PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : En Büyük ŞEREF'imiz İçin.Bu Pazar 13.30'da


Rasim Bektaş
22-03-2007, 17:00
http://img252.imageshack.us/img252/4664/erefbey2pv2.jpg

Bu utanç kimin?

Bu ayıp kimin?

Çok övündüğümüz büyüğümüzün emanetine gözü gibi bakmayanın gözü çıksın!

1,5 senedir kulübe çeşitli girişimlerde bulunmamıza rağmen sallamadılar! Polemik yapmak istemiyorum. Kimse maval okumasın. Beşiktaş Jimnastik Kulübü bu kutsal hatıraya gereken bakımı ve özeni göstermeseler biz taraftar olarak girişimde bulunacağız!

Saygılarımızla


Şeref Bey'i tanır mısınız?

Safa Şenyıldız
22-03-2007, 17:20
Bu iş yönetime bırakılmayacak kadar önemli ve acil. Onlara kalırsa ne kadar sürede ilgilenilebileceğini düşünmek bile istemiyorum. Bir an önce harekete geçmeliyiz. Ne gerekiyorsa yapmaya hazırım, yeter ki karar alabilelim.

Omer Kalaycıoglu
22-03-2007, 17:28
bune yaaa arkadaşlar biz birşeyler yapalım yaa mutlaka

Gürhan Oğuz
22-03-2007, 18:24
arkadaşlar bu konu forumda bir yıldır var olan bir konu rasim arkadaş bir kez daha gündeme getirmekle bizlerin bu olaya ne kadar uzak kaldığımızı göstermiştir

artık zamanı gelmiştir
beşiktaş için canını hiçe sayan,
semtten, ülke geneline bir miras bırakan,
son barikatın kurucusu,
104 yıldır ayaktaki çınarın hak ettiği resimdeki görüntüler olmamalı bu yönetimin değil bizlerinde ayıbıdır....
artık zamanı geldi ya bunu biz yapacağız yada bir daha adını ağzımıza almayacağız
kimse alınmasın gücenmesin bende dahil.... bu eleştiri ve öz eleştirimizi yaparak bakmak zorundayız yaşama ve sevdamıza...

ŞEREFBEY'i hak ettiği yere gerçek mabedine ancak bizler götürebiliriz.
bizler taraftarız yani SON BARİKATIN SAVUNUCULARIYIZ...

HADİN ARKADAŞLAR SIVAYIN KOLLARI
çınarın gerçek sahibine olan vefa bocumuzu ödeyelim

...........................

Serenat Tutaklı
22-03-2007, 18:55
Bitti benim kelimelerim ya,ifade edemiyorum artık.Nasıl bir süreç bu?Hangi birine utanıp,sıkılalım.Hiç mi rahatsız olmaz bu yönetim?Ayıpların en büyüğü bu.Bizler toplanıp yaptırırız bunu.Ama o da ayıp,kulüp ne güne duruyor?Kulüp ne için var?Arada bir ederler 2 satır Şeref Bey diye!

Muhittin Saban
22-03-2007, 20:02
Ya şimdi söyleyeceğim şey yanlış anlaşılacak ama, bu fotoğrafta ki acı gerçek hepimizin içini acıttı. Ama daha fazlası olmaması için en azından konudan resmin silinmesini bir düşünsek. Çünkü rakiplerin bu tarz gerçeklerimizle Beşiktaş'ımıza zarar vermek adına bu fotoğrafı kendi sitelerinde kullanarak dalga geçilebileceği düşüncesi bile çok kötü.

Rasim arkadaşımıza çok teşekkür edelim. Ciddi bir iş başarmış. Ama dediğim gibi bu gerçeği(utancı) içimizde yaşatalım ama kayıtsız kalmadan ve tepkileri de direk kulübe yönelik mail trafiği ile hallederek. Elimizden geldiği kadarını tabi.

Siz ce nasıl olur?

Eda Neriman Yılmaz
22-03-2007, 20:25
açıkcası fotografın kaldırılmasıyla bu ayıp örtülmez ve hatta keşke baska forumlar görse bile demek istiyorum. çünkü böylesi bir gerçek var ve bu gerçeği çözmeyen yada her nasıl oluyorsa çözemeyen bir yönetim var. eğer bu uyuyan yönetimi biz Beşiktaş taraftarları olarak uyandıramıyorsak, baska takımların bu durumu fark etmesı ve Muhittin Abinin deyimiyle "dalga geçmesi" ile yönetim uyanıcaksa bırakın öyle uyansın. ayıp çok ayıp !!! çok kızdım gerçekten de..........

Özer Özçetin
22-03-2007, 20:32
Sadece mezar yapmakla ayıplarını örtebilirlermi dersiniz.Koskoca Beşiktaşın adını ona buna satarken zaten ebedi istirahatgahları haki yeksan eylediler.Mezarlarında rahat yatırmıyorlar ,Beşiktaşı yaratıp onların bugün oturdukları koltukla reklam yapmalarına ,buna vesile olduklarına kahrediyorlar.
Seba niye ağladı Serencebey ödül töreninde,Akaretler kulüp binasında en büyük emektar olan Şan Öktemin adı geçince göz yaşlarını tutamadı Başkan.O Şan Öktem ki Beşiktaş için yola giderken hayatını kaybetti.Seba toprağa girenlerin hemen unutulduğunu yaşarken gördü,bıraktıkları eserin ne hallere geldiğini gördü,yaşarken bile gücü yetmiyor birşeylere diye ağladı.
Evet ecdadın mezarları anıt olsun ama sadece mezarları yapmasınlar,bıraktıklarına da sahip çıksınlar.

Namik Kartaloglu
22-03-2007, 20:35
Bugun eve geldigimde internetimi actim, ilk olarak resmi siteye bir gözattim haberleri okudum. Icim acidi. Cola Turka olmusuz Akatlar da! Sonra Halkin Takimini " Tek yol Besiktas" i actim, guncel olaylarin birincisinde bu sayfayi actim. Icim acidi Daha diger haberlere gecmedim, diger haberleri okudugumda ne kadar icim aciyacak?
Su an Besiktasimdan utaniyorum!

Rasim Bektaş
22-03-2007, 22:21
Şeref bey'in kâbrini görünce oldukça üzüldük,içimiz burkuldu.
Haketmediği bir kâbir ile karşı karşıya 'Şeref'imiz,'Bey'imiz.

Ailesi ilgilenmiyor olabilir,
Yönetim ilgilenmiyor olabilir,(!)
Yakın çevresi eşi dostu ilgilenmiyor olabilir,
Ama bizim böyle bir lüksümüz yok.

Eğerki bizler 'ŞEREF'imizle oynayıp,hakkımız ile kazandık' diyebiliyorsak bu Şeref bey gibi isimler sayesinde,hatta kendisi sayesinde.

Şeref beyimiz için bu pazar saat 13:30'da kazanın yanındaki çay bahçesinde buluşuyoruz.

Gelmek isteyen gelebilir.
Para pula gerek yok,banka hesapları açmaya ise hiç gerek yok.
Resimde Kâbirin durumu ortada.
Kâbire yakın olan arkadaşlar tırmık,kürek ve benzeri aletleri getirebilirse çok güzel olur(aracı olan arkadaşlar mesela bagajında getirebilir).
Ben yanımda dikmek için 1-2 fidan getirmeyi düşünüyorum,sizlerde getirebilrseniz harika olur,çiçek bahçesine çevirebiliriz Şeref Bey'imizin kâbrini.

