PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yusuf Simsek(Futbol)


Namik Kartaloglu
10-01-2009, 17:46
"Sonradan Olma Değil, Anadan Doğma Beşiktaşlıyım"
10.01.2009 09:30:00
Yusuf Şimşek, Beşiktaş'a transferi hakkında konuştu ve sonradan değil doğuştan Beşiktaşlı olduğunu söyledi. Beşiktaş'ın yeni transferi Şimşek, ilk kez konuştu ve hayli çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Bursaspor'dan Beşiktaş'a trasnfer olan Yusuf Şimşek, artık futbolunun son demlerine geldiğini belirtirken kendisinin doğuştan bir beşiktaşlı olduğunu söyledi.

İşte Yusuf Şimşek'ten Beşiktaş'a transferinin öyküsü ve ilginç açıklamalar.

Hakan Gündoğar: Öncelikle hayırlı olsun Yusuf, Beşiktaş gibi bir camiaya geldin. Biraz sıkıntılı oldu ve kimse tarafından beklenmeyen bir transferdi.

Yusuf Şimşek: Biraz sıkıntılı oldu ama güzel oldu. Hiçbir işte sıkıntı olmadan başarıya ulaşamazsın. Bu işte ufak tefek sıkıntılar oldu ama başarıya ulaştık. Benim için çok iyi oldu diye düşünüyorum. Beşiktaş camiasına iyi şeyler vereceğimi düşünüyorum, iyi işler yapacağımı düşünüyorum, formamın son damlasına kadar terleteceğimi düşünüyorum, bana güvenen insanları mahçup etmeyeceğimi düşünüyorum. İnşallah iyi olacak.

Hakan Gündoğar: Peki eleştiriler var, yaşınla ilgili çok eleştiriler yapılıyor. Senin yerine takasa giden oyuncularla ilgili eleştiriler yapılıyor. Bunlara herhalde en güzel cevabı sahada vereceksin?

Yusuf Şimşek: Burada konuşmanın çok büyük anlamı yok. Yaşla ilgili tabiki tepkiler gelecek, bunları hoş karşılamak lazım bende hoş karşılıyorum. Ben çıkıp sahada işimi en iyi şekilde yapacağımı düşünüyorum. Ondan sonra da eleştiri geleceğini düşünmüyorum. Türkiye'ye bir çok yabancı futbolcu geliyor. Onların da yaşlarının ne kadar büyük olduğunu biliyoruz ama önemli olan sahadaki yapacağın işlerdir. İşlerimizle değerlendirsinler, yaşımızla değerlendirmesinler diye düşünüyorum ben.

Hakan Gündoğar: Peki senin olduğun bölgede Arjantinli Delgado gibi bir isim var ve çok kıyasıya bir forma rekabetine gireceksiniz ve Mustafa hoca da sana güvendi seni Beşiktaş takımına aldı. Neler söyleyeceksin bu rekabetle ilgili.

Yusuf Şimşek: Tabiki rekabetten güç doğar. Bizim yapacağımız rekabet, bütün takım arkadaşlarımızın yapacağı rekabet Beşiktaş'ı başarıya götürür, en azından herkesin bir alternatifi olmuş olur. Bu rekabette Beşiktaş'a yarayacaktır. Beşiktaş camiasına daha iyi şeyler, daha iyi kazançlar, daha iyi puanlar getirecektir.

Hakan Gündoğar: Önce ismin Trabzonspor ile anılıyordu, Trabzonspor'a gideceğin söyleniyordu ardından Beşiktaş'a geldin. Bu seni olumsuz etkileyecek mi sezon içerisinde?

Yusuf Şimşek: Beni olumsuz etkileyecek bir şey yok bence, futbolda bunlar olağan şeyler. Biz son güne kadar menajerlerim Alaattin Gülerce ve Metin Korkmaz Trabzonspor ile görüştüler ama anlaşamadılar. Daha sonra Beşiktaş'ın teklifi çıkınca Beşiktaş kulübüne gelmek zorunda kaldık. Onlar bu teklifi yaptı, bizde kabul ettik, bu şekilde gelişti. Ortada bir aslında etik olmayan bir şey de yok benim düşüncemde. Her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum. Bu transferde emeği geçen sayın Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı ve yönetim kuruluna, Beşiktaş Kulübü Başkanı sayın Yıldırım Demirören ve yönetim kuruluna teşekkür etmek istiyorum Beşiktaş'a kazandırdıkları için.

