PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sari Firtina -Ropörtaj


Namik Kartaloglu
04-09-2008, 12:47
"Tek efsane Beşiktaş'tır"
Bir dönem Beşiktaş tribünlerinin bestelerinin değişmez öğesi olan “Metin-Ali-Feyyaz”ın en önemli parçalarından biri. Futbolculuk yıllarında uğruna siyah-beyazlı taraftarlar tarafından açlık grevi yapılan, yakışıklılığı ile özellikle genç kızların büyük bir beğenisini toplayan, efendi kişiliği, entelektüel ve kültürel düzeyinin yüksekliği ile her türlü ilgiyi, müthiş hızıyla ve futbol zekasıyla övgüleri hak eden bir efsane.

Beşiktaş’ın unutulmaz futbolcusu, günümüzün ise A Milli Takım Antrenörü, “Sarı Fırtına” Metin Tekin’den bahsediyoruz. Ama bakın Metin Tekin nasıl yanıt veriyor kendisine yapılan “efsane” yakıştırmasına:

“Efsane, yıllar aşıp yüzyıl öteye geçebilmektir. Bir çocuktur sizi o yıllar öncesine götüren ya da efsaneleştiren. Biz nasıl Baba Hakkı'yı merak edip onu araştırıp, neredeyse ellerimizle dokunduysak, yıllar sonra bir çocuğun bizi aklına düşürüp araştırmasıdır. Biz, o efsane içinde olan şanslı insanlarız. Yoksa efsane olmak ne haddimize. Tek efsane vardır o da Beşiktaş'tır....”


Arkadaşımız Saadet Özcan, bu sözleriyle mütevazı kişiliğini bir kere daha gösteren bir Beşiktaş “efsanesi”yle, Metin Tekin’le görüştü. Sizleri bu keyifli söyleşi ile baş başa bırakıyoruz.

***

O, Türk Futbolu'nun Sarı Fırtına'sı...
Adını, ailesi Türk futbolunun ‘Taçsız Kralı’ Metin Oktay'dan esinlenerek koydu.
O ise yıllar sonra ailesini bu tercihinden dolayı mahcup etmedi.
Her zaman Türk sporcusunun tahsilli yüzünü temsil eden Metin Tekin, avukat babasının da katkılarıyla Kocaelispor altyapısında futbolla haşır neşir olarak büyüdü.
Kısa sürede, PAF Ligi'nin yıldız futbolcusu oldu.
Şık çalımları, sürati ve deparlarıyla sivrildi.
Bu üstün performansıyla Genç Milli Takım'a seçildi.
Ardından da Kocaelispor A Takımı'nda oynamadan 18 yaşında Beşiktaş'a transfer olarak Siyah-Beyazlı formayı sırtına geçirdi.
O yıllarda Beşiktaş'taki gençleştirme operasyonu ilerleyen yıllarda ‘Sarı Fırtına’ olacak genç Metin'in de işini kolaylaştırmıştı.
Genç yeteneklere büyük önem veren dönemin Beşiktaş Teknik Direktörü Dorde Milic, Metin Tekin'i önce Genç Takım'a, ardından da A Takım'a aldı.
O yıllara ait çok güzel anıları var Metin Tekin'in...
Genç Milli Takım'a çağrıldığı yıllarda okulu bahane ederek Güneydoğu'ya gitmek istemediğini bugün gülümseyerek anlatıyor.
Yöneticilerin, 'Biz araştırdık, sınavın yokmuş' sözleri üzerine, bu kez Marmara'daki kampa katıldığını ise muzipçe gülerek dile getiriyor.
Hele yine Genç Milli Takım kampında bir anısı var ki Metin'in evlere şenlik...
Beşiktaş Genç Takım'da oynarken, Genç Milli Takım kampında bir gençle tanışır.
Kendisi gibi henüz 17-18 yaşlarındaki delikanlı, 'Beşiktaş Genç Takımı'na yeni transfer olduğunu' anlatmaktadır.
'Allah Allah ben neden tanımıyorum' diye içinden geçirirken, yıllar sonra 'Metin-Ali-Feyyaz' popülerliğinden habersiz Metin Tekin'in karşısındaki genç, 'Adım Feyyaz Uçar' diyecektir...
Bu gençler, daha sonra aynı takımda kader birliği yaptıklarının haricinde, isimleriyle oluşturdukları bir ekolü de Türk Futbolu'na armağan edecektir...

