Orijinalini görmek için tıklayınız : Serdar Kurtuluş-(Futbol)
Namik Kartaloglu
21-08-2008, 21:51
http://img179.imageshack.us/img179/7306/serdarkurtulusvm6.jpg
Adı soyadı : Serdar Kurtuluş
Önceki Takımı :Bursaspor
Forma Numarası :2
Pozisyon : Defans
Doğum Tarihi :23.07.1987
Doğum Yeri :Bursa
Boy :184
Hobiler :Spor yapmak, bilgisayar, müzik
Kilo : 79
Ayakkabı No :43
Takım :A Takım
Medeni Durum :Bekar
Eğitim :Lise
Milli Maç :21
Namik Kartaloglu
03-09-2008, 17:31
Serdar Kurtuluş’tan Samimi Yanıtlar
03.09.2008 14:20
Sakatlığı nedeniyle geçtiğimiz sezon formasına hasret kalan Serdar Kurtuluş, artık iyileşti. Eski formuna kavuşmak için yoğun bir çalışma içine giren genç futbolcumuz, yaşadıklarını Beşiktaş Dergisi'nin Eylül 2008 sayısındaki röportajında anlattı.
Beşiktaş’a geldikten sonra kısa sürede yakaladığı şansı iyi değerlendiren ve sahada bir yıldız gibi parlayan Serdar Kurtuluş, geçtiğimiz sezon şanssız bir sakatlık yaşadı. Aylarca formasına hasret kalan Serdar, artık iyileşti. Sakatlığı geçtikten sonra eski formuna kavuşmak için yoğun bir çalışma içerisine giren genç futbolcu, o zor günlerini dergimize anlattı.
Geçtiğimiz sezon yaşadığı sakatlığın nüksetmesi nedeniyle formasına hasret kalan ve bu yüzden çok acı çeken Serdar için artık o günler geride kaldı. İlk geldiği sezon gösterdiği performansından daha iyisini ortaya koymak için tatilde bile canla başla çalışan genç futbolcu, sakatlık süreci, mevkii değişikliği, kamp dönemi ve yeni sezon ile ilgili sorularımızı yanıtladı. Günlük hayatta “içine kapanık” bir insan olan Serdar, dergimize içini döktü.
Gelmeden önce ve sonra Beşiktaş’ın senin için ifade ettiği anlamda değişiklik oldu mu?
Öncelikle şunu söylemeliyim gelmeden önce Beşiktaş’ın renklerini çok seviyordum. Beşiktaş, çok büyük bir kulüp. Buraya geldiğinizde kendinizi gösterebilme ve Milli Takım’a seçilme şansınız yükseliyor. Geldikten sonra bunu daha iyi gördüm. Ayrıca burada sizden sürekli başarı isteniyor. Kötü oynama şansınız çok az. Bir futbolcunun sorumluluğunun büyük takımlarda daha fazla arttığını düşünüyorum. Manevi düşüncelerimin yanı sıra kariyerim açısından da çok büyük bir adım olarak görüyorum.
Geldikten sonra yedek kaldığın günler oldu. O zamanlar “Gencim, daha zamanı var” diye mi düşünüyordun yoksa üzülüyor muydun?
Zaten ilk geldiğimde çok büyük bir heyecanım vardı. Biraz buna yenik düştüm. Yedek kaldığım için üzülmüyordum. O zamanki Teknik Direktörümüz Tigana bana güvendi ve formayı verdi. O’na bir kez daha teşekkür ediyorum. Kendisini mahcup etmedim. Ben maç oynadıkça iyi olan bir futbolcuyum, yapım böyle.
Kleberson’un sakatlanmasıyla forma şansı buldun. Futbolda “Bir futbolcunun şanssızlığı diğerinin şansı olabilir” denilir ya da “Sahadakilerin galibiyeti, yedek kulübesinin mağlubiyetidir”. Bu konuda ne söylemek istersin?
