PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sadece karsilastirma anlaminda.


Namik Kartaloglu
21-07-2009, 16:15
Yıldırım Demirören düşmanlığı



fakaya@hurriyet.com.tr 20 Temmuz 2009


Fatih Kaya yazıyor

Beşiktaş camiası uzun yıllardır yönetimsel olarak sürekli eleştirilmekte...

Bu eleştirilerin bir kısmı gerçekten doğru... Ancak ortada yanlış olan bir durum söz konusu...

Sürekli tek taraflı eleştiriler ve at gözlüğü takmış zihniyet hiç değişmedi.

Belki de bu kadar yanlı eleştirilerin sebebi Yıldırım Demirören ile olan kişisel problemlerdir. Bilinmez...

Geçen hafta ajanslara Demirören'in başkanlığı süresince harcanan para yansıdı. En ince detayına kadar araştırılmış ince elenip sık döşenmiş bir haber...

Gerçi çok araştırmaya gerek yok. Beşiktaş SPK'ya bu bilgileri sürekli geçmekte...

Biraz matematiği kuvvetli olan herkes bu hesabı yapıp bunu görebilir.

Gerçekten büyük bir para, 70 Milyon Euro küçümsenemez bir miktar...



Bu paranın kayıp hanesine yazılan kısımlarına bakarsak;

Del Bosque faciası başı çekiyor.

8 Milyon Euro’luk büyük kayıp en büyük hatası başkanın...

Bu sezonu da dâhil edersek transferlere harcanan miktar ortalama 10 Milyon Euro senelik...

Beşiktaş gibi büyük bir camianın bu parayı harcayıp transfer yapması çok normal...

Eğer 10 Milyon Euroluk bir transfer yapılamıyorsa zaten o zaman sorun vardır.



Dönelim; hatalı transferleri inceleyelim...

Juanfran, Ailton, Youla, Ricardinho, Gordon Schildenfeld, Higuain, Zapotocny verim alınamayan ve yüksek bonservis bedeli ödenen oyuncular...

Diğer eleştirilen birçok oyuncu bonservis bedeli ödenmeksizin Beşiktaş'a kazandırıldı.

Yine 5 sezon boyunca Del Bosque, Rıza Çalımbay, Tigana, Ertuğrul Sağlam ve Mustafa Denizli olmak üzere 5 hoca ile çalıştı...

5 hoca gerçekten sayı olarak çok... İstikrarsız bir tablo var ortada...

Peki, bunun karşılığında ne kazandı Yıldırım Demirören?

1 Türkiye Ligi Şampiyonluğu

3 Türkiye Kupası Şampiyonluğu

1 Süper Kupa Şampiyonluğu

Ve maddi olarak büyük geliri olan Şampiyonlar Ligine 1 kez giriş hakkı...

Harcanan paraya göre elde edilen başarı ne az ne çok...

Başarısızlıklar kadar başarı da var...

Ben tek taraflı incelemek yerine rakibi ile karşılaştırıyorum.



Dönelim Fenerbahçe'ye...

5 senelik periyotta;

3 tane teknik adamla çalıştı...

Daum, Zico, Aragones... Ve yeni sezon da Daum takımın başına getirildi...

2 Türkiye Ligi Şampiyonluğu

1 Süper Kupa Şampiyonluğu

3 kez Şampiyonlar Ligi bileti...

90 Milyon Euro civarı transfere para harcadı. (transfermarkt.de & basın)

Demirören'in "5 senede 70 Milyon Euro harcadı" haberinin yanında 90 Milyon Euro harcamak daha büyük bir haber gibi?

Ben mi yanılıyorum yoksa...

Ve aynı zaman da 40'a yakın oyuncu geldi bu dönemde...

Devam edelim...

Aragones ile yolların ayrılması hakkında kimsenin bir bilgi vermemesi çok ilginç... Medyanın, Del Bosque ile sürekli irtibat halinde olup, haberler yapıldığı dönemi anımsamamız yeterli...

Geçen sezon bütün İtalyan takımlarının peşinde koştuğu(!) iddia edilen Lugano'nun serbest kalması üzerine eleştiri olmazken... Bir de Gökhan Zan olayını gözünüzün önüne getirin...

Appiah, Josico, Maldonado sessiz sedasız gitti. Gordon Schildenfeld'in kiralık oynayacağı takımda alacağı paranın yüzde kaçının Beşiktaş tarafından ödeneceği inceleniyor.

Aynı şekilde İspanyol Guiza'dan haber alınamazken, Delgado'nun İspanya’da hastanesi ziyaret edilip özel haber hazırlanıyor...

