOR="Red"]![/COLOR][/B][B][COLOR="Red"]![/COLOR][/B]uero üst bir oyunculuk sergiliyor.Birçok kişinin filmde beğendiği bir diğer unsur ise filmin dili:İspanyolca...Su gibi akıyor...

Yaşasın Avrupa sineması:)

Volkan Karabacak
26-04-2007, 02:23
katil doğanlar (natural born killers)
Film, tenha bir otoyol lokantasında, pasaklı garson kızların, bulaşık suyundan farksız yemekler taşıdıkları o berbat mekânlardan birinde başlar. Lokantaya genç bir çift gelir. Erkek yemek yerken, kız müzik kutusunun önünde dans etmeye başlar. İçeri giren bir grup çiftçinin, kız hakkında ileri geri konuşmalarıyla birlikte beklenmedik vahşilikte bir katliam sergilenir. Genç çift, birdenbire harekete geçerek bir tek kişi hariç, lokantada bulunan herkesi kalbura çevirir. Hayatta kalmasına izin verilen kişi, onların imzası gibidir ve gördüklerini anlatarak Mickey ve Mallory Knox’un şöhretlerinin yayılmasına katkıda bulunacaktır. Birbirlerine sevgileri hariç, tüm insanca değerlerini yitirmiş olan gençlerin bu hale gelmesindeki en önemli etkenlerden biri aileleridir. Pasif annesinin koruyamadığı Mallory, babasının cinsel tacizine uğrarken, Mickey de babasının saldırılarının boy hedefi olarak büyümüştür. İlk görüşte âşık olan bu iki genç, büyük tutkularını su ve ateşle kutsamak için Mallory’nin babasını akvaryumda boğar, annesini de kendi yatağında ateşe verirler. Yaşadıkları şehri terk eden ve geçtikleri bir otoyol köprüsünde masum bir törenle evlenen çift, yol boyunca çiftçi, polis ya da tek suçları yanlış zamanda, yanlış yerde olmak olan isimsiz yabancıları birbirinden ayırmadan öldüreceklerdir. Ancak işin ilginç tarafı medyanın tutumudur. Medya her seferinde arkalarında bir görgü tanığı bırakan ikiliyi hemen yıldızlaştırır. Cinayetleri günbegün takip edilmekte, gençler onların resimlerini taşıyan tişörtleri kapışmaktadır. “Katil Doğanlar” son derece sıkı mesajları olan ama bunu izleyenlere şok yaşatarak veren bir film... Yönetmen Oliver Stone, bir anlamda ateşe benzin dökmüş... Şiddetle yoğrulmakta olan bir toplum haline gelen Amerika’da, sokaktaki vatandaşın bu gidişten yaka silktiğini bütün dünya biliyor. Acaba bu iş gerçekten böyle mi, yoksa sıradan insanlar da çaktırmadan şiddetten hoşlanıyor mu? Medya bu zayıf noktayı, sonuçlarını bile bile nasıl kullanıyor? Sinemanın isyankâr çocuğu Stone, eleştirisini hayli sert bir şekilde yapıyor ve seyirciyi kâbus gibi bir yolculuğa çıkartarak, geleneksel değerleri sarsan ve ilk bakışta son derece itici görünse de ilginç gözlemler taşıyan bir öyküyü anlatıyor.

http://www.popartuk.com/g/l/lgc0506.jpg

Muhittin Saban
26-04-2007, 13:24
ABD'de gösterimde olan "LOST" dizisini seyreden var mı?

Özlem Erdoğdu
26-04-2007, 14:09
Yaşa sero! Bitanesin seeenn!:)
Ben de şimdi Montaigne'nin denemelerini okuyorum, tavsiye ederim. Çok güzel. Ondan önce de Charles Dickens'ın elimdeki bütün romanlarını okudum. Büyük Umutlar, Oliver Twist, Davit Copperfield, İki Şehrin Hikayesi. Hepsi bana doyumsuz bir zevk verdi. Gerçekten insanı yaşadığı dünyadan koparıp başka dünyalara sürükleyen romanlar. Dickens yaşadığı dönemlerdeki sorunları ve aksaklıkları küçük çocukların gözünden anlatmakta bir numara derim. İki Şehrin Hikayesi'ni okurken sonunda ağlamıştım. Fransız devriminin başlangıcında, fransız bir kadınla, ona çılgınlar gibi aşık bir ingiliz gencini anlatıyor. Şiddetle tavsiye ederim.

Serenat Tutaklı
26-04-2007, 19:02
ABD'de gösterimde olan "LOST" dizisini seyreden var mı?

:) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :)

Bahadır Ahıska
27-04-2007, 17:27
Charles Dickens, Anadolu Lisesinde okumaya başladığım sonra da çok sevdiğim bir yazar.

özlem bence Jack London okumaya geçebilirsin artık, o biraz daha serttir.

bi de ayrıntı yayınlarının kara serisi (özellikle kurbanın son günleri, neçayev dönüyor ve patricia highsmith kitapları) kesinlikle öneririm...

Özlem Erdoğdu
27-04-2007, 17:44
Bahadır abi ben zaten Jack London'ı okuyorum:) Ayrıca herkese Ademden Önce'yi tavsiye ederim. Tabi evrim konusunda sıkıntı verebilir:D ama ölmeden evvel okunması lazım. Bir de Demir Ökçe. Kesinlikle okuyun. Anlatmayayım, merak edilsin ki okunsun:D

Serenat Tutaklı
28-04-2007, 00:34
http://img47.imageshack.us/img47/3479/13tzametiix2.jpg

13 Tzameti

Fransa'da yaşayan Gürcistan asıllı fakir genç kendine ait olmayan bir mektubu açar ve direktifleri uygulamaya başlar.Tüyler ürpertici bir film.Uzun zamandır izlediğim en iyi filmlerden biri.Film siyah/beyaz bu bile sizi başından bir şeylere çekiyor.

Ne olduğunu öğrendiğiniz ilk sahnede mideme kramp girdi.Ve ampulün yanmasını beklerken...

Tavsiye için sağol Mahir.Harika bir film.

Özlem Erdoğdu
28-04-2007, 17:24
Dün tiyatroya gittim. Yaban Ormanı oyununu izledim. Gerçekten çok hoşuma gitti. Raissa Pavlovna adlı orta yaşlarını geçkin ama gönlü genç ve zengin bir kadın ve evdeki hakimiyetininev halkına yansımaları arasında, genç bir çiftin masum aşkı, kadının yeğeni orta yaşlı bir tiyatro oyuncusu, kibar(!) bir uşak ve aklını milleti dinleyip duyduklarını hanımına iletmekle bozmuş bir kahya kadın görüyoruz. Oyunculuklar çok kaliteliydi. Dekor da dikkat çekecek kadar sade, oyun ve konuya yakışırdı. Benim en çok hoşuma giden şey, klasik sinema ve tiyatrodaki öpüşme ve sevişme tabularının yıkılması ve aşkın sorgulanmasıydı.
Daha önce de Titanik Orkestrası adlı oyuna gittim. Dakikalarca ayakta alkışladık. Olaylar terk edilmiş bir tren garında geçiyor. Eski bir gar şefi, hamile bir kadın, ayısı artık ölmüş bir ayı oynatıcısı ve genç bir serseri oyunun kahramanları. Hepsi alkolik ve gardan ayrılamadıkları için geçen trenlerden atılanlarla yaşamlarını sürdürüyorlar. Bir gün trenden kocaman bir sandık atılır ve sandığın içinden ayyaş bir ilizyonist çıkar ve bu dört kişiyi ilizyon ile gerçek arasındaki o ince çizgi arasında götürüp getirir. Keyifle izledim. Sezon kapanmadan gidin bence.
Titanik Orkestrası: Ümraniye Sahnesinde oynuyor.
Yaban Ormanı: Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi ve Kadıköy Haldun Taner'de .

Erkan Özberk
28-04-2007, 21:57
Serenat Ablammm. :)
Teşekkürler filmin afişini koyduğun için. Hakkaten muazzam bir film.
Filmin sonlarına doğru yaşadığım heycanı ve hayal kırıklığını anlatamam.

Serenat Tutaklı
29-04-2007, 00:14
Rica ederim Erkancığım...

Filmde olayın ne olduğunu gösterdikleri ilk sahnede nasıl bir şok yaşadıysan ben de benzerini yaşadım:)

İsmail Şahin
29-04-2007, 02:03
bir gece gizli bir kamera yerleştirilsin sana
yaşadıklarını görecek ve senin farkedemeyeceğin bi yere...
yıllar sonra desinlerki "bi film yaptık abi gel izle"
git ve izle yaşamını
kendini...

isterdim, istedim...

Eren Cemaloğlu
29-04-2007, 20:07
ne kitap ne film ama "heroes" dizisini izlemenizi tavsiye ederim.
not:cnbc-e de her hafta yayınlanıyo.
not2:izlemek isteyip de izleyemeyenler için,bende cd si mevcut.acık adresinizi vermeniz yeterli yollamam için :)

Ömür Hıncal
30-04-2007, 02:17
kitap olarak :Allen Carr Sigarayı bırakmanın kolay yolu
film olarak: masumiyet

yalnız filmi kitaptan sonra izlerseniz tekrar sigaraya başlama ihtimali var. ah bu Zeki Demirkubuzun kapı takıntısı yokmu seviyoruz seni

Özlem Erdoğdu
30-04-2007, 15:30
Heroes'u izliyoruz Eren, yaşasın kahramanlarrr:):):)
Geçenlerde Jet Li' nin Korkusuz filmini izledim(kafam güzeldi ama hatırladığım kadarıyla iyi bi filmdi:p ) Adamım yine döktürüyordu. Ya bitiyorum şu Jet Li ve Jackie Chan'e! O nasıl uçuştur, o nasıl tekmedir, o nasıl sevimli surattır... Ohff... Neyse, St. Pierre Dulu' nu geçen gün yüzüncü kere izledim. Ama her izlememde aynı duyguları hissediyorum, Emir Kustrica, Juliette Binoche ve Daniel Auteuil'e hayran oluyorum. İzlemeyenlerin mutlaka görmesi(belki birkaç kere) gerek!! Fransa'da küçük bir adada bir gün bir cinayet işlenir. Katillerden bir yargılama sonrası taşlanarak öldürülürken, diğeri sağ kalır(Emir Kustrica) ve ... izleyin:D

Eren Cemaloğlu
30-04-2007, 18:59
vayy heroes u izleyen birini buldum.inanamıyorum :) zaten ülkemizin dizilerinden hiç birini seyretmiyorum.seyredilmeye değer diziler değiller çünkü.e bitek heroes u izlediğim için de benle aynı diziyi izleyeni hiç görmemiştim.niye olduğunu bilmiyorum ama manyak hoşuma gitti bu.heroes a devam özlem.yaşasın kahramanlar:):):)

Gökhan Gürses
02-05-2007, 03:00
http://justjared.buzznet.com/images/2006/08/little-miss-sunshine-stills.jpg



Little Miss Sunshine

Çok net bir şekilde mükemmeliyetçiliği eleştirerek benden tam puan almıştır. Bazı filmler vardır gülersiniz bazılarında ağlarsınız ve sadece bu duyguları yaşatmaları sebebiyle iyi film olarak değerlendirilir. Bu filmde ise ne gülüyorsunuz ne de ağlıyorsunuz. Filmin sonunda bir azmin zaferi çıkmıyor karşınıza. Kaybedilen birşey olmadığını, birlikte yaşanarak kazanılması gereken bir yaşamın mesajını veriyor.

tavsiye için sero ya teşekkürleri borç biliriz.

Özlem Erdoğdu
03-05-2007, 16:51
Meslek seçimimi etkilediği için CSI:NY' u da tavsiye ederim eren bak izle kesin, bi de Cold Case var, o da güzel. Aaaah ah! Eskiden Without a Trace'le trt 1'de Kanıt Peşinde vardı, ne izlerdim ya! Onlar çok güzel, eveeet, macera, gerilim ve polisiye dolu bir gelecek yetişiyor, ne dersiniz beyler?

Özlem Erdoğdu
03-05-2007, 17:02
Bu arada şaka maka ben de sevindim, Heroes'u izleyen birini buldum,yuppiiii!!!!:D

Buket Yıldız
03-05-2007, 17:11
ayy ben bi kitap öneriyimm ama kızlara çünkü anne-kız ilişkileriyle ilgili bi kitap başlarda pek öyle durmuyo ama sonradan asıl konuya geliolar:D okuyunca anlarsınız ne demek istedigimi artık:)

Judith Krantz - Lanetli Mücevher


rastgele almıştım güzel çıktı:D

Eren Cemaloğlu
03-05-2007, 18:23
Meslek seçimimi etkilediği için CSI:NY' u da tavsiye ederim eren bak izle kesin, bi de Cold Case var, o da güzel. Aaaah ah! Eskiden Without a Trace'le trt 1'de Kanıt Peşinde vardı, ne izlerdim ya! Onlar çok güzel, eveeet, macera, gerilim ve polisiye dolu bir gelecek yetişiyor, ne dersiniz beyler?