Hakan Gündoğar: Yusuf bildiğin gibi Beşiktaş taraftarı Türkiye'nin en ateşli taraftarlarından bir tanesi ve Bursaspor da keza öyleydi ama Beşiktaş taraftarı özellikle Fenerbahçe'den gelen oyuncuları kabullenmekte zorluk çeker. Bunu nasıl karşılayacaksın?

Yusuf Şimşek: Tabiki zorluk çekecekler ama ben Fenerbahçe'den ayrılalı 5 sene olmuş, 5 senedir Anadolu takımlarında oynuyorum, buraya da Bursaspor'dan geldim. Burada ben zorluk yaşayacağımı düşünmüyorum. Taraftarın desteğini arkamda hissedeceğimi düşünüyorum. Çünkü bende sahaya çıkıp onlara karşı mücadelemi sonuna kadar verip iyi oynayıp, iyi şeyler kazandırıp, onların da desteğini alıp Beşiktaş camiasına, Beşiktaş takımına yakışır şekilde mücadele edeceğim.

Hakan Gündoğar: Şunu soracağım, Fenerbahçe'den sonra şampiyonluk yaşayamadın, Beşiktaş da çok uzun senelerdir şampiyonluk yaşayamıyor. İki özlem var baktığımız zaman hem Yusuf Şimşek'in hem Beşiktaş'ın. Bu sene bunun son bulacağına inanıyor musun?

Yusuf Şimşek: Tabiki transfer yaparken büyüklerimiz bunu düşünerek yaptı. Mustafa hocamız olsun, kulüp başkanımız olsun, yöneticiler olsun. Bizim katkı yapacağımızı düşünerek Beşiktaş'a kazandırdılar. Beşiktaş'ın hedefi şampiyonluk ve Türkiye Kupası'nda kupayı alabilmektir. Bunun için geldik, bu hedeflere kilitlenerek geldik. Bu hedeflere yürümek için takım olarak yönetimimiz olsun, taraftarımız olsun hep birlikte hareket ederek iki kupayı da alıp müzemize götürmek istiyoruz.

Hakan Gündoğar: Sezon başında seninle antrenörlük kursunda bir röportaj yapmıştık, orada 10 numaralardan bahsetmiştik. Sergen'den sonra dedin 10 numara gelmedi, çok iyi bir oyun kurucu gelmedi dedin. Şimdi de belki sen Sergen'in yerine talipsin. Sergen'in boşluğunu dolduracağına inanıyor musun?

Yusuf Şimşek: Ben kimseyle kendimi kıyas etmiyorum, herkesin oyun stili farklı, yaşayış şekli farklı, özel hayatı farklı. Ben diğer futbolcularla aynı şeyi düşünmüyorum, özellikle Sergen abiyle aynı şeyi düşünmüyorum. Ben kendim için çıkar oynarım, ailem için çıkar oynarım, taraftar için ve kulübüm için çıkar oynarım. Ben kimseyle kendimi kıyas etmiyorum, ben yaptığım icraatlarla insanların kıyas etmesini istiyorum. Büyük camianın sorumluluklarını biliyorum, daha önce Fenerbahçe'de üç buçuk yıl gibi uzun süre hizmet ettim Fenerbahçe'ye. Oradaki zorlukları biliyorum, oradaki her şeyin sonuçla ilgili olduğunu, başarıyla ilgili olduğunu biliyorum. Gençliğimizde bunları tam idrak edemedik ama şimdi hem tecrübelendik hem olgunlaştık. Futbolumuzun da son demlerin yavaş yavaş geliyoruz. Her şeye daha çok iyi daha gidiyorum. Fenerbahçe'de yaşadığımız şampiyonluğu inşallah Beşiktaş'ta fazlasıyla doya doya, hem güzel futbol, hem güzel mücadele olarak kazanmak istiyoruz. Aynı şekilde Türkiye Kupası'nı da almak istiyoruz. Tek tek saymaya gerek yok, neticede hepsi takım arkadaşımız. Hepsi kaliteli futbolcular ki Beşiktaş kadrosunda bulunuyorlar. İnşallah onlarla biran önce buluşmak istiyorum. Bunu şimdi değil, imza atarken açıklayacaktık ama bu gerçek, biz sonradan değil anadan doğma Beşiktaşlıyız.

