Orijinalini görmek için tıklayınız : Şeref Bey Anıtı İçin Vira
Rasim Bektaş
15-02-2007, 14:26
http://img408.imageshack.us/img408/7570/1tempoxx6.gif
http://img59.imageshack.us/img59/3148/erefbey2we1.jpg
Özer Özçetin
15-02-2007, 14:30
Beşiktaşta sembol olmuş Abide-i Şahsiyetlerin ebedi istirahatgahları sırayla düzenlenecek ve anıtlaşacaktı.Baba Hakkının anıt mezar açılışında oradaydım ve Nevzat Demir bir komite kurduklarını ,bu işi hayata geçirecekleri sözünü vermişti.
Bence Nevzat Demire ulaşıp bu konuyu hatırlatmak gerekir.
Berkant Tutaklı
15-02-2007, 14:37
Şerefinizle anılmak için geçmişinizi temiz tutmanız lazım.Bu koskoca mazisi bulunan kulübün ayıbıdır.Geçmişimize sahip çıkmak için illede bizlerin göstermesi yada uyarması gerekmemektedir. Bu kulüpte butür işlerle ilgilenen bir komite kurulması gerekmektedir.Şu resimlerde görülen ayıp hepimize ait.Orayı anıt ahiline getirebilmek için ne gerekiyor bilemiyorum.Elimizden birşey gelirse yapmaya hazırım.
Rasim Bektaş
15-02-2007, 14:38
Şeref Bey'le Şeref Görkey karışmış ama ayrıştıranlardan oluruz!
Özer Özçetin
15-02-2007, 14:45
Rasim Bey konuyu tespit etmeniz güzel,Voleci Şeref Görkeyin mezarı Zincirlikuyudadır,fotodaki mezar ise Şerefbey e aittir.
Alakanıza ve aydınlatmanıza teşekkür ederim.
Kanser hastalığını hiçe sayarak ömrünün son bir yılını Şeref stadını Beşiktaşa kazandırmak için harcayan büyük insan ŞEREFBEY in mezarı mutlaka yapılmalıdır.Burada görev Kulübe,anıt mezar işini üstlenen komiteye
bırakılmamalıdır.Beşiktaş dernekleri,siteler ne güne duruyor.Rasim Bey bu konuda öncülük yaparsanız iyi olur.
Umut Tutun
15-02-2007, 15:16
haberin Şeref Bey ile ilgili olan tarafı doğru olmuş.elbette, Şeref Görkey'in öyküsünün Şeref Bey'e bağlandığı kısımda olmuş hata.olsun.Rıdvan abimiz bir sonraki sayıda küçük bir düzeltme ile halleder. o bir tane.
uzun uzun hikayelemeye gerek yok, hatırlatma adına:
hem Şeref Bey, hem de Şeref Görkey anmasında mezarları başında idik. metinde nasıl geçerse geçsin, gözümüz kapalı buluruz yerlerini.
bu arada, o atkı, Şeref Bey'in siyah beyaz özleminin üzerine, bir nebze ısınsın diye konmuştur...
Rasim Bektaş
15-02-2007, 15:34
http://img151.imageshack.us/img151/1736/33384272so8.gif
http://img151.imageshack.us/img151/1386/97834484uo4.gif
http://img151.imageshack.us/img151/5723/61805022xm9.gif
http://img175.imageshack.us/img175/9795/23870980zv7.gif
http://img151.imageshack.us/img151/2622/45441079ik1.gif
Rasim Bektaş
15-02-2007, 15:52
serenat demiş ki:
Şeref Bey'in sahsiyeti ve Beşiktaş Kulübüne olan hizmetleri dolayisyle Türk Basininin onun hakkinda yazdiklarindan birkaç cümleyi alarak, tarafsiz insanlarin onu nasil degerlendirdiklerini belirtmekte fayda görmekteyiz:
"Şeref evvela sporcu idi. Sonra da zekasi, akli selimi, ilmi, irfani ile tam bir idare adami idi. Sporcu Şeref, bütün memleket sporculuguna örnek olabilecek bir karaktere sahipti. özü, sözü dogru, mert, Ali-cenap bir insandi. Spor aski ile can veren Şeref, sporumuza çok büyük hizmetler ifa etmis, bu yolda ebediyyen payidar olacak eserler vücude getirmistir. Bu eserlerin basinda özellikle Beşiktaş FUTBOL SUBESI'nin geldigini görmekteyiz.
