Orijinalini görmek için tıklayınız : Beşiktaş Solculuğu ?!?! bak şu yazana...
Barış Uluocak
15-03-2007, 16:40
14/03/2007 Birgün
BEŞİKTAŞ SOLCULUĞU
BURAK COP
2002 yılı Nâzım Ilikmet'in doğumu-m V wh nun 100. yıldönümüydü. Türk şiirinin bu gelmiş geçmiş en büyük ustalarından birinin anılması elbette ki beklenen, olağan, dahası gerekli bir şeydi. Ancak sanki bu yâd etmenin ayarı biraz kaçmış mıydı ne... Gazeteler, dergiler, televizyonlar Nâzım Hikmet'ten geçilmiyordu. Üstelik bu, yıllar süren bir sessizlik ve kayıtsızlığın ardından gelen bir "yeniden keşfetme" de değildi esasen. Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından Türk devleti zaten Nâzım'la (haliyle) tek taraflı barışmıştı. Yasaklılıktan çıkmıştı büyük şair. Öldükten yaklaşık 30 yıl sonra dahi olsa, halkına kavuşmuştu 90'ların başında. Bilinmezlik yerini önce tanımaya, sonra sevgiye bırakmıştı. Ama yine de o 2002 yılı nedense Nâzım Hikmet'in sürekli kafalara kakıldığı, dillerden düşmediği, insanın içini baydığı bir sene oldu. Bu sıkıntılı sürecin başrol oyuncuları, tahmin edileceği üzere solculardı. Mustafa Suphi'den 12 Eylül'e, modern Türkiye tarihinin müzmin "kaybedenleri" yani. Katliamlarla, cinayetlerle, işkencelerle, darbelerle, halktan destek görememelerle, seçim sandıklarına gömülmelerle geçen uzun yılların hesabı Nâzım üzerinden mi görülüyordu acaba? Bir büyük yenilgi "Nâzım zaferi"yle telafi ediliyordu sanki. Bucoğrafyaya bir türlü hâkim kılınamayan değerler, işin kolayına kaçılarak "Nâzım-ma-nia" üzerinden yeniden üretiliyordu. Ya da üretildiği yanılsamasına kendini kandırırca-sına kapılıyordu insanlar. Biraz da "psikolojik rahatlama" vesilesi olarak belki de...
Bugün de benzeri bir "solculuğu yeniden üretme yanılsaması" Beşiktaş kulübünün taraftar grubu Çarşı üzerinden yapılıyor. Tamamen aynı saiklerle, aynı komplekslerle ve aynı ruhsal durum içinde. Ve en az Nâzım vakasındaki kadar hatalı, yersiz biçimde.
SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ
Kurulu düzene eleştirel yaklaşma iddiasındaki aydınların, Türk futbolunun üç kurumsal oligarkından birini 'sol'la bağdaştırması gerçekten incelenmeye değer. Beşiktaş'ın üç büyüklerin en küçüğü olması, bu kulübün "renkli" rakiplerine oranla "ikti-dar"dan (burada iktidar derken hükümeti falan değil, tahakküm ilişkilerinin gerisinde bulunan ve Michel Foucault'nun tespitiyle "her yerde" olan iktidarı kastediyorum) daha uzakta durduğu algısına yol açıyor, tamam. Buna lafım yok. Ama milyon dolarlık transferleri, yüz binlerce dolarlık sponsorluk anlaşmaları, şirketleşmişliği, borsadaki hisseleri, televizyon kanalı vesaire ile kapitalizme tartışmasız biçimde eklemlenmiş bir "şirkef'ten solculuk devşirmek de neyin nesi? Türk futbolundaki kirlenmişlikten "renkli" rakipleri, ligin figüran takımları, Türkiye'deki futbol yönetimi ve medyadan daha az nasiplenmemiş bir kulübü 'sol'la bağdaştırmak, nasıl ve neden? Eski ülkücü bir suç örgütü liderinin kulübe kanca atmış-lığı ortaya çıktığında ve bu durum "Şampiyonlukta hiç mi payımız yok?" sorusuna muhatap olan bir menajerin istifasından gayri bir sonuç üretmediğinde, bu tutumun anlamsızlığı ortaya çıkmadı mı?
