PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Demirören Belediyespor'a doğru (İ. Altınsay)


Orhan Anar
03-02-2010, 01:52
Demirören Belediyespor'a doğru

‘Önümüzde üç yıl var, bir ara yazarım’ dedim ama dinletemedim. Uğur Vardan ısrarlıydı: “İlla bir Beşiktaş Kongre değerlendirmesi olacak.” Tamam ama Beşiktaş’ın yeni oligarşik yönetimine değinmeden önce biraz uzağa gidip oradan ülkeye bakmalı.
Biliyorsunuz Manchester United dünyanın en büyük kulüplerinden biri. Amerikalı yatırımcı Glazer 2005 Mayısı’nda 800 milyon sterlin yatırarak, kulübün yüzde 75 hissesini aldı. Sonra da geri kalan hisseleri toplayarak kulübü borsadan çekti ve şahıs şirketi haline getirdi. Bir kesim taraftar buna tepki olarak ‘FC United of Manchester’ adlı kulübü kurdu... Ken Loach’un, işçi sınıfının oyunu olarak futbola bir güzelleme olan filmi ‘Looking for Eric’i izlerseniz görürsünüz. FC United taraftarları da, Man U maçlarına gider ama öteki arkadaşlarıyla birlikte Glazer aleyhine sloganlar bağırmaktan geri kalmaz. Sloganları burada yazsam, gazete kapanır. Bu sloganlar yerine ‘Yeter Malcolm Glazer Yeter’ deseler, kulübün patronuna aşk şarkısı gibi gelir bu, sadece onu söyleyeyim.

Cebinden 1 milyar sterlin’e yakın para yatıran Glazer ailesi, 2009 Haziran itibarıyla kulübün borcunun 700 milyon Sterlin’i bulduğunu açıkladı yıl sonunda. 500 milyon sterlin’lik tahvil çıkartarak kaynak yaratacaklarını ekledi... Bu açıklama United’ta bardağı taşıran son damla oldu. Sosyalist Alex Ferguson’u, sırf sahipleri protesto etmek amacıyla istifaya çağıranlar oldu. Geçen haftaki Arsenal zaferinden daha fazla konuşuluyor bu olay taraftar arasında. Zaten o maçta Man U tribünlerinde Glazer’ın ‘hatırını soran’ pankartlar açılmıştı.
Sonunda, aynı zamanda kulüp taraftarı olan ünlü bir finans uzmanının liderliğinde bir girişim başlattı en etkili taraftar derneği... Kulübün mali tablolarını çıkartıp aklı başında bir alıcı arayışına girdiler.

Fukaranın çenesi

Beşiktaş ile Manchester United arasındaki benzerliğe dikkat çekmek için yazmadım bunları... Tersine, kapitalist ekonominin ya da paranın mantığı açısından bile bakıldığında arada ne büyük bir zıtlık olduğunu göstermek için yazdım. Orada adam kendi parasını yatırarak kulübün sahibi oluyor. Borç de onun, alacak da onun. Bütün hesaplar denetim altında.
Bizdeki durumun ise endüstrileşen futbolla bir ilgisi yok. Olsa olsa feodalleşmesiyle ilgisi var. Kulüp kesesinden ağalık yani.... Kulüpleri alıyorsunuz, borçlandırıyorsunuz, yönetime çörekleniyorsunuz, sonra da kendi malınız gibi yönetiyorsunuz. Saçtığınız para kulübün, borç kulübün... “Para her şeydir” diyen bir anlayış Beşiktaş yönetimine geliyor, “paramı alır giderim” diye korkutarak bir üç yıl daha kalıyor.

Beşiktaş açısından işin acıklı tarafı şu: Demirören 5.5 yıl önce başa geçtiğinde kulübün ne onun ne de başkasının parasına ihtiyacı vardı. Hatta Fulya’yla ilişkin olarak bir Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı oluşturulsa Beşiktaş gelirinden gelir elde eden bir kurum olacaktı. Yerinde bir futbol stratejisi izleyerek ve kendi yıldızlarını yetiştirerek Şampiyonlar Ligi’nde finali hedefleyecek hale gelebilirdi.

