Hakan Kirezci
13-03-2009, 00:32
Geçen yıl Mayıs ayında başladığımız yayınımızın ilk bir yıllık periyodunu tamamladık.
Bu süreci kazasız belasız atlatmamızda büyük emekleri olan dergi grubundaki tüm arkadaşlarımıza, yazı ve röportajlarıyla içeriğimize katkıda bulunan arkadaşlarımıza ve dağıtımla ilgili sorunları aşmak için elini taşın altına sokan tüm arkadaşlarımıza minnet borçluyuz.
İşin çok içinde biri olarak şunu söyleyebilme hakkını kendimde görüyorum ki
ta en baştan bu yana dergimizin basımı, dağıtım merkezlerine kargolanması, aboneliklerin takibi ve dergi hesaplarının tutulması, tahsilat ve ödemelerin yapılması işlerini, bazen kendi cebinden de destek vererek tek başına üstlenen, böylelikle periyod tarihlerimizde aksamaya izin vermeyen Sezen GÜNDÜZALP arkadaşımıza ilk sırada teşekkür etmek istiyorum. Bizler istediğimiz kadar yazalım, çizelim; onları derleyip toparlayalım; emeklerimizin dış dünyadaki hayata yansımasını, sizlerin eline somut birer belge olarak geçmesini sağlayacak işlerin neredeyse tümünü Sezen tek başına üstlendi ve büyük bir liyakatle de başardı sağolsun.
İkinci olarak, neredeyse tirajımızın yarısını tek başına dağıtan, tek bir dergiyi bile verebilmek için şehirlerarası yolculuk yapabilecek kadar bu işe gönlünü ve emeğini sunan Ümit BAYEZİT kardeşimizi anmadan geçemeyeceğim. Yenganım bu yüzden su koyuverirse Ümit'in kapısında miting yapmak borcumuzdur artık.
Sonrası artık hepimizin büyük küçük emeklerinin toplamı olarak derlendi toparlandı ve 1 yaşına basma aşamasına kadar geldi. Önümüzdeki Mayıs ayında artık 2 yaşına basmış bir dergimiz olacak. Acemiliklerimizden daha arındığımız, içeriğimizin daha olgunlaştığı bir ikinci yıl yaşayabilmek için yeni katılımlarla daha da güçlenen Halkın Takımı ailesinin desteğine ihtiyaç duymaktayız. Dahasına ihtiyaç duymaktayız demek daha doğru olacak. Endüstriyelleşmiş futbolun kirli ahlakına karşı durabilen yazılı tek yayına sahip olma onurunu tatlı bir anı olarak değil geleceğimize miras olarak bırakabilme şansını elde etmiş bulunuyoruz.
İleride birgün dergimize gelecek ilk reklam teklifini reddettiğimiz gün olduğumuz gündür. Bu günü hep birlikte kutlayabilme zevkini yaşayabilmenin yolu düşünsel ve gerektiğinde fiziksel emeklerimizi dergimizden esirgememek olacaktır. Halkın Takımı ailesi tümüyle dergi yayın grubu olabilmelidir ki kolektif emeğin pek alışık olmadığımız tadına hep birlikte varalım arkadaşlar. Beşiktaşlılar olarak efsanevi yaratıcılığımızı beste yapmanın, yapılmış bestelere güfte yapmanın ne kadar ötesine taşıyabileceğimizi gösterebilmenin bir yolu da bu yoldur işte.
Son sayımızı 4 sayfa artırarak 28 sayfa olarak çıkardık. 2. yılımızda hedefimiz 32 sayfalık bir standardı yakalamak. Yanlış anlaşılmasın diye söylüyorum ki biz üç beş kişi biraraya gelsek bu dergiyi 32 sayfa olarak çıkarabilecek içeriği toparlarız ancak derdimiz bu değil.
Derdimiz her yeni sayıda kendimizi biraz daha aşabilmek. Fikir çeşitliliğini yüksek kalite düzeyinde dosta düşmana sergileyebilmek. Bunlar bazılarımıza büyük laflar gibi gelebilir ama küçük düşünerek de buraya kadar asla gelemezdik bunu da gözardı etmeyelim.
Madem ki bağımsızız...
Madem ki Tarafız...
Madem ki karşıyız...
Ve madem ki düşünüyoruz, o halde yazalım.
