PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ibrahim Üzülmez-(Futbol)


Namik Kartaloglu
21-08-2008, 21:41
http://img230.imageshack.us/img230/6605/ibrahimij7.jpg

Adı soyadı : İbrahim Üzülmez
Önceki Takımı :Gaziantepspor
Forma Numarası :19
Pozisyon : Defans
Doğum Tarihi :10/03/1974
Doğum Yeri :Kocaeli
Boy :175
Yabancı Dil :
Hobiler :Kitap okumak
Kilo : 72
Ayakkabı No :42
Takım :A Takım
Medeni Durum :Evli
Eğitim :Ortaokul
Milli Maç :21
Lakabi: Deli Ibo

Namik Kartaloglu
04-09-2008, 00:08
İbrahim Üzülmez

Cola Turka ile Futbolcu Günlüğü’nde yeni konuğumuz Beşiktaşımız’ın yıllar geçtikçe göz kamaştıran yıldızı İbrahim Üzülmez… Bu sezon sergilediği performansla Milli Takım’ın da değişilmez isimleri arasına girmeyi başaran kaptanımız İbrahim Üzülmez kendisi ve Takımımız ile ilgili samimi açıklamalar yaptı.



“Yıllanmış” diye bir tabir vardır ya; bekletildikçe değer kazanan anlamında kullanılır arasıra; işte bu kelimenin biz Beşiktaşlılar için bir anlamı daha var: İbrahim Üzülmez… Beşiktaş’a geldiği günden beri oynadığı futbolla her teknik adamın vazgeçilmezlerinden biri o… Konyaspor maçının öncesinde kamptayken buluştuk Kaptanımız’la. Bu haftayı yakalandığı gribal enfeksiyon yüzünden evinde dinlenerek geçirse de kamp günü arkadaşlarını yalnız bırakmıyor. Hatta şöyle söyleyelim kaptanlığının gereğini yapıyor ve hastalığını biraz olsun atlatmasına sevinerek fedakârca bir davranışla Konya kafilesindeki yerini alıyor.

Siyah Beyazlılarımız, ikinci yarının başlaması ile birlikte Şampiyonluğun en iddialı takımı konumuna yükseldi. İlk sorumuz devrenin sona ermesiyle birlikte Takımımız’ın yükselen performansı. Üzülmez, devre arasındaki çalışmaların semeresini topladıklarını söylüyor:

“Devre arasında çok iyi bir kamp dönemi geçirdik. Antalya’daki kampta iyi çalıştık. Başarabileceğimize olan inancımızı geri kazandık. Kendimize olan güvenimiz geri geldi. Bütün bunların neticesinde ise ikinci yarıda özlenen Beşiktaş’ı izletmeye başladık. Zaten iyi bir takımız. Genç bir kadromuz var. İlk yarıda uyum sorununu atlatamamıştık. Artık bunlar geride kaldı. Hedeflerimize ulaşabilmemiz için bu çıkışın devam etmesi gerekiyor.”

“Uyum sorunu” diye adlandırılan olgu futbol literatüründe önemli bir yere sahip. Adı üstünde sorundur işte. Futbol takımlarının büyük çoğunluğunun en büyük derdide budur. Sezon başında kadroda gençleştirme yapan Futbol Takımımız’ın da uyum sorununa takılması normaldi. Çünkü çok sayıda yeni ve genç isim Beşiktaş forması ile tanıştı. Birbirileri ile kaynaşmaya başladı. Herkesin birleştiği ortak noktalardan birisi de ilk yarıdaki uyum sorunuydu. Herkes bu problemin ortadan kalkması için gecesini gündüzüne kattı ve Kaptanımız hatırlatınca biz de sorduk “Şu anda uyum sorunu tam anlamı ile kalktı diyebilir miyiz?”

