yumurtakafa yılmaz
01-03-2008, 22:12
sanatçı, hayatı yakaladağı müddetçe, seyirci yada izleyicileri ile o eleketriği yakalar ve gereği neyse devam ettirir.
örenğin; cem yılmaz, " ben politik espri yapmıyorum" der. aslında korkusunu belli eder yaşamın acısını tatmıştır aslında. yüzleşmek istemez.
yılmaz erdoğan; kendi yaşamından örnekler verirken çekinir, yaşamın acı ve tatlısını kısmende olsa sunar.
ata demirer; yaşamı, sadece sahnelerde görmesine karşın eleştiriden çekinmeden popüler kültüre gereken cevabı kısmende olsa verir.
Şahan; köyden kente göç ilişkilerinden son derece yararlanmış fakat konunun içeriğine girme cesareti gösterememiştir.
tarihsel olarak baktığımızda;
kemal sunal "inek" tiplemeleri ile ilyas salman "cahil" tiplemeri ile şener şen ise genel de açık göz tiplemeri ile topum üzerinde belirli bir anlayaşın hakim olmasına sebebiyet vermiştir.
maalesef öyle;
1980'lerden evvel gariban filmleri yapılır ve tüm toplum (şehirde bu filmleri izleyenler) acıyarak bakar gayet doğal olarak böyle insanlara yardımcı olurdu.
1980'lerden sonra bu olaylar, tv sayesinde kanıksanmaya başlandı hatta yolsuzluklar bile uğur dündar da (fb'li) buna öncülük yaparak kitlelere kanıksadtı.
bu gün ise;
sanatsal faliyetini sürdürmeye çalışan unsurları, gelinen süreçte bir tehlike karşılamak da;
ya, insanların seviyesine inersin (bizim yüklediğimiz gibi) yada yok olursun...
popüler kültür artık kendileri için hazır muhalif olanlara için yassah hemşerim.
Grup Yorum'un başına gelenleri düşünün, nerdeyse 30 yıldır yasaklılar.
açlıktan bahsetme, işsizlikten bahsetme, yokluk ve yoksulluktan bahsetme !!!
deniz feneri vb. zaten dilenci bir toplum yaratmış.
NE SANATI LAN.
melih öyle demedimi ;
tüküreyim böyle sanatın içine.
bende bende tüküreyim;
yaşamdan kopuk;
saçma sapan,
uyduruk uşakların sanat adına yaptığı şeylere...
hala ; pavorottiyi gavur, ETİ uygarlığını ise bir boynuz ile değerlendirenlere...
yuh ulan.
örenğin; cem yılmaz, " ben politik espri yapmıyorum" der. aslında korkusunu belli eder yaşamın acısını tatmıştır aslında. yüzleşmek istemez.
yılmaz erdoğan; kendi yaşamından örnekler verirken çekinir, yaşamın acı ve tatlısını kısmende olsa sunar.
ata demirer; yaşamı, sadece sahnelerde görmesine karşın eleştiriden çekinmeden popüler kültüre gereken cevabı kısmende olsa verir.
Şahan; köyden kente göç ilişkilerinden son derece yararlanmış fakat konunun içeriğine girme cesareti gösterememiştir.
tarihsel olarak baktığımızda;
kemal sunal "inek" tiplemeleri ile ilyas salman "cahil" tiplemeri ile şener şen ise genel de açık göz tiplemeri ile topum üzerinde belirli bir anlayaşın hakim olmasına sebebiyet vermiştir.
maalesef öyle;
1980'lerden evvel gariban filmleri yapılır ve tüm toplum (şehirde bu filmleri izleyenler) acıyarak bakar gayet doğal olarak böyle insanlara yardımcı olurdu.
1980'lerden sonra bu olaylar, tv sayesinde kanıksanmaya başlandı hatta yolsuzluklar bile uğur dündar da (fb'li) buna öncülük yaparak kitlelere kanıksadtı.
bu gün ise;
sanatsal faliyetini sürdürmeye çalışan unsurları, gelinen süreçte bir tehlike karşılamak da;
ya, insanların seviyesine inersin (bizim yüklediğimiz gibi) yada yok olursun...
popüler kültür artık kendileri için hazır muhalif olanlara için yassah hemşerim.
Grup Yorum'un başına gelenleri düşünün, nerdeyse 30 yıldır yasaklılar.
açlıktan bahsetme, işsizlikten bahsetme, yokluk ve yoksulluktan bahsetme !!!
deniz feneri vb. zaten dilenci bir toplum yaratmış.
NE SANATI LAN.
melih öyle demedimi ;
tüküreyim böyle sanatın içine.
bende bende tüküreyim;
yaşamdan kopuk;
saçma sapan,
uyduruk uşakların sanat adına yaptığı şeylere...
hala ; pavorottiyi gavur, ETİ uygarlığını ise bir boynuz ile değerlendirenlere...
yuh ulan.