Şimdi ise kulüp Demirören’in kesesine bakar hale geldi. Kaynaklar çarçur ediliyor ama hesap sorulmasın isteniyor... Birçok kişi bu süreçten nemalanmak ve layık olup olmadığına bakmadan kendine bir iş bulmak için yönetimin yanına yanaşıyor. İşte feodalliğin bir göstergesi daha...
Daha da kötüsü, “Adamda nasıl olsa para var, ne yapalım” diye Demirören’i destekleyen bir kesimin olması... Zenginin parası fakirin çenesini yoruyor. Fakir bu parayı güvence olarak görüyor. Demirören’e seçim kazandıran bir başka feodal etken. Üstelik bu anlayış, 16 yıl bir memur emeklisi tarafından yönetilmiş ve o dönemde futbol âlemine örnek ve öncü olmuş bir kurumda yayılıyor. Beşiktaş sonunda Demirören ailesinin parasının konuşulduğu, bu paraların nasıl harcandığının sorgulanmadığı bir aile şirketini dönüşüyor.
Beşiktaş’ın 1908’in özgürlük dalgasıyla 13 Ocak1910’da ilk tescil edilen spor kulübü olduğu, bu bakımdan çok anlamlı bir yüzüncü yıl yaşadığı unutuluyor. O zamandan beri Beşiktaş’ın topluma hizmet eden canlı organizma olduğu kimsenin aklına gelmiyor.

Beşiktaşlı dönüşü

Ancak Beşiktaş’ın bir aile kulübüne dönüştüğünü söylemek, Kongre öncesinde oluşan muhteşem oligarşik ittifaka haksızlık olur. Daha düne kadar Demirören’e demediğini bırakmayanlar, hakaret edenler ama hesap sorulması gündeme gelince viraj alanlar orada.
Beşiktaş Kulübü’nden Beşiktaş Belediye Başkanlığı’na sıçrayan, oradan da Beşiktaş Başkanlığına sıçramayı umanlar orada. Demokrasiyi saydamlık ve hesap verme rejimi değil, ortalığı gürültüye boğup hazır kıtalarla seçim kazanma oyunu sananlar orada. “Seçime siyaset bulaştı” diye kendi siyasi geleceklerini güvence altına almaya çalışanlar orada.

Bir şekilde para kazanıp da şimdi sosyal statü derdine düşenler orada. Beşiktaş hakkında tek bir görüşü olmayıp da vazgeçilmez adam edalarıyla ortalarda dolaşan, ekranda sesinin kısılmasına ses çıkarmayan, kongre üyesini yedirip içirmeyi politika sana ‘kulüp ağaları’ orada. “Tarihin gördüğü en kötü başkan” diye Demirören’i eleştirenler orada. Her lafa ‘Beşiktaş değerleri’ diye başlayanlar orada. Sanki kulüp çok istemiş gibi “Buraya yıllarımı verdim” diye ağlaşanlar orada. “Kendimden önce Beşiktaş” deyip yönetime kara kapak yapanlar, sıra kendilerine gelmiş olmalı ki, orada.

Başkanlık için ortaya çıkıp sonra yedek üyeliğe razı olan ‘altyapı dehaları’ orada... (Yeri gelmişken, Batuhan, Ali Kuçik, Necip Uysal dahil şu anda adı geçen genç futbolcuların hepsi 2004’ten önce, yani Demirören yönetiminden önce giydi Beşiktaş formasını. Bu çocukları kulübe kazandıran adsız Beşiktaşlıların hakkını yemesin kimse.)

‘Beşiktaş duruşu’ diye tarihe muhteşem bir ‘Beşiktaş dönüşü’ armağan edenlerin ortak paydası Beşiktaş kaygısı bile değil. Ne Beşiktaş’ı çağdaş bir kulüp yapacak vizyonları var, ne dünyadan, ne futboldan anlıyorlar. Tek ortak paydaları iktidarın bir ucundan yakalayıp Beşiktaş’ın nüfuzundan yararlanmak. Asıl şimdi politika bütün olumsuz yanlarıyla kulübün içine girdi.