özlem bu dediklerin dizi mi :D :D ve neyse ne de nerden izlicem ben bunları.tv veriyo mu.vermiyosa cd sini nerden bulabilirim.biliyo musun sen?

Sinan Dedeli
04-05-2007, 00:26
cnbce adli tv kanalindan güzel yapimlar ben de tavsiye ederim özellikle cold case begendigim yapimlardan.

Serenat Tutaklı
04-05-2007, 00:46
Heroes ve diğer dizilerin takipçisi fazlaca mevcut forumda:)

Özlem Erdoğdu
04-05-2007, 15:29
Eren Heroes'u izliyosun ve diğer saydıklarımı bilmiyo musun?:eek: :eek: :eek: :eek: İnanamamakla birlikte hepsi cnbc-e de diyorum;)

Eren Cemaloğlu
04-05-2007, 19:25
ya ben heroes u izliyorum ama tv den değil ki..cd den izliyorum.yani şu nedenle ki tv de şu anda dizi ya 10 ya 11. bölümde ama benim elimde şu anda 19 tane bölüm var.internet sağolsun:D ama o soylediğin dizileri izlicem söz.aa aklıma geldi de bugün saat 21.00 de cold case var ama aynı zamanda beşiktaşımızın macı da var(basket)..bilmem ki..eğer isteyen olursa cd leri kargoyla yollayabilirim.demiştim daha önce ama yine hatırlatiyim.

Serenat Tutaklı
04-05-2007, 23:52
http://img527.imageshack.us/img527/436/perfumever2ft0.jpg

Perfume: The Story of a Murderer
Koku: Bir Katilin Hikayesi

Grenouille,kokulara karşı inanılmaz bir duyarlılığı olan ama bunun haricinde hiçbir duyusunun gelişmemiş olduğu çok ilginç bir adamdır.İstediği kokuları elde edebilmek için her türlü çılgınlığı yapmaya hazırdır,cinayet işlemek de dahil.

Az da olsa koku salan her şeyin ve herkesin kokusunu alabilen bu sıradışı ve dahi karakter, bir gün kendi kokusunun olmadığını anladığında hayatının tüm anlamını yitirir.bu hayati önemdeki eksikliğini giderebilmenin tek yolunun,kendisine insanmış izlenimi verebilecek kokular üretip sürmesi olduğunu düşünür.İnsan kokuları yaratabilmek için de insanlara ihtiyacı vardır.

(beyazperdeden alıntı)

Patrick Süskind'in romanından uyarlama.Çok beğendim,film müzikleri harika.Dönemi iyi anlatan bir görsellik mevcut

Bahadır Ahıska
05-05-2007, 11:14
gadjo dilo

aslen cezayir cingenesi olan ve fransa'da yasayan film yönetmeni tony gatlif'in en baba filmidir.aşka, ırkçılığa, batının kendisinin dışındaki farklı kültürlere bakışına ama en güzeli aramaya ve “kendi gibi olmaya” dair bol cevaplı bir film çılgın yabancı.stephane adındaki yakışıklı fransız delikanlı, nora adında bir çingene şarkıcıya ait olan baba yadigari bir ses kaydının peşinde romanya’nın bir köyüne akar. izadore adlı bir çingene, tek kelime romanca bilmeyen bu çılgın yabancıyı “benim fransız adamım” diye benimseyip obasına götürür. stephane’ın tüm derdi nora’yı bulmaktır başlangıçta ama ortamda bir de tadından yenmeyecek güzellikte bir sabina çıkar karşısına. stephane, hayatın çingeneler için şenlikli olduğu kadar acımasız da olduğuna tanıklık edecek, nerede durması gerektiğine dair tercihini yapacaktır. bize de gözlerimiz dolu, boğazımız kocaman düğümlü ama inançla “yürü be stephan, yürü be sabina!” diye coşmak düşecektir ekran başında.

Özlem Erdoğdu
05-05-2007, 12:02
Sero ben Koku'nun kitabını da okudum, tavsiye ederim. Müthiş bir hikayeydi, zaten daha önce buraya yazdım diye hatırlıyorum.

Özlem Erdoğdu
05-05-2007, 19:31
örümcek adam3 geliyooo!!!! kesin izliyceeemm! ay çok merak ediyorum, heycanlı bi filimmiş diyolar

MUHTAR
06-05-2007, 18:26
Konu başlıklarında, konudan alakasız mesajlar yazılmaması, ikili diyaloglara girilmemesi rica olunur.

Saygılarımızla

Eren Cemaloğlu
06-05-2007, 19:57
LEYLEKLERİN UÇUŞU--JEAN CRİSTOPHE GRANGE

Türkçe’de iki kitabı ("Kızıl Nehirler" ve "Taş Meclisi") yayımlanan ve Doğan Kitap’ın davetlisi olarak TÜYAP 2001’de İstanbul’u ziyaret eden Grangé, "Leyleklerin Uçuşu"yla, ustalığını bir kez daha kanıtlıyor.
"Leyleklerin Uçuşu"nda yazar, Avrupa’dan Orta Afrika’ya kadar, her yıl düzenli olarak göç eden leyleklerin bu özelliğinden yararlanan uluslararası bir şebekenin faaliyetlerini anlatıyor. Grangé’nin korku labirentinin bir yanında dünyanın en sıkı denetlenen elmas madenlerinden yapılan kaçakçılık, diğer yanında da kalpleri çalınmış cesetler duruyor.
"Leyleklerin Uçuşu"nda okuyucu, adrenalin hapı yutmuş gibi, kitabın ilk sayfalarda tutulduğu heyecan fırtınasından, sonuna kadar kurtulamıyor.

Ferhat Talan
06-05-2007, 21:00
Marx'ın gençliği film oluyor


Marksizmin kurucusu Karl Marx’ın gençlik yılları beyaz perdeye yansıyacak. 20 milyon dolara mal olacak İngilizce filmin çekimlerine 2008’in şubat ayında Almanya, Fransa, Belçika ve Lüksemburg’da başlanacağı, aynı yılın sonunda da gösterime gireceği kaydedildi.

Film yapımcısı Jacques Bidou, Haiti doğumlu yönetmen Raoul Peck’in yöneteceği filmin, Marx'ın 1830-1848 yıllarına denk gelen gençliğini konu alacağını söyledi. Bidou, filmde, Marx’ın Paris ve Brüksel’deki günlerinin, Komünist Manifesto’yu yayımlamasının, eşi Jenny von Westphalen ve Komünist Manifesto’yu beraber yazdığı arkadaşı Friedrich Engels ile ilişkilerinin ele alınacağını belirtti.



20 milyon dolarlık bir film , hayat ne garip , umarım işe yarar bir film olur.

Şenel Kızıldaş
07-05-2007, 01:31
serenat'ın önerisi 13 tzamati şu an elimde bi terslik olmazsa yarın izliycem bakalım notu sonra verelim ...

Burak Sığırcı
07-05-2007, 17:02
biraz da eskiler: la caduta degli dei. türkçesi lanetliler. luchino visconti'nin nazilerin yükselişini anlattığı 1969 tarihli filmi. demir-çelik üreticisi essenbeck ailesinin ekseninden reichstag yangını, sa'ların yönetim kadrosunun katledildiği uzun bıçaklar gecesi gibi dönemin önemli olayları anlatılıyor. essenbeckler zamanın ünlü silah üreticisi krupp ailesi aslında. ancak bunun herhangi bir yasal sorun oluşturmaması için filmin başına "karakterler tamamen hayal ürünüdür" yazısı konulmuş. kesinlikle izleyin. naziler üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri.

Bahadır Ahıska
07-05-2007, 17:48
Vayy adamım madem Visconti dedin Rocco ve kardeşlerini de es geçmemek lazım. Sınıfsal ilişkilerin aile ilişkileriyle harmanlandığı, zengin kuzeyin yolsul insanları üzerine güzel bir film.

italyan yeni gerçekçiliği dersi almıştım yüksek lisans sırasında bu ekibin bütün filmleri (Visconti, Rosselini ve De Sica) izlenebilir diyebilirim gönül rahatlığıyla (tabi eski ve siyah beyaz filmler olduğu unutulmadan) :)

Özlem Erdoğdu
07-05-2007, 18:12
bu akşam Pardon filmini kesin izleyin derim kanal d de çok matrak ve süper bi film

Serdar Özen
09-05-2007, 19:17
spıderman 3 ü izledim çok güzel :D izleyin

Namik Kartaloglu
10-05-2007, 21:40
örümcek adam3 geliyooo!!!! kesin izliyceeemm! ay çok merak ediyorum, heycanlı bi filimmiş diyolar

Bugun izledim,Ögrencilerimi göturmustum! Sinema sanati olarak(resim,efekt,bilgisayar oyunu, seslendirme) olarak cok guzel yapmisla. Seyir anlaminda guzel, "illahi görmem lazim" filmler arasinda kendisine yer bulamaz!

Ferhat Talan
10-05-2007, 23:38
yılmaz erdogan ,- hijyenik aşklar

y .erdoganı pek sevmesemde tarzını begenıyorum , bir solukta okunacak güzel bir kitap tavsiye ederim

Erkan Özberk
11-05-2007, 00:40
Alper Turgut-- Sessizliğe Karşı !!!

Serenat Tutaklı
11-05-2007, 01:00
biraz da eskiler: la caduta degli dei. türkçesi lanetliler. luchino visconti'nin nazilerin yükselişini anlattığı 1969 tarihli filmi. demir-çelik üreticisi essenbeck ailesinin ekseninden reichstag yangını, sa'ların yönetim kadrosunun katledildiği uzun bıçaklar gecesi gibi dönemin önemli olayları anlatılıyor. essenbeckler zamanın ünlü silah üreticisi krupp ailesi aslında. ancak bunun herhangi bir yasal sorun oluşturmaması için filmin başına "karakterler tamamen hayal ürünüdür" yazısı konulmuş. kesinlikle izleyin. naziler üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri.

Burak ben film indirdim ancak bulduğum alt yazıların hiçbiri tutmuyor.Önerebileceğin bir şey var mı?:(

Eren Cemaloğlu
13-05-2007, 03:14
ya bu "karayip korsanları dünyanın sonu" filmi ne zaman türkiyeye gelicek?bilen var mı?

Burak Sığırcı
15-05-2007, 01:55
krzysztof kieslowki'nin bulabildiğiniz tüm filmlerini alın. ilk filmi olan ve otobiyografik filmi sayılan amator (camera buff); sliding doors'un meşhur metroyu kaçırma fikrini apardığı przypadek (blind chance); 80lerin polonya'sına dair bez konca (no end); on emir'den yola çıkarak polonya televizyonuna çektiği, elli beşer dakikalık on bölümden oluşan efsanevi dekalog serisi (ki bu filmlerden ikisini uzun metraj haline getirmiştir -öldürme üzerine küçük bir film ve aşk üzerine küçük bir film- piyasada en kolay bulunan ve en iyi filmlerinden); pek sevmediğim ama izlenmesi gereken la double vie de veronique (the double life of veronique) ve üç renk üçlemesi mavi, beyaz, kırmızı (troi couleurs- bleu, blanc, rouge).

tabii senarist krzysztof piesiewicz ve besteci zbigniew preisner'i unutmamak gerek. kieslowski filmi diye bir kavram oluşmuşsa bunda büyük payları vardır.

Gökhan Bora
19-05-2007, 01:20
örümcek adam 3'e yeğenin ısrarlarıyla gitmek zorunda kaldım.Zorunluluğunuz yoksa gitmeyin peter parker bizim küçük emrah a dönmüş herkes vuruyor adama sonunda işte kötülüğe karşı iyilik kazanıyor arkadaştan düşman olmaz hrıstiyanlık iyidir bir amerikan bayrağıyla da kahramanlar buradan çıkar gibi tipik amerikan sineması mesajları veriyor. bu arada beş vakit filminin dvd si çıkmış izlemesi hoş bir film.

Özlem Erdoğdu
21-05-2007, 16:50
ööle demeyin peter'a yah! ben onun çizgi romanlarıyla büyüdüm. batman vardı, bi de red kit! aah red kit aaah!!! benim çocukluk kahramanlarım, aşklarım:) ne olursa olsun örümcek adama (daha gidemediim ama) gidicem:D

Gökhan Gürses
22-05-2007, 04:16
http://data1.blog.de/blog/c/cinemania/img/sean_penn_small.jpg

Sean Penn in bir filmde oynaması kendi adıma o filmin izlenmek için ideal olması demektir. Oyunculuğunun yanında politik olarak duruşuda ayrı bir takdir konusudur.

Son izlediğim filmi 1995 yapımı Dead Man Walking. İdama gün sayan bir mahkumun bir rahibe ile mektupla başlayıp yüzyüze görüşmelerini ve arkadaşlık kurmalarının sonucunda,ikili arasındaki dialoglarla vicdan hesaplaşmasını din ve birey ekseninde işliyor.

