PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yıldırım Demirören'in " Hasan Doğan" Hesabı?


Muhittin Saban
07-02-2008, 23:20
.

Muhittin Saban
07-02-2008, 23:23
Kim dir bu Hasan Doğan?

"Hasan Doğan, Başbakan Erdoğan'ın yakın arkadaşı, Ekinlik tatillerinin kahramanı. Ablası yine Başbakan'ın bir başka yakını Remzi Gür ile evli. Hasan Doğan, zaman zaman Erdoğan'ın üzerinde gördüğümüz ceketleri üreten Ramsey isimli firmanın ortağı. Levent Bıçakçı fedarasyonunun asbaşkanı."(Bu kısım Balçiçek Pamir'in röportajındandı)

Şİmdi ben soruyorum;" Türk futbolunun bugüne kadar içinde yeteri düzeyde yer almamış bir kişinin yönetime aday gösterilmesinin arkasında hangi hesaplar var? Hasan Doğan'ın Türk Futbolundaki yeri nedir? Kaç kere bilet alarak maça gitmiştir? Aday gösterilmesinin perde arkasında sadece Başbakan'a yakın olması mı yatmaktadır?" Haa bir de, hatırlarsanız 2000-2001 sezonunda 1.lige yükselme maçlarında çok olaylı bir Diyarbakır-Altay maçı vardı. Altay'lılar canlarını zor kurtarmıştı o maçta. İşte o zaman Altay'ın 2. başkanı Mahmut Özgener'di. Yani Hasan Doğan'ın listesindeki kesinleşen tek isim.

Tabi bu soruları kimse cevaplamayacak! Biz bize değerlendireceğiz sonuçta.

Ancak beni düşündüren gelişme şu oldu; Kulüpler Birliğinden Doğan ile görüşmek üzere beş kişilik bir kurul oluşturulacakmış. Kurulda Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav ve Kayserispor Başkanı Recep Mamur yer alacakmış. Zaten son zamanlardaki futbolun pastasını yeme hamlelerinde ve yeni yayın ihalesi inadındaki işlerin arkasında muhteşem 5'li sürekli bir arada hareket etmeye gayret ediyorlar. Hele hele Kayserispor başkanının ismi bu tür işlerde hiç eksik olmuyor. Tıpkı bir zamanların Levent Kızıl'ı gibi!. Haa bir de, hatırlarsanız 2000-2001 sezonunda 1.lige yükselme maçlarında çok olaylı bir Diyarbakır-Altay maçı vardı. Altay'lılar canlarını zor kurtarmıştı o maçta. İşte o zaman Altay'ın 2. başkanı Mahmut Özgener'di. Yani Hasan Doğan'ın listesindeki kesinleşen tek isim.

Gelelim başkanımız Yıldırım Demirören'e. Maalesefki arkasından o kadar atıp tuttuğu isim olan Aziz Yıldırım'ın bulunduğu her oluşumda neden bu kadar yakın temas içine giriyor? Son olarak federasyon Başkanlığı seçimleri için belirlenen aday olan Hasan Doğan ismi üstünde neden bu kadar hevesli davranıyor? Kendine sakladığı ve dolaylı olarak Beşiktaş'a yarayacağını düşündüğü başka bir hesabı mı var?

Yıldırım Demirören,"Temiz Futbol" sloganıyla yola çıkan(Ayhan Bermek) ayrıca Aziz Yıldırım'ın karşı cephesinde yer almaktan da tasarruf etmeyen Fenerbahçe'li eski yönetici Uğur Dündar'a bile kadrosunda 1. sırada yer vermek niyetinde olan ve doğru-dürüst bir adam olduğu gözlemlenen Galatasaraylı Ayhan Bermek'i bile destekleme niyeti taşımadan Hasan Doğan ismine sarılma nedeni hayli ilginç olsa gerek. Acaba diyorum Hasan Doğan'ı başka bir hesap için yani " Denize düşen yılana sarılır" mantelitesiyle mi destekleme kararı aldı?