Derin yarılma

Bir seçimden yüzde 65’lik bir zaferle çıkarsanız, orada müthiş bir coşku ve umut olur değil mi? Dolaşın bakalım Beşiktaşlıların arasında... Beşiktaş’la ilgisi, Demirören’in oy pusulası olan sarı kağıdı zarfa koymaktan ibaret olan bindirilmiş üye kıtalarını bir yana bırakıyorum. Mevcut yönetime oy verenlerde bile geleceğe ilişkin bir umut yok.
Korkarım Beşiktaş hızla Demirören Belediye-spor olacak. Spor alanları gittikçe azalan Beşiktaş semtiyle de bağı kopacak. Spor sözcüğü sadece adda kalacak.
Yine korkarım güven bunalımı Beşiktaş’ta artarak devam edecek... Demirören’e oy vermeyen 3000’e yakın üyeyi dışta tutarsak bu güven bunalımına Kongre de dahil olacak. Yüksek giriş ücreti yüzünden Kongre kapıları yüzüne kapanmış taraftar ile yönetim arasındaki yarılma derinleşecek ve her durumda Beşiktaş ‘farklı’ olma özelliğini yitirecek.
“Sen de hep eleştiriyorsun, bir şey yapmıyorsun” diyen Beşiktaşlılar olabilir. Büyük ölçüde haklıdırlar. Beşiktaşlının Beşiktaş’tan başka gideceği bir yer yok. Taraftarlık değişmez ama elbette onu yaşama biçimi dönem dönem değişir. Oligarşi kendi içinden çatlamazsa önümüzde zor bir üç yıl var. Kim öle, kim kala. Özeleştiri yapmak için bol bir zaman bu.

İbrahim Altınsay / Radikal

Abdulkerim Cakmak
03-02-2010, 12:55
ya ibrahim altınsayı herzaman tutmuşumdur fikirlerine saygım var ama şahi görüşüm sadece yazmakta kalmasaydı keşke kendi aday çıksaydı ve boyunun ölçüsünü görsek..seçildi demirören ve eze eze artık yapacak birşey yok..

Demir Han
03-02-2010, 15:04
Aynen katılıyorum..yazmak kolay er meydanında nerde idin Sayın Altınsay ?
Böyle herkesin bildiklerini ince ince yazmakla olmuyor bu işler.Kendisine destek hazırdı kendi nerede idi.Ne demiş şair.....

"Bence şimdi sende HERKES gibisin"

Murat Aru
03-02-2010, 15:41
Kime destek neredeydi?

Yahu arkadaşlar, delege sistemi ile yapılan bütün kongrelerde taraftarın iradesi yerine derneklerin ve parababaların iradesi hayat bulur. Bu hayat bulma esnasında havada uçuşan rantlar göz kamaştırır.

Altınsay değil alemi cihan gelse bu kongreden bu sonuç çıkardı.
"Yetmez Demirören" diye bağıran kongre fareleri ile doluyken ortalık.
etmeyin eylemeyin kişileri yanlış değerlendirmeyin.

PARAN VARSA DELEGE OLURSUN!
delege olursan söz sahibi olursun, iktidar sahibi olursun.
Paran yoksa adında yok zaten!..

Şimdi bu sistemde sen nasıl İbrahim Altınsayı suçlarsın ki?

Tek mücadele, bu delege sisteminden çıkılmasını sağlamak için verilmelidir.
Ozaman göreyim Demiröreni bakalım stadın yakınından geçebiliyor mu?

Ismail Hakki Demirel
03-02-2010, 15:54
Stada üyelik 2.000 TL
Yıllık Aidat 50 TL !
Bugün Üye olsak 4 yıl sonra oy kullanmak için
2.200 TL paraya ihtiyaç var...

Param yok Memed, Nasıl söz sahibi olayım! deriz ancak...