Kaynak: NTVSpor

Namik Kartaloglu
13-01-2009, 13:56
“Ben Hep Beşiktaşlı’ydım”
13.01.2009 11:03

Yeni transferimiz Yusuf Şimşek ilk özel röpörtajını Beşiktaş TV ile yaptı. Şimşek, “Ben Beşiktaşlı'ydım ve Beşiktaş'a geldim" dedi ve çocukluk yıllarında Beşiktaş forması ile çekilmiş fotoğraflarını göstererek eleştirilere yanıt vereceğini anlattı.
BJK TV Yayın Koordinatörü Erdem Ulus’un sorularını yanıtlayan Şimşek önemli açıklamalar yaptı…

-Yusuf hoşgeldin... Beşiktaş’a transferin hayırlı olsun..
-Hoşbulduk... Teşekkür ederim.

-Transfer nasıl gerçekleşti? Çok ani bir transfer harekatıyla Beşiktaşlı oldun. Bu süreci biraz anlatabilir misin?

-Bir buçuk iki aydır Trabzonspor'la görüşüyordum. Her şey bitmek üzereydi ufak tefek pürüzler kalmıştı. Menajerlerim gitti tekrar görüştüler Trabzonspor'la yine anlaşamadılar. Trabzonspor'lu yöneticilere gidip "Bize gelen teklifleri değerlendirebilir miyiz" dediler. Onlar da "Tabi değerlendirebilirsiniz" dediler. Bu sırada Mustafa hoca aradı, "Bizi düşünür müsün?" dedi. Ben de "Seve seve hocam düşünürüm ama bizim Trabzonspor'a verilmiş bir sözümüz var. Tekrar gidip görüşeceğiz, eğer şartlar oluşmazsa o zaman gelirim" dedim. "Tamam oğlum" dedi. Kapattık telefonu. Tekrar gittik, yine anlaşamadık. Tahminim bir bir buçuk saatte anlaştılar, sonra ben Beşiktaşlı oldum.

-Mustafa Denizli'nin anladığım kadarıyla transferde payı çok büyük. İlk görüşme Mustafa Denizli ile mi oldu?

-Evet, Mustafa hoca aradı gelip gelemeyeceğimi sordu. Maddiyat olarak sadece menajerlerimle görüştü. Tabii ki Mustafa hocanın büyük katkısı oldu.

-Daha önce Mustafa hocayla şampiyonluk yaşamıştın. Hoca seni yakından tanıyor, sen de hocayı yakından tanıyorsun, bu bir avantajı olacaktır değil mi?

-Tabii ki avantajı olacaktır. Mustafa hocayla bir buçuk yıl çalıştık Fenerbahçe’yle şampiyon olmuştuk. Ondan sonra yarım devrede çalışmıştık, sonra görevden ayrıldı. Ben hep bayramlarda, kötü günlerde aradım, bugüne nasipmiş beraber çalışmak. Mustafa hocayla ve Beşiktaş Kulübü ile çalışmak benim için büyük mutluluk olacak.

-Beşiktaş’la anlaştıktan sonra doğal olarak çeşitli haberlerde ortalarda dolaşmaya başladı, yorumlar yapılmaya başladı. En çok konuşulan konu ise Yusuf’un 33 yaşında olup Beşiktaş’a katkısı olacak mı yorumları yapıldı ama sen bu yaşlarda çok başarılı bir performans sergiledin. Milli takıma da seçilme başarısı gösterdin. Sana göre bu yorumlar normal mi karşılanmalı? Haksızlık var mı?

