PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kolaycılık Beşiktaşlılık


Özer Özçetin
16-02-2008, 11:59
Bir kurumu yönetirken mali tabloyu iyi yönlendirmek gerekiyor.Sadece günün ekonomik yaşantısını çözmek başarının tamamı değildir,gelecek günleride düşünmek olmazsa olmaz koşuldur.
Mevcutları koruyarak krizlerden çıkmak,borçlanmamak,borçlanılsa bile,kriz sonraki dönemlerde ,ödenebilecek kadar borç yapabilmektir önemli olan.
Eğer kategorilerde branşlar olarak yarışmacı bir kurumdaysanız başarılar da şarttır ekonomik tabloların yanısıra.
Beşiktaş milyonlarca seveni olan koskoca bir camia,105 yıllık dev çınar.Tesisleri ile ekonomik tablosu ve sportif başarıları ile 2000 li yıllara kadar dimdik ayakları sağlam yere basan şeklide yaşamış,yarınları adına umut vaadetmiş bir yapı .
Bugün ise borç sarmalı,eldeki mevcutları satılması,satılmaya yönelinilmesi,hisse satışları ile geleceğin tehdit altında olması,bazı gelir kalemlerinin yıllar öncesinden kırdırılıp kullanılması ve bunların yanısıra yarışmalarda geri kalmak,sportif başarılara aç kalmak ve rakiplerle aranın açılması.
Şimdi ise işin kolaycılığı başlamış ,gerekirse stad yeniden yapılır ismi satılır ,bir daha hisse satılır,bazı taşınmaz kiraya verilir gelirleri bir kaç yıllık alınıp kırdırılır veya Plaza satılır ama sadece günü bile kurtarmayıp hafifletir bazı şeyleri.Yarına dair hiç bir şeyi çözmez,yarına gram umut aşılamaz.
Kolaycılık asla Beşiktaşlılık olamaz,bir hayallerimizden asla vazgeçmiyoruz,gerçeğimizi biliyoruz ve gerçeğimizden hareketle devasa yapımızla zoru başarıp Beşiktaşın düzlüğe çıkacağına inanıyoruz.Milyonlarca sevenimizi Beşiktaşı kurtarma sürecine davet ediyoruz.

Onur Utku Demir
19-02-2008, 11:25
Ben biliyorum, siz biliyorsunuz.Aslında herkesin bildiği, herkesin tehlikeyi farkettiğini söylemek gerek.Ortada bilinen çok şey var.Bilen de çok kişi var.Her ne kadar "Bilgi güçtür" desek de bizim bildiklerimiz güç olmuyor.Harekete geçen, bu gidişe dur demek isteyen kişi oldukça az.

Kolaycılık asla Beşiktaşlılık olamaz çok doğru; ama Beşiktaşlı* kolaycı olmuş işte.Tribünlerde o eski havayı göremiyorum ben.Yapıcı olmak, oyuncuları takıma kazandırmak, düşüne destek olmak yerine daha çok yıkıyor, daha çok tekme atıyor düşene.Bu popüler kültürün bir getirisi midir? Her ne kadar inanmasam da öyle gibi.Beşiktaş'ta popüler diye bir olgu yoktur bence; ama Beşiktaşlı'da var olmaya başladı.

Beşiktaş'ı kurtarma süreci önce tribünlerden başlamalı diye düşünüyorum.Afişler basılmalı, maç esnasında elden ele dağıtılmalı.Ya da tribün büyükleri konuşma yapmalı.Bugün geldiğimiz durum podyumlardaki mankenleri alkışlamak yerine fotoğrafını çekme, kayıt altına alma ve bireyselleşmedir.Kaç kişi bileti olmayana yardım ediyor? Kaç kişi köfte alamayana bir köfte ısmarlıyor?

Kapital düzen mi denir, popüler kültür mü denir bilmiyorum; ama bir hastalığa tutulduğumuz kesin.Yumruklarımız tutmuyor artık.Kollarımız kangren olmuş.Sesimiz çıkmıyor çünkü ağzımız dikişli, gırtlağımıza kadar pislikle doluyuz artık mide almıyor.Boşaltım yapamıyoruz çünkü tıpa ile tıkanmışız.Ayaklarımız çalışır durumda, beynimiz ise yosunlanmaya yüz tutmuş.Yürümeliyiz, doğruya doğru.Durmadan, yılmadan..

Özer Özçetin
08-05-2008, 16:39
Güne denk düşermi acaba veya istifa çözüm değildiri ayrı bir cevap olurmu

Hayati Kurt
11-05-2008, 20:26
Yol belli çözüm belli,sadece ve sadece örgütlü olmak birarada durmak,tek ses olabilmekte mesele.
Söz yetki karar taraftara

Ömür Hıncal
11-05-2008, 22:36
enayiler çoğalmadıkça enayi yerine konulmaya devam ederiz. hiç kimsenin davranmasına bakmadan enayiliğine devam.

enayiyiz.öyleyiz seviyoruz.