Erkan Özberk
22-05-2007, 12:26
madem sean penn'den gidiyoruz
21 Gram (muazzam oyunculuk)
Çevirmen

Erkan Özberk
22-05-2007, 23:48
Eve dönüş:confused: :(

Serenat Tutaklı
23-05-2007, 00:16
http://img255.imageshack.us/img255/6381/posterlk2.jpg

The Last King of Scotland

Giles Foden'in romandan uyarlanmış olan film,Uganda'lı diktatör İdi Amin'in gerçek yaşam öyküsünü anlatıyor.Ancak doktor karakterindeki Nicholas Garrigan hayalidir.Yazar Ünlü Diktatörün Bob Astles adlı Danışmanıyla yaptığı söyleşiden esinlenerek romanda bu karakteri yarattığı kabul etmiş.

Serenat Tutaklı
23-05-2007, 01:06
http://img341.imageshack.us/img341/195/greenstreethooligansposzw0.jpg

Green Street Hooligans

Daha evvelden söylenmişti,bir daha analım.West Ham taraftarı bu çocuklar:)Anlatmam daha izleyin kardeşim:)

"Tuttuğun takımın maçındasın. Stadyum dolu, tüm taraftarlar ayakta. Kıran kırana ve sert bir maç. Oysa sahada olup bitenler daha sonra olacaklar için sadece bir ısınma. Kargaşa başladığında sakın kaçma. Kendini sonuna kadar savun. Savaş. Nefret ettiğin birini düşün. "

Gökhanım bu arada eğer Sean Penn Türkiye'de yaşıyor olsaydı,Beşiktaş'lı olurdu;)

Berk Sezenler
23-05-2007, 01:09
Green Street Hoolingans'ı bende tavsiye ediyorum.

Söz bizde,beste bizde,taklit yok bizde,mevzuda takmıyoruz geri vitese cinsinden...

Serenat Tutaklı
23-05-2007, 01:13
http://img394.imageshack.us/img394/7422/n121536az5.jpg

Football Factory

Bunu da izleyin sonra konuşuruz:)

Fiko ve Berk sorum size kardeşlerim."Değdi mi?":mndc:

Berk Sezenler
23-05-2007, 01:15
Değdi:cool:
Şu son iki filmden sonra bir karar aldım.
Eğer Beşiktaş birgün Milwall ile oynarsa o maçı kesinlikle kaçırmayacağım.:)

Burak Sığırcı
24-05-2007, 01:51
madem futboldan gidiyoruz eski forumda da önerdiğim bir kitabı yazayım: futbol ateşi. nick hornby'nin kendi taraftarlık sürecini anlattığı gayet güzel bir kitap. arsenal sevdasını "seninle ağladık senle güldük biz" tadında yaşayan ve yazan ilginç bir adam. kendinizden birçok şeyi kitapta bulabilirsiniz. okuyun, okutun...

Namik Kartaloglu
31-05-2007, 00:08
Uzun zamandan beri film önerilerine ara vermistik devam ediyoruz degilmi?
simdi sirasiyla sondan baslayarak dun DVD sini kiraladigim The Departed(polisiye/heyecan)filmi bu filme bes uzerinden 4 kartal veriyorum. oyuncu kadrosu ve oyunculuk. Sinemada izledigim Blades of Glory(komedi) bes uzerinden 4 te bu filme.
Turk filmlerini ancak TR ye geldigimde temin ediyorum eger bir bildiginiz yer varsa indirmem icin özelime yazmanizi bekliyorum.Sakin buraya yazmayin MUHTAR kizar sonra size:D hatta kulaklarimizi bile ceker:rolleyes:

Erkan Özberk
31-05-2007, 20:41
21 gram babil ve paramparça aşklar ve köpekler filminin senarsinitini yazdığı, tommy lee jones'in hem yönetip hem oynadığı "sert" bir film. "Üç Defin" şiddetle tavsiye ederim

Namik Kartaloglu
04-06-2007, 22:46
Dun Zodiac ve Next filmlerini izledim her iki filme de 5 uzerinden 4 kartal veriyorum.
1967 den beri cözulemeyen cinayetler serisini anlatan bir film Zodiac

2 Dakika öncesini gören bir sihirbazin FBI tarafindan bir Atom bombasi katliyamini cözmede yardim olayini konu ediyor. NEXT Nicolas Cage

Not: bir yukardaki yorumumda bir soru sormustum cevap verecek kimse yokmu?

Serenat Tutaklı
04-06-2007, 23:26
Abi bunun için paylaşım siteleri ve programları var.Ama sen ben programla uğraşamam diyorsan 1-2 site önerebilirim sana.

Burak Sığırcı
09-06-2007, 00:52
tezer özlü okumayan eksik insandır bence. hangi sıfatları kullanarak tavsiye ederim bilmiyorum. mutlaka okuyun. çocukluğun soğuk geceleri ve yaşamın ucuna yolculuk. zaten fazla da yazamamış; kanser kırklı yaşlarının başında bitirmiş onu.

tezer özlü demişken, ağabeyi demir özlü de iyidir. bir küçük burjuvanın gençlik yılları, aşk ve poster (öykü), amerika 1954`ü okumuştum. üçünü de önerebilirim.

Serenat Tutaklı
17-06-2007, 01:31
http://img243.imageshack.us/img243/9981/indexjv2.jpg

Kuşlar Kanatlı Uygarlık

Belgesel severler için.Harika bir çalışma.Bu konuda izlediklerimin en iyilerinden biri.1998-2001 yılları arasında çekim yapılmış.Kuşları göç ederken, göç yollarını anlatan bir belgesel.Konuşmaya az yer verilmiş.İnanılmaz etkileyici yakın sahneler var ve "bu işin içinde bir iş var" ruh haline bürünüyorsunuz.Çekimler boyunca 50 kuş türünün,özel yapılmış kuş barınağında insanlara alışması sağlanmış,böylece yakın çekimlerde harikaları yaratmışlar.Muhteşem bir belgesel.

Metın Demır
18-06-2007, 15:23
AZİZ NESİN-Borçlu Olduklarımız
? ? ?-İdam Gecesi Anıları
ZÜLFÜ LİVANELİ-Mutluluk
MAKSİM GORKİ-Ana
Bence çok güzel kitaplar okumanızı tavsiye ederim arkadaşlar.

Anıl Azapcı
21-06-2007, 10:41
das boot

alman savaş filmi..

ikinci dünya savaşında almanların denizaltısında geçen,ama hemen hemen hiç nazi propogandasına rastlamadığım,3.5 saatlik izle izle bitmez film,şiddetle önerilir..

Erkan Özberk
21-06-2007, 10:47
Jack London-- MARTİN EDEN;)

Deniz Arik
27-08-2007, 02:30
Zeki Demirkubuz Koleksiyonu'nu izlemenizi tavsiye ederim.
FİLMLER:
KADER
MASUMİYET
İTİRAF
YAZGI
ÜÇÜNCÜ SAYFA
C BLOK
BEKLEME ODASI

Namik Kartaloglu
10-09-2007, 00:27
Bugun bir haftadir vizyonda olan THIS IS ENGLAND filmini seyrettim. Filmi seyrederken ve sonunda kafamdaki politik mesajlar beni hic te sok etmedi. Filmin sonunda kendime sordugum soru suydu; Orada, burada "sorunlarla ilgilenecegimize, icimizdeki sorunlara bir de cözum uretebilsek...
Israrla tavsiye edecegim filimler arasina girdi bile! DVD si ciktiginda da koleksiyonuma katacagim filmlerden biri.

Cem Ozel
21-09-2007, 04:29
http://www.garantialisveris.com/FrontContent/ProductImages/109449.jpg

1831'de yayımlanan Notre Dame de Paris roman kişilerinden biri öylesine etkili oldu ki 'Notre Dame'ın Kamburu' adıyla tanındı. Hugo, bu romanda insanların yaşamında kader'in egemenliğini göstermek istemiştir. Ayrıca yoksulluğun, insanların duygu ve düşüncelerini köreltmediğini ortaya koymuştur.Notre Dame'ın Kamburu, Hugo'nun Fransız yazarlarının önde gelenlerinden biri olduğunu, yayımlandığı yıllarda göstermiştir. Roman, Hugo'nun hem kendi ülkesinde, hem de ülkesi dışında çok okunan kitaplarından biridir. Hemen hemen bütün dillere aktarılmış, filmi yapılmıştır. -Arka Kapak-

Eren Cemaloğlu
21-09-2007, 18:52
adamım jean cristophe grange ' in son kitabı "Şeytan Yemini" herkese tavsiyemdir.daha okumadım ama :D grange yazdıysa kötü olması imkansız...

Nazim Ziya Tasdogen
22-09-2007, 01:40
nick hornby - fever pitch

türkçeye futbol ateşi diye çevirilmiş. (sel yayıncılık)

çok güzel bir roman. çok yerinde tespitler var.

Nazim Ziya Tasdogen
22-09-2007, 01:41
Bugun bir haftadir vizyonda olan THIS IS ENGLAND filmini seyrettim. Filmi seyrederken ve sonunda kafamdaki politik mesajlar beni hic te sok etmedi. Filmin sonunda kendime sordugum soru suydu; Orada, burada "sorunlarla ilgilenecegimize, icimizdeki sorunlara bir de cözum uretebilsek...
Israrla tavsiye edecegim filimler arasina girdi bile! DVD si ciktiginda da koleksiyonuma katacagim filmlerden biri.

film festivalinde izlemistim gercekten guzel. klasik skinhead filmlerinin aksine gayet güzel bi konusu var

Özlem Erdoğdu
22-09-2007, 10:00
Jack London-- MARTİN EDEN;)



erkan abi martin eden'i şimdi ben okuyorum. mükemmel bir beyaz atlı prens bekliyen kozasında, zengin bir genç kızla, arada denizcilik yaparak geçinen kaba görünümü altında solmaz bir cevher taşıyan genç martin'i anlatıyor. ama cidden okurken kendimden geçtiğim, döneme gittiğim bir roman. herkesin okumasını tavsiye ediyorum.:)

Petek Kursunlu
24-09-2007, 00:05
Heralde şu son zamanlarda okunması gereken en güzel kitaplardan biridir diye düşünüyorum M.KEMAL ATATÜRK - NUTUK

BİR BÖLÜM

ATATÜRK'ÜN TÜRK GENÇLİĞİNE SESLENİŞİ...

20 Ekim 1927
Atatürk'ün "Gençliğe Sesleniş"i Nutuk'un son bölümünü oluşturmaktadır. Aşağıda, Gençliğe Sesleniş'in Nutuk'daki orijinal ve Söylev'deki yeni Türkçe metinlerine yer verilmiştir.
Ayrıca, Prof. Dr. Afet İnan'ın, Atatürk'ün Büyük Söylevi'nin 50. Yılı Semineri'nde sunduğu "Atatürk'ün Büyük Nutku'nun Müsveddeleri Üzerinde Arkadaşlarının Eleştirilerini Dinlemesi ve Gençliğe Seslenişi" başlıklı bildirinin "Gençliğe Sesleniş" ile ilgili bölümüne de yer verilmiştir.


Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk'u (Söylev), CHP'nin 2. Kurultayı'nda, 15-20 Ekim 1927 tarihlerinde 36 saat 33 dakikada okumuştur. Atatürk, bu uzun konuşması ile 19 Mayıs 1919'da başlayan Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın nasıl verildiğini ve Cumhuriyetin hangi koşullar altında kurulduğunu anlatır.
Belgelere dayandırdığı bu konuşmasının sonunda, ulaşılan başarıyı Türk Gençliği'ne emanet eder. Gençlikten Türk bağımsızlığının ve cumhuriyetinin sonsuzluğa değin korunmasını ister.

Prof. Dr. Afet İnan'ın bildirisi, Atatürk'ün "Gençliğe Sesleniş"i kaleme aldıktan sonra yakın çevresine ilk okuyuşunu ve bu sırada duyduğu heyecanı yansıtması açısından, "Gençliğe Sesleniş" ile beraber aşağıda yayına sunulmuştur.


TÜRK GENÇLİĞİNE BIRAKTIĞIM KUTSAL ARMAĞAN
Sayın baylar, sizi, günlerce işlerinizden alıkoyan uzun ve ayrıntılı sözlerim, en sonu tarihe malolmuş bir çağın öyküsüdür. Bunda, ulusum için ve yarınki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek kimi noktaları belirtebilmiş isem kendimi mutlu sayacağım.

Baylar, bu söylevimle, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun, bağımsızlığını nasıl kazandığını; bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.

Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır.

Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum.





ATATÜRK'ÜN TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ
(Orijinal)

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı!

İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

Özlem Erdoğdu
24-09-2007, 16:46
damarlarımda akan asil kan beni eskiden çok rahatsız ederdi. korkardım küçükken kanımdan ama artık böyle bişeyin olmadığını anlayınca derin bi nefes aldım. küçük bir çocuğa "damarlarında akan asil kan" ı ne şekilde anlattıklarına dikkat etmeli büyükler. özellikle de bizimki gibi faşist bi okulda, törenlerde bi öğretmen çıkardı "okulumuzun damarlarında asil kan akan öğrencileri" dediği an korkuyla titrerdim. herkes omzundaki o ağır yükü aynı şevkle taşımak istemeyebilir.

Gönülden Müjde Başar
25-09-2007, 16:07
21 gram babil ve paramparça aşklar ve köpekler filminin senarsinitini yazdığı, tommy lee jones'in hem yönetip hem oynadığı "sert" bir film. "Üç Defin" şiddetle tavsiye ederim

paramparça aşklar ve köpekler hayatımın filmi diyebilirim.en beğendiğim defalarca seyrettiğim bir film.üç definde çok başarılı gerçekten ama babili cok beğenmedim açıkcası.ben biraz eski olucak ama guguk kuşunu öneriyorum.
geçenlerde yine seyreetim ve hala sıkılmadım.
kitap olarakta şu aralar yahudi tarihi diye bir kitap okuyorum güzel.ilginç veriler var.tavsiye ederim.
benim gibi türk edebiyatı sevenlere de okumamışlarsa ki eminim cok okunmuştur orhan kemalin bütün kitaplarını tavsiye ediyorum.ben cok seviyorum anlatım tarzını.özellikle tersine dünya cok güzel.

Cem Ozel
25-09-2007, 16:44
ben biraz eski olucak ama guguk kuşunu öneriyorum.
geçenlerde yine seyreetim ve hala sıkılmadım.


izlediğimde vcd üzerindeki resime bakıp pek birşeye benzemiyordur diye düşünmüştüm.. film bittiğinde etkisinden kurtulmam 3 günümü almıştı :)

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/2/22/Guguk_kusu.jpg/418px-Guguk_kusu.jpg

Orjinal ismi "One Flew Over the Cuckoo's Nest" ve aynı isimli kitaptan sinemaya uyarlanan film; Akıl hastası numarası yaparak güvenlik önlemleri daha az olan bir akıl hastanesine sevkedilen bir mahkumun (Jack Nicholson) geçirdiği zamanı konu alıyor. Mahkum, bu süre içerisinde hem kaçma planları yapıyor hem de akıl hastanesindeki diğer hastalarla farklı bir diyalog kuruyor. Terapilerdeki kendi başına buyruk hareketleri ve özgürlüğe olan düşkünlüğü nedeniyle diğer hastalara kötü örnek olduğunu düşünen baş hemşire Mildred (Louise Fletcher) ile de büyük sorunlar yaşıyor. Milos Forman tarafından yönetilen film, tüm zamanların en iyi filmlerinden biri olarak gösteriliyor.
wikipediadan

Özlem Erdoğdu
26-09-2007, 17:48
sabahattin ali- kuyucaklı yusuf
ayrıca "dağlar ve rüzgar" isimli bir de şiir kitabı var.tavsiye ederim sabahattin ali'nin bütün öykülerinin okunmasını, okuru hiç sıkmadan konuşur gibi yazmış ayrıca dönemleri çok iyi yansıtır ve yoksul halk ile yönetenleri, devleti yazar. yazılarında hep bir İNSAN görülür. insan olmayı anlatır birazda.

Özge Ece Can
26-09-2007, 18:16
harika bi kitap kuyucaklı yusuf bende okudum

sıkılmadan bol bol gülerek okudugum tek kitap
Aziz Nesin-YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ :) harika bi kitap aynı zamanda içler acısı :)

Namik Kartaloglu
26-09-2007, 21:09
Yaslilar siz karismayin isin icine, bu önerim Genclerimize; Ince Memed-Yasar Kemal bu kitaplari(özellikle ilk iki cilti) sakin ha sakin okumadan buyumeyin! Buyuk bir hazinesiz yola cikmak gibi bir sey bu.

Özlem Erdoğdu
27-09-2007, 16:04
namık abi ayıp ettin, memedim memedim diye az kıvranmadım ben:) yaşar kemal'in öyle ilginç bir üslubu var ki... insanı önce hafiften iter gibi başlıyo ama sonra elinden bırakamıyorsun. betimlemeleri sayesinde eğer gerçekten varsa o yeri arayıp bulmak bile mümkün.

birde yaşar kemal demişken "filler sultanı ile kırmızı sakallı topal karınca" yı da okuyun. yönetenlerle ezilen halkı biraz daha komik bir şekilde anlatıyor.

Namik Kartaloglu
27-09-2007, 17:05
Özlem can bilmem sen Gladyarorlar filmini seyrettinmi? o filmin son sahnesinde Maximus öldugunde ruhu yerden yukseldiginde ve evine(köyune) yolaldiginda Maximus un elleri bugday basaklarini oksuyordu? iste o sahne film sanatinin en guzel sahnelerinden biri bence seyirciye de bugday basaklarini oksatiyordular. Ben Ince memedi okudugumda orta okulda(nuhtan önce vardi) maximusun yaptigi gibi otlara dokunuyordum Yasar Kemal´le.

Mert Atasayar
27-09-2007, 22:37
Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, Söyleyeyim: ANNEM'dir. Abraham LINCOLN

Özlem Erdoğdu
28-09-2007, 16:13
ah namık abi hatırlattın da gözlerim yaşardı... maximus'a ne üzülmüştüm ve o bahsettiğin sağne doğru, filmin koptuğu, milletin salya sümük ağladığı sahnelerden biriydi.

bide izleyenler varsa beynelmilel de benim koptuğum filmlerdendir. özellikle filmin sonunda devrimci çocuğu kurşunladılar ya... işte o sahnede sinemanın ortasında hıçkıra hıçkıra ağladım. kız enternasyonel'e de "babamın bestesi" dedi ya, konuşamadım bidaha, iyice koptum...

Serdar Dağlı
08-10-2007, 17:18
film için hotel 2
kitap için adı deniz
kartal kalın.............

Mert Atasayar
09-10-2007, 17:25
hotel 2 çıktımı nezamn çıktı uzak kalmışız ya çok iyidir o film

Özlem Erdoğdu
10-10-2007, 16:36
dün harry potter ve ölüm yadigarları çıktı ve ben kitabı bugün bitirdim. müthiş bi kitap öncekiler yanında sönük kalıyor- aksiyon anlamında da, sırların ortalığa dökülmesi anlamında da- diğerlerinden daha önemli bi kitap. ben şuan yeni bitirdim kitabı ve dumur oldum:)

Tayfun Polat
10-10-2007, 23:35
Son okuduğum roman Hıfzı Topuz -Başın Öne Eğilmesin
Sabahattin Ali'yi anlatan belgesel roman tavsiye edilir.

Namik Kartaloglu
19-10-2007, 10:16
Belki cocuksu gelebilir ama dikkatinizi cekmisse ben her turlu film seyredenlerdenim(Polisiye filmler haric örnek: 007). Dun de Premier i olan Rattatolli yi seyrettim. Ice Age yi seyredip sevenler bu film den de hoslanacak:) Bir porsiyon kahkaha bir porsiyon da huzun var, eh olsun o kadar! Cem Özel e Dogum gunu hediyesi bu!:D

Özlem Erdoğdu
19-10-2007, 18:52
balzac'ın vadideki zambak'ını okuyan varmı? lütfen yardımcı olun:) kitabı daha okumadım ama okuyanlardan biraz öğrenmek istiyorum.

bir de 'son ültimatom' filmini seyreden varmı? :) hani şu jason bourne'ün son macerası. biliyorum fazla bişey istemedim, yardımcı olacak birileri vardır herhalde:):D

Namik Kartaloglu
19-10-2007, 19:23
balzac'ın vadideki zambak'ını okuyan varmı? lütfen yardımcı olun:) kitabı daha okumadım ama okuyanlardan biraz öğrenmek istiyorum.

bir de filmini seyreden varmı? :) hani şu jason bourne'ün son macerası. biliyorum fazla bişey istemedim, yardımcı olacak birileri vardır herhalde:):D

Özlemcik hizir gibi yetistim:D Matt Damon un oynadigi 'son ültimatom' filmini seyrettim. nasil diyeceksen eger ilk ikiyi seyrettiysen ucuncu bir zarurettir ama ilk ikiyi seyretmediysen birsey kaybetmezsin eger seyretmesen.
Not: posta kutunu bosalt:D

Özlem Erdoğdu
19-10-2007, 19:33
çok teşekkürler namık abicim:) ilk ikiyi izledim. "zaruret" derken? :D abi ben matt damon'a karşı içten içe büyük bi aşk besliyorum. onun oynadığı bi film hakkında böyle düşünmen beni üzdü:) ama neyse eleştirilere açığım.
Not: posta kutumu boşalttım:D:D

Metin Taylan
24-10-2007, 14:30
Mehmet uzun:Aşk gibi aydınlık,ölüm gibi karanlık

Nihat behram:darağacında üç fidan

Hatice Vural
26-10-2007, 09:33
Kitap: Charles Dickens-Büyük umutlar
Balzac-Vadideki zambak
Antranik Çelebyan-Antranik paşa


Film: Esaretim Bedeli
Baba serisi
Görevimiz Tehlike
Babam ve oğlum

Özlem Erdoğdu
26-10-2007, 11:56
vadideki zambak kitabını okuyorum eski bi basım ya! çoook sıkıcı daha elli sayfa okudum ama daha da okuyamıycam galiba:(

Hatice Vural
28-10-2007, 20:22
vadideki zambak kitabını okuyorum eski bi basım ya! çoook sıkıcı daha elli sayfa okudum ama daha da okuyamıycam galiba:(



Sakın vazgeçme Özlem :( Harika bir kitaptır..

Özlem Erdoğdu
14-11-2007, 17:31
ursula k. leguin - yerdeniz serisi

ilk iki kitabını daha geçen gün bitirdim ama hala etkisindeyim. onları okuduktan sonra harry potter da neyin nesi demeye başladım, hatta bi ara j.k.rowling'in ordan çalıntı yapmış olabileceğini bile düşündüm. kitabın o kadar orjinal bir atmosferi var ki kolaylıkla içine girip kendimi kaybettim:) konu oldukça basit: büyü ve büyücülük. ama bunlar çok eski antik çağlarda geçince benim daha bir ilgimi çekti. her kitap çeşitli konula barındırıyor ama insani değerler ve bu değerleri yaşatmaya çalışan zihniyetler temel konular. kibir, merak, utanma, suçluluk, hataları telafi etmeye çalışma, kadın cinselliği ve cinselliğin bir tabu olarak görülmesi, büyümek, olgunlaşmak, bilgi ve daha neler neler... beş kitaplık serinin iki kitabını okudum ve diğerlerini almak için sabırsızlanıyorum:D

Hatice Vural
18-11-2007, 22:33
Beyaz Melek adlı filmi şiddetle tavsiye ederim. fazlasıyla gerçekçi. Ve kesinlikle duygusal. Duygusal yapıtlardan hoşlanmayan beni bile etkilediğini itiraf etmeliyim.İzlenmeyi hakkeden bir film.

Özlem Erdoğdu
24-11-2007, 18:19
sonunda büyük bir mücadele vererek de olsa vadideki zambak'ı bitirdim. şunu söyleyebilirim ki bu kitap hakkında tek birşey söylenemez:) pek çok bölümünde kafa karışıklıkları yaşadım. ya bir insan bir başkasını nasıl hem çocuğu gibi hemde sevgilisi gibi sevebilir? ben bunu anlamış değilim. daha önce kitabı okuyan ve herşeyini anlayan biri varsa benimle irtibata geçsin nolur. :(kitaptan sınavda sorumluyum da biraz :)

Ugur Metin
01-12-2007, 15:29
sonunda büyük bir mücadele vererek de olsa vadideki zambak'ı bitirdim. şunu söyleyebilirim ki bu kitap hakkında tek birşey söylenemez:) pek çok bölümünde kafa karışıklıkları yaşadım. ya bir insan bir başkasını nasıl hem çocuğu gibi hemde sevgilisi gibi sevebilir? ben bunu anlamış değilim. daha önce kitabı okuyan ve herşeyini anlayan biri varsa benimle irtibata geçsin nolur. :(kitaptan sınavda sorumluyum da biraz :)

valla seneler once okumustum.. hatirladigim Balzac'in essiz tasvirleri.. hem cocugu hem de sevgilisi gibi sevdigini hatirlamiyorum.. bayagi bayagi bembeyaz tenden cok guzel bir sevgili olarak bahsediyordu, en azindan aklimda oyle kalmis :)

Ugur Metin
01-12-2007, 15:44
sonunda büyük bir mücadele vererek de olsa vadideki zambak'ı bitirdim. şunu söyleyebilirim ki bu kitap hakkında tek birşey söylenemez:) pek çok bölümünde kafa karışıklıkları yaşadım. ya bir insan bir başkasını nasıl hem çocuğu gibi hemde sevgilisi gibi sevebilir? ben bunu anlamış değilim. daha önce kitabı okuyan ve herşeyini anlayan biri varsa benimle irtibata geçsin nolur. :(kitaptan sınavda sorumluyum da biraz :)

valla seneler once okumustum.. hatirladigim Balzac'in essiz tasvirleri.. hem cocugu hem de sevgilisi gibi sevdigini hatirlamiyorum.. bayagi bayagi bembeyaz tenden cok guzel bir sevgili olarak bahsediyordu, en azindan aklimda oyle kalmis :)

Ercan Kartal
05-12-2007, 00:52
kitap: firat suyu kan akar yasar kemal
film : mayrig omer sherif (turkcesi varmi bilmiyorum)

Erkan Özberk
05-12-2007, 01:24
Ercan Abi ben de basladim Bir Ada Hikayesi'ne.Birazdan ucuncu kitaba da baslayacagim. Ben de senin gibi
Yasar Kemal'in bu uclemesini tavsiye ederim

Özlem Erdoğdu
07-12-2007, 18:25
valla seneler once okumustum.. hatirladigim Balzac'in essiz tasvirleri.. hem cocugu hem de sevgilisi gibi sevdigini hatirlamiyorum.. bayagi bayagi bembeyaz tenden cok guzel bir sevgili olarak bahsediyordu, en azindan aklimda oyle kalmis :)



balzacın tasvirlerine diyecek yok :D madam de mortsauf, felix'i severken o ikileme düşüyordu. çocuk onu sevgili olarak seviyordu. ama kadın aşkında hiçbir zaman net olmadı. gerçek bir aşk mı, yoksa bir çocuğa duyulan masum sevgi mi belli olmuyordu. kadın hiçbir zaman tam olarak itiraf etmedi gerçek duygularını.

