Orijinalini görmek için tıklayınız : Fabian ERNST-(Futbol)
Namik Kartaloglu
16-03-2009, 19:09
http://img15.imageshack.us/img15/9290/ernesto.jpg
“Taraftarımız Beni Her Zaman Sevecektir”
16.03.2009 11:03
Yavru Kartal Dergisi Fun Club Üyelerimiz Öykü Çamlıgüney ve Erdal Şireci sordu, Futbol Takımımız’ın başarılı oyuncusu Fabian Ernst yanıtladı...
Öykü Çamlıgüney ve Erdal Şireci, Fabian Ernst’i bir idman gününde BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde ziyaret etti ve merak ettikleri soruları sordu. İşte sorular ve Ernst'in yanıtları:
Öykü Çamlıgüney: Müzikle aranız nasıl, hangi tür müziği seviyorsunuz?
Fabian Ernst: Müzik dinlemeyi seviyorum ve daha çok hip-hop, R&B tarzı tercih ediyorum.
Erdal Şireci: Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fabian Ernst: Genelde boş zamanlarımı ailem ve arkadaşlarımla geçiririm. Ama şu anı soruyorsanız, evime taşınana kadar otelde kalacağım ve bu süre zarfında da İstanbul’u tanımaya çalışıyorum.
Öykü Çamlıgüney: Başka spor dallarına ilginiz var mı?
Fabian Ernst: Tenis ve basketbolu severim.
Erdal Şireci: Lakabınız var mı?
Fabian Ernst: Hayır, yok...
Öykü Çamlıgüney: Futbolcu olmasaydınız ne olurdunuz?
Fabian Ernst: Çok küçükken çöpçülere özenirdim. Çöpleri toplayıp, kamyonun arkasında asılı olarak gitmek istiyordum. Biraz daha büyüyünce astronot olmayı istedim. Sonra da “arkeolog olabilirim” diye düşündüm ama futbolcu oldum.
Erdal Şireci: Çocuklarınızın da futbolla ilgilenmesini ister misiniz?
Fabian Ernst: Tabii ki isterim ama yeni doğdukları için buna daha çok zaman var.
Öykü Çamlıgüney: Hayatınızda yaşadığınız en iyi ve en kötü anınız nedir?
Fabian Ernst: En iyi anım ikiz oğullarımın doğumu... Hatırlayabileceğim ya da beni çok etkileyen kötü bir anım da yok.
Erdal Şireci: Beşiktaş gibi büyük bir camiada futbol oynamak güzel mi?
Fabian Ernst: Kesinlikle çok güzel... Zaten bu nedenle buradayım ve çok iyi işler yapacağımızı düşünüyorum.
Öykü Çamlıgüney: Türkiye’nin ilk spor kulübünde futbol oynamanın ayrıcalığını hissediyor musunuz?
Fabian Ernst: Evet, hissediyorum. Beşiktaş’ın Türkiye’nin ilk spor kulübü olduğunu biliyordum.
Özellikle Fulya Süleyman Seba Kompleksi’nin açılış töreninde izlediğim görüntülerle, bunun önemini daha iyi anladım.
Erdal Şireci: İnönü Stadyumu’nda ilk maça çıktığınızda neler hissettiniz, heyecanlandınız mı?
Fabian Ernst: Ben tecrübeli bir futbolcuyum ve bir sürü stadda oynadım. Ama ilk defa İnönü Stadı’nda heyecan yaşadım.
Öykü Çamlıgüney: Futbola nerede başladınız?
Fabian Ernst: Almanya Hannover’de doğdum. Futbola da Hannover 96 takımında başladım.
Erdal Şireci: Kaç yaşında futbola başladınız?
Fabian Ernst: 3.5-4 yaşımdaydım.
Öykü Çamlıgüney: Bir sporcu olarak sağlığınızı korumak için neler yapıyorsunuz?
Fabian Ernst: İyi yemek yemek, iyi dinlenmek, iyi uyku uyumak, kendinizi korumak önemli. Ben de bunları yapıyorum.
Erdal Şireci: Almanya’daki taraftarlar mı daha coşkulu yoksa Beşiktaş taraftarı mı?
Fabian Ernst: Beşiktaş’ın taraftarı kesinlikle daha çok takımını destekliyor.
Öykü Çamlıgüney: Beşiktaş taraftarı sahada sonuna kadar mücadele eden futbolcuları çok seviyor. Hatta onları yıllar sonra bile unutmuyor. Örneğin Pascal Nouma...
Mücadeleci yapınız devam ettiği sürece futbolu bıraktıktan sonra sizi de Beşiktaş taraftarı unutmaz. Böyle bir konuma gelmek hakkında ne düşünüyorsunuz?
Fabian Ernst: Tabii ki bu konuma gelmek çok güzel bir şey. Ben de futbolcu olarak maçın bitimine kadar kazanma hırsıyla oynarım ve takımın başarısını ön planda tutarım. Bu nedenle sanıyorum ki, taraftarımız beni her zaman sevecektir ve unutmayacaktır.
Erdal Şireci: Takımda en beğendiğiniz futbolcular kimler?
Fabian Ernst: Bizim takımın hücum yönü de güçlü, savunma yönü de... Takım olarak başarılı olduğumuzu düşünüyorum. En az 5-6 oyuncumuz üst düzeyde, bu nedenle isim saymak istemiyorum.
Öykü Çamlıgüney: İlk aklınıza gelen üç kelimede Beşiktaş ve Schalke’nin farklarını söyleyebilir misiniz?
Fabian Ernst: Çok büyük farklıklar göremiyorum. Ama Beşiktaş’ın tesislerinin çok güzel olduğunu söyleyebilirim. Herkesin kendisine ait odası var. Bir de taraftarların takıma katkısı çok üst düzeyde.