Unutmayın;
Bu pazar saat 13:30'da kazanın yanındaki çay bahçesinde buluşuyoruz.
13:45 - 14:00 Arası yola çıkıp hemen görevimizi idâme ettirmeye başlıyoruz.

Olurya;
Buluşmayı kaçıran arkadaşlarımız,kardeşlerimiz olabilir.
Onlar için kısaca Şeref Bey'imizin kâbrinin yerini yazmak istiyorum,biz orada olacağız.

Beşiktaş - Ortaköy sahil yolundan yürürken gese üniversitesini göreceksiniz.
Onun hemen karşısında yokuş yukarı bir yol.
O yola girin,mezarlık kapısından girdiğiniz zaman 'iç camii' kapısını göreceksiniz.
Onun hemen sağından aşşağıya doğru indiğiniz zaman Şeref Bey'imizin kâbrini göreceksiniz.
Bulmakta zorlanırsanız mezarlık görevlisinden yardım isteyebilirsiniz.

Gereken bazı malzemeler:
*Bolca bez ve sünger,
*Mermer temizleyici,parlatıcı(olmadı kezzap)
*Dikilmek üzere fidan.
*Ufak ebatlarda sert fırçalar(mermer temizleyici ve kezzap için)

Malzemeleri gelirken yanınıza getirmeyin.Buluşma yerinde toplanır,oradan özerden veya başka bi marketten hemen temin ederiz.
Aynı malzemeden çok gelmesine gerek yok.
Fidan konusunda ise serbest herkes.




Değerlerimizin en büyük mimarlarından Şeref Bey'imiz için.

Rıza Aslan
22-03-2007, 22:42
Rasim kardeşim.
Yıldız parkının yanındaki Yahya efendi mezarlığımı (türbe) oluyor
Şeref Beyin bulunduğu yer.

Safa Şenyıldız
22-03-2007, 23:01
Namık Abi, utanılacak olan BEŞİKTAŞ değil; BEŞİKTAŞ'lı olmayı bir türlü beceremeyen bizleriz.

Cihan Güngör
22-03-2007, 23:12
Bence artık Yönetim'i beklemeyelim. Gürhan Abi'nin de dediği gibi, sıvayalım kollarımızı, iş başa düştü. Bir an önce karara bağlayalıp, yapabileceğimizin en iyisini yapalım.

Adnan Gur
22-03-2007, 23:25
Beşiktaş ŞEREF (BEY)dir, ŞEREF BEY de bizim diyerek ona sahip çıkalım nasıl yapılır bilmiyorum ama bazı şerfsizleri ŞEREF BEY e bulaştırmadan yapmak gerek diye düşünmekteyim

Cem Ozel
22-03-2007, 23:27
yıllar yılı stadımıza ismini vermeyi düşündüğümüz böyle bir değerli insanın ebedi istirahatgahına karşı gerek saygıyı ve özeni gösteremedik. utanıyorum..

Birkan Bürüngüz
22-03-2007, 23:38
Artık laf değil icraat yapalım. hepimiz üzülüyoruz hepimizin içi kan ağlıyor ama lütfen sadece yazıda kalmayalım. yönetim felan artık ilgilendirmiyor beni bu takımın sahipleri bizsek bu klüp için ortaya herşeyini koymuşlar için görevlerimizi yerimize getirelim.

http://halkintakimi.com/forum/announcement.php?f=32

Tuncay Yılmaz
23-03-2007, 02:07
13.30 da semtte olacağım
Beşiktaş camiasının bir parçası isek bu durumda hepimizin suçu var
ailesi veya yönetim ilgilenmiyor diye Beşiktaş tarihinin en değerli isimlerinden birinin kabiri bu hallerde olacak değil.

Safa Şenyıldız
23-03-2007, 02:20
Umarım güzel bişeyler yapabiliriz. Ben de orda olcam ŞEREF'imiz için.

Gürhan Oğuz
23-03-2007, 10:19
arkadaşlar amaç mezar yaptırmak değil ( inanın tek başına bu mezarı anıt olarak yaptıracak o kadar çok arkadaş varki içimizde )
ama o mezara sahip çıkmaktır o mezarın içinde yatan

ŞEREFBEYİN RUHUNU AYAĞA KALDIRMAKTIR.. YAŞAMAKTIR UNUTANLARA İNATLA. İSYANLA

bizler bu ruhu yaşıyoruz tepkimiz yaşayamayan bir avuç ruhsuza ŞEREFİ anlatmaktır
içim yanıyor içimiz yanıyor ŞEREFBEYİN MEZAR resimlerine baktıkça. bir ruhun bir ayağa kalkışın sembolu olan. hayatını bu uğurda veren tırnaklarıyla kazıdığı toprağa o KOCA BEŞİKTAŞ ÇINARINI diken
semtten dünyaya adını duyuran.
SON BARİKATIN, İLK TAŞINI CANI PAHASINA SEMTE KOYAN insana sahip çıkamayanlaradır isyanım...


sözün bittiği yerdir ŞEREFBEYİN mezarı
şimdi sıra bizlerde, ONUN BIRAKTIĞI YERDEN SON BARİKATA KOYULAN HER TAŞI ELLERİMİZLE SİLEREK ŞEREFİN RUHUNU AYAĞA KALDIRMA ZAMANI

ŞEREFSİZLERE İNAT
ŞEREFİMİZLE
unutmadık unutturmayacağız..........

Derya Banu Akgul
23-03-2007, 11:47
insanın inanası gelmiyor dilimin ucuna gelipe söylemediğim bir çok şey ne yazıkki beynimden geçiyor.UTANÇ duyuyorum.

bu arada temizlemek için alınacak malzemelerin arasında KEZZAP var yanılıpta mermere kezzap dökmeyin delik deşik olur .ben pazar günü gelmeye çalışıcam ama gelemzsemde bir kaç bayan arkadaş sanıyorum organize olucaklar mermerİ ÇAMAŞIR SUYU ile fırçalayın pırıl pırıl olur(üstünüze sıçratmadan )birde mermer cilası sürün üstüne yapılacak tek işlem budur.kaş yaparken göze çıkarmayalım

Gürhan Oğuz
23-03-2007, 11:54
arkadaşlar bugün mermerci arkadaştan yapılacak işlemleri öğreneceğim
sakın asit ve türevlerini dökmeyin mermeri eritir ve daha sonra düzeltilemeyecek deformasyonlar yapar...

Piraye Oğuz
23-03-2007, 15:14
Şeref bey'in kızı Handan hanımla yaplan röpörtajdan alıntı

"Atatürk'ten sonra en büyük adamın babam olduğunu düşünürdüm"



Harbiye-Bebek tramvayı... Camdan dışarı bakmakta olan ilkokul çağlarındaki küçük kız, Şeref Stadı'nın oraya gelince, heyecanla sesleniyor arkadaşlarına, "Bakın, bakın, buralar bizim..." Beşiktaş semtini kendisinin sanmasının bir nedeni var elbette. O, Şeref Bey'in kızı Handan... Dört-beş yaşlarındayken kaybettiği babasını pek hatırlamasa da "Şeref'in Kulübü" olarak bilinen Beşiktaş'ı, kulübün stadyumunun bulunduğu semti ve siyah-beyaz renkleri babası yerine koymuş, babası kadar sevmiş...

Beşiktaş'ın futbol şube kurucusu Ahmet Şerafettin Bey'in kızı Handan Onur'un, babasıyla ilgili anıları da siyah-beyaz ama o anılar futbolcularından yönetimine, taraftarından amigosuna kadar bir dönemin Beşiktaş'ını öyle güzel anlatıyor ki...