Namik Kartaloglu
14-12-2007, 16:37
Bugunlerde kan ve ölume bulasmisim SAW 1,2,3,4 ve Hostel 1,2 dedim ya kan ve ölumden baska birsey degil. Uyku problemi olanlar izlemesin! :D ama eger icinden kan ve ölumu cikarinca sacma filimler olmadigini göreceksiniz. Hostel filmleri gercekte gunumuzde olan ama su yuzune cikmayan gerceklerimizdendir. Örnegin irandaki depremin siddeti hic te yuksek olmamasina ragmen ve yaslilara birsey olmamisken 3000 civarinda COCUGUN kaybolmasi organ piyasasinin dogrulugunu kanitliyor. Brezilyadaki sokak cocuklarinin aniden kaybolmasi da var tabiki. Zevk icin veya organ icin öldurmek arasinda ne fark varki?

Namik Kartaloglu
17-12-2007, 10:37
Eski bir filimden bahsedecegim; Maras katliami yazisini okurken ve ona yorum yaparken aklima geldi. Missisipi Yaniyor Bu film tum zamanlarin en iyi filimleri arasinda. Belege amacli da olsa el altinda olmasi gereken filmlerden. 5 uzerinden 5 Kartal veririm bu filme.

Özlem Erdoğdu
17-12-2007, 16:34
Bugunlerde kan ve ölume bulasmisim SAW 1,2,3,4 ve Hostel 1,2 dedim ya kan ve ölumden baska birsey degil. Uyku problemi olanlar izlemesin! :D ama eger icinden kan ve ölumu cikarinca sacma filimler olmadigini göreceksiniz. Hostel filmleri gercekte gunumuzde olan ama su yuzune cikmayan gerceklerimizdendir. Örnegin irandaki depremin siddeti hic te yuksek olmamasina ragmen ve yaslilara birsey olmamisken 3000 civarinda COCUGUN kaybolmasi organ piyasasinin dogrulugunu kanitliyor. Brezilyadaki sokak cocuklarinin aniden kaybolmasi da var tabiki. Zevk icin veya organ icin öldurmek arasinda ne fark varki?



namık abi psikopatlığım tuttu mu izlerim ben onları. hatta testere 3'ü güneşli bir pazar kahvaltısı esnasında izledim:D babam kusmaya giderken ben hala gözlerim pörtlemiş bir şekilde izlemeye devam etmiştim :D

Sezen Gunduzalp
17-12-2007, 16:58
namık abi psikopatlığım tuttu mu izlerim ben onları. hatta testere 3'ü güneşli bir pazar kahvaltısı esnasında izledim:D babam kusmaya giderken ben hala gözlerim pörtlemiş bir şekilde izlemeye devam etmiştim :D

!_kork_! !_kork_! !_kork_!

Özlem Erdoğdu
26-12-2007, 15:16
abla noldu ya:D ben bunda garip bir taraf göremedim -ben yaptığım içindir belki:D- ben yaparım arada öyle iğrençlikler:) ama halka filmi bana komik gelmişti. belki ilk izlediğimde bir arkadaşımın yaptığı, hani kızın kuyudan çıktığı o korkunç sahnede, kız bir espri yapmış ve bizi kopartmıştı. o gün bu gündür halkayı izlerken o espri aklıma gelir ve gülerim.

arkadaşımın sevgilisi, korku filmi izleyemez. biz üçümüz evde toplandık, korku filmi halkayı ilk kez seyredeceğiz. arkadaşımın odasındaki televizyon da tavandan sarkan bir tahtanın üzerinde, yani havada. izlerken boynumuz kırılırdı :D çocuk bütün film boyunca arkamıza saklandı. bakamadı. tam da o kızın kuyudan çıktığı sahneye bakmıştı ki bir çığlık kopardı, "kız kuyudan çıktı imdaat" diye. arkadaşım da sevgilisine bakıp "merak etme televizyondan çıkarsa yere düşer, o arada kafasına indirecek birşeyler buluruz." demişti. tabi çocukla beraber filmin yarattığı gerilimi de unutup kahkaha krizlerine girmiştik.

Sezen Gunduzalp
27-12-2007, 15:06
Yok ablam sana da Namık Abimede iyi seyirler ben almayım sadece
özellikle gece yarısı izleyip anlatılmasa demi :D :D

Namik Kartaloglu
02-01-2008, 12:05
Dun gece Fatih Akin´in son Yasamin Kiyisinda filmini seyrettim. Haftalardan sonra ilk defa yer bulabildim, yilbasi sonrasi agir kafaya(malumunuz) cok agir geldi:D Seyretmeyenler, seyretsin artik!

Derya Banu Akgul
12-01-2008, 20:40
Can Dündar :Yakamdaki Yüzler

Evde bir çekmecede duruyor, yitirdiklerimin kara çerçevelere hapsedilmiş yüzleri.... Her bir yüzün üzerinde,onların hüzünlü biz cenazede ceketimin yakasına rapteden topluiğne izleri.......

Tavsiye ederim ben çok beğendim

Özlem Erdoğdu
14-01-2008, 17:50
yaşar kemal .. filler sultanı ile kırmızı sakallı topal karınca.

Mehmet Yucegonul
14-01-2008, 20:51
Bugunlerde kan ve ölume bulasmisim SAW 1,2,3,4 ve Hostel 1,2 dedim ya kan ve ölumden baska birsey degil. Uyku problemi olanlar izlemesin! :D ama eger icinden kan ve ölumu cikarinca sacma filimler olmadigini göreceksiniz. Hostel filmleri gercekte gunumuzde olan ama su yuzune cikmayan gerceklerimizdendir. Örnegin irandaki depremin siddeti hic te yuksek olmamasina ragmen ve yaslilara birsey olmamisken 3000 civarinda COCUGUN kaybolmasi organ piyasasinin dogrulugunu kanitliyor. Brezilyadaki sokak cocuklarinin aniden kaybolmasi da var tabiki. Zevk icin veya organ icin öldurmek arasinda ne fark varki?
Hostel filmi gerçek olduğunun farkına vardır neydi oşehir belarusmu-rusya veya gürcistanda bir yer oraya ayak basmamak lazım :D basarsanda yüklü bir miktarda paran olsun belki kurtulursun :D

Cem Ozel
15-01-2008, 08:59
bardayı izledim gecenlerde, kimseye tavsiye etmiyorum. ben ekran başında artık yeter vurmayın diye adamlardan ricacı oldum..

Özlem Erdoğdu
22-01-2008, 16:21
bardayı izledim gecenlerde, kimseye tavsiye etmiyorum. ben ekran başında artık yeter vurmayın diye adamlardan ricacı oldum..




abi barda aslında diğer izlediklerime oranla (ki ben yaşıtlarım bebeklerine pembe elbiseler dikerken, karındeşen jack hikayeleri okuyan, geceleri elm sokaklarına girip freddy ile kanka olan bi kızdım) çok hafif. ama ortada yanlış olan şeyler var. bu filmin içeriği tamamen amerikan filmlerinden kopyala yapıştır yapılmış. türk insanında olmayan duygulardır, nedensiz şiddet ve öldürme. adam arkadaşına, kayınpederine, karısına, patronuna kızar, cinnet getirip öldürür. ama asla canım istedi diye birşey söz konusu olmazdı. şimdilerde bu tür filmlerle, bu aslında türk insanında da varmış, normalmiş gibi bir hava yaratılmaya çalışılıyor. ben buna karşıyım çünkü iğrenç birşey bu nedensiz şiddet.

Onur Utku Demir
29-01-2008, 20:19
Önerebileceğim kitapların başında Oğuz Atay - Tutunamayanlar gelir; fakat bunu pek çok kişinin okuduğunu varsayarak yine Oğuz Atay'ın kitabı olan Eylembilim ve Bir Bilimadamının Romanı'nı tavsiye ediyorum.Oğuz Atay üslübunu yakından hissedebileceğiniz, sanata ve mantığa ulaşabileceğiniz eserlerdir.
Bunun dışında bir solukta kitap okumak istiyorum diyorsanız Jack London - Vahşetin Çağrısı, Adam Fawer - Olasılıksız, Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşunu öneririm.Her biri ayrı hikayelere, ayrı duygulara hitap ediyor.Her biri ayrı bir dünyadan geliyor sanki.

Erkan Özberk
29-01-2008, 22:59
Onur kardesim ben Oguz Atay'in Tehlikeli Oyunlar romanini aldim. Bikac gun icinde de okumaya baslayacam. Nasil acaba bu kitap bana neler soyleyebilirsin o kitapla ilgili?

Hakan Kirezci
30-01-2008, 00:35
Ben cevap vereyim mi?
Tehlikeli oyunlar görüp göreceğin en müthiş kitaplardan biri olacaktır Erkan. Eğer sevgilinden yeni ayrıldıysan ertele okumayı.
Oğuz Atay'ın üslubunu sevenler için o üslubun konsantre hali ise yine oğuz Atay'ın "Korkuyu beklerken" isimli öykü kitabıdır.

Devamını getirmek isteyenler ise Samuel Beckett'e yatay geçiş yapabilirler.

Erkan Özberk
30-01-2008, 00:43
Erteliyorum o zaman Abi. Kafka'nin Dava'sina baslayalim
(Bu gidisle ben okuyamam o zaman o kitabi:))

Özlem Erdoğdu
30-01-2008, 14:24
deniz kavukçuoğlu - komik şeyler yazmak

her bir hikayesi özünü farklı hayatlardan, yaşanmışlıklardan, umutlardan, sevgilerden, korkulardan kısacası hayata dair duyguladan alan bir kitap. saf ve temiz duyguları beni çok etkiledi. sizi de etkiler :)

Onur Utku Demir
30-01-2008, 14:45
Onur kardesim ben Oguz Atay'in Tehlikeli Oyunlar romanini aldim. Bikac gun icinde de okumaya baslayacam. Nasil acaba bu kitap bana neler soyleyebilirsin o kitapla ilgili?
Açıkçası @Hakan Kirezci gerekenleri söylemiş; fakat şunu eklemeden edemeyeceğim İletişim Yayınları'nda çıkan baskıda Cevat Çapan'nın bi önsözü yer alır ki bence sonsöz olmalı hikmet'in hikayesinin sonunu söylüyor direkt.Kitabı okumaya başlayacağınız zaman burayı atlamanızı tavsiye ederim.Ayrıca yerinizde olsam bu kitaptan önce "Korkuyu Beklerken" adlı kitabı okumanızı öneririm.Bu şekilde biraz daha Oğuz Atay'a yaklaşır, karakterlerini anlar ve disconnectus erectus'u hissedersiniz.

Adem yavuz
30-01-2008, 17:20
yeşil sokak holiganları müthiş bi film herkese şiddetle tavsiye ederim

Özlem Erdoğdu
04-02-2008, 13:06
gülünün solduğu akşam ne kadar güzel bir kitapmış. geçenlerde yirminci kez okudum ve yirminci kez ağladım. duygu seli geçti. herkesin okuması gerek...

Tayfun Dogan
18-02-2008, 12:31
pek çok kişi izlemiştir gerçi ama eğer izleyemen varsa ağır roman filmi bence türk sinemasının en güzel yapıtlarından biridir ayrıca kitabı da okunmaya değer...

Özlem Erdoğdu
18-02-2008, 13:27
tahsin yücel _ komşular

inanılmaz bir öykü komşular. okuyun..