Bir futbolcu yetenekli olabilir ama şansının da yanında olması gerektiğini düşünüyorum. Allah’ın kısmet etmesi ve gelen şansı da iyi değerlendirmek lazım. Şansını değerlendiremeyenler de suçu kendinde aramalı diye düşünüyorum. Ben bu şansı iyi değerlendirdim ve iyi maçlar çıkarınca forma bende kaldı. Ama dediğiniz gibi Kleberson’un sakatlanması üzerine bu şansı yakaladım. Sonuçta sakatlık, her futbolcu için kötü ve şanssız bir şey. Takımda 24-25 futbolcu var ve herkes sırasını bekliyor. Belki yedekte bekleyen kişi, senle aynı seviyede olabilir ama hocanın tercihi önemlidir. “Sahadakilerin galibiyeti, yedek kulübesinin mağlubiyetidir” cümlesiyle ilgili şunu söylemek istiyorum; ben galibiyetlerde yedek kulübesindeyken de, saha içindeyken de aynı derecede seviniyorum.
İlk oynamaya başladığında çok heyecanlandığını söyledin. İlk röportajlarında tecrübe kazandıkça bu heyecanı atlatacağını söylüyordun. Hala maçlarda heyecan duyuyor musun?
İnönü Stadı’nın atmosferine alışınca heyecanımı yendim. On binlerce insanın önünde futbol oynuyorsunuz. Şu anda da oyunuma yansıyacak bir heyecan değil ama her zaman heyecan duyuyorum. Zaten o heyecanı kaybettiğiniz zaman olay bitmiştir.
Forma şansını çok iyi kullandın. Herkes Beşiktaş’ın genç bir yıldız kazandığını konuşuyordu. Bu çıkışı neye borçluydun?
Benim için önemli olan oynarken istikrarı yakalamak. Bir kötü, bir iyi oynamak olmaz. Maçlarda da genelde pas hatası yapmamaya, daha çok mücadele etmeye ve üst seviyede bir istikrar yakalamaya çalıştım.
Ayrıca yapılan yorumlarda da senin “40 yıllık Beşiktaşlı gibi” oynadığın söyleniyordu. Bu kadar çabuk adapte olmanın altında yatan şey neydi? Yetenek mi, çalışmak mı?
Ben soğukkanlı biriyim. Yapımda bu var. Heyecanım olur ama bunu kısa sürede atlatabilirim. Bunun dışında zaten yetenekli olmasanız böyle bir takıma gelemezsiniz. En önemlisi çalışmak ama soğukkanlı olup yeteneklerinizi sergiledikten sonra gerisi geliyor.
Ertuğrul Sağlam seni ön liberodan sağbek’e kaydırdı. Bu bir performans düşüklüğü yarattı mı sende?
Bir sezon ön libero oynadım. Sağbek benim bildiğim bir mevkii. Her futbolcu gibi ben de mevkiim değişince 1-2 maç alışma süresi yaşadım. Zaten bir süre sonra da sakatlık yaşadım ve bu durum her şeyi alt üst etti.
İki mevkii arasındaki farklılıklar ve zorlanmana sebep olan şeyler neydi?
Çok fark var. Beşiktaş’a gelmeden önce ben hiç ön liberoda oynamamıştım. Alışmam için 3-4 maç geçti. Bir kere orta sahada kendini geliştirmek adına çok şeyler yapabilirsin. Sağbekte çıkacağın ve döneceğin zamanı iyi bilmek zorundasın. Kademe anlayışının iyi olması lazım. Oyuna sürekli katkıda bulunmalısın.
Hayatında ilk kez, geçtiğimiz sezon bu kadar uzun süreli bir sakatlık yaşadın değil mi? Bu süreci anlatır mısın?
Evet, içeride 1-0 yenildiğimiz Porto maçında sakatlandım. 3-4 hafta dinlendim ve ardından tekrar aynı yerden sorun yaşadım. Sonra tam iyileştim derken maça çıktım ve daha 8. dakikada yine aynı yerden yırtılma oldu. İdmanlar aksamaya başladı. 3-4 hafta dinlene dinlene epey zaman geçti. Her sakatlığım beni geriye atıyordu.
