Orijinalini görmek için tıklayınız : Başkan ve Arkadaşları
Ertan Eylem
14-03-2007, 16:16
Yaşama dair ne varsa, gerçek olan o yaşanır Kartal ın mabedinde.Sevinç hüzün, öfke ,kahkaha gözyaşı...Bu öylesine bir atmosferdirki kakafonik bir arbede değil senfonik bir kollektif ruh hali vardır.Bu kollektif ruhlar armonisinin gücü ve öfkesi,sevdası ve aşkı sınır tanımaz, ülke tanımaz,Kübadan ingiltere ye kadar ulaşır.
Hamdi Serpil Hoca nın aşıladığı bu kollektifizm zamanın stratejistleri sayesinde ağır darbeler almış Metin ,Ali ,Feyyaz la başlayan süreç Rıza ,Şifo ile devam etmiştir.Fakat o dönemde gerek Anadolu takımları ile sempatiye dayanan ilişkiler sıcak tutulmuş gerekse çeşitli şaibe ortamlarından uzak kalmaya çalışılmıştır.Yani geleneksel Beşiktaşlılık duruşuna özen gösterilme gayreti içinde olunmuştur.Taki Serdar Bilgili Başkan Sinan Engin menejer olana Yıldırım Demirören ve sayın bacanağı futbol şubesi sorumluluğuna atanana kadar.Sonrasında kelimenin tam anlamı ile tarihsel kopuş süreci başlamış ve nihai hedefine ulaşarak endüstriyel futbol a kurban edilmiştir.Takım içindeki lumpenleşmede takımın kaptanı Sergen aktif rol alarak önemli görevlerini icra etmiştir...
Yıldırım Başkan ve Arkadaşları:Lucescu gibi kişilikli, onurlu bir futbol adamı ilahlara kurban edilmiştir.Delboske ve öz evladı Rıza medya ve uşaklarının önüne atılmıştır.Delboske olayında da kulübün nasıl el yordamı ileyönetildiği ortaya çıkmıştır.Adam gibi bir hukuk kurulu nun dahi olmadığı(2.Başkan da avukat) ortaya çıkmış ve Milyonlarca dolar ya da euro her neise buharlaşma aşamasına gelmiştir.Aslan bacanak Delikanlı Haluk a kayıtsız şartsız destek verilmiş ama yine en büyük darbe delikanlı haluk tan gelmiştir.Aziz Yıldırım ın tehdidi ile fener in top oynadığı yere dahi gidemeyen,fener in top sahasında çıkan olaylara seyirci kalıp ceza veremeyen delikanlı haluk her nedense geçmişindeki sabıkasına uygun davranmaya devam etmekte ve sayın Demirörenle muhabbete dayalı akrabalık ilişkileri sürüp gitmektedir...
Hele bir bakın sayın başkan ve arkadaşları! Ç@rşı nın kalbinin attığı yere bir bakın orada sevinci, öfkeyi ve hüznü daha doğrusu yaşamın en yalın halini , sevginin en katıksızını göreceksiniz.Lütfen artık kendinize gelin ve bir tarihi yok etme noktasına gelmeyin. Gelmeyin! çünkü bunun altından kalkamazsınız!!!
VE KARAKARTAL A KARA ÇALARKEN MEDYA VE UŞAKLARI
YÜZÜMÜZÜ KARARTIYOR YILDIRIM BAŞKAN VE ARKADAŞLARI
Alaattin Çam
14-03-2007, 16:21
cansın be ne güzel yazmışsın varlığına selam olsun!
Berkant Tutaklı
14-03-2007, 17:01
Doğru söze ne gerek!!!!!!!
Gürhan Oğuz
14-03-2007, 17:16
.
Gürhan Oğuz
14-03-2007, 17:17
ertan eylem demişki...
çokta doğru demiş anlamayana gider
Hele bir bakın sayın başkan ve arkadaşları! Ç@rşı nın kalbinin attığı yere bir bakın orada sevinci, öfkeyi ve hüznü daha doğrusu yaşamın en yalın halini , sevginin en katısızını göreceksiniz.Lütfen artık kendinize gelin ve bir tarihi yok etme noktasına gelmeyin. Gelmeyin! çünkü bunun altından kalkamazsınız!!!
biz medyaya kızıyoruz saldırıyorlar diye
oysa asıl saldırı hiç bir şey yapmadan eli kolu bağlı olan yönetimden geliyor
futbol tarihinde en çok hakkı yenen takımız
SEBA'dan sonrası şamda kayısı benim için
bizler bir barikat kurduk son kaleyi sonuna kadar koruma adına
dişle, tırnakla,gözyaşı ile direne direne geldik bu günlere
ama bizlerin emeğini yoka çıkaran.
tarihimizin üstüne küller örtmeye çalışan yönetim unutuyor
biz kendi küllerimizden yeniden yaratılırız
yeterki kararmasın sol memenin altındaki cevahir
ruhunuz yoksa bırakın
ruh zorla verilmez yaşayarak kazanılır sizler bunu anlamazsınız
........ ............. ................
100.000. üye ....
Hakan Kirezci
14-03-2007, 18:20
Şu "Son barikatın adıdır Beşiktaş" sloganının sadece ajitasyona yönelik bir söz olmadığını, aynı zamanda da temelinde sağlam bir teorisinin bulunduğunu ve bu teorinin temel ilkelerinin açıklamasının zamanının geldiğini düşünüyorum.
Şimdiye dek bu konuda söylenenler, yazılıp çizilenler hep güzel, edebi sözler olarak algılandı; artık neden son barikatın Beşiktaş olduğunu ve yıkılırsa kimlerin altında kalacağını ve neden yıkılmaması gerektiğini ustaların kendi dilinden bekliyorum.
Özer Özçetin
14-03-2007, 20:00
Yeryüzü aşkın yüzü oluncuya dek,Beşiktaş Halkın Takımı oluncaya dek mücadelimiz sürecek.
Divan dan Latif abinin cenazesine gitmiştim Eyüp te,idmanları yıllarc izlediğimden dost arkadaş olduğumuz Ulvi de oradaydı,tek bir cümle söyledi ben bittim.Beşiktaş herhangi bir deplasmana gittiği zaman taraflı tarafsız herkes hayranlıkla bize hoş geldiniz derdi,dedi.
Ne oldu bu sevgiye şimdi,kumarbazlara-faizcilere-şakşakçılara kurban edildi güzelim sevdamız.Kuşatıldık dört bir yandan.
Ama yine çıktık ortaya işte,yıllardan sonra Yol lardan sonra,varız daha bitmedik demek için.
Serdo Yeşil
15-03-2007, 11:38
O Beşiktaşlılık Ahlakını eritiyorlar ama BİTİREMİYECEKLER
Ertan Eylem
15-03-2007, 19:08
Sevgili dostlar;Genel anlamda ülkemizin temel sıkıntısı gerçek anlamda bir demokrasi kültürü ve geleneğine sahip olamamak,söz, yetki , karar mekanizmalarında halkın etkin olmasının önünün tıkanması v.s nedenler hep dile getirilir haklı olarak.
Bu genellemeden yola çıkarak kendi özelimize kendi gerçeğimize inersek ,yani BEŞİKTAŞ gerçeğine! kulübümüzün yönetimininde hiçte demokratik olmadığını görürüz.Hep hakim olan mantık ben yaptım oldu mantığıdır.Bu gerçek kulüp yönetiminden tutunda transfer politikasına kadar hep böyle olmuştur. Oysaki BEŞİKTAŞ TAKİ BİRİKİM HİÇ BİR TAKIMDA YOKTUR.Bu birikimin temelini Beşiktaş ta futbol oynamış furbolcular ,görev almış teknik adamlar, yöneticiler ve en önemlisi taraftar kalite ve potansiyeli diye sıralayailiriz.
Beşiktaşımız ın bugünkü geldiği noktada en sabıkalı şahsiyetler herzaman etkin olmuş söz,yetki ,karar mekanizmasında güçlerini ve konumlarını sağlamlaştırmışlardır.Alın size bir örnek Sinan Engin in hala medya da adı dillendirilir durur.Başkan a en yakın şahsiyetlerdendir.Oysaki o Sinan Egin Beşitaşımız ın adını olmadık işlere bulaştırmış, Anadolu kulüpleri ile aramızda düşmanlıklar yaratmış babalık özentisi içerisindeki Aziz Yıldırım hayranı bir şahsiyet olup 101.yıldaki sorumluluğunuın hesabını verememiştir.
Şimdiii zaman eleştirmek kadar pratik çözümler üretme zamanıdır dersek:
Beşiktaşımız da görev almış değerli ve kişilikli şahsiyetlerin görev alması için kampanya başlatabiliriz.Serdo Kardeşimiz bir öneride bulunmuş bile" transfer komitesinde Hamdi Serpil Hoca nın görev alması"bence tam anlamı ile mükemmel.O SERPİL HAMDİ TÜZÜN ki Rıza, Ziya ,Fikret Metin ,Ali Feyyaz ve daha nicelerini Beşiktaş a kazandırmış futbol felsefesinin temelini kollektifizm ,dayanışma ve mücadele olarak yetiştirdiği gençlere aşılamış ve onları yalnızca topcu değil insan olarakta üst düzeyde yetiştirmiş ender şahsiyetler den biridir.
Dostlar herkes buraya pratik önerilerini yazar bizle payaşırsa sevinirim.Ama önemli olan bu önerilerimizi bir güç halinde ,kararlı ve etkin bir biçimde yönetime sunmak ve kabul ettirecek mekanizmaları yaratabilmektir.
Dünya nın en örgütlü,en bilinçli taraftar toplululuğunun yönetmede bir şekilde etkin olmsı gerekmez mi!?..
Herkese sevgi ve selamlar...
Muhittin Saban
15-03-2007, 20:38
Sevgili Ertan(Karagözüm)
Öncelikle Halkın Takımı ailesine hoş geldin. Bilemiyorum "Hoş geldin" le karşılandın mı benden önce. Ama merak etme gözlerden kaçmıştır. Çünkü sayıca az ama yürekçe çok fazla bir platformdasın artık.Yani anlayacağın tam istediğin gibi bir ortam var burada. Sadece Beşiktaş ve gerçekleri üzerine sürekli yeni yeni düşünceler ve çıkmazlar için üretilen çözüm yolları bulacaksın burada. Dedim ya tam istediğin gibi.Ama hiç de korkma sakın; paylaştığın düşüncelerine verilecek yankılarda " Paylaşım için teşekkürler" ile deşifre edilen düşünce tembelliğini görmeyeceksin burada. Hatta mesajına verilecek bırak iki kelimelik anlam dolu cevapları sadece bir nokta (.) ile bile nasıl ironi tadı verilir onu bulacaksın bu sayfalarda. Halkın takımına karşı hissedeceğin aidiyet duygusunu hemen kazanamayabilirsin ama çok yakındır emin ol.Tekrar hoş geldin ve iyi ki geldin.
Bu arada sevgili halkın Takımı ailesi, Ertan Eylem'in ailemizin içine dahil olması ile çok iyi bir düşünür ve çok sıkı bir yorumcu kazanmış olduk.Anlayacağınız "Son Barikat"ın üstüne Asi, muzip ve sevimli haydut(anarşist) kıvamında bir tuğla daha eklenmiş oldu.
Şimdi foruma sert bir iniş yaptığın paraşüt olan Başkan ve Adamlarının kanatlarını açalım biraz. Ertan valla senin bir benzetmen var biliyorsun “Beşiktaş’ın Marduk’ları” diye. İşte aynen öyle dostum. Maalesef ki başkan ve yandaşları Mahşerin 4 atlısı gibi sanki felaketlere yelken açmak için gelmişler iş başına. Biz mi çok biliyoruz yoksa onlar mı bir şey anlamıyor! Yani kısaca 1+1=1
Bu arada sevgili Hakan Kirezci abimin altını çizdiği çok önemli bir husus var. Ne demişti hakan Abi; Şu "Son barikatın adıdır Beşiktaş" sloganının sadece ajitasyona yönelik bir söz olmadığını, aynı zamanda da temelinde sağlam bir teorisinin bulunduğunu ve bu teorinin temel ilkelerinin açıklamasının zamanının geldiğini düşünüyorum.
Şimdiye dek bu konuda söylenenler, yazılıp çizilenler hep güzel, edebi sözler olarak algılandı; artık neden son barikatın Beşiktaş olduğunu ve yıkılırsa kimlerin altında kalacağını ve neden yıkılmaması gerektiğini ustaların kendi dilinden bekliyorum.” demişti.
Bugün bu foruma Birgün gazetesinde “Beşiktaş Solculuğu” başlığıyla yer alan bir yazı yer aldı. Gerçi orada yorum yaptım ama başka nedenlerden dolayı. Burada o yazının neden yazıldığını sorgulamaya gerek olmadan aslında yazı içinde altı çizilecek önemli ifadeler dikkat çekiyor. Sanki Hakan abinin dünkü isteğine cevap verircesine bazı acı gerçekler belirtilmiş. Evet “Son barikatın adıdır” sözünün temelinin altında yatan sağlam teori işte o Beşiktaşlı olmayan şahsın belirttiği ama beğeniriz ama beğenmeyiz diyebileceğim acı gerçeklere “karşı durmaktır” bana göre. Neydi o sözler; "milyon dolarlık transferleri, yüz binlerce dolarlık sponsorluk anlaşmaları, şirketleşmişliği, borsadaki hisseleri, televizyon kanalı vesaire ile kapitalizme tartışmasız biçimde eklemlenmiş bir "şirkef'ten solculuk devşirmek de neyin nesi? Türk futbolundaki kirlenmişlikten "renkli" rakipleri, ligin figüran takımları, Türkiye'deki futbol yönetimi ve medyadan daha az nasiplenmemiş bir kulübü 'sol'la bağdaştırmak, nasıl ve neden? Eski ülkücü bir suç örgütü liderinin kulübe kanca atmış-lığı ortaya çıktığında ve bu durum "Şampiyonlukta hiç mi payımız yok?" sorusuna muhatap olan bir menajerin istifasından gayri bir sonuç üretmediğinde, bu tutumun anlamsızlığı ortaya çıkmadı mı?
Diğer ‘soru’na karşılık olarak Barikatın yıkılacağını sanmıyorum Hakan Abi. Ola ki yıkılırsa tek tuğla bile kalsa en azından enkaz varlığı ile bir obje kalacaktır. Altında kalacak olanlar da barikatın içinde olanlar değil de sağında solunda dolaşanlar olacaktır.
Bir mesajda Yusuf Helvacı da söz etmiş Che’nin bir sloganı var ya hatta ülkemiz 68 kuşağı devrimcilerine de şiar olmuş slogan “Gerçekçi ol imkansızı iste” İşte bu sloganın futbol camiasında sahiplenilmesidir Son barikatın altında yatan sağlam teori.Kabaca Türkiye’de herkes gidecek mersine biz gideceğiz tersine. Öteki olmak çok zordur, köhnemiş sisteme karşı koymak, inat etmek ve futbolun emperyalistlerinin nemalandığı dişliye levye sokmak ve bunları yaparken de taraftar bazında örgütlenmek temel ilkelerdir bana göre.
Şimdi de sıramızı ustalarımıza verelim.
.
Mustafa Ozyurt
15-03-2007, 21:16
Hani Beşiktaş artık masaya yumruğunu vuracaktı, hani haklarımızı savunacaktınız?
Hani Beşiktaş'ın çıkarları kişisel çıkarların önünde gidecekti?
Neredesiniz başkan ve yönetim kurulu, nerede?
Süper kupayı Ulusoy amcasına götüren başkan nerede?
Seçimlerde bu federasyonu destekleyen başkan nerede?
Tüm Beşiktaş taraftarı tepki beklerken seyircisiz oynama cezasına bu mu olmalıydı yapılacak açıklama?
Kulübümüz’den Açıklama
15.03.2007 12:42
Son haftalarda rakiplerimizle yaptığımız maçlarda çıkan olayları başlatan Beşiktaş taraftarı olmamasına karşın, bu organize tahriklere tepki verilmesi sonucu, Kulübümüz Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu tarafından haketmediğimiz (Şampiyonluk yolunda ilerlerken saha kapatma, seyircisiz oynama ve hatta puan silinmesine yol açacak) tehlikeli boyuttaki cezalara maruz bırakılabilecektir.
Daha önce çeşitli müsabakalarda çirkin ve kötü tezahüratta bulunulması ve sahaya yabancı madde atıldığı iddiası ile Disiplin Kurulu’na sevk edilen ve büyük para cezasına çarptırılan Kulübümüz son olarak da; Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından 13.03.2007 tarihinde; Beşiktaş-Galatarasaray müsabakasında taraftarlarımızın çirkin ve kötü tezahüratta bulunması nedeniyle -F.D.T’nin 31/4 maddesine göre aynı sezon içerisinde çirkin ve kötü tezahürat fiilini üçüncü kez tekrar ettiğinden bir resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama cezası ve aynı maddenin 2. bendinde yer alan para cezasının alt sınırı olan 30.000 YTL ile -cezalandırılmıştır.