Babanızla ilgili neler hatırlıyorsunuz?

Babamı kaybettiğimde, dört buçuk beş yaşlarındaymışım. Onu pek tanımadım ama o kadar çok şey anlattılar ki, tanıyor gibiyim. Annemin ve yakın dostlarımızın anlattıklarından, onun Beşiktaş Kulübü için yaşadığını, bir ailesinin de Beşiktaş olduğunu biliyorum. Hatta annem ve anneannem bazen üzülürlermiş bu yüzden.

Babanız Şeref Bey'in, aynı zamanda gazeteciliği vardı, futbol federasyonu genel sekreterliği yapmıştı. Onun bu kadar çok yönlü bir insan olduğunu ne zaman öğrendiniz?

Çocukluğumda böyle şeyler yazılmıyordu, sonradan babamın bu kadar çok yönlü biri olduğunu öğrendim. O kadar şaşardım ki; babamın ölüm yıldönümünde ihtifaller (anma töreni) olurdu. İstanbul Valisi'nden tutun da Beden Terbiyesi Başkanı'na, o zamanki bakanlara, tüm grup başkanlarına kadar herkes gelirdi. Atatürk'ten sonra en büyük adam, babam diye görürdüm. Yahya Efendi'den aşağıya kadar, resmi plakalı arabalardan geçilmezdi. O zaman çok değer verilirdi babama.

Rasim Bektaş
23-03-2007, 15:32
temizlik malzemeleri temin edilmiştir...

gelin kartallar!

Safa Şenyıldız
23-03-2007, 16:14
Rasim Abi geliyoruz. Utana utana da olsa belki utancımızı biraz olsun azaltmak için geliyoruz. BEŞİKTAŞ'lı olmamızı, nasıl BEŞİKTAŞ'lı olunuru bize gösteren borçlu olduğumuz kişiye borcumuzun küçük bir kısmını da olsa ödemek için geliyoruz.
Affet bizi Şeref Bey; duyarsızlığımızı, ilgisizliğimizi, gafilliğimizi affet.

Seval Ortakcı
23-03-2007, 16:36
Utanarakmı gurur duyarakmı bilmiyorum ama evime çok yakın,elimden geleni yapmak için bende ordayım pazar saat 13:30 da

Serenat Tutaklı
23-03-2007, 16:51
arkadaşlar bugün mermerci arkadaştan yapılacak işlemleri öğreneceğim
sakın asit ve türevlerini dökmeyin mermeri eritir ve daha sonra düzeltilemeyecek deformasyonlar yapar...

Gürhan abinin bu uyarı gözlerden kaçmasın.

Ersan Üngüder
23-03-2007, 16:54
Şeref'imiz için, gecikmiş de olsa görevimizi yerine getireceğiz.

Gürhan Oğuz
23-03-2007, 16:57
temizlik malzemeleri temin edilmiştir...

gelin kartallar!

rasim kardeş mümkünse asit ve türevlerini kesinlikle kullanmıyoruz
yağ çöz ve bol su olabilirmiş
suyu ihmal etmeyin

Buket Yıldız
23-03-2007, 19:08
evden izin koparabilirsem bende mutlaka orda olucam pazar günü..

Anıl Tanrıyar
23-03-2007, 21:27
yüreğim sızladı,içim yandı...Şeref Beyin Beşiktaşı çok iyi yerlerlerde ama YA BEŞİKTAŞIN ŞEREF BEYİ :(
utanıyorum yaa

Deniz Can
23-03-2007, 23:56
Kizdik biz. Cok kizdik hemde. Boyle oluyoruz biz; ofkemizden sessiz bir ciglik cikiyor, sessiz bir ciglik, sadece bizlerin duydugu bir nida ve akabinde nutkumuz tutuluyor susuyoruz. Utanctan. Kendi utancimizdan ziyade bizi utandiranlardan oturu. Oyle yani. Baskasi ne der acabanin hesabini gectik artik. Dedik cunku; sirca kosklerde degil sokakta yasanir Besiktas’in sevdasi dedik. Inmediniz sokaga birturlu. Halkin takimi deniyor Besiktas’a, oyle bellendik biz dedik. Besiktas halkin takimidir dedik, dediler, dedirtti bunu cumle aleme gecmisimiz, gelenegimiz ve siz bunu duymayip bir kulaginizin ustune yattiniz.

Bir acaba? demenizi bekledik. Yani, gercektende, acaba birileri puan cetvellerini, formanin seklini semalini degil de bu elle tutulamayan, gozle gorulemeyen deger birikimlerini kendine dert etmis midir acaba diye dedirtemedik sizlere! Sizlerde bir merak uyandiramadik. Yetersiz kalmisligimiza verdik sizleri de utandirmamak icin.

Simdi var elimizde gonderilen butun istirhamlarimizin tutanaklari. Hakikatende birilerinin butun bunlari dert edindigini sayfa sayfa dile doktuk biz, dilimizde lal bitti belkide ama niyeyse anlatamadik birturlu. Istedikki, buyuk adamlar olarak sizler yani muhim adamlar olarak boylesine muhim buldugumuz bir meseleye taraf olunuz, ortak olunuz, elinize yapismasin yapacaginiz hayir, zul gelmesin uzerinize, bu Seref’tir dedik ama anlatamadik.

Simdi birileri, ki bu Besiktas’in gonlu zengin taraftarlaridir, yutkunarak, ayibi da sahiplenmesini bilerek dedilerki; sureniz doldu artik. Saka degil bu, biz gercektende bunu kendimize dert edindik ve bugune kadarda bekledik dediler ve bu yuzden layik olmak icin ve layigini yerine getirmek icin biraraya geldiler.

Vakit cok gec degil sizin icinde. Gelin. Gelin ve hem Seref’inize siginmis olun sizleri de affetmesi icin hem de hic kimseden aferin beklemeyen taraftar ile gurur duyabilmenin hazzini yasayin. Cunku biz ne yapsakta oradan huzunle ayrilacagiz.

Ugur Yilmaz
24-03-2007, 00:40
keske uzaklarda olmasamda, bende gelebilsem... yüregim kaniyor, icim sizliyor resmen :(

Halil Gurel
24-03-2007, 00:43
Fidan almak isteyen arkadaşlar, Zeytinburnu Metro yanında ki Fidan Satış Merkezi'nden fidan alabilirler, yarın ben oradayım.

Ulaşım çok basit, Metro ve Tramvay bu duraktan geçiyor.

Halil Gurel
24-03-2007, 00:49
FİDAN DİKİMİNİN PÜF NOKTALARI



· Fidanın dikileceği alanın toprağı işlenir.

· Dikilecek fidanın kap ebadına göre çukur açılır. Çukurdan çıkarılan üst toprak ayrı bir yere veya bir branda üstüne konur.

· Fidan toprağı dağıtılmadan kaptan çıkarılır. Toprak dışına çıkmış olan kökler kesilir. Dipten 1–2 cm kısım toprağı ile kesilir.

· Fidan çukur merkezine dik olarak konur. Çukurdan daha evvel çıkarılan üst toprak alta, alt toprak üste gelecek şekilde çukura doldurulur. Dolgu toprağı iyice sıkıştırılır

· Fidan çevresinde 80–100 cm çapında, 10-15 cm derinliğinde sulama çanağı hazırlanır.

· Fidana yeteri kadar can suyu verilir.

· Boylu fidanların rüzgârdan etkilenmesini önlemek için herekleme yapılır.(Şekle bakınız)

· Fidan (kazık ve çıta) işlemi için toprak doldurulmadan önce fidan yanına kazık çakılır. Sonra çukur toprakla doldurulur. Fidan kazığa iple bağlanır.