Sakatlık süreci psikolojini yıprattı mı?
Elbette... Çok üzülüyordum. Ben içine kapanık biriyim. Hatta ağladığım günler de oldu. Bir türlü iyileşememek sinirlerimi bozuyordu.
Sakatlık sebebinin “yorgunluk” olabileceği de konuşuluyordu.
Olabilir... Doktorumuz daha iyi bilir ama aşırı zorlamadan tendonlarım yırtıldı. Tendom yırtılması da zor iyileşiyor.
Normalde kendine dikkat eden bir futbolcu musun?
Tabii ki kendime dikkat ederim. Mesela ilk geldiğim sezon oynadığım maçlara bakın, ben kolay kolay sakatlanmayan bir futbolcuyum.
Bunun için kendine koyduğun kurallar nedir?
Her futbolcu için aynı kurallar geçerlidir. Her futbolcu özel yaşantısına dikkat etmelidir. Dinlenme sürecini, yemek öğünlerini ve uykunu iyi ayarlamalısın.
Bir de senin Marsilya maçında oruç tutman nedeniyle kan şekerinin düştüğü iddia edilmişti.
O çok yanlış bir bilgiydi. Ben zaten oruç tutmuyorum ve o zaman da tutmuyordum. Yan topa ters bir şekilde kafa vurduktan sonra gözlerim hafiften karardı ve sonra da değiştirilmemi istedim. Maç sonrasında kan şekerime de baktılar ama normaldi.
Sakatlık sürecin bittiğinde eski performansınla oynayacağına ilişkin inacın ne durumdaydı?
Sadece sağlığıma tekrar kavuşmayı düşünüyordum. Sonuçta ben çalışmayı seven biriyim ve çalışarak aynı performansı yakalarım diye düşünüyordum. Zaten sezon sonunda iyileştim ve az oynadım. Geçen sezonki sayfayı tamamen kapatmıştım. Kendimi yeni sezona hazırlamaya başlamıştım.
Biraz da kilo almıştın...
Evet... Sakatlanmadan önce 80 kiloydum. Bu süreçte 86 kiloyu gördüm. Bu da normaldir. Ama şimdi zayıfladım.
Şimdi performanısının hangi noktasındasın?
Ufak tefek eksikliğim var. Yoğun idmanlar yaptık. Artık çalışmamızın karşılığını almanın zamanı geldi.
Kondisyon eksikliğin olduğunu düşünüyor musun?
Hayır, düşünmüyorum. Kamp döneminde bu konuda gayet önemli çalışmalar yaptık. Günde genelde iki idman yapıyorduk ama üç idman yaptığımız zamanlar da oldu. Ayrıca tatilde de boş durmadım. Hem tatilimi hem de antrenmanlarımı yaptım ve verilen programı uygulamaya çalıştım.
Kamp dönemini nasıl değerlendiriyorsun?
Geçirdiğim en güzel kamplardan biriydi. Herkes birbirine kenetlendi bu süreçte. En önemlisi ortam çok güzeldi. Yorucu olduğu kadar neşeliydi. Herkes birbirine çok eğlenceli şakalar yapıyordu. Birbirimizi ıslatmalar olsun, doğumgünü kutlamaları olsun, hepsi çok güzeldi.
İyi bir kamp dönemi, kenetlenme gibi etkenler elbette şampiyonluk yolunda çok önemli. Ayrıca aranıza yeni katılan futbolcular da var. Bütün bunlar çerçevesinde yeni sezonla ilgili neler söylemek istersin?
Üçüncü hafta Trabzonspor maçımız var. Lige iyi başlarsak, iyi gider diye düşünüyorum. Evet, özellikle defans bölgesine transferler yapıldı. Yeni transferlerin de Beşiktaş’a önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum.