Şampiyonluk yolunda iddiali bir şekilde, engel tanımadan yürüyen takımımızın her zaman olduğu gibi büyük taraftarının sağduyulu ve coşkulu desteğine fevkalade ihtiyacı vardır. Bundan böyle final olarak kabul ettiğimiz her maçımızda artan bir şekilde tüm taraftarımızla bu destek ve coşkuyu sürdürmemiz kaçınılmaz bir gerçektir.
Bu itibarla rakiplerden gelebilecek organize tahriklere kapılmayıp, sadece kendi takımımızı güzel tezahüratlarla destekleyen davranış ve tutum içinde bulunmamız gerektiğini asla gözardı etmemeliyiz.
Bu konuda tüm Beşiktaşlılar’ın bize yakışan bir şekilde desteğini vereceğine inancımız sonsuzdur.
Kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız,
BEŞİKTAŞ JK
Birkan Bürüngüz
15-03-2007, 21:37
sayın başkan ve yönetim kurulu cezayı taraftarlar verdi sanıyor herhalde klübe. taraftarla uğraşmak yerine gidin hakkımızı arıyın, oturduğunuz koltuğun bir kere hakkını verinde bizde sizi ayakta alkışlayalım.
Burak Sığırcı
15-03-2007, 21:55
takım kupa kazandığında en ön safta poz vermesini bilenler,soyunma odalarında sanki kendileri ter akıtmışçasına sevinenler,en lüzumsuz mevzulara dalanlar neredesiniz?!!
Vedat Benakay
20-03-2007, 14:46
uzerimize oynanan her turlu oyunlara karsi,ve bu olaylari seyretmekle yetinen baskan ve adamlarina karsi,OLUMUNE BESIKTAS OLUMUNE CARSI.
Omer Kalaycıoglu
21-03-2007, 09:38
evt vedat abim sana katılıyorum biz bize yeteriz arkadaşlar HAYATTA BEŞİKTAŞ rahat uyu hacı baba
Isık Gucu
22-03-2007, 20:31
Beşiktaşlı ,Beşiktaşa zarar vermeye başladığı an çekip gitmesini bilir.Biz Beşiktaşlıyız;etiğimiz,duruşumuz var.Diğerleri bize saygı duyar.Zat-ı muhterem ve arkadaşları mirasa sahip çıkmak bir yana hızla tüketiyoruz...
Burak Sığırcı
27-03-2007, 18:04
Başkanımız Telegol’de
27.03.2007 15:20
Başkanımız Sayın Yıldırım Demirören, bu akşam saat 23.45’de, Star TV’de Telegol Özel programına katılacak.
Başkanımız Sayın Yıldırım Demirören, Telegol Özel’de Sayın Serhat Ulueren’in sorularını yanıtlayacak.
kaynak:www.bjk.com.tr
tövbe estağfurullah...
fıtığım tekrarlayacak bu gidişle.doktor ağır kaldırma demişti ama bunları kaldıra kaldıra sakat kalacağız...
Gürhan Oğuz
27-03-2007, 18:49
sayın başkan yanına Affanınıda
sen serhatla baş edemezsin o senin yerine susmasınıda bilir kaçmasınıda
Muhittin Saban
28-03-2007, 02:15
Sanırım çoğumuz bu gece Başkan Yıldırım Demirören'i TV'de ki canlı yayında seyrettik. Kendisini çokca eleştirmem ile birlikte Başkan'ın Beşiktaş sevgisi ile dolu olduğuna ve iyi niyetine inandığımı belirtmeliyim. Ben fazla yorum yapmayacağım sadece şunu söylemek istiyorum; İyi niyetin bazen her şeyi doğru yaptırdığını düşünenlerden değilim .
Yaşım itibarı ile Türkiye'de bu güne kadar gördüğüm kulüp başkanları içinde bir tek Seba'nın ticari bir düşünce içinde olmadığına tanık oldum. Yani ticaret ve para ile uğraşan kim varsa mutlaka o düşünce yapısını yönettiği kulübe yansıttığını gördüm. Bunlara aktif futbolculuk yaşamları sırasında ticaret ile uğraşan futbolcuları da ekleyebiliriz. Yani oynadıkları takımlara hissettikleri aidiyet duygusu ile değil ticari düşüncelerle transfer oldukları yadsınamaz.
Başkan'a gelince ne yalan söyleyeyim o koltukta oturacak ve Beşiktaş'ı temsil edecek bir kişinin duruşunu beğenmedim. Kesinlikle kişisel beğenmemezlik değil benim söylemek istediğim. Hakikaten büyük camiaları ve kurumları temsil eden insanların bir iktidar duruşu olması lazım.
Gönlüm o koltukta Hasan Arat gibi Beşiktaş'lılığı ve Beşiktaş'ıen iyi şekilde, olması gerektiği gibi temsil edecek bir şahsiyetin olmasını dilerdi. Onun ne kadar ticari düşünceler içinde olacağını bilemem ama bu tip düşünenler içinde olanlar arasında yine de en çok layık olanı diye düşünüyorum ve inanıyorum ki Hasan Arat şu an Beşiktaş başkanlık koltuğunda otursaydı yakındığımız çoğu konu gündeme bile taşınmayacaktı.(İllaki bir gün oturmasını isterim o koltuğa)
Ha bu arada Başkandan bu gece bazı eleştirdiği insan ve kurumlar için en çok sarfettiği ifadesi ise şu oldu;
"Artı katması, katmaları lazım"
Pardon başkan ya sen hangi özellilği taşıyansın, "katanmısın, eksiltenmisin?" anlayamadım da.
.
Safa Şenyıldız
28-03-2007, 02:43
Genel olarak bahsetseniz neler konuşulduğundan da biz de öğrensek keşke.
Cem Ozel
28-03-2007, 02:57
serhat ulueren soytarısına fazla katlanamadım. yarım bıraktım izlemeyi. yatacak yeri yok onun.
Serenat Tutaklı
28-03-2007, 03:12
Yıldırım Demirören'in açıklamaları
*İbrahim Akın Beşiktaş’ın en değerli oyunculardan biri ancak henüz istediğimiz duruma gelmedi. 22 yaşında. İstikbali çok açık bir oyuncu. Fakat şunu belirtmeliyim ki son maçımıza çıkacak olsak dahi takım içinde disiplini bozacak bir olaya izin vermeyiz. İbrahim Akın ile ilgili olarak Futbol Şubesi’nden Sorumlu Yöneticimiz Sayın Celal Kolot, hocamız ile görüştü. Aldıkları kararı bana bildirdiler ve ben de İbrahim’in kadro dışı bırakılmasına onay verdim. Kendisi PAF Takımımız ile çalışmalarını sürdürecek. Bizim mukaveleli futbolcumuzdur. İstenen düzeye geldiğinde durumuna tekrar bakacağız. Biz futbolcumuzu bırakmış değiliz; yeter ki yanlış yaptığı zamanı bilsin, çalışsın ve takıma tekrar girsin. İbrahim Akın gibi bir oyuncu iyi çalıştığı zaman Türkiye’de ve Avrupa’da rahatlıkla oynar. Akın’ı göndermemiz söz konusu değil.
*PFDK’nın Bursaspor-Fenerbahçe maçında yaşananlar sonrasında ceza vermemesini komik karşılıyorum. Ayrımcılık burada başlıyor. Bir gözlemci yaşananları görmedim diye rapor ediyorsa kör olması lazım. Bu tavırda art niyet arıyorum; tartışmaya gerek yok. Biz Beşiktaş olarak 52 saniyelik kötü tezahürattan ceza aldık. Ben tabii ki bu kötü tezhüratı da tasvip etmiyorum; biz kurallar gereği cezayı hak etmiştik. Ancak aynı şekilde ceza hak edenler ceza almıyor. Ben kulüp ismi söylemiyorum; önemli olan PFDK’nın tavrı. Bu durumun cevabını vermesi gereken Disiplin Kurulu’dur. Spor basınının bu hesabı Disiplin Kurulu’na sorması lazım. Önemli olan cezayı hak eden davranışları adaletli şekilde görmek. Ben “Engellere rağmen şampiyon olacağız” derken, bunları kastediyordum. Beşiktaş’ın önü bu şekilde kesilmek isteniyor. Cezalık bir durum söz konusuyken, bu ceza verilmiyorsa merak ediyorum bu cesareti kimden alıyorsunuz? Diğer kulüplerin de bunu sorgulaması lazım. Adalet gerektiği şekilde uygulanmalı.
*Sayın Haluk Ulusoy ile akrabalığımızdan dolayı konuşulanlar çok anlamsız. Kendisinin döneminde Beşiktaş sadece 1 kere şampiyon oldu. Ayrıca bu dönemde Beşiktaş’ın aldığı cezalarla diğer kulüplerin cezalarını karşılaştırın. Akrabalığımızdan dolayı Beşiktaş’a artı değer sağlandığı şelindeki laflar artık bırakılsın.
*Kendisi ile çok fazla özel görüşmemiz olmamasına karşın ben Beşiktaş Başkanı olarak Sayın Haluk Ulusoy’a Beşiktaş’ın hakkı için gerektiği zaman serzenişte bulunurum. Son olarak tebliğ edilen maç günleri değişti; biz Fenerbahçe ile aynı gün oynamak istiyoruz. Değişikliğin nedenini öğrenmek istiyorum. Yayıncı kuruluş istedi diye bu olmaz; yayıncı kuruluş Türk futbolunu yönetmiyor ki… Bu değişikliklere itiraz edeceğiz.
*Şampiyonluğa inandık; “Bugünün tarihini yazın; şampiyon olacağız” derken, takımıma, camiama olan inancımı dile getirdim. Sayın Ali Koç da bunun üzerine bir açıklama yapmış. Şunu söylemeliyim ki Sayın Koç bu konuda bir eleştiri getirecekse önce Sayın Aziz Yıldırım’ın geçmişteki sözlerine bakmalı; 2003-2004 sezonunda henüz 2. yarı başlamadan ve Beşiktaş 8 puan öndeyken Sayın Yıldırım “Kalan maçlarımızın tamamını kazanıp şampiyon olacağız” demişti. O zaman kendisi takımına güvendiği için bunları söylemişti. Ben de kendi takımıma güvendiğim için bu şekilde konuştum. Altında başka şeyler aramak anlamsız. Şu anda şampiyonluğa olan inanç belki 100. yılımızdakinden bile fazla; benim camiada gördüğüm bu. Bazı kalemşörler benim laflarımı çeviriyorsa bunu onlara sorun… Elbette sadece bir takım şampiyon olacak ve şu anda 3 takım da iddialı. Ancak ben inancımızı dile getiriyorum.
*Sayın Tigana’yı göndermeyi hiç düşünmedim. Kendisi ile 1 yıllık anlaşmamız daha var. Geçtiğimiz yıl Türkiye’deki 3 kupadan 2’sini kazandık; bunlar görülmüyor. Jean Tigana’nın gençlere önem vermesi benim için çok önemli bir kriter. Geleceğin Beşiktaş’ını birlikte kurduk; kendisi Serdar gibi Burak gibi oyuncularımızı izledi ve alınmaları için ısrarcı oldu.
Biz bu sene genç ama kaliteli takımımız ile başarıyı kovalayacağımızı, gelecek yıldan itibaren ise kupalara ambargo koyacağımızı söyledik. Hocamız ile birlikte hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyoruz. Düşünün geçen yıl Takımımız’ın yaş ortalaması 28 iken bu sene 23. Sayın Jean Tigana ile önemli temelleri attık.
*Del Bosque konusuna gelince; bu konu yargıda olduğu için çok fazla birşey söylemek istemiyorum. Kendisini getirdiğimizde CNN International’a birinci haber olduk. Büyük bir adımdı. Kendisini göndermenin bir hata olduğunu her zaman söyledim. Şimdi ise durum farklı; konuyu bilmeden medyada bir kısım Del Bosque’nin avukatlığını yaptı. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız.
*Cordoba, Tümer ve Sergen’in gönderilmesi tamamen teknik ve idari kararlardı. Tigana Cordoba ile yaşından ötürü çalışmak istemediğini bize bildirirken Tümer ve Sergen ile ilgili de konuştuk. Ancak Tümer Beşiktaş kaptanına yakışmayacak şekilde davrandı.
*Geçen yılki Galatasaray maçı konuşuluyor; bunu kesinlikle kabul edemem. Biz o maçta belki en iyi futbollarımızdan birini oynadık ama top bu; son saniyede golü yedik.
*Cem Papila’yı hayatım boyunca affetmem. Hem Beşiktaş hem de Trabzon ile ilgili yaptıkları akışı değiştirecek, dengeyi bozacak hareketlerdi.
*Ricardinho Türkiye’ye gelmiş en iyi yabancılardan. Hoca alışma dönemini bekledi. Bobo gibi bir oyuncu kazandırdık, yerden yere vurdular. Şimdi Türkiye’nin en iyilerinden. Hem Bobo hem Ricardinho uyum dönemi sonrasında nasıl olduklarını gösterdiler. Ama hep negatif bakılıyor; kimse ne katarız demiyor. Delgado eleştiriliyor; henüz 24 yaşında. Delgado bizim 1 yıllık futbolcumuz değil ki. Göreceksiniz Beşiktaş Delgado’dan çok faydalanacak. Biz geleceğin takımını yarattık. Ben seçim döneminde spekülasyon yaratacak bomba transferler yapmadım; Beşiktaş’ın sağlam temelleri için gelecek vaad eden bir ekip oluşturduk. Bunun meyvalarını toplayacağız.
*Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray Türk toplumunun yüzde 90’ını temsil ediyor. Bizlere büyük sorumluluk düşüyor. Bizler olumlu mesajlar vermek zorundayız. Yukarda gerilim olursa taraftarlar arasında bunu önlemek mümkün değil. Bizleri bir araya getiren samimi mesajlar verelim. Tabii ki sahada rekabetimiz daim ama o futbolcuların işi. Topluma olumlu mesajlar verelim. Şimdi Fenerbahçe İnönü’ye gelecek. Bizim misafirimizdir en iyi şekilde ağırlarız. Biz her misafirimizi en iyi şekilde ağırladık.
*Türkiye’de önü açık tek kulüp Beşiktaş’dır. Mali tablolar farklı aksettiriliyor ve suç işleniyor. Kesinlikle korkulacak, abartılacak bir borcumuz yok. Fulya projesinden dolayı sabit geliri olan Beşiktaş’ın çözülemeyecek bir maddi sorunu asla yoktur. Futbolcularımıza para ödenmediği, bu yüzden sorunlar yaşandığı şeklindeki haberlerde tümüyle yanlış. Ödemelerde 45 gün geriden geliyoruz ki bu da Türkiye geneline baktığınızda çok normal bir durum.
*Yeni sezonda bir revizyon söz konusu değil. Zaten geleceğin takımını kurduk. Eksik yerlerimize takviye yapacağız. Taraftarımız bu yolda yürürken yanımızda olmalı. Biz her konuda hakkımızı korumak için mücadele ederiz. Taraftarımız o herkesin kıskandığı duruşunu sergilerken kötü tezahürattan kaçınarak, takımımıza destek versin.
*Celal Kolot ile ilgili ortaya atılanlar çok yanlış. Onu tanımayanlar yanlış değerlendirmeler yapıyor. Kendisi futbolu çok iyi bilen, Beşiktaş’ı tanıyan ve özverili çalışmaları ile bize katkısı olan bir arkadaşımızdır. Eleştiride bulunanlar keşke Sayın Kolot kadar Beşiktaş’a katkıda bulunsa.
*Ben demokratik bir başkanım. Benim yönetimimde herkes fikrini söyler ve ortak karara varırız. Ancak bu fikir teattileri tartışma olarak basında yer alıyor. Bunlar hep negatif yaklaşımlar.
*Amatör branşlarda 30 yıldır elde edilemeyen başarılara ulaştık. Kim demiş başarısızız diye? Basketbola, hentbola, bedensel engellilere, atletizme, masa tenisine ve diğer amatörlerimize bir bakın…
*Kapalıda maç seyrettim ve oralardan buraya geldim. Herkese aynı mesafede duruyorum.
*Divan Kurulu seçimleri ile ilgili spekülasyonlar çok yanlış. Herkesin atladığı birşey var ki Sayın Karadeniz bizim 39 yıllık aile dostumuz… Onursal Başkanımız Sayın Süleyman Seba’nın seçime gelmesi konuşuluyor; tabii ki gelecek ve oyunu kullanacak. Bu çok normal değil mi? Orada bulunmalarından şeref duyarız, Beşiktaş’a katkıdır.
*BJK İnönü Stadı ile ilgili bir projemiz var; 40 bin kişilik bir düzen düşünüyoruz. Henüz proje aşamasında. Ya kademe kademe yapılacak ya da 1,5 sene başka yerde oynayacağız. Henüz netleşen bir durum yok. Kademe kademe yaparsak 3 yılda bitecek…
*Türk Dil Kurumu lisanslı ürünlerimizi taraftarlarımıza ulaştıran mağazalarımızın adını “Kartal Yuvası” olarak değiştirdiğimiz için bizi ödüle layık buldu. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu ödülü önümüzdeki hafta BJK İnönü Stadımız’daki mağazamızın tabelasını değiştireceğimiz törende verecekler.
