Orijinalini görmek için tıklayınız : Kazım Koyuncu
Safak Batman
16-01-2007, 00:20
Kazım Koyuncu dünyada bir yerden sesleniyor
Mahmut Hamsici / Radikal
Hopa'nın şair ceketli çocuğu Kazım Koyuncu'nun üçüncü solo albümü 'Dünyada Bir Yerdeyim' bu hafta müzik marketlerde yerini alıyor. Albümde Koyuncu'nun ilk kez gün ışığına çıkan 12 parçası bulunuyor. Halkevleri'nin çıkardığı albümün geliri, Koyuncu'yu geleceğe taşımak için harcanacak
"Her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya." Böyle demişti Hopa'nın şair ceketli çocuğu, geçen yıl bu dünyadan göçüp gitmeden önce... O dünyaya teşekkür etmişti ya, aslında dünya onun şarkıları ve varlığıyla daha az kötü bir yere dönüştüğü için Kazım'a ne kadar teşekkür etse azdı. Ve vefa sadece İstanbul'da bir semt ismi değildi. 'Vefalılar' Kazım'ın gün ışığına çıkmamış parçalarının birgün onun ismine sadece ticari bir iştahla yaklaşanların eline geçeceğini duyduğunda hemen öne atıldı. Onun kemiklerinin sızlamasına izin verilemezdi. Tavır netti: Eğer şarkılar yayımlanacaksa bunu "Bir müzisyenim, ondan sonra bir Karadenizliyim ama hepsinin ötesinde bir devrimciyim" diyen Kazım'ın değerlerini sürdürenler yapabilirdi. Ve yaptılar da... Kazım Koyuncu'nun yeni albümü Kazım'ın 'dertlerini' iyi bilenlerin çabalarıyla bu hafta müzik marketlere geliyor.
Koyuncu'nun üçüncü solo albümü Halkevleri etiketiyle çıkıyor. İlk görüşte bu duruma bir anlam veremeyenler için hikâye kısaca şöyle... Sanatçının zamanında stüdyo ortamında kaydedilmiş ama ilerideki albümlerde kullanılmak üzere saklanmış şarkıları ailesi tarafından yayımlanmak isteniyor. Bu işe büyük bir Amerikan müzik şirketi talip oluyor. Halkevleri, bu durumdan haberdar olunca, Kazım'ın savunduğu değerlere ters bir durum oluştuğunu düşünüp aileyle konuşuyor. Henüz söz konusu şirketle anlaşma imzalamamış olan Koyuncu ailesi de Halkevleri'yle anlaşıyor. Ve Kazım'ın orkestra arkadaşları, sanatçılar, Anadolu, Seyhan ve Kalan Müzik gibi yerli plak şirketlerinin arasında olduğu birçok kişi ve kurumun desteğiyle albüm hazırlanıyor. Albümle ilgili masraflar ve telif verildikten sonra geriye kalan gelirin tamamının Koyuncu'yu gelecek kuşaklara aktaracak bir projede kullanılacağını hatırlatalım.
Gelelim albüme... Albüm yanında bir kitapçıkla birlikte yayımlanacak. Kitapçıkta Leman Sam'dan Şenol Güneş'e Kazım dostlarının kısa görüşleri, sanatçının biyografisi, fotoğrafları yer alıyor. Albümdeyse 12'si daha önce yayımlanmamış, toplam 16 parça bulunuyor. Bu yeni parçalardan biri kısa bir süredir internet üzerinde en fazla indirilen şarkılardan. 'Hoşça Kal' adlı parçanın bir bölümünün 'Fırtına' adlı dizide yayımlanması ve internete de düşüp büyük ilgi görmesi şarkının albümün en çok sevilen parçalarından olacağının habercisi. Hüzünlendireninden coşturanınan, rock altyapısı hâkim olanından kemençe ve tulumun sözünün geçtiği parçalara farklı tatlar barındırıyor albüm. Diğer yeni parçalar şunlar: 'Yalnızlığı Anla', 'Askıda Yaşamak', 'Le Le Le', 'Anlat Bana', 'Yine Burada', 'Dünyada Bir Yerdeyim', 'Anılar Düştü Peşime', 'Sürgün Başlar', 'Ayrılık Şarkısı', 'Hayat'. Sözlerde Attilâ İlhan, Barış Pirhasan, Kazım Koyuncu, Ali Elver, Bora Ebeoğlu, İlhan Yabantaş, Serkan Tuğ, Arzu Görücü Ceylan, Mehmet Çetin, Tunay Bozyiğit bestelerdeyse Koyuncu, Yabantaş, Tuğ, Hüsamettin Küçük, Bozyiğit, Kemal Sahir Gürel'in imzası var.
