PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çarşı, Her Bi Şeye Karşı...


Cem Ozel
13-03-2007, 23:55
Kendisi MEKTEP'li olduğunu iddia eden ve Portekizlilerin Türk olduğunu bile iddia eden bir camiadan cıkan bir yazarın! çarşı ile ilgili yorumu..

Çarşı, Her Bi Şeye Karşı...

Sporla ilgimi bilen bilir. Seyrederim, ofsaytı 25 yaşından sonra öğrendim; kural hatası denen şeyi ise Fenerbahçe sayesinde...

Her standart Anadolu insanı gibi fanatizme meyyal bir ruha sahip olsam da agâh olmaya azami gayret sarfederim; yenilirsek söyleyecek bir şeyim olsun diye...

Bu köşeden birkaç spor yazısı yazma denemem oldu; denedim o kadar...

Çarşı Grubu diye nevzuhur olmasa da yeni alışkanlıklara sahip veya sonradan "toplumsal meselelere el atma" misyonunu üstlenmiş bir grubumuz vardır ki Beşiktaşlı gardaşlarımız bunlardan pek övünür...

Her takıma lazımdır Çarşı gibi bir grup...

Hikaye o ki, Beşiktaş'ın çarşı esnafı tarafından yirmi beş yıl önce kurulduğu iddia edilen "grup" aslında mahallenin haytaları tarafından kurulmuştur.

Taraftar grupçuluğu denen şey bizim memleketin yabancısı olduğu bir haldir. Hepsi hepsi sırtında davulu ile statda bağırdığını bağırdığı vatandaşın etrafında kümelenmekten ibaret olan futbol "cemaat"inin 90'lı yıllardan sonra "sektörel" önem kazanmasının sonucudur bu grupçuluk akımı.

Çarşı bunun "kamil" noktasını temsil etmektedir; diğer büyük takımlar kusura kalmasın...

Çarşı, son yıllarda "muhalif" duruşuyla da öncülük yapmaktadır...

"Çarşı, her şeye karşı" sloganı bu muhalif duruşun bir ifadesi oldu.

"Altı üstü üç beş fanatik, bunlar ne anlar siyasetten, ekonomiden, sosyolojiden" demeyiniz. Çarşı şimdilerde dünyaca tanınmıştır...

Önce Dink suikastinde "hepimiz Ermeniyik!" diye pankart açtılar... Bu tavır kimileri tarafından takdir toplarken, rakip takımlar tarafından saldırıya maruz kaldırlar; bunların lideri de Ermeni diye...

Aslında Çarşının "lider kadrosu" Türk hoşgörüsünün tezahürüdür, bunu da dipnot düşelim...

Ermenistan'ın en büyük takımlarının gruplarından birinin başının Türk olduğunu bir düşünün; düşünemiyosunuz bile değil mi...

Öğrendik ki Çarşı şimdi de Nükleer'e karşı. Geçenlerde Beşiktaş tribününe asılan "Çarşı, Nükleere karşı" pankartı Beşiktaş taraftarının Nükleer meselesindeki durduğu yeri gösterdi. Türkiye'nin bundan sonra işi daha zor!...

Çarşı grubunun buna niye karşı olduğunu bilemiyoruz. Muhtemeldir ki ellerinde bilimsel veriler vardır. Çünkü "altyapıları" buna müsait. Neticede bu arkadaşların gittiği yerlerin arasında "mektep" de vardır.

Benim kanaatim Enerji Bakanlığı içerisinde adamları olduğu yönünde...

Çarşı son yıllarda tribünün sadece sportif bir alan değil aynı zamanda politik bir alan olduğunu bize gösteriyor...

Çarşı'nın durumu gösteriyor ki futbol fanatiği için "idol" sadece taraftara kıçını gösteren Nouma değil. Ve eylem denilince akla Fenerium basmak gelmiyor. Her ne kadar bunlar Çarşı için övünç meselesi de olsa Çarşı'nın teoriyi pratiğe geçirememe gibi bir ikilemle karış karşıya olduğunu görüyoruz...

Anlayacağınız dostlar, daha ciddi, politik ve sorumlu fanatik tipi stadlarımızda geziniyor...

Çarşı'nın Guevera çizgileri taşıyan sembolleri, yeşilci - sosyalist çizginin sınırlarında gezen slogan ve eylemleri stadın politik bir alan olduğunun altını biraz da kalınca çiziyor...