*Minik yıldızımız Muhammed ile ilgili basında çıkan rakamlar yanlış. Kulübümüz’e gelen bir teklif yok. Ben bu oyuncumuzun medyada fazla yer almasına karşıyım. Henüz olgunlaşmamış bir yetenek.
bjk.com.tr
Yorum yapacak halim yok,ağızda ekşi bir tat yine!Olmuyor,olmuyor...
Gürhan Oğuz
28-03-2007, 08:42
0+0=0
varmı böyle bir işlem
Ersan Üngüder
28-03-2007, 09:19
şampiyonluğa inandığınızı söylediniz..taraftarınız da inanıyormu sizce..yer yer boşluklar görüyorum da stadınızda o bakımdan soruyorum...
serhat'ın nasıl bir programcı olduğunu gösteren bir soru...saçma sapan:mad:
Rasim Bektaş
28-03-2007, 10:00
Serhat;"dağları un eder Ferhadın gürzü!" müdür? Otorite midir? Kapasite teknesi midir? ülke spor kriteri midir?
"Barabar Barabar Barabar
Ölek Ölek Ölek Barabar
Gelin Dedi Bu Yoncalık Gayrı Çamırlık
Bir Ahd Eyledim Ki Gardaş Of Of O Da Ömürlük
Ali'mi Salmıyı Zalım Ayrılık
Mektup Yazak Şu Yollarda Barabar" A.Kızıltuğ
Muhittin Saban
28-03-2007, 15:56
Canlı yayından eksik kalan bir konuşma;
Serhat Ulueren soruyor;
"Sayın başkan Amerika'dan telefon ederek D Spordaki "Bülent Yüksel ile İmza" programında konuk olan yönetici Levent Erdoğan'ın konuşmasından bir bölümünü sansürlediğiniz söyleniyor"
Yıldırım Demirören ise aynen şöyle cevaplıyor;
"Önce zaman kazanma gülücüğü sonra " Yok canım olur mu öyle şey, ben sansürcü başkan değilim, hatta o bölümün silinmesine de üzüldüm! Ben sadece o program yayından kaldırılsın diye telefon ettim!(Bir tane ünlem yetmez)!!!!"
Kör ile yatan şaşı kalkar, dal sarkar, kartal kalkar, kartal kalkar, dal "kırılır!"
Ne diyeyim ben şimdi?
.
Serdo Yeşil
28-03-2007, 16:33
Levent erdoğan öyle akıllı adamki oglunun demirören şirketler grubunun başına getirip iflasa gidecegine oglum sen gel beşiktaşa benim ismimle başkan ol
hiç olmazsa bir kurum nasıl hangi hatalarla batırılır tecrübe edersin aynısını bizim şirketimizde yapmazsın çok iyi bir staj yeri seçmiş ogluna
Muhittin Saban
28-03-2007, 18:06
Levent erdoğan öyle akıllı adamki oglunun demirören şirketler grubunun başına getirip iflasa gidecegine oglum sen gel beşiktaşa benim ismimle başkan ol
hiç olmazsa bir kurum nasıl hangi hatalarla batırılır tecrübe edersin aynısını bizim şirketimizde yapmazsın çok iyi bir staj yeri seçmiş ogluna
Sevgili Serdo yanlış anlama ama ifadelerinde bir yanlışlık olmalı. Şöyle ki Sanırım klavyeden kaynaklanan ve benim yukarıda ki mesajımdan farkında olmadan aklında kalarak başkan Demirören'in babası Erdoğan Demirören'i anlatırken yönetici Leven Erdoğan'ın adını yazmışsın.
Kısaca Erdoğan'lar karışmış.
Bir bak istersen belki ben yanlış anlamış olabilirim.
.
Murat Ödemiş
29-03-2007, 15:39
ben birgün antalyada sıcaktan bunalmış bir haldeyken gölgelik bir yere çöktüm ve karşımda bir gazete parçasıyla karşı karşıya geldim.irkildim serinledim tarifi imkansız bir sevinç yaşadım.gazetede ibrahim altınsay vardı ve beşiktaşla alakalı bişiler sölüyordu..bişiler deyip geçemezdim çünkü yılladır futbol denen oyuna bir hayranlığım vardı izlerken çok zevk alırdım..turkıye ligleri çok umrumda olmazdı...o gazetede okuduklarım beni türkiye liglerine çevirdi ve ben beşiktaş taraftarıyla çarşıyla tanıştım..tanısırken yanı o nette arşivlerde tanışma sürecini yaşarken..devamlı dua ediyordum ( kime ettiğimide bilmiyordum) hadii ya hadii be bu ülkede de futbol sadece futbol değildir diyen insanlar olsun...dualarım kabul oldu ve halkın takımı ile tanıştım..evet arkadaşlar topluluk toplumdan küçüktür.yaşadığın toplumun bir parçasısın ama itirazların varsa bu topluma ..bir topluluğun parçası olman lazım sesini daha gür pratiğini daha sağlam yapmak için..futbol sadece futbol değildir diyoruz ..insan kendini hayvandan ayırmak için üretir düşünür ve en önemlisi oyun oynar yakan top oynar beştaş oynar körebe oynar ve futbol oynar biz insani bir faliyetimiz olarak futbolu daha çok sevdik severkende topluluk olduk.futbolumuzu daha iyi nasıl oynarız daha iyi nasıl izleriz diye toplaştık bir kültür yarattık..nedir bu kültürümüzün temel taşları ..öncelikle paraya karşı emeği savunmak,zümrelerin iktidarına karşı halkı savunmak,azınlığın çıkarlarına karşı TOPLUMun çıkarını savunmak...bizim kültürümüz budur yaşam şeklimizdir bu bizim..onun için futbolumuz yani bizim için en insani oyunumuzun ..onların çıkarları için kullanılmasına izin vermemek...bu ülkede bu taraftar topluluğu bu beşiktaşlılar sadece futbol izleyicisi değillerdir..topluluk olarak TOPLUMun cıkarlarına karşı her şeye mudahale eden edecek olan insanlardır....bu takımın bu vasıflarda taraftarı vardır arkadaşlar ve ben diyorumki iktidar ve o mutlu azınlık bunun farkındalar....sinan enginler sergenler yıldırımlar ..bizim muhalıf kimliğimize ve kültürümüze yapılan bilinçli mudahalelerdir ..bu kültürü bu kimliği yok edebilirlermi ? bu mümkündür....çünkü kültürler ve kimlikler canlıdır yaşatılmak isterler...yaşatabilirmiyiz? bilmiyorum .. tek bildiğim şey beşiktaş değildir bu anlamda son barikatın adı... bence son barikatın adı halkıntakımı.com dur ..saygılar
Demir Han
10-04-2007, 08:47
Geçen sene GS ile olan yakınlığını açıkça dile getirirken kendisini bir başkan olarak ne kadar da küçük düşürüyor Beşiktaş'ımı da zor durumlara itiyordu.
Şimdi yine konuşuyor...Ne olur biri Başkan'a olgun biri olmayı önce Beşiktaş'lı olmayı hatırlatsın.
Konuşmasa hepimiz için hayırlısı olacak...
Emre Yildirim
17-04-2007, 12:11
"Biz hiçbir zaman teşvik primi vermedik"
Başkanımız, ilginç açıklamalar yapan Levent Erdoğan'ı dikkatli olması konusunda uyardı..
http://i.karakartal.com/images/haber/2005/Demiroren004_1704.jpg
Şampiyonluk yolunda kenetlenmemiz gereken bir dönemde yöneticilerin yaptıkları açıklamalar gündeme bomba gibi düştü. Önceki gün bir televizyon programına katılan Asbaşkan Levent Erdoğan, "Zirve yarışı iyice kızıştı. Şikeye karşıyım ancak teşvik primini etik karşılıyorum. Teşvik primi bir ateşlemedir. Bu sözleri Beşiktaş yöneticisi olarak söylemiyorum. Sakaryaspor bize karşı nasıl oynadıysa, Manisaspor da Fenerbahçe'ye karşı öyle oynadı" diyerek dikkatleri üzerinde topladı. Erdoğan'ın sözlerinden 15 dakika sonra programın konuğu ABD'deki Başkan Yıldırım Demirören'di...
‘Bize zarar vereceksin’
Siyah-Beyazlı kulübün patronu, "Hiçbir dönemde teşvik primi vermedik. Bu yüzden şampiyonluklar kaçırdık. Yıllardan bu yana kulübümüz şerefiyle mücadele etmiştir" dedi. Olayın ardından Levent Erdoğan'ı arayan Başkan Demirören, "Etkin bir yönetici olarak, bu tip açıklamalar yapman doğru değil. Yaptıkların saçmalık. Masumca söylenmiş sözler, çok farklı yollara çekilip bize büyük zarar verebilir. Bundan böyle hiçbir yönetici, kendi takımı dışında açıklama yapmayacak" diyerek tartışmaya noktasını koydu. Erdoğan'ın Başkan'a cevap vermediği bildirildi.
‘Vestel beni yıktı’
Fenerbahçe'nin, Manisaspor karşısında yaşadığı puan kaybını değerlendiren Demirören, "Sakarya'da 2 puan bıraktığımız için üzüldüm. Ancak Fenerbahçe-Vestel Manisaspor mücadelesinin berabere bitmesi, üzüntümü ikiye katladı. Eğer Sakaryaspor’u yenseydik, ligde her şey çok farklı olacaktı. Ayağımıza gelen son fırsatı değerlendirmeli ve kalan maçlarımızı kazanıp, şampiyon olmalıyız. Artık kritik haftalara girdik. Tüm takımlar, teknik direktör ve taraftarlar daha dikkatli olmalıdır. Herkes üzerine düşeni yapıp, federasyonla ilgili akıllarda şüphe yaratacak olaya meydan verilmemelidir" dedi.
Kaynak: Fanatik
Gürhan Oğuz
17-04-2007, 12:23
:rolleyes: :p :D
nedemeli
aşağısı sakal yukarısı bıyık
Özer Özçetin
17-04-2007, 13:37
Halbuki Levent Abi camiada ağırlığı olan herkesçe sevilen danışılan bir isimdir,nasıl böyle bir gaflete düştü şaşırıyorum.
Muhittin Saban
15-05-2007, 22:54
Dünyanın En Tuhaf Mahluku
Akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim, serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim, midye gibi kapalı, rahat ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun kardeşim.
Bir değil, beş değil, milyonlarca maalesef.
Koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin ve adeta mağrur koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani hani şu derya içinde olup, deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek
ve hala şarabımızı vermek için
üzüm gibi eziliyorsak,kabahat senin
demeğe de dilim varmıyor ama,
kabahatin çoğu senin canım kardeşim.
Nazım Hikmet
"Yorumsuz" demeyeceğim anasını satayım, bal gibi de yorumun ağababası saklı Nazım hocanın kaleminde..!
.
Emirhan Oğuz
17-05-2007, 12:52
Kendinize bu kadar yüklenmeyin millet....
Bu şiirin muhtevası da ayrıntılı irdelemeye konu olmuş, ağır eleştirilerin nesnesi haline gelmiştir.
Modern toplumlarda bir siyaset öznesi olarak "vatandaş"ın konumu, konuşlandırılışı ile ilgili bir konudur ve tabii ki bu ortamda didiklenecek mevzu değil...
Daha fazla irdeleyecek, daha fazla karşı-söylev ve geliştirmeye çalışacak, daha fazla karşı-biçim kurgulamaya çabalayacağız.
Sonrası "vatandaş"ın bunların "farkında olması" için girişilecek Sisifos uğraşıdır, umutlar ve gerçeklik arasındaki savaşım ve verim dengesinin, bizlerin dirayetinin sınanacağı bir uzun yürüyüş...
Vatandaşa bu kadar yüklenmeyelim...
Cem Çobanlı ve salsacılara not:
Sisifos, uzun yürüyüşün yazgısı için şimdiden "Si, si, fos!" yargısında bulunmak değildir amigos :)
Mustafa Ozyurt
17-05-2007, 16:15
Başkan al yanına da sinan enginle celal kolotu defol git.
Burak Sığırcı
17-05-2007, 16:56
başkan, babanı da al git!
Mustafa Ozyurt
17-05-2007, 21:37
TEK GÜVENCE TARAFTAR
Öyle anlaşılıyor ki, Beşiktaş kulübünün yönetimi bitmiştir. Menajerliğe Sinan Engin'i, teknik direktörlüğe Samet Aybaba'yı getirmek isteyen bir oluşum kulüp yönetimini parmağında oynatmakta mıdır, bilmiyorum. Ama Tigana'nın açıklamalarının ardından ciddi kuşku içindeyim.
Beşiktaş, parayı bastıranın yüz yıllık çınara salıncak bağlayacağı bir eğlencelik değildir.
Artık bu kulübün yegane dayanağı, perde arkasından komplo tezgahlayanlarla perde önünden onların tetikçiliğini yapanlara dur diyecek taraftarıdır. Beşiktaş'ın başka bir güvencesi kalmamıştır.
Şu her daim sözünü ettiğimiz 'Beşiktaşlı duruşundan' geriye bir şey kalıp kalmadığını önümüzdeki günlerde göreceğiz!
Adnan Bostancıoğlu böyle yazmış NTVspor'da.
Ertan Eylem
17-05-2007, 21:47
TEK GÜVENCE TARAFTAR
Öyle anlaşılıyor ki, Beşiktaş kulübünün yönetimi bitmiştir. Menajerliğe Sinan Engin'i, teknik direktörlüğe Samet Aybaba'yı getirmek isteyen bir oluşum kulüp yönetimini parmağında oynatmakta mıdır, bilmiyorum. Ama Tigana'nın açıklamalarının ardından ciddi kuşku içindeyim.
Beşiktaş, parayı bastıranın yüz yıllık çınara salıncak bağlayacağı bir eğlencelik değildir.
Artık bu kulübün yegane dayanağı, perde arkasından komplo tezgahlayanlarla perde önünden onların tetikçiliğini yapanlara dur diyecek taraftarıdır. Beşiktaş'ın başka bir güvencesi kalmamıştır.
Şu her daim sözünü ettiğimiz 'Beşiktaşlı duruşundan' geriye bir şey kalıp kalmadığını önümüzdeki günlerde göreceğiz!
Adnan Bostancıoğlu böyle yazmış NTVspor'da.
Evet Ben de daha önce dile getirdim temel amaç sinan engin i menejer samet aybaba yı teknik direktör yapmak,Beşiktaş ı tarihsel köklerinden tamamen koparıp endüstriyel futbolun kirli aktörlerinden biri haline getirmek.Ve kaçınılmaz son.
Ç@RŞI Görev Sen i bekliyor!!!
Erkan Özberk
17-05-2007, 21:49
Endüstriye futbolu bırakın mafya ve milliyetçi ilişkiler içinde bu bahsettiğimiz insanlar. İşte Beşiktaş'a ters olan budur. Bunun önlenmesi lazım. Yoksa gitti gider
Hakan Kirezci
17-05-2007, 21:53
"Yoksa gitti gider"
Yardımcı, zihnimde turlayıp duran ama dillendirmeye kendimi dahi ikna edemediğim deyişi güneşe çıkardın.
Mustafa Ozyurt
17-05-2007, 21:53
Endüstriye futbolu bırakın mafya ve milliyetçi ilişkiler içinde bu bahsettiğimiz insanlar. İşte Beşiktaş'a ters olan budur. Bunun önlenmesi lazım. Yoksa gitti gider
Gitti gider değil GİTMEK ÜZERE.
Ligde son maç artık İnönü'de.
Bu maçta birşey olmazsa İSTEDİĞİ HERŞEYİ YAPACAK BU YÖNETİM.
Yavaş yavaş diğerlerine benzetiyorlar Beşiktaş'ı.
Yavaş yavaş kanımızı emiyorlar.
Alaattin Çam
17-05-2007, 22:23
Çok geçmez yöneten kolot-sinan ilişkisini yalanlarlar. Resmi site açıklama ve beyan verme boyalı alanı oldu! Üç saniye koridoru ihlal içinde, savunma sürekli faul yapıyor. Adam adama savunma başarısız olurken çizgi ihlalinden 7 metre ve 2 dakika cezası alır olduk. Süre işliyor dostlar maç servis atma süresini geçirdik ve hakem sayıyı ve servisi karşı tarafa verdi ve servisten dönen top blok auta gitti maçı kaybettik bununla da kalmadık küme düştük. Kural ihlalleri, hatalı oyuncu değiştirme, çizgi ihlali, savunmanın yaptığı inanılır hatalar sonucu kahır dolu sezon geçirdik!
Muhittin Saban
17-05-2007, 23:34
Beşiktaş'ın konuşulduğu ve yorumcukların paylaşıldığı diğer forumları misafir statüsünde şöyle bir ziyaret edin, şaşırıp kalırsınız!
Sinan Engin'e "İmparator" lakabı ile sırnaşan ve göreve çağıran, Tigana'ya giydiren hatta Sergen'den bile medet uman o kadar büyük bir bilinçsiz(bize göre) taraftar kitlesi var ki. Sanırım Başkan, arkadaşları ve onların görevlendirdiği forum ajanları bu tür mesajların çoğunluğunu gördükçe ve Başkana ilettikçe onlar da buna tamah ederek adımlarını bu ppozisyon doğrultusunda atıyorlar.
