PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ilke, Gelenek, Durus, Sadakat !


Deniz Can
22-03-2007, 16:35
22 Mart 2007 tarihinde Besiktas Jimnastik Kulubu’nun resmi internet sitesinde yer alan bir gazete haberine iliskin yapilan aciklamanin girisi aynen sunu soyluyor;

“Beşiktaş Jimnastik Kulübü, Türkiye’nin ilk Spor Kulübü olup, ilkeleri ve gelenekleriyle, her platformda sergilediği Beşiktaşlılık duruşuyla taraflı tarafsız herkesin güvenini kazanmış dev bir dünya markasıdır.”

Ozenle itina ile secilmis kelimeler; ilke, gelenek ve Besiktaslilik durusu!

Biri bizi gozetiyor, biri bize goz kirpiyor.

Kelimelerin aciklamasi senin verecegin anlami icerir. Simdi bizlerden istenilen budur; artik boyle bilin deniyor. Ve ardindan ote yakaya bir isaret; korkmayin guvenebileceginiz bir markayiz biz! Marka! Dunya markasi!

Dunya markasinin stadina giren taraftar insan yerine konulmadan en asagilik muameleye tabi tutulur. Icerde halka sunulan yiyecek icecek soygun olur. Bu mudur dunya markasi?

Dunya markasiyiz diye hamasi nutuklar atanlar kurucusunun mezarini viran bir halde birakmistir, bir yonetici de cikip ziyaret etmez, bakmaz, onarmaz! Bu mudur dunya markasi?

Dunya markasi kendisine karsi yapilan haksizligi taraftarina diyet olarak odettirir! Bu mudur dunya markasi?

Bir yandan ilke, gelenek ve durus ote yandan dunya markasi diyerek endustriyel arenada saf tutarak talana musaade etmek!!! Olmadi, yakismadi bu. Yakismayan sadece yaptiginiz aciklama degil, bizleri saf yerine koymaniz ayni zamanda. Dogrudur bizim saf yanimiz da vardir ve o sadece Besiktas askina tekabul eder.

Yapilan aciklamanin devami ise soyle;

“Beşiktaş'ın, haberde iddia edildiği gibi ana sponsoru Ülker Grubu'na karşı, yükümlülüklerini aradaki anlaşmalara sadık kalmayarak yerine getirmediği iddiası söz konusu değildir.”

Ve yine itina ile secilmis bir baska kelime; sadakat! Yani verilen sozun tutulmasi. Hatirlatiriz size sadakati, tutmadiginiz sozleri hatirlatiriz sizlere..

Neyin ilkesidir bu, hangi gelenektir sozune ettiginiz, nasil bir Besiktaslilik durusudur anlatmaya calistiginiz? Sadakatiniz kimedir gercekte sizlerin?

Sportif basari elde etmek icin ekonomik basari da gerekir derken varimizi yogumuzu ipotek altina aldirmayi, sanimizi serefimizi ayaklar altina sermeyi ve basari icin hersey mubahtiri mi taahhut ettiniz?

Ne zaman tanik oldunuz Besiktas taraftarlarinin buna onay vermis ya da verecek olduguna?

Asla ve asla inacimizdan alamayacaginiz degerlerimizi kendi dillerinize bu sekilde pelesenk etmeyiniz. Bugune kadar yaptiklariniz ve sustuklariniz yarinin teminati oluyor ve o yuzden yakismiyor sizin agziniza, siritiyor, siritiyorsunuz! Mizrak cuvala sigmiyor artik.

Kullandiginiz kelimeler yapacaginiz aciklamaya renk katsin diye yaratilmis degerler degildir; yerine getiremeyeceklerinizin vebali altinda ezilmeyin.

Ilkeyi de, gelenegin ne oldugunu da, Besiktaslilik durusunu da tum aleme nasil gostermis isek sizlere de gostermekten cekinmeyiz.

Butun hayal kirikliklarimizi unuttuk, unuturuz… Butun kirilganliklarimizi yeri geldi yamadik, yamariz… Gun oldu gozlerimize yas, agzimiza cam kiriklari doldu, yutkunduk, yutkunuruz. Ama and olsun ki gecmise ihanet edenleri, gelenegimize leke surenleri unutmadik, unutmayiz!