Erdal Şireci: En çok beğendiğiniz Türk futbolcu kim?
Fabian Ernst: Mesela takım arkadaşım Rüştü’yü söyleyebilirim. Kendisi bir efsane... Çok başarılı bir kaleci olduğunu düşünüyorum.
Öykü Çamlıgüney: Kaç yaşında futbolu bırakmayı düşünüyorsunuz? Futbolu bıraktıktan sonra ileriye yönelik ne gibi planlarınız var?
Fabian Ernst: Bunu şimdiden söylemek çok zor. Herkes oynayabildiği kadar oynamak ister. Ben de en azından 5 sene daha oynamak istiyorum. Futbolu bıraktıktan sonra ne yapacağımı da düşünmedim. Bırakınca karar vereceğim.
Erdal Şireci: Sizce Beşiktaş bu sezon şampiyon olur mu?
Fabian Ernst: Kesinlikle şampiyon olacağımıza inanıyorum. Ama her maçın ayrı bir önemi var. Adım adım ilerlememiz lazım.
Öykü Çamlıgüney: Dünyanın en üst düzey futbolcuları ile Türk futbolcuları arasındaki fark nedir?
Fabian Ernst: Bence Türkiye’de de dünya ile aynı seviyede futbol oynanıyor. Türkiye’de de üst seviyede çok futbolcu var. Fizik, taktik ve disiplin olarak herkes başarılı... Hatta herkes kazanmayı düşündüğü için sürekli bir ileri, bir geri hareket halindesiniz.
Erdal Şireci: Daha önce Türkiye’ye geldiniz mi?
Fabian Ernst: Sanırım dört kez geldim. İkisi tatil amaçlı, ikisi de futbol kampı içindi.
Öykü Çamlıgüney: Geldikten sonra Türkiye hakkında değişen olumlu ya da olumsuz düşünceleriniz var mı?
Fabian Ernst: Türkiye’de gördüklerim Avrupa ile paralellikte... İstanbul da her şeyin olduğu büyük bir şehir. Burada çok büyük bir takıma geldim. Bu nedenle benim için çok büyük değişiklikler olmadı.
Erdal Şireci: Öğrencilik hayatınız nasıldı?
Fabian Ernst: Fena değildi ama sanırım daha da iyi olabilirdim. Okul boyunca aklım futbola daha çok kayıyordu.
Öykü Çamlıgüney: Toplumsal olaylardan sizi en çok üzen konular nelerdir?
Fabian Ernst: Dünyanın birçok yerinde yaşanan olumsuzluklar beni etkiliyor. Ama kısaca açlık, sefalet, savaş diyebilirim.
Erdal Şireci: En çok hangi sanatçıları beğeniyorsunuz? Türk sanatçılardan tanıdıklarınız var mı?
Fabian Ernst: Arkadaşım Ümit Davala, rap albümü çıkarmıştı. Onu severim ve dinlerim. Dünyada en beğendiğim sanatçı olarak Edward Norton’ı söyleyebilirim.
Öykü Çamlıgüney-Erdal Şireci: Teşekkür eder, başarılar dileriz.
Turgut Eren
16-03-2009, 20:45
fa-bian ernst
oley oley oley...
Ercan Kartal
20-03-2009, 17:56
edward norton u fight club den sebeb cok seviyorsa, turkiyeye iki defa gezmek icin geldiyse (demekki turklere karsi bir komplexi yok) kisilik olarak bizde kendisini sevebiliriz
Kadir Okan Cerrah
20-03-2009, 19:45
bir efsane olma yolunda ilerliyor kendisi
Namik Kartaloglu
27-03-2009, 18:24
http://img186.imageshack.us/img186/4792/fabianveikizler.jpg
Sezen Gunduzalp
27-03-2009, 20:58
Ya masallah süper bunlar ya :D :D
Buket Yıldız
27-03-2009, 21:22
ayy şaka gibiler:D bende istiyorum:D :D :D
Deniz Özdemir
27-03-2009, 22:13
ayy bunlar ne kadar küçük yaa ama çok da sevimliler:)
Buket'cim hayrola canım ne kadar etkilendin sen böyle:D
Namik Kartaloglu
31-03-2009, 12:16
Üstün Alman Teknolojisi
31.03.2009 09:14
Fabian Ernst... Hem kalitesi hem de karakteriyle O çok seviliyor... Beşiktaş Dergisi Nisan 2009 sayısında Fabian Ernst'i inceledi...
Savunma gücü, maçın bütününe yayılan konsantrasyonu ve oyun disiplini, pozisyon bilgisi, ikili mücadelelerden kaçmayan yapısı, takıma güven veren havasıyla şu anda Türkiye’deki en iyi orta saha oyuncusu diyebileceğimiz bir futbolcu Fabian Ernst. Oynadığı bölgenin hakkını sonuna kadar veren Alman futbolcumuzu teknik direktöründen, saha içindeki arkadaşlarından ve yakınlarından dinleyerek daha iyi tanımaya ve tanıtmaya çalıştık bu sefer.
Devre arasında iki türlü transfer yapılır. Birincisi takımına istenilen verimi sağlayamayan, performansı beğenilmeyen futbolcunun gönderilmesidir. İkincisi ise iyi para verilerek kalitesinden şüphe duyulmadan yapılan transferdir. Ama her iki transferin ortak paydası risktir. Ya tutmazsa sorusu yeni sezon transferlerinde olduğu kadar geçerlidir. Ama tutarsa da aliyyülâlâ...