Safak Batman
16-01-2007, 00:22
http://www.hkmo.org.tr/resimler/bizden/1026_15_24_26.jpg
Alaattin Çam
07-02-2007, 01:46
http://www.youtube.com/watch?v=ECvadCkPpgY
Alaattin Çam
07-02-2007, 01:47
http://www.youtube.com/watch?v=ECvadCkPpgY
http://www.youtube.com/watch?v=zxtkrqnrs9k&mode=related&search=
Murat Capkin
10-02-2007, 15:45
işte gidiyorum bir şey demeden
arkamı dönmeden şikayet etmeden
hiç bir şey almadan bir şey vermeden
yol ayrılmış görmeden gidiyorum
ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
yürüyorum sanki senin yanında
sesin uzaklaşır her bir adımda
ayak izim kalmadan gidiyorum
geldiğinde kalbim de kırılmadı
gönül kuşu şarkıdan yorulmadı
bana kimse sen gibi sarılmadı
ışığımız sönmeden gidiyorum
Onur Sarısoy
06-04-2007, 23:05
Ne SÖylenbİlİrkİ
Ah Şu Zamansiz Ayriliklarda Olmasa :(
Cihan Güngör
23-04-2007, 22:34
Dünyada
Dünyada bir yerdeyim ben
Yol kenarlarındaki su birikintilerindeyim
Yerim yurdum yoktur benim
Yarim yurdum yoktur benim
Sadece gökyüzüne göreyim
Uzak yerler çeker beni
İsterim ki gemilerle gideyim
Bugün burda şarkılar söylerim
Ben kendime şarkılar söylerim
Ama yarın hiçbir yerdeyim
(Sözlerini arkadaşı Ali Elver ile birlikte yazmış...)
Ümit Kurt
23-04-2007, 22:52
gönlümüzdesin...
Buket Yıldız
24-04-2007, 17:15
ben seni sevdugumi oy dünyalara bildurdum!..kalbimizdesin..
Alaattin Çam
23-06-2007, 15:50
http://img337.imageshack.us/img337/7931/kazmkoyuncuad6.gif
Kazım Koyuncu'yu kabri başında anıyoruz 25 Haziran
Özenç Kurt
25-06-2007, 02:05
2 sene önce bugün ayrıldı biz dostlarından:(
sevigyle rahmetle anıyoruz kazım koyuncuyu
http://img184.imageshack.us/my.php?image=2yil2007pancholil1.jpg
Piraye Oğuz
25-06-2007, 09:30
Dünyada bir yerdeyim ben
Yol kenarlarındaki su birikintilerindeyim
Yerim yurdum yoktur benim
Yarim yurdum yoktur benim
Sadece gökyüzüne göreyim
....
Rasim Bektaş
25-06-2007, 11:43
Akıllardan hiç çıkmayacak bir sözü:"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.Teşekkürler dünya."
Umut Şen
25-06-2007, 13:42
Unutulur musun? Şair ceketli çocuk
Safak Batman
26-06-2007, 00:29
evet dünyada bir yerdesin kazım.yerin yurdun bizim yanımız.o yerin hiç kaybolmayacak
unutmayacağız seni
Erkan Özberk
29-06-2007, 14:10
çok özlüyoruz beeee...:(
Aras Gundogdu
30-06-2007, 05:57
KAZIM KOYUNCU ÖLÜMSÜZDÜR!
gelevera deresi...
Özenç Aktaş
30-06-2007, 19:05
http://img514.imageshack.us/img514/131/dnyadabiryerdeyimcg3st7.jpg
KAZIM KOYUNCU ÖLÜMSÜZDÜR!