“Sezon başında yaşadığımız en büyük sıkıntı uyum sorunuydu. Tekrar ediyorum çok iyi bir takımız. Fakat uyum sorunu futbolun en büyük hastalıklarından bir tanesi. Biz ilk yarıda bunun sancılarını çok çektik ama şu anda gördüğünüz gibi ilk yarıdakinden eser kalmadı. Şimdi herkes birbirini çok daha iyi tanıyor. Dolayısıyla ilk yarıdaki kötü görüntü ortada yok. Ben uyum sorununun tam anlamı ile ortadan kalktığını düşünüyorum”

Siyah Beyazlılarımız’ın futbolcu tarafında en yetkili isim bu sezon İbrahim Üzülmez. İkinci yarıda kazanılan puanlar bizleri bile havaya sokarken, kendilerinin havasını merak ediyoruz. Futbolcularımız’ın kazanılan puanlarla birlikte keyifleri de yerine gelmiş. Özgüvenlerini tekrar kazanmışlar. “Bir futbolcu maç kazandıkça güven kazanabilir” diyen Üzülmez devamında ise şöyle konuşuyor:

“Daha iyi futbol oynuyoruz. Maçlara daha rahat çıkıp daha rahat puan kazanıyoruz. Taraftarın da, Camiamız’ın da bize olan desteği ve güveni arttı. Bunlar üst üste gelince özgüvenimizi kazanıyoruz. Bu performans sahaya yansıyor. Şu anda herkesin moral motivasyonu üst seviyede. Bunların karşılığını almak istiyoruz. Ama önümüzde çok kritik üç maç var. Konyaspor, Trabzonspor ve Galatasaray maçlarına da üst seviyede moralle çıkmamız gerekiyor. Eğer Şampiyonluk yarışında biz de varız diyorsak bu maçları kazanmamız lazım.”

Fakat tecrübeli oyuncumuz herşeyi üç maça bağlamıyor, “Her maçı çok ciddiye almamız lazım. Her maçı final olarak görmeliyiz. Eğer Şampiyon olmak istiyorsak bu mantalite ile mücadele etmeliyiz” diyerek Şampiyonluk formülünü söylüyor.

Sezon başı ile şu andaki konumumuz kıyaslamasında ise şu ifadeleri kullanıyor İbrahim Üzülmez:

“Sezon başından beri aynı şeyi söylüyorum. Kimse bu takımın kötü olduğunu söyleyemez. Ricardinho gibi, Delgado, Nobre ve Bobo gibi çok kaliteli oyuncuların yanı sıra Milli takımda oynayan bir sürü yetenekli arkadaşımız var. Biz sadece ilk yarıda takım olamama sıkıntısı yaşadık. Sonuç olarak bir istikrar yakaladık ama bu istikrarın bundan sonra da devam etmesi gerekiyor.”

Turkcell Süper Ligi’nin ikinci yarısı bizim için umutlu başlarken, Şampiyonluk yarışındaki rakiplerimizin puan kayıpları iştah kabartıyor. Görünen o ki, ilerleyen haftalarda yarış daha da kızışacak ve 18 takımın bir kısmının taraftarları uykusuz gecelere başlayacak. Ligi soruyoruz bu defa;

“Kimse şampiyonlukta bir takımı favori gösteremez. İlk yarıda bakıldığı zaman herkes Fenerbahçe’yi şampiyon gösteriyordu ama her zaman söylediğim gibi 3 puanlı sistemde her zaman herşey olabilir. Neyin ne olacağı belli olmaz. Nitekim Fenerbahçe’nin puan kayıpları bizi ön plana çıkardı. Ben ilerleyen haftalarda puan kayıplarının devam edeceğini düşünüyorum. En az puan kaybeden de ipi göğüsler. Umarım en az puan kaybeden takım da biz oluruz.”

Beşiktaş taraftarları bu sezon BJK İnönü Stadı’ndaki maçları –özellikle ikinci yarıdaki karşılaşmaları- daha rahat seyrediyor. Zaten BJK İnönü Stadı’nda karşılaşmaları izliyorsanız çevrenizde mutlaka maçların daha rahat geçtiğine dair konuşmalara şahit olursunuz. Son maçlarla birlikte söylenmeye başlayan “Şampiyon Beşiktaş” tezahüratları da bunun bir kanıtı. Hatta Takımımız sahaya çıkarken çıkış tünelini dikkatli bir şekilde gözlemlerseniz, Futbolcularımız’ın da aynı rahatlığa sahip olduğunu göreceksiniz. Belki de rakipleri baskı altına alan unsurlardan bir tanesi de tribünlerin ve saha içinin birbiri ile koordineli olan bu rahatlığıdır. Konuyu Dolmabahçe’ye çevirince İbrahim Üzülmez de rahatlıyor, “Tabii ki sahada oyun olarak taraftarlarımızı tatmin edince hatta bunu skora da yansıtınca bu izleyenlere de yansıyor. Umarım bu uyumu bundan sonrasına da taşıyarak daha sevindirici sonuçlar alırız.”

