Orijinalini görmek için tıklayınız : Serdar Özkan-(Futbol)
Namik Kartaloglu
21-08-2008, 20:14
http://img389.imageshack.us/img389/9546/serdarozkansve2.jpg
http://img160.imageshack.us/img160/2541/serdarozkansyu5.jpg
Adı soyadı : Serdar Özkan
Önceki Takımı :Altyapı
Forma Numarası : 21
Pozisyon :Orta Saha
Doğum Tarihi :01.01.1987
Doğum Yeri :Düzce
Boy :177
Yabancı Dil :İngilizce
Hobiler :Play Station, Kitap Okumak, İnternet
Kilo : 65
Ayakkabı No :41
Takım :A Takımı
Medeni Durum :Bekar
Eğitim :Lise mezunu
Milli Maç :57
Lakabi: Kertenkele
Namik Kartaloglu
03-09-2008, 23:05
Serdar Özkan
Cola Turka ile Futbolcu Günlüğü'nde yeni konuğumuz genç yıldızlarımızdan Serdar Özkan... Beşiktaşımız'ın Altyapısı'nda yetişen ve bu sezon A Takımımız ile çıktığı Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turu ilk maçında, Sheriff karşısında ortaya koyduğu performansla otoritelerin hayranlığını kazanan Serdar ile samimi bir sohbet gerçekleştirdik...
1987 yılında Düzce'de doğan ve 2000 yılında Altyapımız'da oynarken profesyonelliğe adım atan Serdar Özkan, Beşiktaşımız'ın FC Sheriff'i 1-0 yendiği Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turu ilk maçında sergilediği futbolla hem alkışları topladı hem de gelecek için umut verdi. 70 kez Milli takım forması giyen Serdar ile kısa futbol geçmişini, özel hayatını ve hedeflerini konuştuk...
Altyapıda kaç sene oynadın?
2 sene minik, 2 sene yıldız, B Genç ve A Genç
Altyapıdan sonra Sayın Ertuğrul Sağlam hariç 4 hoca ile çalıştın. Sayın Lucescu, Sayın Del Bosque, Sayın Rıza Çalımbay, Sayın Jean Tigana... Hepsi seni sezon öncesi kamplara çağırmıştı. Sezon başı çalıştın; ama sezon başlayınca kiralık olarak başka takımlara gittin. Bu durum seni üzdü mü?
Sayın Lucescu ile 3-4 maç oynamıştım. Sonra devre arasında İstanbulspor’a kiralık gittim. O ara milli maçlar vardı. İstanbul’da çok fazla oynamadım; oradan Akçaabat'a gittim. Akçaabat'ta bir sezonda 35 maç oynadım. Tabiî ki bu beni üzdü. İdeallerim vardı ve ideallerimden uzaklaştığımı düşündüm. Ama hiçbir zaman kendimi bırakmadım. Kendimi salmadım ve çok çalıştım.
Sheriff maçında güzel bir futbol ortaya koydun ve bir anda spor medyasında en çok konuşulan isim haline geldin...
Sheriff maçı benim için yıllardır içimde biriken bir hırsın patlamasıydı. Ama yine de tam anlamı ile Serdar Özkan olarak oynamadığıma inanıyorum. Kimse beni daha önce izlememişti belki ama, gerçek Serdar bu değil. Gün geçtikçe performansımı daha üst seviyeye çekeceğim. Ben hırslı bir insanım ve Serdar Özkan’ın daha iyi olabileceğini biliyorum ve bunun için çok çalışacağım
Anadolu takımlarında oynarken neler hissediyordun. İstanbul, Beşiktaş aklının bir kenarında var mıydı?
Şunu söylemeliyim ki Anadolu takımından büyük takıma gelip tekrar Anadolu'ya dönersen pek fazla problem yaşamazsın. Anadolu'yu görmüşsün, ordan büyük takıma gelmişsin. Ama büyük takımdan Anadolu'ya gidersen problemler yaşayabiliyorsun. Buradaki imkanlar, tesisler, soyunma odası ve aklınıza gelebilecek herşey; orada bunları bulamıyorsunuz. Bunlar da problem oluyor. İlk defa başka bir şehre gitmişsiniz, adapte olmaya çalışıyorsunuz. Bu yüzden de problemler olabiliyor.
Geçtiğimiz sezon başında yine kampa geldin ama yine Anadolu'ya gitmek zorunda kaldın...