-İlk önce şunu söylemek istiyorum, ben 33 yaşındayım evet ama hiçbir kulübü arayıp ben size gelmek istiyorum diye bir kelime kullanmadım. Demek ki ben 33 yaşında bile iyi bir futbolcuyum ki istenebiliyorum. Hem Trabzonspor Kulübü hem Beşiktaş Kulübü ve diğer kulüplerden transfer teklifi geldi. Benim yaşım demek ki onlar için önemli değil. Burada bence Beşiktaş taraftarının yapması gereken benim yaşımı eleştirmemeleri daha hoş olur. Neden? Çünkü ben artık Beşiktaş'ın futbolcusuyum. Bu kulüpte bir buçuk yıl futbol yaşantıma devam edeceğim. Hedeflerimiz olan şampiyonluk ve Türkiye kupasında bu takımda yer alacağım. Onun için beni artık eleştirmeyi bırakıp destek vermeleri gerekiyor. Sonuçta Beşiktaş'ın ortak hedefi Beşiktaş'ın iyi bir yere gelmesi. Onlardan ben bunu rica ediyorum. 33 yaşında ben Milli Takıma gidebiliyorsam demek ki hala ben iyi şeyler yapabilcek güçte ve o yetenekteyim diye düşünüyorum. Onun için bana herkesin özellikle Beşiktaş taraftarının destek vermesi gerekiyor

-Anadolu takımlarında başarılı performanslar sergileyip 3 büyüklerde forma şansı bulan onlarca oyuncu var. Daha sonra 3 büyüklerden ayrılıp, Anadolu takımlarına dönüp tekrar bu çıkışı yakalayabilen çok fazla oyuncu yok. Denizli'de parladıktan sonra Fenerbahçe'ye gittin, tekrar Denizli'ye döndün Bursaspor'da bir maceran var. Arada Anadolu'nun birçok takımında forma giydin Bursaspor'daki performansınla yeniden bir ivme kazandın ve Beşiktaş'a geldin. Bu da herhalde senin profesyonelliğini son derece ortaya koyan olaylar.

-Evet Fenerbahçe'den ayrıldım çeşitli takımları gezdim en son Denizlispor'da karar kıldım. Benim ilk parladığım yer gerçekten yine o zaman orada iyi şeyler yaptım. Yine o zamanda büyük takımlar istemişti beni, kısmet olmadı. Sonra Bursaspor'a geçtim. Bursa'da açıkçası çok fazla faydalı olduğumu düşünmüyorum. Oynadığım maçlarda en iyi şekilde oynamaya çalıştım. Cezalı oldum, sakatlık oldu, zorluklar çektim bir de insanlar 'hep sakatlanıyor' diyordu. Ben Denizlispor'da 3 senede 100 maçta oynamışım, Allah'a şükür hiçbirinde sakatlık olmadı. Olmuştur 3-4 hafta ama o da normal. Bursaspor'da da aynı şekilde son 4 hafta sakatlık geçirdim. Kasığımda bir yırtık oldu, diğer maçların hepsinde oynadım. Bu benim içinde gurur verici bir olay, tekrar Beşiktaş'a gelmek... Demek ki ben Anadolu'ya gittikten sonra bile İstanbul'da yaşamadığım kadar düzenli yaşamışım, evlenmişim, çoluk çocuk sahibi olmuşum. Eşimin desteği bana ve etrafımdaki insanlara gurur veriyor. Gururluyum ben...

-Büyük takımlara transfer olan futbolculara hep sorulur onlar da bu sorulara cevap verir. Hep Beşiktaşlıyım dedin, küçük yaştan beri sempati duyduğun bir takım olacaktır, ama sen profeyonel bir futbolcusun, gerçekten Beşiktaşlı mıydın?

-İnsanlar şunu yanlış anlıyor, 'Anadan doğma Beşiktaşlıyım' dedim... Kimse anasından doğma takım tutamaz akıl erdikten sonra takım tutulur. Aklım erdiğinden beri Beşiktaş'ı tuttum, şaka değil. Yanlış anlaşılmasın lütfen. Ne zaman profesyonel oldum, o zamandan beri giydiğim formanın takımını tuttum. Onun için terimin son damlasına kadar akıttım oynadığım her kulüpte. İyi şeyler yaptığımı düşünüyorum ve yıllar sonra çocukluğumda tuttuğum takıma geldim. Hiçbir zaman insanlara söylemekten çekinmedim. Ben Beşiktaşlı'ydım ve Beşiktaş'a geldim, benim için iyi oldu. Beşiktaşlı olduğuma inanmayanlara imza töreninde çocuklukta Beşiktaş forması ile çekilmiş fotoğraflarımı göstererek cevap vereceğim.