DİKİM SIRASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR:

· Havanın kapalı olduğu bulutsuz ve rüzgârsız günler tercih edilmelidir

· Ağır topraklarda, yağmurlu havalarda dikim yapmaktan kaçınılmalıdır

· Dikim yapılacağı esnada bitki, kuvvetli güneşin etkisinden korunmalıdır.

· Aşırı soğuk havalarda dikim yapılmamalıdır

· Dikilecek fidanda kök kıvrılması, gövde ve dal yaralanması olmamalıdır.

· Çıplak köklü fidanlar sadece uygun mevsimde dikilmelidir

· Fidan dikilirken köklerin hava ile uzun süre temas ettirilmemesi gerekir


istanbul ağaç ve peyzaj

Aras Gundogdu
24-03-2007, 01:52
Ah be abi,nasıl içim yanıyor;keşke daha önce girseydim halkıntakımına,bu pazar okulla beraber et kombinesine gideceğiz,aranızda bulunmyaı çok isterdim;ama söz bu ağızdan bir kere çıkar,inşallah 17 nisan'da aranızdayım!

Rasim Bektaş
24-03-2007, 03:49
Ayhan (çArşı) geliyor
Bilginize

'Kimse elini cebine atmayacak orda olmanız yetecek'

Ozan Doğan
24-03-2007, 12:07
şimdi yönetim bu akşam gidip temizlermiş o kirli elleriyle sonrada resmi sitede yayınlar ŞEREF BEYİ'İN mezarında onarım yaptık temizledik filan diye. yapar yani bunlarda beklenir öyle şeyler.

Yavuz Yasar
24-03-2007, 12:16
Herkese selamlar.
Üyeliğimin ilk gününde bu konuya yazmak benim için ayrı bir önemli.
Forzabesiktas.com adresinde organizasyonu gerçekleştiren isimim (ve tabiki diğer kişiler ile beraber).

Temizlik malzemelerinin tümü az önce elime geldi,bir kargo daha yolda.
Sanırım o kargoda 1-2 saat içerisinde elimde olur.

Yönetime gelince;
Evet bu benimde aklıma geldi.
Her ne kadar komplo teorisi gibi dursada bu olabilecek bir ihtimal (yüksek biçimde).

Herşeyin hayırlısı.
Şerefimiz için yarın saat 13:30'da.

Getirmek isteyen yanında fidan getirsin,yeterli.
Başka birşeye ihtiyaç yok.
Saolsun Rasim abi baya,baya yardımcı oldu.
Tekrar saol Rasim abi.

Onur Sarısoy
24-03-2007, 13:10
Görünce şok oldum.BEŞİKTAŞ'a hiç yakışmıyor.bundan sadece kulüp değil bizde sorumluyuz.Bu utanç verici görütüden bir an önce kurtulmalıyız

Rasim Bektaş
24-03-2007, 14:01
Kizdik biz. Cok kizdik hemde. Boyle oluyoruz biz; ofkemizden sessiz bir ciglik cikiyor, sessiz bir ciglik, sadece bizlerin duydugu bir nida ve akabinde nutkumuz tutuluyor susuyoruz. Utanctan. Kendi utancimizdan ziyade bizi utandiranlardan oturu. Oyle yani. Baskasi ne der acabanin hesabini gectik artik. Dedik cunku; sirca kosklerde degil sokakta yasanir Besiktas’in sevdasi dedik. Inmediniz sokaga birturlu. Halkin takimi deniyor Besiktas’a, oyle bellendik biz dedik. Besiktas halkin takimidir dedik, dediler, dedirtti bunu cumle aleme gecmisimiz, gelenegimiz ve siz bunu duymayip bir kulaginizin ustune yattiniz.

Bir acaba? demenizi bekledik. Yani, gercektende, acaba birileri puan cetvellerini, formanin seklini semalini degil de bu elle tutulamayan, gozle gorulemeyen deger birikimlerini kendine dert etmis midir acaba diye dedirtemedik sizlere! Sizlerde bir merak uyandiramadik. Yetersiz kalmisligimiza verdik sizleri de utandirmamak icin.

Simdi var elimizde gonderilen butun istirhamlarimizin tutanaklari. Hakikatende birilerinin butun bunlari dert edindigini sayfa sayfa dile doktuk biz, dilimizde lal bitti belkide ama niyeyse anlatamadik birturlu. Istedikki, buyuk adamlar olarak sizler yani muhim adamlar olarak boylesine muhim buldugumuz bir meseleye taraf olunuz, ortak olunuz, elinize yapismasin yapacaginiz hayir, zul gelmesin uzerinize, bu Seref’tir dedik ama anlatamadik.

Simdi birileri, ki bu Besiktas’in gonlu zengin taraftarlaridir, yutkunarak, ayibi da sahiplenmesini bilerek dedilerki; sureniz doldu artik. Saka degil bu, biz gercektende bunu kendimize dert edindik ve bugune kadarda bekledik dediler ve bu yuzden layik olmak icin ve layigini yerine getirmek icin biraraya geldiler.

Vakit cok gec degil sizin icinde. Gelin. Gelin ve hem Seref’inize siginmis olun sizleri de affetmesi icin hem de hic kimseden aferin beklemeyen taraftar ile gurur duyabilmenin hazzini yasayin. Cunku biz ne yapsakta oradan huzunle ayrilacagiz.
__________________
-SON BARİKAT-

Seval Ortakcı
24-03-2007, 17:42
Çarşı Şeref'ine sahip çıktı başlığı sanırım birilerinin başını iyice kuma gömmeye yetmiştir!

http://www.radyospor.com/detay.asp?CID=24329

Umut Şen
24-03-2007, 19:57
arkadaşlar saatler bir saat ileri alınacak bu küçük ayrıntıya da dikkat edelim geç kalanlar direk kabire gelsinler yanlış hatırlamıyorsam daha önce tarif yapılmıştı

Deniz Can
25-03-2007, 02:08
Arkadaslar ne demek ya yonetim bu gece mezari yaptirirsa diye serzeniste bulunmak ve bu olasiligi komplo teorisi tanimi gibi anlamsiz bir yakistirma ile anmak!

Mevcut durum bir tribun sov degildir! Ameller ile niyetleri iyi gormek lazim. Biz goruyoruz ve gosteriyoruz.

Evet, keske yonetim bunu yapsa, hem de hemen simdi. Ve sonrasinda biz yapacaktik onlar yaptirmis demesek bizde. Bundan hicap duyulmali. Demesek cunku biz bunu bir gunluk yapilan is olarak, o gunu kurtarmak adina yapilan is olarak gormesek. Desek ki yonetim dersini aldi; taraftar ogretti! Bunun takipcisi olsak. Ve hissettirsek bunu onlara mutemadiyen. Desek ki her isin takipcisiyiz, gorevinizi yapacaksiniz! –Bugune kadar yapmadilar da simdi mi akillari baslarina geldi- dersek, -zararin neresinden donulse kardir-in bir anlami kalmaz; bu zarardan nemalanmak olur o zaman.Yonetimden beklenen sadece bunun bu noktaya varmis olmasindaki sorumlulugu bizler ile paylasmasi; hepsi bu. Cunku ‘maalesef’ goruntulenmis olan Şeref Bey’in mezarinin hali somut bir durumdur. Ve sonucu belirleyen ya bu halde birakmak ya da layigini yerine getirmek olacak ise bunun son ani diye bir sey soz konusu olamaz. Meseleye son an diye bakarsak ne ben, ne sen, ne o, ne de onlar o kadarda masum degiliz. Vakit bizim icin gec degilse kimse icin de gec olmamali. Gelsinler istiyoruz zaten, beraber olalim, birlikte olalim; dogruya, iyiye, guzele birlikte sahip cikalim. Yerilmesi gereken bunun aksidir.

