PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Federasyon ve bugünkü hallerimiz


Özer Özçetin
06-03-2007, 22:49
Ülke gündemi 2 gündür fenerin ağlamaklı halleriyle dolu,aslında biz biz bıyık altından falan değil,direkt gülüyoruz da,aklıma birden kurt düştü.
Bir zamanlar Beşiktaşın infazını veren ve tetikçi olarak A klasmanına özel olarak çıkardıkları cem papilayı tetikçi yapıp Beşiktaşın en az 5 yılına kan doğrayan o günkü federasyonda şekip kadar M.Aksu nun da yetkisi yokmuydu.M.Aksu o dönem federasyon yönetim kurulu üyesi değilmiydi.
Beşiktaşın hakları yenirken,fenere kıyaklar geçilirken sesini çıkaramayan,açılan tezgahlara dur diyemeyen,madem gücü yetmiyor istifa edemeyen M.Aksu yu biz kulübümüze 2.başkan yapmadıkmı.
Beşiktaşın bugün çektiği sıkıntıları gördükçe,nerelerde yanlışlar yapıldı diye düşününce M.Aksunun bu kulüpte Asbaşkanlık yapmış olması ve bu gün yaşanan sıkıntılar size de manidar gelmiyormu.
aziz yıldırım, t.kıran federasyonda kulübün haklarını savunmuyor diye kıranı diskalifiye ediyor,biz ise en baş köşeye oturtuyoruz.
Neden bu hallere düştük şimdi daha iyi anlaşılıyor.

Vedat Hamzacelebioglu
06-03-2007, 23:32
Hayırdır inşallah!
Özer Hocam, konuya biraz açıklık getirebilir misin?

Özer Özçetin
06-03-2007, 23:43
Yani hep kendime şu soruyu sormaya başladım,kulübün haklarını federasyon gibi etkin bir kurumda koruyamayan bir kişi nasıl olacak ta Beşiktaşın yaşadığı kaosu çözecekti,101.yıl tramvasını yaşayan camia nasıl düzlüğe çıkacaktı.2.başkan demek yürütmenin en kuvvetli ismidir.Siz oraya sizi yeterince koruyamayan bir ismi getirirseniz bu doğrumudur.O kadar önemli bir mevki için yanlış adım attıysak daha nice yanlışları da yapmışız demektir.
Bugün geldiğimiz nokta,çektiğimiz acılar,kulübün içinde bulunduğu durum herşeyi daha güzel anlatmıyor mu.

Vedat Hamzacelebioglu
07-03-2007, 01:16
Mantıklı bir yaklaşım.Haklı olabilirsin. Ama birilerinin yanlış yaptığı bir gerçek.

Fikret Arul
07-03-2007, 01:55
bu Yönetim ile birlikte umarım bu bay yanlış lar temizlenmiştir..
Her şeye sessiz kalındı eski yönetimde..
karşılık olarak bir elimizi kaldırdığımızda hep yalnızdık, hiç başaramadık..

yeni yönetim şimdilik en azından resmi siteyi aktif etti karşı ataklar için.
Savunma kanadımız güçleniyormu acaba ağzı sulanmış medyaya ve diğerlerine karşı..

Gürhan Oğuz
07-03-2007, 08:17
101 yılımızda şampiyonluğumuzu çalan cem papilanını şekip mosturoğlunun ortak bir avukatlık bürosu olduğunu biliyormuydunuz
yani kısaca şeytanın avukatları hukuk bürsosu

Eyup Kaymaz
07-03-2007, 08:29
aynı zamanda nüfuzunu kullanabilme olayıdır bu özer ağabey,
fark biraz kapandı bütün tv/radyo/gazete kanallarını kullanmaya, heryerde gündem değiştirme çabalarına,
ağlak yüzlerle orada burada boy göstermelere başladılar yine.
biz resmi internet sitemizi bile bu kadar aktif kullanamazken, eloğlu medyayı ağlama duvarı olarak kullanıyor, haklanıyor/aklanıyor.
kimse federasyonun fenerin zanlısı değil yanlısı olduğunu düşünmüyor dolayısı ile.

Serdo Yeşil
07-03-2007, 11:00
Özer agbi iyi konuya deginmişsinde yani insanın aklına çok degişik şeyler geliyor aklımla savaşıyorum düşünmemek için
öyle bir şeyki iplerin hepsi tek dügmede toplanıyor patlatmaları ayrı ayrı oluyor
neyse ben düşündüklerimi yazarım diye korkuyorum çünkü çok igrenç bir tezgah beynimi sarsıyor

Özer Özçetin
08-05-2007, 18:23
Geçen sene 3.lük başarı gösterildi bu senede 2 lik başarı sayılacak,şampiyon olmamaya alıştırılyoruz.
Federasyon tam tekmil görevde,Toramana 2 maç ceza verilmesi demek,aurelionun 6 maç alması olamlı,selçuk direkt olarak tedbirli ceza kuruluna verilmeli,Runjeyi doğrayan ilahlar bunu da görmedim diyemez galiba.Arada ne fark var ki.
Yardımcı hocanın başı yarıldı,futbolcun dövüldü sadece saha kapama.
Bunlar İnönüde olsaydı en az 2 maç seyircisiz veya puan silme,bizim çocuklardan biri Kadıköyde Selçuğun yaptığını yapsa en az bir maç alırdı.
İlişkiler kokuyor artık,100.yıl bilmem ne,şunu baştan herkese söyleseler,illaki böyle olacak deseler,bu kadar transfer parası çöpe atılırmıydı ya.Yoksa orta oyununda yer alanların içinde Beşiktaşlı görünenlerdemi var.