Beşiktaş tribünlerini tekrar tekrar anlatmaya gerek yok. Zeka mahsülü besteleriyle, pankartlarıyla her zaman dikkat çeken BJK İnönü Stadı sakinleri kendi futbolcularında olduğu kadar rakiplerinde de hayranlık uyandırmış durumda. Hali hazırda İnönü semalarında dolaşırken, İbrahim Üzülmez’in en beğendiği tezahüratın “Kartal gol gol gol” olduğunu öğreniyoruz. Başka bir tezahüratı söylese belki üzerinde çok durmayacağız ama herkesin bildiği gibi bu tezahürat üzerinde yapılan yorumlar birleştirilse, bir kaç ciltlik bir kitap serisi yapılabilir. Hatırlamayanlar için tekrar edelim. Sıkıntılı dakikalarda rakibi baskı altına almak, Takımımız’ı ise harekete geçirmek üzere yapılan bu tezahürat için özetle, “Beşiktaş taraftarı bu besteyle kendi takımlarını baskı altına alıyor. Futbolcuların eli ayağı birbirine dolanıyor” gibi yorumlar spor sayfalarını süslüyordu. Kaptanımız ise verdiği cevapla tartışmalara son noktayı koyuyor:

“Ben bu tür söylemleri doğru bulmuyorum. Tribünlerin yaptığı hiçbir tezahüratın futbolcuları baskı altına almaması gerekir. Zaten futbolcu oynarken elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Bu tezahürat için çok yorum yapıldı ama ben kendimi baskı altında hissetmiyorum. Sonuçta taraftar o anda gol istedi diye gol olacak değil. Keşke onların istediği gibi olsa da istedikleri zamanlarda gol atabilsek. Biz bu tezahüratın ne amaçla yapıldığını biliyoruz.”

Peki Beşiktaş taraftarları hakkında ne düşünüyor İbrahim Üzülmez?

“Beşiktaş taraftarı bence Türkiye’nin en iyi taraftar grubu. Ben bunu Beşiktaş’ın içinde olduğum için söylemiyorum. Genel olarak gözlemlendiği zaman çok büyük bir taraftara sahibiz biz. Yaptıkları bestelerle kendilerini ön plana çıkartıyorlar. Bunu ben değil bütün kamuoyu söylüyor. Tabi kötü sonuçlarda da tepki gösterilmesi doğal, başarıda alkış varsa kötü sonuçta da tepki normal. Ama bu tepkinin şiddetini iyi ayarlamak lazım. Şunu herkes iyi bilmeli ki puan kaybedildiği zaman biz herkesden daha çok üzülüyoruz.”

Maçları takip edenlerin mutlaka gözüne takılmıştır. Sol kanattan gelişen atak istenmeyen bir şekilde sonuçlandığında, İbrahim Üzülmez sinirli bir şekilde tribünlere döner birşeyler söyler. Tabii her zaman olmaz bu. Hatırlatıyoruz, açıklıyor:

“Herkesin şunu bilmesi gerekiyor. Her futbolcu sahada en iyisini yapmak ister. Hiç kimse pas hatası yapmak, top kaybetmek istemez. Bazı anlarda nabız yüksek oluyor. İkili mücadeleden çıkıyorsunuz, bir yerinize tekme geliyor acı çekiyorsunuz, sinirleriniz harekete geçmiş. İşte böyle bir anda taraftarlardan birisi -genelleme yapmıyorum- yüksek sesle tepki gösterince siz de bazen kendinizi tutamıyorsunuz. Böyle dönemler oluyor, bunu kimse inkar edemez.. Bu söylediklerimden sonra kimsenin taraftarla aramda bir sorun olduğunu düşünmesini istemem. Kimseyle problemim yok. Bu, o andaki kazanma hırsımızdan, mücadele gücünden ve sinir katsayısının bir anda artmasından kaynaklanıyor.”

