PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Adam Gibi Adam Mustafa Hocam


Ertan Eylem
20-03-2009, 15:09
Yıllardır Demirören yöntiminden dert yanar dururuz.Geleneklerimizin yok edilmesine isyan ederiz.Ama bu işlerin sabıkalı adı Sinan Engin ile çalışmayı kabul ederek ilkesiz duruş segileyen,8-0 lık utancı bizlere yaşatan Ertuğrul Sağlam a adam gibiadam ünvanını verirken ;ilke ve kişiliğinden taviz vermeyen,yalakalık sevmeyen DNİZLİ ye sıradan bir hürmet ve sevgiyi bile layık görmüyoruz.

Bu takımda en önemli ihtiyaç ,duruşu ile kararlılığı ile yönetimin ilkesizliklerini bertaraf edecek bir Teknik Direktör dü.RIZA ÇALIMBAY sinan enginle çalışmayı reddederek ,lkeli davrandı fakat gücü yetmedi ilahlara kurban edildi.

ŞAMPİYON OLUR YA DA OLMAYIZ AMA GÖRÜNEN O Kİ DENİZLİ BİZİM İÇiN SON BARiKATIN EN ÖNEMLİ MİHENK TAŞI!!!

Medya önünde reklam amaçlı showmanik yapan yöneticiler in şimdiden pusuya yattığını görmek mümkün, ilk fırsatta medyadaki kalemşörlerle birlikte idam fermanını hazırlama planlarını yürüttüklerinden emin olabiliriniz.Düşününki bir teknik adam yöneticileri futbolcularla aynı otobüse almıyor, pahalı otelllerde konaklatmıyor, soyunma odasına girilmesine izin vermiyor...

İŞTE BU AHVAL İÇİNDE İNADINA DENİZLİ İNADINA SON BARİKAT!!1

Berk Gökmen
20-03-2009, 15:17
o unvanın ertuğrulun bursaya gitmesinden sonra başkasına kolay kolay bizi 5 kerede şampiyon yapsa verilmesini istemem.

Ertan Eylem
20-03-2009, 15:19
o unvanın ertuğrulun bursaya gitmesinden sonra başkasına kolay kolay bizi 5 kerede şampiyon yapsa verilmesini istemem.



Sevgili Berk Kardeşim sorun şampiyonluk değil ilke ve tutarlılık.İlkesizsen bursaya da gidersin başka yerede Adam olmak=şampiyonlukta değil zaten.

Berk Gökmen
20-03-2009, 15:22
Sevgili Berk Kardeşim sorun şampiyonluk değil ilke ve tutarlılık.İlkesizsen bursaya da gidersin başka yerede Adam olmak=şampiyonlukta değil zaten.

abi bende onu diyorum adam gibi adam dedğimiz kişi içimizden çıkmış biri bunu yaparsa başkaları ne yapmaz?

Mehmet Canipek
20-03-2009, 21:41
Mustafa Denizli şampiyon yapar ya da yapmaz ama gerçekten de kişilikli düzgün bir hoca.

Necdet Bulut
21-03-2009, 02:02
MUSTAFA DENİZLİ' nın fatıh terımle kıyas her yönüyle zıt kişilik ve karşı dünya fikirli biri olduğu herkes tarafından biliniyor sanırım, mustafa denızlının beşiktaşın başında olmasından dolayı cok mutluyum , halkın takımı beşiktaş - halkın düşüncelerını taşıyan bır hoca bundan daha güzel ne olabilir, sonuç herne olursa olsun mustafa hocanın uzun yıllar kalmasından yanayım ,

Ekin Zaza Karatas
21-03-2009, 11:43
Mustafa Denizlinin kim oldugunu pek bilmem ama nedense icim bir turlu isinamadi. ama yinede


MUSTAFA DENIZLI SAMPIYON YAP BIZI!:D

Uğurcan Erdem
21-03-2009, 11:54
Mustafa Denizli ilk geldiğinde en azından takım hareketlenir diye sevinmiştim diğer maçlarda kötüye gittiğini gördüm ve hata oldugunu zannettim Denizlinin gelmesini ve demediğim laf kalmadı. Ancak önyargılı davranmışım. Gerek takıma getirdiği hava gerek futbolcuların kondisyonunu geliştirmesi gerek de futbol bilgisinin yüksek olmasının takıma büyük katkı sağladığını düşünüyorum. Ama hala tam güvendiğimi de söyleyemem...