Aşağıdaki "Hasan Doğan" röportajını bir okuyun sonra da puzzle parçalarınız varsa yerleştirin, derim!

"DEMİRÖREN YANLIŞ YAPTI"

"* Baş başa kalınca ne konuşursunuz?

-Siyaset ve iş konuşmayız. Öyle bir kuralımız var. Geri kalan her şeyi konuşuruz. Bolca da futbol konuşuruz. Futbol sosyal hayatın bir parçası. Tatillerde başbakan bulunduğu ortamın dışına çıkmak ister, o yüzden siyaset konuşmayız.

* Sizdeki bu futbol tutkusu nereden geliyor?

-Çocukluktan. Seyahatlerimi bile yurtdışı maçlarına göre ayarlarım.

* Fanatik bir Beşiktaşlısınız. Memnun musunuz gidişattan?

-Bir taraftar olarak tabii ki neticelerden memnun değilim. Yıldırım başkan çok hızlı başarı istiyor ve hiç sabrı yok. Bir proje ortaya koyuyor olmayınca hemen vazgeçiyor. Bu hocayla başarının geleceğine inanıyorum ama yönetimin sabrı var mı bilemem.

* Demirören'in şampiyonluk kupasını Saffet Ulusoy'a götürmesini nasıl karşıladınız?

-Beşiktaş Başkanlığı ile Yıldırım Demirören'i birbirine karıştırmamak lazımdı. Camiayı ve başkanı zor durumda bırakan bir davranış oldu. Yarın bir gün Beşiktaş şampiyon olsa, herkes bunu Ulusoy'un yaptığına inanır." ( Balçiçek Pamir'in röportajından)

Röportajın tamamı için tıklayın;

http://www.patronlardunyasi.com/news_detail.php?id=19141

Yalnız röportajdaki Demirören ilgili olarak söylediği ve altını çizdiğim ifade hayli ilgimi çekti. Sanırım Demirören bu röportajı okumadı, çünkü röportaj daha taze (1 )günlük!.

Eğer okursa acaba tavrı ne olacak? Bu arada eğer olursa Beşiktaş'lı bir federasyon başkanı olmuş olacak!
.

Özer Özçetin
08-02-2008, 07:19
Ne desem boş,en azından sadece fb veya gs nin desteklediği iki adaydan birine birine omuz verilmeyecek.Sonuçta ortada tek aday görünüyor,Bermek bile ortamı görünce çekildi.Bu arada ulusoy bir hamle yaparmı bilmiyorum,bir de F.O nın asbaşkanlığı ilk ortaya atıldığı gün yazdığım gibi kesin.H.Doğanı seçtirecek siyasi iradenin başı fb li,ama en azından Beşiktaşa karşı yıllardır tezgahlanan oyunlar bu kez sahnelenmeyebilir,zira en azından seçilecek Beşiktaşlı....

Namik Kartaloglu
08-02-2008, 11:03
Muhittin can , yukarda verdigin link tiklanmiyor(yanlis sayfa) raporu geliyor eger varsa tamamini ekleyebilirmisin.

Bahsi gecen Diyarbakirspor-Altay maci Tamamen Futbolu siyasetin yönettiginin belgesidir. O macta TV yayini yoktu, o Macata olagan ustu guvenlik önlemleri alinmisti ve o maca hic bir kamera veya fotograf makinasi sokulmadi. Altayli futbolcular ayni bizim gibi(samsun maci) 5. kirmizi karti almak icin can atti, hakemi tartakladi ki kirmizi kart alsin ve mac iptal olsun ama hakem tartaklanmaya ve kufurlere göz yumdu. Gazeteciler gazetelerinde yazma engeliyle karsilasti.
O dönemde emniyet muduru olan Öldurulen A.Gaffar Okkan Diyarbakirspor baskanligi yapiyordu.

Sezen Gunduzalp
08-02-2008, 11:15
Hasan Doğan, Başbakan'la ne konuşur?