Onu Halen Daha Çok Seviyoruz Bizi Unutmasın
__________________
Kartal PenCHEsi..!
Mert Atasayar
25-09-2007, 11:33
Kâzım Koyuncu (1971 - 2005), Laz, Karadenizli bir rock şarkıcısıdır.
Artvin'in Hopa ilçesine bağlı P´anç´ol Köyü'nde, 7 Kasım 1971'de doğdu. Resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972'dir. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başladı. Çocukluğu, "üstadım" dediği, "Kemençeci Yaşar" lakabı ile tanınan Yaşar Turna'nın yanında türkü dinleyerek geçti. İstanbul'a üniversite eğitimi için geldikten sonra müzikle yoğun olarak uğraşmaya başladı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden siyasi nedenlerle ayrıldı. 20 yaşında iken, 1992'de Ali Elver le "Dinmeyen" adlı özgün müzik grubunu kurdu ve profesyonel müzik yapmaya başladı. Daha sonra Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılsa da rock'tan kopamadı ve Laz etnik müziğini rock tabanlı yorumlamaya başladı.
1993’te Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe (Lazca: Denizin Çocukları) adlı rock müzik grubunu kurdu. Lazca rock yapma iddiası ile yola çıkan ve 1995'te Va Mişkunan (Bilmiyoruz), 1998'de de İgzas (Gidiyor) adlı albümleri yaparak bu iddialarını da gerçekleştiren grup, sınırlı sayıda (yalnızca 130 adet) basılmış bir konser albümü (Bruxel Live)çıkardıktan sonra 1999 yılında dağıldı.
Kazım Koyuncu, tek başına müziğe devam etti ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer aldı. 2001’de Viya adlı ilk solo albümünü çıkardı. Daha sonra Kanal D televizyonunda yayınlanan ve çok sevilen Gülbeyaz adlı dizinin hem müziklerini yaptı, hem de dizinin bazı bölümlerinde oyuncu olarak görev aldı ve bundan sonra yurt çapında tanınmaya başlandı. Daha sonra da Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı televizyon dizisinin müziklerini hazırladı.
Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yaptı. Nisan 2004'te çıkardığı ikinci solo albümü Hayde ile yoluna devam etti.
2004'ün sonlarında akciğer kanseri (Bir çeşit testis kanseri olan tümör akciğerinde bulunduğundan akciğer kanseri etkisi yaratmıştır) teşhisi konuldu ve tedavi görmeye başladı. 25 Haziran 2005'de, 34 yaşında, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. 26 Haziran 2005'te Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda düzenlenen tören sonrası onbinler tarafından Hopa'ya uğurlandı. 27 Haziran 2005'te doğduğu köy olan P´anç´ol'da fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığında ebedi istirahatgahına konuldu. Fakat maalesef kendi isteği ile köyünde toprağa verilen sanatçıya dünya görüşü ve hayat duruşuyla kesinlikle bağdaşmayan şekilde anıt nezar yapılmaktadır. Adeta fındıklıklar ve doğadan izole edilmek istenircesine duvarlarla mermerlerle etrafı çevrilmektedir. Sanatçının sevenleri buna tepki göstermişler ve hiç değilse mezarın üzerinin mermerle kapatılmasına yönelik projenin değişmesini sağlamışlardır. Sevenlerinin toprağına dokunabileceği fakat onu ifade etmeyen duvarlarla çevrili bir mezar maalesef ailesi tarafından kendisine layık görülmüştür.
16 şarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, Yalnızlığı Anla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklı albümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü Peşime), Grup Patika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat), Tuncay Akdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (Askıda Yaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü ! Halkevleri tarafından Ocak 2007 çıkartıldı. Albüm gelirinin tamamı (!?) Kazım Koyuncu’nun adını yaşatacak, onun müziğini ve tüm değerlerini gelecek kuşaklara ulaştıracak bir projeye aktarılacak !!!
Mert Atasayar
25-09-2007, 11:34
Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.Teşekkürler dünya."