'BİR SORU SORDUK, ADAM GİBİ CEVAP VER!..'



Metin Tekin, Siyah-Beyazlı formayla ilk golünü 2 Ocak 1983'te İnönü Stadı'ndaki Beşiktaş-Adana Demirsor maçında atar.
Tabii bu ilk golün de hâlâ Sarı Fırtına'yı güldüren bir anısı var.
Maç sonrası evinin yolunu tutan genç Metin bir taksiye atladığı gibi stattan ayrılır.
Taksicinin, 'Golü kim attı' sorusuna ise genç adam, 'Birini Necdet Abi, birini de ben attım' der...
Taksiciden gelen yanıt, hiç de genç adamın beklediği tebrik öğelerini içermemektedir.
'Bir soru sorduk. Adam gibi cevap ver' diyen taksicinin sözleri o günün çiçeği burnundaki Beşiktaşlı futbolcusu tarafından bugün dahi gülümseyerek neşredilmektedir...

Beşiktaş taraftarının her dem sevdiği isimler içinde ayrı bir yeri olmuştur Metin Tekin'in...
Sakaryaspor ile oynadıkları Türkiye Kupası maçında Turan Sofuoğlu ile çıktığı havatopunda başına aldığı darbe nedeniyle beyin sarsıntısı geçirmesi üzerine 'öldü' söylentilerinin yayılması sevenlerini bir hayli üzer.
Sarı Fırtına bu olay üzerine yaklaşık 1 yıl, yeşil sahalardan uzak kalır.

İlerleyen yıllarda, birlikte pek çok başarıya imza attığı teknik direktör Gordon Milne’in onu kadro dışı bırakması ve bu kararın geri alınması için taraftarların başlattığı açlık grevi ise halen hafızamdadır.
Tahsil hayatıyla futbol dünyasında her zaman aydınlık yüzün temsilcisi olur Metin Tekin.
Genç futbolculara örnek gösterilmesini ise Beşiktaş- Eskişehirspor maçında rakibine sert girdiğinde gösterilen sarı kart üzerine, hakemden özür dilemesi olarak daima hatırlanacaktır.

Futbola vedasının ardından bir dönem spor yazarlığı yapan Sarı Fırtına, bir dönem sonra antrenörlüğe başlar.
Gençlerbirliği takımında görev yapar.
Samsunspor'da Erdoğan Arıca ile çalışır.
Çanakkale Dardenelspor ve Altay'da teknik direktörlük görevlerinde bulunur.

Halen 20 Yaş Altı Genç Milli Takım Antrenörlüğü görevini sürdüren Metin Tekin ile görüşmemiz öncesinde uzun bir telefon trafiği yaşıyoruz.
EURO 2008 sonrası, bir dönem evli olduğu Şevval Sam’ın dünyaya getirdiği, oğlu Tarık Emir ile yaptıkları tatilin ardından nihayet kendisiyle buluşuyoruz.
Elbette dolu dolu futbol olacak konumuz.
Eee böylesine futbolun içindeki bir insandan futbolu dinlemekde keyifli olacaktır.
Görüşmemize başlarken, ilk sorum Fatih Terim ile çalışmanın nasıl bir duygu olduğuyla ilgili oluyor tabii ki...
Ben bu konuda soru yöneltmeye hazırlanırken, karşımdaki kişiyi kırmamak için azami gayret sarfediyorum.
Metin Tekin'in rahat sözleri ise beni hayli rahatlatıyor.
Daha ilk dakikadan gerginlik yaratmayalım değil mi?!..
İşte Beşiktaş'ın Sarı Fırtına'sı Metin Tekin ile dolu dolu bir futbol sohbeti...