Hasan Doğan Başbakan Erdoğan'ın yakın arkadaşı, Ekinlik tatillerinin kahramanı. Erdoğan'la biraraya gelince ne konuşuyorlar?
16 Ekim 2006 Pazartesi 10:58
Balçiçek Pamir'in röportajı

Bugünkü Pazartesi Sohbeti konuğu Hasan Doğan. Hasan Doğan Başbakan Erdoğan'ın yakın arkadaşı, Ekinlik tatillerinin kahramanı. Ablası yine Başbakan'ın bir başka yakını Remzi Gür ile evli. Hasan Doğan, zaman zaman Erdoğan'ın üzerinde gördüğümüz ceketleri üreten Ramsey isimli firmanın ortağı. Levent Bıçakçı fedarasyonunun asbaşkanı. İki hafta önce Haluk Ulusoy ile yaptığım söyleşide bolca ismi geçmişti. Ulusoy, Hasan Doğan'ı arkasına hükümeti alarak kendisine federasyon listesi dayatmakla suçluyor, "Başbakan ile aramı o bozdu" diyordu. Hemen Doğan'ı aradım. "İki hafta bekleyelim" dedi. "Konuşacak çok şey var ama milli takım maçları öncesi konuşmayı ve federasyon başkanını suçlamayı doğru bulmuyorum. Maçları bir kazanalım rahatça konuşuruz." Öyle yaptık. İki gün önce Doğan'ın Merter'deki ofisinde buluştuk. Biraz futbol biraz hayat hikayesi derken, sonrasında "Fazla konuştuk galiba" dese de Başbakan Erdoğan ile arkadaşlığını bile anlattı Hasan Doğan.

BİR GÜN VEHBİ KOÇ ARADI

Hasan Doğan aslında Kastamonulu. Bir yaşındayken İstanbul'a gelmiş. Bir ablası bir de erkek kardeşi var. Anne ev hanımı baba ise ağaç işi imalatı yapıyormuş. "Biz varlıklı bir aile değildik. Babam daha çok eğitimimize önem verdi. O yüzden makine mühendisliği okudum. O zaman bu meslek çok cazipti. Hatta Türkiye'yi yönetenler bile mühendis olunca ben de özenmiştim. Okul bittikten sonra Londra'ya gittim. Eniştem Remzi Gür oradaydı. Bana Türkiye'de iş yapmayı önerdi." Hasan Doğan Türkiye'ye döndükten sonra eniştesi ile elektronik işine girmiş ama şirket pek de başarılı olamamış. Doğan da Koç Grubu'na bağlı Beldesan'a girmiş. "Koç okulunda çok şey öğrendim. Bir gün hiç unutmam Vehbi bey beni aradı, bir müşterinin şikayetini öğrenmek istedi. Müthiş biriydi. Her işi kendi takip ederdi. 7 yıl çalıştıktan sonra Özal'ın döneminde eniştem 'Hadi bir şeyler yapalım, zaman dışa açılma zamanı' dedi." Remzi Gür ikna etmiş, Hasan Doğan işinden ayrılmış ve bugünArmani'ye bile üretim yapan Ramsey firması ortaya çıkmış. Günde 100 ceket dikerken bu sayıyı 3500 adete çıkarmışlar ve kendi markalarını yaratmışlar.

DEMİRÖREN YANLIŞ YAPTI

* Şirketin ismi önce Gürmen'di sonra Ramsey oldu. Neden Ramsey?
-Ramsey, Remzi isminin İngilizce okunuşu gibi. Oradan gelme. Avrupa pazarında büyük bir doygunluk var biz ürünleri artık balkanlar, Rusya, Türki Cumhuriyetler'de satıyoruz.