Bu noktada belki şu söylenebilir, "Biz bir tüzel kişilik olarak BJK'yı değil, Çarşı örgütlenmesini 'sol'la ilişkilendiriyoruz". Ama gene de havada kalan bir şeyler var. Beşiktaşlı olmamama rağmen, ailemin anne tarafının takımı olmasından ötürü belli bir sempatim var bu kulübe. Çarşı'ya ise bilhassa sempati besliyorum zira İspanya'da ırkçı saldırıya uğrayan Afrikalı bir futbolcuyla dayanışmak, milliyetçilerin öfkeden kendilerini kaybettikleri bir dönemde "Nobel'i alkışlamak", nükleer santrallara muhalefet etmek; kabul etmek gerekir ki Türkiye'ye bol gelen güzellikler. "Hepimiz Plüton'uz" gibi incelik ve zekâ ürünü pankartlar da cabası. Öte yandan şu da bir gerçek ki, Türkiye'nin bütün stadyumları 90'lardan beri milliyetçiliğin hem tezahürlerine sahne oluyor, hem de her seferinde yeniden üretildiği ortamlar teşkil ediyor. Ve İnönü Stadı da ne yazık ki bunun bir parçası. Hrant Dink'in ölümünden sonraki ilk maçta "Hepimiz Ermeniyiz" pankartının indirilip "Hepimiz Türküz"ün asıldığı yerdi İnönü. "Peki senin takımının stadında işler nasıl?" diye sorarsanız, hiç sormayın derim, zira bugüne kadar sayısız defa "ya Allah bismillah'Tı tezahürat işittim kurt işareti yapan vatandaşlardan.
KEŞKE...
Beşiktaş semtinin bir orta sınıf muhiti olması, seçimlerdeki tercihleri itibariyle sosyal demokrat eğilimi ve Perihan Abla dizisinden kalma, pre-kapitalist bir "mahalleli-lik" ve "delikanlılık" kültürü; Çarşı'nın 'sol'la ilişkilendirilmesine yol açıyor. Ama gelin görün ki bu -maalesef- bir yanılsamadan ibaret. Teşbihte hata olmaz, devlet kapitalizmini sosyalizm zannedip KİT'leri savunmak gibi bir şey bu. Hele hele, ola ki bir tüzel kişilik olarak BJK'yı 'sol'la bağlantı-landıran varsa, kendilerine akıl-fikir dilerim. "Yok o öyle değil, ama Çarşı öyle" diyen varsa da, "keşke" der gülümserim...
Muhittin Saban
15-03-2007, 18:54
Bu yazının bu arkadaş tarafından neden kaleme alındığını tahmin etmek güç! Ben olsa olsa üç nedenden dolayı yazmıştır derim.
Birincisi;
Bakmış ki Beşiktaş camiasından kimseler bir şeyler dile getirmiyor açık açık. Onun için eğer bu arkadaş Beşiktaş'lı olsaydı ; "Kral Çıplak" demek istedi derdim. Ama Beşiktaşı olmadığını beyan ettiği için "Kralınız ve kraliyetiniz çıplak" demek istemiş.
İkincisi;
Beşiktaş taraftar grubunun sol ideolojisi ile anılmasından rahatsız olmuş bu misyonun hele hele ki taraftarın kendi kendine yüklenmesinden değil de ülkede ki aydınların bu giysiyi Çarşı grubuna giydirmesinden hayıflanarak o da terziliğe soyunmuş ve kıskançlığını tatlı tatlı giydirmeye çalışmış.