Can Topal
03-02-2010, 15:56
Aksuyla Altınsayın arkasında ki desteği karsılastırın , Aksunun Demiroren karsısında ki yenilgisine bakın bi de.. Altınsay aday olsaydı kazanabilecekmiydi?

Tolga Karpuz
03-02-2010, 16:03
İbrahim Altınsay en azından bu kulube nasıl bir başkan sorusuna cevap bir insan gözümde.Adam gayet medeni bir biçimde neden elini taşın altına sokmadın diyenlere muhalefetle de tarzım tutmuyo diyebildi.Çok çok isterdim başkan olmasını ama bu delege yapısıyla hayalden öte gitmez tabiki.

Şu kartalhaber com denen satılmışlar da bugün bu yazıyı hakarete varan cümlelerle eleştirmişler.bu adamlar kongrede de inanılmaz etkililerdi kusmak geliyo artık içimden

Ismail Hakki Demirel
03-02-2010, 16:37
Yahu Altınsay'ın Eşi, Aksu'nun Listesinde Değilmiydi ?

Safak Batman
04-02-2010, 08:57
Evet öyle, Altınsay'ın Eşi Aksu'nun Listesinde yer aldı. Dolayısıyla Altınsay’ın Aksu’ya desteği dolaylıda olsa mevcuttu. Bu oy anlamında Aksu’ya ne kadar fayda sağladı bilinmez ama enazından ben ve benim tanıdığım birkaç arkadaş için Aksu lehine oy kullanma nedenlerimizden birini oluşturdu.

Alen’in dediği gibi sonuçlar önceden belliydi zaten, sadece katılımın çok daha yüksek olması bekleniyor ve bu durumun sonucu etkileyip etkilemiyeceği tartışılıyordu ki katılım yüksek olsada beklenilen oranda olmadı.Bindirilmiş kıtalar gibi klasik söylemler, bence tek başına yeterli değil geçen konreyi anlayabilmek için.İlk sandıklardaki oy oranlarını ortaya koyup nedenlerinide biraz düşünmek gerekir derim ben…

Mevcut üye yapısıyla Demirören kendisi istemedikçe yada çok önemli bir olay gerçekleşmedikçe yapılacak bütün seçimlerden galip çıkacak gibi duruyor.Bu çerçevede “Demirören Belediyespor” vurgusu anlamlı olmuş.

Belkide bundan sonra izlenecek hattın önemli başlıklarından biri olabilir bu söylem.

Ali Savasan
04-02-2010, 11:01
Konuşmak yazmak ne kadar kolay şimdi ;) Sayın muhalefet hele hele KOÇ'ların efendisi nerelerdesiniz ;) pff boşverin yetmez demirören yetmez... Beşiktaş malı deniz yemeyen keriz...

Abdulkerim Cakmak
04-02-2010, 13:25
bazı insanların düşünceleri bile topluma zarar veriri ya altınsay aileside böyle..daha önce saygı duyardım ama eşinin aksunun listesinde görünce acaba niye düşündüm ve aklıma siyasetin müdahil kongreye ancak oy alma çabası olduğunu düşündüm.ve kişisel antipati oluşturdu çünkü dava ne olursa olsun önemli olan dik duruuştu.bayan altınsay bunu gösteremedi.duruşu ve yöneldiği topluluk farklı idi.
onun dışında listeye girdiği andan itibaren bayan altınsay ekibi ile yan yana bile görünmedi. kaldıki kongreye 2 gün kala ntv de proğram sunmaya devam etti.
beyefendi altınsay nerdeye herkesin birleşeceği isim olabilirdi ama kendisi yanaşmadı.şimdide bence bol keseden konuşuyor..ona yakışmadığını düşünüyorum bence uzun bir süre yönetim hakkında susmak en doğrusu olacak galiba.

Akin Akoglan
04-02-2010, 14:41
Demiröreni mevcut kongre yapısıyla alt edecek şahsiyet Demiröreni aratacaktır.