Cok isterdim yonetimin taraftarin duyarliligina paralel bir davranis sergileyerek konuya egilmis olmasini. Ve hatta keske bizden once davransalar, keske utanmisliklari onlara bu isi yaptirtsa ve biz ondan sonra takipcisi olsak atilan adimlardaki samimiyetin. Kimin yaptigi degil, aslolan kimin neyi nicin yaptigi olacaktir.

Yonetim yapacaksa yapsin, yapmalarini istedik zaten. Tipki store denen ucubenin degistirilmesini talep ettigimiz ve netice itibari ile de degistirilmis oldugunu gorup bundan mutluluk duydugumuz gibi. Yapilan her dogrunun yaninda her yanlisin da karsisinda olacagiz. Dogrulari pekistirmek, gelenegimiz ile zenginlestirmek bizlerin de sorumlulugu; buna gore sorgulayacagiz herseyi. Besiktas’in bir turnosol kagidi gibi oldugunu herkes bilecek; bizim icin her seyin ve herkesin ne oldugunu gosteren sadece Besiktas’tir.

Ugur Metin
25-03-2007, 04:17
arkadaşlar saatler bir saat ileri alınacak bu küçük ayrıntıya da dikkat edelim geç kalanlar direk kabire gelsinler yanlış hatırlamıyorsam daha önce tarif yapılmıştı

evet beyler bayanlar. saatler ileri alindi. dikkat edelim.

Ferhat Talan
25-03-2007, 17:10
http://img339.imageshack.us/img339/7916/spa0178ru3rm7.jpg

http://img63.imageshack.us/img63/9751/spa0182ew5yh4.jpg

alıntıdır.

tüm kartalların emeklerine sağlık

aslolan hayattır... hayatta Beşiktaş...

Eda Neriman Yılmaz
25-03-2007, 17:22
herşey çok güzeldi duygulanmamak hislenmemek elde değildi. emeği geçen herkese ve tüm Beşiktaşlılara sonsuz teşekkürler. özellikle bu Beşiktaşlılığımızla şeref duymamızı sağlayan ŞEREF BEYe...

Rasim Bektaş
25-03-2007, 17:43
http://img473.imageshack.us/img473/1489/43023498gq2.gif
http://img153.imageshack.us/img153/6725/55741010vp9.gif
http://img153.imageshack.us/img153/2884/37022561rv1.gif
http://img153.imageshack.us/img153/3341/47662134uj1.gif
http://img103.imageshack.us/img103/1430/67792269um1.gif

Rasim Bektaş
25-03-2007, 17:44
[http://img103.imageshack.us/img103/6671/24458932an4.gif

Rasim Bektaş
25-03-2007, 17:46
http://img119.imageshack.us/img119/3117/24088529ws4.gif

Özer Özçetin
25-03-2007, 17:47
Bütün arkadaşlara,hazırlayanlara hatırlayanlara ve ziyareti gerçekleştiren Kartal yüreklere selam olsun.

Barbaros Özel
25-03-2007, 17:57
Şeref Bey'imizin kabrini o halde görünce cok uzulmüştüm,uzakta oldugum için gelemedim ama son fotorafları gordum,tüm kartalların gönlüne,ellerine saglık...yönetim bu büyük degere bile sahip çikmaktan aciz nedenir ki,ama iyiki yüregi beşiktaş aşkı ile atan insanlar var...

Rasim Bektaş
25-03-2007, 18:26
http://img45.imageshack.us/img45/254/83025924hm4.gif
http://img157.imageshack.us/img157/6320/74696375ry9.gif

Cihan Güngör
25-03-2007, 18:31
Çok anlamlı bir gündü. Artık semtimizde daha bir rahat yürüyeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Özer Özçetin
25-03-2007, 19:03
Şerefler Hüsnüler Ve Baba Hakkilar
Yillar Geçse Unutulmaz
O Muhteşem Taraftarlar

Namik Kartaloglu
25-03-2007, 20:33
Bir nebze yureklerimize su serptik, Seref Bey´in kabrini temizleyerek,fidanlar ekerek,yabani otlardan ayiklayarak. Rahatladikmi? yok! Gönul isterki bu isler bir merkezden sistematik bir sekilde yapilsin.Yarin o fidanlara su lazim, yarin o fidanlarin cevresinde yabani otlar tekrar yetisecek, yarin o mermer kabir yine ayni toz haline burunecek. Biz yapacagimizi yaptik! mi?
Bu gun icin söylenecek iki sey var.
Bir: Ellerinize emeklerinize saglik kartal yurekler
iki: Daha cok resim video bekliyoruz

Ahmet Ayyıldırım
25-03-2007, 20:43
emeği gecenlere sonsuz teşekkürler..elinize yüreğinize sağlık...

Rasim Bektaş
25-03-2007, 20:55
Şeref Bey'in sahsiyeti ve Beşiktaş Kulübüne olan hizmetleri dolayisyle Türk Basininin onun hakkinda yazdiklarindan birkaç cümleyi alarak, tarafsiz insanlarin onu nasil degerlendirdiklerini belirtmekte fayda görmekteyiz:

"Şeref evvela sporcu idi. Sonra da zekasi, akli selimi, ilmi, irfani ile tam bir idare adami idi. Sporcu Şeref, bütün memleket sporculuguna örnek olabilecek bir karaktere sahipti. özü, sözü dogru, mert, Ali-cenap bir insandi. Spor aski ile can veren Şeref, sporumuza çok büyük hizmetler ifa etmis, bu yolda ebediyyen payidar olacak eserler vücude getirmistir. Bu eserlerin basinda özellikle Beşiktaş FUTBOL SUBESI'nin geldigini görmekteyiz.

Şeref sadece kulüpçü olarak kalmamisti. O, Türkiye Idman Cemiyetleri Ittifaki'nin muhtelif subelerinde vazifeler almis, aldigi her vazifede büyük basarilar göstermis, Türk Sporu'nun yükselmesi için mütemadiyen çalismistir.
Şeref Bey'in 1929 senesinde Taksim Stadinin bir hissesini satin alarak Beşiktaş takimina antreman ve özel maç yapmak için saha temin ettigini görmekteyiz.
1932 senesinde kulübe Şeref Stadi'ni kazandirmaya çalisan Şeref Bey bu esnada yakalandigi amansiz bir hastaliktan, gösterilen bütün ihtimamlara ragmen kurtulamayarak hayatini yitirmistir. Beşiktaş camiasi tarafindan kendisi; rahmet, minnet ve sükranla daima anilacaktir.
(ALINTIDIR)

Bir gün Valideçsme'de gençler aralarinda konusuyorlar, egleniyorlardi. Içlerinden biri Taskisla yönünü gösterdi:

Bakin alevlere... Taskisla yaniyor!
- Haydi gidip bakalim, orada ne oluyor?
Kosarak gittiler. Amaçlari yangini görebilmek ve hatta yardim edebilmekti. Taskisla'ya geldiklerinde ilgilerini baska bir olay çekti. O bölgedeki Ingilizler bir çesit spor yapiyorlardi. Iki takima ayrilmislar ve bir topun pesinde kosuyorlar, sayi yapmaya çalisiyorlardi. Hayranlikla bir süre onlari izlediler.