Fabian Ernst’in Beşiktaş’a gelmesi ikinci kategoride değerlendirilmesi gereken bir transfer. Savunma gücü, maçın bütününe yayılan konsantrasyonu ve oyun disiplini, pozisyon bilgisi, ikili mücadelelerden kaçmayan yapısı, takıma güven veren havasıyla şu anda Türkiye’deki en iyi orta saha oyuncusu diyebileceğimiz bir futbolcu Fabian Ernst. Oynadığı bölgenin hakkını sonuna kadar veren Alman futbolcumuzu teknik direktöründen, saha içindeki arkadaşlarından ve yakınlarından dinleyerek daha iyi tanımaya ve tanıtmaya çalıştık bu sefer.
Tam İsabet
İlk olarak Teknik Direktörümüz Mustafa Denizli’ye soruyoruz... Ernst için “Tam bir görev adamı” diyor ve şöyle devam ediyor: “Ernst, kadromuzda mutlaka bulunması gerektiğini düşündüğüm bir futbolcuydu. Bu dönem için böyle bir futbolcuya ihtiyacımız vardı, bütün alternatifler içerisinde ona karar verdik. Kulüp olarak, yönetim olarak, teknik heyet olarak doğru bir tercih yaptığımızı düşünüyorum. Fabian burada kurulu olan dişlilerin arasına uyum gösterecek bir dişli olarak girdi. Nitekim gösterdi de... Oyun sistemimize çabuk uyum sağladı. Burada kendi kültürüne yakın insanların olması adaptasyonunda çok faydalı oldu. Ben Almanya’da çalışmış bir insanım, yıllarca bir Alman’ın yardımcılığını yaptım, benim yardımcım Almanya’da yetişti. Takım içinde Almanya’da büyüyen isimler var. Dolayısıyla Fabian, Türkiye’yi ve Türkler’i burada tanımadı. Hannover’de oynadığında bir sürü Türk’le bir aradaydı. Türk kültürünün ne olduğunu detaylı olmasa da bilen bir insandı. Biz onun için bir bilinmez değildik, o da bizim için değildi. Devre arasında takıma katılması da bu kadar kısa sürede kaynaşmamıza sebep oldu.”
“Kalitesi ve Karakteri Üst Derecede”
Denizli’nin yorumlarından sonra kaleden ileriye doğru futbolcu arkadaşlarının fikirlerini ve yorumlarını alıyoruz. Hepsi de Fabian’ın takıma güç kattığı yönünde hem fikir. Savunmadakiler onun varlığıyla rahatladıklarını söylüyorlar. Saha içi ve saha dışındaki profesyonelliği ise konuşabildiğimiz futbolcularımızın dikkatini çeken bir başka ayrıntı.
“Ara transferde transfer olup başarılı olan futbolcu nadir bulunur” diye söze başlayan Rüştü Reçber, Fabian Ernst’in oyunu okuması ve oyuna bakış açısını çok beğenmiş. Yorumları şöyle: “Kalitesi ve karakteriyle üst derecede bir insan. Takımda onu görmekten çok mutluyuz. Böyle bir arkadaşa kavuştuğumuz ve takım halinde onunla birlikte olduğumuz için ayrıca mutluluk duyuyoruz. Aramıza katıldığı günden beri bize çok faydası oldu. Bu kadar kısa süre içinde uyum sağlaması Fabian’ın kendini tamamen bu işe vermesinden kaynaklanan bir şey.”
Mükemmel Bir Partner
Zapotocny’nin düşünceleri de Rüştü’nünkilerden farklı değil. O da böyle bir futbolcuyla aynı takımda oynadığı için çok mutlu. Ayrıca orta sahamızın gücüne güç kattığını ifade ediyor. İbrahim Toraman’ı ise Ernst’in basit ve özverili oyunu, gücünün tamamını sahaya yansıtması etkilemiş. “Önümüzde bu tarz bir oyuncunun olması benim ve defansta oynayan tüm arkadaşlarım açısından iyi oldu” diye konuşan tecrübeli futbolcumuz, Fabian’ın oturmuş noktaların yanı sıra takımdaki bazı eksiklikler açısından da tamamlayıcı olduğunu söylüyor. Sivok’un yorumu biraz daha değişik. Fabian’ın tek başına değil Cisse ile birlikteyken arka tarafı çok rahatlattığından bahsediyor. Çek futbolcumuz daha önce bir kez Ernst’le ön libero olarak oynamıştı. Sivok, “Orta sahada mükemmel bir partner. Birlikte oynarken hücuma katıldığınızda arkanızı düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü her zaman arkanızda sizi kollayacağını biliyorsunuz. Aynı zamanda topu hücuma da çok iyi taşımasını biliyor” diye özetliyor Fabian ile yaşadığı bir maçlık tecrübeyi.
“Hücuma Rahat Çıkıyoruz”
İbrahim Üzülmez ve Ekrem Dağ da, Fabian sayesinde ileriye daha rahat çıktıklarından söz ediyorlar.
İbrahim Üzülmez: “Aramıza katılmasıyla takıma defansif ve ofansif anlamda çok fazla güç kattığını düşünüyorum. Schalke’deyken de takip ettiğim ve beğendiğim bir oyuncuydu. Şampiyonluk yolunda bizim için çok büyük bir kazanç. Maçtan önce konuşuyoruz, bana hücuma çıktığım zaman rahat rahat gitmemi ve benim yerimi kapatacağını söylüyor. Bu da benim için bir artı tabii ki. Hem saha içinde hem de saha dışında çok profesyonel bir arkadaşımız. Umarım bu çıkışı devam eder.”
Ekrem Dağ: “Bizim için çok önemli bir transfer olduğunu düşünüyorum. Oynadığı pozisyon için en verimli çağında ve o bölgenin yükünü kaldıracak kalitede bir isim. Fabian oynarken kendimi arkada daha rahat hissediyorum. Aynı zamanda hücuma da daha rahat bir şekilde katılabiliyorum.”
Ernst’in takım içinde çok sık görüştüğü arkadaşlarından birisi de orta sahadaki partneri Cisse...