Gürhan Oğuz
22-03-2007, 17:07
gün olur başıma kadare mavi
gün olur deli gibi...
....

beşiktaş tarihinin belkide en sorumsuz ve ruhsuz yönetimi var şu an başımızda,
yaşanan olaylar ve gilinen yer bunu gösteriyor
bu suskunluk fırtına öncesine benzemiyor.
bu teslim oluşun ezgilerini çalan bir konçerto gibi sanki.
oysa denecek söz çok.
yaşanan gün takımın ve bizlerin yalnız bırakıldığının habercisi.
sözün bittiği yerse anlatılmak istenen hiç söz etmedinizki
kaplumba misali yaşadınız, yaşıyorsunuz.....

Özer Özçetin
22-03-2007, 17:25
Deniz Can hocam cevabı diğer topicte yazdım,aslında yazına da cevabi birşeyler değil çok şeyler yazmak lazım,sadece tekrar etmekten gereksiz yere arkadaşların kardeşlerin zamanını almaktan çekiniyorum.
Beşiktaşın bir aşk olduğu söylenir yazılır Beşiktaş adına dernek kurulan yerlerde,Beşiktaş adına yazılan yazılarda çıkarılan dergilerde ve hatta forumlarda ve hatta Panellerde ve tv proğramlarında.
Beşiktaş asil bir ruhtur bu en doğru cümle işte,ama asil ruh sattım sözünü yerine getirme değildir,asil ruh satmamaktır,onursal Başkanının adını verdiğin yeride yarın satarsın bilme çikolataya,Fulyay Hakkı Yeteni sattığın gib acıbademe.
Ve bu tribün ve bu kongre eğer bunlara ses etmiyorsa biz bitmişiz demektir ve geçmiş olsundur bundan sonraki tek cümle.
Biz gerçekler acıtıyor akıllı olalım Beşiktaş işgal altında yazdığımızda hain olduk,kargaşa çıkartmak isteyen olduk,anarşi yaratan olduk.Her ne kadar karşımızda söylenmediyse de,aleyhimize yazılmadıysa da,arkamızdan öyle söylendi.
Beşiktaşın fersah fersah satılması,Beşiktaşın işgal edilmesi,ecdad topraklarının fenerlilere taksim edilmesi,yozlaşmaya adım adım değil koşarak gidilmesi,taraftarın müşteri olarak algılanması ve bunun kabul ettirilmeye çalışılması hainlik kargaşa yaratmak tarihe ihanet sayılmayacak,bunları dile getirmek ve olanlara karşı çıkmak hainlik sayılıyor.
Kim hain karar verin arkadaşlar.

Rasim Bektaş
22-03-2007, 17:36
Yönetim küfür cezası konusunda niye bastırrmadı?
Suçladı bizi, savunma yapmak zorunda bıraktı... Biz yapmadık, biz etmedik, falanca takım şu kadar, filanca bu kadar fazla cürüm işledi diye daldık gittik...

Bakın plana

Bu gazete bu haberi niçin sezon sonuna doğru yaptı? Niye şimdi? Taraftar şaşkın, başkan amarikada haftalarca susan yönetim nasıl oluyorda ardıardına 3 açıklama yayınlıyor?

Oldu bittiye geldik!

Harcanıyoruz...
Satılıyoruz!

Serenat Tutaklı
22-03-2007, 17:51
İlke,gelenek,duruş,sadakatin getirdikleri bunlar ise kavramları yanlış öğrenmişiz biz ya da siz!!

Dünya markası olmak bunları getiriyorsa istemiyorum ben marka falan,elinizi çekin artık üzerimizden.

Beşiktaşım'ı istiyorum geri.Simsiyah bembeyaz...

Cem Ozel
22-03-2007, 18:21
Düşünüyorumda bu lafı kalpleri fethetmiş olmasına ! dayanarak söyledi. Ama unutulan bizim sevdamız renklere, sevdamız Beşiktaşa.. Önce taraftarını mutlu etki büyük sözler söyleye bilesin.

Murat Aru
22-03-2007, 19:32
Beşiktaş Yönetiminin, Deniz Can'ın yazısını birkez okumalarını Çok isterdim,
Birkez...