"Yahu Lincoln nerede?" diyemeyenler... Bobo'ya her gün Olympiakos forması giydiriyor.

Bunlar da ister istemez kafalarda soru işareti bırakıyor.

Öncelik olan habercilik mi? Yoksa Yıldırım Demirören'e darbe vurmak mı? Veya amaç Yıldırım Demirören üzerinden Beşiktaş'ı yıpratmak mı?
Merak ediyorum gerçekten bir problem varsa söyleyin de bilelim?



İsmail parladı...

Dün akşam Beşiktaş, yeni forması ile ilk kez taraftarının önüne çıktı...

Genel de temposuz ve vasatın üzerine çıkmayan bir maç oynandı. Sıcağın bunda payı çok büyük... Futbolculara haksızlık etmek istemem.

Yenilere kısaca değinirsek;

İsmail, gerçekten çok etkiliydi, biz oturduğumuz yerde yorulup, sırılsıklam olduk... O ileri, geri koşmaktan bıkmadı. Yaptığı koşuların sonunu da sürekli getirdi.

Erhan ise tam bir görev adamı, çok sağlam fizik yapısı var. Ancak, biraz pas alışverişinde sıkıntısı var. İleri çıkışlarda ve geri dönüşlerde ağır kalıyor. Bu yönünü geliştirmesi lazım... Şu haliyle sadece iyi bir yedek olur.

Fink, çok vasat bir oyun oynadı. Sağ ve sol ayağını etkili kullanıyor. İlerleyen günlerde daha fazla bilgi sahibi olabiliriz. Bir Alman disiplini olduğu kesin. Fakat daha fazla sorumluluk alması gerekiyor.

Ferrari, Beşiktaş'ın aradığı savunma oyuncusu... Garanti oyun oynayan bir yapısı var. Biraz ağır futbolcu ama akıllı oyunu ile bu açığını kapatıyor.

Son olarak Serdar Özkan ve Uğur İnceman'a parantez açmak istiyorum.

Geçen sezondan ders almazlar ise Beşiktaş formasına veda edebilirler. Dün oynadıkları futboldan daha fazlasını vermek zorundalar.

Ayrıca Mustafa Denizli’nin alt yapıdan hiçbir yeni oyuncuyu kadroya almaması da çok ilginç...

Şampiyonluk kutlamasında 15’lik Erkut’u sahneye çıkarmak ile olmuyor bu işler!



Şimdi reklamlar...

Dün akşam maçın dışında 2 olay dikkatimi çekti.

1. Forma arkasındaki numara ve isim düzeni,

2. Kapalı tribünün çatısının altına alınan reklam...



Büyük olasılıkla forma arkasına (numara üzerine) reklam alınacak... Bu sene veya gelecek sene...

Ancak, Beşiktaş'ın sırtına reklam almak, ne kadar doğru... İşte bunu tartışmamız gerekiyor.

Yöneticilerin bu maddi kaygıları küçük yöntemler ile çözme çabalarından vazgeçmesi lazım... Formanın sırtına reklam alınması ile kısa süreli bir çözüm üretilebilir.

Galatasaray'ın 4 yıllık Ülker reklamında elde edeceği gelir 19 Milyon Euro civarında...

Diyelim 20 Milyon Euro olsun, bu para için her fırsatta "kutsal" denilen formaları reklama boğmaya değer mi? Senelik 5 Milyon Euro farklı organizasyonlar ile kazanılabilir.

Alınan duyumlara göre internet sitesinin tasarımı değişiyormuş...

Fakat sadece tasarım ile bu iş olmaz.

Düz ve haberden başka hiçbir etkinliği olmayan yönetim mantığının değişmesi lazım...

Site üzerinden yarışmalar düzenleyip taraftara maç haftası biletler dağıtın, forma hediye edin, indirimli ürün çekleri verin...

Web sitesinin ziyaret trafiğini arttırın...

Daha fazla gelir elde edin...

Veya aylardır test yayını(!) ile hizmet veren BJK TV’yi geliştirin...

Sırta reklam, kola reklam, bacağa reklam gibi küçük reklam kurnazlıkları ile yakında armaya yer kalmayacak!



Diğer konu ise Kapalının çatısının altına(!) alınan reklam... O reklamı orada kim görecek?

Sadece ve sadece kapalıya gelen seyirciyi kızdırmak için alınmış bir reklam gibi duruyor.

Düşünüyorum da gerçekten aklıma başka bir şey gelmiyor.

Lütfen kaldırın o reklamı oradan! 3 kuruş için yapmayın bunları...