Sözü Can Yücel gibi bitirmek isterdim ama onun kadar cesaretim yok maalesef.
Bu süreci kazasız belasız atlatmamızda büyük emekleri olan dergi grubundaki tüm arkadaşlarımıza, yazı ve röportajlarıyla içeriğimize katkıda bulunan arkadaşlarımıza ve dağıtımla ilgili sorunları aşmak için elini taşın altına sokan tüm arkadaşlarımıza minnet borçluyuz.
İşin çok içinde biri olarak şunu söyleyebilme hakkını kendimde görüyorum ki
ta en baştan bu yana dergimizin basımı, dağıtım merkezlerine kargolanması, aboneliklerin takibi ve dergi hesaplarının tutulması, tahsilat ve ödemelerin yapılması işlerini, bazen kendi cebinden de destek vererek tek başına üstlenen, böylelikle periyod tarihlerimizde aksamaya izin vermeyen Sezen GÜNDÜZALP arkadaşımıza ilk sırada teşekkür etmek istiyorum. Bizler istediğimiz kadar yazalım, çizelim; onları derleyip toparlayalım; emeklerimizin dış dünyadaki hayata yansımasını, sizlerin eline somut birer belge olarak geçmesini sağlayacak işlerin neredeyse tümünü Sezen tek başına üstlendi ve büyük bir liyakatle de başardı sağolsun.
İkinci olarak, neredeyse tirajımızın yarısını tek başına dağıtan, tek bir dergiyi bile verebilmek için şehirlerarası yolculuk yapabilecek kadar bu işe gönlünü ve emeğini sunan Ümit BAYEZİT kardeşimizi anmadan geçemeyeceğim. Yenganım bu yüzden su koyuverirse Ümit'in kapısında miting yapmak borcumuzdur artık.
Sonrası artık hepimizin büyük küçük emeklerinin toplamı olarak derlendi toparlandı ve 1 yaşına basma aşamasına kadar geldi. Önümüzdeki Mayıs ayında artık 2 yaşına basmış bir dergimiz olacak. Acemiliklerimizden daha arındığımız, içeriğimizin daha olgunlaştığı bir ikinci yıl yaşayabilmek için yeni katılımlarla daha da güçlenen Halkın Takımı ailesinin desteğine ihtiyaç duymaktayız. Dahasına ihtiyaç duymaktayız demek daha doğru olacak. Endüstriyelleşmiş futbolun kirli ahlakına karşı durabilen yazılı tek yayına sahip olma onurunu tatlı bir anı olarak değil geleceğimize miras olarak bırakabilme şansını elde etmiş bulunuyoruz.
İleride birgün dergimize gelecek ilk reklam teklifini reddettiğimiz gün olduğumuz gündür. Bu günü hep birlikte kutlayabilme zevkini yaşayabilmenin yolu düşünsel ve gerektiğinde fiziksel emeklerimizi dergimizden esirgememek olacaktır. Halkın Takımı ailesi tümüyle dergi yayın grubu olabilmelidir ki kolektif emeğin pek alışık olmadığımız tadına hep birlikte varalım arkadaşlar. Beşiktaşlılar olarak efsanevi yaratıcılığımızı beste yapmanın, yapılmış bestelere güfte yapmanın ne kadar ötesine taşıyabileceğimizi gösterebilmenin bir yolu da bu yoldur işte.
Son sayımızı 4 sayfa artırarak 28 sayfa olarak çıkardık. 2. yılımızda hedefimiz 32 sayfalık bir standardı yakalamak. Yanlış anlaşılmasın diye söylüyorum ki biz üç beş kişi biraraya gelsek bu dergiyi 32 sayfa olarak çıkarabilecek içeriği toparlarız ancak derdimiz bu değil.
Derdimiz her yeni sayıda kendimizi biraz daha aşabilmek. Fikir çeşitliliğini yüksek kalite düzeyinde dosta düşmana sergileyebilmek. Bunlar bazılarımıza büyük laflar gibi gelebilir ama küçük düşünerek de buraya kadar asla gelemezdik bunu da gözardı etmeyelim.
Madem ki bağımsızız...
Madem ki Tarafız...
Madem ki karşıyız...
Ve madem ki düşünüyoruz, o halde yazalım.
Sözü Can Yücel gibi bitirmek isterdim ama onun kadar cesaretim yok maalesef.