Senin gibi genç futbolcular var takımda. Sence bu gençler de senin gibi bir patlama yaşayabilir mi?
Özellikle Aydın’ın patlama yapmasını bekliyorum. Gerçi ben gençlerin hepsinin oynamasını ve başarılı olmalarını istiyorum.
Dışarıdan bir gözle kendini mercek altına alsan, neler söylersin?
Hiç böyle bir şey düşünmedim, aslında dışarıdan izleyenler bunu daha iyi görebilir.
Yine de bir şeyler söyleyebilirsin bence...
(Bir süre düşünüyor) Fiziğimin ilk başta göze çarpması lazım. Yaşıma göre fiziğimin iyi olduğunu düşünüyorum. Belki oyun anlayışım iyi gözükebilir. Ama dediğim gibi bu soruyu yanıtlamam çok zor.
Peki son sorum; bu sezon Beşiktaş tribünleri nasıl bir Serdar Kurtuluş izleyecek?
İlk geldiğim sezonda olduğu gibi, her maç üstüne koyan bir Serdar olarak beni izlemelerini istiyorum.
Deniz Özdemir
03-09-2008, 22:57
seviyorum ben bu çocuğu yaa.umarım çok başarılı olur..
Namik Kartaloglu
19-01-2009, 12:49
Serdar Kurtuluş’tan Açıklamalar
19.01.2009 10:49
Serdar Kurtuluş, BJK TV'ye yaptığı açıklamada ligin ikinci yarısını değerlendirdi. Kurtuluş, sakatlığının geçtiğini, kondisyon eksikliği bulunduğunu ve bunu gidermeye çalıştığını söyledi.
Başarılı oyuncumuz Serdar Kurtuluş, BJK TV Yayın Koordinatörü Erdem Ulus'a konuştu.
Erdem Ulus: Çok uzun bir sakatlık dönemi geçirdin. Bu sakatlığın da çok speküle edildi. Daha sonra yavaş yavaş toparlanmaya başladın ve Mustafa Denizli son maçlarda sana forma vermeye başladı. Eski Serdar Kurtuluş'u görmeye başladık maçlarda. Sen kendini nasıl hissediyorsun?
Serdar Kurtuluş: Tabii ki eski formuma geri dönmek için gereken mücadeleyi, gereken çalışmaları her zaman sürdürüyorum. Geçen sene oldukça uzun süren bir sakatlık yaşadım. Bunun da sebebi her zaman aynı yerden sakatlığın nüksetmesiydi. Nüksettikçe de beni daha çok geri attı. Sonuçta sakatlık 5,5 ayımı aldı. Daha sonra bu sezona iyi bir kamp dönemi geçirmek için başladım. İyi de başladım. Ertuğrul Hoca bana şans verdi. Ligin başında bir iki maç oynadım, sonra şans yakaladım. Daha sonra en son oynanan Kayseri maçından sonra formamdan uzak kaldım. Yediğimiz golde de benim büyük bir hatam vardı. Ben bunu kabul ediyorum. Gerçekten o golden sonra kaç gün gözüme uyku girmedi. Gerçekten büyük bir hata yapmıştım ve ligde ilk mağlubiyetimizi almıştık. Neticesinde 6-7 hafta formamdan uzak kaldım. Son oynadığımız iki Türkiye Kupası maçında hocam bana yeniden şans verdi. Ben de gereken mücadeleyi yaptım. Biraz maç kondisyonu eksiğim var, bunu kapatmaya çalışıyorum. Böyle devam ederse eski formumu inşallah yeniden geri kazanacağım.
Erdem Ulus: Werder Bremen maçındaki performansın nasıldı? Mustafa Denizli, senin performansınla ilgili seninle görüş alış verişinde bulunuyor mu? Denizli'nin senden istedikleri neler?
