PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : batırdın tüpçü


İnan Ceylan
12-03-2009, 20:08
Aç, ama Kartal
Burası, Türk Sporu´nun 106 senelik kulübü Beşiktaş... Burada yaşananlar, o tarihe yakışmıyor.Kulüpten 10 aydır parasını alamayan hentbolcu Halilagiç, yeterli beslenemediği için idmanda bayıldı.
Muhabirimiz Orhan Yıldırım, Beşiktaş’ta yaşanan bir gerçeği kaleme aldı


Anlatacağım olay hikaye, senaryo falan değil. Tamamen gerçek. Hayatın, Beşiktaş’ın içinden.
Yer Süleyman Seba Spor Salonu. Nerdeyse 24 saat mesai yapan salon, hentbol, engelli takım, basketbol, voleybol alt yapıları ve bir çok salon branşlarında açılan spor okullarının yuvası.
Avrupa’da Türk Hentbol tarihine geçerek çeyrek finale çıkanilk takım unvanını alan Erkek Hentbol takımı...
Olayın kahramanı ise Saffet Halilagiç. Bosnalı oyuncu 30 yaşında. 100 kilonun üzerinde ve tam 2.02 boyunda. Bu dev adam, burada yapılan idmanlarda iki kez fenalık geçirip, bayılıyor. Şimdi sıkı durun... Sorun ne diye araştırıyorlar. Ortaya çıkan tablo hayret verici: Açlık! Evet yanlış okumadınız, Halilagiç yeterli beslenemediği için bitkin düşüyor ve iki idmanda fenalık geçiriyor.
Yaşanan ekonomik kriz yüzünden tam 10 aydır para aylamayan takım, ligde önüne gelini devirirken, Avrupa’da da tarih yazıyor. İşte bu sıkıntıyı yaşayan Halilagiç, “Açım ama Beşiktaşlı’yım. Takım ruhu buradan kaynaklanıyor” diyor.

Nerelerdesiniz...
Başta futbol takımı olmak üzere hiçbir getirisi olmayan, sadece masraf hanesine yazılan amatör branşlar, kulübün üstünde büyük kambur bunu kabul edelim. Karşılarında müessese yani dev holdinglerin, bankalar gibi finans kuruluşlarını desteği alan kulüpler mevcut. Bu yokluk içinde bile Beşiktaş ruhu böyle rakipleri dize getiriyor. Basketbol, hentbol, voleybol gibi dallar başta olmak üzere... Başkan Yıldırım Demirören kulüp tarihinde kimsenin yapmadığı kadar büyük fedakarlık içine girdi. Ancak Başkan’ın mali seferberliği her alana ulaşmadı. Buna rağmen son toplantıda bizzat Başkan, Mali İşlerden Sorumlu Asbaşkan Ertunç Soğancıoğlu’na, tüm şubeler ve personelin birikmiş alacaklarının ödenmesi konusunda öncelik ayırmasını istedi. Olay mali tabloda yerini aldı.
Asıl sorun, bu kadar önde gelen Beşiktaşlı işadamları varken, amatör branşların bu hale düşmesi. Hatırlayalım. Daha Konya maçı öncesiydi. Beşiktaş için toplanacakları ileri sürülen 18 kişi, olayın basına yansıması sonucu toplantıdan vazgeçtiklerini açıkladılar ve “Muhalefet değil kulübün menfaatleri için” diye not düştüler.
Bu 18 kişiye en az elli daha ekleyebiliriz. Eğer gerçekten konu Beşiktaş ise, şimdi tam zamanı. Çünkü takım iyi durumda. Kimse çıkıp da kötü gidişattan prim ve reklam yapıyorsunuz da diyemez. Güç birliği edip, başta futbol olmak üzere diğer branşlara destek olun. Mesela bir ortak fon kurup amatörlere destek verin. Sponsor olun, Başkan ve yönetimin olmasa bile kulübün yanında olun. Yok o bize göre değil, diyorsanız bir sonraki kötü gidişata kadar bekleyin!

Haydi Rüştü!
Son sözümüz futbol takımına. Hentbol takımının en fazla alacağı olan 40 bin lira. Yani sizin nerdeyse iki priminiz. Gelin bir aylık alacaklarınızın yarısını öteleyin, o paralar amatörlere gitsin. Bu jesti sizden başkasının yapacağına inanmıyorum. Başta bu işlerin ‘piri’ diye bilinen Rüştü olmak üzere, bütün oyunculara iş düşüyor. Son haftalarda sahada aldığınız alkışı, bir de dışında alın. Ne olur...