Mert Kavak
21-03-2009, 12:37
ben seviyorum bu adamı en azından karakteri var!!!

Murat Ödemiş
21-03-2009, 13:39
her yerde açık seçik ve hatta başka takım çalıştırıken bile ..beşiktaşlıyım demesi benim için yeterli

Serkan Balcı
21-03-2009, 15:21
mustafa hoca en azından dünya görüşü olarak rahat bir insan görümünü çiziyor.buldof lar gibi ortalığa saldırmıyor.

tabiki ege li olması da akdeniz kültürünün yüzüne yansıması olarak görüyorum.

Ben de söyle söyleyim yalakalık olmasın ama ilk geldiği günden itabaren içim ısınmıştı mustafa hocaya .

Ercan Kartal
21-03-2009, 17:37
herkezden once yonetimin sacmalilarini sonlandirmis oldu. lider sorumlulugunu medyanin uzerinde iyi kullandi , teknik olarak bir cok seyi elestirmek mumkun
ama ben en cok sunlari sevdim mesela futbolcu ile yonetim iliskisini sifirladi, yemek monulerine balik koydurdu, rahatlamak icin biraya izin verdi . surekli gulumsedi ,kriz anlarini iyi yonetti

Cem Ozel
21-03-2009, 18:16
galatasaray ve fenerbahçede bulunması yüzünden önyargılı davrandık. Kendi adıma önyargılarımdan hala sıyrılamadım, zamana ihtiyaç var. ama Ertan abininde belirttiği gibi herkese bu kadar kolay sahiplenirken, Mustafa hoca'ya sanırım biraz cimri davranıyoruz.

Uğurcan Erdem
21-03-2009, 18:21
galatasaray ve fenerbahçede bulunması yüzünden önyargılı davrandık. Kendi adıma önyargılarımdan hala sıyrılamadım, zamana ihtiyaç var. ama Ertan abininde belirttiği gibi herkese bu kadar kolay sahiplenirken, Mustafa hoca'ya sanırım biraz cimri davranıyoruz.

bence en doğrusu bu sonra çok büyük hayal kırıklığı yaşıyoruz

Uğurcan Erdem
21-03-2009, 20:55
Mustafa Denizli ilk geldiğinde en azından takım hareketlenir diye sevinmiştim diğer maçlarda kötüye gittiğini gördüm ve hata oldugunu zannettim Denizlinin gelmesini ve demediğim laf kalmadı. Ancak önyargılı davranmışım. Gerek takıma getirdiği hava gerek futbolcuların kondisyonunu geliştirmesi gerek de futbol bilgisinin yüksek olmasının takıma büyük katkı sağladığını düşünüyorum. Ama hala tam güvendiğimi de söyleyemem...

Sözlerimi geri alıyorum. Yine ön yargı...
Bu adam korkak

Erdal Arayici
22-03-2009, 00:04
mustafa denizli iyi bir hoca bence, demokrat bir adam

Ertan Eylem
22-03-2009, 09:02
Sivas maçında da görüldükü kanatlarımızda inanılmaz sıkıntı var ve bunu yılların tecrübesi ve deneyimi ile Hoca aşmaya çalıştı.Yusuf u zaman zaman sola çekerek Tello nun performasının artmasını sağladı.Sivas ta verilmeyen net bir tartışmaya açık diğeri iki penaltı lehimize verilebilirdi.Sahada maçı berabere bitirmeye görevlendirilniş bir federasyon görevlisi vardı.Ayrıca oyuna Delgado ile başlanmaması tamamen Delgado nun uçak fobisi yüzünden konsantrasyonunun bozukluğu idi ama görünen o ki Hoca bütün futbolcularını hazır tutmayı beceriyor.Yusuf un performansından bunu anlamak mümkün.