* Başbakan'ın yakın arkadaşı olmak işadamı olarak avantaj mı?
-İş hayatı açısında dezavantaj. Örneğin biz THY ihalelerine o göreve geldikten sonra girmedik oysa yıllardır girerdik. Kamuyla işimizin olmamasına çok dikkat ederiz. Onunla dost olmak, beraber olmak ayrı bir gurur orası ayrı. Tayyip Bey'i tanıyıp da sevmeyecek insan azdır. Müthiş bir karakterdir. Beni en çok etkileyen özelliği milletin derdiyle yakından ilgilidir. En son yaz tatilindeyiz, Lübnan olayları oldu. Çok etkilendi, çok üzüldü. Ne zaman güzel bir sofrada yemek yese yemekten sonra, "Bunları bulamayanlar var" diye hüzünlenir. Popülizm yapmıyor doğruları söylüyor.



* Baş başa kalınca ne konuşursunuz?
-Siyaset ve iş konuşmayız. Öyle bir kuralımız var. Geri kalan her şeyi konuşuruz. Bolca da futbol konuşuruz. Futbol sosyal hayatın bir parçası. Tatillerde başbakan bulunduğu ortamın dışına çıkmak ister, o yüzden siyaset konuşmayız.

* Sizdeki bu futbol tutkusu nereden geliyor?
-Çocukluktan. Seyahatlerimi bile yurtdışı maçlarına göre ayarlarım.

* Fanatik bir Beşiktaşlısınız. Memnun musunuz gidişattan?
-Bir taraftar olarak tabii ki neticelerden memnun değilim. Yıldırım başkan çok hızlı başarı istiyor ve hiç sabrı yok. Bir proje ortaya koyuyor olmayınca hemen vazgeçiyor. Bu hocayla başarının geleceğine inanıyorum ama yönetimin sabrı var mı bilemem.

* Demirören'in şampiyonluk kupasını Saffet Ulusoy'a götürmesini nasıl karşıladınız?
-Beşiktaş Başkanlığı ile Yıldırım Demirören'i birbirine karıştırmamak lazımdı. Camiayı ve başkanı zor durumda bırakan bir davranış oldu. Yarın bir gün Beşiktaş şampiyon olsa, herkes bunu Ulusoy'un yaptığına inanır.

Bir işadamı: Teklif vermek istedik almamak için oda değiştirdiler

Bir gün bir işadamı bana telefon etti. Milli Takım'ın yayın hakları ihalesine girmek istiyormuş. "Daha önce girmeye kalktık, federasyon teklifi almamak için oda değiştirdi yine aynı şekilde mi olacak?" diye sordu. Şaşırdım tabii. 'Bizim ihalede bir kuruş fazla para veren işi alır 'dedim. Bu anlattığımı yalanlayan olursa, o işadamının ismini açıklamaktan çekinmem. Herkes neler olduğunu biliyor. Sonra 20.5 milyon dolara yayın hakkını verdik. Bir önceki pazarlığa göre 3 kat arttırdık yani. Ben ne kadar akıllı bir işadamı olursam olayım, bir ihaleyi yüzde 30'dan fazla artıramam. Demek ki Haluk Ulusoy'un bizden önceki döneminde Milli Takım'ın yayın hakları birilerine peşkeş çekilmiş. Ulusoy "Babam takıma 300 bin dolar verdi"diyor. Eğer ihaleleri düzgün yapsaydı, uygun fiyata satsaydı, babasının parasına ihtiyacı olmazdı. Madem Ulusoy ailesi takımla bu kadar ilgileniyor, niye ulaşım sponsoru olmuyorlar? Bu iş federasyonun bütün organizasyonlarını kendi otelinde yaptırmakla bitmiyor tabii, taşın altına elini koyacak.