'SEN DE HER ŞEYE KARŞI ÇIKIYORSUN METİN!..'

- Fatih Terim, liderlik vasıfları hayli yüksek olmasına rağmen, hepimiz biliyoruz ki dominant bir karaktere sahip. Bu durum sizi zorluyor mu?
“Fatih Hoca lider karakteri barındıran bir şahsiyet. Fakat, dediğim dedik değildir. İş karar verme noktasına gelirse hakikaten paylaşımcıdır. Aksine, beraber çalıştığı insanların görüşlerine değer, aynı zamanda da önem veren birisidir. Hatta fikrimizi söylediğimizde, 'Sen de her şeye karşı çıkıyorsun Metin' der... Gülüşürüz... Fatih Terim ile fikir paylaşılabilir. Görüş bildirmediğinizde Fatih Hoca ile karşı karşıya kalabilirsiniz...”

- Gelecekle ilgili planlarınız içinde neler var? Milli Takım ve EURO 2008 sizin ufkunuza neler kattı?..
“Tabii ki üst düzeyde teknik adam olarak çalışmak oldukça önemli. Bu anlamda Genç Milli Takımlar'dan itibaren çok önemli deneyimler kazandım. Avrupa Şampiyonası'nda bu yolu Fatih Hoca ile kat etmek gerçekten müthiş bir tecrübe oldu...Bunların hepsi Metin Tekin için bir birikim elbette. Milli Takımın mesleki katkısı fevkalede. Bunu kelimelere dökmek dahi zor. Öte yandan bu futbolcu portföyüne başka bir yerde sahip olmanız mümkün değil. Düşünsenize, 10 yıl içinde oynayacak 100 oyuncuyu siz daha 15 yaşındayken izlemiştiniz. Asıl servet budur... Ama şu da bir gerçek ki, Milli Takım'da üst düzey futbolu kıyaslama imkanı elde ettim. Bu kaç kişiye nasip olur ki?..

“YOLU BEŞİKTAŞ'TAN GEÇEN HERKES GİBİ BEN DE İSTERİM...”

- Beşiktaş'tan yetişmiş bir futbolcu olarak hayallerinizde bir gün Beşiktaş'ta olmak var mı?..
“Beşiktaş'ta bir gün bile forma giyen oyuncunun hedefi Beşiktaş Teknik Direktörlüğü oluyorsa, elbette benim için hedeflerden biri budur. Yolu Beşiktaş'tan geçen herkes gibi... Benim de gönlümde elbette bir gün orada olmak vardır. Çünkü Beşiktaş bestesi daha geniş kitlelere hitap eder... Başarı için mükemmel ahlaki değerler gerekir. Bunu kelime olarak söylemek dahi kolay değildir. Beşiktaşlılığın kelime anlamını, Beşiktaş değerlerini herkes söyler ama yapamaz. O değerleri işinize geldiği gibi ve işinize geldiği şekilde kullanmak değildir önemli olan.

“TEK EFSANE BEŞİKTAŞ'TIR”



Hep efsane olmaktan bahsedilir ya... Efsane, yıllar aşıp yüzyıl öteye geçebilmektir. Bir çocuktur sizi o yıllar öncesine götüren ya da efsaneleştiren. Biz nasıl Baba Hakkı'yı merak edip onu araştırıp, neredeyse ellerimizle dokunduysak, yıllar sonra bir çocuğun bizi aklına düşürüp araştırmasıdır. Biz, o efsane içinde olan şanslı insanlarız. Yoksa efsane olmak ne haddimize. Tek efsane vardır o da Beşiktaş'tır....”