Takımda hırs, kolletif ruh harika tek eksik bindirmeleri ile rakibi bunaltacak iki kanat oyuncusu.Umarım bu kadro ile şampiyon oluruz ve bu sorunuda gelecek sezon aşar veAvrupa da da fırtına gibi eseriz.ADAM GİBİ ADAM MUSTAFA HOCAM HELAL OLSUN SANA!!!!

Birol Erkul
24-03-2009, 11:03
Yıllardır Demirören yöntiminden dert yanar dururuz.Geleneklerimizin yok edilmesine isyan ederiz.Ama bu işlerin sabıkalı adı Sinan Engin ile çalışmayı kabul ederek ilkesiz duruş segileyen,8-0 lık utancı bizlere yaşatan Ertuğrul Sağlam a adam gibiadam ünvanını verirken ;ilke ve kişiliğinden taviz vermeyen,yalakalık sevmeyen DNİZLİ ye sıradan bir hürmet ve sevgiyi bile layık görmüyoruz.

Bu takımda en önemli ihtiyaç ,duruşu ile kararlılığı ile yönetimin ilkesizliklerini bertaraf edecek bir Teknik Direktör dü.RIZA ÇALIMBAY sinan enginle çalışmayı reddederek ,lkeli davrandı fakat gücü yetmedi ilahlara kurban edildi.

ŞAMPİYON OLUR YA DA OLMAYIZ AMA GÖRÜNEN O Kİ DENİZLİ BİZİM İÇiN SON BARiKATIN EN ÖNEMLİ MİHENK TAŞI!!!

Medya önünde reklam amaçlı showmanik yapan yöneticiler in şimdiden pusuya yattığını görmek mümkün, ilk fırsatta medyadaki kalemşörlerle birlikte idam fermanını hazırlama planlarını yürüttüklerinden emin olabiliriniz.Düşününki bir teknik adam yöneticileri futbolcularla aynı otobüse almıyor, pahalı otelllerde konaklatmıyor, soyunma odasına girilmesine izin vermiyor...

İŞTE BU AHVAL İÇİNDE İNADINA DENİZLİ İNADINA SON BARİKAT!!1

yorumunla yazın çelişiyor...Rıza Sinan'la çalışmayı istemedi diyorsun ok ..savunduğun Denizli ise çalışmayı istedi....Rıza'da savunduğun davranışın tersini Denizli yapıyor ama sen onu da savunuyosun...ben bu işin içinden çıkamadım...Rıza'mı çalışmamakla iyi yaptı Denizli mi çalışmak istemekle iyi yaptı ?

Ertan Eylem
24-03-2009, 12:12
yorumunla yazın çelişiyor...Rıza Sinan'la çalışmayı istemedi diyorsun ok ..savunduğun Denizli ise çalışmayı istedi....Rıza'da savunduğun davranışın tersini Denizli yapıyor ama sen onu da savunuyosun...ben bu işin içinden çıkamadım...Rıza'mı çalışmamakla iyi yaptı Denizli mi çalışmak istemekle iyi yaptı ?



Sevgili Kardeşim bu forumdaki arkadaşların bir çoğu iyi kötü Beni tanır inanmadığım birşeyi savunmam , kendimle çelişecek polemikler yapmam.Tabiki Denizli sinan la çalışmak istemedi ve en önemli şart olarak o konyu ileri sürdü Sen demirören in zevahiri kurtaran açıklamalarına inanmıyorsundur umarım.demirören ne diyecekti Denizli çalşmayı istemedi bizde gönderdik bu mümkün mü?aynı demirören göreve getirmeden kısa bir süre önce kendine etmedik laf bırakmayan adamı deerrriiinnn mevzuular nedeni ile göreve getirmiş, bir anlamda gururunu bile hiçe saymış sonra çıkıpta DENİZLİ istemedi gönderdik diyebilir mi? lütfen dikkat!!!sevgiler.