Gürhan Oğuz
08-05-2007, 19:06
sevgili özer hocam ,
pisliğe baktıkça içinde elmas görmek mümkün değil...
her pis yaşın altından bir fenerli yada yandaşı çıkar karşımıza
yıllardır aynı tezgahlar sergilendi bu ülkede
artık bu bir kültür oldu yani rakiplerimiz olacak kişi yada kuruluşlar
medya ve benzeri kitle iletişim aletlerine çok daha iyi sahipler ve kullanıyorlar
ne zamanki başarısızlık başarının önüne geçti işte ozman ya hastanelerde yattılar yada ağladılar

ve bu kuruluşlar bize bunların yaşadığı histerik nöbetleri ucuz brezilya dizileri gibi önümüze sundular en mantıklı rakip taraftarları bile artık bu oyunun en büyük figüranları oldu..
öyle ya bir dizi çevrilirde misafir sanatçı - oyuncu olmazmı işte BİZİMKİLERDE VERİLEN ROL GEREĞİ yada koşullar içinde gerekeni yaptılar dizi güzel bitsin diye.....

bizlerlede kafa bulmak ve onore etmek için şerefli ikincilikler söylemlerimizle sempatik olmaya çalıştılar hep

AMA YEMEZLER BİZ ŞEREFLİ İKİNCİLİKLER DERKEN ŞEREFSİZ ŞAMPİYONLUKLARIN ..OK İÇİNDEKİ ELMAS OLDUĞUNU anlattık hep, alsınlar onlarada bu yakışır


dedik ya biz endüstriyel futbolun karşısındaki son barikatız..
yaşasın sokaklar
üç korner bir penaltı

Vedat Hamzacelebioglu
09-05-2007, 05:40
Resmi sitede sezon başlangıcında takımın gençleştirilmesiyle ilgili bir anket vardı.Hiç düşünmeden "evet" dedim.

Ama endüstriyel futbolun içinde "o zaman" evet ile hayır'ın anlamını tam olarak kavrayamamış olmalıyım ki, geçmişte olduğu gibi bu sezon da "Beşiktaş'taki bu "genç!" kadroya rağmen hangi maç olursa olsun oynanan oyunların sadece Beşiktaş'a değil, Türk futboluna getirdiği yarar yada zararın ne olduğunu düşünememişim demekki!

Deyim yerindeyse "Rakip olan iki takımı benimseyen can ciğer iki yada daha fazla arkadaşı" bile biribirine "düşman" olacak hale getirdik malesef. Kısacası robotlaştık!..

Dedik ya; sistem bu işte. İnsani duygulardan uzak,maddi çıkarlar için ne yapılması gerekiyorsa yapılıyor diye...

Halbuki spor,ama bireysel ama toplu olarak yapılan bir eğlence idi...
Devam et federasyon, devam et yönetim!

Ucundan tutttuğunuz o içi boş çuval, sonunda pimi çekilmiş bir bomba gibi elinizde kalacak!..

Bu dünya kimseye kalmayacak.Ancak; Bu dünya var oldukça da Beşiktaş'ı yok edemeyeceksiniz...

İsyan etsen bir türlü, etmesen bir türlü! (Ayakta durmasını nasıl beceririm diye düşünüyorsan, karşılıksız gönlünü vermiş Beşiktaşlılar, sizleri ayakta tutacaktır.Yeter ki sizlerde inanın ve paylaşın.)

Uyan Yönetim.Çocuğunuzu ne kadar çok seviyorsanız, Beşiktaş'ı da o çocuğunuzdan ayırt etmeyin...

Federasyonmuş! Hadi canım sende...Para, tatlı geliyor tatlııı!

Ertan Eylem
09-05-2007, 23:34
Ya üstadım deve misali değil mi herşey? 101. yıl ın o meşhur maçı öncesi istifa eden , 5 kırmızı karta en ufak tepki dahi koymayan 2 şahsiyet vardı birine Kıvanç diğerine Yıldırım denirdi ve o şahsiyetler Sen in de bahsettiğin değerli büyüğümüzle birlikte çok güzel bir yönetim oluşturmadılar mı?

NESİNİ SÖYLEYİM CANIM EFENDİM
GAYRI DÜZEN TUTMAZ TELİMİZ BİZİM...

Özer Özçetin
16-09-2007, 09:58
Federasyon seçimlerde kuyrukçuluk yaptıkça,3.bir yolu açmadıkça dün akşamı daha çok yaşarız.
Sayın Başkan açıklama yaptı,arkasında dursun,ama Rızanın arkasında durduğu gibi değil.Gereğini yapsın,federasyonu olağanüstü toplantıya çağırsın,Affan Keçeci ya istifa etsin ya kulüp üyeliği gözden geçirilsin,desteklediğimiz federasyona bakın,son dört yılda fener 3 gs 1 kez şampiyon,onlar isyan ediyor,sıfır çeken Beşiktaş ise desteklemeye devam ediyor.

Sercan Hosafci
17-09-2007, 15:22
Farklı bir yaklaşım ve gerçekten güzel bir tespit. Kim bilir aklımıza gelemyen böyle niceleri var belkide sırf bu hataları yaptığımız için bizler kaybediyoruz. 2000 senesinden bu yana her şeyi tekrar gözden geçirmeliyiz bence,kurcaladıkça daha neler çıkacak neler. Murat Aksu gibi camiamızın içinde ne kadar adam varsada bence ayıklanmalıdır,çünkü bu camianın içine koltuk sevdalısı değil Beşiktaş sevdalısı insanlar yakışmaktadır.

Yusuf Helvaci
21-09-2007, 03:47
Federasyon ve hallerimiz nereden geldi nereye gidiyor. ?

***Temmuz başı... Sezon açılmasına çok az kalmış , şampiyonlar ligi ön eleme maçlarının arifesindeyiz , Federasyonun "para kazanma içgüdüsüyle" Almanya'da karar kıldığı Süper kupa Finalinin tarihi ile sorunlar yaşıyoruz. Bizim bir iki yöneticinin açıklamaları ve sorunu bir kaç hafta içinde çözeceğiz beyanatları içimizde patlıyor ve yorucu program start alıyor.

***Aynı tarihlerde tam gaz Süper ig de yabancı sınırlaması tartışmaları tam gaz devam ediyor. Bizim başkan neredeyse tek başına "sırılama kalkmasın" diye bağırıyor. Onun dışında tüm kulüpler "sınırlama kalksın" kampanyası başlatıyor. Tarbzonda toplanan federasyon kararını veriyor. 6+1... Bir nevi yine Beşiktaşın borusu ötmüyor... Aziz Yıldırımın başını çektiği ve tüm anadolu kulüplerini peşine taktığı görüş nispeten galip geliyor...