Kısaca söylüyorum; Beşiktaş'ın konuşulduğu ve ne hikmetse üye sayısının da binlerle telafuz edildiği forumların çoğunda bu Sinan ve eşdeğerlerini geri çağırma istekleri var!
Peki böyle düşünenler neden öyle düşünüyorlar? Çok kolay; Görevde oldukları zaman Beşiktaş konuşulan her platformda sanki Beşiktaş'ın menfeaatlerine gür sesleri ile sahip çıktıkları arada bir sağa sola sataştıkları görüldüğü için onlar en iyi Beşiktaş hakkı savunucuları oluyor çünkü!
Ama hiç biri 101.Yılda kaçırttırılan şampiyonlukta " kardeşim siz neredeydiniz ve kimin için çalışıyordunuz, olan biteni görmediniz mi? diye sormuyor.
Peki biz ve bizler gibi düşünen küçük de olsa kitleler ne yapmalı ve bu yanlış genel görüşü nasıl mutasyona uğratmalı? Benim bildiğim " Kartal Yuvası" fikri buradan çıkıp dağ gibi büyümüşse ve amacına da ulaşmışsa o zaman yine bir şeyler başarılabilir.
Yoksa her taraf vıcık vıcık sulanmış ve pislik bir bataklığa dönüşmekte. Yeterki o kıvılcımı çakalım ve ateşin büyümesini sağlayalım. Bu bataklık başka türlü kurutulamaz..
Bişey yapmalı...! Ama "Aldırma Kartal Aldırma" hoşgörüsü tadında değil daha tepkili ve kararlı bir "Bişey" olmalı....
.
.
Serenat Tutaklı
17-05-2007, 23:56
Bir şey yapmalı ama en yüksek ses çıkaranından.Ben hazmedemiyorum,sağlıklı da düşünemiyorum.
Sergen'den,Sinan'dan medet olan zihniyet hakkındaki yorumlarımı doğru bir dille yapabileceğimi sanmıyorum şu an için!
Mustafa Ozyurt
18-05-2007, 00:18
Bir şey yapmalı ama en yüksek ses çıkaranından.Ben hazmedemiyorum,sağlıklı da düşünemiyorum.
Sergen'den,Sinan'dan medet olan zihniyet hakkındaki yorumlarımı doğru bir dille yapabileceğimi sanmıyorum şu an için!
Alın dolarlarınızı,
sinan engininizi,
celal kolotunuzu,
ismail erinizi
ve
GİDİN DEMİRÖREN
denmeli diye düşünüyorum.
Bu tepki verilmezse bu saydıklarımın üstüne bir de Samet Aybaba eklenecek hem de sinan enginin resmi menejerliği altında.
Salih Demirci
18-05-2007, 00:34
Merhabalar.
Bir süredir okuyucuyum, bu görüldüğü üzere ilk mesajım.Yazar olarak katılmayı düşünmüyordum ama bugün malumunuz feci halde daraldım, bu saat oldu halen düşünmekteyim.Girdiğim paradokstan çıkış arıyorum.
Öncelikle şunu belirteyim, geçen sene sonu gelişen olaylar neticesinde ağzımdan çıkanlara hakim olamadığım bir anımda değer verdiğim birine verdiğim söz sebebiyle bu sezon mabede hiç uğramayadım.
***
Hep içimde uktedir.
Geçen sezon deplasmandaki fb maçı öncesi İnönü'deki 0-1'lik Rize maçı...
Bilet için gişeye gelmeden ''abi bizde bilet var'' diyen onlarca kişiye rastladım.(Bu şahıslar gişede 18 YTL olan bileti 6 YTL'ye satmak istiyorlardı, miktarı unutmam mümkün değil.)Yaka paça çekiştirmelerine rağmen polis zoruyla bu şahısları yanımdan uzaklaştırdım, sonra gişeye yöneldim ve yeni açık tribüne girdim.Yarım saat kadar oyalandıktan sonra dışarıda bana bilet satmaya çalışan şahısları stadda görünce geçirdiğim şok, ''bu daha başlangıç'' diyerek sırıtıyordu sanki.
Sonra zaten sahadaki oyun facia, yenilen gol facia vs.
Dakikasını hatırlamıyorum.İlk olarak numaralıdan başlayan tepki, açıklara yayıldı.Gözlerim ve kulaklarım hep sola kaydı, kapalıdan gelecek ''gök gürültüsü''nü bekledim.Nafile beklemişim.
Amacım komplo üretmek değil.Amacım kimseye suç atmak, kimseyi töhmet altında bırakmak değil.Bu foruma da kimse tarafından ''seni seçtim pikaçu'' diye gönderilmedim.
Ortada bir problem vardı o gün, gerektiğinde sesini karşı kıyıya duyuran adamlar susuyordu, yani kapalı standardına göre çıt çıkmıyordu.
Nasıl Seba'nın gidişi bir milat ise, nasıl Bilgili'nin gelişi bir çöküş hikayesi başlangıcı ise, nasıl 2004'teki 4 adaylı ''komedi'' seçim yokuş aşağı gaza basmak ise, zarardan dönüş için o gün verilmeyen tepki de bir milattır benim gözümde.
Bakınız, o gün direkt olarak tükürükler saçıp ''yönetim istifa'' diye böğürmenin kesin çözüm olduğu kanısında değilim, yanlış anlaşılmasın.''Bak bu adam bağırmadı o gün, para aldı.'' falan demek gibi bir derdim de yok.Herkesin her eyleminde kendince haklı sebepleri olabilir.Bu belirsizliklerin de elbet bir sebebi var.O kadar çok sorun var ki, bazı değişkenleri sabit tutup asıl sorunu belirlemeye fırsat yok.
Bir gerçek var ki, Beşiktaş bizim.Şu zamanda Beşiktaş'ı taraftardan başka sahiplenen yok.Hatta umursayan da...
Doluyum herkes gibi, klavyenin kotası yok.Daha da fazla uzatmıyorum.Umarım 'bir şey gerek, eylem gerek ama ne gerek'' sorusuna kendimce bir açılım getirip katkıda bulunabilmişimdir.
Saygılar, sevgiler.
İyi geceler.
Mustafa Ozyurt
18-05-2007, 15:38
Demirören'den tarihi çağrı !..
Beşiktaş Kulübü başkanı Yıldırım Demirören Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalar yapıyor. F.Bahçe'yi kutlayarak başlayan Demirören'in açıklamaları
Ligtv.com.tr tarafından derlenen açıklamalar şöyle:
"Kupa zaferinden sonra kamuoyundaki gelişmeleri görerek, Beşiktaş başkanı olarak açıklama yapmam gerektiğine inayorum. Öncelikle Ligde şampiyon olan Fenerbahçe'yi kutluyorum."
"Sayın Tigana ile misyonu dolduğu, zamanı geldiği için karşılıklı konuşarak, yollarımızı ayırdık. Kendisine teşekkür ediyorum. 1.5 senede Beşiktaş'a 3 tane kupa kazandırdı. Tigana genç bir takımı alarak şampiyon yarattı, geleceğin Beşiktaş'ını yarattı. Önümüzdeki seneden itibaren 3-4 transferle gelecğin takımını yaratacağımızı söyledik ve yarattık. Bu senenin en başarılı takımı Beşiktaş'tır. Bir hafta içinde 2 tane kupa finali, bir tane lig finali oynadı ve maalesef stres yüzünden lig şampiyonluğunu kaybetti."
"TÜRK FUTBOLUNU NEREYE GÖTÜRECEĞİMİZİ TARTIŞALIM"
"Kayıtlara sadece şampiyonun adı geçiyor. Türk futbolunu bir yerlere getirmek zorundayız. Ben Fenerbahçe takımını kutluyorum. Ve buradan Beşiktaşlılık duruşuyla sesleniyorum. Biz önce 4 büyük kulüp başkanı olarak bir araya gelelim, sonra diğer kulüpleri de çağıralım ve Türk futbolunu nereye getirebileceğimizi tartışalım"
"4 BÜYÜK KULÜBÜN BAŞKANLARI BİRARAYA GELELİM"
"Yöneticilerin açıklamaları kayıtlarda kalıyor, federasyon cezaları veriyor. 4 büyük kulübün başkanları olarak bir araya gelelim, önce kendimizi düzeltelim, ondan sonra adil olun diye konuşalım."
"LEVENT KIZIL BEŞİKTAŞ BAŞKANINA HAKARET ETMİŞTİR"
"Fenerbahçe Stadı'na gitmemden çok, Bursa'ya gitmemem eleştiriliyor. 103 yıllık Beşiktaş Başkanına yakışır şekilde davrandım, Kadıköy'e gittim ama Bursa'ya gitmedim. Çünkü Bursa'ya taraftar götürülmedi. Sayın Kızıl, Beşiktaş Başkanına hakaret etmiştir. 'Başkan gitme' diyenler, bugün 'Başkan niye gitmedi' diyorsa, herkes kendine baksın. Kulüpler kalıcı, yöneticiler geçicidir. Biz Beşiktaş olarak rakip takımı çiçeklerle karşılamayı seneler sonra yeniden uyguladık. Bu noktada herkese görevler düşüyor. Beaşiktaş taraftarı bu sene fair-play ödülü almaya layık tek taraftardır. Beşiktaşlılık duruşunun ne olduğunu özellikle senenin 2. yarısında çok iyi göstermiştir."
"TEKLİF GÖTÜRDÜĞÜMÜZ HİÇBİR HOCA BEŞİKTAŞ'I REDDETMEDİ"
"Beşiktaş'ın konusu artık Tigana değildir, Beşiktaş'ın konusu artık yeni teknik direktördür. Yarın yurtdışına çıkıyoruz ve sezon biter bitmez yeni hocamızı açıklamak istiyoruz. Şu da bilinsin ki teklif götürdüğgümüz hiçbir hoca Beşiktaş'ı reddetmedi, herkes gelmek istedi. Ama biz uzun vadede Beşiktaş'a faydalı oylacak hocayı arıyoruz."
"Benim hoca konusunda hiçbir ön yargım yok. Hepsiyle görüşüp, yönetim kuruluyla paylaşacağım. Yönetim Kurul'nun alacağı karar benim için de geçerli olacaktır."
"ENGİN VE KOLOT'UN BEŞİKTAŞLILIĞI ORTADA"
"Sayın Sinan Engin'in ve Sayın Celal Kolot'un Beşiktaşlılığı ortada. Sayın Tigana da herkesle iyi geçinmek zorunda değil, sayın Kolot da herkesle anlaşmak zorunda değil. "
Yıldırım Demirören, Jean Tigana'nın Bursa maçı sonrası "Başkan'ın babasına da anlattım ve Beşiktaş içeriden karıştırıldı" sözlerine istinaden yaptığı açıklamada ise, "Tigana ile bundan 2 ay önce yaptığım toplahtı sonucunda eve yemege çağırdım. Evde de evin fertleri vardı normal olarak. Evde yenilen bu yemekte Beşiktaş ve futbol harici konuşacak ne vardı? Lütfen olayları başka yere çekmeyin" cevabını verdi.
"BÜTÜN YÖNETİCİLERİMİZ BURSA'DAYDI"
"Ben isimlere girmiyorum, insanların spor anlayışı farklıdır, dostluklar farklıdır. Ben hariç 16 yöneticimiz de Bursa'daydı."
"LUCESCU LİSTEDE DEĞİL"
"Görüştüğüm hocalar var ama bunların arasında Lucescu yok."
"KOLOT'LA DEVAM!"
Yıldırım Demirören, Celalettin Kolot'un yeni sezonda Futbol Şube Sorumlusu olup olmayacağı ile ilgili bir soruya ise, "Futbolun yönetiminde şu andaki sistem devam edecek" derken, sözlerini "Biri gençleri bulur, geleceğin takımını yaratır. Kimi ise hazırı bulur transferlerle takım yaratır" dedi.
Yerli hoca konusunda açıklama yapan Demirören, "Rıza Hoca başarısız olursa, büyük takımlar için yerli hoca kapısı kapanır demiştim" dedi.
"İŞİMİZİ YAPIYORUZ"
"Biz komplo teorisi üretmiyoruz, işimizi yapıyoruz. Biz hocamızla konuşmuştuk sezon sonu bırakacaktı ama Bursa maçında kötü bir netice aldık ve belil rahatsızlıkları vardı. Biz de el sıkışarak çok iyi bir şekilde ayrıldık."
"BEŞİKTAŞ'I, TÜRKİYE'Yİ BİLEN, GENÇLERE ÖNEM VEREN BİR HOCA ARIYORUZ"
"Beşiktaş olarak Beşiktaş'ı başarıya taşıyacak birini arıyoruz. Onun için ilk başta kişiliğini bildiğimiz, Beşiktaş'ı bilen, Türkiye'yi bilen, Türkiye'de daha önce takım çalıştıran, gençlere önem veren birini arıyoruz."
"HİÇBİR YÖNETİCİ BANA MEKTUP YAZMAZ"
"Hiçbir Beşiktaş yöneticisi Beşiktaş başkanına mektup yazmaz. Ya yönetem kurulu toplantısında söyler ya da özel görüşmede söyler, sonra bu da yönetim kurulunda tartışılır."
Eğer bu yönetime haftasonu tepki gösterilmezse üzülerek söylüyorum ki Beşiktaş tribünleri tartışılır hale gelecek hem de medya tarafından değil yine Beşiktaşlılar tarafından
Serenat Tutaklı
18-05-2007, 21:28
"Sayın Sinan Engin'in ve Sayın Celal Kolot'un Beşiktaşlılığı ortada. Sayın Tigana da herkesle iyi geçinmek zorunda değil, sayın Kolot da herkesle anlaşmak zorunda değil. "
Bu kadar aciz bir söylem olamaz.Demirören bunu diyerek," evet Sinan karışır bizim işlere" yi kabul ediyor.
Yeter artık Yıldırım Demirören
Tigana gidiyor senin yüzünden!
Uğraş Polat Şahin
18-05-2007, 21:29
Kupa zaferinden sonra kamuoyundaki gelişmeleri görerek açıklama yapmadan önce daha ne yapılması gereken açıklamalar vardı.Başkan baktı kendisine de yüklenme var hemen açıklama.Göreve geldiklerinden beri Beşiktaş'a yapılan onca haksızlığa ses çıkartamayanlar,ne zaman kendilerine laf gelse konuşmaya başlıyorlar.
Birde 'Engin ve Kolot'un Beşiktaşlılığı ortada' demiş başkan..
Beşiktaş adını kullanarak,104 yıllık maziye mafya pisliğini bulaştıran birinin hangi Beşiktaşlılığı ortada?Şampiyon olunca herkezin önüne geçen,gördüğü heryerde beyanat verip başarıyı tek başına sahiplenen,başarızlıkta da tam tersi teknik direktörü,onu bunu şuçlayıp kendisini arka plana atan birinin hangi Beşiktaşlılığı?Başkan kimsenin bilmediği birşeyler biliyor olsa gerek..
Kolot'un neyi ortada?..say say bitmez ortalık oldu zaten.
En komiği de Başkan "Levent Kızıl Beşiktaş Başkanına Hakaret Etmiştir" diye sitem ediyor.Bu savunduğu Beşiktaşlılığı ortada olanlarda levent kızıl'ın kankisi oluyor.
Başını kuma saklayanlardan tiksiniyorum!
Eren Cemaloğlu
18-05-2007, 21:32
evet sayın(!)sinan engin ve sayın(!)celal kolotun beşiktaşlılığı ortada!!!lanet olsun bırakın gidin artık.hiç mi gurur,onur yok bunlarda.offf kimlerin eline bakıyoz yaa...
Şenel Kızıldaş
18-05-2007, 21:43
şimdi bu sinan ve kolot beşiktaş lımı bunumu ima etmiş? ben bu adamdan artık iğreniyorum. stadta kimse bağırmasada ben yöenetimi istifaya davet edicem...
Eren Cemaloğlu
18-05-2007, 21:45
şenel abi sen merak etme senle beraber hepimiz bağıracaz.ben stadın dışından bağırmış olucam ama neyse artık :D
Muhittin Saban
18-05-2007, 22:02
Kurtlar Vadisi Beşiktaş!
İmparator Sinan!
"Kim senin gibi bu camiaya yararlı oldu ki? Kim seni anlayabildi kim seni iyi tanıyabildi. Çok haksızlık yapılıyor sana çoookk."
Sen değilmisin medyada Beşiktaş çıkarları adına bas bas bağıran, sen değilmisin hakemleri Beşiktaş adına uyaran ve "Korkmayın arkanızda ben varım" diye özveride bulunan?
Yazık yazık sana çok ayıp ediyor taraftarın çoğu. Ayıp ta ne kelime haksızlık ediyor be İmparator!
Senin yerin belli duruşun belli. Senin kadar Beşiktaş ahlaki etiğinden anlayan ve özümseyen senin kadar Beşiktaş'ın tertemiz şanlı tarihine sahip çıkan biri daha var mı? Sorarım seni yerden yere vuranlara..!