Demir Han
26-03-2009, 19:42
Mustafa Denizli kendi kurduğu takımı değil kurulu bir takımdan şampiyon çıkarmaya çalışıyor.Gerek tecrübesi gerekse stratejisyenliği bence tartışılmaz (bkz Tello) onun da hata yapma hakkı var ama şunu söylemem lazım şu koşullardaki en iyi seçim.Bir Wenger gibi takımın başında uzun zaman kalabilirse ben onun unutulmaz bir TD olacağını düşünüyorum.

Bu sene uzun zaman sonra gönül rahatlığı ile maçlar seyrediyorum (Zapo ve Zan'a rağmen).Bence hocamız olması gereken bir teknik adam gibi adam.Giden gibi sözde değil özde.

Ertan Eylem
27-03-2009, 13:43
Alıntı Haber:

Beşiktaş
26. haftanın sırrı
'Denizli´de her tecrübe ve bu ülkenin gerçeklerini analiz etme bilgisi var. Bu takım şampiyon olmasa bile, Mustafa Denizli´nin aklı bu takımla önemli işler yapmaya fazlasıyla yeter...' Fanatik Gazetesi yazarı Orhan Yıldırım, bugünkü köşe yazısında Beşiktaş'taki gelişmeleri mercek altına aldı:



'Denizli´de her tecrübe ve bu ülkenin gerçeklerini analiz etme bilgisi var. Bu takım şampiyon olmasa bile, Mustafa Denizli´nin aklı bu takımla önemli işler yapmaya fazlasıyla yeter...' Fanatik Gazetesi yazarı Orhan Yıldırım, bugünkü köşe yazısında Beşiktaş'taki gelişmeleri mercek altına aldı:

26. haftanın sırrı

1 Mustafa Denizli'nin 26. hafta kehaneti tutacak gibi görünüyor.... Takım puan kaybederken sürekli 26. haftayı söyleyen tecrübeli çalıştırıcının 'Şampiyonluk' söylemi de tutacak mı?

Sıklıkla düşülen zihinsel bir tuzağa dikkat çekerek başlayayım. Öncelikle, kehanetle öngörüyü ayırmak gerekiyor. Elbette gezegeni doğu/batı, güney/kuzey diye ayırmak 'batılı bakış açısı'ysa da, düşünme ve anlaşılma kolaylığı olsun diye biz de bu ezbere sığınarak şu tespiti yapalım; doğu toplumları yıldız falları, kehanetlerle iş görme refleksi yüksek toplumlardır. Batı ise işini akıl ve bilim üzerinden yürütür. Denizli'nin 26./27. haftalarla ilgili söyledikleri bu nedenle bir kehanet değil, kanımca öngörü olarak tanımlanmalıdır. Çünkü, futbol bu seviyede akıl, bilgi ve hesapla oynanır. Denizli'de her üçü olduğu gibi ek olarak tecrübe ve bu ülkenin gerçeklerini analiz etme bilgisi de var. Zaman az, hedef belliydi. O nedenle elindeki malzemeye göre planlamasını yaptı ve çıkıp konuştu. Bakmayın siz başta kaybedilen biri iki maçın ardından televizyonlarda atıp tutan zır cahillerin söylediklerine. Onlar da futbolun bir şeylerinden anlıyorlar ama dertleri olanı anlamak değil, daha çok kendilerini ön plana çıkarmak ve oyunun önüne geçmek. Beşiktaş şampiyon olmasa bile, ki kanımca en güçlü aday, Denizli'nin aklı iyi bir takım kurup, onu bir takım organize etmeye ve o takımla önemli işler yapmaya fazlasıyla yeter diye düşünüyorum.

2 Beşiktaş uzun bir aradan sonra şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyor. Küfürden uzaklaşan ve sadece takımı destekleyen tribünlerin de bu başarıda payı var mı?