Serdar Kurtuluş: İlk yarı birkaç hata dışında iyi bir futbol ortaya koyduğumu düşünüyorum. Dediğim gibi maç kondisyonu eksiğim var, bunu tamamlamaya çalışıyorum. Biraz yoruldum, hocam da beni kenara aldı. Hocam umarım ki benden memnundur. Ben de onun istediklerini yapmaya çalışıyorum.
Erdem Ulus: Beşiktaş'ın ilk yarıda istenilen performansı veremediğini iddia edenler var. Bu yorumlara katılıyor musun?
Serdar Kurtuluş: Bence son haftalarda derbi maçlarda kaybettiğimiz puanlar vardı. Eğer o maçlarda kazanabilseydik ligin zirvesine çıkacaktık. Tabii ki zorlandığımız maçlar oldu, fakat bunlardan puan almak için sahaya çıkmıştık biz. Puan kayıplarımız da genelde derbi maçlarda oldu. Bunun nedeni de iki maçta da 10 kişi kalmamızdı. Ben buna bağlıyorum, çünkü 10 kişi kalmadan önce takımımız gayet iyi mücadele ediyordu ve deplasmanda da olsa puan alabilirdik diye düşünüyorum. Ama henüz her şey bitmiş değil. Altı puanlık bir fark var. Lig uzun bir maraton. Gereken puanları toplayıp, ikinci yarıyı kayıpsız atlatmak istiyoruz. Her zamanki gibi hedefimiz şampiyonluktur.
Erdem Ulus: Sezona Ertuğrul Sağlam'la başlandı. Daha sonra değişiklik oldu, Mustafa Denizli geldi. Tabii ki hocalar arasında farklar var, sistemler arasında farklar var. Geçişten geçişe bir zorluk yaşanıyor mu?
Serdar Kurtuluş: Ertuğrul Hocanın zamanında takım 4'lü bir savunma oynuyordu. Mustafa Hoca gelince 3'lü bir savunma, 5'li bir orta saha, 3'lü bir forvet gibi oynamaya başladık. Zaman zaman oyun içinde sistem değişebiliyor. 3'lü savunma oynarken bazen 5'li savunmaya geçebiliyorsun. Atağa çıktığında kanatlardan destek verebiliyorsun. Buradaki en önemli görevi kanatlar üstleniyor. Hem ofans yönünden, hem defans yönünden oldukça dinamik olması lazım. Yani her futbolcu gibi sistemin başında ilk başlarda zorluk çektik ama şu an hiçbir zorluk kalmadı. Gayet güzel gidiyor.
Erdem Ulus: Ligin ikinci yarısı için neler söyleyebilirsin? Önemli maçların çoğu BJK İnönü Stadı'nda oynanacak. Ligin ikinci yarısında bu maçların İnönü Stadı'nda oynanacak olması sizler için bir avantaj mı? Bunu aranızda nasıl değerlendiriyorsunuz?
Serdar Kurtuluş: Tabii ki bu büyük bir avantaj. Eğer diğer maçlarda puan kaybı yaşamazsak ve içerdeki derbi maçlardan puan kazanırsak ligi üst sırada bitiririz diye düşünüyorum. Bu bizim için bir avantaj diye düşünüyorum. Ama her maça aynı ciddiyetle, aynı konsantreyle çıkarsak, her maçtan üç puanla ayrılırsak bunu kolayca başarabiliriz diye düşünüyorum.
Namik Kartaloglu
17-02-2009, 13:32
17.02.2009
Serdar Kurtuluş
Serdar Kurtuluş, taraftarlarımızın gönderdiği sorulara yanıt verdi.
İşte sorular ve Serdar Kurtuluş’un yanıtları:
Beşiktaş'taki ortamı nasıl buluyorsun? Sence yapılan hakem hataları takımı nasıl etkiliyor? Çarşı Grubu’nun Beşiktaş için önemi nedir?
slaveakin
-Geldiğim günden beri çok güzel bir ortam var. Hakem hataları takımı değil ama puan durumundaki pozisyonumuzu olumsuz etkiliyor. Hakemler doğru kararları vermeye çalışıyorlar, ama bazen hata da yapabiliyorlar. Çarşı Grubu’na gelince, ateşleyici bir taraftar grubuna sahibiz. Rakip takıma çok büyük baskı yapıyorlar. Bize de olumlu anlamda baskı yaptıklarını söyleyebilirim.