Geçtiğimiz sezon en çok üzüldüğüm şey hazırlık kampının sonrasında milli takımda Portekiz maçında sakatlanmam oldu. Sonra da forma şansı bulamadım. Diğer Anadolu takımlarına gittiğim zaman içimde her zaman bir burukluk vardı. Çünkü baktığım zaman milli takımda kaptanlığını yaptığım kadroda oynayan oyunculardan Arda, İlhan Parlak, Özgürcan, Mehmet Sedef gibi arkadaşlarım büyük takım forması giyiyordu. Gördüğüm zaman üzülüyordum. İçimde burukluk hissediyordum. "Onlar orada, ben onların kaptanı olmama rağmen buradayım" diye büyük üzüntü duyuyordum. Ama hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadım. Her zaman çok çalıştım. Belki de onları izlemek bana daha çok hırs verdi.
Anadolu’da oynamanın sana katkısı oldu mu?
Bana en büyük katkısı buraların değerini anlamam oldu.
Sheriff maçından sonra yakın çevrenden ne gibi tepkiler aldın? Mesela az önce isimlerini saydığın arkadaşların senin hırsını biliyorlardı. Üzüntünü de biliyorlardı…
Gerçekten yakın arkadaşlarım beni teker teker aradılar. Birçoğu "Geç oldu ama temiz oldu" ifadesini kullandılar. Ben de öyle olduğuna inanıyorum; geç oldu ama hayırlısı buymuş.
Sheriff maçının 18 kişilik kadrosunda bulunan oyuncularımızın 9'u 23 yaşın altındaydı. Senin için avantaj ama, genel olarak nasıl değerlendiriyorsun bu durumu?
Futbolda bu tabirler vardır; genç-tecrübeli diye. Ama bence genç futbolcu da birkaç maç sonra tecrübe kazanabilir. Gençler de oynayarak tecrübe kazanacak. Ben 2. ligde 50-55 maç oynadım. Ben de tecrübesiz sayılmam. Kendimi öyle görmüyorum. Diğer arkadaşlarım için de yaşları genç olabilir ama oynadıkça tecrübesizliklerini ortadan kaldıracaklardır.
Altyapıdan arkadaşların da var şu anda Takımımız'da. Artık alttan bir jenerasyon gelmeye başladı. Bu arkadaşlarınla birlikte önceden de oynadınız. Sonuçta yeni bir nesil olacak. O nesli sen nasıl buluyorsun?
100. yılda Paf Takım da şampiyon olmuştu. O zamandan sonra 4 kişi A Takım'a çıkmıştık. 86-87 grubundan çok iyi oyuncular var. Onları da yabana atmamak lazım. Mehmet Sedef var, ben varım, İbrahim Kaş var, Can Erdem var –çok da iyi bir oyuncu- bakıyorsunuz onun bir altında Batuhan var... Son dönemlerde altyapıdan oyuncu gelmiyor diye ümitsizliğe kapılanlar olmuştu ama, bunu kırdığımıza inanıyorum. Bizim jenarasyondan iyi oyuncular geliyor. Bizim dönemimizden kiralık gidenler var; Adem, Ergun, Sezer, Nail ve Rıza gibi. Aynı nesilden 6-7 oyuncu kiralık oynuyor. Hepsinin takıma katılacağına ve daha iyi işler yapacağımıza inanıyorum.
Daha önce A Takım'da çalıştığın antrenörler arasında en genci Sayın Ertuğrul Sağlam; sence genç bir hoca ile çalışmanın artıları nedir eksileri nedir?
Ertuğrul hocamız 7-8 sene önce bizim yerimizdeydi, şimdi ise karşımızda duruyor. Bizi çok iyi anladığına inanıyorum. Bize hoca gibi değil de abi gibi davranıyor. Abi-kardeş ilişkisi içindeyiz. Yeri geldiğinde hoca-oyuncu oluyoruz. En büyük artısı bu.
Türkiye’de profesyonellik ne durumda genç futbolcular arasında? Nasıl bir çizgide olması lazım gençlerin?