Sol bekteki hırçın oyunu, sol kanattaki süratiyle rakiplerini tarümar eden futbolu, kendisini yıllardır o bölgenin değişilmez ismi yaptı. Zaman zaman kafasını kaldırmamasından dolayı, biraz daha açarsak soldan gelen ortaları, kendisine eleştiri olarak geri dönse de kendisi hakkında olumsuz yorum yapanlar bu sezon biraz susmuş gibi. Hatta bu seneki performansından dolayı alkışlıyorlar desek yeridir. Kendisi de bunun farkında zaten.

Bu sene kendini nasıl buluyorsun? En verimli çağım diyebilirmisin?

“Baktığınız zaman ben 100. yılda da iyi bir performans ortaya koymuştum ama bir kanat oyuncusu olarak en büyük eksiğim orta yapmaktı. Ve bu sene yükselen performansımın üstüne daha iyi ortalar yaptığımı düşünüyorum.”

Kendisini eleştirmekten de kaçınmıyor ve “Her ne kadar şimdiye kadar yaptığım ortalarda bir asistim olmadıysa da umarım bundan sonra daha çok orta yaparım ve ortalarımla da goller gelir. Şimdiye kadar yaptıklarımın bundan sonra da devam etmesi gerekiyor ki bir anlamı olsun. Yaşım 32. Sonuçta öğrenmenin yaşı olmaz. Ben çok çalıştığımı düşünüyorum. Dediğim gibi öğrenmenin yaşı olmaz ve bu yaşta da öğrenmek erdemdir. Ben de bu erdemi yaşıyorum” diyor.

Belki ortaları, kafasını kaldırmadan koşması eleştirilebilir ama kaptanın mücadeleciliğini, kazanma hırsını, savaşma ruhunu kimse inkar edemez. Yıllardır değişmedi bu özellikleri. Futbol sahalarına baktığınız zaman bu unsurları her futbolcuda göremezsiniz. İbrahim Üzülmez’de bu kadar hırs, savaşçı ruh nereden geliyor?

“Ne iş yapıyorsanız yapın en iyisini yapmalısınız. Bu sadece futbol için geçerli değil. Hangi iş olursa olsun işinizi profesyonelce yapacaksınız, seveceksiniz, saygı duyacaksınız. Bende bu takımın profesyonel futbolcusuyum. Bu Camia’yı seviyorum. Benim işim sahada mücadele etmek ve her maça hırsla çıkmak. Kendimi her maça ayrı motive ediyorum. Her maça heyecanla çıkıyorum. Heyecanımı da hiç kaybetmedim.”

Peki bütün bunların sebebi kaptan olman ve bu sene bir çok genç arkadaşın Takımımız’a katılması olabilir mi?

“Bunlar da bahsettiğiniz özelliklerin artmasında bir etken. Büyük takımda, böyle bir Camia’da kaptanlık tabiki gurur verici. Kaptanlık sorumluluk ister. Ben o sorumluluğu hem saha içinde hem saha dışında en iyi şekilde yerine getirdiğimi düşünüyorum. Saha içinde daha çok koşarak, daha çok efor sarfederek, daha çok mücadele ederek örnek olmaya çalışıyorum. Saha dışında da 100. yıldaki güzel anları, Camiamız’ın Şampiyonluk sevincini, coşkusunu anlatıyorum. Kaptanlığı da hakkıyla yerine getirebiliyorsam ne mutlu bana.”