***Yine aynı günlerde Federasyon geçen sezon belirli bir performansın üstüne çıkan 17 hakeme, bonus niteliğinde toplam 74 bin 600 YTL ikramiye dağıtıyor.
İlk beş şöyle oluşuyor ;

Vedat Yüksel: 5 bin 670 YTL
Bülent Yıldırım : 5 bin 400 YTL
Fırat Aydınus : 5 bin 400 YTL
İsmet Arzuman : 5 bin 400 YTL
Bülent Demirlek : 5 bin 400 YTL
(Bu sezon için bu hakemlerin performanslarını takip için kendimize görev addediyoruz bu bonus ödemesi üzerine. Varan 1 Vedat Yüksel !!! )

***Ağustos başında ajanslara bomba haber düşüyor ''Akrabalar Yine Buluştu'' başlığı ile... Hemen kulübümüzden açıklamayı patlatıyoruz :

"Dostluk çerçevesindeki bir akşam yemeğinin bile, 'Akrabalar Yine Buluştu' gibi imalı bir başlıkla yayınlanması, haberin içeriğinde art niyetli ifadelerin sürdürülmesi ve insanların kafalarında istifham yaratılmaya çalışılması asla kabul edilemeyecek bir tutumdur'' ...
''Haberde belirtilen yemekli toplantıda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Haluk Ulusoy ve Başkanımız Sayın Yıldırım Demirören'in dışında Doğan Yayın Holding İcra Kurulu Başkanı Sayın Mehmet Ali Yalçındağ, Doğan Yayın Holding İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Sayın Soner Gedik, Petrolofisi Genel Müdürü Sayın Melih Türker de bulunmuştur. Ancak haber sadece Başkanımız Sayın Demirören ve Sayın Ulusoy buluşmasıymış gibi maksatlı bir şekilde verilmiştir. Özellikle Süper Kupa ve 2007-2008 lig sezonunun hemen öncesinde böylesine maksatlı haberler, kamuoyunda soru işaretleri yaratma ve insanları etkileme çabalarının bir örneğidir. Kimseye faydası olmayan bu tutum, geçmişte olduğu gibi futbolumuzu kaosa sürüklemekten başka bir sonuç vermeyecektir.
Yeni bir sezon öncesinde, medyamızın da geçmişten örnek alarak vazifesini hassasiyetle yerine getirmesini ve meslek ilkelerine sonuna kadar bağlı kalmasını bekliyor, tüm spor kamuoyunu itidalli, sağduyulu olmaya davet ediyor, sporda fair-play ilkelerinin üstün kılınmasını diliyoruz.''

Federasyondan iki gol yemişken neyin "dostluğu" dur anlam veremeden "eyvallah" çekiyoruz...

***Yemek gayet dostane geçmiş olsa gerek 1-2 gün sonra bombanın biri daha patlıyor : "Süper Kupa Amblemi Neden Sarı Lacivert ?"
Yediklerimiz kursağımızda kalıyor... Yönetim Kurulu üyemiz Bülent Deriş açıklamayı patlatıyor :''Rakibimiz Fenerbahçe olmasına rağmen bu amblemin renklerinin sarı-lacivert olmasına tabii ki tepki göstereceğiz. Ayrıca bununla yetinmeyip tribünde de koltuk sayısında haksızlık yapıldı. Karşı tribün tamamıyla Fenerbahçeliler'e verilirken bu tribünün yarısının bizim olması gerekiyordu. Biz de tabii ki bu konuyu federasyona şikayette bulunarak tepkimizi göstereceğiz''...

1 Gün sonra kontra açıklama (gaz alma diyelim biz buna) Federasyondan geliyor :
"TFF Süper Kupa Finali öncesinde, Beşiktaş kulübünün logoda sarı-lacivert renklerin kullanıldığına dair gösterdiği tepki üzerine, Türkiye Futbol Federasyonu gerekli incelemeyi yapmış ve baskıları yapan firmanın önceden verilen renk değerlerini uygulamadığını belirlemiştir. Konuya ilişkin idari soruşturmayı da derhal başlatan Türkiye Futbol Federasyonu, baskıları yapan firma hakkında ise hukuki süreci başlatma kararı almıştır. Türkiye Futbol Federasyonu, ilki geçen sezon oynanan Galatasaray-Beşiktaş Süper Kupa Finali'nde de kullanılan logonun değiştirilmeden ve gerçek renk değerleriyle bundan sonra da kullanılmaya devam edilmesi kararında birleşmiştir."
Ama yönetimimiz tedbiri elden bırakmıyor çünkü Fener cephesi "siyah-beyaz olsaydı biz itiraz etmezdik" çakallıklarına giriyor. Ve tepkisini arttırıyor yönetimimiz :
Beşiktaş, Süper Kupa logosunun renklerinin, rakip takım Fenerbahçe'nin renkleri olan sarı-lacivert olması nedeniyle bugün oynanacak maça çıkmama kararı aldı. Siyah beyazlı kulüp, logo değiştirilmediği sürece bugünkü karşılaşmaya kesin olarak çıkmayacak...

Jet yanıt Federasyondan aynı gün içinde geliyor :
Futbol Federasyonu Başkan Vekili Affan Keçeci, Fenerbahçe ile oynanacak Süper Kupa finaline Beşiktaş'ın çıkmama kararından sonra bir açıklama yaptı ve "Logoyu yapan firma hatasının farkına vardı. Maç saatine kadar gerekli düzenlemeler yapılacak" dedi.

Maç günü geliyor , yapılan "terbiyesizlik" köylü kurnazlığıyla bağlanıyor :
Futbol Federasyonu'nun, Süper Kupa finali için hazırlattığı sarı-turkuaz renklerdeki logo, Rheien Energie Stadı'ndan kaldırıldı.
Almanya'nın Köln kentinde, Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında bu akşam oyananacak Süper Kupa finali öncesi, TFF'nin hazırlattığı sarı ve turkuaz renklerden oluşan Süper Kupa logosunun renklerinin, Fenerbahçe'nin forma rengi olması nedeniyle Beşiktaş Kulübü itiraz etmişti. Maçın oynanacağı Rhein Energie Stadı'ndaki logolar kaldırılırken, basın odasında bulunan logonun sarısı da kalemlerle yeşile boyadı.