Şimdi Avrupa’daki futbolcular 32-33 yaşındaki futbolcunun profesyonelliğini 22-23 yaşında yaşıyorlar. Bizim de bunu yapmamız lazım. Otuzlu yaşların profesyonelliğini yirmili yaşlara indirmemiz lazım. Bir sürü milli maç oynadım. Hiçbir rakibimiz bizi ezemedi. Onlardan daha iyiydik. Tekniğimiz, fiziğimiz her şeyimiz iyiydi ama belli bir yerde tıkanıyorduk. Çünkü onlar profesyonel yaşamayı öğrenmişlerdi. Biz de ne zaman otuzlu yaşların profesyonelliğini yirmili yaşlara çekersek, o zaman Türk futbolu için en doğru şeyi yapacağız. Sonuç itibariyle ağaç yaşken eğilir. Ailenin eğitimi, altyapının eğitimi çok önemli. Kişinin kendini de çok iyi yetiştirmesi lazım. Şimdi televizyonlarda magazin programı izliyoruz. Heryer magazine dönmüş; gazetesi, interneti, her yerde magazinle yaşıyoruz. Genç arkadaşlarımız da artık bunlara özeniyorlar. Ama kendini geliştirebilen, aileden iyi eğitim almış, iyi altyapı eğitimi almış olan kişilerin kendini bozmayacağına da ben eminim. Profesyonellik, oyuncunun içinde de olmalı.
Peki hedeflerin neler?
20 yaşında çoğu futbolcu Avrupa’da büyük işler başarabiliyor. Ben artık genç-yaşlı futbolcu ayrımının kaldığına inanmıyorum. Bu seneden itibaren Beşiktaş’a yararlı bir futbolcu olmak ve şampiyonluklar yaşamak istiyorum. Umarım bu katkıyı da sağlayabilirim. Ligde şampiyon olup, Avrupa’da da gidebildiğimiz yere kadar gideriz. Milli formayı giymek ve önemli başarılara imza atmak. Ve olursa İspanya Ligi'nde oynamak istiyorum.
Serdar Özkan'ın saha içindeki özellikleri nelerdir?
Yıllardır hocalarımın hepsi beni forvete yakın, orta sahada kullandı. İkinci ligde ise sağ kanatta oynadım. İkisi birleşti bende. Bu da benim için iyi bir kazanç oldu.
Örnek aldığın profesyonel futbolcu var mı
Ahmet Yıldırım’ı çok beğeniyordum.
Futbol dışındaki hayatın nasıl?
Ailemle vakit geçirmekten hoşlanıyorum. Yeğenlerim var onlarla oynuyorum. Onlara hediye almayı çok seviyorum. Eğer sabah antrenmanı varsa tesislerde kalıyorum, yoksa evde oluyorum zaten. Yatma saatlerim çok erken; günlük 8 saatlik uykumu almaya çalışıyorum. Zaten biraz geç kalacak olsam, annem beni zorla yatağa gönderiyor. Ben ne kadar, "büyüdüm artık" falan desem de pek etkili olmuyor anneme karşı.
Mustafa Şengezer
13-01-2010, 11:52
yine denizli yine denizli...
Hakan Kirezci
04-03-2010, 09:13
Beşiktaşlı Serdar Özkan, iki ezeli rakibi birbirine düşürdü. Daha önce Benfica için adı geçen futbolcunun Porto ile anlaşmasının an meselesi olduğu ifade edildi. Portekiz basını, oyuncu için, “Türkiye’nin Messi’si” dedi
Beşiktaş ile sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Serdar Özkan’ın yuvadan uçmak üzere olduğu ifade edildi. Bonservis bedelinin bulunmaması nedeniyle birçok kulübün iştahını kabartan siyah-beyazlı futbolcunun menajeri, bundan önce Benfica ve Monaco ile görüşmüş, ancak anlaşma sağlanmamıştı. Fakat siyah-beyazlı futbolcunun bu kez sürpriz bir takımla işi bitirmek üzere olduğu iddia edildi.
Portekiz Ligi’nde Benfica ile amansız bir yarışın içinde bulunan Porto’nun Serdar Özkan ile anlaşmak üzere olduğu vurgulandı.
Beşiktaş’ta forma giyen 23 yaşındaki futbolcunun gelecek vaat eden isimler arasında olduğunu hatırlatan gazeteler, Porto’nun bu genç yeteneği kaybetmek istemediğini savundular.
Ülkenin önde gelen gazeteleri Abola ve Correio’nun manşetinden verdiği haberde, Porto hocası Jesualdo Ferreira’nın da onay verdigi transfer girişiminin önümüzdeki günlerde hayata geçeceğinin müjdesini verdiler. Correio gazetesi, “Dragoes (Porto’nun lakabı) Türklerin Messi’si Serdar’ı istiyor” başlığıyla verdiği haberde, bu futbolcunun da Portekiz’de futbol oynamaya sıcak baktığını yazdı.
Abola gazetesi ise, “Özkan, Drago yolunda” başlığını kullanarak, Porto’nun önceliğinin Türk futbolcu olduğunu savundu.
Sporoku.com...