İbrahim Üzülmez, Milli takım kadrosuna da uzun bir aranın ardından tekrar çağrıldı ve başarılı maçlara imza attı. Sırada ay-yıldızlı forma altındaki İbrahim Üzülmez var:

“Şimdiye kadar Milli takımlarda görev aldığım zaman elimden gelenin en iyisini yaptığımı ve başarılı oludğumu düşünüyorum. İtalya, Macaristan, Moldova maçlarında iyi oynadım. Belli bir yaştan sonra Milli takıma tekrar çağırılmak çok güzel bir duygu. Hangi yaş olursa olsun bir futbolcunun Milli takıma çağırılması gururdur, mutluluktur. Dolayısıyla ben de o mutluluğu yaşıyorum. Aslında performansımın karşılığını aldığımı düşünüyorum. Bundan sonraki dönemlerde de umarım hem Milli takımda, hem Beşiktaş’ta daha iyi olurum.”

Yavaş yavaş röportajımızın sonuna gelmek üzereyiz. Konuştuğumuz odanın camından gelen görüntüye göre Konya kafilesi yavaş yavaş otobüse doğru hareket etmeye başlıyor. Biraz aceleye getirerek Beşiktaş’ın anlamını, en iyi bilenlerden birisine sormak istiyoruz.

Sana göre Beşiktaşlılık ne demek?

“Beşiktaşlılık saygıdır sevgidir benim için. Rahmetli abim beni Beşiktaşlı yapmışdır köyde. O zaman İstanbul’a gelip maç izleme şansımız yok. Kocaeli’nde maçlara giderdik. Maddi olarak da durumumuz iyi değildi. Bizi stada sokmaları için ağızlarının içine bakardık. O zamanlardan kalma bir Beşiktaşlılık benimki. Ben Beşiktaş’ı çok seviyorum. Bu Camia’ya geldiğimde düşündüğümden daha çok sevdiğimi anladım. Hedeflerim arasında futbolu bu büyük kulüpte bırakmak da var.”


Son olarak bir hatırasını rica ediyoruz. Deli lakabının ilk kez isminin yanına monte edildiği günü anlatıyor:

“Hangi maç olduğunu hatırlamıyorum. Sahada ısınıyoruz. Bir anda tribünler Deli İbrahim diye bağırmaya başladı. İlk söylediklerinde ben anlamadım. Yani o anda sahada tek ben varım İbrahim isminde ama beni mi çağırıyorlar yoksa taraftarlar kendi arasında birbirine mi tezahürat yapıyor ayırt edemedim. O ara ısınırken bir arkadaşım vardı yanımda ismini şimdi hatırlayamıyorum o söyledi seni çağırıyorlar diye. Bir baktım herkes gel gel diye işaret yapıyor. O anda kıramıyorsunuz tabi. Bir kere gittim, gidiş o gidiş. Deli olarak kaldık. Bu lakap beni rahatsız etmiyor. Sonuçta ben bunun iyi niyetle yapıldığını biliyorum. Baktığınız zaman mücadelenin ön planda olduğu futbolculardan biriyim. Mücadelemden dolayı böyle bir lakap taktıklarını düşünüyorum.”

Ismail Hakki Demirel
08-02-2009, 00:40
http://img176.imageshack.us/img176/4875/026xk9.jpg

Murat Aru
08-02-2009, 10:17
Duruşa bak ya :)

Seviyorum seni :)

Cem Ozel
11-02-2009, 17:52
süper bir poz. deli olmadan olmaz.

Oguzhan Dogan
05-04-2009, 22:33
Takımımızın vazgeçilmezi

Ertan Eylem
10-04-2009, 22:36
Yaİbo öğrenmenin yaşı olmaz diyorlar belki doğrudur.Artık şu orta yapma işini öğreniver yahu bak futbolu bırakacaksın öğrenmeden bırakma bari haydi deli kaptan:)

Namik Kartaloglu
30-04-2009, 15:24
http://img259.imageshack.us/img259/8533/medyah.jpg

Deniz İpek
04-05-2009, 22:17
Kim ne derse desin Beşiktaş'ın sevdalısı bir adam.Seviyoruz seni.. :)

Tamgaç Keçe
25-07-2009, 02:15
ya bu adam baska bı adamyaa..sevıyorum ıboyuu,herseyıyle besıktas için yaşıyorr...kımler geldı kımler gectı o hala yerınde..delı ıbo oleyyyyyy

Hakan Gültekin
25-07-2009, 12:09
bu takımdaki her oyuncu deli ibo gibi oynasa her sene şampiyonız.aldığın para ananın ak sütü kadar sana hela olsun deli ibo.bu arada resimde muthiş yani. ertan abi kızma iboya elbet öğrenecek.