- Teknik direktör iken karar mekanizmasında tek kişi olmak varken, bu noktada bulunmaktan rahatsızlık duyuyor musunuz?..
“Tek başına karar veren kişisiniz.”

- Belki bu daha riskli?..
“Birçok konuda son kararı veriyorsunuz. Eleştiriler de alıyorsunuz. Hem de dünya kadar... Buna hazırlıklı olmak gerekiyor. Bir de şöyle bir yanılgıya düşülüyor. Sanki teknik heyetin görevi sadece ilk 11'i açıklamakmış gibi bakılıyor. Takımı hazırlayan, rakipleri inceleyen, taktiklerini hazırlayan ve bunları sahada uygulayan noktadasınız. Ya da ekipsiniz... Son nokta....”

“MİLLİ TAKIM KADROSU SON ANDA OLUŞMUYOR...”

- Söz bu noktaya gelmişken, Milli Takım aday kadrosu son ana kadar araştırılıyor mu? Toplumda, 'Kadro son gün mü kararlaştırılıyor?' şeklinde genel bir kanı var?..
“Son anda açıklanıyor ama kadro son anda oluşmuyor. Genede kadro oluşmuştur ama açıklanması son ana kalır. Zaman zaman bu tip olaylar oluyor ama, kadro oluşmuştur. Kamuoyunu ilgilendiren şey, EURO 2008'deki 26 insanın kim olacağıdır. Kabul edersiniz ki kolay değil, 22 futbolcu 3 kaleci... Hiç kolay değil. Esasında sabaha kadar dahi tartışılabilir.”

- EURO 2008'de takımdan geri dönen oyuncular oldu...
“Herkes 26 kişinin gideceğini biliyordu. Haber vermezsiniz, o zaman tamam derim. Ama gelen oyuncular da bunu biliyordu.”

- Burada size nasıl bir görev düşüyor?..
“Bu profesyonelliktir, bunu kabulleneceksiniz. Zaman zaman hepimiz bu tür zorluklara düşeriz. Hazırlıklı olacaksınız.”


“TRİBÜNDEN İZLEYEN MAÇA DAHA KALIN ÇİZGİLERLE BAKAR”

- Sizin mesleğinizin inceliklerinden biri de maç izlemek ve analiz. Nedir bu işin incelikleri?..
“Bunun da matbu parametreleri yok. Fakat maç izlemenin parametreleri var, standart bir matbu analiz kartı da... İsterseniz ortaya çok standart bir tablo çıkartabilirsiniz. Ama esas olan, izlediğiniz oyununun genel görüntüsüdür. Teknik adamlık da böyledir zaten. Herkes takım yapar. Ama doğru futbol ve doğru oyuncu görüşünüzün olması ve analiz farkınız sizi öne çıkarır. Tabii analiz meselesinde futbolu üzerine indirmek ve her şeyi istatistik değerlere bağlamak çok doğru değil. Bizim analizlerimizde Metin Çakıroğlu'nun hazırladığı bilgiler var. Maç kritikleri... Her maçın görüntüleri geliyor. İzliyoruz, ama tribünden izleyen kişi daha kalın çizgilerle bakar. Biz ise 'Savunmada oyuncularının zaafları nelerdir? Genel savunma anlayışı nedir? İlerde durdurulacak adamları kimlerdir?' gibi detaylara bakarız.”

EURO 2008'i düşündüğünüzde öylesine heyecanlı bir Haziran ayı yaşadık ki...
Peki, biz bu heyecanları yaşarken, o benchte Milli Takım kadrosuyla birlikte aynı anda terleyen, sıkılan kimi zaman hop oturup, hop kalkan Metin Tekin neler hissetti?..
Bunları öğrenmeden olur mu?..
Dilerseniz Metin Tekin'den dinleyelim...

