Emre Yüksel
25-09-2008, 23:21
Geçen bayramdı hatırlıyorum.Sabah yatağımdan kalkıp Şirinyer'e gittiğimde insanları bu kadar mutlu edebileceğimi tahmin etmemiştim. Şirinyer'in meşhur forbest caddesine vardığımda arkadaşlarım orda beni bekliyordu.Ben hala bayram sabahı , bu saatte burada ne yaptığımı çözmeye çalışıyor , homurdanıyordum. Sonra hediye almaya gittik . Doğru dürüst bir yer bulamadığımız için bir oyuncakçıya daldık ve herkesin baş ucuna koyması için siyah-beyaz saat aldık.
Koyulduk yola...Huzur evine gidiyorduk. Kapıdan içeri girdiğimde karşımda yaşlıların oturup sohbet ettikleri , tavla oynadıkları , çay içtikleri bir mekan belirdi. Bize odaları gezdirecek görevliyi orada bekliyorduk. Bizle beraber bekleyenlerde vardı, fakat biraz farklıydı durumları ; onların bekledikleri belki oğlu , belki kızı , belkide bir yakın dosttu.Görevli eşliğinde odaları gezmeye başladık.İlk defa bir odaya girdiğimde içerideki herkezin yüzü gülmüştü. Teker teker ellerini öptük , hediye paketini dağıtması için görevli ablaya verdik.
Sabah içimden geçenlerden eser yoktu. Elimden gelse , kurallar el verse ; akşama kadar kalıp onlarla muhabbet etmek istiyordum. Kimisi yatağından çıkmamıştı umutsuzlukla , biz verdik ona teselliyi. Bir odaya girdik ki içindeki insanlar kapı numarasına göre seçilmişti sanki. Kapı numarası 10'du . Fotoğraf çekilelim dedik. Öyle içten sarıldılar ki bize , ziyaretlerine gelen evlatları gibiydik.
Sonra eski Beşiktaş Kongre Üyesi olan , belkide bizim dikkatimizi çekmek için böyle bir şey söyleyen ( bilemeyiz ) amcayla başladık sohbete. Sinan Engin , Yıldırım Demirören derken, kendimizi bir diğer amcamızla tavla turnuvasında bulduk. "Çıkma vakti " sesini duyduğum zaman görevliden üzüldüm , kırıldım. Biliyordum ki onlar da üzülmüştü.
Yukarda anlattığım mükemmel günü yeniden yaşamak ve yaşatmak adına Bayramın İkinci Günü , Saat 11:00'de , Şirinyer Forbest Caddesinde buluşuyoruz. Bu güzel organizasyona Tüm İzmir'li renkdaşlarımı bekliyorum.
ve tüm Türkiyedeki abilerime ,ablalarıma , kardeşlerime tavsiye ediyorum bu organizasyonu. İzmir'den Sibel Abla'ma teşekkürlerimle.
Saygılar....
http://img72.imageshack.us/img72/631/yaslidl7.jpg
Koyulduk yola...Huzur evine gidiyorduk. Kapıdan içeri girdiğimde karşımda yaşlıların oturup sohbet ettikleri , tavla oynadıkları , çay içtikleri bir mekan belirdi. Bize odaları gezdirecek görevliyi orada bekliyorduk. Bizle beraber bekleyenlerde vardı, fakat biraz farklıydı durumları ; onların bekledikleri belki oğlu , belki kızı , belkide bir yakın dosttu.Görevli eşliğinde odaları gezmeye başladık.İlk defa bir odaya girdiğimde içerideki herkezin yüzü gülmüştü. Teker teker ellerini öptük , hediye paketini dağıtması için görevli ablaya verdik.
Sabah içimden geçenlerden eser yoktu. Elimden gelse , kurallar el verse ; akşama kadar kalıp onlarla muhabbet etmek istiyordum. Kimisi yatağından çıkmamıştı umutsuzlukla , biz verdik ona teselliyi. Bir odaya girdik ki içindeki insanlar kapı numarasına göre seçilmişti sanki. Kapı numarası 10'du . Fotoğraf çekilelim dedik. Öyle içten sarıldılar ki bize , ziyaretlerine gelen evlatları gibiydik.
Sonra eski Beşiktaş Kongre Üyesi olan , belkide bizim dikkatimizi çekmek için böyle bir şey söyleyen ( bilemeyiz ) amcayla başladık sohbete. Sinan Engin , Yıldırım Demirören derken, kendimizi bir diğer amcamızla tavla turnuvasında bulduk. "Çıkma vakti " sesini duyduğum zaman görevliden üzüldüm , kırıldım. Biliyordum ki onlar da üzülmüştü.
Yukarda anlattığım mükemmel günü yeniden yaşamak ve yaşatmak adına Bayramın İkinci Günü , Saat 11:00'de , Şirinyer Forbest Caddesinde buluşuyoruz. Bu güzel organizasyona Tüm İzmir'li renkdaşlarımı bekliyorum.
ve tüm Türkiyedeki abilerime ,ablalarıma , kardeşlerime tavsiye ediyorum bu organizasyonu. İzmir'den Sibel Abla'ma teşekkürlerimle.
Saygılar....
http://img72.imageshack.us/img72/631/yaslidl7.jpg