Oysa sen çok farklısın, senin güçlü lobin var, senin güçlü ve mevki sahibi arkadaşların var.
Ne yani " Beşiktaş'ı bitireceğim" diye Türkiye'nin gözlerinin içine baka baka bağıran Levent Kızıl ile arkadaş olman kötü bir şey mi?
Ne var yani Levent Kızıl ve arkadaşı Fenerli yönetici Şekip Mosturoğlu Beşiktaş'ı 101. yılında Samsun maçı ile yakan hakem Cem Papilla'yı apar topar 2.ligden 1. lige maç yönetmek için getirdilerse. Ne var yani Sinan Engin'in samimi arkadaşı olan Levent Kızıl'ın kankası Şekip ile Cem Papilla sınıf arkadaşı ise! Bu kadar da fesatlık olur mu be İmparator? Sana haksızlık ediliyor kanımca!
Hadi onları da geçtik, " Buranın patronu benim" diyen samimi(!) bir adam 2 Milyon dolar para verip 40.cm'lik poposu için bir koltuk satın alımışsa ne olur? Hele ki kalbi Beşiktaş aşkı(!) ile yanıp tutuşan bu adamcağız seninle birlikte Levent Kızıl ile de ortak bir arkadaş ve kankaysanız ne var bunda? Şanına şan katmak istiyorsa, o kartvizitin ona verdiği geçiş üstünlüğü ile aynı senin yaptığın gibi soyunma odalarında parmak arası puro şovu yaparak hani senin tarif ettiğin gibi " Bu renk bir teknik direktör sadece biz de var" diyerek aşağılamaya ahh pardon anlatmaya çalıştığın teknik direktör Tigana'mı(!) neydi işte onu hiçe sayıyorsa bunda ne kötülük var. Tigana'mı buranın sahibi yok sa senin kankan mı?
"Aaaa ayıp oluyor neden bunlara müdahale etmiyorsun İmparator?"
Bak adam senin ve kankan için giderayak laf söyledi. Yakıştı mı şimdi bu adama sana laf söylemek. O kim, Sinan Engin yani namı-diğer İmparator kim?
Vallahi ayıp ediyorlar billahi saçmalıyorlar, bunlar. Neymiş sen Celal Kolot kankanı fişfikliyormuşsun. Ümraniye'de onun nasıl davranması gerektiğini dost konuşmalarınızda anlatıyormuşsun; " Bak Celal buranın patronu olmayacaksın daha da öte Baba sı olacaksın" diye! O da yönetici olarak çok acemi olduğu için senden ders alıyormuş ve zaten yakında demeye başlayacakmış " Buranın Babası benim" diye.
Ah be İmparator yazık ediyorlar senin geçmişine mazine. Sana çamur atıyorlar ve diyorlar ki ; " Sinan Engin'in mafyöz ilişkileri sayesinde 101. yılda elimizde olan şampiyonluk öyle bir el değiştirdi ki anlatılmaz yaşanır! Sen birisi ile, borcu olduğu mafya babası arasında iletişimi sağlıyormuşsun. Bi de ne diyorlar biliyormusun senin hakkında; O sene kaçan şampiyonlukta senin futbolcular ile aran çok iyiymiş ve sen onları tek tek ayrı ayrı bişeyler konuşmak için yemeğe götürüyormuşsun. Haa bir de Aziz bey ile aran iyi olduğu için o birisinin borcuna karşılık bir şeyler yapılması için o beyi devreye sokmuşsun." Ba ba ba baaaaa..!
Ne fesat insanlar bunlar ya. Bunlar Beşiktaş'lı olamaz, "çamur at izi kalsın" işte sana aynen bunu yapıyorlar, sen uyma onlara ve şimdiki gibi resmen yönetime girene kadar Celal Kolot arkasında gölge adam olarak yer al. Öyle olunca dokunamazlar sana!
Hem sen Alaattin Çakıcı ile olan ilişkin yüzünden ve Beşiktaş kulübü üzerinden bir pasaport yolsuzluğu davasında aklanmıştın değil mi? Merak ettim de İmparator. Ne yani insanın nüfuzlu ve "Derin Büyükleri" olmayacak mı? Suç mu yani? Bak Polat Alemdar bile ne güzel işlere imza atıyor..
Ne fesat insanlarsınız siz öyle eyyy Halkın Takımı.!
"Yaşasın İmparator Baba Sinan , yaşasın, Kurtlar Vadisi Beşiktaş!"
.
Ertan Eylem
18-05-2007, 22:43
Kurtlar Vadisi Beşiktaş!
İmparator Sinan!
"Kim senin gibi bu camiaya yararlı oldu ki? Kim seni anlayabildi kim seni iyi tanıyabildi. Çok haksızlık yapılıyor sana çoookk."
Sen değilmisin medyada Beşiktaş çıkarları adına bas bas bağıran, sen değilmisin hakemleri Beşiktaş adına uyaran ve "Korkmayın arkanızda ben varım" diye özveride bulunan?
Yazık yazık sana çok ayıp ediyor taraftarın çoğu. Ayıp ta ne kelime haksızlık ediyor be İmparator!
Senin yerin belli duruşun belli. Senin kadar Beşiktaş ahlaki etiğinden anlayan ve özümseyen senin kadar Beşiktaş'ın tertemiz şanlı tarihine sahip çıkan biri daha var mı? Sorarım seni yerden yere vuranlara..!
Oysa sen çok farklısın, senin güçlü lobin var, senin güçlü ve mevki sahibi arkadaşların var.
Ne yani " Beşiktaş'ı bitireceğim" diye Türkiye'nin gözlerinin içine baka baka bağıran Levent Kızıl ile arkadaş olman kötü bir şey mi?
Ne var yani Levent Kızıl ve arkadaşı Fenerli yönetici Şekip Mosturoğlu Beşiktaş'ı 101. yılında Samsun maçı ile yakan hakem Cem Papilla'yı apar topar 2.ligden 1. lige maç yönetmek için getirdilerse. Ne var yani Sinan Engin'in samimi arkadaşı olan Levent Kızıl'ın kankası Şekip ile Cem Papilla sınıf arkadaşı ise! Bu kadar da fesatlık olur mu be İmparator? Sana haksızlık ediliyor kanımca!
Hadi onları da geçtik, " Buranın patronu benim" diyen samimi(!) bir adam 2 Milyon dolar para verip 40.cm'lik poposu için bir koltuk satın alımışsa ne olur? Hele ki kalbi Beşiktaş aşkı(!) ile yanıp tutuşan bu adamcağız seninle birlikte Levent Kızıl ile de ortak bir arkadaş ve kankaysanız ne var bunda? Şanına şan katmak istiyorsa, o kartvizitin ona verdiği geçiş üstünlüğü ile aynı senin yaptığın gibi soyunma odalarında parmak arası puro şovu yaparak hani senin tarif ettiğin gibi " Bu renk bir teknik direktör sadece biz de var" diyerek aşağılamaya ahh pardon anlatmaya çalıştığın teknik direktör Tigana'mı(!) neydi işte onu hiçe sayıyorsa bunda ne kötülük var. Tigana'mı buranın sahibi yok sa senin kankan mı?
"Aaaa ayıp oluyor neden bunlara müdahale etmiyorsun İmparator?"
Bak adam senin ve kankan için giderayak laf söyledi. Yakıştı mı şimdi bu adama sana laf söylemek. O kim, Sinan Engin yani namı-diğer İmparator kim?
Vallahi ayıp ediyorlar billahi saçmalıyorlar, bunlar. Neymiş sen Celal Kolot kankanı fişfikliyormuşsun. Ümraniye'de onun nasıl davranması gerektiğini dost konuşmalarınızda anlatıyormuşsun; " Bak Celal buranın patronu olmayacaksın daha da öte Baba sı olacaksın" diye! O da yönetici olarak çok acemi olduğu için senden ders alıyormuş ve zaten yakında demeye başlayacakmış " Buranın Babası benim" diye.
Ah be İmparator yazık ediyorlar senin geçmişine mazine. Sana çamur atıyorlar ve diyorlar ki ; " Sinan Engin'in mafyöz ilişkileri sayesinde 101. yılda elimizde olan şampiyonluk öyle bir el değiştirdi ki anlatılmaz yaşanır! Sen birisi ile, borcu olduğu mafya babası arasında iletişimi sağlıyormuşsun. Bi de ne diyorlar biliyormusun senin hakkında; O sene kaçan şampiyonlukta senin futbolcular ile aran çok iyiymiş ve sen onları tek tek ayrı ayrı bişeyler konuşmak için yemeğe götürüyormuşsun. Haa bir de Aziz bey ile aran iyi olduğu için o birisinin borcuna karşılık bir şeyler yapılması için o beyi devreye sokmuşsun." Ba ba ba baaaaa..!
Ne fesat insanlar bunlar ya. Bunlar Beşiktaş'lı olamaz, "çamur at izi kalsın" işte sana aynen bunu yapıyorlar, sen uyma onlara ve şimdiki gibi resmen yönetime girene kadar Celal Kolot arkasında gölge adam olarak yer al. Öyle olunca dokunamazlar sana!
Hem sen Alaattin Çakıcı ile olan ilişkin yüzünden ve Beşiktaş kulübü üzerinden bir pasaport yolsuzluğu davasında aklanmıştın değil mi? Merak ettim de İmparator. Ne yani insanın nüfuzlu ve "Derin Büyükleri" olmayacak mı? Suç mu yani? Bak Polat Alemdar bile ne güzel işlere imza atıyor..
Ne fesat insanlarsınız siz öyle eyyy Halkın Takımı.!
"Yaşasın İmparator Baba Sinan , yaşasın, Kurtlar Vadisi Beşiktaş!"
.
Halkın Takımı Fesatlığa Devam Ediyor Hala....
Can Bayraktar
21-05-2007, 10:00
Basiretsiz yönetim bizi bu hale getirdi.
Burak Sığırcı
29-05-2007, 15:47
Feyyaz'dan Demirören'e yaylım ateşi!
Beşiktaş'ın eski futbolcusu ve antrenörü Feyyaz Uçar, Beşiktaş yönetimini ağır biçimde eleştirdi. Uçar; "Beşiktaş'ı gazetelerde üçüncü sayfa takımından ön sayfa takımı haline getireceğiz dediler. Sıkıntı da tam o noktada başladı." dedi..
Feyyaz Uçar, ''FourFourTwo'' Dergisi'nin Haziran ayı sayısında yer alan röportajında, Beşiktaş yönetiminin son yıllarda izlediği politikaları eleştirerek, ''Son yıllarda Beşiktaş'ta bazı yeni söylemler türedi. 'Beşiktaş'ı gazetelerde üçüncü sayfa takımından ön sayfa takımı haline getireceğiz' dediler. Sıkıntı da tam o noktada başladı. Beşiktaş'ın devamlı olarak ön sayfada yer alabilmesi için çok başarılı olması, neredeyse her sene şampiyon olması gerekli. Bu da günümüz futbolunda mümkün değil. Ön sayfaya sportif başarıyla çıkamadığınız zaman transferle çıkmaya çalışırsınız. Böyle geniş kapsamlı bir transfer politikası güderseniz de isabetli transferler yapmanız gerekir ama Beşiktaş bunu da başaramadı'' diye konuştu.
-''GENÇLEŞEN TAKIMIN BORCU ARTMAZ''-
''Başkan, 'Takımı gençleştiriyoruz' diyor. Gençleşen takımın borcu artmaz'' diyen Uçar, ''Bu nasıl bir söylemdir. Böyle diyerek kimi kandıracaklarını sanıyorlar. Bu yönetim tarzından kurtulmak gerekir ama hata sadece söyleyende değil. Söyleten de hatalı. İnsanları, 'Başarmak zorundasın, transfer yapmak zorundasın' diyerek yanlış kararlar almaya sevk etmemeliyiz. Futbolu olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmemiz gerek. Bileni, bilmeyeni futbolu değiştirmeye kalkmasın'' şeklinde konuştu.
-''ÖN SAYFADA OLMA ZORUNLULUĞU YOKTU''-
Feyyaz Uçar, Beşiktaş'ın bir dinamiğinin bulunduğunu, altyapıdan oyuncu yetiştiren bir kulüp olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
''Beşiktaş, mütevazılığıyla bir şeyler başarmıştı, ön sayfada olma zorunluluğu yoktu. Bırak Beşiktaş olduğu gibi kalsın, öyle seviliyor, öyle yaşasın. Niye kulübün kimliğini değiştirmeye çalışıyorsun? O yaptıklarınla kimlik değişimine gittiğin zaman da seçimde ikinci bir başkan adayını çıkartamayan bir kulüp haline dönüyorsun, çünkü herkes tablonun farkında ve o yükün altına girmek istemiyor. Kongrede ikinci adayın çıkmamasının nedenini iyi saptayalım. Mevcut yönetimin şu anki mirasını kimse devralmak istemiyor. Yönetimin başarısız olduğunu kabul etmek gerekiyor. Avrupa'da federasyon kupasını almak, lig ikinciliği, üçüncülüğü başarı olarak kabul görüyor ama Türkiye'de işler böyle değil, federasyon kupasını almak o kadar da önemli bir şey değil.''
-''KULÜBÜNÜ KENDİSİNE BORÇLANDIRAN BAŞKAN İSTEMİYORUM''-
Kulübün borçlarına da değinen Uçar, sözlerini şöyle tamamladı:
''Senin bilmem kaç milyon dolar borcun var. Önümüzdeki yıllarda elde edeceğin gelirlerin büyük bölümü temliğe gitmiş durumda. Tüm bunlardan sonra başkan çıkıyor, 'Kulübün bana borcu var' diyor. Böyle bir laf söylenir mi? Bu cümleyi kuran başkanın hemen ertesi gün görevinden ayrılması gerekir. Ben, kulübünü kendisine borçlandıran bir başkan istemiyorum. Sen kulübü borçlandırmak için mi geldin? Ne vaat ettin? Ön sayfa, şampiyonluk, gelirleri artmış bir kulüp... Ya şimdi elimizde ne var?''
ajansspor
Bahadır Ahıska
29-05-2007, 16:37
metin ali feyyaz üçlüsünün en düzgün olanı, helal olsun eyyamcılık ve yalakalık yapmadığın için.
daha önce dediğim gibi (Yıldırım Demirören = Aziz Yıldırım). İçler dışlar çarpılıp Yıldırım parantezine alıp sadeleştirilirse ülke futbolu daha da temizlenir.
önce bilerek erozyona uğratılan Beşiktaş kimliği ve duruşunun yeniden organizasyonu sonra sportif başarı!
Gürhan Oğuz
29-05-2007, 16:57
''KULÜBÜNÜ KENDİSİNE BORÇLANDIRAN BAŞKAN İSTEMİYORUM''-
Kulübün borçlarına da değinen Uçar, sözlerini şöyle tamamladı:
''Senin bilmem kaç milyon dolar borcun var. Önümüzdeki yıllarda elde edeceğin gelirlerin büyük bölümü temliğe gitmiş durumda. Tüm bunlardan sonra başkan çıkıyor, 'Kulübün bana borcu var' diyor. Böyle bir laf söylenir mi? Bu cümleyi kuran başkanın hemen ertesi gün görevinden ayrılması gerekir. Ben, kulübünü kendisine borçlandıran bir başkan istemiyorum. Sen kulübü borçlandırmak için mi geldin? Ne vaat ettin? Ön sayfa, şampiyonluk, gelirleri artmış bir kulüp... Ya şimdi elimizde ne var?''
ajansspor
Ve bir başkan var başımızda klübü kendine bağlamak, tabanın sesini, tavana yansımaması için araya borçtan bir hava boşluğu oluşturmuş, ve alacaklarını garanti altına almak içinde önüne gelen sponsorla flört etmektedir...
Feyyaz söyleneceklerin çoğunu söylemiş özetle
ama bizlerin diyeceği daha çok şey var
bardakta kalan yere bakarak konuşmak gerek
Erkan Özberk
29-05-2007, 19:50
90'taktı derler ya, öyle birşey işte
Muhittin Saban
29-05-2007, 21:12
Merak etmeyelim hep beraber,
Yarına kalmaz kulüp resmi internet sitesi nöbetçi yalanlayıcısı(Kimse o) bu röportajı da sanki yalan habermiş gibi yalanlamaya kalkar!..
Mevcut yönetim başta olduğu sürece Feyyaz'a 10. köyün yolu gözüktü!.. Kendisine tavsiyem derhal 10. köye naklini aldırmasıdır. Yoksa 9. köyde barındırmazlar Feyyaz'ı.
Hatırlıyorum da; Feyyaz Beşiktaş'tan bir anlaşmazlık sonucu ayrılmak zorunda kaldığında o zamanın hızlı ve bitirim Fenerli yöneticisi sonrasının da tescilli üçkağıtçı dolandırıcısı Erol User denen zatın Mercedes marka arabası ile kulüp binasından dereağzına nasıl da kaçırılmıştı!...