Fransız futbolcumuz, orta sahadaki oyun anlayışlarının aynı olduğunu ve birlikte takıma faydalı olduklarına inandığını ifade ediyor. Cisse’ye göre Ernst takıma çok iyi bir hava kazandırmış. İkili, mevkilerinde olduğu gibi saha dışında da komşular. Aynı sitede oturuyorlar ve idmanlara birlikte gelip gidiyorlar. Cisse bu yüzden kendisini taksi gibi hissettiğini söylüyor kahkahalarla.
Herkesin Sevdiği Bir Oyuncu
Hücuma dönük orta saha oyuncularımızdan Delgado ve Yusuf’un görüşleri de Fabian Ernst’in ne kadar doğru bir tercih olduğunu gösteriyor. Delgado, “Bana ve takıma çok büyük katkısı oldu. İleriye de geriye de güven veren bir isim” derken; Yusuf Şimşek, orta sahamızın zaten güçlü olduğunu ama Ernst’in tecrübesiyle takıma çok şey kattığını ifade ediyor.
Uğur İnceman, Almanya’da yetişmiş bir oyuncu ve oraların kültürünü iyi biliyor. Fabian’a geldiğinde en çok yardımcı olan isimlerden birisi. Dolayısıyla saha dışındaki Fabian Ernst’i biraz daha yakından tanıyor. Uğur, arkadaşının sessiz, sakin ve mesafeli bir insan olduğunu belirterek, “Zaten Almanlar’ın doğası bu şekilde. İnsanları kolay kabul etmiyorlar ve ilk başlarda mesafeli duruyorlar. Zaman geçtikçe, tanıdıkça kaynaşıyorlar. Şu anda bu ilk dönemleri atlattık. Fabian takıma çabuk uyum sağladı ve herkesin sevdiği bir oyuncu haline geldi. Tecrübe olarak da kendisini kanıtlamış bir isim. Sahada işimizi kolaylaştırıyor” diyerek Ernst hakkındaki düşüncelerini paylaşıyor.
Yardımcı antrenörlerimizden eski kaptanımız, Fabian’ın şu anda oynadığı mevkinin eski sahibi Tayfur Havutçu, Ernst’in iş ahlakının çok yüksek olduğunu ve takım arkadaşları tarafından hemen kabul edildiğini ifade ederek, “Kişilik olarak çok uyumlu bir insan. Alman ekolünden gelmesi nedeniyle profesyonelliği iyi biliyor. Bize büyük katkı sağladı. Bundan sonraki haftalarda da üstüne koyarak daha faydalı olacağına inanıyorum” sözleriyle anlatıyor Fabian’ın kulübeden görünen halini.
Planlı, Disiplinli, Düzenli...
Saha içindekiler yeni transferimiz, gözbebeğimiz Fabian Ernst’i bu şekilde tanıtıyorlar. Saha dışında Ernst’le en çok vakit geçiren isim olan tercümanlarımızdan Eray Akyürek, Alman futbolcumuz İstanbul’a ayak bastığından beri sürekli yanında. Bürokratik işlemlerden tutun da kiralanacak eve kadar her işine yetişiyor. Hal böyle olunca da samimiyetleri daha fazla oluyor. Eray Akyürek, Fabian’ın iş disiplininin çok yüksek olduğundan bahsederek, “Geldiği, gittiği saatler hep aynı, işine uygun. Söylenen saatten önce yerinde oluyor. Yapması gereken işleri hiç ihmal etmeden aynı gün yerine getiriyor. Ben henüz bir işi erteleyip bir gün sonra yaptığını görmedim. Birçok oyuncu ile kıyasladığımızda en kısa sürede işlerini halledip yola koyulan oyuncu olduğunu söyleyebilirim. Örneğin evini bulmamız, yerleştirmemiz ve orada yaşamaya başlaması diğer futbolcularımızdan çok çabuk oldu” diye anlatıyor saha dışında merak edilen Fabian Ernst’i.
Almanya’dan İlk Kez Çıktı
Fabian’ı yakından tanıyan bir başka isim ise menajeri Abdullah Cila... Uzun süredir birlikteler ve Abdullah Cila aileden birisi gibi olmuş. Ernst’in sivildeki halini ve Beşiktaşımız’a transferinin sürecini şöyle anlatıyor: “Transferde Başkan Yıldırım Demirören’in büyük fedakarlığı var. Türkiye’ye gelmesi, buradaki mantaliteyi anlayıp uyum sağlaması büyük bir riskti. Ama her iki tarafın da istediği gibi oldu ve Fabian takıma uyum sağladı. Başarılı ve faydalı olduğunu düşünüyorum. Fabian, Almanya’nın dışına çıkmamış bir oyuncu. Almanya’daki dört büyük takımın formasını giydi ama hiç ülkesinin sınırları dışında görev yapmadı. Ernst için bu değişik bir şeydi. Kendisini durumdan haberdar ettikten sonra düşünmek için bir güne ihtiyacı oldu. Eşiyle birlikte karar vermesi lazımdı ve o zaman eşi hamileydi. Türkler’in nasıl insan olduğunu ve buradaki anlayışı da az çok bildiği için yabancılık çekmeyeceğini düşünerek kabul etti.”
Ernst transferi öncesinde ülkemiz ve takımımızla ilgili araştırmaları kendisi yapmış. Menajerine de sadece takımı kimin çalıştırdığını, takım arkadaşlarının kimler olacağını sormuş ve kararını vermiş. İyi ki de vermiş...
Ertan Eylem
10-04-2009, 22:37
Ya birkerede vasat oyna kardeşim bu kadarı da fazla yahu:)
Cihangir Cirak
11-04-2009, 18:21
Takımdaki favori oyuncum şu anda. Hakikaten bir kere de kötü oyna kardeşim dedirtiyo. :p İstediği şutları çekebilseydi şimdiye dört golü de olacaktı ama napalım.. Makina gibi adam valla nazar değmesin!