Ersan Üngüder
22-03-2007, 19:47
'bizim saf yanimiz da vardir ve o sadece Besiktaş askina tekabul eder.' demiş Denizcan abim.Çok da doğru söylemiş. Körü körüne bağlıyız siyaha-beyaza. Ama unutulmasınki yaşananları, oynanan oyunları, müşteri olarak algılandığımızı görmeyecek kadar da aptal değiliz.

Gelenekten Geleceğe...

Safak Batman
22-03-2007, 20:01
bu taktik tanıdık gelmiyormu size ? kavramların için boşaltmak.
yaşamımızın her alanında sık sık karşılaşmaya başlamadık mı?
birileri çıkıyor ve altında ezildiği kavramları,önüne bir sur gibi çıkan kavramları hak edenden daha çok kullanarak,yerli-yersiz kullanarak içini boşaltıyor.
yılların emeğiyle,yılların birikimiyle oluşmuş değerler yok edilmeye çalışılıyor.
hemde o değerlere, o birikimlere atıfta bulunularak.

ama unutmayalım ve karamsarlığa kapılmayalım çünkü birileri var ...
sayısı belki birkaç,belki binlerce
birileri var barikatın arkasında.
korkmayın yıkılmayacak son kale.

Özer Özçetin
22-03-2007, 20:25
Hep bugünlerde bu kara günlerde Eşber Ağbinin,Zeki Demirkubuzun,Nevzat Çeliğin yazılarını bekliyorum,hiç olmazsa iç burkan konularda bir iki satır yazı bekliyorum.Bugün iki sitedeki arena cola ya verilen cevapları gördüm kahroldum,
kulüp biz ilkelere bağlıyız verdiğimiz sözü tutarız demiş verilen cevaba bakın,
kulüp sözünü tutmayacak diye yazan olsa olsa f.dğoan veya i.air .dir semiş bir kardeş.Bu mu ya bu mu sıkıntı ya,yaklaşıma bak,ama imam ilkeli durştan ne kasdederse cemaat ne demez ki.
Diğer bir sitede ise helal olsun yönetime para gelsin de nasıl gelirse gelsin cevabı.
İşte geldiğimiz nokta budur.

Muhittin Saban
22-03-2007, 20:36
Sevgili Deniz Can,

Bu kadar güzel ve uygun bir üslup ile getirdiğiniz çok isabetli olan eleştirilerinize ve isyanınıza yankı vermemek elde değil. Burada çoğu arkadaşımızın ve bilhassa Özer abinin isyanı ve sessiz çığlığını kim duyuyor acaba? Ya da şöyle söyleyeyim kimin duyma ve dikkate alma cesareti var acaba? Ben de sizin, Özer abinin ve diğer arkadaşlarımızın sesine birkaç cümle ile yankı vermek istiyorum izninizle,

Bir taraftar olarak kendimde eleştirme hakkını gördüğüm ve kendimin “Fikri hür, vicdanı hür” bir neslin içinden yetiştiğimi inkar etmemek adına sorumluluk duygusu taşıdığım için yazacağım.Yıllardır bükülüp kırılmaktan ne omurga kaldı ne de vicdan.Özellikle 100. Yılda ki şampiyonluğumuzdan sonra hava kurşun gibi ağırlaştı.Hele hele son zamanlarda kalbi Beşiktaş için atan taraftarların bağırtıları bu havaya karıştı ve parçaları birleştirmek sağlıklı düşünebilmek hayli zorlaştı.

Şimdi şimdi daha iyi anlaşılıyor ki şu an ki Beşiktaş’ımızın durumu bir şeylerin mücadelesinin yapıldığı bir sağ-sol kavgası değil.Ya da ideolojik düşünüp, devrim olacak, yöneticiler yaptığı hatayı anladı, taraftarlar ayaklanacak falan diye düşünürsek olmaz bu iş. Olmaz çünkü devir değişti artık. Ama değişmeyen şeylerde var. Her şeyden önce eski ve yeni yöneticilerin başta da Başkanın bir şeyden anladığı falan da yok…! Detayları zaten bu sayfalarda isyan eden abilerimizin ve arkadaşlarımızın ifadeleri ile anlaşılıyor.