Mustafa Şengezer
25-07-2009, 21:01
takımın yeni kaptanı ibrahim üzülmez.yeniden...

Sezgin Akcelik
26-07-2009, 02:21
sanrım bu sene onu biraz daha az izleyecez ama bu adam çok hırslı ismaili de gönderebilir klübeye :)

Hakan Kirezci
27-07-2009, 19:15
İbrahim Üzülmez'i ağlattılar!

Beşiktaş'ın emektarı İbrahim Üzülmez, arkadaşlarının isteği karşısında oldukça duygulandı.

Rüştü ve Yusuf, arkadaşlarıyla konuştu. Herkes 'İbrahim kaptan olsun' dedi. Duygulanan cefakar futbolcu 'Buna yönetim karar versin' diyerek topu başkana attı. Demirören de 'Kaptanımız sensin' deyince mutlu sona ulaşıldı

İbrahim Üzülmez, Beşiktaş'a geldiği günden beri Siyah-Beyazlı formanın hakkını vermek için hep çalıştı, yürekten mücadele etti. Ancak geçen sezon başında talihsiz bir olay yaşadı. Kampta takım arkadaşı İbrahim Toraman'la bir terlik yüzünden kavga etti. Üzülmez'in 10 yıllık Beşiktaş kariyerindeki en büyük hatası bu oldu ve bedelini de çok ağır ödedi. Kadro dışı kaldığı gibi kaptanlık bandını da kaybetti. Ancak İbrahim'in kaderi, Mustafa Denizli'nin teknik direktörlük görevine getirilmesiyle değişti. Denizli, İbrahim'e güvendi, görev verdi, Milli Takım formasını tekrar giymesini bile sağladı. Tecrübeli teknik adam, duble şampiyonlukla kapanan sezonun son maçında bir de jest yaptı. Denizli, İbrahim Üzülmez'in koluna Denizlispor maçında kaptanlık bandını kendi elleriyle taktı. Delgado'nun geçirdiği ameliyatın ardından ise kaptanlık konusu Beşiktaş'ta yeniden gündeme geldi.

NOBRE'Yİ DE SEVİYORUZ

Mustafa Denizli sorunu çözmek için ilginç bir yöntem uyguladı. Barış Kupası için gittikleri İspanya'da takımın ağabeyleri Rüştü ve Yusuf'u yanına çağıran Denizli, 'Kaptanınızı kendiniz seçin. Takım içinde oylama yapmanızı istiyorum' dedi. İki ağabey de Mustafa Denizli'nin direktifini yerine getirdi ve arkadaşlarını toplayıp oylama yaptılar. Takımın ikinci kaptanı Mert Nobre'yi de çok seven Siyah-Beyazlı futbolcular, kısa süren bir oylama sonucunda İbrahim Üzülmez'in kaptanlığında birleşti. İbrahim, seçim sonuçları ortaya çıkınca bir hayli duygulandı hatta gözyaşlarına hakim olamadı.

BAŞKAN İKNA ETTİ

YİNE de görevi hemen kabul etmedi ve Yusuf ile Rüştü'ye 'Buna yönetim karar versin' dedi. Denizli seçim sonuçlarını ve İbrahim'in tepkisini Başkan Yıldırım Demirören'e iletti. Demirören, önce İbrahim ile özel bir görüşme yaptı ardından da kaptanlığını tebliğ etti. Yeni sezonda İbrahim sahaya kaptan olarak çıkacak. İkinci kaptan ise yine Nobre olacak.

Hayırlı olsun deliye ve Beşiktaşımıza...

Namik Kartaloglu
27-07-2009, 20:09
Delimiz en sonunda hak ettigi yerde formayi teslim edecek. Helal sana deli Hayirli olsun eski yeni kaptanligin.

Sezgin Akcelik
20-08-2009, 15:23
Üzülmez ikinci kez baba oldu!