Ulan bunlar futboldan da futbolcudan da anlamıyorlar valla. Sorsunlar bize söyleyelim kardeşim Serdar Özkan futbolcu mu değil mi...:)
Ismail Hakki Demirel
04-03-2010, 11:00
Serdar Özkan'ı alacaksın, 1 ay boyunca sadece şut çektireceksin...
Mustafa Şengezer
04-03-2010, 14:07
hakan abi onlarmı futboldan anlamıyor bizmi,bu tartışılır işte...:)
Ali Savasan
04-03-2010, 16:19
Lakabı: Kertenkele 1-ne alaka :D
2- Dün Fotomaç denen kolpa kağıt parçasında Türk Messi yazdığını gördüm kimmiş diye merak ettim gazeteyi açtım serdar özkanı gördüm çöpe attım büfeden beni kesen abi parayı vermeyeceğimi sandım gittim gazetenin parasını verdim sonra yoluma devam ettim çok eğlenceliydi. Serdar Özkan'ı çöpte görünce içim huzura erdi!
Hakan Kirezci
04-03-2010, 17:47
Onlar anlamıyorlar Mustafa onlar. Benficaynış, Portoymuş ne anlayacaklar futbolcudan Girsinler bizim forumlara da öğrensinler Serdar Özkan'ı dimi ya?
Bu kertenkeleyi duyunca çok şaşırdım. Döndüm baktım ki başlığa Namık abin eklemiş.
O ismi takan benim. Daha doğrusu Serdar Özkan'a değil de benim evdeki kadrolu kertenkeleye Serdar Özkan diyordum. Namık abin onu bildiğinden eklemiş.
Mustafa Şengezer
04-03-2010, 18:02
namık abi nerede görünmüyor artık...
Baran Konak
04-03-2010, 20:56
Tam da toparlıyordu Serdar Özkan. Bence çok iyi bir topçu olabilirdi.
Hakan Kirezci
04-03-2010, 20:58
Ne oldu Serdar'a? Futbolu mu bıraktı yav?
Muhsin Ogretme
05-03-2010, 16:31
Aah kinaye, seviyorum seni :)
Özgür Öge
09-03-2010, 11:03
Serdar Özkan iyi futbolcudur.Tek şansızlığı Lucescu,Del Bosque,Ersun Yanal sınıfında üst düzey bir teknik direktör ile uzun vadede çalışma imkanı bulamamasıdır.
Emrah Sanli
19-05-2010, 10:32
Teşekkürler galatasaray..
Kurtulduk :D
Erhan Mahan
22-05-2010, 21:37
serdar Özkan'ın gidişi ile ilgili düşüncelerim Batuhan konusu ile hemen hemen aynı. Serdar Özkan, verimsiz olmuştur, fazla disiplinsizdir. Bunların hepsine katılıyorum, fazla fazla. Fakat bu katıldıklarımın devamına bir "ama" sıkıştırıyorum. Çünkü mevcut Beşiktaş yönetimi ve zihniyeti daha verimsiz ve disiplinsizdir. Bu yüzdendir ki bugün Serdar, Batuhan; yarın bir başka oyuncu benzer şekilde ayrılacaktır.
Serdar Özkan'ı en fazla eleştirenlerden biri olmuşumdur burada. Çünkü potansiyelini bilip, onu sahaya yansıtamadığını görmek her daim üzdü beni. Ülke futbolunun genç oyuncu hastalığı onda da vardı zira. Asla çalışma heveslisi olmama, idmanı sadece idman saatlerinden ibaret sayma, 16 yaşındaki fiziği ne ise şu anda da aynı fizikte olması vs.vs. Bunlar bireysel olarak, futbolcu olarak eksikleri.
Geçtiğimiz sene başında sigara ile görüntüleri çıkınca da çok kızmış ve üzülmüştüm. 3 maç iyi oynama, bu fotoyu önüne sunar herkes demiştim. Öyle de oldu, şimdi ilk telafuz edilen cümlelerin başında geliyor bu. Hatalı mı Serdar? Çok. Fakat hatanın en büyüğü yine yönetimde. Çünkü bizim özkaynak dediğimiz şey eğitim yuvası demek. Sadece iyi futbolcu değil, iyi insan yetiştiren alan demek.