“FİNALE BİZ YAKIŞIRDIK”

“Türk Milli Takımı ile bunları yaşamak her şeyden önce çok keyifliydi. Futbolda heyecanın son dakikada olduğunu gösterdik. Kimileri bizi şanslı olarak adletti ama tekrarlanan tesadüf değildir!.. Kazandığımız deneyim bize mukayese şansı getiriyor. Milli Takım kadromuz, EURO 2008'de bir ilke imza attı. Peş peşe Avrupa ve Dünya Şampiyonası'nda bugüne kadar yokuz. Hedefimiz bu ilki de gerçekleştirmek. Benim için bu teknik kadronun içinde olmanın gururu da bana yeter.”

- Sizin gönlünüzdeki finalde kim vardı?..
“Biz hedeflere uzandık. Grupta lig mantığı var. Sportif olarak gruptan çıkmak, tek maç mantığında her şey olabilir. Ama bir gerçek var ki, EURO 2008 finaline Türkiye-İspanya yakışırdı. Bu sefer buraya kadar. Ama bunları yaşamak da çok güzeldi.”

Ne diyordu Sarı Fırtına?..

'Efsane, yıllar aşıp yüzyıl öteye geçebilmektir. Bir çocuktur sizi o yıllar öncesine götüren ya da efsaneleştiren. Biz, o efsane içinde olan şanslı insanlarız. Yoksa efsane olmak ne haddimize. Tek efsane vardır o da Beşiktaş'tır.... '

Bugün Beşiktaş dendiğinde 'Baba Hakkı' ya da 'Müzmin Bekar Başkan Süleyman Seba' gibi 'Metin-Ali-Feyyaz' gibi bir ekol sayılıyor,
futbolseverlerin hafızasına düşüyorsa,
100 yıl daha beklemeye ya da bir çocuğun mihmandarlığında tarih kitaplarının tozlu sayfalarında beklemeye gerek yoktur Metin Tekin...
Yaşayan efsane departmanına 'Hoşgeldin!'..

Röportaj: Saadet ÖZCAN

Ismail Hakki Demirel
04-09-2008, 13:06
1-2-3 yetmez 4-5-6 olsun METİN-ALİ-FEYYAZ Atsın BEŞİKTAŞ'IM şampiyon olsun

ve futbolculuğunuzun yanında en çok sevdiğim özelliğiniz tahsil sahibi insanlar olmanız.

Kazım Koyuncu'nun bel****linde bir bölüm vardı, köydeki küçük çocuklarla sohbet ediyor.soruyor
K.Koyuncu - futbolcu olmak isteyen varmı aranızda ?
(iki üç çocuk el kaldırıyor)
K.Koyuncu - Ama bunu yaparkende derslerimizi ihmal etmiyoruz tamam mı ? DErs Çalışmayıp aptal bir futbolcu olmayınız diyor.

ve metin tekinde çocuklarımıza nakşedilse onun gibi değerler yetişir türk futbolunda, ama bizim çocuklarımız futbola yönelince dersi kalemi atıyorlar bir kenara

Derya Banu Akgul
04-09-2008, 13:14
İsmail devir çok değişti.eskiden analar babalar futbolcu olmak isteyen çocuklarını sokağa yollamamış.Okuyup adam diye kızarlarmış.Şimdi okuyupta ne olcan git ya topçu ol yada popçu deyip salıyorlar sokağa.Sarı Fırtına Efsane olmayı hak etmiş nadir futbolcularımzıdan biri Umarım onun yetiştirdiği futbolcularda onu örenk alıp aynı yolda yürürler.

Sinan Kara
04-09-2008, 13:19
çocukluğumuzun sarı rüzgarı hey gidi günler hey...

Deniz Akkuş
04-09-2008, 13:43
Apploud Apploud Apploud hem damarlarında hala asi kan dolaşan bir efsane hemde çok mütevazi bir kişilik daha ne denir...