Şaibesiz, temiz futbol şartı Haluk Ulusoy'a çok ağır geldi

Haluk Ulusoy'un, futbol federasyonu yönetimine ilk girişi siyasi torpille olmuştur. Hatta bu torpili Mehmet Ali Yılmaz yapmıştır. Yani gelişi tamamen siyasidir. Federasyon Başkanı oluşu da atamadır. Ondan sonraki 7,5 yıl içerisinde siyasetle futbolu bir araya getirmiştir. Bazen siyasetçiler onu bazen de o siyasetçileri kullanmıştır. AKP iktidara gelince, bu hükümetle ilişkileri devam ettireyim diye beni kullanmaya kalkmıştır. Federasyonda yer alma teklifi bana kendisi getirdi. Amacı siyasi desteği arkasına almak tabii. Ona "Futbolda kirlilik var, federasyonun 8 kişisini değiştirirsen işin içinde olurum, bu 8 kişi şaibesiz, temiz, yeni insanlar olmalı" dedim. Ama gördüğüm kadarıyla şaibesiz, temiz futbol şartı Haluk Ulusoy'a çok ağır geldi. Bir de Spor Bakanı ile kavga eden Tahkim Kurulu Başkanı'nın değişmesini istedim. O zaman beni uyaranlar olmuştu. Futbolda kirliliğin başında Ulusoy vardır, dolayısıyla o gitmeden iyi bir şeyler olmaz demişlerdi. Sponsor bile bulamıyorlar. Sponsor bu yönetime güvenip para vermiyor tabii.

Bugünkü Pazartesi Sohbeti konuğu Hasan Doğan. Hasan Doğan Başbakan Erdoğan'ın yakın arkadaşı, Ekinlik tatillerinin kahramanı. Ablası yine Başbakan'ın bir başka yakını Remzi Gür ile evli. Hasan Doğan, zaman zaman Erdoğan'ın üzerinde gördüğümüz ceketleri üreten Ramsey isimli firmanın ortağı. Levent Bıçakçı fedarasyonunun asbaşkanı. İki hafta önce Haluk Ulusoy ile yaptığım söyleşide bolca ismi geçmişti. Ulusoy, Hasan Doğan'ı arkasına hükümeti alarak kendisine federasyon listesi dayatmakla suçluyor, "Başbakan ile aramı o bozdu" diyordu. Hemen Doğan'ı aradım. "İki hafta bekleyelim" dedi. "Konuşacak çok şey var ama milli takım maçları öncesi konuşmayı ve federasyon başkanını suçlamayı doğru bulmuyorum. Maçları bir kazanalım rahatça konuşuruz." Öyle yaptık. İki gün önce Doğan'ın Merter'deki ofisinde buluştuk. Biraz futbol biraz hayat hikayesi derken, sonrasında "Fazla konuştuk galiba" dese de Başbakan Erdoğan ile arkadaşlığını bile anlattı Hasan Doğan.

BİR GÜN VEHBİ KOÇ ARADI

Hasan Doğan aslında Kastamonulu. Bir yaşındayken İstanbul'a gelmiş. Bir ablası bir de erkek kardeşi var. Anne ev hanımı baba ise ağaç işi imalatı yapıyormuş. "Biz varlıklı bir aile değildik. Babam daha çok eğitimimize önem verdi. O yüzden makine mühendisliği okudum. O zaman bu meslek çok cazipti. Hatta Türkiye'yi yönetenler bile mühendis olunca ben de özenmiştim. Okul bittikten sonra Londra'ya gittim. Eniştem Remzi Gür oradaydı. Bana Türkiye'de iş yapmayı önerdi." Hasan Doğan Türkiye'ye döndükten sonra eniştesi ile elektronik işine girmiş ama şirket pek de başarılı olamamış. Doğan da Koç Grubu'na bağlı Beldesan'a girmiş. "Koç okulunda çok şey öğrendim. Bir gün hiç unutmam Vehbi bey beni aradı, bir müşterinin şikayetini öğrenmek istedi. Müthiş biriydi. Her işi kendi takip ederdi. 7 yıl çalıştıktan sonra Özal'ın döneminde eniştem 'Hadi bir şeyler yapalım, zaman dışa açılma zamanı' dedi." Remzi Gür ikna etmiş, Hasan Doğan işinden ayrılmış ve bugünArmani'ye bile üretim yapan Ramsey firması ortaya çıkmış. Günde 100 ceket dikerken bu sayıyı 3500 adete çıkarmışlar ve kendi markalarını yaratmışlar.