- Bu oyunu biz de oynayamazmiyiz?
- Oynariz
- Ama nasil? Bizim topumuz yok ki...
- Alalim su topu kaçalim.
- Olmaz, ayip olur...
O sirada top önlerine gelir. "Alalim su topu kaçalim" diyen Katip Tevfik dayanamaz. Topu alir, Ingilizlerin saskin bakislari arasinda kosmaya baslar. Arkadaslari da pesinden tabii...

Valideçsme'ye geldiklerinde izlerini kaybettirmislerdi. Topu Refik Osman'in evinin bahçesinde saklarlar. Onlar BEŞİKTAŞ kulübünden degildiler. Ama BEŞİKTAŞ'ta oturan gençlerdi... ve böylece semte futbol topunu ilk getirenler olarak tarihe geçtiler.

Semte getirilen futbol topu bile BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübü'ne futbolu ilk yillarda sokamadi. Ama gençler zamanlarini aralarinda futbol oynayarak geçirmeye baslamislardi.

1911 yilinin Agustos ayiydi. Su haber semte hizla yayildi: "Gümrük memurlarindan Elazizli Haci Yusufzadelerden Mehmet Bey'in oglu 17 yasindaki Seref Bey futbol kulübü kurmus."

Takimin adi Valideçesme idi. Seref Bey'in disinda takimda Sair Kazim, Asim, Alaeddin, Selahettin, Doktor Mehmet, Askeri Hakim Hakki Bey vardi. Bölgedeki diger gençler de bos durmadilar. Münir Bey'in önderliginde birlestiler. Nuri ve Rüstü kardesler, Küçük Hakki, Büyük Hakki, Ziya, Hafiz Mustafa ve Refik Osman bir araya gelerek Basiret takimini kurdular.

Aralarinda maçlar yaptilar. Güçlendiler, gelistiler. Rekabeti biraktilar. Karma kadrolar olusturarak azinliklarla iddiali karsilasmalar yaptilar. Tatavla'nin Araks, Kadiköy'ün Barham ve Oresten takimlariyla oynadilar.

Önderleri Seref Bey'di. Bir gün yaptiklari toplantida Seref Bey arkadaslarina düsünçesini açikladi:



- BEŞİKTAŞ semtinin tek ve en güçlü kulübü BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübü'dür. Ancak bir tek eksikleri var o da futbol bransinin olmamasi. BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübü'ne katilalim. Böylece Galatasaray, Fenerbahçe, ve Altinordu ile rekabete girebiliriz.
Itiraz eden olmadi. Fikir alkislarla karsilandi. Ama çekinenler de yok degildi:



- Ya bizi almazlarsa?

- "Merak etmeyin, ben gidip görüsecegim. Almayacaklarini sanmiyorum ve hatta sevineceklerini de saniyorum." dedi Seref Bey.
1911 yilinin son aylariydi. Seref Bey BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübü'ne gitti. Karsisinda Fuat Bey, Ahmet Bey, ve Mazhar Bey vardi. Kulübe katilmak istediklerini kendilerine bildirdi. Fuat Bey, Ahmet Bey, ve Mazhar Bey öneriyi sevinçle karsiladilar.

Valideçesme ve Basiret Külüpleri, BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübünün çatisi altinda resmen birlestiler.

Seref Bey hic bos durmadi. Hemen calismalara basladi. Takimda yer alacaklar belliydi. BEŞİKTAŞ'in ilk futbol takimi su isimlerden kurulmustu: Resul Bey (kaleci), Ridvan Bey, Behzat Bey, Dr. Sabri, Sair Kazim, Sadi Baltalimanli, Dr. Mehmet, Asim Bey, Seref Bey, Dr. Ali, Fahri Bey.

Takim kurmak yetmiyordu. Eksikler çoktu. Forma yoktu. Ayakkabi yoktu. Top yoktu. Ama bulundu. Çevresinde sporsever olarak taninan Ipekçi Ihsan Bey gençlerin çaresi oldu, her eksiklerini tamamladi.

Zamanla ikinci ve üçünçü takimlar da kuruldu. Futbol BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübünü'de bir anda kisa süre içinde birinci siraya oturdu.

Ama kulüpte sadece futbol yoktu ki... Diger branslar da vardi. Iste futboldaki bu gelisme bazi branslarin yöneticilerini sinirlendirdi:



- Halterde geri kaldik!
- Futbol yüzünden jimnastik yapamiyoruz!
- Atis egitimleri ne olacak?
- Boksu unutmayalim!
- ........!!!!!!!
Iç çekisme bitmedi. Seref Bey'e karsi cephe alanlar çogaldi. O da sonunda BEŞİKTAŞ Osmanli Jimnastik Kulübünü'den ayrilmaya karar verdi. Sisli'deki Sebat kulübünü'ne katildi. Arkadaslari O'nun pesini birakmadilar. Seref Bey yoksa biz de yokuz diyerek onlar da Sebat kulübü'ne katildilar.

Seref Bey'in çaliskanligi orada da etkisini gösterdi. Sebat takimi kisa sürede güçlendi. Ve günlerden bir gün Sebat BEŞİKTAŞ'in karsisina futbol sahasinda dikiliverdi.

Sebat takimi sahada Mahmut, Nazmi, Adil, Hüsnü, Andon, Haluk, Refik Osman, Orhan, Seref, Siyret, Haluk'tan kuruluydu. BEŞİKTAŞ ise su kadro ile mücadele etmisti: Resul, Alaeddin, Nebi, Badi Kemal, Güresçi Hikmet, Hüsnü, Seref, Ihsan, Cemal, Tayyip, Kadri.

Sebat Futbol Takimi BEŞİKTAŞ'i 3-2 yendi. Seref Bey ve arkadaslarinin BEŞİKTAŞ'tan ayrilisi da iste o günde bitti. Biz hata yaptik yuvana dön diyen yöneticiler Seref Bey'i ikna ettiler. O da fazla nazlanmadi. Zaten kalbi BEŞİKTAŞ'daydi.


Kelimelerin anlatmaya yetmeyeceği Şerefimiz....Onun anılarını dinledikçe,okudukça bu renklere daha tutkuyla bağlanmamızı sağlayan en büyük Kartal!Zorluklar içinde yarattığın değere dört elle sarılma zamanıdır şimdi!!

Rasim Bektaş
25-03-2007, 20:58
Şeref Bey’in Anısına
(www.bjk.com.tr)

Beşiktaşımız’ın futbol şubesinin kurucusu Ahmet Şerafettin (Şeref) Bey’in, 73. ölüm yıldönümünde Tarihçi Vala Somalı’nın onun Kulübümüz için önemini gösteren yazısını, her Beşiktaşlı’nın okuması gerektiğine inanıyoruz. Beşiktaş Dergisi’nin Ocak 2002 sayısında çıkan bu yazı, Şeref Bey’in kişisel ve sportif alandaki tüm yaşamını ele almaktadır.