M.Ilke Bortacina
04-09-2008, 21:11
Galiba Orduspor maçıydı çocuktum o zaman babam ile şeref tribününden izliyorduk maçı sarı fırtına kalecinin arkasından geldi kafa ile topu aldı ve golü attı ve kapalıya koşmuştu gol sevincini paylaşmak için.. ah be efsane takım.. bir daha gelir mi.. :(

Hakan Kirezci
04-09-2008, 21:32
Herkes biliyordur belki ama Metin denince ilk aklıma gelen hakeme yaptığı müthiş esprisidir.

80'li yılların sonları; Beşiktaş-Boluspor maçı oynanıyor. Hakem
bizim 2 net golümüzü yemiş, Boluspor'a haybeden bir penaltı vermiş ve
maç çığrından çıkmış. Bizimkiler neredeyse sahayı terketmeyi
düşünürlerken ikinci golü de yiyoruz.

Metin topu santraya dikip beklemeye başlıyor. Hakem düdüğü bir daha çalıyor ama Metin hala oyunu başlatmıyor. Sonrasında hakemle aralarında geçen diyalog şöyle;

-Metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım.
-Hocam sahanıza geçin de başlayalım.

Umit Bayezit
04-09-2008, 21:56
Galiba Orduspor maçıydı çocuktum o zaman babam ile şeref tribününden izliyorduk maçı sarı fırtına kalecinin arkasından geldi kafa ile topu aldı ve golü attı ve kapalıya koşmuştu gol sevincini paylaşmak için.. ah be efsane takım.. bir daha gelir mi.. :(

o gol unutulur mu ilke bende eskişehir maçıydı diye hatırlıyorum

bide unutulurmu diyorum peh :D

Sinan Kara
04-09-2008, 22:01
namık abi bir tane de sen anlat...

Namik Kartaloglu
04-09-2008, 22:27
Sinan Yazilanlar ve anlatilanlar disinda;
Memleketimde Diyarbekirde odamizda Besiktas kadrosu asili MAF kadrosu. Digerleri de var. Yegenimi abim kucagina almis(Yegenim yarim yasinda falan) ve kadromuzu sayiyor. Kadir ulvi feyaz metin ali samet riza ziya diye yegenim de o kadroya bakip gi gi gigi gigi giggigi deyip kadroyu sayma derdindeydi. o cocuk simdi esek kadar olmus cocugu var ve her Besiktas yenildiginde eve kitler kendini. Canli izleme firsatim olmadi hic.

Garo Deliboz
04-09-2008, 22:30
sari firtinanin ilk maci82-83 sezonu tsyd maci rakip galatasaray.
karsisinda sezonun en iyi futbolcusu secilen solbek trabzonlu cayci ahmet,mactayim..
hepimiz sarifirtinayi seyretme istegi ve heycani var,gercekten bu transfer o sezonun en büyük transferi olarak gösterildi bütün basin tarafindan,heycanliyiz..
mac baslar baslamaz sarifirtina bütün yeteneklerini,özelliklerini göstermeye basladi,sezonoun en iyi futbolcusu secilen cayci ahmet 30 dakikada kenara cikmak istedigini isaret etmeye basladi.mükemmel teknik,rüzgarin oglu,on metre geriden topu atip 30 metrelik mesafede rakibine bes alti metre fark atiyordu, ogün riza,ziya,ve fikret yanlizca sarifirtinaya calistilar.mükemmel bir mac olmustu,yanilmiyorsam ziya,iki,fikret,bir golüyle üc sifir kazanmistik,mactan sonra cayci ahmetin verdigi röportajda sarifirtinanin hakkini vererek,,benim basima ilkdefa böyle birsey geldi diye mactaki durumunu aciklamisti..
birde garibim Rizeli sari Hüsnü vardi,stoper oynardi,hüsnü azmi maclari yari birakmak istemistir garibim.sarifirtinanin fuleli deparlarina karsi koyabilen cikmamistir..