Beşiktaş'ın deneyimli futbolcusu İbrahim Üzülmez, ikinci kez baba olmanın sevincini yaşıyor
İbrahim Üzülmez'in eşi Neslihan Üzülmez, bugün bir erkek çocuk dünyaya getirdi.

Üzülmez çifti, bu sabah Acıbadem Hastanesi'nde 3 kilo 840 gram ağırlığında dünyaya gelen bebeğe Emir ismini verdi.

Ela isimli kızı bulunan İbrahim Üzülmez, ikinci kez babalık sevinci yaşadı. Doğum sırasında eşi Neslihan'ın yanında bulunan İbrahim Üzülmez, Ankara'ya giden takıma akşam üstü katılacak.

Beşiktaş Kulübü, Üzülmez çiftine çocukları ile birlikte sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir ömür diledi

Hakan Ozel
19-12-2009, 05:42
seni deliler gibi seviyoruzzz deli ibo

Ali Salman
25-02-2010, 18:27
Şu anda takımda bence BJK ruhunu yansıtan tek futbolcu.

Ismail Hakki Demirel
27-02-2010, 09:34
İyi Seyirler...
Tıklayınız! (http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=68630)

Mustafa Şengezer
20-03-2010, 23:21
hamburg talip olmuş kaptana..bence gitsin oynasın,ben gurur duyarım şahsen...

Emre Demirbag
20-03-2010, 23:38
Deliiiiii giderse ruhh biter . . kim abilik yapıcak ? kim hata yapınca telafi etmek için deliricek :) ? sonraa kim taraftara bagırın ulan diyee el hareketleri yapıcakk Biz milan'dan iyiyiz diye açıklamalar yapıcak ? ölümünee deliiiii ulann!! _)

Kutay Tarakçı
01-06-2010, 18:32
http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs549.snc3/30039_431916492852_178242612852_5665227_5661710_n. jpg

Arda Topaloglu
14-02-2011, 13:29
takimin el freni.
oyunu okuyamaz, adam kaciramaz, ara pas atamaz, toplu-topsuz adam eksiltemez, 10 yilda bir gol atar, orta yaptigini gormek icin cok sansli olmak gerekir, kendi capinda mucadele eder tribunler buna bayilir ama futbolu cirkinlestiren fauller yapar ya da yaptirir. maalesef hala oynuyor, maalesef bir de kaptan.

Kutay Tarakçı
14-02-2011, 18:28
takimin el freni.
oyunu okuyamaz, adam kaciramaz, ara pas atamaz, toplu-topsuz adam eksiltemez, 10 yilda bir gol atar, orta yaptigini gormek icin cok sansli olmak gerekir, kendi capinda mucadele eder tribunler buna bayilir ama futbolu cirkinlestiren fauller yapar ya da yaptirir. maalesef hala oynuyor, maalesef bir de kaptan.bende ismailin oynamasından yanayım ve deli ibonun artık bittiğini düşünenlerdenim ama ibrahim üzülmezin geçmişte beşiktaşımıza verdikleri unutup hiçe saymak gerçekten çok ayıp bir durum.ibrahim üzülmez gibi bir adamı böyle aşağılamak çok büyük haksızlık

Ali Savasan
14-02-2011, 18:35
takimin el freni.
oyunu okuyamaz, adam kaciramaz, ara pas atamaz, toplu-topsuz adam eksiltemez, 10 yilda bir gol atar, orta yaptigini gormek icin cok sansli olmak gerekir, kendi capinda mucadele eder tribunler buna bayilir ama futbolu cirkinlestiren fauller yapar ya da yaptirir. maalesef hala oynuyor, maalesef bir de kaptan.

Tek bir şey merak ediyorum sence kaptan kim olmalı?