Hakan Kirezci
11-03-2008, 15:10
http://img384.imageshack.us/img384/3369/9789944081023rw3.jpg

Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün sicil defterinde "1 numaralı kurucu" olarak yer alan Fuat Balkan 'ın bizzat kaleme aldığı anıları, vefatından 38 yıl sonra Turgut Gürer tarafından “Komitacı” adıyla yayımlandı.

Şüphesiz ki geçmişi 1903'lere dayanan Beşiktaş Kulübü'nün resmiyet kazanıp bir cemiyet kimliğine kavuşmasında örgütleyici olarak başı çeken kişi, 1909 yılında kulübe katılan Fuat (Balkan) Bey'dir. Fuat Bey, 1906-1907 yıllarında, daha çiçeği burnunda bir teğmenken İttihatçı örgütlenmeye katılmıştır. İttihatçı örgütlenmenin Enver Paşa kanadına bağlıdır. Balkan harbi sonrası, yine bu örgütlenmenin bir parçası olarak, doğrudan Süleyman Askeri Bey' e ve Enver Paşa'ya bağlı olarak Teşkilat-ı Mahsusa bünyesine dahil olmuştur. Fuat Bey, 1913-1924 yılları arasındaki komitacılık faaliyetlerinde başardıklarıyla, bir ulusal kahraman olarak vasıflandırılması gereken bir kişidir.

Fuat Balkan, Hareket Ordusu'yla birlikte 1909 Nisan ayında İstanbul'a geldikten kısa bir süre kendisi gibi İttihat ve Terakki üyesi olan muallim Refik ve Yüzbaşı Şeref Beylerle bir araya gelmiştir. Kendilerini bir kulüp kurmaya teşvik eden kişi ise İttihat ve Terakki'nin askeri kanadı subaylarından Muhittin (Akyüz) Bey olur. Muhittin Bey 1888 yılında mezun olduğu Harp Okulu'nda ders verdiği yıllarda, Abdülhamid aleyhine faaliyet gösterdiği gerekçesiyle tutuklanmış, önce Trablusgarp'a, ardından Diyarbakır ve Erzurum'a sürgün edilmiş eski bir Jöntürk'tür. 1908 Meşrutiyet ilanından sonra İttihatçı kadrolar tarafından askeri rütbeleri geri verilmiş, Beyoğlu Mutasarrıflığı (o bölgenin en büyük mülki erkânı) görevine getirilmiştir. (O dönem Beyoğlu Mutasarrıflığı, Haliç'in Beyoğlu yakasındaki tüm ilçeleri kapsamaktadır.) Muhittin Bey, Fuat Bey'i sadece teşvik etmekle kalmamış, kulübün kurucuları arasında yer almayı kabul etmiş ve hazırlanan kulüp kuruluş başvurusunu kısa sürede onaylayarak Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü'nün, kuruluşu resmen tescil edilen ilk Türk kulübü olarak spor tarihine geçmesini de sağlamıştır.

Fuat Balkan, Beşiktaş Kulübü'nün sadece üye defterindeki 1 numaralı isim değildir. 1960'ta faaliyete geçen Beşiktaş Kulübü Divan Kurulu'nun üye listesinde de 1 numara Fuat Balkan'a, 2 numara Enver Balkan'a, 3 numara Hikmet Balkan'a aittir. Milli Mücadele'deki hizmetleri nedeniyle İstiklal madalyasıyla ödüllendirilen Fuat Balkan'ın anılarını okumak, onu tanımak, onu anlamak, 105 yıllık Beşiktaş Kulübü'nün temsil ettiği değerleri anlamak, özümsemek demektir. Çoğu zaman kulaktan dolma bilgilerle masaya yatırılan, Beşiktaş Kulübü - Teşkilat-ı Mahsusa ilişkileri de Fuat Balkan'ın anılarıyla aydınlanmaktadır. Gürer Yayınları tarafından yayımlanan "Komitacı-BJK'nin Kurucusu Fuat Balkan'ın Anıları" adlı bu kitap işte bu nedenle her Beşiktaşlı tarafından mutlaka, ama mutlaka okunmalıdır.
(Tuğrul Yenidoğan)

-Milli Mücadele’ye katılan Beşiktaşlı sporcular kimlerdi?
- Batı Trakya’daki ilk Türk cumhuriyeti nasıl kuruldu?
- İsmet İnönü başkanlığındaki Teşkilat-ı Mahsusa toplantısında neler görüşüldü?
- Alman zeplinleri, Fuat Balkan’ın verdiği istihbaratla Selanik’te nereleri bombaladı?
- BJK’nin ilk kulüp binası bir gecede nasıl yapıldı?
- Mustafa Kemal, Çanakkale cephesine Makedonya Komitası temsilcisini neden çağırdı?
- Teşkilat-ı Mahsusa’nın İstanbul’daki gizli karargâhı neredeydi?
- Kılıç Ali’nin Fuat Balkan’a verdiği denize atılan bavulda neler vardı?
- “Lozan” dönüşü İsmet İnönü, Fuat Balkan’a trende neler söyledi?

Fuat Balkan ilk Türk komitacıydı*. BJK’nin “1” no.lu kurucu üyesi olan Fuat Balkan üç dönem BJK’nin başkanlığını da yaptı. Birinci Dünya Savaşı’nda, Batı Trakya’da Bulgar komitacılarıyla Sırp ve Yunanlılara karşı mücadele etti.

Kurtuluş Savaşı’nda Batı Trakya’da, Yunanlıların Anadolu’ya sevk edecekleri kuvvetleri Rumeli’de oyalamakla görevlendirildi. Lozan Antlaşması’ndan sonra Mareşal Fevzi Çakmak, Fuat Balkan’a bir takdirname gönderdi ve “sonsuz hizmetleri” için kendisine teşekkür etti.

Üç dönem TBMM milletvekilliği yaptı. Cephe’den Meclis’e girenlere verilen yeşil-kırmızı kurdeleli İstiklal Madalyası sahibidir. Eskrimdeki başarısıyla spor tarihine adını yazdırdı.Aile arşivinden özgün belge ve fotoğraflarla...
(İnternetHaber)
Not: Kitap 272 sayfa ve 20 YTL imiş. Yayınevi ise Gürer Yayıncılık.

Özlem Erdoğdu
11-03-2008, 18:47
FORREST CARTER ......... KÜÇÜK AĞACIN EĞİTİMİ

şimdiye kadar okuduğum, beni ağlatan nadir özel kitaplardan. bir çocuk kitabıdır ama kalbindeki iyilikleri, sıcaklığı kaybeden- kaybettiğini düşünen- her büyüğün de okuması gereken bir eser.
"sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap" diye yazar arkasında. doğrudur da. kitap yazarın otobiyografisidir. çeroki kabilesinden son kalan üyelerden biridir carter. anne babası birer yıl arayla öldükten sonra büyük anne ve büyük babasının yanında kalmaya başlar ve hayatı öğrenir, yaşamayı ve aslında en önemlisi insan olmayı öğenir. büyükbabasından öğrendiği kadarıyla aslında en zoru da budur, insan olmak. yardımlaşmak ve kadınla erkeğin hiçbir farklılık gözetmeksizin sosyal yaşamda kendiliğinden oluşan bir eşitlikle yaşamaları. beyaz adamın zulmüne ve uyguladığı baskılara karşı dişini sıkıp hiçbir şey yapamamanın verdiği çaresizlik duygusu.
bir insanı bütün tutkularından, paranın köleliğinden arınmış bir şekilde, sadece insan olarak tanımak istiyorsanız, gözyaşlarınızın serbestçe yanaklarınızdan boşalmasına izin verin ve okuyun bu güzel kitabı derim :)

Önder Mutlu
14-03-2008, 16:51
kitap olarak ;
azer nefisi nin tahranda lolita okumak - iranı çok iyi anlatıyor.
film olarak ;
abim evin tek çocugu - italyan filmi

Özlem Erdoğdu
19-03-2008, 13:23
yar yayınlarından "VIVA CHE" adında bir kitap çıktı. alıp okumanızı öneririm, hem che'nin günlükleri, hem de fotoğraf albümü. büyük boy, fazla kalın değil ve kaliteli kağıt kullanılmış. ben okudum harika bir kitap herkese öneririm.

bulamayanlar benimle irtibata geçerse onlara ulaştırabilirim.

Namik Kartaloglu
19-03-2008, 13:36
No Contry For Old Man 4 oskar almis filmi seyrettim. Ben sadece agzim acik oturup kaldim filimden sonra yani hareket duyularimi yitirmistim. Tavsiye ederim izlemenizi. Turkce uyarlanmis ismini de siz bulun artik.

Özlem Erdoğdu
20-03-2008, 12:30
o filmi YAŞLILARA YER YOK diye çevirdiler sanırım namık abi. o filmin en iyi erkek oyuncu oscarını alan aktör benim favorimdi. kazanmasına bende çok sevinmiştim :)

Mert Iyigun
27-03-2008, 19:04
Mehmet Gürkan - Güneşin Katili

bu kitabı da tavsiye ederim herkese. Siyasetle uğraşan bir öğretmen öldükten sonra katilinin bulunma hikayesini konu edinmiş, bir çırpıda okunan kitaplardan

Namik Kartaloglu
27-03-2008, 21:32
Gercek hayattan uyarlanmis son on yilin en iyi 10 filmi arasina girebilecek bir film. INTO THE WILD Cicegi burnunda recisör Sean Penn e bin tesekkurler.

Turgut Eren
27-03-2008, 23:58
film önerim Abre Los Ojos, Türkçe adı Aç Gözlerini...
Alejandro Amenábar filmi.

tom cruise'nin vannilla sky la katlettiği filmin orjinali. tavsiye ederim.

Gönülden Müjde Başar
27-05-2008, 11:25
kitap : son zamanlarda arka arkaya bi dolu kitap okudum işe gidip gelirken çeşit çeşit :) paylaşım sizlerle de

-Prof.Dr. Şahin Filiz :“Başörtüsü” Söyleminin Dinsel Temelsizliği ve İslam Felsefesi Açısından Eleştirisi: Bireysel Dindarlık Mı Kamusal Dinsellik Mi?
-Yaşar Nuri Öztürk : Allah ile aldatmak
-Nihat Behram : Ser verip Sır vermeyen Önder İbrahim Kaypakkaya
-Nurettin Veren : Kuşatma
-Tekin Kutlu : II. Abdülhamit Kızıl Sultan Mı, Ulu Hakan mı?
-12 Eylül'e rağmen (derleme)
-Derin Devlet (editör :Cem Küçük)
-Deniz Bölükbaşı : 1 Mart Tezkeresi

siyaset ve güncel konulardan bıkanlar içinde

- Amin Maalouf : Yüzüncü Ad ve Semerkant (daha önce okumuştum çok severim)
-Mayakovski : Lili Birik'e mektuplar (Muhteşem bir kitap)

Film
son zamanalrda seyrettiğim hiç bir filmden mutlu ayrılmıyorum :)
ama Esma'nın sırrı diye bir film seyrettim Bosna Hersek katliamının sonrasını anlatıyor.güzeldi

birde efsane filmimi önerim In the name of the father (Babam adına)

Şimdilik bu kadar :)

Utkan Çalışkan
02-06-2008, 09:37
benim önereceğim film Çingene yönetmen Tony Gatliff'in "Gadjo Dilo" isimli filmi..
film Romanya'da çekilmiş bildiğim kadarıyla...babasının vasiyeti üzerine Çingene bir şarkıcı kadını aramak için Çingenelerin yaşadığı yere giden Fransız bir müzik araştırmacısının yaşadıkları ve Çingenelerin yaşamları üzerine gerçek bir başyapıt...özellikle filmin müzikleri inanılmaz başarılı...Adrian Simionescu imzalı müzikler Çingene müziğinin sevinçlerini,coşkusunu ve hüznünü aynı anda yaşatıyor...

Fimin yönetmeni ile ilgili ayrıntı ise şu...Gatliff Çingenelerin benimsediği bizden biri dediği bir yönetmen...bunun ayrımını anlatan ise şu..Emir Kusturica film çekmek için bölgeye gittiğinde çingeneler "yönetmen geldi" diyorlarmış...Gatliff gittiğinde ise "bizim Tony geldi...:)))

Namik Kartaloglu
03-06-2008, 00:05
Ciwano, Gadjo Dilo filmini simdi indirmeye basladim ama altyazi sorunu olacak sanirim. Tesekkurler önerin icin. Bir zamanlar bir cingene filmi seyretmistim Hindistandan turkiye uzeri finlandiyaya ve ordan asagilara ispanyaya kadar uzanan yolculuklari ve o yolculuk esnasinda muzik kulturundeki degisiklikleri anlatan bir filimdi. Kemanin kopuk mu diyeyim kastimi? sallanan bir telinden cikan muzik aglatir cinstendi.

Namik Kartaloglu
03-06-2008, 00:34
Simdi nasil .rar yuklendigini bilseydim multimedya kismina yukleyecektim. Hakan abi bu satirlari okudugunda artik yardim eder bana sanirim.

