PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Efkarım birikti sığmaz içime !!!


Mustafa Fatih
28-08-2008, 15:53
Efkarım birikti sığmaz içime

Lig başlar başlamaz Antalya ve Antep’te yaşanan şiddetin kaynağı üzerine enikonu tahliller yapılacak, önlemler üzerine yazılacak, devlet göreve çağrılacak, “Yasalar uygulansın” denecektir... Elbette bu konuda yazacaklarım olacak. Ama sezon içinde aynı konuda bolca yazma olanağı bulacağımdan emin olduğumdan bugün geçen yıldan kalan bir soruyla uğraşayım istiyorum. Soruya verilecek yanıt(lar) belki de, aynı zamanda şiddetin kaynağına dair ipuçlarını da içinde barındıracak.
Soru şu; nasıl oldu da, geçmişte bu memlekette en sempati duyulan takımlardan biri olan Beşiktaş, neredeyse gittiği her deplasmanda şiddete varan bir tepkiyle karşılaşıyor?
Oysa Beşiktaş...
Bir futbol takımı olmaktan öte anlamlar içerirdi (elbette öncelikle bizim için). Bir varoluşu, bir duruşu anlatırken kullanılırdı. Kazanmak için sonuna kadar gayretin ama kaybettiğinde de vakur olabilmenin futboldaki ifadesiydi. Paranın gücüyle değil, gayretle, akılla, özveriyle ‘yeniden kuran’dı. Hazıra konan değil, dişiyle tırnağıyla çamurlu sahalardan örnek oyuncular yaratmak için ter dökmeyi temsil edendi.
Ağırbaşlılıktı, efendilikti, semtli olmanın unutulmaya yüz tutmuş tadıydı, farklılıklara rağmen birarada olmayı becerebilmekti... Eğlenceydi, coşkuydu, itiraz etmeyi göze almaktı, isyandı...
Peki ne oldu da, kimsenin karşı çıkamayacağı bu değerlere sahip olduğu düşünülen bir takım nefret duyulur hale geldi? Herkesin ikinci takımı, nasıl diş bilenen bir takıma dönüştü?
Benim yanıtım şu; kendi olmaktan vazgeçip başkası olmaya karar vermesiyle başladı her şey. Değerlerini gözden çıkarmayı göze aldığı andan itibaren yitmeye başladı saygınlığı. Ne olursa olsun kazanmayı her şeyin önüne koyduğu, bunun için her şeyi göze aldığı, “Yapmam” dediğini yaptığı, buna kendini sevenleri de inandırdığı günden bu yana, en önemli şeyini, sempatisini kaybetti hızla. İnsanların Beşiktaş için, içlerinde özlemle sakladıkları o gülümseten duygu, ‘başkalık’ duygusu, ağır ağır kayboldu.
Oysa Beşiktaş... Takımıyla bambaşkaydı. Farklı düşünen, aykırı düşüncelerini cesurca ve zekice hayata tercüme eden bir taraftarıyla bambaşkaydı. Taraftarı, zaman zaman yönetimi gibi yalpalıyor, tutarlı bulmadığım davranışlar gösteriyor, tutarsız metinleri kaleme alıyorlarsa da, hala en yaratıcı, en duyarlı taraftar grubu olma özelliğini koruyor gözümde.
Bir yanda Beşiktaş’ın heba edilmeye çalışılan birikimi, öte yanda o birikimdeki umut... Aklın kötümserliği, iradenin iyimserliği. Şairin dediği gibi; “Bir umudum sende anlıyor musun?” efkarı...
Sahi, ne oldu da Beşiktaş bu kadar öfke duyulan bir takım oldu? Belki sizin de başka yanıtlarınız vardır.

Mustafa Fatih
28-08-2008, 16:00
aslında bu konu çook önemli neden eskiden öyleydide, şimdi böyle...

Ismail Hakki Demirel
28-08-2008, 16:11
bende olaya bir örnek vercem.çalıştığım firmada , servis bölümünün atölye şefi var.sıkı bir fenerli ve birgün konuşuyoruz bende aynı soruyu sordum.nedir bu beşiktaşa düşmanlık, hadi diğer 2 büyüğü anlarım ama bize rakip bile olamicak diğer takımların derdi ne ? bana verdiği cvp şuydu " benim ikinici takımımım beşiktaş içimde beşiktaşa karşı her zaman bir sempati var.gerek taraftarınıza gerekse geçmiş yıllardaki futbolcular (metin-ali- feyyaz-rıza-ulvi-kadir) bunları kastediyor gerekse yönetim (seba dönemi) olarak hep efendilik vardı hep saygın bir klüp olmayı başardılar , ama son yıllarda ve özellikle 100.yıldan sonra artık gözümdeki eski saygısını sevgisini kaybetti" verdiği cvp buydu ve bana göre bir fenerliden alınca önemli bir cvptı...

Sinan Kara
29-08-2008, 00:56
aynen...

Umit Bayezit
29-08-2008, 14:02
başarı ve başarı olasılığı her zaman engellenmesi gereken bir unsurdur bu bakış açısında

nam olsun diye namertlik yapmak sıradan oldu

çok küçüksünüz çooooook

Kaya Kılıç
29-08-2008, 14:09
evet arkadaşlar bu beşiktaşın şuan en önemli sorunlarından birisidir...bursada oturan birisi olarak bunu en açık örnekleriyle yaşayanlardanım ve üzerinde çok tartışılması gerektiğini düşünüyorum...bence ilk olarak yönetim hataları ve 101. yılın hesabının sorulamaması o sene ile ilgili bazı kara noktaların hala aydınlatılamaması ikinci olarak klübümüzde bazı karanlık kişilerin bulunduğu düşünüşüyor ve bir etkense bence yıldırım demiörenin adnan polatla olan samimiyeti beşiktaşın gs-fb karşısında bir kale olması bir asiliğin sembolü olması imajına hasar verdi

Gokhan Akyol
29-08-2008, 14:14
Seba döneminden sonraki yönetim anlayışı,Beşiktaş yönetiminin içinde karanlık kişilerinde yer alması bunların medyada boy boyu gösterişlmesi,geçmiş sezonlar hakkında hala aydınlanmayan karanlık klüpler arası ilişkiler olması nedenleri olabilir.
Ama bence tribun grupları olarak Bizim tribunumuze yapılan saldırıların en büyük nedeni Beşiktaş tribununun bir numara olması ve sataşan herkesin reklam yapıp payını alması oluyor.bu yüzden herkes çArşı'ya sataşıp reklam peşinde