Ekin Zaza Karatas
18-04-2009, 19:05
super cocuklar ya harbiden :D gelecegin Ernstleri umarim onlarida siyah-beyaz formalar icinde inonude oynarken goruruz...
Ethem Kelmendi
24-04-2009, 14:28
Deniz ablanın formasını almak uğruna çeviklerle makara yaptığı futbolcu:)
Ismail Hakki Demirel
24-04-2009, 14:34
Ethem makarayı açta gülelim he ! :)
Ethem Kelmendi
28-04-2009, 17:38
Ethem makarayı açta gülelim he ! :)
:)
Akin Akoglan
28-04-2009, 17:45
Deniz ablanın formasını almak uğruna çeviklerle makara yaptığı futbolcu:)
çeviki kafaladım alacam bu formayı :)
Osman Diler
28-04-2009, 19:10
bu fenerlilerin gözlerine tır girdi herhalde :D
http://img233.yukle.tc/images/7375adsiz.JPG
Namik Kartaloglu
30-04-2009, 15:25
'Türkiye'ye Tatil İçin Gelmedim''
30.04.2009 14:32:00
Beşiktaş'ın Alman futbolcusu Fabian Ernst, Türkiye'ye tatile gelmediğini, en büyük hedefinin sezon sonunda Beşiktaş ile şampiyonluk yaşamak olduğunu söyledi.
Beşiktaş Kulübü'nün resmi yayın organı Beşiktaş Dergisi'nin Mayıs ayı sayısında röportajı yayınlanan Ernst, futbol kariyeriyle ilgili kişisel hedeflerinin sorulması üzerine, ''Özetle ben buraya tatil yapmaya gelmedim. En büyük hedefim sezon sonunda Beşiktaş'la şampiyonluk yaşamak'' dedi.
Orta sahada biraz daha defansif yönü ağırlıklı bir pozisyonda görev aldığını kaydeden Ernst, bulunduğu bölgeyi çok sevdiğini ifade ederek, ''Çünkü bütün oyunu görebiliyorum, her şey önümde gerçekleşiyor. Bunu organize etmek hoşuma gidiyor. Topu sevdiğim için al-verler çok oluyor. Sanıyorum benle takım daha dengede oynuyor'' diye konuştu.
HER YERE YETİŞMEYİ AMAÇLIYOR
Alman futbolcu, maçlarda en büyük amacının, sahanın her yerine yetişip, arkadaşlarına ve takıma fayda sağlamak olduğunu söyledi.
Maçlarda sorumluluk almaya sevdiğini kaydeden Ernst, futbolun gerektirdiği kadar da sert oynadığını belirtti.
''HAKEMLER BENİ, BEN ONLARI ANLAMAYACAĞIM''
Ernst, ''Türkiye'deki hakemler konusunda bilgin var mı?'' şeklindeki bir soruyu, gülerek ''Esasında duyduğum çok şey var ama benim için en güzeli, ne ben onları anlayacağım ne de onlar beni anlayacak...'' diye yanıtladı.
''GOL YEMEYİ SEVMEM''
Futbolu defans-ofans diye ayırmadığını dile getiren Ernst, ''Çünkü takımca defans ya da ofans yaparız. Ancak oynadığım bölge itibariyle gol yemeyi hiç sevmem. Bu nedenle takımın gol yememesi biraz daha önemli benim için'' dedi.
Ernst, ''Rakibi kesemediğiN ve yanından geçip gittiği zaman ne hissediyorsun?'' sorusunu ise ''Bu pek olan bir şey değil... Zaten zeki olursanız, çok fazla adam geçirmezsiniz. Almanya'da yüzlerce maç oynadım. Şampiyonlar Ligi maçlarına çıktım. Milli Takım forması giydim. Bu nedenle yeteri kadar tecrübeli olduğumu düşünüyorum'' şeklinde konuştu.
Kariyerinde bir çok gol attığını da anlatan Ernst, genelde 20-25 metre uzaklıktan çektiği şutlarda daha çok gol kaydettiğini vurguladı.
''NE SÖYLENİRSE ONU YAPARIM''
Alman oyuncu, ''Çift ön liberolu mu, tek ön liberolu mu sistemde daha rahat oynuyorsun?'' sorusunu, ''Beşiktaş'ta daha yeniyim. Tam anlamıyla benim karar vereceğim durum değil. Ne söylenirse onu yaparım. Çiftli ya da tekli sistem fark etmez. Ama şöyle söyleyebilirim; çift ön libero oynadığınız zaman ileriye çıkma fırsatını daha çok buluyorsunuz. Hem ben hem de diğer arkadaşım... Aynı zamanda defansı da çift ön liberoyla daha kolay kontrol edebiliyorsunuz'' şeklinde yanıtladı.
''TRİBÜNE ÇAĞRILDIĞIMDA HEYECANLANDIM''
Taraftarların oyuncuları tek tek tribünlere çağrılmasının Almanya'da pek olmadığını anlatan Ernst, ''Gerçi Türk takımlarına karşı oynadığımız maçlar öncesinde bunu görmüştüm. Bana o zaman ilginç gelmişti. Şimdi bunu ben de yaşıyorum. Özellikle ısınmayı kesip taraftarları selamlamak beni heyecanlandırdı ve çok hoşuma gitti'' diye konuştu.
''Genel olarak Türk insanı bence çok iyi'' diyen Ernst, ''Arkadaşlarımla hep iyi ilişkilerim oldu. Zaten burada kolayca kabullenilip, sevilmekle yanılmadığımı anladım'' ifadesini kullandı.
''KAZANMAYI AMAÇLIYAN MENTALİTE VAR''
Ernst, Türk futbolu hakkında tam anlamıyla yorum yapabilmek için çok zaman geçirmediğini, gördüğü kadarıyla genelde kazanmayı amaçlayan bir futbol anlayışının bulunduğunu söyledi.