İstibdat rejiminin bilhassa genç kuşakları bunalttığı günlerde bir cemiyet, bir kulüp kurmak bir yana, iki kişinin yan yana yürümesinin bile kuşkulu gözlerle takip edildiği bir dönemdi. İkinci Abdülhamit, kılpayı kurtulduğu suikastten sonra daha da sertleşmiş ve saray hafiyelerini en ücra yerlerde bile görevlendirerek, baskısını yoğunlaştırmıştı. 1903 yılının Mart ayı başında, Serencebey’deki şaşaalı Osmanpaşa Konağı’nda Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nü kuran gençler, Osmanlı Sarayı mensubu da olsalar, toplu bir faaliyetin içinde oldukları için saray hafiyeleri tarafından tutuklanıp ünlü Hasanpaşa Karakolu’na götürülmüşlerdi. Durum vahimdi. Sorgusuz sualsiz zindana atılmaları ya da Fizana sürülmeleri olasıydı. Bereket, Osmanpaşa’nın yakın akrabası olan Seryaver Mehmet Paşa olayı duyar duymaz atına atlamış ve soluğu Hasanpaşa Karakolu’nda almıştı. Badire atlatılmış, Beşiktaşlı gençlerin bir yanlış anlamanın kurbanı olmaları önlenmişti ama, padişah gelişmeleri duyduğunda çok sinirlenmişti. Seryaver Mehmet Paşa huzura çıkıp Sultan II. Abdülhamit’e işin doğrusunu anlattığında, padişah önemli ölçüde yumuşamış, ayrıca kurucu ve sporcuların saray mensubu ailelerin bireyleri olduklarını öğrendiklerinde, faaliyetlerine bile müsade etmiştir. Ama bir şartla vermişti bu kararını; “Atletizm, jimnastik, boks, güreş, eskrim gibi sporlara diyeceğim yok ama, şu İngilizlerin oynadığı ayak topunu oynamayacaklar” demişti, Seryaver Mehmet Paşa’ya sesini yükselterek, belliydi ki, bir takım dini saplantıları vardı futbol hakkında.
Emir büyük yerdendi. Bu yüzden, kuruluş yılı olan 1903 ile İkinci Meşrutiyet’in ilanının gerçekleştiği 1908 yılı arasında Beşiktaş Kulübü bünyesindeki sportif aktiviteler arasında, futbola rastlamak mümkün değildi. 1909 yılında Cemiyetler Kanunu yürürlüğe girip, spor kulüplerine resmen faaliyet imkanı sağlayınca, işin rengi değişmiş ve bu serbestliğin getirdiği hakla, Beşiktaş futbolunun vücut bulması konusunda olumlu adımlar atılmaya başlanmıştı.
Ülke rejimindeki bu değişim gerçekleşinceye kadar, Beşiktaş’ta en ufak bir futbol hareketi olmamıştı ama, kaza sınırları içinde özbeöz Beşiktaşlı gençler tarafından gayri federe olarak meydana getirilmiş bir sürü semt takımları, birbirleriyle iddialı maçlar yapıyorlardı. İlçenin en yetenekli futbolcularını bünyesinde toplamaya muvaffak olan “Valdeçeşme” ile “Basiret” takımları, aralarındaki en güçlü iki gençlik teşekkülüydü.

Beşiktaş Futbolu ve Şeref Bey
Akaretler’in en önemli semti olan Valdeçeşme o dönemde bünyesinde topladığı ünlü ve köklü aileleri ile olduğu kadar, artık adını taşıyan futbol takımıyla da anılmaya başlanmıştır. Takımın santrforu, kaptanı ve idarecisi Şeref Bey, arkadaşlarını etrafına toplamış, tarihi kararını şu sözcüklerle ifade etmiştir:
“Değerli arkadaşlarım, belki duymuşsunuzdur ülkemizin ve ilçemizin ilk resmi spor teşekkülü, Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nde devrin şartları gereği futbol şubesi yoktu bugüne kadar. Kulüp büyüklerinden Ahmet Fetgeri Bey ve Fuat Bey ile konuşarak anlaştım, Basiret’te oynayan bazı arkadaşlar da bize katılacaklar. Böylece hep birlikte bu büyük kulübe dahil olup, onun futbol şubesini meydana getireceğiz.”
Karar coşkuyla karşılanmıştı gençler arasında. Ertesi gün Şeref Bey’in önderlik ettiği futbol kafilesi, doğruca Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün yolunu tutmuş ve gereken işlemlerin tamamlanması sonucunda da o zamanki renkleri ile “Kırmızı-Beyaz” futbol şubesi yaşama geçirilmişti. Daha henüz ortaokul talebesi iken bile, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ndeki her türlü sportif ve sosyal faaliyetleri yakından takip etmeyi hobisi haline getirmiş olan Şeref Bey, Galatasaray, Fenerbahçe hatta Altınordu gibi spor yaşamlarını sadece futbol ile sürdüren kulüplerin, bu popüler spor dalı sayesinde en az 7-8 branşta faaliyet gösteren Beşiktaş’tan daha fazla dikkat çektiğini, bu sayede taraftarlar kazandığını teşhis etmişti. Aşırı bağlılık duyduğu Beşiktaş’taki bu eksikliği ilk fırsatta telafi etmek, lise çağına geldiğinde onun için artık tek amaç haline gelmişti. İşte nihayet bu idealini gerçekleştirmişti söz konusu gençlik hareketiyle. Nitekim gelecek zaman, futbolda kazanılan başarılar ve şampiyonluklar doğrultusunda Beşiktaş’ı ülkenin en önemli kulüplerinden biri yaparken, Şeref Bey’in, futbolu siyah-beyazlı yuvaya taşımakla ne derece isabetli bir karar verdiğini, daha o zamandan ileriyi gördüğüne somut bir örnek teşkil edecekti. Şeref Bey ne yazıktır ki, en verimli çağında ve henüz 39 yaşında olduğu bir dönemde amansız bir hastalığa yakalanarak yaşamını yitirdi. Yalnız Beşiktaş’a değil, Türk futboluna da verebileceği gelecek ile ilgili mükemmel projelerini henüz tamamlayamamıştı ama, yine de kısa ömrüne birçok güzellikler sığdırarak aramızdan ayrılmıştı. Onun dev portresini ve ölümsüz ismini şu ana başlıklar ile gözler önüne sermek bizler için gazetecilik görevi olduğu kadar bir insanlık görevidir de.
Şeref Bey...
1894 yılında Beşiktaş Valdeçeşme’nin Dibek sokağında ve 14 numaralı evde dünyaya geldi. Elazığlı Hacı Yusufzadelerden Mehmet Bey’in oğludur. 7 yaşında Bedia İrgan Mektebi’ni, 10 yaşında Beşiktaş Mülkiye Rüştüyesi’ni, 13 yaşında da Mercan İdadisi’ni bitirerek iyi dereceler ile diploma aldı. İki yıl Fransız Mektebi’ne devam ettikten sonra, Darülfünun edebiyat bölümüne müracat etti. Yaşı küçük olduğu için reddedilmek üzereyken, Maarif Vekili’nin müdahalesi sonucunda okula kaydı yapılabildi. 20 yaşında buradan mezun oldu. Mezuniyet gününde başarılarından dolayı hocaları Hüseyin Cahit Yalçın ve Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından merasimle arkadaşlarına “örnek talebe” olarak takdim edilen Şeref Bey, bilahere Eyüp ilçesindeki Meşriki Füyuzat ve Reşadiye mekteplerine “hoca” aynı zamanda müdür muavini tayin edildi.
Sporcu İdareci Şeref BeyŞeref Bey, 1910 yılının Ağustosunda Valdeçeşme Spor Kulübü’nü kurarak, sporcu arkadaşlarını bir çatı altında topladı. Kıvrak zekası, futbol bilgisi ve uzun boyu ile kendisi de tipik bir santrfordu. Takım arkadaşları arasında “ileride Beşiktaş ilk 11’inde yer alacak olan” Şair Kazım, Asım, Doktor Mehmet, Askeri Hakem Hakkı, Alaeddin ve Selahattin gibi çok yetenekli oyuncular Valdeçeşme’nin iskeletini oluşturuyorlardı.
En önemli rakipleri ve komşuları “Basiret Kulübü” de güç açısından onlardan aşağı değildi. Bir adı da “Bay Münir’in takımı” olan bu ekipte de Nuri, Rüştü Erkuş kardeşler, Küçük ve Büyük Hakkı, Ziya, Hafız Mustafa ve Refik Osman Top gibi gençler futbolları ile göz dolduruyorlardı. Sonuçta Şeref Bey’in gayretleri ile bu iki kulüp birleştiler ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne iltihak ederek, Kara-Kartal yuvasının futboldaki temelini oluşturdular.
1904 yılında James Lafontaine isimli İngiliz futbolcusu “İstanbul Futbol Ligi” namı ile anılan bir lig kurmuştu. Bir adı da "Pazar Ligi" olan bu organizasyona zamanla Galatasaray, Fenerbahçe ve Altınordu takımları da katıldılar. Çoğunlukla İngiliz, Rum ve Ermeni azınlık takımlarının yer aldığı bu ligde, zaman zaman bir takım anlaşmazlıklar oldu ve Fenerbahçe bu gruptan koparak, İstanbul Ligi Şampiyonluğunu kurdu. Bir zaman sonra Cuma günleri oynanmaya başlandığı için turnuvanın adı “Pazar Ligi”nden “Cuma Ligi”ne çevrilmişti. Beşiktaş genel kaptanı Şeref Bey, en az 8-9 defa müracat ettiği halde, siyah-beyazlı takımı bu grup içine sokamamıştı. Herhalde diğer branşlardaki ihtişamından olsa gerek, organizasyon ilgilileri Beşiktaş’ı futbolda da başlarına bela etmek istemiyorlardı.
Şeref Bey Kendi Ligini Kuruyor
Şeref Bey 1919 yılında Vefa, Darüşşafaka ve Türkgücü gibi bir kısım İstanbul kulüplerini bir araya getirerek “İstanbul Türk İdman Birliği Ligi” adı altında yeni bir lig kurmuştu. 1919-20 ve 1920-21 karşılaşmaları sonucunda Beşiktaş bu ligde üst üste iki kez şampiyon oldu. 1920 yılında Altınordu’nun kurucusu Aydın oğlu Raşit Bey ile birlikte hareket ederek “Pazar Ligi”ni yeniden hayata geçirdi. Bu defa da bu organizasyonda Beşiktaş ile Aydın oğlu Raşit’in yeni takımı İttihatspor’a karşı Pera, Macabi, Enosis (AEK), Stella, Stogles ve Ermeni İttihat gibi azınlık takımları adeta karşı bir grup oluşturuyorlardı. “Pazar Ligi”nin 1920-21 karşılaşmaları sonucunda İttihatspor birinci, Beşiktaş da ikinci olmuşlar, 1921-22 sezonu maçları sonucunda ise şampiyonluğu Beşiktaş kazanmıştı.