Şeref sadece kulüpçü olarak kalmamisti. O, Türkiye Idman Cemiyetleri Ittifaki'nin muhtelif subelerinde vazifeler almis, aldigi her vazifede büyük basarilar göstermis, Türk Sporu'nun yükselmesi için mütemadiyen çalismistir.
Şeref Bey'in 1929 senesinde Taksim Stadinin bir hissesini satin alarak Beşiktaş takimina antreman ve özel maç yapmak için saha temin ettigini görmekteyiz.
1932 senesinde kulübe Şeref Stadi'ni kazandirmaya çalisan Şeref Bey bu esnada yakalandigi amansiz bir hastaliktan, gösterilen bütün ihtimamlara ragmen kurtulamayarak hayatini yitirmistir. Beşiktaş camiasi tarafindan kendisi; rahmet, minnet ve sükranla daima anilacaktir.
(ALINTIDIR)
Bir gün Valideçsme'de gençler aralarinda konusuyorlar, egleniyorlardi. Içlerinden biri Taskisla yönünü gösterdi:
Bakin alevlere... Taskisla yaniyor!
- Haydi gidip bakalim, orada ne oluyor?
Kosarak gittiler. Amaçlari yangini görebilmek ve hatta yardim edebilmekti. Taskisla'ya geldiklerinde ilgilerini baska bir olay çekti. O bölgedeki Ingilizler bir çesit spor yapiyorlardi. Iki takima ayrilmislar ve bir topun pesinde kosuyorlar, sayi yapmaya çalisiyorlardi. Hayranlikla bir süre onlari izlediler.
- Bu oyunu biz de oynayamazmiyiz?
- Oynariz
- Ama nasil? Bizim topumuz yok ki...
- Alalim su topu kaçalim.
- Olmaz, ayip olur...
O sirada top önlerine gelir. "Alalim su topu kaçalim" diyen Katip Tevfik dayanamaz. Topu alir, Ingilizlerin saskin bakislari arasinda kosmaya baslar. Arkadaslari da pesinden tabii...
Valideçsme'ye geldiklerinde izlerini kaybettirmislerdi. Topu Refik Osman'in evinin bahçesinde saklarlar. Onlar BEŞİKTAŞ kulübünden degildiler. Ama BEŞİKTAŞ'ta oturan gençlerdi... ve böylece semte futbol topunu ilk getirenler olarak tarihe geçtiler.
Semte getirilen futbol topu bile BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübü'ne futbolu ilk yillarda sokamadi. Ama gençler zamanlarini aralarinda futbol oynayarak geçirmeye baslamislardi.
1911 yilinin Agustos ayiydi. Su haber semte hizla yayildi: "Gümrük memurlarindan Elazizli Haci Yusufzadelerden Mehmet Bey'in oglu 17 yasindaki Seref Bey futbol kulübü kurmus."
Takimin adi Valideçesme idi. Seref Bey'in disinda takimda Sair Kazim, Asim, Alaeddin, Selahettin, Doktor Mehmet, Askeri Hakim Hakki Bey vardi. Bölgedeki diger gençler de bos durmadilar. Münir Bey'in önderliginde birlestiler. Nuri ve Rüstü kardesler, Küçük Hakki, Büyük Hakki, Ziya, Hafiz Mustafa ve Refik Osman bir araya gelerek Basiret takimini kurdular.
Aralarinda maçlar yaptilar. Güçlendiler, gelistiler. Rekabeti biraktilar. Karma kadrolar olusturarak azinliklarla iddiali karsilasmalar yaptilar. Tatavla'nin Araks, Kadiköy'ün Barham ve Oresten takimlariyla oynadilar.