Nekadar mutlu oldum ayni filmden bahsettigimiz icin. Evet bu filmi seyretmistim. simdi muzigini dinliyorum ayni muzik.

Sinan Kara
03-06-2008, 01:07
eski bir kitaptır ama ben kitabı açtım okudum ve kapattım.tam gün okudum aralıksız sigara ve çay molası dışında..
kitabın adı ALASKA.
yazarı JACK london.okumamazlık yapmayın.
filme gelince.motorsiklet günlüğü gerçi çoğunuz seyretmişsinizdir ama ben gene de yazayım.bizim CHE nin hayatı...

Namik Kartaloglu
03-06-2008, 01:20
http://rapidshare.de/files/39598879/musique_du_film_Gadjo_Dilo__Tony_Gatlif____mp3-160_KBPS_.rar.html


http://rapidshare.de/files/39605311/musique_du_film_Latcho_Drom__Tony_Gatlif_.rar.html


http://rapidshare.de/files/39605658/musique_du_film_Swing__Tony_Gatlif__-_320Kbps.rar.html

Utkan Çalışkan
03-06-2008, 12:06
Namık abi...gerçek abim misin nesin :))) walla bende tam müzikleri ekleyeyim dedim..baktım sen eklemişsin bugün...

balkan müziğini sadece shantel-bucovina club-fazlijah olarak görenlere iyi bir cevap oluşturuyor "gadjo dilo" müzikleri...

Namik Kartaloglu
03-06-2008, 20:49
Rapidshare acilmiyor. Ikinci ve ucuncu albumlerini de ekleyecegim.
Ikinci ve ucuncu albumlerde bir ust bastaki basliga eklenmistir. Yok ben duymadim yok ben görmedim diyenin vay haline!

Gönülden Müjde Başar
12-06-2008, 10:59
mustafa yıldırım - ulus dağına düşen ateş

Bahadir Ozdemir
12-06-2008, 18:33
Seçicilik her zaman zevki esas alır.Takip ettiğim birkaç yönetmenin filmlerini izleme vakti bulmaya çalışırım genelde.Son zamanlarda izlediklerim arasında ise "Les Choristes" isimli filmi beğendiğimi belirtir, öneririm..

Kitap konusuna gelince..Yine yakın tarihte okuduğum ve beğendiğim eserlerden bazılarını öneri olarak paylaşayım..
Can Yücel - Ölüm ve Oğlum Gök Yokuş
Charles Bukowski - Kadınlar
Melih Pekdemir - Anne Bak Kral Çıplak (Yıllar önce okumuştum, üstüne biraz yaşayıp tekrar okuyunca daha anlaşılır oldu.)

İyi seyirler, bol okumalar..

Umit Bayezit
13-06-2008, 11:38
LAZ KAPİTAL / YILMAZ OKUMUŞ

şiddetle tavsiye olunur


''Meta

Kapitalizum üretilen herşeyi değişume sokup mallaşturur, metalaşturur. Resim, edebiyat, muzik, güzelluk alinup satilan bir metadur. Bizzat insanlarun kendileri meta haline gelmiştur.

Bizum Kivirzivir Resul böyle deduğimi duymiş hemen alelacele Tirabizon Sigorta Hastanesi’ne gidup bir film çekturmiş.

Filmi gösterup “Laz Mark emice, hani meta haline celmiştuk, hiçbir tarafumda meta filan çikmadi. Korkuttun beni.” deyi. Ula koyayim o kafaya bi odun. Hazir gitmişken bir tane de beyin filmi çektursaydun bari.



İki uci metali deynek

Efendum meta iki yönlidur. Kullanum değeri ve değişum değeri vardur. Baluk Pazari’nun orada bizum uşaklari bir araya toplayup buni örneklerle açuklamak istedum. Foter Osman’i koni mankeni yaptum. Ula Foter Osman, 20 kilo hamsin var tamam mi? Tamam Laz marks emice. “Şimdi buni 20 metre kumaşla değişturmek isteyisun.” Ula bu dingil tutturdi “Ben değişturmem, hamsimi kimseye vermem” Ula eşşeğun önde gideni, haburaya size Laz Kapital’un can damari olan bir koniyi, değişum değerini açuklayacağum, bu tutturmiş değişturmem diye. Bizum örnek yatti tabi. Keşke hamsi örneği vermeseydum.

Laz Kapital’un dili

Pazar ekonomisinun kategorilerinun hepsi, sanki insan ilişkilerinun doğal temelleriymiş gibi sorgulanmaksizun kabul edilmiş cörünürler. Meta, para, ucret, sermaye, kâr, ve benzeri kavramlar, insanlarun anlamaduklari ve kontrollerinde olmayan ekonomik bir surecin kafalardaki yari - mistik yansimalaridur. Bunlari deşifre etmek içun mükemmel bir bilimsel analiz zorunludur deyup Laz Kapital’i yazdum. Fakat kullanduğum dil günlük dilden uzak ve ekonomik terimlerle doli ağir bir dil oldi. Şimdi bizum uşaklar önümi kesup “Laz Marks emice, bir iki kere Laz Kapital’i okumaya kalktuk, beynumuz duman oldi. Haboyle tek satirluk cümlelerle, bir sipor yazarinun sadeluğiyle anlatamaz misun?” deyiler. Ula o daha zordur. Ziya Şencül ve Kazim Kanat gibi yazmaya kalkarsam benum beynum duman olur. En eyisi bilenler bilmeyenlere anlatsun uşağum.

Baluk ve hamsi paradoksi

Efendum bizum uşaklara sinirlenince metanun değişum ve kullanum değerini anlatamadum. Gene 20 kilo hamsiyi örnek vereceğum, fakat bu sefer Foter Osman denen bilim düşmani ve hamsi manyaği yoktur örneğumuzde.

20 kilo hamsiyi oturup afiyetle yersanuz bu metanun kullanum değeridur. Yok eğer “Cötümde donum yok, hamsi yemek benum neyume?” deyup 20 kilo hamsiyi 20 metre kumaşla değişturursanuz bu da metanun değişum değerini oluşturur. Eğer 20 kilo balukla… özür dilerum hamsiyle, 20 metre kumaşi değişturebileyisan bunun sebebi şudur; “meta”nun içinde donmiş emek vardur. İdris uşağum, derin donduriciya koymana gerek yok, kendi içinde vardur zaten. 20 kilo hamsi yakalamak içun ne kadar balukçi Cemal emeği (insan emeği) gerekiyisa, 20 metre kumaşun üretimi içun da ayni miktar emek gereklidur.

Demek ki değerun özi insan evladinun emeğidur. Emeğun miktari değerun miktarini tayin eder. 12 saatluk bir işle üretilen değer, 6 saatte üretilen değerun iki mislidur.
Şimdi diyebilursunuz ki, “Bulaşuk Ahmet’un eli yavaştur, ağir iş çikarur... Bu tembel tenekenun 12 saatiyle Netceğuk Hasan’un 12 saati ayni midur?” Değildur. Bizum ölçi alduğumuz Ahmet – Mehmet – Nobre gibi işini hile hurdayla yapanlar değildur. Ortalama bir iştur. Bu iş daima eşittur ve buna sosyal iş denur.

Kapitalizum ve Hopdeduks

Efendum tahmin edeceğunuz gibi, metayla - metayi değişturmek içun 20 kilo hamsiyi sirtuna vurup, çarşu pazar gezinmek berbat bir iştur. Haydi 20 kilo hamsiyi taşidun, ya 20 tane beyuk kütüğün varsa. Ula kütüğü nasil taşiyacaksun? Kütüğün değişim değerini hayata geçurmek, Asteruks ve Hopdeduks dişindaki insan evladi içun imkansuzdur. Uzatmiyayim, soninda bütün metalarun yerine geçecek ortak bir değişum değeri bulundi; para. Böylece o zamana kadar sirtinda 20 kilo hamsiyle, 40 kilo tuzla gezinmekte olan insanluk beyuk bir zahmetten kurtulmiştur. Bakunuz, bel ve sirt ağrilari, disk kaymasi paranun bulunmasindan sonra giderek azalmiştur. Ta ki hali saha denen lanet buluşa kadar.

Hali Saha Manifestosi

Hali saha deyince burada bir paragraf açacağum. Bu melun icat, kapitalizumun insan evladinun başina sarduği en beyuk belalardan biridur. Geçen gün gençluğumde epey bir top oynaduğumi (sol açuk) bilen bizum Sementa Recep “Laz Marks emice bu hafta hali saha maçumuz var, sen da gelsana” dedi. Ula etma uşağum, bu yaştan sonra ne hali sahasi derken bir baktum sahadayim. Uşaklar genç ama benum da beynum genç. Fakat topa beynunle vuramayisun tabi. Beynun sana röveşata yapmani emredeyi, fakat vücut hali sahanun kafeteryasinda oturup çay içmekten yana. Teori ve pratik arasinda bu kadar gidup gelince olan oldi. “Kitirt!” diye bir ses duydum. Belumun röntgenine bakan doktora, “röveşata yapmaya kalktum” demedum tabi.

Doktor uşak da kitaplarumi okumiş, bana sevgi ve saygi duyan bir kardeşumuz. Çay toplarken oldi dedum. Fakat betonun üzerine incecuk halifleksi atup “Sportmen Hali Saha Tesisleri” yazan zihniyetun peşini birakmayacağum. Laz Kapital’den sonraki en kapsamli eserum olacak olan Hali Saha 1, Hali Saha 2, Hali Saha 3 adli kitaplarumda bu aldatmacayi en ince ayrintisina kadar anlatup, kapitalist zihniyetun ipluğuni bir kez daha pazara çikaracağum.
En devrimci eylem doğriyi söylemektur.

Yalan soyleyen Fenerli olsun

1965 / Araklı''

Deniz Akkuş
01-08-2008, 02:54
Kenan Kalecik
• SEVGİLİYE / Suya Yazılan Mektuplar
• 7 MEKTUP/ üçüncü mektup

ve
Yılmaz Odabaşının kitaplarını kesinlikle okumanızı tavsiye ederim..

Cem Ozel
01-08-2008, 04:44
Diyalektik materyalizme göre fener gidicudur.. laz kapital :)

yıldız tozu fantastik film sevenler için

Barış Kahraman
01-08-2008, 17:18
kitap: Bye Bye Türkçe - Oktay Sinanoğlu

Yazarımız 26 yaşında iken atom ve moleküllerin çok elektronlu kuramı ile doçent oldu. 28 yaşında "tam profesör" unvanını aldı. Yale Üniversitesi tarihinde bu unvanı kazanan en genç insandır. Beğenerek okuduğum kitaplardan biri, dilin değişime (bozulmasıyla) gitmesiyle Türkiye'nin nasıl değiştiğini ve kültürümüzün nasıl değişeceğini ele alıyor.. Herkese tavsiye ederim..

Dil bir toplumu sömürgeleştirmenin en güzel yoludur.

Tayfun Tatli
08-08-2008, 13:33
film önerim nefes diye bi kahranmanlık hikayesi cıkacak 2008 son aylarına dogru gercekten her Türk genci izlemesi lazım , Bİrde ekimde cıkacak destere filmi zaten alen abi ile ayhan abimiz seti ziyarete gitmis.(Bjk tv de gösterildi).Setteki herkes besiktaslıymıs

Umut Toprak
18-10-2008, 10:25
Kitap:Ursula K. Le Guin - Mülksüzler

"Bize birbirimizden başka kimsenin yardım etmeyeceğini, eğer elimizi uzatmazsak hiçbir elin bizi kurtaramayacağını biliyoruz. uzattığınız el de boş, tıpkı benimki gibi. hiçbir şeyiniz yok. hiçbir şeye sahip değilsiniz. hiçbir şey sizin malınız değil. özgürsünüz. sahip olduğunuz tek şey ne olduğunuz ve ne verdiğinizdir. ... özgürlüğümüz dışında hiçbir şeyimiz yok. size kendi özgürlüğünüzden başka verecek bir şeyimiz yok. bireyler arasında karşılıklı yardımlaşma dışında hiçbir yasamız yok. hükümetimiz yok, yalnızca özgür birlik ilkemiz var. devletlerimiz, uluslarımız, başkanlarımız, başbakanlarımız, şeflerimiz, generallerimiz, patronlarımız, bankerlerimiz, mülk sahiplerimiz, ücretlerimiz, sadakalarımız, polislerimiz, askerlerimiz, savaşlarımız yok. başka da pek fazla şeyimiz var sayılmaz. biz paylaşırız, sahip olmayız. varlıklı değiliz. hiçbirimiz zengin değiliz. hiçbirimiz iktidar sahibi değiliz. eğer istediğiniz, aradığınız şey buysa o zaman ona eli boş gelmeniz gerektiğini söylüyorum. ona yalnız ve çıplak gelmeniz gerekiyor, tıpkı bir çocuğun dünyaya, geleceğine, hiçbir geçmişi olmadan, hiçbir malı mülkü olmadan, yaşamak için tümüyle başka insanlara dayanarak gelmesi gibi. vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. devrim'i satın alamazsınız. devrim'i yapamazsınız. devrim olabilirsiniz ancak. devrim ya sizdedir, ya da hiçbir yerde değildir."