Bu genç yaşta Beşiktaş gibi büyük bir kulüpte oynamak nasıl bir duygu?
Anıl Ayvalıoğlu
-Herkese nasip olmayan bir şey. Amacım uzun yıllar Beşiktaş’a hizmet etmek. Hayalimdeki takımda oynuyorum.
Bursa’ya gittiğin zaman Bursalılardan ‘Beşiktaş’a transfer oldun’ diye herhangi bir tepki aldın mı?
Basr Asda
-Bursalılardan hiçbir tepki almadım. Bursa taraftarının beni sevdiklerine inanıyorum. “Beşiktaş’a gitme” diyenlerde olmuştu, ama benim hedefim Beşiktaş gibi bir takımda oynamaktı. Bunu da gerçekleştirdim.
Avrupa’da hangi takımda futbol oynamak istersin?, En iyi hangi takım arkadaşınla anlaşıyorsun?
Hilal Kara, Şenol Kara, Görkem Uysal, Pınar Arda, A. Karakaşoğlu, Gökhan Dura, Nuri Özyurda
-İngiltere Premier Ligi’ni çok beğeniyorum. Olursa İngiltere’de oynamak isterim. İspanya da olabilir. İngiltere’de Manchester United’ı beğeniyorum ve böyle kulüplerde de oynamak isterim. En iyi anlaştığım arkadaşım da Serdar Özkan.
Türkiye’de başka bir takımda oynar mısın?
Şenol Kara, Şenol Top
-Şu anda başka bir takımda oynamayı düşünmüyorum. Çünkü benim hedefim burada kalıcı olmak.
En beğendiğin tezahürat hangisi?
Eser Özyıldırım, Oğuzhan Kervancı, Emre Öndin, Kartal 067, Yusuf Solak
-‘Yağmurlu bir günde görmüştüm seni, dün gece sevgilim aradı birden... Beşiktaşım oley’ tezahüratları hoşuma gidiyor.
Aktif futbol hayatının dışında neler yapmaktan hoşlanırsın? Hobilerin nelerdir?
Edanur Bayra, Ezgi Kamalı
-Müzik dinlemeyi ve alışveriş yapmayı severim. İzinli günlerimde de Bursa’ya ailemin yanına gidiyorum.
Neden Tigana dönemindeki hırsı ve arzuyu sende göremiyoruz?
Uğur Kara, Ramiz, Emre Kısa, Birindor
-Ben her zaman sahaya hırslı çıktığımı düşünüyorum. Futbolcu her zaman hırslı olacak diye bir kaide yok. Zaman zaman inişli çıkışlı dönemler olacaktır. Bunu da yaşadığım sakatlığa bağlıyorum. Çünkü form tutmam için biraz daha maç oynamam, maç kondisyonumu geliştirmem gerekiyor.
Futbolcu olmasaydın mesleğin ne olurdu?
Orhun Alp, Burak Yılmaz
-Beden öğretmeni olmayı ya da bir antrenör olmayı isterdim.
Beşiktaş’ta ileriye dönük hedeflerin nelerdir?
Özlem Korkmaz
-Burada kalıcı olmak istiyorum.
Beşiktaş’ta gelmiş geçmiş en beğendiğin futbolcu kimdir? Kardeşin Serkan’a karşı oynamak nasıl bir duygu?
T. Doğan Özkan
-Sergen Yalçın ve Pascal Nouma en beğendiğim futbolculardı. Serkan’la ilk kez Beşiktaş-Bursaspor maçında karşı karşıya oynamıştık. Değişik ve güzel bir duygu, farklı şeyler hissediyor insan.