Yönetimimiz böylelikle "ne kadar dirayetli olduğunu" ispatlamış oluyor. Sarı Lacivert logo günlerce heryeri işgal ettikten sonra maç günü ortada görünmüyor , görünenler de boyama-badanalama yöntemiyle "eyyame" ediliyor. iş tatlıya bağlanıyor.

Bağlanıyor mu acaba... Yavuz hırsız piyasaya açıklamaları döküm döküm döküyor... İtibar yontmalar kuruluyor :
Bunlar boş işler
Fenerbahçe Asbaşkanı Mahmut Uslu, "Beşiktaş Kulübü'nün Süper Kupa maçı öncesi yarattığı logo krizine anlam vermek güç. Maçı bırakmışlar, nelerle uğraşıyorlar? Futbol Federasyonu da logoyu değiştirerek bence yanlış yaptı. Bu tür boş işlerle uğraşmak yerine, futbolumuzu daha ileriye nasıl götürürüz diye düşünmeliyiz. Ben, bundan 5 yıl önce 'Süleyman Seba'yı özlüyoruz' demiştim. Ne kadar haklı olduğum şimdi daha iyi anlaşılmıştır" dedi.
Sarı lacivertli kulübün başkan vekili Nihat Özdemir, logo kriziyle ilgili federasyonun tutumunu eleştirirken, Beşiktaşlıların yaptığını da doğru bulmadığını söyledi.
Siyah beyaza itiraz etmezdik
Özdemir, "Logolar siyah beyaz olsaydı tepki gösterir miydiniz?" sorusuna, "Biz itiraz etmezdik. Logonun Fenerbahçe ile bir ilgisi yok. Federasyonun tutumunu şaşkınlıkla izledik" yanıtını verdi.
Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, Süper Kupa'nın logosunda kullanılan turkuaz renginin Türkiye'nin simgesi olduğunu belirtirken, "Bu logo, geçen yılkiyle aynı. O zaman niye itiraz etmediler? Beşiktaş'ın ve Futbol Federasyonu'nun bu konuda toleranslı olması gerekiyordu" yorumunu yaptı

***Süper lig 2007-2008 transfer dönemi çoğu kulüp için kapanmak üzere ve "vahim dümen" gün yüzüne çıkıyor :
Yabancı kontenjanı kullanılmıyor!
Turkcell Süper Lig'de mücadele eden ve yabancı futbolcu sayısının sınırsız bırakılmasını isteyen kulüplerin transfer sezonunun bitmesine az bir süre kala kontenjanlarını kullanmamaları dikkat çekiyor.
30 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul'da toplanan ve yabancı futbolcu kontenjanının sınırsız bırakılması yönünde Futbol Federasyonu'na tavsiye kararı alan Kulüpler Birliği'nde yer alan takımlar, federasyonun yabancı kontenjanını 6 artı 1 olarak belirlemesine karşın Fenerbahçe dışındaki hiçbir takım kontenjanının tamamını kullanmadı.

***Ağustos ortaları. Del Bosque oalyları tam gaz. Birden bire kendisine federasyon ca tazminat ödenmeyen ve kılıfına uydurulan Şenol Güneş bişeyler dillendiriyor :
"İsim önemli değil. Ülkeyi temsil eden birine saygısızlık yapıyorsunuz. Bana değil kendinize haksızlık ediyorsunuz. Benim kimseye kırgınlığım yok. Tarihte ülkeyi yöneten insanlara bile haksızlık edilmiştir. Asıl kayıp ise ülkenin olmuştur. Şahıslar gelip gider ama o şahıslara yapılan yanlışlar tekrar edilmemeli. Del Bosque olayı buna en güzel örnek. Ona da aynı şey yapılıyor. Herkes tepki veriyor ama kimse Federasyon'a bakmıyor. Ya Beşiktaş, Federasyon'un yanlışlarından ders çıkaramadı ya da Federasyon akıl verdi 'Böyle yaparsanız bir şey olmaz' diye... Sonuçta olay, ülke aleyhine sonuçlandı. Ülkenin alacağı sonuçlardan çok itibarı önemlidir. İtibarımıza yazık oldu" yorumunu yaptı...

Yönetim bu da nerde çıktı diyerek alel acele "bir şeyler ortaya dökülür korkusundan mıdır bilinmez" sert tepkiyi veriyor anında :
Beşiktaş Kulübü, bir dergide yer alan açıklamaları nedeniyle eski Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş'e tepki gösterdi. Siyah-beyazlı kulüp, Yeni Aktüel dergisinde ve dergi kaynak gösterilerek bugünkü bir gazetede yayınlanan röportajda, Şenol Güneş'in, ''Del Bosque'yi federasyon kovdurdu'' şeklindeki ifadeleriyle ilgili resmi internet sitesi aracılığıyla açıklama yaptı.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi: ''Sayın Şenol Güneş'in röportajında Del Bosque ile ilgili yaptığı yorumlar, konuya tam olarak vakıf olunmadan, detayları bilinmeden yapılmış ve de kendisi ile ilgili olmayan, iştigal alanı dışında kalan konulardır.
Sayın Şenol Güneş'in teknik direktörlük yaptığı takımlardan ayrılış şekilleri dolasıyla, olaylara duygusal olarak baktığını ve bu çerçeveden yorum yaptığını düşünüyoruz. Bugün gelinen noktada Del Bosque konusu farklı bir boyut kazanmış, ulusal bir dava haline gelmiştir. Bir dönem Milli Takım Teknik Direktörlüğü yapan Sayın Şenol Güneş'in de bu tarz açıklamaları yerine, konuya gereken hassasiyeti göstermesini bekliyoruz.

Del Bosque olayı hala gündemden düşmemiştir. Nasıl başladığı da aslında kamu oyuyla en az paylaşılan durumdur.