Film:Voces innocentes(masum sesler) - Luis Mandoki

Latin Amerika filmlerinden biridir.
Gerçek bir hikâyeye dayanmaktadır. 1980'de başlayan El Salvador'da 12 yıl süren ordu ve gerillalar arasındaki iç savaşa yer veriyor. Arkasında askerler, elleri başının arkasında kenetli, sağanak yağmurda yürüyen 9-10 yaşlarında çocuklar...Okul sıralarından zorla alınıp asker yapılan çocuklar, kaçarken vurulan çocuklar...Dünya çapında sayıları 300 bini bulan çocuk askerleri ve savaşlardan çocukların ne derece etkilendiğini gösteriyor.

Umut Toprak
18-10-2008, 10:27
Kitap:Ursula K. Le Guin - Mülksüzler

"Bize birbirimizden başka kimsenin yardım etmeyeceğini, eğer elimizi uzatmazsak hiçbir elin bizi kurtaramayacağını biliyoruz. uzattığınız el de boş, tıpkı benimki gibi. hiçbir şeyiniz yok. hiçbir şeye sahip değilsiniz. hiçbir şey sizin malınız değil. özgürsünüz. sahip olduğunuz tek şey ne olduğunuz ve ne verdiğinizdir. ... özgürlüğümüz dışında hiçbir şeyimiz yok. size kendi özgürlüğünüzden başka verecek bir şeyimiz yok. bireyler arasında karşılıklı yardımlaşma dışında hiçbir yasamız yok. hükümetimiz yok, yalnızca özgür birlik ilkemiz var. devletlerimiz, uluslarımız, başkanlarımız, başbakanlarımız, şeflerimiz, generallerimiz, patronlarımız, bankerlerimiz, mülk sahiplerimiz, ücretlerimiz, sadakalarımız, polislerimiz, askerlerimiz, savaşlarımız yok. başka da pek fazla şeyimiz var sayılmaz. biz paylaşırız, sahip olmayız. varlıklı değiliz. hiçbirimiz zengin değiliz. hiçbirimiz iktidar sahibi değiliz. eğer istediğiniz, aradığınız şey buysa o zaman ona eli boş gelmeniz gerektiğini söylüyorum. ona yalnız ve çıplak gelmeniz gerekiyor, tıpkı bir çocuğun dünyaya, geleceğine, hiçbir geçmişi olmadan, hiçbir malı mülkü olmadan, yaşamak için tümüyle başka insanlara dayanarak gelmesi gibi. vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. devrim'i satın alamazsınız. devrim'i yapamazsınız. devrim olabilirsiniz ancak. devrim ya sizdedir, ya da hiçbir yerde değildir."

Film:Voces Innocentes(Masum Sesler) - Luis Mandoki

Latin Amerika filmlerinden biridir. Gerçek bir hikâyeye dayanmaktadır. 1980'de başlayan El Salvador'da 12 yıl süren ordu ve gerillalar arasındaki iç savaşa yer veriyor. Arkasında askerler, elleri başının arkasında kenetli, sağanak yağmurda yürüyen 9-10 yaşlarında çocuklar...Okul sıralarından zorla alınıp asker yapılan çocuklar, kaçarken vurulan çocuklar...Dünya çapında sayıları 300 bini bulan çocuk askerleri ve savaşlardan çocukların ne derece etkilendiğini gösteriyor.

Deniz Akkuş
18-10-2008, 10:31
Battle In Seattle... kesinlikle izlenmesi gereken gerçek bir olaydan esinlenmiş bir film...

Battle in Seattle, Charlize Theron'un başrolünde oynadığı ve Martin Henderson, Woody Harrelson ve Michelle Rodriguez gibi isimlerin eşlik ettiği Aksiyon ve Dramı bir arada barındıran bir film. Büyük bir eylemci grup, 1999 yılı "Dünya Ticaret Organizasyonunu" protesto etmek için Seattle da toplanırlar. Yaşanacak kaos ve kargaşa toplantıları durdurmakla kalmayacaktır...

Oscar ödüllü güzel oyuncu Charlize Theron'un oyunculuğuyla müthiş bir aksiyon-drama!
Oyuncu kadrosuyla adından çokça söz ettiren başarılı bir Stuart Townsend filmi.
Muhteşem yapım, olağanüstü oyunculuk!

....iyi seyirler

Mustafa Tunaoğlu
22-10-2008, 22:21
v for vandetta. kaplumbağalarda uçar. mükemmel iki film

Suleyman Korkmaz
22-10-2008, 23:23
wladimir bartol ALAMUT KALESİ
Hasan Sabbah' ın Alamut Kalesi' nin, cennet bahçelerinin ve fedailerinin tarihi romanı ''Hıristiyanların zaman ölçüsü ile 1092 yılının ilk baharında hatırı sayılır büyüklükte bir kervan, Semerkant'tan başlayarak Buhara üzerinden Horasan'ın kuzeyindeki Elbruz platosuna dek uzanan, bir zamanlar muzaffer orduların kullandığı eski yolun üzerinde ağır ağır ilerliyordu. Karların erimeye başlamasıyla birlikte Buhara'dan ayrılan kervan haftalardır yollardaydı...'' ''Avni oğlum, Tahir'in torunu! '' demişti ona. ''Doğruca Demavend Dağı'na giden yolu tut. Rey'e ulaşınca Şahrud Irmağı' na giden yolu sor. Irmağın kaynağı sarp bir vadide bulunmaktadır; oraya çık. Büyük bir kale göreceksin: Bu yerin ismi Alamut kalesidir, yani 'kartal yuvası.'..''okuduktan sonra eminim şöyle diyeceksiniz kendinize birdaha böyle bir kitap okuyabilirmiyim?

Namik Kartaloglu
01-11-2008, 00:37
Rise Of The Footsoldier

http://img265.imageshack.us/img265/1956/400pxriseofthefootsoldipq9.jpg

Gercek bir hayat hikayesinden uyarlanmis Ingilterede Futbol Holiganligindan Diskotek kapi bekciligine ve ordan mafiya ya ulasan yol ve sonu. Izlemenizi tavsiye ederim.

Özgur bu filmi kacirdigini sanmiyorum ama seyretmemissen bana tavsiye ettigin filim klasinda birsey iste.

Cüneyt Saltan
01-11-2008, 19:54
v for vendetta ! film.

Namik Kartaloglu
02-11-2008, 19:39
Mactan sonra bir 15 dk uyku ardindan Kalbinin göturdugu yer filmini seyretmem iyi geldi. Kizirderli soykirimini anlatan son zamanlarda yapilmis en iyi kizirderli filmiydi. Film Muzigi de ( Kanada Kizilderlilerinden Unlu gitarist ve kompozitör Robbie Robertson) filme ayri bir yasam katmis. Kalbinin Göturdugu yer sadece film degil ayni zamanda bir ögretici özelligi olan film kategorisinde seyredilmeli. Bes kartal uzerinden 4 kartal veriyorum.

Deniz Akkuş
08-12-2008, 13:30
Land and Freedom
Ülke ve Özgürlük



1936'nın bahar ayları. Genç bir komünist, David, doğduğu şehir olan Liverpool'u terkediyor ve Faşizm'le savaşmak için İspanya'ya geliyor. Orada bir grup militanın (POUM) arasına katılan David, Barcelona'ya gittiğinde grup değiştirmeye karar veriyor. Fakat David, aradığı o "ateş"i bu grupta da bulamıyor. Hayalkırıklığına uğrayan David sonunda ilk katıldığı gruba geri dönüyor… Ken Loach'un ispanya iç savaşını konu alan filmi gösterildiği ülkelerde beğeniyle izlenmişti.. 1995 yılında Cannes Film Festivali'nin Altın Palmiye kazanan filmiydi aynı zamanda…

Can Topal
08-12-2008, 13:33
edit

Deniz Akkuş
08-12-2008, 15:42
ülke ve özgürliük filmi anti stalin bir eserdir bilginiz olsun..canın yukarda editlediği konuda buydu...

Deniz Akkuş
08-12-2008, 15:43
Ecinniler

This story begins in 1870 at a little town somewhere in Russia. It processed the real "Nyecsajev story"...

Her devrimin bedeli kanla ödenir.

1870 yılı Rusya için bir yıkım ve anarşi yılı olacaktır. Bir grup genç devrimci, ülkede yeni bir düzen kurmak için planlar yapmaktadır. Kanlı devrim söylentileri halkta tedirginlik yaratmıştır. Bu belirsizlik ortamında, grup üyelerinden Şatov adlı bir matbaacı örgütten ayrılmaya karar verir. Ancak örgüt lideri Pyotr'a göre Şatov'un öldürülmesi gerekir. Onun gözünde bu ölüm, örgüt içindeki bağı güçlendirecek eşsiz bir fırsattır.

Oscar® ödüllü yönetmen Andrzej Wajda, Dostoyevski'nin ölümsüz eseri "Ecinniler"den uyarladığı bu filmde, iki usta oyuncu Isabelle Huppert ve Ömer Şerif'i bir araya getiriyor. Ecinniler'deki politik dramın odak noktasını, Dostoyevski'nin eserinde olduğu gibi, nihilizm ve ateizme duyulan tepki oluşturuyor.

Oscar® ödüllü yönetmen Andrzej Wajda'nın büyük yazar Dostoyevski'den uyarladığı çarpıcı bir film.

Akin Akoglan
13-01-2009, 03:22
Maradona by Kusturica

http://img1.loadtr.com/k-325819-MaradonabyKusturica.jpg (http://www.loadtr.com/325819-MaradonabyKusturica.htm)

Ercan Kartal
13-01-2009, 12:15
Battle In Seattle
CRASH
CHE 1. BOLUM ARJANTINLI(bu film turkiyede ne zaman gosterime girer bilmiyorum KURGU AGIR ama cuba devrimi kahramanlarinada ahde vefa olayi var. en azinda bunun icin izlenmeli birde gerilla olmayi romantizmle karistiranlar icin ideal bir film
ulke ve ozgurluk filmine gelince yonetmen ken loach eski bir trockisttir (hala trockist ama dogmatizmi reddediyor) secimlerde buraya gelip(fransaya) bize destek (LCR ligue communist revolutinnaire)vercek kadar yigit bir adamdir.
ayrica film bence cok hafif bir stalin elestirisidir . gercek cok daha agir ne yazikki
stalin acisini yunanli ve ispanyol yoldaslar daha iyi bilir

Berk Gökmen
13-01-2009, 13:37
nihat genç-veryansın

Necdet Bulut
15-01-2009, 14:47
2,5 saatlik bir sessizliğe dalmak isteyen arkadaşlar için SÜRGÜN filmi.(rus yapımı)

Sinan Kara
15-01-2009, 15:03
sen ve ben.kitabın adı,
ermeni bir yazarın olabilir ismini şuan hatırlamıyorum ama çok güzel bir kitap tavsiye ederim...
aşk sevenler için:)

Mustafa Tunaoğlu
15-01-2009, 15:31
elveda lenin....süper film...

Emre Ersoydan
15-01-2009, 15:38
hayat guzeldir,piyanıstishlder(tam hatırlayamadım ısmı) listesi

üçüde nazı katlamını anlatıyor.tavsye ederım ucude mukemmel

Akin Akoglan
19-01-2009, 02:14
http://img502.imageshack.us/img502/4361/edukatorsver2xs2uw4.th.jpg (http://img502.imageshack.us/my.php?image=edukatorsver2xs2uw4.jpg)

[img=http://img502.imageshack.us/img502/4361/edukatorsver2xs2uw4.th.jpg] (http://img502.imageshack.us/my.php?image=edukatorsver2xs2uw4.jpg)

İçinde yaşadıkları dünya düzenini değiştirmeyi hayal eden genç ve isyankar Jan, Peter ve Jule, gizemli “Eğitmenler” kimliği altında yaratıcı ve şiddet içermeyen yollarla zenginlerin evlerine girerek “Varlıklı günleriniz sayılı”, “Çok fazla paranız var” uyarısı yaparlar. Niyetleri zenginleri şok ederek onları zengin-fakir arasındaki uçurum konusunda düşünmeye sevk etmektir.
Peter’ın tatilde olduğu sırada Jan ve Peter’ın sevgilisi Jule arasında bir yakınlaşma olur. “Eğitim” amacıyla birlikte Jule’in evinden atılmasına sebep olan zengin iş adamı Hardenberg’in evine girerler. Ama olaylar düşündüklerinden çok farklı gelişir ve masumları korumak üzere yola çıkan üçlü için herşey birdenbire tersine döner. Bundan böyle kendilerini korumak ve Hardenberg ile kaçak bir yaşam sürmek zorunda olacaklardır…

tavsiye edilir