-Çocukluğunda sempatisini duyduduğun takımda forma giyecek olmanın farklı bir heyecanı oluyor mu? Çok tecrübeli ve çok profesyonel bir oyuncusun bunun azıcık da olsa içinde farklı bir heyecanını yaşıyor musun?

-Tabii ki çocukluğunda tuttuğun takım sonuçta. Biraz daha heyecan, biraz daha zevk, biraz daha iyi şeyler yapma çabası içerisindeyim. Ben gerçekten Beşiktaş'a faydalı olacağımı düşünüyorum. Büyüklerimizde böyle düşünmüşler ki, beni Beşiktaş'a transfer etmişler. Bunu aslında konuşmanında çok da bir anlamı yok. Oynayacağım futbolla Beşiktaş'a ne kadar katkı sağlayabileceğimi tüm Türkiye görecek.

-Beşiktaş'ın ligin ilk yarısındaki en büyük sıkıntısı final paslarıydı. Özellikle rakip yarı alanda golcüleri topla buluşturacak o paslarda sürekli olarak sıkıntılar yaşandı. Hep hücum yapıyordu Beşiktaş, ama o final paslarını yapamıyordu. Beşiktaş'ı da yakından takip ediyorsun. Bu sıkıntılara ilaç olabilecek misin?

-Bu sıkıntıya ilaç olmak için geldim. Beşiktaş'ın çok büyük sıkıntılarının olduğunu düşünmüyorum. Liderle arasında 6 puan fark var, bu da çok büyük bir fark değil. İyi bir başlangıç bizi şampiyonluğa götürecek diye düşünüyorum. Onun için de, ben kendi adıma konuşuyorum Beşiktaş'a faydalı olabileceğimi düşünerek buraya geldim. Başka takımlara da gidebilirdim. Ben buraya başarılı olmaya geldim. Bunun cevabını sahada en iyi güzel şekilde vereceğimi düşünüyorum.

-Delgado'da çok konuşuldu ligin en başında. Oyun kurucu meziyetlerine sahip bir oyuncu, kesişen özellikleriniz var. Sen Delgado'yu bir futbolcu olarak nasıl değerlendiriyorsun?

-Ben Anadolu'da oynadığım zamanlarda Delgado'yu gerçekten beğenerek izlerdim. Delgado yetenekli bir futbolcu. Bir takıma çok büyük katkı sağladığını düşünüyorum. Onun bir sakatlığı var galiba. Biraz da benim transferim onun sakatlığına bağlı diye düşünüyorum. Çünkü uzun bir süre geri dönemeyecek futbola. Onun meziyetleri daha farklı, benim meziyetlerim daha farklı. İnşallah bunu ikinci yarı göstereceğim.

-Hep bu geçmişten beri konuşuldu; Sergen, Tümer, hatta Şifo Mehmet, Sergen'den başladı diğer takımlarda da bu karşılaştırma yapıldı. Delgado sakatlığı atlatıp geldi, çok da formda bir Yusuf var. Delgado ile Yusuf beraber oynar mı sence?

-Bence bunun cevabını hoca verecek. Kim iyiyse hoca onu oynatacak. Amaç kazanmak, hedefe yürümek. Hocamız en iyisini, en formda olanı oynatır diye düşünüyorum.

-Lider bir oyuncu vasıflarını sende gördük. Beşiktaş'ta da bu yönünü ön plana çıkarabilir misin?

-Burada çok yetenekli arkadaşlar var. Kişisel olarak da, takım olarak da iyi şeyler yapıyorlar. Benimde katkım olacaktır. Neticede bir transfer olarak geliyorsun, insanların senden beklentileri var. Beklentilere cevap vermek için de hocamın verdiği görevi en iyi şekilde kendimden de birşeyler katarak bunu sahaya yansıtacağımı düşünüyorum. Bunu zaman gösterecek..

-Kampa katıldın ve antrenmanlara çıkmaya başladın. Takım arkadaşlarını tanıyor muydun ya da aranın daha sıcak olduğu, sürekli görüştüğün futbolcular var mıydı Beşiktaş'ta?