Umit Bayezit
04-09-2008, 22:30
hepimiz TRAVMA yaşamıştık

çocuktuk radyo günleriydi...

Özer Özçetin
04-09-2008, 23:04
A.gücü ile deplasmanda oynuyorduk,maç Cebecide idi.Takım sahada siyor ama gol yok,tribünlerde o gün orkestra vardı ispanya usulü tribün şov yapıyorduk.Ama gol yok,son dakikalara doğru ceza sahamız karıştı,auta çıkacak top Hakem A.Kçaya çarptı girdi 1-0 yenildik.
Deplasman dönüşü mola yerinde özetlere bakıyoruz Metin konuşuyor,olabilir ama hakem ofsayttı dedi.

Umit Bayezit
04-09-2008, 23:43
evet defalarca izledim kesinlikle ofsayttı hakem :D

Sinan Kara
05-09-2008, 22:11
ilahi metin ya;hakem ofsaytı :)

Hakan Kirezci
05-09-2008, 22:12
Bence topla aynı hizadaydı. Hatta uzaktan bakınca aradaki farkı anlamakta oldukça zorlanmıştık.

M.Ilke Bortacina
06-09-2008, 00:11
Ali Koy..
Metin Koy..
Haydi Bastır Kral Feyyaz Sende Koy...
Ne Fener..
Ne Cimbom
Bu senede Beşiktaşım Şampiyon..

Bu bestede en az 123 gol yetmez bestesi kadar güzel bir besteydi.. senelerce dilimden hiç düşmedi.. 2 sene evvel kapalı 123 gol yetmez' i söylerken bizde yeni açıkta kendi çapımızda bunu söyletmeye çalışmıştık.. Bence çok güzel bir besteydi.. ah o günler gelir mi bir daha.. o zamanlar takımın bize verdiği haz sayesinde çıkarılırdı bu besterler.. şimdi ise "bitmesin dertler" bestesiyle hep takılıp kalıyoruz.. :(

Bahadir Ozdemir
06-09-2008, 01:06
http://galeri1.sabah.com.tr/resimler//745/16967D596247274EAD7ECD70p.jpg

Parçala tüm savunmaları, koş zafere !

"Hep efsane olmaktan bahsedilir ya.. Efsane, yıllar aşıp yüzyıl öteye geçebilmektir. Bir çocuktur sizi o yıllar öncesine götüren ya da efsaneleştiren. Biz nasıl Baba Hakkı'yı merak edip onu araştırıp, neredeyse ellerimizle dokunduysak, yıllar sonra bir çocuğun bizi aklına düşürüp araştırmasıdır. Biz, o efsane içinde olan şanslı insanlarız.Yoksa efsane olmak ne haddimize.Tek efsane vardır o da Beşiktaş'tır..”

Sen ne güzel insansın be Metin..
Sportif yetenekleri/başarıları bir yana, bilgi birikimi ve pratik zekasını kullanabilme özellikleri sebebiyle her zaman yeri ayrı bir formalı savaşçımızdır gözümde.Boluspor maçında hakem Serdar Çakman'a takındığı ders niteliğindeki tavır unutulmaz..Vefa isminin değerini iyi bilir.

http://img342.imageshack.us/img342/8161/resim030eo7.jpg

Cem Ozel
10-09-2008, 03:23
Beşiktaş forması altındaki ilk golünü 2 Ocak 1983 tarihinde İnönü Stadı'nda oynanan ve Beşiktaş'ın 2-1 kazandığı Adana Demirsor maçında attı. Maç sonrası bir taksicinin "Golü kim attı?" sorusuna "Birini Necdet Abi, birini de ben attım" yanıtını verdi. "Bir soru sorduk. Adam gibi cevap ver" diyen taksici Metin'e inanmadı. Metin Tekin, bu olayı yıllar sonra televizyonda anlattı.

*hürriyet