Ofansif anlamda da, defansif anlamda da birlikte hareket etmenin önemli olduğu kaydeden Ernst, bunu yaptıkları takdirde başarılı olacaklarına inandığını dile getirdi.
''AİLEMDEN UZAKTA OLMAK BENİ ÜZÜYOR''
Özel hayatıyla ilgili bilgiler de veren Ernst, kısa bir süre önce ikiz çocuklarının doğduğunu hatırlatarak, ''Ailemden ve yeni doğan çocuklarımdan uzağım. Bu beni biraz üzüyor ama bir yandan da ailemin buraya gelmesi için hazırlıklar yapıyorum. Güzel bir ev buldum. Onların gelmesiyle her şey daha güzel olacak'' şeklinde konuştu.
Ernst, 29 yaşında olduğunu ve bu yıl yaşadıkları değişikliklerin kendisi için iyi bir hamle olduğunu belirtirken, futbol nedeniyle başka şeylere çok fazla vakit ayıramadığını, müzik dinlemeyi sevdiğini, mümkün olduğu kadar da arkadaşlarını görmeye çalıştığını sözlerine ekledi.
Kaynak: AA
Ethem Kelmendi
30-04-2009, 16:03
çeviki kafaladım alacam bu formayı :)
:)
Deniz İpek
04-05-2009, 22:13
Gerçekten müthiş katkısı oldu uzun yıllar kalmalı bizde.
Ismail Hakki Demirel
22-05-2009, 08:03
http://img33.imageshack.us/img33/1773/ernst.jpg
ernst ve asamoah !
Namik Kartaloglu
04-06-2009, 21:49
Ernst’ten Taraftarımıza Övgü
04.06.2009 14:14
Geldiği günden beri oynadığı futbolla büyük bir beğeni kazanan Fabian Ernst, Alman spor dergisi Kicker’e verdiği demeçte, taraftarlarımızın Şampiyonlukta kendilerine çok yardım ettiğini söyledi.
Ernst, Alman spor dergisi Kicker'e yaptığı açıklamada, ''En şaşırtıcı deneyiminiz neydi'' şeklindeki bir soruya karşılık, ''Taraftarların desteği olağanüstü, bize çok yardım ettiler. Böyle bir şeyi insanın kendisi yaşaması lazım'' dedi.
Beşiktaş'ta daha yeni olmasına rağmen yaşadıklarının kendisini çok duygulandırdığını ifade eden Ernst, Werder Bremen'de hemen hemen aynı şeyleri yaşamasına rağmen taraftarların coşkusunun çok farklı boyutlarda olduğunu, şampiyonluk kutlamasında Beşiktaş'ta iki katlı bir otobüsle tur attıklarını, daha sonra gittikleri stadımızın da tıklım tıklım dolu olduğunu kaydetti. Takımımız’a alışmanın zor olmadığını, oyuncular arasında bir takım ruhu olduğunu hissettiğini belirten Ernst, takımımızda oynayan oyuncuların yarısının İngilizce konuştuğunu, ayrıca kendisinin de Türkçe öğrenmeye başladığını ve bazı şeyleri anladığını aktardı.
Ernst, Teknik Direktörümüz Mustafa Denizli'nin de çok tecrübeli olduğunu, ligi çok iyi tanıdığını, sezon arasında kendilerine endişe etmemelerini söylediğini ifade etti. Hem şampiyonluğu hem de kupayı almanın her zaman yaşanan bir olay olmadığını, başka şampiyonluklar da kazanmak istediklerini kaydeden Ernst, Şampiyonlar Ligi'nde favori olmadıklarını, ancak takıma takviye yapılabileceğini açıklamalarına ekledi.
Ozan Zizou Karatas
06-06-2009, 07:42
Ismail arkadasin ekledigi resimde futboluyla beni ve tüm taraftari mest Eden Fabian Ernst in isci ve emekci sinifiyla iyi bir dayanisma icinde oldugu görülüyor.
Ee halkin takimina böyle oyuncu yakisir.
Fabian Ernst taraftar Mest;);)
Tamgaç Keçe
25-07-2009, 02:13
40 yıllık beşiktaşlı gibi.helal sana ernst
Hakan Gültekin
25-07-2009, 12:15
beşiktaşın unutulmazları arasında yerini almalı bu adam .bi insan hiç mi yorulmaz be kardeşim.tam bir savaçcı takımı .terini son damlasına kadar akıtan bir oyuncu.gol atınca elini yumruk yapmasıda tuzu biberi valla.seviyoruz seni
Mustafa Şengezer
25-07-2009, 21:05
http://img33.imageshack.us/img33/1773/ernst.jpg
ernst ve asamoah !
Apploud çok güzel
Hakan Ozel
19-12-2009, 05:44
alman disiplini ve profesyonellik adamımsın sen yaa senin gibi dinamo avrupada bile cok az birtanesin sen
Ufuk Biyik
01-04-2010, 15:47
Beşiktaş’ın en başarılı, en sevilen oyuncularından Fabian Ernst, özel hayatının kapılarını Beşiktaş Dergisi için araladı.
İkiz bebekleri ve eşiyle beraber bizi evinde ağırlayan Ernst, büyük aşkının başlangıcından ikizlerinin hayatlarına dahil olma sürecine kadar her şeyi dergimize anlattı.
Sahada hep bildiğimiz Fabian Ernst... Çalışmasından, disiplininden ve mücadeleci oyun anlayışından ödün vermeyen, soyadı gibi ciddi, geldiğinden beri takımımıza en büyük katkıyı sağlayan isimlerden. Peki aynı zamanda aile babası da olan futbolcumuz, özel hayatında nasıl biri? İşte bu sorunun cevabını almak üzere Ernst’le yuvasında buluştuk ve ailecek sıcacık bir sohbet gerçekleştirdik.