Tartışmasız Türkiye'nin organize olmayı ve farkını koymayı en iyi beceren tribününden söz ediyoruz. Elbette ki, takım üzerinde büyük etkisi var Beşiktaş tribününün. Çoğunlukla olumlu, zaman zaman da olumsuz olabiliyor bu etki gerçi. Ama o tribün sadece bir takımın taraftarı olma haliyle sınırlı bir tribün değil. O kalabalık daha ötede, bizzat Beşiktaş'ın kendisi olma, Beşiktaş olma halinde. O nedenle tribünün önemli ağırlığı Beşiktaş'la sadece maçtan maça ilgilenen değil dünyaya kurduğu tüm ilişkiyi Beşiktaşlılık üzerinden yürüten insanlardan oluşuyor. Bu da onları gerçek bir fenomen haline getiriyor. Beşiktaş'ı bir kulüp, bir futboldan takımı olmaktan çıkarıp ona ruhunu veren o insanlar. O nedenle üzerlerine kitaplar yazılıyor, bel****ller çekiliyor, sinema filmleri hazırlanıyor. Böyle bir kalabalığın takımın başarısı üzerinde etkisi olmadığı düşünülebilir mi?

3 Beşiktaş formasıyla şampiyonluk yaşayan tek isim İbrahim Üzülmez. Ancak Rüştü, Yusuf ve Nobre, Fenerbahçe'de kupayı kaldırmışlardı. Bu takım içinde sıkıntı yaratır mı?

Doğrusu ya bunun takım içinde ne tür bir sıkıntı yaratabileceğini anlayamadım. Sonuçta geçmiş ondan ders çıkarabildiğimiz oranda tarihe dönüşür. Yoksa bir hatıralar bütünü olarak kaybolur gider. Bir kültür yaratıcısı olarak oyun ve üzerinde konuştuğumuz bağlamda futbol da, tarih yaratmak ve önümüzü görebilme konusunda muazzam bir laboratuardır. Beşiktaş'ın iyi bir kadrosu, iyi bir hocası iyi bir teknik ekibi var. Takım özellikle ikinci devre gözle görünür biçimde 'hızlanmış' durumda. Bunda fiziksel yeterlilik seviyesine ulaşmadaki uzmanlık bilgisinin önemli olduğunu düşünüyorum. "Halı saha oyuncusu" denilen Yusuf'un bile Sivas maçında neler yaptığını ya da yapmaya gayret ettiğini gördük. Bu bile oyuncuların güçlenme, hızlanma ve birbirleriyle organize olma konusundaki eski sıkıntıları aştıklarını gösteriyor. O nedenle diyorum ki, oyuncular arasındaki herhangi bir farklılık bu saatten sonra olumsuz değil, olumlu etki yapar.

4 Türkiye'de sürekli tartışılan hakemlerin, bugünkü puan cetvelini gerçekten değiştirdiğini düşünüyor musunuz?

Hakemlerin maçlara etkisinin futbolcuların, teknik direktörlerin, idarecilerin, federasyon yöneticilerinin, taraftarların, coğrafi koşulların vb. etkisi kadar olduğunu düşünen gruptanım. Bu hakem meselesi, reyting kaygılı televizyoncuların uydurduğu ve ne acıklı ki, futbolun çevresindeki kalabalığın önemli bir bölümünü ikna etmeyi başardıkları bir konu. Bilinir, bu ülkede bize iyi gitmeyen her işin altında bir 'dış düşman' aramayı öğrettiler. Böyle büyütüldük. Şimdi kim maç kaybetse ya hakemi, ya teknik direktörü ya da bir futbolcuyu suçlu görme/gösterme ruh hali içinde. Bu, analitik düşünme yöntemlerinden ne kadar uzak olduğumuzu göstermesi açısından ibretlik bir durumdur aynı zamanda. Adam, kendi gördüğü ve kolaylıkla kararını vereceği bir konuda bile "Bakalım falanca hoca ne diyecek?" diye televizyonun karşısına kuruluyor. Korkarım bu 'tüketici taraftar' modeli çok yakında futbolu da tüketecek. Yine de yapabileceğimiz çok şey var. Futbol üzerine çöreklenen bu sahici olmayan, suni ablukayı dağıtmak için bu dili tasfiye edebilmenin ilk adımı olarak şuradan başlayabiliriz derim; "izleme, okuma ve yok et..." Doğrusu ya, ben bu yöntemle son yıllarda futbol üzerine çok şey öğrendiğimi düşünüyorum.