***Eylül ayı geliyor, başımızdaki kara bulutların çöreklendiği günlerde başkan tv ye çıkıp bir sürü şein yanında araya şu açıklamayı sıkıştırıyor :
''BEŞİKTAŞ'A DA ARSA VERİLMELİ''-
Galatasaray'a devletin arsa tahsis etmesi ve stat yapması ile ilgili bir soruyu Demirören, ''Eğer bugün çok güzide camiamıza bir stat yapılıyorsa, bir arsa verildiyse ve bunu da bir devlet kuruluşu verdiyse, Beşiktaş'a da arsa verilmeli. Haksız rekabet yok. Ben Beşiktaş olarak arsa istemiyorum. BJK İnönü Stadı'nın arkasındaki devlete ve belediyeye ait olan yer bana verilsin, benim projem de hazır'' dedi.

Arkasından Ankara'ya "siyaset meydanına tam kadro çıkartma harekatı düzenleniyor. Gezilmedik makam , öpülmedik siyasi eli bırakılmıyor.

***Ankarspor maçından 1 gün önce de Fedrasyon başkanı Haluk Ulusoy Fair Play haftası ile ilgili açıklama yapıyor :
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, Fair Play haftasıyla ilgili yayınladığı mesajda, futbolun karşılıklı sevgi ve saygıyı ön plana çıkaran bir rekabet ortamında daha saygın, daha değerli ve daha anlamlı bir konuma taşınacağını söyledi.

Ulusoy, futbol ailesinin Fair Play olgusu üzerinde hassasiyetle durması gerektiğini hatırlattığı mesajında şu görüşlere yer verdi;

"Fair Play'in 10 altın öğüdünde 'haksızca ya da eşit olmayarak kazanılan maçların hiçbir değeri yoktur. Kazanmak için oynayın ama yenilgiyi onurunuzla kabullenin. Oyunu kurallarına göre oynayın. Rakibinize, takım arkadaşınıza, hakeme, görevlilere ve seyircilere saygılı olun. Oyunun çıkarlarını koruyun. Futbolun değerlerini savunanları onurlandırın. Yolsuzluğu, dopingi, ırkçılığı, şiddeti, kumarı ve spor için tehlike oluşturan tüm unsurları reddedin. Ayartıcı baskılara karşı durmak için arkadaşlarınıza destek verin. Futbolun itibarını zedelemeye kalkışanları ihbar edin.Daha iyi bir dünya için futboldan yararlanın' deniliyor.

Tüm bunlar, futbolu büyütmeye, yüceltmeye ve daha değerli bir oyun olmasını sağlamaya yönelik eylemler. Başta oyuncu, hakem, kulüp yöneticisi ve taraftarlar olmak üzere, tüm futbol ailesini bu anlamlı günün ruhuna yakışır bir duyarlılığa davet ediyorum."

Brrrrrrraaavoooo diyoruz...

***Ziyaretlerin mutluluğu eşiliğinde Ankaraspor - Beşiktaş maçı başlıyor, oynanıyor oynanıyor , sonunda bomba patlıyor. Tanrının elini tüm türkiye görüyor, geçen sene en yüksek performansı gösterip ekstra bonuslarla cukkalandırılan Vedat Yüksel ve miyop yardımcısı göremiyor. ??? Tüm gidişat içimizde patlayıveriyor. Yangınlardayız şimdi..

Maç çıkışı top atışları başlıyor :
Demirören:
''Yumruğunu bir indirirse kimse altından kalkamaz. Hem federasyon, hem de hakemler dikkatli olmalı. Bu gidişata bir 'dur' denilmezse biz de gerekeni yaparız. Gerekirse takımı sahaya da çıkartmayız. Herkes haddini bilecek''

Maç sonrası atışlar şiddetleniyor :
Kenan Öner :
"Dünkü maçta biz iyi oynamadık. Ama futbolda atılan gol sonucu belirliyor. Biz 90 artı 2'de attık ama hakem çok yakın olmasına rağmen golü vermedi. Biz niye vermediğini anlamadık. Herkes çok net gördü. Bu hakem Beşiktaş Kasımpaşaspor ve Gaziantepspor maçlarında son dakikalarda attığı gollerle galip geldi diye bir daha böyle bir olay yaşanmayacak mı. O attığımız gollerde çok net gollerdi. Maç hakemin düdüğüyle bittiğini göre düdük çalmadan atılan her gol geçerlidir. Dün bu hakem iki takımda iyi futbol oynamadığı için ne şiş yansın ne kebap anlayışında böyle bir karar verdi. ama biz Beşiktaş'ın hakkını yedirmeyiz. Attığımız golden sonra hem yan hakem hem de orta hakem birbirine bakıp bu gol şimdi nerden çıktı gibi bir duruş sergilediler.

Hakemliğini yüreğin yoksa yapmayacaksın. İkiside şaşırdır. Yan hakem elini gösteriyor. Top kimsenin eline çarpmadı. Biz geçen sezon Fenerbahçe ile Fortis Türkiye Kupasında yarı final maçları oynadık. O maçlar sonunda tur atladık diye sanki suç işledik.

O günden buyana hakem camiasının bizim üzerimizde bir baskısı var. Biz bunları dile getirmiyoruz. Ama Beşikaş camiasının kükremesi çok farklı olur. Hep Beşiktaşlılık duruşundan bahsediyoruz ama Başkanımızın dediği gibi yumruğumuzu gerektiği yerde masaya vurmasını biliriz. Bundan yıllar önce Beşiktaş aleyhine yanlış karar veren hakemler hatalarını anladıktan sonra çok sor durumda kalmış, hatta hakemliği bırakmışlardır. Ben buradan soruyorum. Bu iki puan sezon sonu şampiyonluğu etkileyecek olursa bunun hesabını kim verecek 20 milyonluk Beşiktaş camiasına. Vedat Yüksel verebilecek mi bu hesabı. Bu hesabın altında ezilir gider. Federasyon ve MHK hakemleri yüreklendirmelidir. Biz bu işin takipciesi olacağız. Beşiktaşlılık duruşu içinde bu hafta bu olayın protestosunu yapmayı düşünüyoruz. Federasyonun da artık kendine çeki düzen vermesi gerekir. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Adelat istiyoruz".
"Dün kazansaydık daha morelli gidecektik. Ama bu mazaret değil. Bizim grubumuzda Liverpool'un gücü ortada. Diğer üç takım kendi arasında her sonucu alabilir. Gruptan çıkmak için gidiyoruz. Biz bu sene her kulvarda hedefe koşuyoruz. Beşiktaş'ın bu performansını görenler bir takım komplolar yapıyorlar. Kimse Beşiktaş uyuyor zannetmesin. Herşeyin farkındayız. Hakemler yürekli olacak. Dün akşam Vedat Yüksel'in yüreği olsaydı o golü verirdi"