- Rüştü abiyle biz sürekli görüşüyoruz. Fenerbahçe'den beri görüşürüz, telefonlaşırız. Benim beklediğimden daha güzel bir ortam çıktı. Gelirken tedirgindim, 'uyum sağlayabilir miyim' diye... İlk geldiğimde gerçekten arkadaşlar güzel bir misafirlik örneği sergilediler. İnanılmaz mutlu oldum. Benim beklediğimin çok üstünde bir ortam çıktı. Burada olmaktan çok mutluyum. Arkadaşlarla olmaktan mutluyum. Türk arkadaşlarla zaten tanışıyorduk. Yabancılarla da kaynaştık. Şu anda her şey güzel gidiyor.

-Beşiktaş taraftarı için ve İnönü Stadı için ne söylemek istersin?

-Türkiye'nin en ateşli taraftarlarından bir tanesi ve en iyisi. 90 dakika boyunca takımlarını destekliyorlar. Takımları mağlup olduğunda bile destekliyorlar. Güzel bir şey futbolculara destek vermek, kuvvet vermek. Futbolcuların taraftarlarının arkasında olduğunu bilmesi gerçekten mutluluk vericidir. Onların karşısına çıkacağım günü bekliyorum. Stad için yıllardır güzel bir ambiyansı olan, güzel bir ortamı olan şehirin içinde olan bir stad. İnşallah ilk maçımızda onlarla buluşmak istiyorum...

-Zaman zaman işler kötü giderken seyircinin baskısı olduğu söylenir İnönü Stadı'nda. Seyircinin arzulu, çok istekli olması hep bir ağızdan aynı şeyleri söyleyerek çıkardıkları gürültünün bazı futbolcuları etkilediği söylenir. Ama senin sahada kimlik olarak da çok rahat, kendine güvenen bir tarzın var. İnönü Stadı seni bu konuda sıkıntıya sokar mı?

-Sanmıyorum. Neticede taraftarın da bizim de fikrimiz ortak, Beşiktaş'ın başarısıdır. Bence artı motive olcaktır onların bizi 90 dakka desteklemeleri. 'Beşiktaş Gol Gol' demelerinin bizi motive edeceğini düşünüyorum. Ben her şey güzel olacak diyorum..

-Kaç numaralı formayı giyeceksin ?
-29

- Teşekkür ederim.
- Ben teşekkür ederim.

Eren Yetis
13-01-2009, 14:19
Hayırlı olsun tekrardan Beşiktaşımıza umarım çok başarılı olur.

Emre Ersoydan
14-01-2009, 14:09
ben yusufa ınanıyorum basarlı olacaktır fakat aydın karablut yuzunen bu transfer o kadar da sevınemedım

Namik Kartaloglu
15-04-2009, 12:17
“İyi ki Beşiktaş’a Geldim”
15.04.2009 10:40

Yavru Kartal Dergimizin Fun Club Üyeleri Efe Can Arslantaş ve Ece Gürkan sordu, Futbol Takımımız’ın başarılı oyuncusu Yusuf Şimşek yanıtladı...

Ben Efe Can Arslantaş... 9 yaşındayım ve Kadıköy Cenap Şehabettin İlköğretim Okulu’na gidiyorum. En sevdiğim dersler Türkçe ve Hayat Bilgisi. Büyüyünce çok iyi bir veteriner olmak istiyorum. Doğuştan Beşiktaşlı olduğum için takımımızdaki bütün futbolcuları seviyorum. Abim ve babam Beşiktaş’ın tüm maçlarına gidiyorlar. Bazen annemle birlikte ben de gidiyorum.

Ben Ece Gürkan... 7 yaşındayım ve Yeni Nesil İlköğretim Okulu’na gidiyorum. En sevdiğim ders Fransızca. Büyüyünce doktor olmak istiyorum. Yavru Kartal Dergisi’nde en çok Resim Yarışması’nı seviyorum. En sevdiğim futbolcu ise Matias Delgado.

Biz Yavru Kartal Fun Club Üyeleri olarak Futbol Takımımız’ın tecrübeli futbolcusu Yusuf Şimşek’i bir idman gününde BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde ziyaret ettik ve çok güzel bir sohbet gerçekleştirdik. İşte futbolcumuza sorduğumuz sorular ve onun bize verdiği yanıtlar...