DEMİRÖREN YANLIŞ YAPTI

* Şirketin ismi önce Gürmen'di sonra Ramsey oldu. Neden Ramsey?
-Ramsey, Remzi isminin İngilizce okunuşu gibi. Oradan gelme. Avrupa pazarında büyük bir doygunluk var biz ürünleri artık balkanlar, Rusya, Türki Cumhuriyetler'de satıyoruz.

* Başbakan'ın yakın arkadaşı olmak işadamı olarak avantaj mı?
-İş hayatı açısında dezavantaj. Örneğin biz THY ihalelerine o göreve geldikten sonra girmedik oysa yıllardır girerdik. Kamuyla işimizin olmamasına çok dikkat ederiz. Onunla dost olmak, beraber olmak ayrı bir gurur orası ayrı. Tayyip Bey'i tanıyıp da sevmeyecek insan azdır. Müthiş bir karakterdir. Beni en çok etkileyen özelliği milletin derdiyle yakından ilgilidir. En son yaz tatilindeyiz, Lübnan olayları oldu. Çok etkilendi, çok üzüldü. Ne zaman güzel bir sofrada yemek yese yemekten sonra, "Bunları bulamayanlar var" diye hüzünlenir. Popülizm yapmıyor doğruları söylüyor.

* Baş başa kalınca ne konuşursunuz?
-Siyaset ve iş konuşmayız. Öyle bir kuralımız var. Geri kalan her şeyi konuşuruz. Bolca da futbol konuşuruz. Futbol sosyal hayatın bir parçası. Tatillerde başbakan bulunduğu ortamın dışına çıkmak ister, o yüzden siyaset konuşmayız.

* Sizdeki bu futbol tutkusu nereden geliyor?
-Çocukluktan. Seyahatlerimi bile yurtdışı maçlarına göre ayarlarım.

* Fanatik bir Beşiktaşlısınız. Memnun musunuz gidişattan?
-Bir taraftar olarak tabii ki neticelerden memnun değilim. Yıldırım başkan çok hızlı başarı istiyor ve hiç sabrı yok. Bir proje ortaya koyuyor olmayınca hemen vazgeçiyor. Bu hocayla başarının geleceğine inanıyorum ama yönetimin sabrı var mı bilemem.

* Demirören'in şampiyonluk kupasını Saffet Ulusoy'a götürmesini nasıl karşıladınız?
-Beşiktaş Başkanlığı ile Yıldırım Demirören'i birbirine karıştırmamak lazımdı. Camiayı ve başkanı zor durumda bırakan bir davranış oldu. Yarın bir gün Beşiktaş şampiyon olsa, herkes bunu Ulusoy'un yaptığına inanır.



Başbakan evime ilk geldiğinde eşime "Yenge karnımız aç" dedi

Başbakan ile belediye başkanı olduğu dönemde tanıştık. Sonra birbirimizi sevdik ve arkadaşlığımız devam etti. Bir gece Remzi Gür'ü aradı, o da bizdeydi. Sonra bir de baktık kalkmış gelmiş. Yanında Abdullah Gül de vardı. Merhaba faslından sonra eşime dönerek "Yenge bizim karnımız aç" dedi. Tabii hanım kıpkırmızı oldu. Ne bir hazırlık var, koskoca belediye başkanı eve gelmiş. Panik içinde mutfağa koştuk. O da arkamızdan geldi. Bizim telaşımızı anlamış olmalı ki buzdolabını açtı, "Telaşa gerek yok şundan biraz, bundan biraz" dedi, bizi de rahatlattı. İçi dışı bir, samimi, alçakgönüllü, göründüğü gibi gözüken biridir Başbakan. Son derece samimi ve insanı rahatlatan bir yapısı vardır.