Takip edenlerden biri de bendim. Çocuk şaşkın ve üzgündü. Seba'nın son zamanlarında fazlaca yanında dolaşanları dinlemesi sonucunda gitmişti Feyyaz.
Beyaz-Feyyaz!...
.
Ertan Eylem
29-05-2007, 21:40
Merak etmeyelim hep beraber,
Yarına kalmaz kulüp resmi internet sitesi nöbetçi yalanlayıcısı(Kimse o) bu röportajı da sanki yalan habermiş gibi yalanlamaya kalkar!..
Mevcut yönetim başta olduğu sürece Feyyaz'a 10. köyün yolu gözüktü!.. Kendisine tavsiyem derhal 10. köye naklini aldırmasıdır. Yoksa 9. köyde barındırmazlar Feyyaz'ı.
Hatırlıyorum da; Feyyaz Beşiktaş'tan bir anlaşmazlık sonucu ayrılmak zorunda kaldığında o zamanın hızlı ve bitirim Fenerli yöneticisi sonrasının da tescilli üçkağıtçı dolandırıcısı Erol User denen zatın Mercedes marka arabası ile kulüp binasından dereağzına nasıl da kaçırılmıştı!...
Takip edenlerden biri de bendim. Çocuk şaşkın ve üzgündü. Seba'nın son zamanlarında fazlaca yanında dolaşanları dinlemesi sonucunda gitmişti Feyyaz.
Beyaz-Feyyaz!...
.
Haklısın Sevgili Muhittin hemde Luce ile anlaşma ihtimali belirmişken ve de Luce Feyyaz ı isteyecekken işte Feyyaz ın adamlığı ve doğruluğu bir kere daha ortaya çıkmış oldu. Alkışlar FEYYAZ a...
Adnan Gur
29-05-2007, 22:02
Şimdi bu sitede Feyyaz'ın söylediklerine katılmayacak hatta dahada iddalı olarak söyliyelim kendini Çarşı diye adlandıran gruptan kim çıkarda bu röportaja yanlış demiş yalan demiş olabilirki, katılmayabilirki. Tam anlamıyla herzaman dilimize doladığımız beşiktaşlılık duruşunu göstermiş. Adam gibi davranmış. Ama gelin görünki artık bu ülkede adam gibi adamların yeri pek kalmamış. Ya kendi halinde adam gibi yaşayacak yada gelmesi gereken yere hiç gelemiyecek....
Evren Dalel
31-05-2007, 16:22
Başkan ve yönetim kurulu daha ERTUĞRUL SAPLAM'I İMZA ATMADAN HARCADI
Onur Özgen
31-05-2007, 22:15
Bana arkadaşlarını söyle, sana başkanın kim olduğunu söyleyeyim.
Bahadır Ahıska
01-06-2007, 11:58
Yıldım Demirören, Ertuğrul Sağlam'a yöneltilen eleştirilere sert yanıt verdi.
Beşiktaş Başkanı şöyle konuştu:
"Hocamızın sonuna kadar arkasındayız, burada siz basın mensuplarına da büyük iş düşüyor. En genç başkan, en genç teknik adamla başarılara koşacağımıza inanıyoruz.
Ben Ertuğrul yönündeki kararımı zaten çarşamba günü açıklayacaktım. Daha sonra basından bana bir çok haber geldi. Ardından kararımı pazartesi günü açıklayacağımı duyurdum. Bunun üzerine iki gün boyunca iğrenç haberler ortaya çıktı. Sporun içine kimse siyaseti sokmaya çalışmasın, Beşiktaş spor kulübüdür, Beşiktaş halkın takımıdır. Biz hocamızı teknik adam olarak aldık, ben bu iğrenç dedikoduları çıkaran insanları kınıyorum. Bu iğrenç haberleri ortaya atanlar haddini bilecek. Herkes şunu bilmeli tek cumhuriyet Türkiye Cumhuriyeti'dir. Atatürk de Beşiktaşlıydı. Bugün tüm yönetici arkadaşlarımı topladım ve hepsi Ertuğrul Hoca için oy verdi. Ben Hocamızı güveniyorum."
---------------------------------------------------------------------------
Keşke sadece laf olarak kalmasa, halkın takımı olduğunu kavrayıp ona uygun davransanız!
Muhittin Saban
01-06-2007, 14:06
Dağlarına Bahar Gelmiş Memleketimin.......
Başkan ancak bu Bahar sonunda yenilenmeye başlamış anlaşılan. Ne diyelim hayırlısı olsun, Başkan!..
Onur Özgen
01-06-2007, 16:44
Başkan bu takım halkın takımı da senin gibilere bir ad bulamıyorum.
Muhittin Saban
09-06-2007, 13:11
Bugün Akşam gazetesinden;
Kartal'da Sağlam krizi
Beşiktaş’ın perşembe günkü yönetim kurulu toplantısında Levent Erdoğan ile Numan Ceyhan krizi yaşandı. Ertuğrul Sağlam’ın teknik direktörlüğe getirilmesine karşı çıkan Numan Ceyhan ile Samet Aybaba’yı istediğini açıkça dile getiren Levent Erdoğan, toplantıyı boykot etti. Levent Erdoğan “İzmir’deyim” diye mazeret bildirdi.
BİZE SORULMUYOR
CEYHAN’ın ise yakın çevresine “Başkan bize sormadan kararlar alıyor. Hocamızı belirliyor. Yönetimde iki-üç kişinin sözü geçiyor. Biz sadece imza atacak, kafamızı sallayacaksak yönetim kurulu toplantısına katılmamıza ne gerek var” dedi. Haftalık Yönetim Kurulu toplantısını protesto eden Numan Ceyhan bundan sonraki toplantılara da katılmayacağını dile getirdi.
DEMİRÖREN RAHATSIZ
CEYHAN, Ertuğrul Sağlam’ın imza törenine de katılmamıştı. Başkan Demirören’in Ceyhan ve Erdoğan’ın bu tutumundan dolayı son derece rahatsız olduğu ve gelecek haftaki toplantıda iki yöneticiden açıklama isteyeceği öğrenildi. Nurettin ERCAN
Evet bu da güzel!..
Şİmdi benim anlayamadığım şu;
Tamam yöneticiler arasında bir rahatsızlık var.Tek başlı yönetim istenmiyor anladığım kadarıyla. Ama zaten bunun sıkıntılarını geçen sene yaşamışlardı. Demirören maalesef Aziz hayranlığı ile kulübü onun tarzı ile yönetmeye çalışıyordu. Tabi burada ki fark Demirören'in arkasında bir "Gölge İmparatoru" vardı; Baba Demirören!...
Tamam da sevgili yöneticiler; madem bu sene rahatsızlığınız had safhada o zaman o protesto için girmediğiniz toplantıya katılır ve rahatsızlığınızı dile getirirsiniz. Yoksa bu şekilde " dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış!.." gibi bir durum çıkıyor ortaya.
Onu da yapmıyorsanız "Sağlam Duruşu"nuzu gösterirsiniz ve delikanlı gibi istifa edersiniz. Eğer memnun değilseniz bir şeylerden ya çatır çatır tartışın ya da çekip gidin yahu!....
Eğer tartışmanız sonucunda da Demirören herhangi bir farklılık ya da sizin düşüncelerinizi önemsemeyen ve göz ardı eden bir tavır sergilerse o zaman yapacak bir şey yok demektir. Olabilir Demirören kararlarından dönmeyebilir ama bunu makul bir açıklamasını size yaparak göstermelidir. Siz de ya ikna olursunuz ya da olmazsınız ama bunu da yüz yüze dile getirirsiniz.
Valla ben taraftar olarak rahatsızım. Bu tür tartışmalar Jet Sosyetenin Karı-koca kavgaları gibi medyada yer alınca insanın canı sıkılıyor. "Yok şu bunu dedi yok o bunu dedi"
Bir çizgi tutturamadınız gitti, ehh hal böyle olunca çizginin üzerinde dengede kalamıyorsunuz ve "Duruşunuzda" bir yalpalama ve bozukluk oluyor; Ailece!....
.
Cihan Güngör
15-06-2007, 09:47
Gülnaz Arsel, "F.Bahçe 100. yılında 41 kupa kazanmış. Beşiktaş ne yaptı?" sorusuna, "Bizim de 45 kupamız var. Görmek isteyenler BJK İnönü Stadı’na gidebilir" karşılığını verdi.
Beşiktaş Kulübü Basın Sözcüsü Gülnaz Arsel’den 100. yılda kazandığı kupalarla övünen F.Bahçe’ye gönderme. İstanbul Lisesi’nde, 7. Uluslararası Spor Şöleni kapsamında düzenlenen panele katılan Arsel, "F.Bahçe 100. yılında 41 kupa kazanmış. Beşiktaş ne yaptı?" sorusuna, "Biz de bu sene 45 tane kupa kazandık. Ancak, ligde şampiyon olamadığımız için kazandıklarımız arka planda kaldı. Görmek isteyenler, BJK İnönü Stadı’na gidebilirler. Orası herkese açık" karşılığını verdi.
Beşiktaş Futbol Takımı’nın yeni teknik direktörü Ertuğrul Sağlam’la ciddi başarılara imza atacağını ileri süren Arsel, "Lig şampiyonluğu, Türkiye Kupası ve Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde olabildiği kadar başarı kazanmak istiyoruz" dedi. Beşiktaş’ın, yeni sezon öncesi futbol takımının başına Ertuğrul Sağlam, erkek basketbol takımının başına da Ergin Ataman’ı getirdiğini hatırlatan Arsel, "Bence Beşiktaş yılın transferlerini yaptı" dedi.
Transfer çalışmaları hakkında da görüşlerini açıklayan Arsel, "Geçmişe değil, geleceğe yatırım yapıyoruz. Geçen sezon çok iyi bir takım yarattık. Çok acayip insanlara ihtiyacımız yok, sadece bazı mevkilere takviyeye gereksinim var" dedi.
Beşiktaş TV’nin daha iyi olacağının sözünü veren Arsel, "Marka değerimizi korumak için yayın haklarımızı 8 yıllığına D Smart’a sattık. Programlar, yayın akışı, her şeyi onlara ait" dedi.
Panel sırasında Gülnaz Arsel ile öğrenciler arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Öğrencilerin yıldız transfer konusundaki soruları üzerine Arsel, "Aranızdan kaçınız Beşiktaşlı? Kaç kişinin forması var? Niye almadınız?" diye sorarak, taraftarların maddi anlamda kulüplerine daha çok sahip çıkmalarını istedi.
(Hürriyet - Haber 7)
Serenat Tutaklı
15-06-2007, 12:18
Demirören'in yönetimine giren insanlar da kendine benziyor.Gün geçtikçe kanıtlıyorlar bunu.Demirören de İzmir'de panele geldiğinde "üstünüzde neden hala geçmiş senelerin formaları var" diye buyurmuştu.Tek sorun bu demek ki,sorunun kaynağı bulundu arkadaşlar.Hem bu formalar yüzünden!!Ayıptır,insan bunu demeye utanır.
Cavit Samancı
18-06-2007, 12:43
Beşiktaş'ı Beşiktaş yapan değerlerin hızla kaybolmasını biraz üzüntü ve çokça da öfkeyle izliyorum.Yok yok bu delirtecek bu yönetim bizi...Akıl tutulması diye bir laf duymuştum...Resmen akıl tutlması yaşıyor bunlar...
Deniz Özdemir
18-06-2007, 14:08
defolun gidin artık takımımın başından yaa.bu nasıl Beşiktaş'lılıktır anlamadım.yediniz bitirdiniz takımımı..lanet olsun sizlere...
Burak Güven
18-06-2007, 16:34
Yıldım Demirören, Ertuğrul Sağlam'a yöneltilen eleştirilere sert yanıt verdi.
Beşiktaş Başkanı şöyle konuştu:
"Hocamızın sonuna kadar arkasındayızé
Eyvah eyvah...
Kaç ay ömür biçebiliriz Hocamıza acaba, Sahne aynı, ama dublörler değişiyor, sonuçmu?
Bu gidişle bu filmin sonu yok gibi...
(Kısacası bölümü 1000 leri aşan ve asla sonu gelmeyen YALAN RÜZGARI)
Yusuf Helvaci
18-06-2007, 19:55
Korsan ürün ihbarı yapmak için;
ihbar@besiktasjk.com.tr
Sevgili BeşiktaşJK,
Bir müddettir başımızda başkan ve yönetim kurulu olarak bulunduğunu zannettiğim zümrenin "korsan ürün" olduğunu tespit etmiş bulunuyorum.
İhbar ediyorum !!!
:mad: :mad:
Muhittin Saban
18-06-2007, 22:20
Bugün Özer abi ile konuşmamızda bana şunları söyledi;
Yarın istifalar olabilir,
Nedim Sarsmaz,Levent Erdoğan ve Hakan Aksoy
Bu bilgi çok net bir bilgi olmamak ile birlikte yakın bir zamanda genel kurulunda yapılabileceği söz konusuymuş.
Hadi bakalım hayırlısı, çorap sökülmeye başlasın artık!.....
.
Ertan Eylem
12-08-2007, 18:00
Başkan ve Arkadaşları nı son marifeti olan sinan engin 2 adlı yapıma ÇARŞI kendine yakışan bir üslup ile gereken cevabı vererek ASİ RUH un kaybolmadığını yine haksızlığın karşısında dimdik ayakta durduğunu ortaya koymuştur.ÇARŞI ya binselam yola devam.
Cagdas Sezgin
12-08-2007, 23:55
hepsİ Gİdecek!
Safa Şenyıldız
13-08-2007, 00:18
Gidecek de ne zaman?
Ömür Hıncal
13-08-2007, 00:43
dernekler teker teker fesh etsin kendini huzur mutluluk başarı o zaman gelecektir.
Gönülden Müjde Başar
13-08-2007, 10:25
başkan için yazacak sözler tükendi artık benim açımdan.tahammül sınırım çoktan aşıldı.acıklı bir melodram izler gibi izliyorum artık hareketlerini.
sinan engin içinde söylenecek sözler bitti.herkes daha doğrusu görmek isteyen herkes neyin ne olduğunu biliyor.anlamak istemeyen için ne güzel demiş atalarımız:anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az.
bu başkan ve yönetim beşiktaş tarihinin gördüğü en feci yönetimdir.ben bundan daha kötü bir yönetim olabileceğini ve bundan daha kötü durumda olabileceğimizi düşünmüyorum.
sinan engin karakterini "istesem kapalıda 50 tane pankart açtırırım" gibi sözlerle ortaya koymuştur.bakış açısı budur işte.parayla saltanat kurmaya yada parayla birilerinin uşağı olmaya alışmış bir insandır.herkesi kendi gibi sanmaktadır.
demirörenin ise ilk başlarda hiç desteklememe rağmen bir sempatikliği vardı.beceriksiz ama istekli gayretli gibiydi.ama özellikle geçen yıldan beri bütün sempatisini yitirdiği gibi benim gibi hümanist bir insanıda nefret ettirmeyi başardı.
beşiktaş hızla uçurumun kenarına doğru gidiyor yuvarlanmaya başladı bile.bizde bunu durdurmaya çalışıyoruz ama maalesef biz durduruluyoruz.
belki de yuvarlansa daha iyi olur diye düşünüyorum.yuvarlansın düşsün.o zaman bu şampiyonluk için her yol mübah diyenler ne değeri yaa fenere bak diyenler terkeder beşiktaşı ve bu yönetimde artık gider.
bizde özlediğimiz tertemiz beşiktaşımıza kavuşalım.
kurtulmak için bu çöküşe ihtiyacımız varsa çökelim bitsin.küllerimizden tertemiz doğalım.
Umut Şen
13-08-2007, 10:36
Zamanın da birer birer gemiyi terkeden bunlar değil miydi? (Bilgili döneminde ) Ne oldu da birden gemiye geri dönme kararı aldılar, Serdar Bilgili bu şahsiyetlere klübü bıraktığı zaman sadece 6 milyon dolar borcu olan bi klüptük, şimdi bakıyoruz kendi başkanına borçlandırılan bir klüp halini almışız ve borç miktarı 100 milyon dolarlara yaklaşmış yiyin efendiler yiyin bakalım daha ne kadar yiyeceksiniz o kadar büyük klüpmüşüz ki yiye yiye bitiremediler, üst taraftaki arkadaşın yazdığı gibi bir uçuruma doğru yuvarlanıp gidiyoruz ve bu uçurumdan düşülürse hep birlikte düşecekler sadece biz ayakta kalacağız Cem Dizdar ın bugünkü yazısında yer verdiği tribündeki bir sözü hatırlatmak istiyorum “Burası Beşiktaş alayına gider...” Hepsi gider, taraftar kalır.
Mahmut İnce
13-08-2007, 11:43
bugün milliyette çıkan habere göre sinan engin'e karşı açılan bu pankartın sebebi, sinan enginin göreve gelmesinin celal kolot'a komplo olarak düşünülmesiymiş! bunun doğruluk payı nedir?
Umut Şen
13-08-2007, 12:00
Böyle birşey olamaz mümkün değildir, al Sinan'ı vur Kolot'a
Burak Güven
13-08-2007, 12:01
bugün milliyette çıkan habere göre sinan engin'e karşı açılan bu pankartın sebebi, sinan enginin göreve gelmesinin celal kolot'a komplo olarak düşünülmesiymiş! bunun doğruluk payı nedir?