Bir özkaynak topluluğunda her oyuncunun aynı karakterde olmasını beklemek fazla hayalperest bir düşünce. Birbirinden farklı bir sürü oyuncu. Sizi hiç yormayacak Necip gibiler de çıkar, çok yoracak Batuhanlar, Serdarlar da. İşte burada sizin izlediğiniz yol, bu çocukların verimli ya da verimsiz olmasını sağlar. Siz bu çocukları başıboş bırakırsanız, en son çıkardığınız adam Nihat Kahveci olur. Sonraki dönemde Nihat'tan daha yeteneklisi geldiği halde sırf "sorunlu" olduğu gerekçesiyle verim alamadığınız adamların sayısı çoğalır.
Son döneme bakıldığında aşağıdan çıkan çocukların büyük bir kısmı Sinan Engin'i ve o modeli abi olarak görüyor. Bu modeli benimseyen hangi çocuğun başarılı olmasını bekliyoruz? Yine bu aynı çocuklar sağ görüşlü şahıslar ile yakınlık içerisindeler, küçük mafya edaları, giyim-kuşam vadi havasında. Adamın aklında futbol bilmem kaçıncı planda.
Serpil Hamdi Hoca döneminde neden hiç olmamış böyle şeyler? Onun döneminde herkes ana kuzusu muydu? Yoksa aldıkları eğitim ve Beşiktaş ahlakı yüzünden mi öyleydiler? Serpil Hoca, anlatır hep. Sergen, yeni yeni parlıyor, herkes peşinde. Sözleşme de bitmiş. Arıyor hocayı, hocam beni isteyenler var ne yapayım? At, oğlum imzanı sen Beşiktaş'a. Sergen, gider atar imzayı. Şimdi çocuklar kime danışıyor? Menajerlerine... Takım tutmak, kulüp aşkı gibi kavramlardan bir haber olan para babalarına.
Serdar'ın menajerinin açıklamalarını dinlediğimde Gs ile anlaşma işinin son birkaç hafta içinde değil, belki de 1 sene öncesinden bittiğini düşündüm. Çünkü direk paraya kitlenmişler, Beşiktaş'ın kendilerine sundukları teklifi gayriciddi bulmuşlar. Bu bile durumun ne hale geldiğinin kısa bir özeti.
Uzuyor farkındayım ama geldikçe aklıma yazıyorum. Biz memleketçe Avrupa futbol hikayelerine bayılırız. Ben de severim. İngiltere'de yaşayan bir Kartalımız anlatmıştı. Gerard, A takıma ilk çıktığında, o dönem ki hocası Gerard'ın evine akşam yemeğine gitmiş. Bu çocuk nerede yaşıyor, ne şartlarda yaşıyor, ne yiyor, içiyor öğrenmek için. Kulüp, önemsiyor çünkü. Başka bir hikaye: Real Madrid'ın kalecisi Casillas ilk defa 16 yaşında CL'de yedek soyunmuş. Hangi maçtı unuttum. Ya Norveç deplasmanı ya dan Kiev falan. Soğuk bir yer onu anımsıyorum. Bizler, genelde bunu duyunca: "Bak arkadaş, adamlar 16 yaşında herifi CL'de oynatıyor." deriz. Serdar, Luce zamanında 16 yaşında CL'de oynamıştı. Şimdi konu nereye geldi: Hocaya...
Her oyuncuyu, her hoca oynatamaz. Sorunlu adamla uğraşmak da herkesin harcı değildir. Ertuğrul zamanında bir maçta, çok düşündüm ama gelmedi aklıma. Ben İstanbul'daydım onu biliyorum.:) Sağdan topu, kaptı gitti Serdar. Ayağı ile topu önüne açmak istedi, istediği gibi vuramadı top hızla bir şekilde gitti, kaybetti. Hani o efendi, adam gibi adam geyiği yapılan Ertuğrul Sağlam, olduğu yerden fırlayıp, kükredi Serdar'a. Ellerini allah senin belanı versin şeklinde sallayarak. Serdar,dizlerinin üstüne çöktü kalkamadı bir süre. Sen, binlerce taraftarın önünde yaparsan bunu, alın lan size yem demiş olursun taraftara.
Aynı şekilde Mustafa Denizli. Necip'i, Rıdvan'ı oynatabilir ama sorunlu diye adlandırılan oyuncu ile başedemez. O başka bir meziyettir. Sergen, bizden gittikten sonra bir tek Luce'nin Gs'sinde başarılı olmuştur. Bir de bize döndükten sonra yine Luce ile hayat bulmuştur. Bu işler böyledir.
Serdar, hatalı mıdır? Çok. Ama ihaleyi tek başına üstüne yıkmak da büyük haksızlıktır.
EGE
son barikat'tan bir üyenin yazısı.sonuna kadar katılıyorum...
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.