Devrim gibi büyük olayların olması tamamen şartlara bağlıdır. “Hahahaha, Hihihihihi” tarzı yaşayan insanlar gibi bir sabah kalkıp düzeni değiştirelim dememeliyiz.. Dürtülmelmiz lazım(Şimdiki gibi), kötü bir benzetme olacak ama tıpkı biz Beşiktaş’lıların bu YÖNETİME “Tarihinde görmediği Desteği verdiğimiz, hem de SATILMIŞ ÇARŞI” laflarını yediğimiz günlerde ki gibi her birimizin analarımızdan emdiğimiz sütün burnumuzdan gelmesi lazım. Kısaca olacak olaylar başka türlü olamayacağı için olacaktır..!

Daha önce defalarca kez bir filmin içeriğinden bahsetmiştim bu sayfalarda; "Vendetta!"

Orada Halk için kendini adayan bir “RUH”un halka seslenişi vardı. Ve şöyle diyordu;

“Vendetta:"Halklar, hükümetlerden korkmamalıdır. Hükümetler, halklardan korkmalıdır."

Vendetta çok basit birşey söylüyor: "Yöneten ve yönetilenler yoktur. Halk kendi kendini yönetir ve bunu seçtiği kişilere devleti emanet ederek yaptırır. Parasını da vergisiyle öder". "Eğer iktidar yozlaşmışsa ve onu yargılayabilecek bir mahkeme kalmamışsa, şiddet meşrudur. Gerekirse parlamentoyu da havaya uçururum!".

Yukarıda sarf edilen sözler şu an ki Beşiktaş yönetimi ile taraftarın arasında ki bağı çok güzel özetliyor.Ancak çok önemli bir farkla. O yönetim, kongrede ve kongre üyeleri tarafından seçilir.Ancak o kongrede Beşiktaş’ın geleceği için oy kullanan kişilerin kaçı bu cefakar, vefakar ve yürekten destek veren taraftarın oyunu temsil etmektedir? Ancak her ne kadar demokrasiye inanan ve destek veren bir birey olarak bir itirazımı belirtmek istiyorum.Bilirsiniz ülkede o halkı yönetecekler için yani “Ben”i yönetecekler için genel seçimler olur.Peki nasıl olur?İşte benim itirazım olan bir nokta;

“ Güneydoğu’da bir aşirete mensup 60 bin “Oy”un seçilecek olan iktidar partisinin oy yüzdelerini etkilediğini ve bu olayın da “ülkede demokrasi var” kavramı içinde değerlendirilmesini içime sindiremiyorum. Ben böyle bir demokrasi işleyişini kabul etmiyorum… ” Onun için Özer abinin de sürekli üzerinde ısrarla durduğu “Üyelik projesini” şiddetle destekliyorum. Çünkü ben de söz sahibi olmak istiyorum!

Kongre üyeleri seçtiği yönetime, yukarıda sözünü ettiğim bizim yani gerçek taraftarın ve menfaat duygusu taşımayan Beşiktaş şiarını içinde hisseden kongre üyelerinin sahip çıktığı BEŞİKTAŞ’ımızı emanet etmektedir.Neden gerçek taraftar diyorum.? Çünkü o taraftar lüks restoranlarda otel lobilerinde ya da medyanın köşeleri tutulmuş odalarında kulis yapmaz menfaat sağlama kaygısı taşımazlar. Kongre üyesi olmayan taraftar sadece bir yerde sesini duyurur ve cevabını verir, “Tribünlerde” …..! (gerçek duyguları ile hazmedilmiş Beşiktaş’lılığı yaşayan kongre üyeleriniz tenzii ederim)