Üçüncüsü de;
Karanlık hesaplar peşinde! Biliyorsunuz ki 'Fb'nin AZ maçından önce tribünlerde bir olay çıkmıştı. Taraftar ikiye bölünmüş ve birbirine girmişti. Şİmdi böyle bir rahatsızlık Beşiktaş'ta da 2 ay önce cereyan etmiş(Satılık Çarşı Olayı) ama bu kadar şiddetli ve yaralamalı olmamıştı. Baktı ki Beşiktaş tribünleri ne yapılırsa yapılsın bölünemiyor o zaman bu işi taraftar profili üzerinden ideolojik bir yakıştırma ile kutuplara ayırmakla başarabilirim diye düşündü. Çünkü bu zamana kadar hiç bir şekilde Beşiktaş tribünlerinde sesli olarak ve sloganlar eşliğinde siyasi tercihler belirtilmemiştir. Son zamanlardaki popüleritesi astığı pankartlar ve attığı toplumsal duyarlılıkta ki sloganlar ile epeyce artan ve eğilimi sanki 'sol' tarafa daha meyilli görülen Çarşı grubu bir şekilde yine o tribünler içinde karşıtı yaratılmalıydı. Hem de en hassas tarafından yani siyasi görüş ideolojisinin ayrılık yaratabileceği yerden.
Tüm bunları birleştirince bu arkadaşın "üçüncü" şıkkımda ki görüşlerimi şöyle destekler olabileceğini hissediyorum; Tribün oluşumu içinde her türlü siyasi düşünceyi barındıran ve bu armoniden de tek bir ses çıkartmayı başaran bu sıradışı grubun bir şekilde 'sağ'cı karşıtları yaratılmalıydı. Yani işi Beşiktaş'ı desteklerken buluşulan ortak noktadan çekip alıp sağ, sol karşıtlığı ile bir kenara koymayı hesap etmek. Çünkü kapalıda ki "Karagümrüklüler" hiç de azımsanmayacak bir siyasi görüş benimseyen bir gruptur. Şimdilerde sessizliğini koruyan bu küçük grup sanki arkadaşa göre kendi yazsıs ile birazcık olsa kıpırdamaya başlayacaktı.
Tabi bu benim beyin jimnastiğimle ortaya çıkan nedenlerdir. Doğrudur diyemem ama herhalde birileri yanlış diyecektir.
Ama yazının satır aralarında bazı rahatsızlık veren cümlelerini çıkarttıktan sonra doğru ve dişe dokunur şeyler de yazmamış değil hani. Hele hele şu ifadelere en azından ben itiraz edemiyorum; "milyon dolarlık transferleri, yüz binlerce dolarlık sponsorluk anlaşmaları, şirketleşmişliği, borsadaki hisseleri, televizyon kanalı vesaire ile kapitalizme tartışmasız biçimde eklemlenmiş bir "şirkef'ten solculuk devşirmek de neyin nesi? Türk futbolundaki kirlenmişlikten "renkli" rakipleri, ligin figüran takımları, Türkiye'deki futbol yönetimi ve medyadan daha az nasiplenmemiş bir kulübü 'sol'la bağdaştırmak, nasıl ve neden? Eski ülkücü bir suç örgütü liderinin kulübe kanca atmış-lığı ortaya çıktığında ve bu durum "Şampiyonlukta hiç mi payımız yok?" sorusuna muhatap olan bir menajerin istifasından gayri bir sonuç üretmediğinde, bu tutumun anlamsızlığı ortaya çıkmadı mı?
Okunan bu mesaj neden bu saate kadar sessiz kaldı onu da anlamış değilim. Eğer "Aman boş ver yoruma bile gerek yok" deniyorsa. Deniyorsa ben de "O kadar da değil canım" derim.
.
Murat Aru
15-03-2007, 18:59
Öle demeyin ben bu yazıyı yazan arkadaşa acıdım.