Sinan Engin = Celal Colot farkı ne ki? Al birini vur ötekine...
Bizim beyinsiz basınımız anca kulp'u böyle takar zaten. Neymiş Colot görevinden alındı diye Sinan'a tepki varmış:mad:
Harcanan Ali Gültiken'ler Kral Feyyaz'lar ne olacak, bari bunu yazsaydın da inandırabilseydin bu milleti Kolpa Basın.
Boşuna demiyoruz, Bütün basın traş FORZA BEŞİKTAŞ diye...
Onur Sarısoy
13-08-2007, 12:36
artık basını dikkate almamayı biz öğrendikte asıl sorun bunu tabana anlatabilmek.HALKINTAKIMI'nın kurtuluşu halkın elindedir.Sağlam bir muhalefetle tribünlerden sesimizi duyurmalıyız.HALKINTAKIMI'nın beni tek
utandıran yönü şu an sahip olduğu yönetimdir
Namik Kartaloglu
13-08-2007, 18:11
Siradaki ustalar her biriniz gururla okudugum, guzel yazilarla yeni bir START vermissiniz Halkin Takimi´nda. Bam teline basarak.
Seyirci degil Taraftarlik gelenegi olan Besiktaslilik bir nevi yok edilmek istenmektedir Örnek; Turkiye de hic bir kurum/kurulus Enflasyondan bu kadar buyuk darbe almazken sanki bir tek BJK almiscasina bilet fiyatlarini ikiye katlamak. Bu olay yapilirken de gecen sezonda 18 000 adet kombine satan BJK hic yuzu kizarmadan 13 000 kombinesiyle gurur duyarak "gecen sezondan daha cok kar ettik" dedi. Balik hafizamiz ancak bu kadarini deyip gerisini... u nut tu. Madem bir "rekabet" icindesin, neden stadinda hic bir gerekce olmadan 5000 Taraftarindan yoksun oynuyorsun? Rakiplerin Formalari, Tshirt leri, aksesuarlari kalitesiz olmasina ragmen yok satiyor, sen satamiyorsun?(Fenerli bir arkadasim bana Bir T-shirt getirdi [hani su agzini acmis kartal] adam sunu diyor; ya Namik cok kaliteli mallar var Kartal Yuvasinda ve de ucuz! ama gel gör ki kartal yuvasinda kimse yok! ama Feneryum da pahali, kalitesiz olmasina ragmen kuyruk var) rakiplerin macin 75.dk sinda yenildi diye sahayi terkediyor da "SEVINMEK ICIN SEVMEDIK" diyen taraftarini 90 dk susmadan tam desteklemesine ragmen mahrum birakiyorsun? Biz gecen sezon turnikelerden cifterli gecilmesini konusup tartismistik bir baslik altinda. ama malesef simdi bu olayi unutup geri adim atmak zorundayim: Ucerli gecin!
Bir önceki dönem icersinde Özer abinin israrla 1 000 000 uyeli bir BJK sloganiyla artik yeni sezona baslayalim! Unicef formamizin reklami olsun! dileklerimle!
Namik Kartaloglu
13-08-2007, 18:30
Bekle kar altinda kalan bugday tanesi
Yine onun sulariyla yesereceksin
Gözyaslarin care degil aglama buyu
Basini dik tutabilirsen boy vereceksin
Her yanimda alli morlu
Guller acar turlu turlu
Bu firtina dunden belli
Basedeceksin!
Korku kar eylemez bir kez yola dusene
Sen bir askin icindesin yasayacaksin
Dört yanini börtu böcek sarsa ne cikar
Topraga siki saril basedeceksin!
Her yanimda alli morlu
Guller acar turlu turlu
Bu firtina dunden belli
Basedeceksin!
Ibrahim Karaca
Muhittin Saban
13-08-2007, 18:40
beşiktaş hızla uçurumun kenarına doğru gidiyor yuvarlanmaya başladı bile.bizde bunu durdurmaya çalışıyoruz ama maalesef biz durduruluyoruz.
belki de yuvarlansa daha iyi olur diye düşünüyorum.yuvarlansın düşsün.o zaman bu şampiyonluk için her yol mübah diyenler ne değeri yaa fenere bak diyenler terkeder beşiktaşı ve bu yönetimde artık gider.
bizde özlediğimiz tertemiz beşiktaşımıza kavuşalım.
kurtulmak için bu çöküşe ihtiyacımız varsa çökelim bitsin.küllerimizden tertemiz doğalım.
Öncelikle bu merhabalar tekrardan.
Beşiktaş dergisinin son sayısında Kartalların yaşamında ki dönüm noktasına dair çok ilginç bir hikaye vardı;
Kartallar belli bir yaş(aşağı yukarı 30-40 yıl) yaşadıktan sonra kendi hayatlarını devamı için 2 seçenek kalırmış karşılarında. Ya acı çekmesine rağmen mücadele yolunu seçip kendini yenileyecek ya da (Hikayenin sonunda okuyun)
Birincisi;
Kendini uçurumların en tepesine çıkartacak, eskimiş gagasından, pençelerinden, tüylerinden kurtularak dağın tepesinde dorukta yeniden hayata dönecek! Bu da şöyle oluyor; Kartal eğer bu kararı tekrar eskisi gibi genç ve atik olarak yaşamak için verirse son uçtuğu zirvedeki yuvasında uzun bir müddet uçmamacasına bir değişim içine alıyor kendini. Sancılı ve acılarla dolu bir değişim. Ama bunu dış etkenler ile yapmıyor bunu kendi kendine yapıyor.
Önce orada gagasını kayalara vurarak hem de sert darbeler ile vurarak düşürmeye ve ondan kurtıulmaya çalışıyor. Bir müddet sonra gaga düşüyor. Daha sonra o gaganın büyümesi için sanırım 3-4 ay bekliyor. Ama uçmadan! daha sonra o gaga büyüdüğünde gagasının yardımı ile pençelerini yerinden tek tek söküyor, acı ve sıkıntı çekerek!.. daha sonra yine uzun bir müddet pençelerinin büyümesini bekliyor. Büyüyen pençeleri ile de tüylerinin hepsini tek tek yoluyor! Gün geliyor ki bu uzun ve acı dolu bir süreçten sonra Kartal tekrar yaşama eskisi gibi geri dönüyor. En az 20 yıl daha gençleşerek. Sonra uzun bir aradan sonra tekrar Göklere ait olduğu yerde uçmaya başlıyor, özgürce ve yenilenmiş olarak.
İkinci seçeneği ise;
Tüm bunların hiç birisini yapmayarak yani mücadeleden kaçarak "Ölümü seçecek!....."
Evet sevgili Müjde kardeşim,
Sen "Uçurumdan düşelim de olsun bitsin" diyorsun. Aslında senin söylemek istediğin ile yukarıdaki Kartalın hayata dönüş hikayesi aynı.
Sinan'ın gelişinin üstüne bir abimle konuşurken bana şunu söylemişti. " 104. yılda ki olaylar nedeniyle bataklığa sürülen Beşiktaş ancak bu olayların sorumlularının da hep beraber bir gün o bataklıkta bulunmaları ve o batalığın da kuruması ile kurtulabilir" demişti.
Şimdi Sinan geldi ve o bataklığa girdi. Umarım hep beraber o bakatlıkta kaybolup giderler Demirören ile. Çok açık söylüyorum bu bataklığın kuruması da Beşiktaş'ın şampiyon olaması ile olacak maalesef. Gözümde şampiyonluktan çok onların bir daha dönmemek üzere kaybolmaları var. Yeterki gitsinler de başarı olmasın.
Kapalıda ki açılan pankartlar da bir nevi Kartalın sıkıntılı bir sürece girerek yeniden ve tertemiz olarak doğması için yükseklere uçulurken duyulan ilk kanat sesleriydi.
.
Gökhan Gürses
13-08-2007, 19:05
rus edebiyatı en iyi eserlerini çarlık dönemindeki baskı ortamında vermiş. aynı zamanda halkların bilinçlenmesi için baskıcı ortamlarda yaşamaları gerekir diye düşünenlerde vardır. bu düşüncelerden kendi gündemimize paralel kurgu yaparsak eğer, 1 sezonda yada birkaç senede olacak şeyler mi bunlar ? kendilerinin yuvarlanıp düşmeleri nasıl olacak ? bu bataklığın kuruması kendiliğinden mi olacak yani salt başarısızlıklardan sıkılıp utanacaklardamı gidecekler ?
Biz bunların gitmesini beklerken Beşiktaş geleneklerini umursamayan, başarıya odaklanmış bir taraftar profili oluşursa, yönetimle birlikte bizde kayıp verirsek ...
Ömür Hıncal
13-08-2007, 19:18
Bugün Özer abi ile konuşmamızda bana şunları söyledi;
Yarın istifalar olabilir,
Nedim Sarsmaz,Levent Erdoğan ve Hakan Aksoy
Bu bilgi çok net bir bilgi olmamak ile birlikte yakın bir zamanda genel kurulunda yapılabileceği söz konusuymuş.
Hadi bakalım hayırlısı, çorap sökülmeye başlasın artık!.....
.
çorap sökülse ne olacak sanki. yine aynı pazarlıklar yine aynı olaylar devam edecek. dernek uyelerının cebınde yazan kagıttakı adaylardan bırı kazanacak tabı kagıda adını yazdırmak ıcın derneklerle çetin pazarlıklar yapılacak,dernekler yönetime bir adamını sokana kadar dıdınecekler.sonra kongre zamanı bazı dernekler yonetım ıstıfa dıyecek secım sonunda bogazlarına nester yemıs gıbı susacaklar,sonra masum rolune Beşiktaş sevdalısı rolune yatacaklar.
Dernekler kapatılmadan isterse sultan suleyman gelsın Beşiktaş kurtulmaz.
Mustafa Ozyurt
13-08-2007, 19:36
çorap sökülse ne olacak sanki. yine aynı pazarlıklar yine aynı olaylar devam edecek. dernek uyelerının cebınde yazan kagıttakı adaylardan bırı kazanacak tabı kagıda adını yazdırmak ıcın derneklerle çetin pazarlıklar yapılacak,dernekler yönetime bir adamını sokana kadar dıdınecekler.sonra kongre zamanı bazı dernekler yonetım ıstıfa dıyecek secım sonunda bogazlarına nester yemıs gıbı susacaklar,sonra masum rolune Beşiktaş sevdalısı rolune yatacaklar.
Dernekler kapatılmadan isterse sultan suleyman gelsın Beşiktaş kurtulmaz.
Bildiğim kadarıyla başkan geçenlerde resmi olarak dernekleri feshetti. Buna rağmen işlevlerini sürdürebilmeleri gerçekten ilginç. Kongredeki güçleri görülüyor işte.
Beşiktaş ne zaman çıkarsız ve karşılıksız sevenlerin olacak?
O günler gelecek mi? Bu sorular kafamı kurcalamakta kaç gündür.
Büyük Beşiktaş Taraftar projesi dedik, ondan da umudu kesmeye başladım.
Bir taraftar varını yoğunu hiçbir şey beklemeden verenler var, bir tarafta kongrede oyları, ceplerinde paraları, kafalarında rantlarıyla diğerleri.
Bilmiyorum, bu işin sonu umarım ekim devrimine benzemez!
Ömür Hıncal
13-08-2007, 19:41
Minareyi çalan kılıfını hazırlar be Mustafa. daha derneklerı kısıtlayıcı,denetleyıcı adam akıllı yasalar cıkaran bır kurulda goremedı.
amatör branslarla haşır neşir olması gereken dernekler,dernekler iş yapsa akatlarda fenerlılerı bagırtmazlardı.
"Beşiktaş ne zaman çıkarsız ve karşılıksız sevenlerin olacak?"
Halk devrimi gerçekleşirse inşallah bir gün görürüz. ya da sen ben o biz siz onlar yeterlı yasa ve bırıkıme geldıgımızde. Bız gelene kadar bızden bir dönem oncekı Beşiktaşı sozluk anlamı dısında sevenler ele gecırmelı klubu.
Muhittin Saban
13-08-2007, 19:59
1 sezonda yada birkaç senede olacak şeyler mi bunlar ? kendilerinin yuvarlanıp düşmeleri nasıl olacak ? bu bataklığın kuruması kendiliğinden mi olacak yani salt başarısızlıklardan sıkılıp utanacaklardamı gidecekler ?
Biz bunların gitmesini beklerken Beşiktaş geleneklerini umursamayan, başarıya odaklanmış bir taraftar profili oluşursa, yönetimle birlikte bizde kayıp verirsek ...
Sevgili Gökhan,
Söylediklerine katılıyorum. Zaten bu bataklığın kuruması, hem İlkeler ve Değerler için verilecek mücadelenin bunlar gidene kadar sürmesi hem de buna ek olarak sezon sonu olası bir başarısızlık ile bağlantılı maalesef.
Çok açık konuşacağım;
Özer abi burada çıktı ve dedi ki;
1000 meşale ve bin taraftar, Gündoğdu ile kulübe yürüyecek ve " Biz trübünlerden gitmedik ve Beşiktaş'ı bu şekilde de yönetmenize müsade etmeyiz. Ayağınızı denk alın. Biz de varız bu işin mücadelesinde"
Ama maalesef bu işi yapacak tek oluşum Halkın Takımı platformu sayısı itibarı ile eyleme cevap veremeyecek durumdaydı. Bu düşünceyi Forzaya taşıdık; Ama gel gör ki yaşları 15-16-17 yaşında ki ve ilk şampiyonluklarını 100. yıl daSinan Engin zamanında görmüş olan gençler çıkıyor be bu ciddi eylem çağrısına saçma sapan iki cümle ile "Limon sıkıyor!..." Sonuç olarak konunun ehemmiyeti ortadan kalkıp "Hadiii ikili sataşmalar" falan filan!..
Daha önce de bu sayfalarda yazmıştım;
Devrim ya da karşı devrim gibi büyük olayların olması tamamen şartlara bağlıdır. Hahaha hihihii yaşayan insanlar bir sabah kalkıp “düzeni değiştirelim bu gidişe bir dur diyelim” demezler. Dürtülmeleri lazım, analarından emdikleri sütün burunlarından gelmesi lazım.Canımızın acıması ve değerlerimizin erezyona uğratılıyor olması lazım. Tıpkı şimdilerde tavan yapan bizim içinde bulunduğumuz durum gibi!.
Kısaca olaylar başka türlü olamayacağı için bir Devrim tadında karşı hamle gerektiriyor. Hatta hadi öyle olsun diyelim ve Demirören yönetimine yönelik taraftar bazında “ Karşı devrim” gerçekleştirmek. Yabi bu yönetimi ele geçirmek anlamında değil. Hoş karşı devrim yapmak için de mevcut bir devrimin olması lazım ki böyle bir durum da yok ortada.
Belki bizim istediğimiz yönetim tarzını yeniden yazacak tarih. Ama şimdilerde ki gibi Demirören yönetimine günde 5 vakit giydirmekle olmayacak bu iş. Öyle yaparsak ve bir şeylerin bu şekilde değişeceğine inanırsak çok yanılırız.
Sonuç olarak bir tepki hem de adam gibi bir tepki verilecekse bunun Özer Abinin işaret ettiği şekilde yapılması gerekiyor. Yoksa bu hafta ki maçta KApalıda açılan o 3 pankart ile olmaz bu işler. Açıldı da ne oldu? Bugün dinliyorum Sinan söylüyor; " Bu akşam Ümraniye'de Çarşı'dan arkadaşlar beni ziyaret edecek ve konuşacağız" Eğer bu doğruysa görün bakın yarın bir bildiri ile " Beşiktaş'ın geleceği(!) için birlik zamanı" sloganları atılmaya ve Sinan ya da benzerleri hakkında konuşanları da "Susun bölücülük yapmayın" baskılamaraı başlayacak!..
Ben eski açıktaydım bilemiyorum; Karagümrüklüler grubu ile Pankartı açan bölüm arasında bir kavga çıkmış. Yani Alaattincilerle(Sinancılar) Anti-Sinancılar yani. Dediğim gibi doğrumudur bilemiyorum. Eğer doğru ise görün işte Çarşı oluşumu denen platformun tribünde ki vitrinini!..
Tüm forumlara baktığım zaman şunu görüyorum;
Bu taraftar profili ve başında onlara yön veren tribün abileri ile bu işler(Sesli ve sert tepki) gerçekleşemezzzz.!..
Zannetmesin kimse o açılan pankartlar Beşiktaş taraftarının büyük çoğunluğunun sesi olduğunu, maalesef değil. O kadar azız ki. Susan büyük bir çoğunluk var ama!.....
.
Muhittin Saban
13-08-2007, 20:58
Buyrun bakalım. Daha mesajımın mürekkebi kurumadan Forza'dan "Birlik!..." mesajı geldi hem de tuhaf bir ifade ile; Dalı ve Budak'ları ile!....