Sabah

Sezen Gunduzalp
08-02-2008, 11:18
http://www.patronlardunyasi.com/news_detail.php?id=19141

Serhat Ovayolu
08-02-2008, 13:01
aynı zamanda medya patronu. özelleştirilen! star gazetesi ve kanal24 ün sahibi imiş.
http://www.ntvmsnbc.com/news/434895.asp

Muhittin Saban
08-02-2008, 16:50
Namık abi,

Arkadaşlar sağolsunlar,ben yokken gerekeni yapıp linki ve röportajın tamamını eklemişler.

Bilgine abi

Mustafa Kemal Varol
09-02-2008, 18:34
abi bu adam,biz 101. yılımızda şampiyonluğu kaybettiğimizde,beşiktaş ın önünü kestiler diyen, madem öyle sen de yönetimdeydin niye engellemedin diye eleştirilen adam değilmiydi?

Muhittin Saban
09-02-2008, 20:40
abi bu adam,biz 101. yılımızda şampiyonluğu kaybettiğimizde,beşiktaş ın önünü kestiler diyen, madem öyle sen de yönetimdeydin niye engellemedin diye eleştirilen adam değilmiydi?

Evet "O"ydu!

Ertan Eylem
14-02-2008, 11:01
Sevgili Muhittin mafya-tarikat -siyaset üçgeninine 4. ayak olan spor -futbol ayağı eklenerek dört köşe bir kare as oluşmuştur hayırlara vesile olaaaa....

Serdar Yeşil
14-02-2008, 14:13
Hasan Doğan'ın tek aday olarak girdiği genel kurulda, yönetim kurulu listesi şöyle:

Hasan Doğan
Mehmet Ali Aydınlar
Oğuz Çarmıklı
Zafer Yıldırım
Serdar Güzelaydın
Mahmut Özgener
Lütfi Arıboğan
Levent Kızıl
Servet Yardımcı
Mehmet Baykan
Süleyman Atal
Ufuk Özerten
Arif Nuri Koşer
Yunus Egemenoğlu
Tuncay Karartı

Yönetim azizin adamlarıyla dolu 2 eksik haricinde, Mahmut uslu Nihat özdemir
Bizim Yönetimimiz bu yönetimi diğerleriyle beraber gelin başımıza oturun diyorlar.
Bu yunus denilen adam bizi uefa ya şikayet edip avukatlığıda kendisi yapan değilmi, BEŞİKTAŞI bitireregim diyenlerden biride bu levent degilmi YÖNETİM

Özer Özçetin
14-02-2008, 14:32
Beşiktaşa dil uzatma cüreti gösteren bazı isimleri olistede görmek rezalettir bize hakarettir.

Hakan Kirezci
14-02-2008, 15:52
Fenerbahçe Spor Kulübü, dünyanın en çok kazanan futbol kulüpleri arasına girmeye aday oldu.

''Footbal Money League'' (Futbol Para Ligi) araştırmasının 2006-2007 sezonu sonuçları yayımlandı.

Deloitte Spor Sektörü Grubu'nun her yıl gerçekleştirdiği çalışmanın, 2006-2007 sezonu finansal verilerine dayanarak hazırlanan araştırmasında Fenerbahçe'nin 87,2 milyon Avroluk gelirle önümüzdeki yıllarda dünyanın en çok kazanan futbol kulüpleri arasına girmeye aday olduğu belirtildi.

Transfer geliri gibi bazı gelirlerin kurallar gereği eklenmediği tabloda
Fenerbahçe 87,2 milyon Avro ile yer aldı. Bu tutar, Fenerbahçe'nin futbol dışı gelirlerinin ve bütçesinin tamamını içermiyor. Beş şirketinin gelirlerini de
içermiyor. Hesaplamalara tüm şirketlerin toplam gelirlerinin sadece temettü
şeklinde kulübün gelirleri içine yansıyan tutarlar giriyor. 87,2 milyon Avro ile
listede 25. sırada olan Fenerbahçe'nin altında Benfica, West Ham United,
Manchester City, Aston Villa, Everton gibi dünyanın en ünlü kulüpleri yer alıyor.