Levent Erdoğan da hukuksal işlerimizden sorumlu yönetici olarak işi resmiyete döküyor :
Beşiktaş süper ligin 5. haftasında oynanan Ankaraspor maçında 90+2. dakikada attığı golün yan hakem tarafından orta hakemin uyarılması sonucu iptal edilmesi üzerine karşılaşmada kural hatası vardır gerekçesiyle Merkez Hakem Kurulu'na itirazını sundu.

Siyah-Beyazlı ekip, bu itirazda Uluslararası oyun kurallarının 5. ve 6. maddesinde yer alan "Golü sadece orta hakem verir" ayrıntısı gereğince Ankaraspor maçında "kural hatası" yapıldığını savundu. Beşiktaş Asbaşkanı Levent Erdoğan haklarını sonuna kadar arayacaklarını dile getirirken, "Eğer maçın tekrarı olmazsa biz bu kararın altına imzayı atan hakemleri ve kurulu ile tazminat davası açarak yargı önünde hesaplaşacağız. Bize göre o golün verilmemesi kasıtlı bir harekettir. Karşı takımın hocasının bile gol dediği bir pozisyonun verilmemesinde art niyet arıyoruz. Beşiktaş'a bugüne kadar yapılanlar yeter. kural hatası yapıldığını düşünüyoruz ve maçın tekrar edilmesini bekliyoruz."

Sarı karta da resmi itiraz yapıyoruz:
Siyah-beyazlı kulüpten Futbol Federasyonu'na yapılan başvuruda, ''Anılan müsabakada uluslararası oyun kuralı ihlali yapıldığına ilişkin Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı'na kulübümüz tarafından yapılan başvuruda öne sürülen hususlar ve talebimiz saklı kalmak kaydıyla futbolcumuzun ve kulübümüzün, hakemin bariz hatasından dolayı daha fazla mağdur olmaması için 15 Eylül 2007 tarihinde oynanan müsabakada futbolcumuza gösterilen sarı kartın TFF kayıtlarına dahil edilmemesi, ihtar kayıtlarında da bu kartın dikkate alınmaması yönünde karar alınmasını arz ederiz'' denildi.

***Bunların yaşanmaya devam ettiği iki günden birinde küçük başlıklar altında bir haber geçiyor kimseler görmeden :
Aziz Yıldırım'ın davası ertelendi
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın Futbol Federasyonu'nu hedef alarak yaptığı bir konuşmasıyla ilgili olarak, federasyonun açtığı davanın görülmesine bugün Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam edildi.


Dava, Kadıköy Sulh Ceza Mahkemesi ve Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi ile Fenerbahçe TV'den gelecek belge ve kasetlerin toplanması amacıyla 6 Kasım 2007 tarihine ertelendi. Futbol Federasyonu adına davayı açan yönetim kurulu üyesi İbrahim Usta'nın avukatı Mustafa Asım Kahyaoğlu, Aziz Yıldırım'a karşı 1 YTL'lik sembolik bir tazminat davası açtıklarını ve amaçlarının haklılıklarını ortaya çıkarmak olduğunu ve sembolikte olsa suçun cezasız kalmamasını istediklerini söyledi. Kahyaoğlu, federasyonla ilgili hukuka karşı yapılan açıklamaları, hak tecavüzlerini, kişilik haklarının cezasız kalmaması için bu davayı açtıklarının altını çizdi. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 29.01.2006 tarihli konuşmasında, 'Bu görev önce bizlere, kulüplere, federasyona ve onun da ötesinde devlete düşüyor. Bunu çözecek devlettir. Bu kadar pisliğe batılmış bir ortamda futbol federasyonu bunun altından kalkamaz. Çünkü işin içinde onlar var. Onların olduğu yerde temizlik olmaz" demişti.

Kahyaoğlu ayrıca, Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç'un Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan Fortis Türkiye Kupası maçının ardından federasyon hakkında 'hırsızlar' sözüyle ilgili olarak ayrı bir dava açtıklarını ifade etti. Kahyaoğlu, konuyla ilgili ilk davanın 9 Ekim 2007 tarihinde Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görüleceğini kaydetti.

***Araya sıkışan haberi okumayı bitirmeden , bizimkiler yumruğunu indiremeden Federasyon "gözümüzün üstüne çakıyor yumruğu" :

"KİMSEYE DİYET BORCUMUZ YOK!"
Türkiye Futbol Federasyonu bir açıklama yayınlayarak son dönemlerde Federasyonu'nun varlığı, konumu, otoritesi ve icraatlarına yönelik hızla artan suçlamaların rahatsız edici boyuta geldiğini belirtti. Federasyon, sert yanıtında kimseye diyet borçlarının olmadığını dile getirdi!

18 Eylül 2007, 19:00 Ajansspor

Futbol Federasyonu bir bildiri yayınlayarak, sezonun ilk haftasından başlamak üzere, bazı kulüp başkanlarının yaptığı açıklamaları düzeysiz, tutarsız ve mesnetsiz bulduğunu belirtti.

Açıklamada, ''Bunlar, bir yandan futbol ortamını gerginleştirirken, diğer yandan Futbol Federasyonu'nun varlığı, konumu, otoritesi ve icraatlarına yönelik suçlamaları beraberinde getirmektedir. Şunun bilinmesinde yarar var, Haluk Ulusoy başkanlığındaki Futbol Federasyonu'nun, kimseye verilemeyecek bir hesabı olmadığı gibi, hiçbir kişi ya da kuruma da diyet borcu yoktur'' denildi.