Kazım Koyuncu
Mert Atasayar
26-09-2007, 14:39
Yalnızlığı anla
Ne uzanan biri kaldı elime
Ne de erişilmez yorğun yüreğime
Bir boşluk ki nasıl insanla dolsun
Bilmiyorum var mı daha acısı
Yalnızlığı anla, yalnızlığı anla...
Bir bahçıvan çiçeklerinden yoksun
Bir ırmak akamıyor kuru kaynağı
Fırlatırdım bir taş gücüm olsaydı
Yıkmaya yalnızlığın duvarını
Yalnızlığı anla, yalnızlığı anla...
Hep böylemi varla yokun savaşı
Ya kazanan yoklar onlar hep böyle mi
Bir boşluk ki nasıl insanla dolsun
Bilmiyorum var mı daha acısı
Yalnızlığı anla, yalnızlığı anla...
Cihan Bulut
02-10-2007, 20:54
nasıl unutur nasıl ömründe bir defa kazım ın türküsünü dinleyen
Mehmet Yucegonul
03-10-2007, 02:49
http://img488.imageshack.us/img488/7439/98076550kw7.jpg
Dağlarda kar sesi var
Tavlada zar sesi var
Kurban olam Şavşat'a da
İçinde yar sesi var
Haydi hanım haydi canım
Şinanay şirin yarim
Zeytin yaprağı yeşil lo
Dibinde gayfe pişir
Benden sana yar olmaz lo
Aklını başa devşir
Benden sana yar olmaz lo
Aklını başa devşir
Ibrahım Soydemır
03-10-2007, 12:10
çArşı unutmayada kArşı...
Safak Batman
24-06-2011, 21:43
De271660V9M
Sabri Haluk Erdem
25-06-2011, 01:26
Ahhh be, Kazım.
Keşke daha uzun yaşayıp, hayata güzellikler katmaya devam etseydin.
Her ölüm erkendir ama sen gerçekten erken gittin be kardeşim.
Ulan ben bu adaletsiz dünyanın.............
Safak Batman
25-06-2011, 13:27
9z7AUVFaTls
Özgür Dünya
25-06-2011, 13:53
''Birbirimizi
anlamamız için
aynı dili konuşmamıza
gerek yok,ezildikten sonra
hepimiz aynı şarabız.''
KAZIM KOYUNCU
Ali Savasan
25-06-2011, 14:25
''Birbirimizi
anlamamız için
aynı dili konuşmamıza
gerek yok,ezildikten sonra
hepimiz aynı şarabız.''
KAZIM KOYUNCU
.
Gokhan Akın
25-06-2011, 15:41
KARAdenizin ASİ cocugu unutulmadın unutulmayacaksın !!!
Uğur Horozoğlu
25-06-2011, 17:13
Her ölüm erkendir.
Atilla Kayacı
25-06-2011, 21:58
Daha söylenecek çok söz vardı hayata dair.Var mı talip olan bu sözlere.?Yükselt o zaman sesini karşılık bulacaktır emin ol buna.Un daha elenmedi elek duvara asılmadı.Kazım ülkemin kara bahtlı yiğit çocuğu.kan damlıyor gözlerimizden.,dişler kenetli ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benzeyen bu toprak bu cennet bu cehennem bizim ama gel gör ki görmüyor gözler,işitmiyor kulaklar varsın olsun biz yine türkülerimizi söyleriz usulca ve inançla.Kazım'ın sesi sesimiz.....
Hakan Kirezci
04-07-2011, 01:10
Haluk Işık hoca'nın nefis mektubunu sunuyorum.
Sevgili Kardeşim Kazım,
Biz seni, daha 33’ünün baharındayken, bahanesi akciğer kanseridir, 2005’in 25 Haziranında yitirdik. Üstünden 7 yıl geçmiş, öyle mi? Bilirim, ölülere değildir aslında arkalarından yazılan; dirilerden beslenen umudun incinmesi, yaşananlara dair şikayet, belki giderek yalnızlaşmaktır ölülerle söyleşmek. “Ölü mü denir şimdi onlara?” diye soruyor şair ya, haklıdır. Sesinle, sözünle ve sazınla ülkenin hala her yerindeysen, haklıdır şair. Bir “Laz Çocuğu”, şimdi şarkılarında yaşıyorsa ve yaşayacaksa, gerçekten ölü mü denir şimdi ona?