Önderleri Seref Bey'di. Bir gün yaptiklari toplantida Seref Bey arkadaslarina düsünçesini açikladi:
- BEŞİKTAŞ semtinin tek ve en güçlü kulübü BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübü'dür. Ancak bir tek eksikleri var o da futbol bransinin olmamasi. BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübü'ne katilalim. Böylece Galatasaray, Fenerbahçe, ve Altinordu ile rekabete girebiliriz.
Itiraz eden olmadi. Fikir alkislarla karsilandi. Ama çekinenler de yok degildi:
- Ya bizi almazlarsa?
- "Merak etmeyin, ben gidip görüsecegim. Almayacaklarini sanmiyorum ve hatta sevineceklerini de saniyorum." dedi Seref Bey.
1911 yilinin son aylariydi. Seref Bey BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübü'ne gitti. Karsisinda Fuat Bey, Ahmet Bey, ve Mazhar Bey vardi. Kulübe katilmak istediklerini kendilerine bildirdi. Fuat Bey, Ahmet Bey, ve Mazhar Bey öneriyi sevinçle karsiladilar.
Valideçesme ve Basiret Külüpleri, BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübünün çatisi altinda resmen birlestiler.
Seref Bey hic bos durmadi. Hemen calismalara basladi. Takimda yer alacaklar belliydi. BEŞİKTAŞ'in ilk futbol takimi su isimlerden kurulmustu: Resul Bey (kaleci), Ridvan Bey, Behzat Bey, Dr. Sabri, Sair Kazim, Sadi Baltalimanli, Dr. Mehmet, Asim Bey, Seref Bey, Dr. Ali, Fahri Bey.
Takim kurmak yetmiyordu. Eksikler çoktu. Forma yoktu. Ayakkabi yoktu. Top yoktu. Ama bulundu. Çevresinde sporsever olarak taninan Ipekçi Ihsan Bey gençlerin çaresi oldu, her eksiklerini tamamladi.
Zamanla ikinci ve üçünçü takimlar da kuruldu. Futbol BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübünü'de bir anda kisa süre içinde birinci siraya oturdu.
Ama kulüpte sadece futbol yoktu ki... Diger branslar da vardi. Iste futboldaki bu gelisme bazi branslarin yöneticilerini sinirlendirdi:
- Halterde geri kaldik!
- Futbol yüzünden jimnastik yapamiyoruz!
- Atis egitimleri ne olacak?
- Boksu unutmayalim!
- ........!!!!!!!
Iç çekisme bitmedi. Seref Bey'e karsi cephe alanlar çogaldi. O da sonunda BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübünü'den ayrilmaya karar verdi. Sisli'deki Sebat kulübünü'ne katildi. Arkadaslari O'nun pesini birakmadilar. Seref Bey yoksa biz de yokuz diyerek onlar da Sebat kulübü'ne katildilar.
Seref Bey'in çaliskanligi orada da etkisini gösterdi. Sebat takimi kisa sürede güçlendi. Ve günlerden bir gün Sebat BEŞİKTAŞ'in karsisina futbol sahasinda dikiliverdi.
Sebat takimi sahada Mahmut, Nazmi, Adil, Hüsnü, Andon, Haluk, Refik Osman, Orhan, Seref, Siyret, Haluk'tan kuruluydu. BEŞİKTAŞ ise su kadro ile mücadele etmisti: Resul, Alaeddin, Nebi, Badi Kemal, Güresçi Hikmet, Hüsnü, Seref, Ihsan, Cemal, Tayyip, Kadri.
Sebat Futbol Takimi BEŞİKTAŞ'i 3-2 yendi. Seref Bey ve arkadaslarinin BEŞİKTAŞ'tan ayrilisi da iste o günde bitti. Biz hata yaptik yuvana dön diyen yöneticiler Seref Bey'i ikna ettiler. O da fazla nazlanmadi. Zaten kalbi BEŞİKTAŞ'daydi.