Bu taraftar yani halk, zaten bilet alarak, kombine alarak, sportif ürün alarak vergisini ve parasını fazlası ile ödemektedir. İlla kongre üyesi olmak adına yıllık bolca paralar vererek aidat ödemek zorunda değildir.Üyelik Projesi kabul görmüş ve hayata geçmiş olsa zaten sorun çözülecektir. Ne fazla para ne de söz hakkı olmayan bir mekanizma olacak. Şu durumda eğer yönetim iyi değil ve yetersizse ve onu eleştirebilecek muhalefetin de sesi çıkmıyorsa o zaman biz taraftarların Vendetta gibi şiddete başvurarak yönetim binasını havaya uçurmamıza da gerek yoktur.Kısacası taraftar yönetime karşı artık yavaş yavaş ve adabınca, Beşiktaşlılık ahlakı ile tepkisini hissettirmek zorundadır. Daha ne kadar susulacaktır, ben susmak istemiyorum. Eğer bu çığlığım nankörlükse nankörüm, asilik ise, asiyim, anarşistlik ise anarşistim! Ama hiçbir zaman kahpe ve satılmış olmadım çünkü değilim!

Bir daha Gordon MİLNE’ler ya da Metin-Ali-Feyyaz-Rızal'ar ya da bedeni, ten rengi Siyah ama kalbi Beyaz olan ve içinde milyonlarca taraftarın atan yüreğini taşıyan değerlerin gelmesi çok zor. Ama maalesef ki, yıllar önce o efsane takımımız zamanında o "Ruh" içimizden çıkıyordu.Bizlerde Türkiye'de altyapısına en çok önem veren kulubün taraftarları olarak da gurur duyuyorduk.Ama şimdi nerede alt yapı...? Ya da "Alt"ı var da "Yapı"sına ne oldu? Yönetim hakikaten hangi "yapı"landırmalar ile ilgileniyor?(Görüyoruz satışlar, tabela asmalar baya iyi durumda!) Alt yapı demek "Gelecek" demektir. Biz, şöhretli değil, aksine tanımı profesyonel ama ruhu amatör ve sahada yüreği ile mücadele edecek futbolcular isteyen bir kültürün temsilcileriyiz

Başkan Demirören’e de birkaç sözüm var; bazı işlerinizin yoğunluğu yüzünden arayıp ta bulamadığınız o “BEŞİKTAŞLILIK RUHUNU”, bırakın başka gönüllüler bulma işini üstlensin. İlla her ay mı seslenmeniz gerekiyordu taraftarınıza? Neden sıkıntının yaşandığı cezaların haksızca verildiği ve taraftarın, size görülmemiş şekilde destek verdiği günlerde sesiniz çıkmadı? “kriz yönetimi”ni başarıyla yönetseydiniz de ister medya da ister resmi sitede, yüreklere su serpecek sözler sarf etseydiniz.Taraftar sizden bunu beklerdi…! Meğerse saman altından şelale akıyormuş!

Son sözüm;

“Padişahım Çok Yaşaaaa…!” lar artık sessizleşmeli ve duyulmamalı.. Taraftar olarak sesimi çıkartmayı istiyorum. Ciddi ciddi “Susma sustukça sıra sana gelecek” artık gerçek oldu! Bizlere de sıra geldi.
Hem yönetenlerde hem sahada oynayan oyuncularda bizim özlediğimiz ve istediğimiz gerçek “RUH”u yansıtacak yürekler lazım….! Var mı acaba onlar da bu yürek?

Yüce Dağlar başında mı
Zemherinin kışında mı
Şu gönlümün bir umudu
Son Barikatın ardında mı

Kırılsa da kanadımız
Asiye çıksa adımız
Duyan duysun
Bilen bilsin gülüm
BÖYLEDİR BİZİM SEVDAMIZ

Devrim Mandacı
22-03-2007, 20:41
İLKE GELENEK DURUŞ VE SADAKAT malesef şimdiki yönetimin yanından bile geçmeyen kelimeler taraftarlarına bile sahip çıkmayan sadece keselelerini doldurmakla meşgul insanlar takımlarını bile nereye satacaklarını düşünüyorlar .O yüzden yönetimden kendilerinden başkalarına deyer vermelerini bekleyemeyiz .Ve bu tablodan utanacaklarını zannetmiyorum:p

Anıl Tanrıyar
22-03-2007, 20:53
Beşiktaş Yönetiminin, Deniz Can'ın yazısını birkez okumalarını Çok isterdim,
Birkez...
NERDE YONETIM ABI GORUYORMUSUNUZ GOREN VAR MI? KAYIP ARANIYORR...