Kongre yapısını mevcut yönetimin değiştirmesi imkansız olduğuna göre taraftar bu yapının ya açıklarını bulmaya kafa patlatacak yada dejenere olmadan yapıya dahil olacak oturup Demirörenin istifa etmesini beklemek yada maçlarda 'yeter Demirören' le gitmeyeceği çok açık

Mustafa Şengezer
04-02-2010, 18:01
şaşırdım doğrusu gülengül hanım ibrahim beyin eşimiymiş...bu arada hakketen gülengül hanımın aksunun listesinde olması da ilginç bir mevzu...

Hakan Kirezci
04-02-2010, 18:28
Evlilik akdinde kongrelerde ortak hareket edilecek diye bir madde mi varmış? Yahu arkadaşlar, eşler farklı takım tutabilirler, farklı siyasi görüşleri savunabilirler, aynı takımı tutup da farklı Başkan adaylarının yanında yer alabilirler, hatta hiç yer almayabilirler ne var bunda ki? Kadını ille de İbrahim Altınsay taraftarı yapacaksınız, belli ki kocasıyla paralel düşünmüyor Gülengül hanım.

Mustafa Şengezer
04-02-2010, 18:33
o zaman iyi ki aksu kazanmamış...
not:demirörenci de değilim...

Ali Savasan
04-02-2010, 23:11
o zaman iyi ki aksu kazanmamış...
not:demirörenci de değilim...

mustafa bu forumda bunu not olarak yazmana gerek yok ama forzada olsan afaroz ederlerdi seni :D:D

Abdulkerim Cakmak
05-02-2010, 13:04
Evlilik akdinde kongrelerde ortak hareket edilecek diye bir madde mi varmış? Yahu arkadaşlar, eşler farklı takım tutabilirler, farklı siyasi görüşleri savunabilirler, aynı takımı tutup da farklı Başkan adaylarının yanında yer alabilirler, hatta hiç yer almayabilirler ne var bunda ki? Kadını ille de İbrahim Altınsay taraftarı yapacaksınız, belli ki kocasıyla paralel düşünmüyor Gülengül hanım.

abiciğim haklısın evlilik akdinde ortak hareket edecekler diye birşey yok ama gülengül hanımın yıllardır duruşunu bilmiyen yok..bana göre açıklaması olmuyan şey de bu yıllardır dik durdun şimdi nerdesin diye sorarlar..

Hakan Kirezci
05-02-2010, 18:13
Hah işte onu sorabilirsin. Yani birinin eylemini sorgularken çıkış noktası karısı ya da kocasının ne olduğu değil o kişinin daha önceki duruşu olmalı, ben de onu demek istiyorum.

D.Asya Açıkelli
06-02-2010, 02:40
İ.Altınsay şu an ileriye oynuyor,akıllılık yapıyor...
Yazmak kitlelere ulaşmanın,bir şey anlatmanın en etkili yoludur okumasını,anlamasını bilirsen...
Bu adamda boşuna bas bas bağırmıyo yazılarında sistem,sistem,sistem diye...
Bu sistemle olmaz diyor ki bunu anlamakda pek güç değil...
Beşiktaş'ı mevcut kişilerden kurtarmak için gerekli zemini yaratabilme derdinde kendisi.
Bir yol tarif ediyo bu sistemi değiştirmek için ve bizde onu pasifistlikle suçluyoruz...

Yapmayalım,bu adam değilmiydi entellektüel olan,birikim sahibi olan,konulara tribün tarafından bakıp değerlendirmesini bilen,niye hem aday olmayıp hemde kendine bel altından vurduruyor?

Şahsen ben 2800 oy beklemiyordum M.Aksu'dan...
Eğer o rakamda sadece 'muhalefet' olduğundan dolayıysa(ki kendisi bildiğim kadarıyla sadece bir kaç dernekten destek aldı) İ.Altınsayın öngördüğü gelecek çokta uzakta değildir,nede olsa Beşiktaş'ın gerçek sahipleri ....... tane kongre üyesi değilmi :)