PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : BEŞİKTAŞlılık duruşu...


Ufuk Biyik
14-06-2009, 12:59
Bügün hangi gazetenin sitesine girsem hep ağızlarda bir BEŞİKTAŞlılık duruşu var sayın başkanımız yıldırım demirörenin ve asbaşkanımız levent erdoğanın ağzından yazılan haberlerde ben merak ediyorum BEŞİKTAŞlılık duruşu nedir bana göre başkınımızın yaptıklarıyla konuştukları arasında tezat var çünki dedem bana böyle anlatmadı BEŞİKTAŞı ve BEŞİKTAŞlılığı.

Şimdi sayın büyüklerimden Hakan abi, NAmık abi, Murat abi, Neyzen abi, forumda olupta ismini sayamadığım yaşca büyüklerim bana bunu anlatırsa çok sevinecem BEŞİKTAŞlılık duruşu nedir??

Murat Aru
14-06-2009, 13:25
Bu duruşun mimarlarından biri BABA HAKKI ...

<table width="472" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td valign="bottom" align="left"><table width="302" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td valign="bottom" align="left">Baba Hakkı</td></tr></tbody></table></td><td width="20"> </td></tr><tr><td colspan="2" height="10">
</td></tr><tr><td valign="top" align="left"><table width="302" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td valign="top" align="left">NTV’de Kartalın Yüzyılı Belge seli’ni hazırlıyoruz. Bir kez daha alemin Beşiktaşlı şık abilerine bağlantı yapıyorum içimin bayraklarını havalandırarak. Ama şimdi Baba Hakkı’dan söz edeceğim en çok...
http://arsiv.ntvmsnbc.com/Site_Elements/CLEAR.GIF</td></tr></tbody></table></td><td width="20"> </td></tr><tr><td valign="top" align="right"><table width="302" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td valign="top" align="right">Hakan Dilek
NTV-MSNBC</td></tr></tbody></table></td><td width="20"> </td></tr><tr><td colspan="2" height="10">
</td></tr></tbody></table><table width="472" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td colspan="3" height="10">
</td></tr><tr><td colspan="3" valign="top" width="472" align="left">Bir fenomendir Baba Hakkı’sı kartalların. Bir maçta oyundan atılan sağ bek Cihat önce Baba Hakkı’ya müracaat etmiş: “Çıkayım mı Baba?” “Çık!” demiş Baba başını önüne düşürüp çaresiz söylenmiş; “Sen çık Cihat! Sen çık!” Çıkmış Cihat. Aynı Baba Hakkı 1946 yılında bir Karagümrük maçında sahne alıyor bu kez. Orta hakem Müjdat Gezen’in babası Necdet Gezen. Yan hakem de yılların gazetecisi Fahri Somer.</td></tr></tbody></table> <!--- MPA NEW TEMPLATE CODE STARTS HERE --->
<table width="612" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"> <tbody><tr> <td width="100"> </td> <td width="20"> </td> <td valign="top" width="472" align="right">http://arsiv.ntvmsnbc.com/Site_Elements/complete_story.gif (http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/215755.asp#BODY)
http://arsiv.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotblack.gif</td> <td width="20"> </td> </tr> </tbody></table> <!--- Links A ---> <table width="612" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"> <tbody><tr> <td rowspan="3" width="120">
</td> <td width="471">
</td> <td width="20"> </td> </tr> <tr> <td colspan="2"><table width="471" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"> <tbody><tr> <td colspan="3" height="13">http://arsiv.ntvmsnbc.com/site_elements/clear.gif</td> </tr> <tr> <td valign="top" width="300"><!--ad:pml--><script language="javascript" src="http://ad.ntvmsnbc.com/AdClient.dll?GetAd?Site=NTVMSNBC&Section=NTVSPT&SubSection=SUBYAZARHAKANDLEK&Size=PML"></script><!--//ad:pml-->
</td> <td rowspan="2" width="11">http://arsiv.ntvmsnbc.com/site_elements/clear.gif</td> <td valign="top" width="160" align="right"><!--ad:pmr--><script language="javascript" src="http://ad.ntvmsnbc.com/AdClient.dll?GetAd?Site=NTVMSNBC&Section=NTVSPT&SubSection=SUBYAZARHAKANDLEK&Size=PMR"></script><!--//ad:pmr-->