Düşünsenize Nasıl bir ezilmişliktir ya, Reel Sosyalizmin Tartışmasını bile Beşiktaş özelinden tartışıyor.
Yahu ben acıdım, vurmadım, vurmayın gözünüzü seveyim.
Keşke arkadaş gelsede 2 kelam etsek, eğlenceli olur, çocuklugundan başlarız dinlemeye, garip neler çekmiştir kim bilir.
Özer Özçetin
15-03-2007, 19:07
Aynı suda yüzen gemilere elbette aynı su çarpacaktır,Beşiktaşın yüzdüğü deniz bellidir,orada yol alabilmesi için o suda gitmek zorundadır.
Ha olaya başka türlü bakmak mümkünmüdür dersek,bugün Birgün de [ne tesadüftür ki arkadaşın yazdığı güne denk geldi] değişik pencereden bakmak konusunda ezberleri belki bozacak bir şeylerden söz ettim.Kimine göre imkansız görünen o proje bile hayata geçse,Beşiktaş milyon dolar transferlere belki daha fazla imza atacak,ama en azından beyefendiyi rahatsız eden bir çok şey kendiliğinden sönümlenecek.
A.Tugan Çetin
15-03-2007, 19:14
komik olarak algılanabilen boş ve özentilikle dolu bir yazı olmuş...
akıl ve fikri kendisinde aramasını bulduğunda bir yazı daha yazmasını diliyorum..
Serenat Tutaklı
15-03-2007, 20:19
Peki senin takımının stadında işler nasıl:D
Uğraş Polat Şahin
15-03-2007, 21:29
Önüne gelen Çarşı hakkında yazılar yazıyor gazetelerde,moda oldu bu artık..Bu arkadaş da özenmiş,benim neyim eksik yazayım birşeyler de dolsun köşem demiş..tek bunu anladığım ben yazıdan..
Benim merak ettiğim Çarşı hakkında bu kadar derin,bilmiş bilmiş kesin yorumlar yapma hakkını nerden buluyorlar?Hani yıllarca Beşiktaş tribününü kovalayan,bu yola canını adamış insanlar böyle yazılar yazsa anlarım..Demek istediğim mesela bir Özer abi çıksa yazsa anlarım..o kadar sabahlamalar,deplasmanlar,adanmış bir ömür...Fakat şimdi görüyoruz ki,Beşiktaş'la uzaktan yakından bile alakası olmayanlar yok Çarşı böyle,yok Çarşı şöyle yazıp duruyor..Yahu sizene..!Bu gidişatı hiç beğenmiyorum..
Rıza Aslan
15-03-2007, 21:36
Yazara şunu demek isterdim.
-Bu gördüklerin de Beşiktaş taraftarının hayatı yorumlama
biçimi.
Sen buna ne isim verirsen ver.
Birkan Bürüngüz
15-03-2007, 22:22
bir burak cop eksikti, üstümüzden prim yapmaya çalışan o da oldu tam oldu. ama bu arkadaşa bir önerim var geçmişe dönsün bizim üstümüzden prim sağlamaya çalışanların şimdi nerelerde olduğuna baksın. çok meşhur olmak istiyorsa magazine bulaşsın biraz,çok ciddiyim....
Ertan Eylem
15-03-2007, 22:46
Bu ülke ne çektiyse masa başında ,bazen altında ve darbe dönemleri yurtdışında olan halkına,ülkesine dahası yaşama yabancı entellerden çekti.Adam (herif) a bak ya nerden nereye çentik atmış sen neymişsin be abi.Bak sevgili masa altı ezberasyon lügat parçalayıcısı(kıyıcı) kardeşim bu işleri sen in yapmana gerek yok zaten bu ülkede her eve 1 provakatör düşüyo.Sen masana sağlam tutun oldumu ???