Efe Can Arslantaş: Neden futbolcu olmayı tercih ettiniz?
Yusuf Şimşek: Küçüklüğümden beri futbol izliyordum ve futbolcu olmaya karar verdim. Yeteneklerim doğrultusunda da bu yönde devam ettim.

Ece Gürkan: Futbol yaşantınıza nasıl başladınız?
Yusuf Şimşek: Amatör bir takımda, 13-14 yaşlarında başladım.

Efe Can Arslantaş: Takımda en çok sevdiğiniz arkadaşlarınız kimler?
Yusuf Şimşek: Bütün arkadaşlarımı seviyorum. Çünkü biz bir takımız.
Herkese eşit mesafede durmamız gerekiyor. Arkadaşlığımız gayet mükemmel.

Ece Gürkan: Beşiktaş’a gelişiniz biraz olaylı oldu. Seçimizdeki en büyük etken neydi?
Yusuf Şimşek: Büyük kulüp olması ve Mustafa Hoca’nın “Gelip bizimle oynar mısın?” demesi etkili oldu. İyi ki de Beşiktaş’ı tercih etmişim.

Efe Can Arslantaş: Dünyada en çok beğendiğiniz futbolcular kimler?
Yusuf Şimşek: Geçmişte futbolu bırakan Zinedine Zidane ve Messi.

Ece Gürkan: Türkiye’nin önemli kulüplerinde oynadınız. Beşiktaş’ın diğerlerinden farkı nedir?
Yusuf Şimşek: Türkiye’de 3-4 tane büyük kulüp var. Ben Fenerbahçe’de de 3.5 sene oynadım. Büyük takımda olmanın birçok avantajı var. Tesis, şehir, basın, maddi ve manevi olarak bunları sıralayabiliriz.

Efe Can Arslantaş: Ülkemizde en çok beğendiğiniz futbolcular kimler?
Yusuf Şimşek: En beğendiğim oyuncu Semih Şentürk.

Ece Gürkan: Mustafa Denizli’nin futbol yaşantınızda önemli bir yeri olmalı. Onun hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yusuf Şimşek: Mustafa Hoca’yla 2000 yılında Fenerbahçe’de çalıştık. Milli Takım’ı çalıştırırken de beni çağırmıştı iki defa. Daha sonra Manisa’ya gitti. Beni istedi ama olmadı. İran’a gitti, oraya da gidemedim. En sonunda Beşiktaş’ta buluştuk. Benim için yeri büyük. Baba olarak sevdiğim insanlardan biri.
Efe Can Arslantaş: Kaç kez Milli forma giydiniz?
Yusuf Şimşek: 4 kez...

Ece Gürkan: Futbola başlarken hedefleriniz neydi? Bunları gerçekleştirebildiniz mi?
Yusuf Şimşek: Futbola başlarken hedeflerim üç büyüklerde ve Milli Takım’da oynamaktı. Bunları gerçekleştirdim.

Efe Can Arslantaş: İnternet kullanımınız nasıl? Taraftar sitelerini takip ediyor musunuz?
Yusuf Şimşek: Açıkçası fazla internet kullanmıyorum.

Ece Gürkan: Beşiktaş’taki hedefleriniz neler?
Yusuf Şimşek: Türkiye Kupası’nı ve ligi kazanmak. Bunları gerçekleştireceğimize inanıyorum.

Efe Can Arslantaş: Beşiktaş’ta oynarken attığınız ilk golden sonra neler hissettiniz?
Yusuf Şimşek: Bu yıl attığım ilk gol kupa maçında Ankaraspor’a attığım goldü. İlk defa bu sezon gol açısından kısırlık çektim. İlk golü atınca çok mutlu oldum. Bunu da hocamla ve arkadaşlarımla paylaştım.

Ece Gürkan: Bu sene için şampiyonluk şansımız nedir?
Yusuf Şimşek: Hiçbir şey yüzde yüz değildir. Ama biz şampiyon olacağımıza yüzde doksan inanıyoruz. Yüzde birlik bir pay bırakalım (gülüyor).