Şimdilerde Beşiktaşlı taraftarların Necdet Sezer'i uğurlama programı konuşuluyor. Kendisi de sıkı bir Beşiktaşlı olan Cumhurbaşkanı'nın İnönü stadından uğurlanacağı söyleniyor. Bu amaçla 32 bin kişi Sezer'i bir maçta (hangisiyse artık) ayakta uğurlamayı planlıyor...

Sezer'in böyle bir uğurlamaya layık görülmesi "muhalif" Çarşı'yı ne hale sokar tahmin edebiliyorum. Bu durum Çarşı'nın "sivil" duruşuna halel getirir mi zaman gösterecek...

Her bi şeye karşı olan Çarşı'nın son tahlilde sistemle uzlaşısı sıkı devrimcilerin kemale erip Kapitalist olması gibi bir şey olacak...

Şimdi bu durumun iki yorumu var, birincisi Çarşı sistemle uzlaştı; ikincisi ise aslında muhalefetin babasını yapıyor...

Muhalif çünkü hükümetin karşısında, değil çünkü Sezer'in yanında...

Peki Sezer neyi temsil ediyor; muhalefeti mi, iktidara tutunmayı mı?...

Çarşı'nın işi zor vesselam...

Berk Sezenler
14-03-2007, 01:42
Zatı-ı Muhterem:''Çarşı Grubu diye nevzuhur olmasa da yeni alışkanlıklara sahip veya sonradan "toplumsal meselelere el atma" misyonunu üstlenmiş bir grubumuz vardır ki Beşiktaşlı gardaşlarımız bunlardan pek övünür...''

Cevabı:Evet övünürüz.


Zat-ı Muhterem:Hikaye o ki, Beşiktaş'ın çarşı esnafı tarafından yirmi beş yıl önce kurulduğu iddia edilen "grup" aslında mahallenin haytaları tarafından kurulmuştur.

Cevabı:Evet mahallenin haytaları tarafından kurulmuştur.

Zat-ı Muhterem:Çarşı grubunun buna niye karşı olduğunu bilemiyoruz. Muhtemeldir ki ellerinde bilimsel veriler vardır. Çünkü "altyapıları" buna müsait. Neticede bu arkadaşların gittiği yerlerin arasında "mektep" de vardır.

Cevabı:Evet mekteplilerimiz de var.

Zat-ı Muhterem:Benim kanaatim Enerji Bakanlığı içerisinde adamları olduğu yönünde...

Cevabı:Evet heryerde adamımız var.

Evet kardeşim durum bundan ibaret.Amaaa...Sanane!!!

Hakan Kirezci
14-03-2007, 14:20
Yine bu zat-ı muhterem Sezer'i salt siyasal soyut bir figür olarak değil de insani tavır ve değerlerinin ne olduğu yönünde değerlendirmeyi becerebilirse neyi temsil ettiğini de daha iyi kavrayabilecektir sanırım.

Sözünü ettiğimiz değerler ofsayt kuralından biraz daha karmaşık olması ve sadece kavrama yeteneğinin yetmeyeceği, doğuştan gelen bir takım hasletleri de gerektirebileceği hasebiyle anlaması 25 yıldan biraz daha fazlasını gerektirecektir.
Ölmez sağ olursa bizim torunlarla muhabbetini yapar artık diyelim ve zat-ı muhtereme uzun ömürler dileyelim.

Umut Şen
14-03-2007, 14:52
kafası basmıyo buna düz kontak lazım şimdi iki saat anlat anlat anlattığınla kalırsın

Alaattin Çam
14-03-2007, 15:30
Avam ve tavan arasındaki bağlantı neyse bu meselenin özüde odur.
Mikser organizasyon komitesinin saygınlarındandır!

Cihan Güngör
14-03-2007, 22:36
O değilde patlıcanın kilosu 4 YTL olmuş be kardeşim.

Safa Şenyıldız
14-03-2007, 23:50
Eeee şaşırmamak lazım. Bizim gibi "esrarkeş, serseri, kapkaççı vs vs"ler niye siyasetle, dünya meseleleriyle ilgilenir? Gidelim biz sadece bildiğimiz şeyi yapalım, esrar falan çekelim. Bizim neyimize kitap okumak, olan biteni takip etmek? Nasılsa zat-ı muhterem takip ediyor, bizim yerimize yorum yapacak kadar da zekidir (?) kendileri.

Omer Kalaycıoglu
19-03-2007, 11:45
anlayan anlar bizi anlamayana bir şey anlatmak zorunda değiliz arkadaşlar HAYATTA BEŞİKTAŞ. RAHAT UYU HACIBABA