Futbol Federasyonu açıklaması şöyle:
''Bir kulüp başkanının, çıkıp diyet istemeye kalktığı, bir diğerinin, yumruğu indirdikleri takdirde kimsenin bunun altından kalkamayacağından söz ettiği, bir başkasının, bu sezon kendilerinin kurban seçildiğini belirttiği, maksadını aşan bu açıklamalar, yalnızca futbol kamuoyunu değil Türkiye Futbol Federasyonu'nu da rahatsız edici bir boyuta ulaşmıştır. Öncelikle şunun bilinmesinde yarar vardır, Haluk Ulusoy başkanlığındaki Futbol Federasyonu'nun, kimseye verilmeyecek bir hesabı olmadığı gibi, hiçbir kişi ya da kuruma da diyet borcu yoktur. Futbol Federasyonu'nun yönetimi, birilerinin icazeti ve inayetiyle göreve getirilmemiştir. Dolayısıyla da icazetle değil, dirayetle görevini sürdürmektedir. Nezaket sınırlarını aşmanın ötesinde, adap sınırlarını da aşan söylemlerle kendisini Futbol Federasyonu'nun üzerinde görmeye kalkmak, hiçbir kulübün hakkı ve haddi değildir.''

-''FUTBOL FEDERASYONU ÜZERİNDEN UCUZ POLİTİKALAR...''-
Açıklamada, birtakım vesveselerle bir paranoyanın arkasına sığınıp, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan karalamalarda bulunarak günü kurtarmaya çalışmanın hafiflik olduğu ifade edilerek şöyle devam edildi:
''Futbol Federasyonu üzerinden yürütülmeye çalışılan ucuz politikalarla kendi camialarına şirin gözükmek gayretkeşliği içinde olanlar, bu davranış bozukluklarının yöneticilik ciddiyeti, sorumluluğu ve tutarlılığıyla bağdaşmadığını bilmelidir. Hakem hataları, kabul etmek lazım ki zaman zaman oyunun skorunu dahi etkilemekte ve bu durum, en az canı yanan kulüpler kadar Futbol Federasyonu'nu da üzmektedir, ancak hakem hataları, yalnızca bugünün sorunu da değildir. Tüm dünyadaki futbol organizasyonlarında, zaman zaman hakemlerin hata yaptıkları hepimizce gözlenmektedir. 50 yıla varan lig tarihimizde sayısız hakem hatası yapılmıştır. Her ne kadar istemesek de bu hatalar olmaya ve tartışılmaya devam edilecektir. Önemli olan, bir taraftan bu hataları asgariye indirmeye çalışırken, diğer taraftan da futbolun tüm dünyada yaşanan bu önemli sorununu, düzeysizlik yaratmadan, kurumları yıpratmadan, rencide etmeden, suçlamadan tartışabilmektir.''

Açıklamada, Futbol Federasyonu'nun, futbol ailesinin lideri olmanın verdiği sorumluluğu, her kuruma eşit mesafede durarak yerine getirmeye dün olduğu gibi bugün de devam edeceği, ancak bunu kimseye diyet borcu ödemeden, maksadını aşan suçlamaların altında kalmadan, futbola zarar veren ve futbol ortamını geren davranış ve söylemleri karşılıksız bırakmadan yapacağı da vurgulandı.

Morarıyoruz. Dut yemiş bülbül misaliyiz.....

***Yetiyor mu ? Yetmiyor :
Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, Genel Sekreter Kenan Öner ve Menajer Sinan Engin, Türkiye Futbol Federasyonu Disiplin Kuruluna Sevk Edildi.

Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, genel sekreter Kenan Öner ve menajer Sinan Engin, Türkiye Futbol Federasyonu Disiplin Kuruluna sevk edildi.

Başkan Demirören, genel sekreter Öner ve menajer Engin'in, siyah-beyazlıların ligin 5. haftasında deplasmanda Ankaraspor ile oynadıkları maç sonrası, Futbol Federasyonu aleyhine yaptıkları açıklamalar nedeniyle Disiplin Kurulu'na sevk edildiği öğrenildi.


Golsüz beraberlikle sona eren Ankaraspor-Beşiktaş maçının uzatma dakikalarında, başkent ekibinin Slovak kalecisi Stefan Seneck'in elinden kaçırdığı top, kale çizgisini geçmesine karşın, gol, maçın hakemi Vedat Yüksel tarafından geçersiz sayılmıştı. Golün iptaline gerekçe olarak, Beşiktaş'ın forvet oyuncusu Nobre'nin elle müdahalesi gösterilmiş, ancak medyada yer alan görüntülerde, Brezilyalı futbolcunun ne kaleci ne de topa bir müdahalesinin bulunmadığı ortaya çıkmıştı.

AĞLAMAK İSTİYORUZ SAYIN SEYİRCİLERRRRRRRR......

FEDRASYON VE ŞİMDİKİ HALLERİMİZ. !!!
NE OLACAK BİZİM BU HALLERİMİZ ???

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz,
Rivayet sanılır belki,
Gül memeler değil , Domdom kurşunu,
Paramparça ağzımdaki...

Erkan Özberk
21-09-2007, 11:08
AL BİR DE BURDAN YAK

Yıldırım Demirören, 'Haluk Ulusoy ile kişisel problemim yok. Ancak Federasyon'un ilgili kurulları görevlerini tam olarak yapmalı. Tek isteğimiz herkes için adalet' diye konuştu.
21.9.2007

Ortam gerilmesin
Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’den tepki... Ankaraspor maçından sonra Haluk Ulusoy ile arasının bozulduğu yönündeki söylentileri ‘oyun’ olarak değerlendiren Demirören, “Sayın Haluk Ulusoy’u sever, sayarım. Kendisine ‘ağabey’ derim. Her zaman görüşürüz. Benim ne sayın başkan ne de federasyondan başka bir insanla sıkıntım yok. Herkes bunu bilmeli ve ortamı germemeli” ifadesini kullandı.