Orhan YILDIRIM

bayılma abartma olabilir ama bu yaptığı ayıp tüpçünün.

İnan Ceylan
12-03-2009, 20:09
Fulya Süleyman Seba Kompleksi´nin açılış törenine gitmedim... Ben hergün oradayım. Fulya Şan Öktem Tesisleri´nin halini biliyorum... Beşiktaşlılar personelin 6 aydır maaş alamadığını, minik futbolcuların paralarının ödenmediğini biliyor mu?

Şeref Stadı’ndaydı... Arabanın arkasına tırmık yapan delikanlı, malzemeci Halil ile Ahmet’i de tel örgüye ağırlık olacak şekilde sahayı sürdüler. Beşiktaş’ın efsane kadrosu, bu sahada rahat bir şekilde antrenman yapabilecekti. Daha sonra, “Bu araba traktör mü” diye çıkan haberler nedeniyle, o delikanlı babasından hatrı sayılır bir dayak yemişti...

O delikanlı bendim...
O günlerde Beşiktaş’ın Şeref Stadı’ndan çıkarılıp, Fulya’ya geçmesini içime sindirememiştim. Ancak yılın yarısını Fulya’da geçiren ben, son senelerde Süleyman Seba Kompleksi’nin yükselmesiyle sıkıntılarımı gidermiştim. Hakkı Yeten başta olmak üzere, vesile olan herkese, Süleyman Seba’ya, Serdar Bilgili’ye, Yıldırım Demirören’e ve inşaat sektörünün sıkıntılarını bilen biri olarak Aşçıoğlu ve ekibine alkışlarımı ve tebriklerimi gönderiyorum.
Ben Fulya projesinin, Beşiktaş’ın geleceğini ve altyapısının kurtuluşu olarak görüyordum... Ancak açılış gününde Fulya’da yoktum. Her günümü Fulya’da geçiren ben, gündüz gözüyle oradaki altyapı tesislerinin ve Şan Öktem Binası’nın rezilliğini biliyorum. Hava karardığı için, misafirlerin yüzde 90’ı bu acılı ve rezil görüntüye şahit olmadılar. Ya da güzergahlar değiştirilmişti!
Şatafatlı açılış yerine...
Oradaki şatafatlı açılışa harcanan paraların dörtte biriyle, neler yapılmazdı ki... Aylardır maaş alamayan hocaların sıkıntıları giderilirdi... Barakalarda yatan, o barakalarda yemek yiyen gençlerin, daha doğrusu milli takım apoleti taşıyan geleceğin futbolcularının daha sağlıklı bir ortamda beslenmeleri, uyumaları ve dinlenmelerine imkan sağlanabilirdi. 100’e yakın yarışmacı gruptaki çocuklarımızın ulaşım ücretleri karşılanabilirdi. Profesyonel sözleşme imzalayan, PAF takım dahil olmak üzere Süper Genç, B Genç, Yıldız ve Minik takımdaki oyuncuların 6-7 aydır ödenmeyen ücretleri ödenebilirdi. Malzemecilerin, Fulya’daki personelin maaşları günü gününe ödenebilirdi.
Alkoliklerin mekanı!
En acısı da Beşiktaş uğruna şehit olan Şan Öktem’in adının verildiği binadan 8 ay önce apar-topar, 2 günde çıkarılan çocukların yerine, Aşçıoğlu firmasının görevlilerinin konulmasıydı. Geceleri o binanın, alkoliklerin uğrak yeri olması çok acı...Sadece 5 gün gelin
Bana köşesinden gönderme yapan arkadaşlara derim ki, önce sen 365 günün çok değil 5 günü Fulya’ya geleceksin. Bu sıkıntıları görüp, iyice irdeleyeceksin. İçinize sindirebiliyorsanız, sonrasında, “Yemen Ekşioğlu açılışta yoktu” diyeceksiniz... Bugün saat 13.30’da yine oradayım. Her zamankinden daha güçlü, dimdik... Bu çocuklarımla sıkıntıyı biz çekiyoruz, kulaklarını tıkayanlar bilemez.
İşte bu yüzden açılışta yoktum...