Sohbetimize Almanya’dan başlamak istiyoruz. Öncelikle nasıl bir çocukluk geçirdiğini öğrenebilir miyim?
Hannover şehrinde büyüdüm. İki erkek kardeşim olduğu için çocukluğumda sürekli dışarıda onlarla oynuyorduk. Özellikle de futbol vazgeçilmezimizdi. Mutlu çocuklardık. Zaten Almanya tüm çocuklar için çok güzel bir ülke. İmkanlarımız genişti, şanslı çocuklardık.
Ülke karakteristiklerine baktığımız zaman Almanya, disipliniyle bilinen bir ülke. Bu açıdan bakarsak çocukların yetişmesiyle ilgili neler söyleyebilirsin?
Aslında çocukken katı bir disiplinden söz edemeyiz. Yaklaşık 6 yaşından 13 yaşına kadar çok serbest büyütülüyor çocuklar. Ama 13 yaşından, yani iş ciddiye bindikten sonra belli bir disiplin uygulanıyor. Tabii burada bana göre esas olan anne babaların nasıl insanlar oldukları ve çocuklarını neye göre yetiştirdikleri.
Peki buradan yola çıkarak Almanya’nın futbol altyapısı ve çocukların futbol eğitimi hakkında neler söyleyebilirsin?
Bana göre Almanya’daki en güzel şey; herkese spor yapma imkanının tanınması. Çok kabiliyetliyseniz büyük takımlarda, bu işi sadece zevk için yapıyorsanız amatör takımlarda oynama şansınız var. Her yaşa ve yeteneğe uygun kulüpler var. Herkes dilediği sporu, istediği şartlarda yapabiliyor. Eğer sporu meslek olarak seçecekseniz tabii ki daha disiplinli bir yetiştirme tarzı var ve keşfedildikçe büyük takımlara gidiyorsunuz.
Özel hayatına gelirsek, eşin Julia ile nasıl tanıştınız?
Aynı şehirde, aynı okuldaydık. Bizde de, sizinkine benzer olarak, ilkokul ve ortaokul gibi bölümler var. Julia ile 11-12 yaşlarından beri aynı sınıflardan geçmiştik. Ancak birebir tanışıklığımız yoktu. 17 yaşına geldiğimizde bazı ortak arkadaşlarımız bizi tanıştırdı. Tabii ben 14 yaşımdan beri onu fark etmeye başlamıştım (gülüyor).
Peki, Julia’yı ilk gördüğünde neler hissettin?
Ah, bana böyle şeyler sormayın (gülüyor).
Mutlaka söyleyecek bir şeylerin vardır...
Aslında çok şey söylenebilir ama illa ki bir şey söylememi istiyorsanız; evlerimizin okula giden yolu paralellik gösteriyordu. Ben de genelde zamanı denk düşürüp, 5-10 metre arkasından giderdim. İçimden de ne kadar güzel bir kız olduğunu geçirip dururdum.
Peki Julia, sen Fabian’ı ilk gördüğünde neler hissettin?
Julia: Tabii ilk intibalar hep farklı olur. En başlarda bu şekilde gelişeceğini düşünmemiştim. Özellikle futbol oynadığını duyunca kendimi geri çektim, kendimi hiç bir futbolcuyla düşünmemiştim. Çünkü futbola hiç ilgili değildim. Sıcak bakmıyordum. Fabian ise Hannover’in tüm tanınan kulüplerinde oynamıştı. Tabii şu an için aynı şeyi söyleyemem. Futbolla ilgileniyorum ve izlemeye çalışıyorum.
Sevgili olma süreciniz nasıl gerçekleşti?
Bir ara Galatasaray’da da oynayan Volkan Aslan, benim takımdaki en yakın arkadaşlarımdan biriydi ve Julia’nın en yakın arkadaşlarından biriyle beraberdi. Onların sayesinde tanışıp, çıkmaya başladık. Klasik olarak yemeğe ve sinemaya giderek ilişkimiz başladı.
Evlenme kararını nasıl aldınız?
7 senelik birliktelik sonrasında bir aile oluşturmamız gerektiğine karar verdik. Çünkü doğru insanları bulduğumuza inanmıştık.
Julia: (Araya girerek) Tabii ki çok büyük bir aşk neden oldu buna! (gülüyor).
Yani aranızda özel bir teklif olmadı, öyle mi?
Hayır. Ben romantik biri değilim (gülüyor).
Julia’yı bir hayat arkadaşı olarak nasıl tarif edersin?
Ne desem...
Kıpkırmızı oldun...
(Gülüyor)... Hayır, hava çok sıcak!
Julia: İstersen içeri gidebilirim (gülüyor).
Tamam, cevap veriyorum. Julia benim ilk önemli sevgilim. Anlayışlı bir kadın. Birlikte çok şey yaşadık. Birbirimize layık olduğumuzu düşünüyorum. O benim, ben de onunum. Birbirimizi çok seviyoruz. Bir bütünün yarısıyız.
Julia, sen Fabian’la ilgili neler söylemek istersin?
Julia: Fabian sevgi doludur. Kendine hakim, disiplinli, ailesine düşkündür. Kesinlikle tek başına karar vermez, iş ya da özel hayatta her şeye birlikte karar veririz. Bize zarar verecek bir şey asla yapmaz. Yanlış davranışlarda bulunmaz. Baba olarak da çok iyidir. Evde olduğu müddetçe her şeyle ilgilenir. Çocukların altını değiştirir, yıkar.
Pek romantik biri olmadığını söyledin ama yine de böyle tarif edilecek bir an yaşamışsınızdır...