‘3 puandan olduk’
Ancak Beşiktaş’ın haklarını her zaman koruyacağını dile getiren Demirören, “Federasyonun ilgili kurulları görevlerini tam olarak yapmalı. Ankaraspor maçında hakemin hatalı kararı nedeniyle 3 puandan olduk. Herkesin ortak görüşü bu... Artık iş maçın sonucunu değiştirmeye kadar uzandı. Tüm bunlar karşısında sessiz kalamazdık. Özel bir şey dilemiyoruz. Tek isteğimiz herkese eşitlik ve herkes için adalet” dedi.

!!!

Murat Aru
21-09-2007, 11:17
Günün Sözü!

"Tepkim Ulusoy'a değil"
Y.D

Anıl Tanrıyar
21-09-2007, 11:27
birisi çıkıp 3 puanın hesabını verdi mi sayın başkan?

Mustafa Ozyurt
21-09-2007, 11:55
Sözün bittiği yerdeyiz bu aralar, kelimelerin boğazıma düğümlendiği yerdeyiz.
Ne kötü başladı bu sezon ve ne kötü gidiyor. İlk 2 maç biraz saha dışını ve içini unuttursa da rahat bırakmıyor kara yazımız bizi.
Umut rüzgarlarını hemen ekiyoruz da kara fırtınalardan bir türlü alamıyoruz başımızı.
Bu gidişin sonu ne olur merak etmekteyim.
Hayatı siyah beyaz yaşayanlar 2003'den beri gün yüzü görmemekte.
Birileri hayatlarını ortaya koyarken Beşiktaş uğruna, birileri patlatırken gırtlaklarını siyah beyaz aşkına, gün Beşiktaş'la doğarken birilerine,
birileri koltuklarında başkancılık oynamakta diğer koltuktaki akrabasıyla beraber.
Kimse kusura bakmasın inanmıyorum ben bu başkanın hiçbir açıklamasına artık. Maçtan sonra okşasa da isyankar yanımı, yine de kanmıyorum mantıklı düşününce. 4 senede elimizdekiler bir bir giderken, saha içinde başarısızlık üstüne başarısızlık yaşarken Beşiktaş biz yine yerimizi aldık tribünde. Şimdi yine alacağız, birşey değişmedi. Ama artık başkanıyla, yönetim kuruluyla, kongre üyeleriyle bu camia Beşiktaş'a yakışır olmaktan çıkmıştır. Federasyon başkanı 3 senedir fener yönetiminin her türlü sert hatta terbiye sınırlarını aşan sözlerine eli kolu bağlı vaziyette ve yalakalık modunda yaklaşırken, Beşiktaş'ın en ufak isyanına tarihinde görülmemiş sertlikte cevap vermiştir. Ve başkan asıl konuşması gereken zamanda yine susmaktadır. Nerede o yumruk başkan, nerede?
Bizi gaza getirirken iyi hem federasyona hem de yıllardır fenere karşı, peki asıl yumruğun vurulması gereken yerlerde nerede o yumruk?
Geçen sene Rico'nun otoparkta uğradığı saldırıda da sessiz kalmıştın şimdi de bu federasyonun sert yazısının karşısında sessizsin.
Beşiktaşlı bir işe başlıyorsa sonunu getirmeli. Siyah Beyaz - Ölüm Yaşam deyip nasıl Beşiktaş'a ömürlük kombine alıyorsa bu taraftar, artık bu kulübü yönetenler de başladığı işi bitirmeli, bitiremiyorsa, yetmiyorsa gücü bırakmalı.
Evet, inandırıcılığını yitirmiştir gözümde bu koltuk sahipleri ve onların destekçileri kongre üyeleri. Tiyatro oynanmakta adeta Türk futbolunda ve ne yazık ki bu başkanla beraber bu tiyatro Beşiktaş'ın da içine girmiştir, perdelerini açmış, bir türlü oyunu bitirmemektedir.
Destek olalım başkana maçtan sonraki açıklamalarıyla ilgili, peki saygı duyuyorum böyle düşünenlere.
Peki başkan yeri gelince taraftarının arkasında durabiliyor mu? Taraftarı geçtim Beşiktaş'ın arkasında durabiliyor mu? Herşeyi geçtim sözlerinin arkasında durabiliyor mu?

demiştim 19.09 tarihinde Özer Abi'nin İlk Maçta Federasyon İstifa başlığında.

Bu başkanı artık tanıdık, kanmıyoruz hiçbir lafına!
Asıl oyunu bize kendisi oynuyor...

Gokhan Yerlikaya
21-09-2007, 12:51
Besiktas HALKIN TAKIMI dır Sayın Baskanım..Para babaLarının degiL.
Bence Siz Besiktasımızın HakLArından ziyade Kendi menfaatLerinizi Korumaya caLısıyorsunuz..

Yusuf Helvaci
29-09-2007, 22:37
***Yine aynı günlerde Federasyon geçen sezon belirli bir performansın üstüne çıkan 17 hakeme, bonus niteliğinde toplam 74 bin 600 YTL ikramiye dağıtıyor.
İlk beş şöyle oluşuyor ;

Vedat Yüksel: 5 bin 670 YTL
Bülent Yıldırım : 5 bin 400 YTL
Fırat Aydınus : 5 bin 400 YTL
İsmet Arzuman : 5 bin 400 YTL
Bülent Demirlek : 5 bin 400 YTL
(Bu sezon için bu hakemlerin performanslarını takip için kendimize görev addediyoruz bu bonus ödemesi üzerine. Varan 1 Vedat Yüksel !!! )


Ben ilk beşi kapsama alanına almıştım ama 5 bin ytl üzeri alanların hepsini almalıymışız meğerse.

Selçuk Dereli : 5 bin 130 YTL
Varan 2

Cem Ozel
29-09-2007, 23:49
tek istediğimiz adaletti, TFF vermedi.. Apploud

Özer Özçetin
02-10-2007, 13:16
gsnin raytingleri futbolun baronlarını tatmin etmemeiş olacak ki,fener maçı öncesi Manisalı Holoskoyu tedbirli disiplin kuruluna vermişler