Barış Uluocak
16-03-2007, 00:47
evet boş bir yazı hem de bomboş ama madem takip ettiğimiz bir gazetede yayımlanmış üzerine konuşmak gerek..
yazıya ne desek ki yöntem yok,tez yok, düşünce yok yüzeysel laflardan derlenmiş potborik bir ucube sözkonusu üstelik bariz bir mantık hatası da var
yazının birinci bölümünde nazım'ın 100. doğum yıldönümüne değinip buradan beşiktalılıarın solculuğuna geçiş yapmış yapmış da işte tam burada patlamış yazının tekeri .
birinci bölümünde (ki bu bölümde kof ) verilen örnekte kolaycılık ,sahtecilik ,ikamecilik vardır oysa Beşiktaş, Nazım gibi anonimleşmiş sol bir simge değildir o yüzden beşiktaşlılık ve solculuk ilşkisinde evet tam da endüstrinin göbeğinde verilen mücadele ve harcanan emek vardır..
hadi bunları geçtik burak kardeşimiz heves etti eksik güdük bir yazı yazdı birgün de bunu rıdvan Akar'ın yazılarına karşı bir denge politikasınca yayımladı amaaa yazıda tüm bunların dışında eksik olan çok önemli birşey var ki o olmazsa olmaz;edep...
hiç kimse hele de sol bir gazetede bu ülkenin devrimcilerinden böyle çalakalem böyle uyduruk cümlelerle bahsetmemeli beşiktaşlıların özelliklede bu siteyle ilgili beşiktaşlıların çok sevdiği bir laf vardır burak kardeşim;" bizim sevgimizn yanında şampiyonluk ne demek" şimdi sen al bu lafı bir çırpıda müzmin kaybeden olarak küçümsediğin solcularla irtibatlandır bakalım zihninde gönlünde bir şeyler kıpırdayacak mı
Hepimiz Müzmin'iz kaybedeniz ama biz içerdeyiz yani sahada orayı bilir misin?
Berk Sezenler
16-03-2007, 01:05
Artık üniversitelerde çArşıloji bölümü de açılsın,açılsınki artık yazarlar çArşı'yı anlamak/öğrenmek için çile çekmeyi ve kendilerini okurlar önünde rezil etmeyi bıraksın.
Ben sayın Çöp'ü çözdüm.Rıdvan Akar'ı kendine rakip olarak görüyor,neden fbliler onunla sürekli mailleşiyor ama Beşiktaş'lılar bana mail atmıyor diyor kendi içinden.Yemezler...
Zil çaldı,hadi derse.
Deniz Buldum
16-03-2007, 09:35
heyecanlı bir arkadaşımız sanırım,üst düzey bir bilgi birikim ve entellektüelizm dolu bir yazı heralde,çünkü ben ne demek istediğni anlamadım(kapasite meselesi tabi).
Birgün gazetesinin yayın politikası doğru Rıdvan abi,Adnan abi,Özer abi beşiktaşı yazıyorsa birileride diğerlerini yazabilirler eğer diğerlerinin birgün gibi bir gazetede yazacakları konuları ve olayları yoksa onlar da hayır beşiktaşta farklı değil onlarda bizim gibi çabaları olacaktır.bizde burada güleceğiz onlara.
Atilla Bahçıvan
16-03-2007, 12:10
Hani camide yada işte öle bir yerde adam anlatıyormuş.
"Hazreti Ali kızını kurban ederken azrail bir deve getirmiş de bunu kes" demiş diye...
Yazıyı okuyunca bende aynen bu misali dinleyen hocanın düştüğü ruh haline düştüm. Bu yazının nesine cevap yazayım nesini düzelteyim...
Yanlız son zamanlarda Çarşı-sol yada Beşiktaş tribünleri-solculuk ilişkisine degğin muhabbetlerde, yazılarda dikkatinizi çektimi, yazanlar "bilinçaltında" solu eleştiriyorlar.