Benim anlayışım biraz farklı. Mesela Julia’ya çok hediye alıyorum. Bazen onun çok istediği bir şeyi alıyorum bazen benim içimden geliyor. Ama özellikle paketleyip vermem. Bu da benim yapımdan kaynaklanıyor.
Türkiye’ye gelirken bir aile sahibiydin ve bu kararı aileni de düşünerek almak zorundaydın. O dönemde bu konuyla ilgili aranızda nasıl diyaloglar geçti?
Beşiktaş’a gelmenin futbol hayatım için çok iyi olacağını düşünüyordum ve gelmek istiyordum. Ama eşim Almanya’daydı ve 8 aylık hamileydi. O süreç bizim için çok zor oldu. Karar vermek için sürekli telefonda konuştuk. Sonuçta o da “Tamam” deyince geldik.
Gelir gelmez yakaladığın uyum ve başarı ev hayatını nasıl etkiledi? Ülkeye alışma anlamında avantaj oldu mu?
İlk dönemde, yani geçen sezonun ikinci yarısı boyunca Julia bebeklerimizle beraber Almanya’daydı. Ben tek başımaydım. Buraları tanımaya başladım, nerelerde oturabileceğimizi araştırdım, gezilecek yerleri öğrendim. Tabii ki bunları yaparken bir yandan da başarılı olmam benim için moral kaynağıydı.
Beşiktaş’a gelişinden çok kısa bir süre sonra ikiz bebekleriniz oldu. Çifte kupayla birlikte bir sevinç daha yaşadın. O dönem hayatının en güzel dönemi olsa gerek...
Evet, kesinlikle öyleydi. Çocuklarımın yanımda olmaması büyük sıkıntıydı benim için ve bu yüzden iki kupayı birden almak hediye gibi, teselli gibi oldu. Gerçekten çok sevinmiştim.
Aynı anda iki bebek sahibi birden olmayı nasıl anlatırsınız?
Ohh, çok zor (gülüyor). Bir taraftan tabii ki çok mutluyuz. Ama bu anlatılmaz, yaşamak lazım. Derler ya “Bir çocuk zor ama iki çocuk çifte zor” diye. Yine de bu cümle zorluğunu anlatmaya yetmiyor! Şu anda yürümüyorlar, konuşmuyorlar. Sürekli ilgilenmek gerekiyor, yalnız bırakamıyorsunuz, illa ki birinin başlarında olması gerekiyor. Biri bir tarafa gitti mi öteki öbür tarafa emekliyor. İleriki zamanlarda kolaylaşmasını umuyoruz.
Julia: Tabii bunlara rağmen çok uslu bebekler. Her bebek gibi hareketliler ama çok da yaramaz değiller.
Onlarla ilgili hayalleriniz var mı?
İlk olarak bir kum havuzu yaptırmak istiyorum (gülüyor).
Julia: Bizim isteğimiz sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmeleri. Ben babaları gibi başarılı olmalarını çok istiyorum. Bunun için elimizden geleni yapmaya çalışacağız.
Annelerinizden uzak olmak ve bebeklerin bakımı için onlardan yardım alamamak da sizi zorluyordur...
Julia: Evet, yalnız olduğum için zorlanıyorum. Ailemizdeki herkes Almanya’da yaşıyor. Benim için onların yanımda olması bir lüks. Çünkü çok sık gelip gidemiyorlar. Fabian da kampa girdiği zaman iyice zorlaşıyor. Tabii özlem de cabası... Ama iyi ki yardımcım İnci Turhan var. Almanca da bildiği için bana büyük destek oluyor.
Kamplardan ve maçlardan arta kalan zamanlarınızda ailecek neler yapıyorsunuz?
Çocuklardan fırsat bulamıyoruz ama (Türkçe söyleyerek) ‘biz beraber Türkçe dersi yapmaya çalışıyoruz. Ama çok zor!’ (gülüyor).
Teşekkür ederim.
Ufuk Biyik
01-04-2010, 15:48
http://resim.haber1903.com/icerik/ERNST_cocuklari1.jpeg
Baki Yalçın
01-04-2010, 16:26
http://resim.haber1903.com/icerik/ERNST_cocuklari1.jpeg
çok tatlılar ya
Mustafa Şengezer
01-04-2010, 19:32
ernst ayrıca iyi de bir insanmış..poz da süpermiş ha...
Ufuk Biyik
02-04-2010, 00:03
Anlatılanlara göre gayet neşeli bir çift nazar değmesin. Maşallah
Mustafa Şengezer
02-04-2010, 01:42
volkan aslan da ilk kez bir işe yaramış...işin garibi de bu aslında...:D
Tuncer Döğer
14-04-2010, 09:21
http://photos-c.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc1/hs217.snc1/8432_140490051573_58630566573_3174054_3838237_n.jp g
http://www.whoateallthepies.tv/fabian%20ernst.jpg
http://photos-a.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc1/hs217.snc1/8432_151040496573_58630566573_3260776_8347272_n.jp g
Hakan Kirezci
21-11-2010, 15:04
http://img153.imageshack.us/img153/8366/18056779.jpg
Ali Savasan
29-01-2011, 23:51
Ernst'in kıymetini sanırım onsuz iki maçta daha iyi anlamışızdır. Adam orta sahanın her şeyi...
Murat Baylan
30-01-2011, 00:17
Schalke'de oynarken nefret ederdim, Beşiktaş'a geldiği günden beri "adam gibi adam"..
Mustafa Şengezer
13-02-2011, 23:23
Vayy bee Fabian senide oynatmıyorlar ya artık.Taş yağacak başımıza yakında taaaaşş...
Eser Toprak
07-03-2011, 18:48
''Ernst'' nasıl, neden, niçin yedek kalıyor buna bir anlam veremiyorum.
Futbolun gerçek emekçilerinden biri olan Ernst'e ayıp ediliyor.
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.