Yemen Ekşioğlu

bu da başka bi yazı

Ufuk Biyik
13-03-2009, 21:37
biz susup gözümüzü yumdukca o batırmaya devam edecek malesef

Ertan Eylem
14-03-2009, 20:34
Ben korkumu yineliyorum bu sene şampiyon Biziz fakat bu şampiyonluk bu başkan ın yaptıklarını unutturursa ve bu adam alkışlanırsa çok yazık olur.

Eren Yetis
14-03-2009, 23:50
Büyük Beşiktaş klübünün başkanına tüpçü demek enteresan

Birol Erkul
16-03-2009, 10:31
Yemen abi neden adaylığını koymuyorsun ?

Can Topal
16-03-2009, 14:32
Büyük Beşiktaş klübünün başkanına tüpçü demek enteresan
Tüpçüye tüpçü denir..
Mesleği o tüpçü.. tüpçü olmak kötü birsey değil.. İlhan Cavcav da uncu mesela..

:)

Ertan Eylem
16-03-2009, 22:19
Tüpçüye tüpçü denir..
Mesleği o tüpçü.. tüpçü olmak kötü birsey değil.. İlhan Cavcav da uncu mesela..

:)


Ne tüpçü olmak ayıp ne de tüçü denmesi asıl ayıp olan Beşitaş a ihanet etmesi!!!(esaslı laf oldu yaw:) )

Eren Yetis
16-03-2009, 23:27
Tüpçü mü vay be Beşiktaşın değerleri ayaklar altında,hadi rakip takım taraftarı der,hadi gerçek hayatta denir de fb linin gs linin takip ettiği forumdan Başkanımıza tüpçü demenizi yakıştıramadım size.

Hakan Kirezci
16-03-2009, 23:58
Eren'e katılıyorum.

Safak Batman
17-03-2009, 00:37
Bende katılıyorum...

Tüpçülüğün bir aşağılanma aracı olarak kullanılması da ayrıca tartışılması gereken bir durum.

İnan Ceylan
17-03-2009, 03:57
ben aşağılama olarak kullanmadım..mesleği o.o adam bu takımın başına yakışmıyor.başkan demek içimden gelmiyor.parasıyla takımı başkalarına rezil eden biri, takıma, değerlere ihanet eden birine başkan demek ayıp bence.hem takıma hemde eski başkanlarımıza..

ama yanlış anlaşılma varsa editlenebilir ben editleyemiyorum..

Ismail Hakki Demirel
17-03-2009, 08:19
Yıldırım Demirören'in Şahsını Sevmem hatta Nefret Ederim...
Ama Beşiktaş'ın Yüce Başkanlık Makamında oturduğu orayı temsil ettiği müddetçe Saygı duyarım...
Yani Şahsına değil Makamına , O makam bizim için bişey ifade ediyorsa tabi.

Özgür Öge
17-03-2009, 11:55
Gerizekalı bir fener yazarı bir lakap takıyor birçok kişi sahipleniyor ilginç...

Can Topal
17-03-2009, 13:38
Kimin taktığı umrumda değil Özgür abi ..

2.olarak tüpçü olmak hakaret değildir , dedğim gibi meslek.. Yıldırım Demirorenle de ortak bi nokta bulamıyorum kendimde , sevmiyorum .. Sevmek zorunda da değilim .. Şikeci Adnan Polatlarla ortak bildiri yayınlayan , Beşiktasımızın basarılarına engel olanlarla kankicilik oynayan adam bundan sonra ağzıyla kus tutsa sevdiremez kendni sahsım adına .. zaten fikrimin de onu üzüceğini sanmıyorum :)

Yıldırım Demirören yeeeterr..!

Namik Kartaloglu
17-03-2009, 13:53
Gerizekalı bir fener yazarı bir lakap takıyor birçok kişi sahipleniyor ilginç...

Bir ara cuval gecirmek modaydi basa, sonra terlik atilma..bu da o muhabetlerden biri. Elestiriyse, en katisini yapmak zorundayiz. Cunku Besiktasimiza yaptigi ortada ama Besiktas JK RESMI baskani sifatinda.

Ertan Eylem
20-03-2009, 15:27
Bu arada hangimiz tüp imalatı yapma-yapabilmeyi istemezdik:) para havadan , sudan ve gazdan kazanılıyo.