Not: Bu haberi normal sartlarda Yazar-Cizerler bölumune koymam gerekiyordu, bunu cok iyi biliyorum. Sonra Tek Yol Besiktas ta bir basligin icine sikistirayim diye dusundum, hangisine? hepsine uyuyor hic birine uymuyor. Ortada bir yerlerde kalsin.

Bu gencin yazisini sevmeye basladim, daha samimi geliyor hele hele Sanlinin, ismail Air, orhan Y, T.Yenidogan dan kaliteli bu genc.

Demir Han
21-07-2009, 18:09
Saptamalar çok güzel...yazdıklarının hepsine katılıyorum

Mustafa Şengezer
21-07-2009, 19:05
evet...abi çok doğru

Tumay Dogan
21-07-2009, 23:54
yaw şimdi şu saatte rakıda kana karışmışken ii bi küfür ederdim ama şu basına...
neyse artık..yazıklar olsun satışmış basın diyim sadece ağzıma bozmadan

Burçtekin Eryaşar
22-07-2009, 12:37
evet güzel yazı olmuş nasılsa buda ciddiye alınmayacak köşe yazısı olarak kalacak yönetim kulakları tıkamış

Umit Bayezit
22-07-2009, 12:40
tek bir noktaya itirazım var

yazının başlığına

yıldırım demirören değil BEŞİKTAŞ düşmanlığı olmalıydı

yoksa bu yazar kardeşimizinde bu tarz haberlerle yıldırım demirören avukatı (en iyi tabirle) etiketini alması hiç zor değil

Namik Kartaloglu
22-07-2009, 14:20
Umit can ustunu karaladigim kisimda adam zaten onu diyor. Besiktas dusmanligini Yildirim Demirören uzerinden yapmaya cabaliyorlar ya. Ic ve dis Mihraklar. Baksana ic mihrak Medyasexspor yayin yönetmeni. Dis mihrak mi? hangisi degil ki, tum ejdatlariyla.

Tumay Dogan
22-07-2009, 17:10
Holosko'nun menajeri teşhisi koydu
22 Temmuz 2009 Çarşamba 16:30
Siyah-beyazlı ekibin Slovak yıldızı Filip Holosko'nun yeni sezon için yönetimden zam istediği iddialarına menajeri Mithat Halis yanıt verdi...



Beşiktaşlı Filip Holosko’nun menajeri Mithat Halis, basında yer alan "Holosko zam istiyor" haberlerinin aksine Slovak oyuncunun herhangi bir zam talebi olmadığını söyledi.

Best FM'den Özkan Öztürk'e konuşan Mithat Halis, konunun hiç gündeme gelmediğini söylerken, "Bu söylentiler nereden çıkıyor bilmiyorum. Biz kimse ile konuşmadık. Kontrat daha sürüyor. Yani her şey belli. Eğer gelecekte Beşiktaş ile sözleşme uzatma talebi gelirse konuşuruz. Bunu da zaman gösterecek. Yani bunu yazanlar demek istiyor ki ‘Nobre, Ferrari çok para alacak. Bundan dolayı Holosko huzursuz. Telafi istiyor’. Böyle bir şey yok. Bunu geçmişte Trabzonspor’a da yaptılar. Şenol Güneş zamanında Fatih Tekke ve Gökdeniz çok para alıyor, diğerleri huzursuz dendi. Sonuçta Trabzon zarar gördü. Şimdi bunu Beşiktaş’a yapmaya çalışıyorlar" dedi.

Taylan Kurt
22-07-2009, 19:37
çok doğru ve güzel bir yazı olmuş bakıyom gazeteye beşiktaşta 5 haberden 4 ü olumsuz fakat fenerde işlerin kötü gitmesine ragmen halan olumlu heberler var BEŞİKTAŞ sürekli bir felaket için deymiş gibi gösteriliyor bu basıında

Fırat Gürgan
22-07-2009, 20:00
Basının Beşiktaşımızın üzerindeki karalama girişimleri zaten geçmişten beri olan bir olay. Yazıdaki bu tespitler çok yerinde ve güzel olmuş. Fakat haberin içeriği dışında birşeye dikkat çekmek isterim; işin maddi yönünü bir yana koyarsak manevi yöndeki olaylar bütünü Yıldırım Demiröre'nin Beşiktaşa verdiği zararların akıl almaz boyutlarını gösteriyor. Maddi konular herzaman çözüme kavuşturulabilir ama manevi konuları ne yapacağız?

Basının şampiyon olmamıza rağmen hala böyle rahatça yıpratma girişimlerinde bulunması birazda geçmişteki hataların sonucu bence.