A.Tugan Çetin
22-03-2007, 21:08
Biz bu Ilke, Gelenek, Durus, Sadakat 'i bilmiyoruz ya da siz bizimle dalga geçiyorsunuz.Biz bu kavramlar için mücadele veriyoruz.Ardına kadar,SON BARİKAT a kadar korumaya çalışıyoruz peki ya SİZ ?!

Teşekkürler Denizcan Abi...

Birkan Bürüngüz
22-03-2007, 21:15
yapmayın etmeyin artık demek geliyor içimden. basına değil bize oyun oynayanlara gösterin yumruğunuzu. canımızı yakanlara bizi evimizden alıkoyanlara yapın bu kelime oyunlarınızı. kendinizle çelişmekten vazgeçin artık ya da o koltuklarından vazgeçin artık beşiktaşın geleneklerinden vazgeçtiğiniz gibi(!)

Mustafa Ozyurt
22-03-2007, 21:41
Ben olayı çözdüm.
Bu yönetim eğer kendilerine yani yönetim kurulu üyelerine bir suçlama yapılırsa ya da onlar hakkında yanlış bir haber varsa hemen savunmaya geçiyor ardı arkasına tekzipler yayınlıyor ve tüm bunları da Beşiktaş ilke ve değerleri adı altında yapıyor.
Ama Beşiktaş ve taraftarına bir haksızlık varsa o ilke ve değerler hemen aile bağları ve başka hesaplarla yer değiştiriyor.

Cihan Güngör
22-03-2007, 22:18
İlke, Gelenek, Duruş, Sadakat.

Hiç değilse biri olsaydı yöneticilerimizde...

Safa Şenyıldız
22-03-2007, 22:20
İlke, Gelenek, Duruş, Sadakat...
Yönetim "para"yı bunlara eş anlamlı sanıyo. :mad:

Burak Sığırcı
22-03-2007, 22:36
cihan,sadakat var aslında yönetimde.düşmanlara ve sermayeye sadakat...

Eyup Kaymaz
23-03-2007, 08:45
Neyimiz varsa yitirilmiş ve yitirilmeye namzet, başlık olmuş :(

Muhittin Saban
23-03-2007, 09:13
Hakikaten içimde bir endişe var ve beni kemiriyor! Acaba tıpkı Akatlar gibi İnönü stadının da isim değişikliğinin alışverişi yapılmışta biz mi bilmiyoruz.

.

Eyup Kaymaz
23-03-2007, 09:20
Belkide inönü stadı içinde ülker'den tabela bekliyordur yönetim.
Satılacak neyimiz kalana kadar devam edecek bu süreç?
Birşey kazanmadan, kazanılmışları bu şekilde satmak niye peki?
Ben yaptım oldu istemiyoruz!

Berkant Tutaklı
23-03-2007, 10:55
Dünya takımı mı ? Daha kendi ülkende kendi taraftarlarına kabul ettirememişsin kendini.Nerede kaldı dünya takımlığı?Taraftarlara verilen bir kaç janjanlı sözden sonra herşey bitiyormu ?Önce sözlerini yerine getireceksin ve sonra kendini sen övmeyeceksin.Dışarıdaki gözler zaten senin ne durumda olduğunu ortaya çıkarırlar.Denizcan abi çok güzel yazmış herşeyi.Murat'da çok güzel bir temennide bulunmuş.Eminimki bu yazıyı bir şekilde okuyorlardır.Ve düşmüş oldukları hatadan en kısa sürede geri adım atıp, bizlerin düşüncelerine saygı duyup dünya takımı yolunda çalışmalara başlıyacaklardır.İlk olarak da staddaki başı bozuk düzeni düzeltmeye başlayarak insana insan gibi hizmet vererek başlıyacaklardır.Bu bir temenniden öteye gider ve sonuçlarını alırız diyebilmekten ve bir umudum sende demekten başka birşey gelmiyor içimden...

İLKE ,GELENEK,DURUŞ,SADAKAT bunlar bizlere verilen değerle ilgili.Bu kelimelerin hepsi bizim içimizde yeterki bunu dışarı çıkartabilin...

Piraye Oğuz
23-03-2007, 13:08
İLKE,GELENEK,DURUŞ,SADAKAT Keşke yöneticilerimizde'de olsa..