Şimdi bu haberi bu başlığın altına neden koyduğumu söyleyeyim.
Daha önce yazmış olduğum bir yazıda neden sadece iki büyük bırakılmak istendiğine dair bir analizim olmuştu. Bu tür hassas bir operasyonun durumdan birinci derecede çıkar sağlayacak olan sermayenin denetiminde gerçekleştirilmeye çalışılması büyük riskler taşıyacaktır haliyle. Bu nedenle sac ayağının diğer unsurlarının da bu mekanizmaya dahil olması kaçınılmaz olacaktı.

Uvertur olarak Ulusoy federasyonunun tüm beceriksizliklerine karşın başlattığı sürecin artık daha ehil ellere teslim edilmesi zamanı gelmişti. İşte şimdi olgunlaşan meyva siyasetin tam kucağına düşmüş bulunmakta artık. Siyasi iradeyle içiçeliğinin iyice deşife olduğu yabancı sermaye ağalarının yerli iş ortakları ile organik bağlarını Şafak Batman'ın güncele koyduğu haberden (Şeyh Maktum ve Aziz Yıldırım ortaklığı) okuyabiliriz. Bu içiçeliğin yol haritası Kartal görünümlü çakalların şoför mahalline oturtulmasıyla iyice netleşmeye başladı görüldüğü gibi.

Para ligine alınan güzide! kulübümüzün alınma kriterlerine bir bakalım.
Gelirler 87.2 milyon Euro imiş. Bu gelirlere sahip olduğu beş şirketin gelirleri dahil edilmemiş ama kulübün bu şirketlere olan ortaklığından alınan temettü gelirleri dahil edilmiş.

Burada sıkıntı nerede? Bir kere bu beş şirketin gelir kalemleri nelerdir?
Kulübün tüm giderlerinin yüklendiği bu şirketlerin ne geliri varmış? Hiç...
Ama gelirlerin tümü nereye kaydediliyor? Dernek statüsünde ki spor kulübüne.
Bu durumda gider olarak sadece transfer harcamaları olan (ki bunlar kural! gereği hesaba alınmıyor) ve diğer giderlerinin sadece bu şirketlere yüklendiği spor kulübü tüm gelir kalemlerini elinde tutarak bu müthiş karı elde ettiği gerekçesiyle pompalanmaya çalışılıyorsa bu işin ucunun aslında nerelere kadar uzandığını rahatlıkla görebiliyoruz.

Adı konmamış bir operasyonla devre dışı bırakılan Trabzon'sporun maç yayınları da artık durduruldu. Bundan sonra sıra kime geldi dersiniz? Taraftarın başlattığı büyük taraftar projesinin medyada hiçbir kabul görmemesine karşın aynı projenin Aziz Yıldırım tarafından gündeme getirilmesi üzerine kopacak yaygarayı tahmin edebiliyor musunuz?

Şanlı bir tarihin içinden tribünlerimize süzülen "Gündoğdu hep uyandık" marşımızın artık aynı şanlı tarihten gelen bir başka marşla birlikte harekete geçirilmesinin vakti gelmemiş midir sizce?

"Uyan artık uykundan uyan, uyan esirler dünyası
Zulme karşı hıncımız volkan, bu ölüm dirim kavgası"

Hakan Kirezci
14-02-2008, 15:57
...Düzeltme...

Namik Kartaloglu
14-02-2008, 19:12
Artik "el Degmemis" ligden cekilmek zamani geldimi? Geldi geldi Ligi Aziz Yildivimin Fenevbahcesine ve Saibelere birakalim. Bursasporlariyla, Sariyerleriyle, Ankaraguculeriyle Adanasporlariyla Dobermanlariyla oynasinlar arada berabere kalsinlar arada yenilsinler arada yensinler ve göguslerindeki yildizilari sayamayacak hale gelsinler. Her sampiyonluga bes yildiz eklesinler. Biz kendimizi yirtsakta lafimizi duyuramayacagiz ne de olsa.

Onur Özgen
15-02-2008, 11:15
süper lig, artık süper "akp" ligi oldu ! emeği geçenlerin emeklerine...