Bizde tartışma kültürü olamdığından insanlarımız ancak "polemikler" yoluyla tartışabiliyorlar ya. (hani kötüdür demiyorum ama) Acıdırki yazanlar Çarşı üzerinden solculuğu eleştirirken, kendilerince "olması gerekeni" de Çarşı eleştirisiyle ve Çarşı üzerinden tarif etmeye çalışarak yapıyorlar.
Bu halde Çarşı ve solculuğu örtüştürenlerden doğrusu pek te bi farkları kalmıyor bence...
...Ve yine acıdırki "polemik" uslubumuz için bile sol adına Çarşı dan başka bir şey kalmamış galiba...
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime...
Sevgi ve dotlukla...
Berk Halil Lişesivdin
16-03-2007, 15:52
ya banada verin bi köşe bende yazmak istiyorum.. yani bu yazıyı okuyunca gazeteye yazı yazmanın özel bir durum olmadığı anlaşılıyor şimdi kulubun milyon dolarlık vsvs olması seyircisinin eğilimlerini nitelendirirmi!? e napcaz şimdi abartcaz ozaman devletimizde pek demokratik felan oldugu soylenemez ımf baglantılar uluslararası sermayadeki yeri vsvs. ozaman bu ulkenin insanları olarak bizde solcu olamayız iş buraya kadar gider.. kimse demiyorki Beşiktaş turbunlari maçtan once das kapital okuyor turkiye neyse sokata evde işte turbundede Beşiktaş o 'KEŞKE' arkadaşda bunu anlayabilse ve 'KEŞKE' arkadaş o turbunlerde solcuların sağcıların birbirlerini hoşgörü içersinde tolere edebildiklerini bunu başarabildiklerini açılan o pankartların soylenen o tezahuratların başarılan bu hoş görünün bir parçası olduğunu anlayabilse 'KEŞKE'
Cihan Güngör
16-03-2007, 22:48
Kereviz yemiyoruz, yemeyeceğiz de.
(Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz. Hz. Ali ;))
Alaattin Çam
17-03-2007, 02:10
asidi kaçmış gazoz mevcudiyetinde bir tatsızlık yada yediklerindendir hazımsızlık çeken hal içinde... yazıyı ilk okuduğumda gülmüştüm şimdi gülmem geçti acıyorum... insan bunca yıl bu bakış açısı için bu kadar yıl bekler mi? bu kadar birikim, bu kadar emek yazık. bunun gibi olmak için eğitim almaya gerek yok bin yığın insan var BUNUN GİBİ tersine evrim bu, zorlama katsayısı solda kocaman bir 'SIFIR' egzantrik kayışı kopmuş...
Ümit Kurt
17-03-2007, 09:09
Bu adam Aydın'lanmamış Aydın'latmaya da değmez...:confused:
Omer Kalaycıoglu
19-03-2007, 12:30
bu yazıyı yazan arkadaş mayısın 2sinde yada 3ünde ne yazıcak cok merak ediyorum anlayan anladı sanırım
Gokhan Elci
10-05-2007, 22:07
bunu yazanın kuçukken topu ınşaata kaçmıs galıba:D
Anıl Tanrıyar
10-05-2007, 23:38
yaw kim bu adam neyin peşinde ki acaba:D kıskanmış abisi yazık bişe demeyın yazsın çizsin kafasına gore:D
Serdo Yeşil
11-05-2007, 08:44
Anlaşıldı bizim sosyal dayanışmamız gerçekleri bizzat o türbün bile derken suratlarını büzüştürerek söylemeleri ve bunların o düşüncelerini yıkan ÇARŞIadamın içine oturmuş belli bu o zengin takımının çocuğu adamın çok zoruna gitmiş istedigi yerine kadarda gitsin
Burhan Gümüş
11-05-2007, 09:45
Sanırım bu Yazar kişi önce eleştirel bir mantıktan hareketle yazısını yazmak istemiş fakat biraz da kendi tiribünlerinde bu türden bir havanın olmamasının psikolojik baskısı altında kalarak bir tür karalama kampanyası şeklini alan bir yazıya dönüştürmüş.