Arda Topaloglu
14-02-2011, 22:01
bende ismailin oynamasından yanayım ve deli ibonun artık bittiğini düşünenlerdenim ama ibrahim üzülmezin geçmişte beşiktaşımıza verdikleri unutup hiçe saymak gerçekten çok ayıp bir durum.ibrahim üzülmez gibi bir adamı böyle aşağılamak çok büyük haksızlık

Bugune kadar Turk futbolunun oldugu yerde saymasinin, genclere yer acilmamasinin en onemli sebeplerinden biri de; gecmiste iyi ya da cok iyi performans gostermis bir futbolcuya gereginden fazla katlanmamizdir.Bunu her takim yapiyor, sadece biz degiliz yani. Tamam Ibrahim'in gecmiste cok iyi bir donemi oldu, hatta o donemlerde ben de kapalida yirtilana kadar 'deli' diye bagirdim herkesle beraber, ama yeter artik. Elimizi vicdanimizdan cekip izleyelim artik Besiktasimizi. Sen bu takima bu kadar iyi ismimler getirdikten sonra, futbol sistemini kokunden degismeye calisirken bu takimda Uzulmezi,E.Dagi,Erhani izlemeyi kabul edebiliyorsan bu buyuk bir celiskidir. Keske eski deli olsa da mucadelesini izlesek, adam gecisinde cildirsak ama su an benim izledigim Uzulmez sadece top tutup en yakinindaki arkadasina iyi kotu pas atan, her mucadelede ellerini acip hakemle konusan, dusmek icin pozisyon kovalayan bir adam.

Kutay Tarakçı
14-02-2011, 22:03
giden gitmiiiş ne desek boş

Arda Topaloglu
14-02-2011, 22:03
bende ismailin oynamasından yanayım ve deli ibonun artık bittiğini düşünenlerdenim ama ibrahim üzülmezin geçmişte beşiktaşımıza verdikleri unutup hiçe saymak gerçekten çok ayıp bir durum.ibrahim üzülmez gibi bir adamı böyle aşağılamak çok büyük haksızlık

Tek bir şey merak ediyorum sence kaptan kim olmalı?

Ben kaptanlik konusuna o kadar takilmiyorum aslinda. Cenk'e verseler bile olur ki Sabrosa ve Guti gibi ismin oldugu bir takimda bunu konusuyo olmak bile gereksiz su an.

Kutay Tarakçı
04-04-2011, 23:58
kendisi şu anda sergenle yorum yapıyor trt'de..

Serkan Aymak
05-04-2011, 02:42
kendisi şu anda sergenle yorum yapıyor trt'de..

Yorum yapmıyor,programa konuk olarak katıldı.

Ceşitli platformlarda Deli ibo karalama kampanyası başladı.Malum istenen sistem efsane degil yıldız sistemi.Haliyle türüyorlar bn.ler.

DELİ İBO 19!

Kutay Tarakçı
05-04-2011, 10:15
Yorum yapmıyor,programa konuk olarak katıldı.programa yorumcu olmuş demedim zaten programda yorum yapıyor dedim.konuklar yorum yapmayıp mölüm mölüm oturuyor mu orda :)

Hakan Kirezci
05-04-2011, 13:31
Mölüm mölümü bir açıklasana :)

Serkan Aymak
05-04-2011, 13:45
Mölüm mölümü bir açıklasana :)

Kutay
Önce Hakan abiye mölüm mölüm'ü acıkla sonra da konukların yorum yapmak icin degil merak edilen soruları cevaplamak icin programa katıldıgını ögren.Yorumdan daha cok sorulara cevap verdi yani.Biraz da sohbet diyelim.


not:Evet farkındayım;merak edilen sorular kelimesi cok hoş durdu orda.uhh beybi _) :D

Hakan Kirezci
05-04-2011, 14:24
Merak edilmeyen sorular da vardır. Mesela; N'aaber? Nasılsın?

Kutay Tarakçı
05-04-2011, 17:46
http://spor.aydinpost.com/wp-content/uploads/ibrahim-uzulmez2-33952_501.jpg

aha mölüm mölüm bakmak :D

Serkan Aymak
05-04-2011, 19:13
http://spor.aydinpost.com/wp-content/uploads/ibrahim-uzulmez2-33952_501.jpg

aha mölüm mölüm bakmak :D

Kutay kaptanla dalga gecme lan !_sinir_!

Kutay Tarakçı
05-04-2011, 19:19
Kutay kaptanla dalga gecme lan !_sinir_!la ne dalga geçmesi dalga geçecek birisi olsam avatarımda ibrahim üzülmezin resmi olmazdı zaten.nerden nereye getirdin konuyu