</td> </tr> </tbody></table></td> </tr> <tr> <td>http://arsiv.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotblack.gif</td> <td> </td> </tr> </tbody></table> <!--- END MPA NEW TEMPLATE CODE HERE --->
<table width="607" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td width="34"> </td><td width="136">
</td><td width="23">
</td><td valign="top" width="361" align="left"> Baba bir pozisyonda dömi voleyi yapıştırıyor topa. Ağların yırtık yerinden dışarı çıkıyor top. Karambol anı; Necdet hoca pozisyonu net göremiyor ve autu gösteriyor. Taraftar iyice çileden çıkıyor ve başlıyor Necdet hocaya çalışmaya...
Malzemeler, sahanın içine doğru sökün ediyor. Kan gövdeyi basacak, burnundan aerobik yapan bir insan topluluğu. Kibarlık var, arada Baba Hakkı var, iki de bir eliyle sus işareti yapıyor. Baktılar susmuyor Beşiktaş taraftarı tribünün önüne gidip bağırıyor basbariton; “Çıkın dışarı! Susmayacaksanız boşaltın burayı!”
Kafa Sebahattin, babayı tribünün önünde hazırolda dinliyor önce, sonra da talimata uymak gerektiğini anlatıyor taraftarlara. Kafa Sebahattin de tribünün ağır abilerinden. Susuyorlar biraz ama Necdet hoca o maçta ip olsa tutulacak, su olsa kuyudan çekilecek cinsten değil. Maddenin hiç bir haline benzemiyor. Neyse...
Maç zar zor atılan iki golle ve neredeyse mağlup olunacakken Baba Hakkı’nın ve Şükrü Gülesin’in golleriyle bitiyor. Ama dert basmış triubünleri. İkibin kişi bekliyor hakemi. Hacamat edecekler. Baba Hakkı maç bitiminde talimatı veriyor Fahri Somer’e; “Necdet abiye söyle yanıma gelsin!”
Necdet hoca, Baba’nın yanına sökün ediyor. Biriken kalabalığın arasından birlikte çıkıp gidiyorlar. Türk filmlerinde olurdu böyle sahneler. Ağır abilerden biri girer devreye, kitle dağıtır linç pozisyonunu. Baba Hakkı deyince akan sular dururmuş gerçekten.
Kafa Sebahattin; “Baba Hakkı dedin mi duracaksın kardeşim!” dediydi geçenlerde ki sohbetimizde; “Ondan hakemler bile korkardı. Otoriterdi. Aslanda, kaplandı, hem aslandı, hem kaplandı!” Hem aslan hem kaplan!!! Baba’nın mitolojideki yerine zorluyoruz sohbetimizde.
Baba Hakkı’yı henüz Hakkı Yeten’ken Galatasaraylı idareci Ahmet Kara Bey’in; “Şu Beşiktaş, Hakkı’yı alsın güçlensin. O zaman ligdeki kuvvetli takımların sayısı artar, biz de futbol görürüz! -hem maddi hem manevi çabalarla-” diyerek aldırdığı söylenir. Rivayet muhtelif.
Bir maçta Şükrü Gülesin’e kornerden topu bana at, dercesine elini kaldırıp yer gösteriyor işaret parmağıyla. Gelişine yazılacak baba. Şükrü her zamanki gibi kaleye atıyor topu ve futbol yaşamında attığı 39 korner golünden birinden bir örnek sunuyor. Baba kovalamaya başlıyor Şükrü’yü; “Neden bana atmadın oğlum!”
Elimde bir fotoğraf var. Sözün bittiği yerdir orası. Baba süveter giymiş. Baklava dilimi bir süveter. Siyah-Beyaz. Maç öncesi şöyle bir diyalog geçmiştir büyük olasılıkla Baba ile hakem arasında; “Hocam biraz hastayım!” der eliyle göğüs kısmını ve süveterini göstererek. Tamam, anlamına gelen bir kafayı öne eğme işareti yapar hakem de gözlerini kapatarak. Ağır abilerin ünlenme, seslenme, anlaşma dilinden örnekler vererek.
1978 yılında Güven Taner’in Baba Hakkı’yla yapılmış röportajının ses kasetlerini buldum. “Herkes e hizmet ettim ben. Gerek saha içinde gerekrse saha dışında! Ama kendim selvi gibi kaldım ortalıkta. Selviler dibine ışık salmaz! Selviler öyledir!” diyordu gülerek. Yine basbariton.
Benim canım dostum Doktor Hakan Savlı’nın şiiri anlatıyor onu en çok. Fazla söze ne hacet;

