Namik Kartaloglu
23-01-2008, 12:08
22 Ocak 2008 Salı
Bazı okurlar Beşiktaş hakkında yazmıyorsunuz diyorlar.
Biraz haksızlık ediyorlar. Ama kırmayalım.
İşte size Beşiktaş hakkında yazı:
Bir futbolsever olarak, ülke futbolu ne kadar çağının gerisinde olsa da çok mutlu bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirdim.
Gönül verdiğim takımım hem felsefesiyle hem de sportif başarısıyla rakiplerinin önündeydi.
Üniversite mezunu futbolcuları vardı.
Metin Tekin, Feyyaz Uçar ve Ali Gültiken gibi. Hem entellektüellerdi hem de iyi sporculardı.
Kendimize onları örnek alırdık.
Başkan gibi başkanımız vardı.
Gereksiz konuşmazdı. Herkes saygı duyardı.
Stadımız Boğaz'a nazır, maskotumuz gurur vericiydi.
Kaptanımız kaptan gibiydi.
Herşey şerli yerindeydi.
Şampiyonluklar, kupalar, muhteşem tribünler...
İyiki diyorum Beşiktaşlıyım.
Geçen gün İnönü Stadı'nın yanından geçerken kırmızıda yakalandım. Biraz yakalanmak istedim aslında her zamanki gibi.
İnönü'nün çimlerini bir dakika da olsa seyredeyim diye.
Arabada küçük kızlarım Şirin ve Akça'da vardı.
İşte burası dedim küçüklere: Beşiktaş'ımızın stadı.
Onlar da benim gibi futbola ilgi duyarlarsa mutlu çocuklar olacaklarını biliyorum.
Şirin henüz 4 yaşında ve daha şimdiden bir şampiyonluk ve iki Türkiye Kupası gördü.
Akça da bir Türkiye Kupası gördü.
Bu onlar için ümit verici.
25 yaşındaki kuzenimin hiç Türkiye Kupası görmediğini düşündükçe böyle hissediyorum.
Kaynak: www.internetspor.com
Bazı okurlar Beşiktaş hakkında yazmıyorsunuz diyorlar.
Biraz haksızlık ediyorlar. Ama kırmayalım.
İşte size Beşiktaş hakkında yazı:
Bir futbolsever olarak, ülke futbolu ne kadar çağının gerisinde olsa da çok mutlu bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirdim.
Gönül verdiğim takımım hem felsefesiyle hem de sportif başarısıyla rakiplerinin önündeydi.
Üniversite mezunu futbolcuları vardı.
Metin Tekin, Feyyaz Uçar ve Ali Gültiken gibi. Hem entellektüellerdi hem de iyi sporculardı.
Kendimize onları örnek alırdık.
Başkan gibi başkanımız vardı.
Gereksiz konuşmazdı. Herkes saygı duyardı.
Stadımız Boğaz'a nazır, maskotumuz gurur vericiydi.
Kaptanımız kaptan gibiydi.
Herşey şerli yerindeydi.
Şampiyonluklar, kupalar, muhteşem tribünler...
İyiki diyorum Beşiktaşlıyım.
Geçen gün İnönü Stadı'nın yanından geçerken kırmızıda yakalandım. Biraz yakalanmak istedim aslında her zamanki gibi.
İnönü'nün çimlerini bir dakika da olsa seyredeyim diye.
Arabada küçük kızlarım Şirin ve Akça'da vardı.
İşte burası dedim küçüklere: Beşiktaş'ımızın stadı.
Onlar da benim gibi futbola ilgi duyarlarsa mutlu çocuklar olacaklarını biliyorum.
Şirin henüz 4 yaşında ve daha şimdiden bir şampiyonluk ve iki Türkiye Kupası gördü.
Akça da bir Türkiye Kupası gördü.
Bu onlar için ümit verici.
25 yaşındaki kuzenimin hiç Türkiye Kupası görmediğini düşündükçe böyle hissediyorum.
Kaynak: www.internetspor.com