PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Fatih Terim’in tuttuğu ayna!


Mustafa Fatih
16-09-2008, 00:07
Her daim tetikte tuttuğu öfkesini bir kez daha kılıfından çıkardı Fatih Terim ve sıklıkla yaptığı gibi yine huzurlarımıza çıktı. Gülümsemesi bile gülümsediğini küçümseme ve ezme eğilimi gösteren Terim’in bu öfkeli halini analiz etmemize yarayacak anahtar kavram, sanırım ‘başarı’dır. Olanı anlamak için ‘başarı’nın izini sürmek gerekir.
Düşünün, çocuğundan başarı beklemeyen ana-baba, takımından başarı beklemeyen taraftar, ülkesinden başarı beklemeyen yurttaş var mıdır?
Terim de, sürekli ‘başarı’ bekleyen bizlerin çocuğu gibi. O, bizim hırs dolu başarı beklentimize yanıt vermeye çalışırken bir yandan da kendi saldırgan dürtülerini boşaltıyor. Analiz bana ait değil. Ben, psikanalist Arno Gruen’in tespitlerini Terim fenomenine tercüme etmeye çalışıyorum.
Araştırmalar, en hırslı ve başarılı öğrencilerin diğerlerini ezme ve küçümseme eğiliminde olduğunu göstermiştir. O hırs ve başarı aynı zamanda öğrenciye şiddetini ortaya koyacağı özerk bir alan da yaratır. Ve hırsı meşru kılan kültürümüz ona verdiği değerle aslında, bu hırsı besleyen yıkıcılığı da örtbas eder.
Nefret, yıkıcılık ve ‘başarı hırsı’ el eledir. Ve ‘başarı’, nefret ve yıkıcılığı gizlemeye yarar.
Terim’in herkes üzerinde kurmaya çalıştığı ve bunu da kısmen başardığı iktidar, bizim ‘başarı’ beklentimizin kaçınılmaz sonucu. Onun, yedek kulübesinin önünde futbolculardan çok görünmesinin sağlayan şiddet yüklü tavırları hepimizin fazlasıyla ilgisini çekiyor. Onda biraz yaşlıca bir ‘Polat Alemdar’ buluyoruz sanırım. ‘Başarı’ bekleyen bizler besliyoruz, o sahneye koyuyor. Gazeteci Osman Tamburacı’ya telefonda, bıyığından başlayıp ana avrat küfür ettirecek kadar şuurunun kapanmasına da, bizim ona atfettiğimiz bu güç neden oluyor. Basın toplantısında fırçaladığı gazeteciler çoğaldıkça, son dakikalarda gelen mucize goller nedeniyle ‘başarı’dan paylarına düşen parsayı kapmak isteyen futbolun kalantor yöneticileri önünde ceket ilikledikçe, yine ‘başarı’nın kamaştırdığı gözlerle kaleme alınmış övgü yazıları çoğaldıkça onun da gücü/şiddeti katmerleniyor. ‘Başarı’ bizi ona, onu bize bağlıyor.
Durum öyle bir hale geldi ki, tanıdığım bir sürü makul insan Terim’e duyduğu hisler nedeniyle milli takıma karşı hüsnüniyetini hızla yitiriyor. Yani Terim bu dili/tarzıyla deyim yerindeyse, bize ait olanla aramıza da giriyor.
Ama yazıda da belirtemeye gayret ettiğim gibi bu durumun oluşmasında ‘başarıdan gözü kamaşan’ bizim de küçümsenmeyecek payımız var. Hani şiirdeki gibi söylersek, “kabahat bizim -demeye de dilim varmıyor ama- kabahatin çoğu bizim, canım kardeşim..”





bu fatih terim milli takımda olduğundan beri 1 golüne sevinmedim daha türkiyenin. içimden bu adama öylesine büyük bir kin ve nefret warki anlatılmaz.
hele son maçtaki hareketleri tüm ülkeye mal oldu. fifa terime ceza vermezse bizim bi ceza vermemiz gerekir...

Hakan Kirezci
16-09-2008, 00:27
Sevgili Mustafa...
İnsanların kendilerini ifade etme şekillerinde hep bir karmaşa arama, insan denen yaratığı çok kompleks bir yapı olarak kabullenme sonucunda bu tür girift analizlerle kafamızı yorduk hep ve de yormaya devam ediyoruz.

Neden? Çünkü bizler samimi insanlarız. Burada herkese ve her olaya "acaba mı ki?" tedirginliğiyle yaklaşıyoruz. Peki ben ne anlatmaya çalışıyor ve lafı dolandırıp duruyorum?