Kelimelerin anlatmaya yetmeyeceği Şerefimiz....Onun anılarını dinledikçe,okudukça bu renklere daha tutkuyla bağlanmamızı sağlayan en büyük Kartal!Zorluklar içinde yarattığın değere dört elle sarılma zamanıdır şimdi!!
Rasim Bektaş
15-02-2007, 15:53
Ahmet Serafettin Bey 1894 yilinda Valideçesme Dibek Sokaginda dogdu. 7 yasinda Bediai Irfan Mektebini, 10 yasinda Beşiktaş Mülkiye Rüstiyesini, 13 yasinda Mercan Idadisini iyi derecede bitirmistir. Daha sonra iki sene Fransiz Mektebine devam eden Ahmet Serafettin Bey, 20 yasinda Darülfünun'dan mezun olmustur.
Hacalari Hüseyin Cahit Yalçin, Hamdullah Suphi Tanriöver beylerin takdirini kazanarak Eyüp'te Mesriki Füyüzat ve Resadiye Mekteplerine ögretmen ve müdür muavini tayin edilmistir.
Şeref Bey, yasami boyunca çok iyi bir hakem olmustur.
1928 Olimpiyat Turnesi esnasinda Prag'da Budapeste-Prag muhtelitleri maçini idare eden ilk Beynelminel hakemimizdir.
Kulüpte teskilatta daima iyi bir idareci olmus, bu meyanda Istanbul Futbol Heyeti Reisligi (Istanbul Mintikasi Merkez Heyet-i Riyastinde) Futbol Federasyonu Umumi Katipligi gibi mühim vazifelerde bulunmustur.
Şeref Bey, spor hayati devaminca hocaligi birakmamis ve yasami boyunca Tarih hocaligi yapmistir.
Şeref Bey'in sahsiyeti ve Beşiktaş Kulübüne olan hizmetleri dolayisyle Türk Basininin onun hakkinda yazdiklarindan birkaç cümleyi alarak, tarafsiz insanlarin onu nasil degerlendirdiklerini belirtmekte fayda görmekteyiz:
"Şeref evvela sporcu idi. Sonra da zekasi, akli selimi, ilmi, irfani ile tam bir idare adami idi. Sporcu Şeref, bütün memleket sporculuguna örnek olabilecek bir karaktere sahipti. özü, sözü dogru, mert, Ali-cenap bir insandi. Spor aski ile can veren Şeref, sporumuza çok büyük hizmetler ifa etmis, bu yolda ebediyyen payidar olacak eserler vücude getirmistir. Bu eserlerin basinda özellikle Beşiktaş FUTBOL SUBESI'nin geldigini görmekteyiz.
Şeref sadece kulüpçü olarak kalmamisti. O, Türkiye Idman Cemiyetleri Ittifaki'nin muhtelif subelerinde vazifeler almis, aldigi her vazifede büyük basarilar göstermis, Türk Sporu'nun yükselmesi için mütemadiyen çalismistir.
Şeref Bey'in 1929 senesinde Taksim Stadinin bir hissesini satin alarak Beşiktaş takimina antreman ve özel maç yapmak için saha temin ettigini görmekteyiz.
1932 senesinde kulübe Şeref Stadi'ni kazandirmaya çalisan Şeref Bey bu esnada yakalandigi amansiz bir hastaliktan, gösterilen bütün ihtimamlara ragmen kurtulamayarak hayatini yitirmistir. Beşiktaş camiasi tarafindan kendisi; rahmet, minnet ve sükranla daima anilacaktir.
Rasim Bektaş
15-02-2007, 15:55
http://img242.imageshack.us/img242/7983/19261561hn5.gif
http://img99.imageshack.us/img99/870/54621520gv6.gif
Rasim Bektaş
15-02-2007, 16:00
http://www.besiktasjk.com/tr/haberler.php?h_no=7911
İsmail Şahin
15-02-2007, 21:38
tempo ters köşeye yatmış
atlasa planjör yapsa çıkaramaz
top gol olmuş...
neyleyim be
kalkıp saldıralım 2-1 yapalım skoru...
mabedin adı senle anılır Beyaz insan
çığlıklarımız düşer mi Kara toprağa ?...
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.