Sukru Gursoy
25-09-2008, 18:43
Saat sabahın yedisi, televizyonda enderde olsa sevdiğim programlardan biri olan ve kendiside bir BEŞİKTAŞ lı olan Mesut YAR ın Uyan Türkiye isimli programını seyrediyorum.
Ekranda Kazım KANAT ın ölüm haberi.Zaten bildiğim bir haberdi ama o kadar güzel işlenmiştiki tutamadım kendimi.
Nice badireler atlatmıştım hayatta acı adına,
ama güçlü olmak öğretilmişti bana payıma düşen yaşamda.
Yaşmı ilerledi ne ? Yada eskisi kadar pratiğin içinde olmadığımdanmıdır ?
Çünkü günler ölüm haberleri içerisinde gelmiyor artık benim için.
Blmiyorum ama hüngür hüngür ağladım, Otuzbeş yaşındaki bir adam nasıl ağlarsa.
Seveninizde vardır sevmeyeninizde.Kendi adıma sevenler kısmındayım.
Onurlu ve direngen yaşamları hep sevmişimdir.
Cemaline baktığımda dürüstlük ve mertlik gördüğüm bir insan,
Hani derler ya Anadolu Delikanlısı , gözünü budaktan esirgemeyen tarzda.
Birazda afilli bir filintalıkta hakim abimizde,bıçkınlık...
Hiç birşey eksik kalmasın diye 60 ından sonra küpe takan ve yer kaplamayayım diye dik gömülmek isteyen bir marjinal.
Kullandığı kelimeler ve bakışı itibariyle zeki bir insan.
Entel değil entellektüel bir kişilik.
Son nefesine kadar mesleğini yapan, çalışkan ve onurlu bir şahsiyet,abi sıcaklığında.
Nedense tanışabildiğim tüm Kazım lar kansere meydan okudular ve gülerek gittiler.
Biri Karadeniz' den diğeri az berimizden.....
Kazım abinin hastalığında Ç A RŞI nın kendisine tribünden verdiği desteği ağlayarak anlattığı aklıma geldi,ağladım....
Ç A RŞI BEŞİKTAŞ ın cesur kalbiydi O na göre.
Kabul edin yada etmeyin Ç A RŞI nın adını bu kadar telafuz eden, O nu hayranlık ve bir vefa gözyaşları içerisinde samimi bir şekilde anan, adam gibi bir adamdı.
Bize yakışan, bizim gibi....
Ölüm adın kalleş olsun
Ulan yediremedin değilmi kendine yenilmeyi.
Kesin galip geleceğin bir hastalığı verdin ama beceremedin, olmadı.
Bu seferde arkadan hançerledin bir kancık gibi.
Akıllanmadın heralde daha Azrail efendi.
Ulan yetmedimi sana attığımız madikler.
BEŞİKTAŞ ın bir FERDİ bir gün ARSLAN lar gibi mermiye kafa attı.
OPTİK gözleriyle baktı biri BAŞKAN a dört duvar yakışmaz.Asi ruh özgür ölür dedi ve senin bile beklemediğin bir anda dört duvar yerine gökkubbenin altını seçti.
Büyük aşklar yolculuklarla başlar
ve serüvenciler düşer yollara ancak.
Onlar ki dünyanın son umudu
Soyları tükenen birer çılgındırlar.
Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında
Ölümle alay ederler sanki.
...........
A. TELLİ
AZRAİL ! AZRAİLİN OLURUZ AKILLI OL...
eyvallah.
Ekranda Kazım KANAT ın ölüm haberi.Zaten bildiğim bir haberdi ama o kadar güzel işlenmiştiki tutamadım kendimi.
Nice badireler atlatmıştım hayatta acı adına,
ama güçlü olmak öğretilmişti bana payıma düşen yaşamda.
Yaşmı ilerledi ne ? Yada eskisi kadar pratiğin içinde olmadığımdanmıdır ?
Çünkü günler ölüm haberleri içerisinde gelmiyor artık benim için.
Blmiyorum ama hüngür hüngür ağladım, Otuzbeş yaşındaki bir adam nasıl ağlarsa.
Seveninizde vardır sevmeyeninizde.Kendi adıma sevenler kısmındayım.
Onurlu ve direngen yaşamları hep sevmişimdir.
Cemaline baktığımda dürüstlük ve mertlik gördüğüm bir insan,
Hani derler ya Anadolu Delikanlısı , gözünü budaktan esirgemeyen tarzda.
Birazda afilli bir filintalıkta hakim abimizde,bıçkınlık...
Hiç birşey eksik kalmasın diye 60 ından sonra küpe takan ve yer kaplamayayım diye dik gömülmek isteyen bir marjinal.
Kullandığı kelimeler ve bakışı itibariyle zeki bir insan.
Entel değil entellektüel bir kişilik.
Son nefesine kadar mesleğini yapan, çalışkan ve onurlu bir şahsiyet,abi sıcaklığında.
Nedense tanışabildiğim tüm Kazım lar kansere meydan okudular ve gülerek gittiler.
Biri Karadeniz' den diğeri az berimizden.....
Kazım abinin hastalığında Ç A RŞI nın kendisine tribünden verdiği desteği ağlayarak anlattığı aklıma geldi,ağladım....
Ç A RŞI BEŞİKTAŞ ın cesur kalbiydi O na göre.
Kabul edin yada etmeyin Ç A RŞI nın adını bu kadar telafuz eden, O nu hayranlık ve bir vefa gözyaşları içerisinde samimi bir şekilde anan, adam gibi bir adamdı.
Bize yakışan, bizim gibi....
Ölüm adın kalleş olsun
Ulan yediremedin değilmi kendine yenilmeyi.
Kesin galip geleceğin bir hastalığı verdin ama beceremedin, olmadı.
Bu seferde arkadan hançerledin bir kancık gibi.
Akıllanmadın heralde daha Azrail efendi.
Ulan yetmedimi sana attığımız madikler.
BEŞİKTAŞ ın bir FERDİ bir gün ARSLAN lar gibi mermiye kafa attı.
OPTİK gözleriyle baktı biri BAŞKAN a dört duvar yakışmaz.Asi ruh özgür ölür dedi ve senin bile beklemediğin bir anda dört duvar yerine gökkubbenin altını seçti.
Büyük aşklar yolculuklarla başlar
ve serüvenciler düşer yollara ancak.
Onlar ki dünyanın son umudu
Soyları tükenen birer çılgındırlar.
Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında
Ölümle alay ederler sanki.
...........
A. TELLİ
AZRAİL ! AZRAİLİN OLURUZ AKILLI OL...
eyvallah.