İnsanlar sandığımız kadar komplike yaratıklar değiller. Fatih Terim dediğin zat kısaca kötü kalpli bir megalomandır. Mesleğine dair ortalamanın üzerinde bir teknik yeterliliği olduğuna dahi asla inanmadığım biri. Senin bu güzel analizlerin arasından bu zatı gözlemlemeye çalışarak yorulman, değerli düşünce aktivitelerini havaya sıkman beni üzdüğü için bunları söylüyorum.

Değmez sevgili kardeşim. Vardığın sonuçlar doğru ama bunların arka planını bu denli doldurmaya çalışmana bile gerek yok. Pazar tezgahındaki domatese bakar gibi bakacaksın bu türlere ve karar vermek için de kendini en fazla elli kuruşluk o domatesi alıp almama yönünde ikna etmek yolunda harcayacağın enerji kadarını layık göreceksin hepsi bu.

Gursel Metin
16-09-2008, 03:09
Bu yazı Cem Dizdar ın yazısıdır, kenarına iliştirelim lütfen...

Mustafa Fatih
16-09-2008, 17:20
herkesten özür dilerim unutmuşum yazı cem dizdar'a ait hakan abi sendende özür dilerim...

Hakan Kirezci
16-09-2008, 20:30
Benden özür dilemene gerek yok Mustafa ama Cem Dizdar'a özür borcun olabilir, bir gördüğünde ondan dilersin. Ayrıca benim yazdıklarım sana ya da Cem Dizdar'a göre değişmez, bu zat hakkında uzun analizlere kafa yormaya değmez. Çekin kuyruğunu gitsin.

Umit Bayezit
16-09-2008, 22:31
aynamı...

peh,

herkesçe malum fatih terim'in bu kez neyi tuttuğu...

Ismail Hakki Demirel
16-09-2008, 22:33
aynamı...

peh,

herkesçe malum fatih terim'in bu kez neyi tuttuğu...

:D :D :D :D ardada hocasını savunuyormuş niye gitsinki bişeymi olmuş gibisinden... bari safını belli etme diyecem ama nasıl yalakalık yapcan

Derya Banu Akgul
16-09-2008, 23:04
Biz polat alemdar tiplileri sevriz yahu.Öyle astığı astık kesitiği kestik olucak sonrada hiç suçu günahı olmayanlar silinip gidicek (Örnek:Şifo Mehmet ).İşin ilginç tarafı kimsede "hop dur çüş bakalım" demiyor bu adama.

Başlıkta adını gördüm iğreti oldum .Iyyyyyyy !_sinir_!

Mustafa Fatih
17-09-2008, 00:34
Başlıkta adını gördüm iğreti oldum .Iyyyyyyy !_sinir_!

ee bi lakap bulalım bu çakma polat alemdar'a

Hakan Kirezci
17-09-2008, 01:08
Bunun o Belçika hocasına yaptığı el işareti arkadan gördüğüm kadarıyla (şimdi köpek işareti diyeceğim köpekleri hastalık derecesinde severim, kurt desem ha keza...) it (bu oturur) işareti miydi bana mı öyle geldi?

Gerçi Belçika hocası da ondan aşağı kalır bir halt değil ya... Avrupanın itlerine bizim itler hareket çekiyor biz de bakıyoruz öyle... Ne günler yarabbi... Şu Avrupa kupaları yerine Asya kupasına mı katılsak ne? İsrail'den daha gerçekçi olurdu hiç değilse.

Ozan Caner Pirim
17-09-2008, 02:12
o yedek klubesinde Metin Tekin oturuyor ya her gordugumde icim sizliyor.

Derya Banu Akgul
17-09-2008, 02:31
Birde bu ara şuna taktım kafayı.Hasan Doğan öldü tamam Allah rahmet eğlesin de geçenlerde 1923 den beri milli takım formalarının bulunduğu sergi açtılar adınıda rahmetliye verdiler bu serginin.Düşünsenize bu yaratık ölse neler yaparlar acaba.

Mustafa Fatih
29-10-2008, 11:35
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim hakkında Yeni Şafak gazetesi yazarı Osman Tanburacı’nın bıyığına ve annesine küfür ettiği iddiasıyla ‘hakaret’ suçundan TCK’nin 125/1. maddesi gereğince 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Terim’in şüpheli olarak alınan ifadesinde, Tanburacı’yı cep telefonundan arayarak neden yanlış beyanat vererek kamuoyu önünde kendisini küçük düşürmeye çalıştığını sorduğunu, şikayetçinin umursamaz cevaplar vermesi üzerine sinirlenerek sövdüğünü söylediği anlatıldı. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nca da olay tarihi ve saatinde Tanburacı’nın, Terim tarafından arandığının tespit edildiği belirtildi.

Mustafa Fatih
29-10-2008, 11:39
hiç sanmıyorum ama inşallah hapis cezası verilirde kurtuluruz bu adamdan