Kardeşinin Galatasaray’a transferine sevindin mi yoksa “Beşiktaş’a gelse daha iyi olurdu” diye düşündün mü?
M. Öztürk, İbrahim Özmen
-Galatasaray’a gitmek onun tercihiydi. Onun da kendince belli hedefleri var ve orayı tercih etti. Beşiktaş ve Fenerbahçe’de istiyordu kendisini, ama Galatasaray’ı seçti.
“Kardeşim benden daha iyi oynuyor” demiştin, neye göre söyledin bunu?
Erdem Kayadelen
-Ben öyle bir şey demedim. Bu sadece gazetede çıkan yazılar. Çünkü ben kardeşimin piyasasını yapmak için hiçbir zaman böyle konuşmam. Onun da yetenekleri, oynadığı yer bellidir. Kötü bir futbolcu olsaydı Galatasaray gibi bir kulüpte oynamazdı.
Bir savunma oyuncusu olarak Takımımız’ın savunmasını nasıl buluyorsun. Rüştü’nün kalede olması size güven veriyor mu?
Güven Ertürk
-Rüştü abi kendisini ispatlamış birisi. Türkiye’nin en iyi kalecileri arasında, tabii ki güven veriyor. Genelde sürekli iyi oynayan bir savunmaya sahibiz. Bazen ufak tefek hatalar oluyor. Genel anlamda iyi bir savunmaya sahibiz diye düşünüyorum.
Beşiktaş’ı tercih etme sebebin neydi?
İsa Tezer, Ezgi Kamalı
-Renkleri ve büyük bir camia oluşu.
Sinirli gibi gözüküyorsun. Sinirli biri misin?
Nafize Atok
-Evet sinirli birisiyim, aynı zamanda da inatçıyımdır.
Yabancı filmlerle aran nasıl? İnternette en çok nerelerde vakit geçiriyorsun?
Büşra Şirvanlıoğlu
-Yabancı filmleri pek izlemem. Bilgisayar başında daha çok müzik dinleyerek vakit geçiriyorum.
Oynamaktan en çok zevk aldığın mevkii neresi?
Çağrı Serdaroğlu, Ziya Akgün
-Ön libero ve sağ bek.
Geçirdiğin sakatlıklar sende psikolojik bir etki yapıyor mu? Ön liberoda mı yoksa sağ bekte mi kendini daha iyi buluyorsun?
Yenal Sogul, Umut Bayar, M. Gönen, Murat, Kurtuluş, Can Mafratoğlu
-Tabii ki oluyor. Bunu yaşayan bilir. Beni çok fazla geriye götürdü. Takıma bir an önce dönebilmek için elimden geleni yaptım, ama bayağı uzun sürdü. Geri döndüm ve şimdi performansımı yükseltmeye çalışıyorum. Diğer soruya gelirsek; iki yerde de iyi oynadığımı düşünüyorum.
Bu sene şampiyon olabilir miyiz? Kariyerini Beşiktaş’ta tamamlayıp jübileni bu kulüpte yapmak ister misin?
Süleyman Kesik, Tuba Kalaycı
-Tabii ki şampiyon oluruz. Beşiktaş her zaman hedefi şampiyonluk olan bir takım. Burada jübile yapmak isterim.
Karşı takım kendi yarı sahasına hapsedildiğinde beklerin görevi nedir?
Uğurcan Peçe
-Kontrollü olmak. Çünkü ataklarda kontrollü olmak zorundasın ve hücumu desteklemelisin. Daha çok orta yapmak ve girebiliyorsan pozisyona girip gol attırmak.
Serdar Özkan’la aynı adı taşıyorsun. Bu saha içinde bir sorun oluşturuyor mu, arkadaşların sana nasıl sesleniyor, bir lakabın var mı?
İlayda Atakan
-Bana Kurtuluş diyorlar, Serdar’a da adıyla hitap ediyorlar. Şu anda bir lakabım yok.