Baba Hakkı’yla Taci
Maç başladı çocuklar, saaetime baktım beş dak’ka on dak’ka gol yok... dayanamadım / küalkıp bağırdım: “Baba Hakııı!...” topu kesti, döndü, tribünlere baktı...
Seni orada bulmak Tacettin / bir Pazartesi, dinlemek teneffüste” dünkü maçın mühim anlarını / nasıl olsa yine Baba Hakkı’ya attıracaksın bütün golleri... Bir an gözgözeyiz, bütün stad sus pus / elimi saatime götürüp dedim: / “Hani be Baba Hakkı, gol nerede?” dedim. Başını eğdi / “geliyor Tacicim” der gibi yaptı / topu aldı bi çalım, iki çalım, şut ve gol! / herkes ona koşarken, döndü, tribünlere / beni hafifçe selamladı...

Seni orada bulmak Tacettin, sen ki / en yoksuluydun sınıfın, arka sıralarda, dalgın gözlerle, / çıta gibi zayıf / kambur / konuşurken kekelerdin, en utangacı / Sanki sen yalnızca Baba Hakı’yı anlatırken yaşadın... ve maç bitti, omzuma alıcam / “dur!” diyor bana; “Taci yapma Allaşkına!” / “Olur mu?” dedim / “Olur mu be Baba Hakkı!” / almışım onu orada omzuma... iki tur... o ve ben... Baba Hakkı!
İşte seni oradan almak / Dolmabahçe’de bir aksak üsüt / ağaçlı yolda yürürken sarmaş dolaş / ikinizi bir bayrağın desenlerine koymak / “bu bizim bayrağımız” demek sonra onlara / “çıkmaz sokaklardan çıkardık aşka” / yaşadık... bunlar hayatlarımız / ve içinde hiç bir şey yok... öykülerimizden başka!”

Fenomenim dedim ona “Fenomenim! Git selam söyle kartallara gökyüzünün maviliğini yırtarak! Tamam mı fenomenim tamam mı?” </td></tr></tbody></table>

Birdal Ertan
14-06-2009, 13:52
Beşiktaşllık Duruşu, haklının yanında olmaktır, paranın satın alamadığı değerleri savunmak, bu değerler için yaşamaktır. Bu değerleri ne olursa olsu satmamaktır. Satanları affetmemektir.

Beşiktaşlılık Duruşu, ezilenin yanında olmaktır. Giriş kapılarında Polis tarafınan joplanan insanları sahiplenmek, bileti olmayıp içeri girmeye çalışan ufaklıkları elinden tutup içeri sokmaktır.

Beşiktaşlılık Duruşu, Hasankeyf'ten, Fırtına Vadisine, Bergama'dan, Munzur'a doğayı sahiplenmektir.

Kollektif yaşamdır, paylaşımdır, dostluktur.

Bu değerleri sonuna kadar savunmak, insani değerlere sahip çıkmaktır.

Beşiktaşlılık bir ucundan Politik olmaktır, Politik bakmaktır, Politik davranmaktır.

Nacizane görüşüm...

Demir Han
14-06-2009, 14:49
Aslında Beşiktaşlılık duruşu yemini olmalı olmalı ki böyle sakız olmasın herkes her istediği yere çekmesin

Zafer Ayas
14-06-2009, 15:08
Olduk olmadik her platformda her olayda agiza alinmamasi gereken, laflarla degil yapilanlarla karsiligini bulan bir soylem olmali. Bos yere sarf edildikce alay konusu olmaktan oteye gecmeyecektir. Yonetim her aciklamasinda neredeyse kullaniyor ve ici bosaltiliyor.

Cem Ozel
14-06-2009, 17:28
Seba'nın 92-93 sezonu sonunda polemiğe girmeyip sadece "biz şerefli ikinciliklerin takımıyız" demesi bu duruşa örnek olarak gösterilebilir.

Bu bir olgudur. Yönetimin yaptığı gibi Beşiktaşlı duruşuna uymayan oyuncu demesi beşiktaşlı duruşuna terstir. Duruş gereği çıkıp Mehmet'e yeni takımında başarılar dileriz, denmesi yeterli olacaktı.