Yazıdaki haklı olacağı noktaları zaten hepimiz bilmekteyiz.(Yönetimin bu çarkın bir dişlisi olması,geçmişteki menejer kişi ve söyledikleri ile ilgili yazdıkları gibi).Fakat konu işin sosyal boyutuna geldiğinde biraz birikim eksikliği gözlemlenmekte.Solculuğun tarifi böyle bir kısa yazıya sığmayacağı için klasik tariflerden hareket etmek yerine o çok bilinen"devrimcilik ile günümüzde kendine solcu/sosyal demokrat diyen insanların" ayrımının yapılması gerektiğine inanıyorum.Kaldı ki bütün beşiktaş tiribünlerini solculukla itham etmek gibi bir yanılgıya düşmememk gerekir.Bu yönde hareketle yanlış sonuçlara varılacağı yazıya gelen eleştirilerden yola çıkarsak çok net ortaya çıkmaktadır.Bu yazar kişi bir yanlış tezden bir doğruya ulaşmak istemiştir ki bu da onun en büyük yanılgısı olmuştur.
NOT:Bu yazar kişi ye(Devlet kapitalizmi ile ilgili yazdığı ve solculara atfettiği yazının ne kadar yanlış bir savunma biçimi olduğunu anlaması için bir çok kaynak var ister ise önerilerim olabilir.
Mesela "Devlet kapitalizmi" Yazının içinde geçtiği için önerdim.Hemen aklıma gelen bu oldu.
Devrim Doyran
19-05-2007, 17:46
Yanlız son zamanlarda Çarşı-sol yada Beşiktaş tribünleri-solculuk ilişkisine degğin muhabbetlerde, yazılarda dikkatinizi çektimi, yazanlar "bilinçaltında" solu eleştiriyorlar.
saygılar abi ..
İsmail Şahin
20-05-2007, 00:49
adam lazım mı abi ?
çok pis oynarım...
Metın Demır
05-06-2007, 16:26
Muhittin arkadaşım bu yazı Birgün gazetesinden alınmıştır.ayrıca dikkat ediyorum forumda birçok arkadaş birgün gazetesindeki yazıları ve başka yerlerden aldıkları yazıları olduğu gibi buraya aktarmış.Arkadaşlar,lütfen yazılar kendimize ait değilse kaynağını belirtelim.O yazılara emek harcayanlara saygı duyalım.Biz BEŞİKTAŞ'LILARA VE HALKIN TAKIMI FORUM'una katılan tüm arkadaşlara da bu yakışır zaten.TEK YOL DEVRİM.ALAYINA İSYAN İNADINA BEŞİKTAŞ
Serenat Tutaklı
05-06-2007, 16:38
Alıntı konusunda Halkın Takımı her zaman hassasiyetini dile getirmiştir.Farkedildiğinde özelden uyarılmıştır arkadaşlarımızn.Ancak bu yazının zaten Birgün gazetesinden alındığı,konuya açan Barış arkadaşımız tarafından belirtilmiştir.Siz neye şikayet ettiniz ben anlayamadım?
Cihan Güngör
05-06-2007, 23:03
Bu başlığı gelecek ay ben hoplatıcam, sıra bende:D
Barış Uluocak
06-06-2007, 00:32
senin hoplatmana gerek yok cihan.. kendi kendine hoplayacak yaşa geldi koca topik :D ...başlığın benim de çözemediğim kendine has enerjik bir yapısı var...olur olmadık yerlerden kendine malzeme bulabiliyor.nokta (.)başlığı efsanesini geçer yakında burası......burak cop'a teşekkür borçluyuz..
Cagdas Sezgin
08-06-2007, 11:33
herkes konusuyor anlayanda anlamayanda ne oldugunu bilende bilmeyende
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.