Örnek aldığın bir futbolcu var mı?
Gökhan Dura, Ahmet Karakaşoğlu
-Emre Belözoğlu’nu beğeniyorum. Bunu da ilk geldiğim zamandan beridir söylüyorum. Kendisi Türkiye’nin en büyük futbolcularından birisi. Oynadığı oyun stilini özellikle beğeniyorum. Kişilik olarak çok yakından tanımıyorum ama iyi bir kişiliğe sahip olduğunu düşünüyorum. Örnek olarak Emre Belözoğlu diyebilirim.
Sana göre dünyanın en iyi futbolcusu kim?
Berke Özenses
-Zinedine Zidane.
İdmanlar sonrasında özel çalışmalar yapıyor musun?
Veysel Udum, Alper İnceoğlu
-Vaktim oldukça yapmaya çalışıyorum.
Maçlara sadece hocalarının söyledikleriyle mi hazırlanıyorsun? İnternetten yetenekli futbolcuların videolarını izliyor musun? PES ve Winning Eleven gibi futbol zekasına dayalı oyunları oynuyor musun?
Metto JR.
-PES ve Winning Eleven gibi oyunları çok oynarım. Kendimi geliştirmek adına ise oynadığım maçları daha sonra mutlaka izliyorum. Hatalarımı görüp tekrarlamamaya çalışıyorum. Saha içinde de hocamın söylediklerini yapmaya çalışıyorum. İnternetten başkalarının videosunu ise denk gelirsem izliyorum. Ama onların yaptığını sahada denemedim.
Teknik direktör değişikliği futbolcuların da performansını etkiliyor mu?
Eray Alparslan
-Her teknik direktörün futbolculara bakış açısı, sistemi farklı olabilir. Değişiklik futbolcuları zaman zaman etkileyebilir, ama bu belli bir süreçtir. Bunu geçtikten sonra, uyum sağlandıktan sonra bir zorluk çekilmez diye düşünüyorum.
Takım arkadaşlarının dışında Türkiye’de birlikte aynı takımda oynamak istediğin futbolcular kimler? Serdar Korkmaz, Zeynep Yaylalı
-Emre Belözoğlu, Roberto Carlos, Tabata, Lincoln ve Egemen Korkmaz.
Oynadığın mevkinin durumuna göre kendinde eksik, yetersiz hissettiğin özelliklerin var mı? Hava topları, yan toplar vs.
Arda Gökaslan
-Biraz daha hızlı bir futbolcu olmam gerekiyor. Biraz hızlı olsaydım tam olacaktım, ama ben oyun zekamla bunu kapatmaya çalışıyorum.
Takımımız’ın Avrupa macerası neden hep kısa sürüyor?
Mert Kaya
-Şanssızlık diye düşünüyorum.
Maça çıkmadan önce yaptığın özel bir şey var mı?
Tuğçe Da Silva
-Dua ediyorum.
Facebook’ta senin adına kurulan sayfa gerçekten senin mi?
A. Çakır
-Benim değil. Benim adıma tanımadığım başka birisi tarafından açılmış bir sayfa. Fanclub diyebiliriz. Zaten ben facebook kullanmıyorum.
Bilgisayar oyunlarında yaptığınız hareketleri sahada hiç denediniz mi? Cevabınız evet ise sonucu nasıl oldu?
Emre Taykesen
-Hayır hiç denemedim çünkü o sadece bir oyun.
Büyük maçlarda heyecanlanıyor musun? Bu durum hata yapmana sebep oluyor mu?
Buğra Akın
-Ben her maça çıkarken ufak bir heyecan yaşarım ama aşırıya kaçan bir heyecanım olmaz. İlk geldiğim zamanlarda bu heyecan vardı ama zamanla bunu yendim.
Yusuf Şimşek’i nasıl buluyorsun?
Batukan Ege Elçi
-Türkiye’de geçemeyeceği futbolcu yok.
Teşekkürler...
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.