"Bugün Nevzat Demir Tesislerinde abilerimizin ve sinan enginin katıldığı toplantıda Konyaspor maçında yaşanan olaylar masaya yatırılmış ve gerekli basın açıklaması yapılmıştır konuyu dallandırıp budaklandırmadan Beşiktaş'a sonsuz desteğimize devam ediyoruz."
Tekrar soruyorum; "Kimdir Çarşının Sesi?!..."
Biri Bana Anlatsın be abi!........
.
Mustafa Ozyurt
13-08-2007, 21:31
Gül gibi takımdık, unutmuştuk herşeyi.
Hocamız sağlamdı, topçularımızın hepsi birer kara kartaldı.
Tribünler başkanını kaybetti ama Beşiktaş sevgisi daha da güçlenerek gırtlaklarımızda ses buldu. Daha yüksek bağırmaya başladık.
Neden yaptın bunu başkan, neden?
Neden bu bombayı geldin tribünün ortasına koydun?
Neden çomak soktun tekerine Beşiktaş'ın?
Sen bizi sinirden ağlatmaya, üzüntüden öldürmeye ya da Beşiktaş'tan soğutmaya mı çalışıyorsun?
Çok eleştirdim seni başkan, çok. Ama bu yaptığın ve sonrasında gelişen olaylar son nokta oldu. Tüm bu olanlar, hepsi senin yüzünden.
Artık ne başkansın benim gözümde ne de Beşiktaşlı.
Bir Beşiktaşlı Beşiktaş tribününü karıştırmaz.
Bir Beşiktaşlı takımına bu şekilde zarar vermez.
Yeter artık, isyan ediyorum kadere senin yüzünden.
Beşiktaşlılar ne suç işledi de başkan oldun bu kulübe.
Burnumuzdan getirdin şu seneyi de daha en başından, şampiyon olsak kaç yazar.
AL SİNANI DA GİT DEMİRÖREN!
Gokhan Yerlikaya
13-08-2007, 22:51
Mafya & Siyaset & Devlet..Besiktasımdan Elini çek..
Besiktas Besiktaslılarındır..
Demirören ve saz arkadaslarını istemiyoruz...
Cagdas Sezgin
14-08-2007, 01:00
bunlar yerini iyice sağlamlaştırdı.
Mustafa Ozyurt
15-08-2007, 00:57
http://img477.imageshack.us/img477/3305/bakanme4.png
Bir Fırtına Kopacak
Yarına az zaman var
Bugünler de bitecek
Seninle hesabım var
Yakında gorulecek
Bir fırtına kopacak
Yer yerinden oynayacak
Sele karıştın bak
Kurtaran olmayacak
Gönülden Müjde Başar
16-08-2007, 12:41
demirören şampiyon olmadan gitmicem diye düşünüyor bence ve bu sene sinan efendi pardon sinan reis mi demeliyim? ile birlikte kesin şampiyon yapcak takımı.öle bir hava yaratcakki şampiyonluktan sonra tamam bırakıyorum dicek ama bu seferde aaa şampiyon olmuşuz süper ultra başarılıyız nolur bırakma bizi başkan sesleri yükselecek tabii bu sesler imparator sinan seslerine karışacak.devamında da camiadan çok istek var bırakmicam dicek ve sinan reisi ile birlikte yerini iyice sağlamlaştıracak.böyle bir düşünce ve korku var bende.demirören küçük bir aziz yıldırım kopyası olma yolunda gittiğine göre aynı taktiği izliyordur.yoksa kendi kendine böyle bir taktik geliştirebilecek potansiyele bile sahip olduğunu sanmıyorum.hakaretse hakaret.onun bizlere yaptığı para bende at koştururum istediğim gibi mantığı daha büyük hakaret.
ama kurtuluşu göremiyorum ben artık ümidimde yavaş yavaş kırılıyor.çünkü muhalif hiç bir ses yok.en muhalif olan bizler bile susturulduk işte.buzları erittik yaa güya.
kral çıplak diyecek bir cengaver arıyorum.
Umut Şen
16-08-2007, 12:46
Bizim Fikret(Fiko)'le geçen günkü bi sohbetimiz de abi olaylara bi de şu açıdan bak gittikleri zaman toptan gidecekler ve bir daha bu takıma geri gelemeyecekler demişti, o sırada aklımıza Samet Aybaba ismi gelmişti, ah be başkan yapsaydın bu kıyağı bize hocamız da samet olsaydı ne olurdu sanki elbette toptan temizlik....
Safa Şenyıldız
16-08-2007, 21:32
Giderlerse toptan gidecekler. Gitmezlerse BEŞİKTAŞ'lılığı toptan götürecekler. Bence bu riski almaya göz yummaya hakkımız yok. İşin ucunda BEŞİKTAŞ'lılık var çünkü. Belki olur denilemeyecek kadar ciddi bir konu.
Mert Atasayar
26-09-2007, 13:44
of be ellerine kollarına sağlık derim ne derim ki
Ertan Eylem
03-10-2007, 18:56
Başkan ve Akideşleri nin Beşiktaşımızın geleneklerini yok etme adına yaptıkları yanlışlar zaten malum.Ekonomik anlamda açtıkları zarar ve çıkan faturalar yine Bizler den yani Beşiktaş taraftarından dolayısı ile Beşitaşımız ın kasasından çıkmakta.
Hukuksal anlamda beceriksizlik aymazlıktan kaynaklı olarak boşa giden paralarımızın hesabını sormak olanaklı değil mi?Delboske ye ödenen ve Tigana ya ödenme ihtimali beliren tazminatları başta sayın Başkan olmak üzere sorumlularının ödemesi gerekmez mi?ödemezlerse bir kongre üyesi veya taraftarın dava açması mümkün değil mi?
Mustafa Ozyurt
04-10-2007, 13:56
Sinan Engin de kurbandır artık benim gözümde.
Bu başkanın başarısızlıklarda ön plana atacağı, eleştirelere göğüs gerecek, ortamı yumuşatacak, sakinleştirecek...
Bugünkü resmi siteden:
“Destek Bekliyoruz”
04.10.2007 13:03
Genel Menajerimiz Sayın Sinan Engin, Futbol Takımımız’ın Pazar günü Gençlerbirliği ile oynayacağı karşılaşma için taraftarlarımıza destek çağrısında bulundu.
Futbol Takımımız’ın Porto karşısında çok iyi mücadele ettiğini fakat şanssız bir golle mağlup olduğunu hatırlatan Genel Menajerimiz Sayın Sinan Engin, "Futbolun adaletinin olmadığını bir kez daha gördük. İyi oynarken de maçlar kaybedilebiliyor. Ancak ortaya koymuş olduğumuz futbol anlayışının, gelecek günler için çok olumlu sinyaller verdiğini düşünüyorum" dedi.
Sayın Engin, artık ligi düşündüklerini belirterek "Çok önemli hedeflerimiz var. Turkcell Süper Ligi'nde Şampiyonluk da bunlardan biri. O nedenle şimdi Porto maçını unutup, lige dönmeliyiz" şeklinde konuştu.
Takımımız’ın Pazar günü Gençlerbirliği ile oynayacağı karşılaşma için taraftarlarımıza destek çağrısında bulunan Sayın Engin, “Takımımız’ın her maçta taraftarımızın desteğine ihtiyacı var. Pazar günü de 90 dakika destek bekliyoruz” dedi.
Isık Gucu
04-10-2007, 22:49
Oligarşik izlenimi de veren monarşik bir topluluğunun adıdır.İçlerinden biri (ki Başkan demeye dilim varmıyor) iktidarın yegane sahibidir.Arada 1-2bilemedin 3 kişi de aktif gibi gözükse de,hele bir mutlak güç haz etmesin ayağının kaydırılması muhtemeldir.Tabi arada yaverler olmadan ,saltanat da olmaz.Nitekim boşluk Abimiz "engin" şahsiyet ile doldurulmuştur.Unutmadan bir de demokratmış gibisinden bir kanaat uyandıran teşkilat vardır:Genel Kurul.Oysa ki gerçek alenen ortadadır.Suskunlar topluluğu 4 senedir süregelen tepkisizlikleri ile "teslim olduk"larını cümle aleme ilan etmişlerdir.Hepsi bir yana ,Ey tebaa bu zulüm,bu ilkesizlik,başarısızlık,gaflet karşısında senin susukunluğun niye?Halkın değil mi bu takım?
Onur Bayrak
06-10-2007, 21:42
Yüreğine sağlık
Mert Atasayar
17-10-2007, 11:00
Benim anlamadığım hakkımız yenince isyan etmiyoruz, yönetim ve tribünde, sonra şampiyonluk gidince hakemler federasyon hakkımızı yedi. Yedirirsen yerler tabi. Fener bir maç kaybetse alakası bile olmasa federasyon istifa diye bağııyo, bizim haftada bir hakkımızı yiyolar biz hala takımımıza güveniyoruz diyoruz. Takımın iyi oynamasıyla şampiyon olunmaz biz 6 günde 3 maç yapıcaz futbolcular da insan ve yoruluyorlar. Ama biz hala takımımıza güveniyoruz e tamam güvenmeyin demedik ki. Yeter artık Yeter!!!
Mert Atasayar
17-10-2007, 11:04
Ellerine sağlık birtanesin selamımız sana yüreğine
Ertan Eylem
20-10-2007, 20:15
Bizim bu Başkan enteresan adam vesselam.Delboske ye rica minnette bulunma amacı ile İspanya ya gitmiş,Delboske de önce çok nazik karşıladıktan sonra ,hiç bir çağrıma yanıt vermediniz, buna Haluk Ulusoy da şahittir kusura bakmayın yasalar ve hukuk ne diyorsa o olur deyivermiş ...of of gülsem mi ağlasam mı? ofkere ooofff!_sinir_!
Muhittin Saban
20-10-2007, 20:44
Bizim bu Başkan enteresan adam vesselam.Delboske ye rica minnette bulunma amacı ile İspanya ya gitmiş,Delboske de önce çok nazik karşıladıktan sonra ,hiç bir çağrıma yanıt vermediniz, buna Haluk Ulusoy da şahittir kusura bakmayın yasalar ve hukuk ne diyorsa o olur deyivermiş ...of of gülsem mi ağlasam mı? ofkere ooofff!_sinir_!
Demirören demiş ki;
"Beşiktaş Kulübü, bu sezon ekonomik ve sportif başarı yönünden rakiplerinin oldukça önünde yer alıyor. Türkiye'nin ekonomik yönden en güçlü kulübüyüz. Parasal hiçbir sıkıntımız yok. Hiçbir bankadan da kredi talep etmiyoruz. Kimseye diyet borcumuz yok. Gücümüzden çekinenler bize savaş açıyorlar."
Ya ben de mi var bir tuhaflık yok sa pinokyonun burnu mu uzuyor!....?
Safa Şenyıldız
22-10-2007, 18:21
Muhittin Abi daha ne kadar uzayabilir ki o burun?
Ertan Eylem
26-10-2007, 11:09
Bir zamanlar herşeye duygulanıp ağlaması ile ünlü idi Emel Sayın sanırım bu ününü Bizim Sayın Başkan a kaptırdı.
Ertan Eylem
04-11-2007, 09:52
Sayın Başkan Fener maçı sonrası hoca menejrimin arkasındayım buyurdular.Biz bu teraneyi çokkez duyduk sayın başkan dan kimin arkasındayım dedi ise malum sonuç doğdu.
sinan engin i federasyonla aradaki koordinasyonu sağlama derin mevzuları halletme adına getiren başkan kazın ayağının hiçte öyle olmadığını ve hatta sinan ın bu anlamda son kullanma tarihinin geçtiğini görmektedir.
Ama mutlaka bir suçlu bulacak olan başkan bu kez iki suçlu hazırlamaktadır.sinan engin ve Etuğrul Sağlam.
Taraftarın bütün tepkisine rağmen sinan ı menejer yapan başkan sanırım şimdide o nu günah keçisi olarak hazırlıyor.
Bilmem engin deneyimli sayın sinan bey ne der ne düşünür.
Mustafa Ozyurt
11-11-2007, 14:06
Cuma günü konuşacağız.
Pazartesi basın toplantısı yapacağız.
Yaptıklarımı anlatsam ayıp olur.
Bir konuşursam yer yerinden oynar.
İşte son yaşadıklarımızın özeti.
Bir başkan bir de S.E bizi böyle yönetiyorlar.
Hep aynı hikaye.
Dış güçler, iç güçler, konuşursak şunlar olur bunlar olur.
Kardeşim zaten yeterince konuşuyorsunuz.
Hatta o kadar ki 8-0'ı geç dün geceki istifa sesleri bile yetmedi sesinizi kesmeye.
Hala konuşuyorsunuz.
Şimdi de pazartesi konuşacaklarmış.
Beşiktaş'ı bölenlere göz dağı vereceklermiş.
Aslında bu da hiç şaşırtıcı değil.
Bu ülkede biz bunları hep görüyoruz.
Kötü yönetimler tepkileri bastırmak ve gündemi değiştirmek için hep aynı şeyi yapar.
Hainler, bölücüler gibi atıflarla birlik beraberlik mesajları verirler.
Kendilerini kurtarıp hedefi onları eleştirenlere getirirler.
Şimdi de suçlu bulundu bu insanlar tarafından; taraftar.
Öyle ya geseye fenere taraftar yüzünden yenildi Beşiktaş.
4 senedir her mağlubiyette taraftar suçlu zaten.
Bırakın bu işleri başkan ve adamları, bırakın.
O kadar onulmaz yaralar açtınız ki bu taraftarın bağrında ne deseniz, ne yapsanız olmaz.
Demet Kursunlu
11-11-2007, 15:51
ee pazartesi konuşsun sevgili Y.D ya içki sofrasındadır yada golf maçında BEŞİKTAŞIMIZIN duruşu birliği dirliği 2, planda başkanımız için nede olsa
Demet Kursunlu
11-11-2007, 15:53
''Beşiktaş'ın başkanı sözünü yemez,Yıldırım Demirören yeter''
Ertan Eylem
11-11-2007, 16:58
Dün akşam İnadına İnönüdeyiz dedik arkasında durmak lazım dedim Ankara dan İstanbul a geldim.Sonuçta yenildik beklenmeyen bir skor da değildi fakat taraftarın tepkisi anlamlıydı en anlamlısı da sinan ı da al git tezahüratı idi.
Demet Kursunlu
21-11-2007, 09:21
Başkan ve Arkadsları ;
Hakkı Yeten...
Hani şu Beşiktaş tarihine damga vuran insandan mı bahsediyorsunuz ?
Hayır eğer bahsi geçen kişi o ise bir iki kelam etmek isterim konu hakkında.
Hani "siz bilmezsiniz, biz iyi biliriz Beşiktaşlılığı" safsatasından kurtulalım diye.
***
Yılını tam hatırlamıyorum.Beşiktaş bir tarihte Ankara'da maç yapıyor.İlk yarı "3-0" mağlup giriyor içeri.
Hakkı Baba devre arası içeride diyor ki:
"Eğer bu maçı kaybederseniz hepinizi eşek sudan gelinceye kadar döverim.Tren biletlerinizi de yırtacağım.Maçı kaybeden İstanbul'a kadar yürür"
Maç biter ve tabelada "6-3" Beşiktaş galibiyeti yazar.
Şunu demek istiyorum.
Bugün medyada Üzülmez'in veya Toraman'ın ya da her neyse herhangi bir kaptanın bir oyuncuyu böyle tehdit ettiği haberleri çıksa ne yazar medya ve sizin gibi düşünenler ?
"Vay efendim nerede kaldı Beşiktaşlı duruşu ?"
Eskiden duruştu ama.
***
Yine yılını tam hatırlamamakla birlikte bir maçta penaltı kazanıyoruz ve bir oyuncumuz penaltıyı kullanmak istiyor.
Hakkı Baba istemiyor ve "yapma evladım" diyor.
Oyuncu ısrar ediyor ve ısrarı sonucu penaltıyı kullanıp out'a atıyor.
Hakkı Kaptan o oyuncuyu soyunma odasına kadar kovalıyor.
Şunu demek istiyorum.
Bugün medyada Üzülmez'in veya Toraman'ın ya da her neyse herhangi bir kaptanın bir oyuncuyu böyle kovaladığını okursanız ve/veya görürseniz ne yazar medya ve sizin gibi düşünenler ?
"Vay efendim nerede kaldı Beşiktaşlı duruşu ?"
Eskiden duruştu ama.
***
Aynı Hakkı Baba'nın rakibine sert girdi diye kendi oyuncusunu azarlaması ve kötü yönetimden sonra hakemi çıkışa kadar koluna girerek götürmesi de vardır.
Allah gani gani rahmet eylesin.
Her ortamın davranış biçimi farklıdır.
Ota mota "Vay nerede kaldı Beşiktaşlı duruşu" demeyin.
Google yokken de vardı Beşiktaş tarihi.
Biz de biliriz...
O kadar...
HAKAN TEKELİ
Beşiktaş DURUŞU vardır bilirmisiniz ?
Mehmet Canipek
22-12-2008, 09:29
Evet Sabri Hoca nın yazdığı bu azı demirören o koltuktukta oturduğu sürece güncelliğini korumaya devam edecek gbi...
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.