Namik Kartaloglu
14-06-2009, 21:08
Iki defa kisa aralarla HT ye ugramanin disinda HT da yoktum. Ufuk bir soru sormus biz bir kac eski(yasliyi da)nin de ismini katarak Besiktasli Durusuna cevap aramis.

Bana göre Besiktasli durusu bizim yasimizin erdigi zaman da en cok olunan siyasi hareket SOLCULUK un temel kurallarindan biri olan Devrimci Ahlak la es degerdir. Haksizligin, yalanin, iftiranin, namussuzun, hirsizin, talancinin karsisinda olmaktir Yarin yanaginin disindaki yanaklar bizim namusumuz, yan gözle bakmak ihanetle es degerdir. iki yuzlukuk, kivirma, ve dansözluk kitabimizin sayfalarina hangi maksatla olursa olsun giremez.

Atilan golun ele carpip girmesine "sayilmasin" diyebilmektir. Rakip takima "cikin adam gibi oynayin" diyebilmektir.

Herkesin Besiktasli Durusu kendine göre ölcusudur ama temel kurallarindan biri(benim icin) dogrularin yaninda olmaktir.

Mert Kavak
14-06-2009, 21:32
Iki defa kisa aralarla HT ye ugramanin disinda HT da yoktum. Ufuk bir soru sormus biz bir kac eski(yasliyi da)nin de ismini katarak Besiktasli Durusuna cevap aramis.

Bana göre Besiktasli durusu bizim yasimizin erdigi zaman da en cok olunan siyasi hareket SOLCULUK un temel kurallarindan biri olan Devrimci Ahlak la es degerdir. Haksizligin, yalanin, iftiranin, namussuzun, hirsizin, talancinin karsisinda olmaktir Yarin yanaginin disindaki yanaklar bizim namusumuz, yan gözle bakmak ihanetle es degerdir. iki yuzlukuk, kivirma, ve dansözluk kitabimizin sayfalarina hangi maksatla olursa olsun giremez.

Atilan golun ele carpip girmesine "sayilmasin" diyebilmektir. Rakip takima "cikin adam gibi oynayin" diyebilmektir.

Herkesin Besiktasli Durusu kendine göre ölcusudur ama temel kurallarindan biri(benim icin) dogrularin yaninda olmaktir.

ne güzel yazmışsın abi

Ufuk Biyik
14-06-2009, 21:57
Iki defa kisa aralarla HT ye ugramanin disinda HT da yoktum. Ufuk bir soru sormus biz bir kac eski(yasliyi da)nin de ismini katarak Besiktasli Durusuna cevap aramis.

Bana göre Besiktasli durusu bizim yasimizin erdigi zaman da en cok olunan siyasi hareket SOLCULUK un temel kurallarindan biri olan Devrimci Ahlak la es degerdir. Haksizligin, yalanin, iftiranin, namussuzun, hirsizin, talancinin karsisinda olmaktir Yarin yanaginin disindaki yanaklar bizim namusumuz, yan gözle bakmak ihanetle es degerdir. iki yuzlukuk, kivirma, ve dansözluk kitabimizin sayfalarina hangi maksatla olursa olsun giremez.

Atilan golun ele carpip girmesine "sayilmasin" diyebilmektir. Rakip takima "cikin adam gibi oynayin" diyebilmektir.

Herkesin Besiktasli Durusu kendine göre ölcusudur ama temel kurallarindan biri(benim icin) dogrularin yaninda olmaktir.

Namık abinin anlattıklarından yola çıkarak yaşadığım küçük bi anıyı anlatacam sene 92-93 sezonu son o maç o zamanlar trt yayınlıyor maçları ama biz dedemle odada radyoda dinliyoruz goller geliyor olanlar oluyor biz 3-1 gsde 8-0 lık bir skorla sahadan ayrılıyor sevimsem üzülsem mi bilemiyorum 9-10 yaşlarındayım çünki kim şampiyon bilmiyorum dedeme soruyorum dedem yakmış sigarasını dede şimdi kim şampiyon oldu dedem gs diyor nasıl ama puanlarımız eşit ve bizde yendik dedem diyorki onlar son maç daha çok gol attılar biz ikinci olduk tabi sözü biter bitmez gözlerimden yaş inmeye başlıyor çığlıklarım büyüyor dedem dayanamayım hadi parka gidelim dior düşüyoruz yollara yolda sevinen gsliler ve benim gözümde yaş oturuyoruz bir parka dedem başlıyorum söze bak evlat onlar şampiyon oldular ama hak ederek değil belli satılmış bir maç biz alınterimizle onlarsa başka güclerle mücadele etmişler belli şimdi şampiyon olmuşlar seviniyorlar sen neden ağlıyorsun cevabım şampiyon olamadık dede peki gsnin yerinde biz olsaydık şampiyon sevincekmiydik diye sordu sevinmiycekmiydik dede tabi sevinmiycektim çünki hak etmemiş olcaktır futbol emek alınteri işidir binlerce adam futbolcunun terini görmek için gider sahaya işte o zaman anladım akan göz yaşlarım durdu dedeme sarıldım dedemin son sözleride şuydu zor bir yola girdin sen evlat BEŞİKTAŞLI olmak zor iştir dedi Öyle her şampiyonluğa sevinemezsin her mağlubiyetede üzülemezsin.BEŞİKTAŞlı olcaksan önce iyi insan olcaksın efendi olcaksın dürüst olcaksın vefalı olcaksın yani zor iş evlat zor.