Efe Can Arslantaş: Taraftarlarımızla ilgili düşünceleriniz neler?
Yusuf Şimşek: Bizim taraftarlarımız için söylenecek fazla bir söz yok. Ölüyü diriltebilecek kapasitedeler. Ben de onlarla buluşmaktan son derece memnunum.

Ece Gürkan: Milli formayı giymiş bir futbolcu olarak Türk futbolunun geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Yusuf Şimşek: Günden güne gelişme gösteriyor. Yurtiçinde ve yurtdışında güzel şeyler yapıyoruz. Biz mağlubiyeti kabul etmeyen insanlarız. Bu nedenle hedefimiz hep yukarısı.

Efe Can Arslantaş: BJK Nevzat Demir Tesisleri için ne düşünüyorsunuz?
Yusuf Şimşek: Türkiye’nin en iyi tesislerinden birine sahibiz ve bu da büyük kulüp olmanın avantajlarından bir tanesi.

Ece Gürkan: Delgado ile aynı mevkiyi paylaşıyorsunuz. Onun hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Yusuf Şimşek: Kendisini kanıtlamış bir futbolcu. Ama onun farklı özellikleri var benim farklı özelliklerim var. Mustafa Hoca hangimize şans verirse elinden geleni yapacaktır. Amacımız Beşiktaş’ın iyi yerlere gelmesidir. Ne onun ne de benim hocamızın verdiği görevi kötüye kullanma şansımız yok.

Efe Can Arslantaş: Mustafa Denizli’nin gelecek sene de takımın başında olmasını ister misiniz?
Yusuf Şimşek: Tabii ki hocamız takımımızın başında olacak. Ben de bunu çok istiyorum. Bizim onunla yapacak daha çok işimiz olduğunu düşünüyorum.

Ece Gürkan: Taraftarlarımızla iletişiminiz ne durumda?
Yusuf Şimşek: Açıkçası Beşiktaş’a transfer olduğumda biraz çekincelerim vardı. Ama ilk maçımda inanılmaz bir sevgi ve saygı gösterdiler. Beni kabullendiler. Onlara teşekkür ediyorum. Bunun karşılığını göstermek için sahada elimden gelenin en iyisini vermek zorundayım.

Efe Can Arslantaş: Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?
Yusuf Şimşek: Eşimle ve kızımla değerlendiriyorum.

Ece Gürkan: Beşiktaş’ta şu ana dek gösterdiğiniz performansı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yusuf Şimşek: Açıkçası çok iyi bulmuyorum. Kendimden beklediğim bu değil. Daha fazla şeyler yapabileceğimi düşünüyorum. Önümüzdeki maçlarda Yusuf’un oynadığı gerçek futbol ortaya çıkacaktır.

Efe Can Arslantaş: Önümüzdeki yıl Beşiktaş’ta oynamayı düşünüyor musunuz?
Yusuf Şimşek: Tabii ki... 1.5 yıllık kontratım var. İnşallah şampiyon oluruz ve hocamız da takımımızın başında kalır. Zaten futbol yaşantımı Beşiktaş’ta noktalamayı düşünüyorum.

Ece Gürkan: İnönü Stadı’na başka takımlarda oynarken çıktığınızda neler hissediyordunuz, şimdi neler hissediyorsunuz?
Yusuf Şimşek: Anadolu takımlarında olsun, Fenerbahçe’de olsun; İnönü Stadı’na korkarak gelirdik. Şimdi onların önündeyim ve benim oynadığım takımı destekliyorlar. Bu nedenle daha iyi şeyler yapmak zorundayım.

Efe Can Arslantaş: Futbolcu olmasaydınız hangi mesleği seçerdiniz?
Yusuf Şimşek: Hiç düşünmedim.

Ece Gürkan: Küçük taraftarlarımıza neler söylemek istersiniz?
Yusuf Şimşek: Öncelikle anne-babalarına çok saygılı olmalılar. Tabii ki herkes bir takım tutacak. Tuttukları takımı centilmenlik içinde, sahiplenerek ama fanatikliğe kaçmadan desteklemelerini istiyorum.

Efe Can Arslantaş-Ece Gürkan: Teşekkür eder, başarılar dileriz.
http://img4.imageshack.us/img4/6452/yusufyavrukartallarla.jpg