Ben bu yazıda, geçen haftadan kalma “Yaz Misafirleri”ni sürdürecektim, önümüzdeki yazıya kalıversin. Zamana, coğrafyaya ve ahvale baktım. İnce uzun boylu, sesi Karadeniz’in ormanlarından, denizinden, koyaklarından harmanlanmış, bir yiğit ve bir güzel delikanlı oradaydı. Yaşayan ölülerle uğraşmaktansa, ölümsüzlüğü yaşayan biriyle konuşmak istedim. Denizin, dağların ve insanların, seni pek özlüyor Kazım, çok özlüyoruz.
Ahvalimizi sorma sevgili yoldaş… Karadeniz dağlarını dilimleyip denizden koparan çok şeritli asfaltların kustuğu zehirler, HES’ler, nükleer hezeyanlar, bunaltılan dereler, küstürülen çavlanlar, coğrafyanın “yetti be!” isyanıyla arada kestiği cezalar, bu isyanı kadere bağlayanlar, direnenleri düşman ilan edenler, dirilerine “büyük gözaltı” ölülerine hakaret biçenler, yani cümleten derin bir cinnet ve akıl tutulmalarından geçiyoruz. İşte bu ahvalde, kimsenin aklına gelmiyor, okul sınavlarından sporuna, ulaşımından ekonomisine, bir ülkede her şey mi dökülür, şaibe ve kuşku sarmalıyla mı kendini var eder diye sormak.
Şimdi olsaydın “sanatımız var ya!” deyip, gitarına sarılırdın. Ama sevgili arkadaşım, bizim buralarda öyle değil artık sanat ve sanatçı. Dün 12 Eylül tarafından “devlet sanatçısı” ilan edilenler, bugünün VİP kahvaltılıklarıdır. Dün de bir sözleri yoktu, bu gün de yok. Önce dekoltelerini sergileyip, ardından “son aşklarının” pespaye reklamını yapıp, sonra “besmele” çekerek başlıyorlar uyuşturucu işlevlerine. Sözü olanların linç edilmesine, saçma sapan yorumlarla “10.Yıl Marşı”nı alet etmeye çalışan fukaralarsa, bugün Pink Floyd’un “The Wall”unu göbek havasına çevirerek söylemeye çalışıyor ki, sorsan bir dizesine dair fikirleri yoktur. Sözgelimi, büyük şarkıcı Sting’in kadın şoförlü klipinden, “kalk gidelim” taktiğiyle oluşturduğu herzeye, birlikte odun taşıdıkları cehennemin akıldaneleri bir laf edemez. Çünkü o kazan kaynayacak, bir halk çıldırmaya yazarken, birlikte nemalanacaklardır. Senden sonra sana dair laflar ederek ün yapan, konser başı çuvallarla para götürenler vardır ki, iki çuvalı bizde olsaydı, belki de ömrüne günler yıllar eklenebilirdi. Sanki sen yıllarca söylememişsin gibi, örneğin “Hayde” şarkını, bir ayaküstü mavra yıldızı söyledikten sonra fark etti halkım. Ruhunu rahatsız etmek içi değil sevgili kardeşim, yalnızca biri de bunları yazmalı adınadır bu satırlar.
Bunlar, sistemin içinde nemalanlara dair bilgi kırıntıları. Bizim “cenaha” gelince, kalbimiz asıl oralarda kanamaktadır. Hüseyin Haydar, “Bir şair yok mu aranızda” diye sordu geçenlerde. “Var!” çığlıklarına, martılar, serçeler, kumrular saygılı bir susuşla eşlik etmeliydi, değil mi? Olmadı Kazım Koyuncu, ben hala işitmedim sevgili kardeşim, yoldaşım.
O boşluklar bu gün de, senin gibiler sayesinde dopdolu…
Sabri Haluk Erdem
04-07-2011, 05:07
"Yaşayan ölülerle uğraşmaktansa, ölümsüzlüğü yaşayan biriyle konuşmak istedim."
off be hocam, kalemine sağlık.
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.