İşte dedemin bana anlattıkları buydu böyle öğrendim BEŞİKTAŞI BEŞİKTAŞLILIĞI ve hiç unutmadım ben daha çok üzülmeyim diye içine akıttığı göz yaşlarını

Şimdi daha iyi anlıyorum zor iştir BEŞİKTAŞLI olmak zor.

Hakan Kirezci
14-06-2009, 22:04
Ufuk, evladım... Madem böyle bir deden varmış ve de salgının en azgın zamanında sana gerekli aşıyı yapmış neden amcalarını yorarsın...

Halkın Takımının genel duruşu Beşiktaşlılık duruşudur zaten.

Hakan Kirezci
14-06-2009, 22:08
Yazını da zor iştir Beşiktaşlı olmak zor diye bağlamışsın ya, Itır Esen'in güzel bir yazısını yazılar-çizilere koymuştum o yazının finalini aktarayım buraya. Ne güzel demiş;

"Acı çekmek zor iştir be Memet, öyle her babayiğidin üstesinden gelebileceği bir iş değildir, acıyı alıp bağrına basmak onu bal eylemek lazım…

Kartal olmak öyle kolay bir şey değil be Memet… Bak sana anlatayım, kartallar öleceklerini anladıklarında uçabildikleri kadar yükseğe uçarlarmış, ta ki cesetleri yere düşene kadar. Kartallar yenilgiyi kabul etmez öyle kolay kolay, onlar hep yükseğe uçarlar, uçarken de yalnız olduklarını bilirler…

Beşiktaş bu medya dünyasında tek başına uçuyor, çoğu kez kanatları koparılıyor…

Olsun, biz kartalız her koşulda acıya varız…"

Ufuk Biyik
14-06-2009, 22:09
Ufuk, evladım... Madem böyle bir deden varmış ve de salgının en azgın zamanında sana gerekli aşıyı yapmış neden amcalarını yorarsın...

Halkın Takımının genel duruşu Beşiktaşlılık duruşudur zaten.

Hakan abim bu aralar sakız gibi herkesin dilinde ben mi yanlış biliyorum onlarmı yanlış biliyor artık anlamıyorum size zahmet verdim biliyorum ama her okuduğumdanda ders alıyoruz yeni birşeyler öğreniyoruz işte canımı çok sıkıyor bu konu kusura kalma

Hakan Kirezci
14-06-2009, 22:16
Herşey öyle değil mi be Ufuk?
Sevgi, aşk, paylaşım,dostluk,demokrasi vd.
Tüm bu kavramları dillerine sakız ede ede içini boşaltmadı mı insanoğlu?
Bu yüzden değil midir ki bu kavramları kullanmaktan bile utanır olduk bizler?
Marx zamanında ne demiş bazıları için hatırla; Eğer demiş siz Marxistseniz ben değilim arkadaş.

Ufuk Biyik
14-06-2009, 22:19
Herşey öyle değil mi be Ufuk?
Sevgi, aşk, paylaşım,dostluk,demokrasi vd.
Tüm bu kavramları dillerine sakız ede ede içini boşaltmadı mı insanoğlu?
Bu yüzden değil midir ki bu kavramları kullanmaktan bile utanır olduk bizler?
Marx zamanında ne demiş bazıları için hatırla; Eğer demiş siz Marxistseniz ben değilim arkadaş.


sen başka söze gerek bırakmadım abi çok saol Apploud