1923 yılında Cumhuriyet ilan edilince Pazar Ligi, Cuma Ligi ve Türk İdman Birliği Ligi gibi özel şampiyonalar nihayet tarihe karışmışlar başta Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe olmak üzere tüm İstanbul kulüpleri, Türk Futbol Federasyonu’nun idaresindeki resmi İstanbul Ligi’nde aynı çatı altında toplanmışlardı.
Beşiktaş’ı bir ara bu ligden de ekarte etmek istemişlerdi. Başta Şeref Bey olmak üzere Beşiktaş yönetimi direnince ve Genelkurmay Başkanlığı olaya ağırlığını koyunca plan suya düşmüştür. Sonuçta, ezeli rakiplerinin beğenmediği Beşiktaş, bu ilk resmi İstanbul Ligi’nde de “Şampiyon” olunca muarızlarına söyleyebilecekleri tek söz bile bırakmamıştır. O Türk hakem camiasının da yüzakıydı. 1928 yılında FIFA’nın direktifleri ile Prag’a giderek Prag-Peşte karmaları maçlarını yönetmişti. Uluslararası hakemliğinin yanı sıra ülkemizdeki ilk hakem hocalarından biridir. 1923 ile 1933 yılları arasında üç büyük kulübümüzün şampiyonluğa tesir edecek en önemli maçlarında ya da Avrupa takımları ile oynadıkları karşılaşmalarda, ısrarla maçı idare etmesi istenen ilk isim hep o oluyordu.
“Şeref Stadı” Uğruna Hastalığını İhmal Etmişti
Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, “ilk resmi İstanbul Ligi” şampiyonu olan Beşiktaş’ın o yıllarda devamlı yararlanabileceği bir futbol sahası bile yoktu ne yazık ki... 1929 yılı Ağustosunda Taksim Stadı’nın Galatasaray’a ait bir hissesi 5000 TL karşılığında satın alınarak, 1933 yılına kadar bu ihtiyaç giderildi. Futbol şubesi sorumlusu Şeref Bey’in çabaları ile, bir dönem için halledilen bu handikap, yine bu ileri görüşlü spor adamının yaptığı planlı çalışmalar sonucunda nihayet toptan halledilmek üzereydi. 1930’lu yıllar ile birlikte iz sürmeye başlayan Şeref Bey, Beşiktaş’ın geleceğini teminat altına alacak yeni bir mülkün peşine düşmüştür. Evvelce yanmış ve büyük tahribat görmüş tarihi Çırağan Sarayı ile moloz yığınlarının dolu olduğu bahçesini Beşiktaş’a stad olarak tahsisi gerçekleştirmek üzereydi. Mevsim kıştı. Ankara’da İstanbul, İzmir ve Ankara karmaları arasındaki maçları idare etmesi için federasyon tarafından görevlendirilmişti. Aksilik bu ya, birkaç günden beri, vücudunu saran bir illetin verdiği ağrılarla kıvranıyordu. Doktorlar, erken tedaviye girmesinin faydalarını önüne sermelerine rağmen o, stad işini garantiye almak düşüncesiyle, görevlendirildiği maçları idare etmeyi düşünüyordu. Öyle de yaptı zaten... Sonuçta, Ankara’nın kara kışında yönettiği maçlarda vücudunun daha da zayıf düşmesine neden oldu ve yatağa mahkum oldu ne yazık ki... Kulüp başkanı Fuat Balkan’ın da yapıcı teşübbüsleri ve o dönemin en önemli devlet adamlarından biri olan Beşiktaşlı Recep Peker’in delaleti ile tüm formaliteler tamamlanmıştı ama, Şeref Bey bu dünyada yoktu artık.



“Şeref Stadı” Uğruna Hastalığını İhmal Etmişti
Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, “ilk resmi İstanbul Ligi” şampiyonu olan Beşiktaş’ın o yıllarda devamlı yararlanabileceği bir futbol sahası bile yoktu ne yazık ki... 1929 yılı Ağustosunda Taksim Stadı’nın Galatasaray’a ait bir hissesi 5000 TL karşılığında satın alınarak, 1933 yılına kadar bu ihtiyaç giderildi. Futbol şubesi sorumlusu Şeref Bey’in çabaları ile, bir dönem için halledilen bu handikap, yine bu ileri görüşlü spor adamının yaptığı planlı çalışmalar sonucunda nihayet toptan halledilmek üzereydi. 1930’lu yıllar ile birlikte iz sürmeye başlayan Şeref Bey, Beşiktaş’ın geleceğini teminat altına alacak yeni bir mülkün peşine düşmüştür. Evvelce yanmış ve büyük tahribat görmüş tarihi Çırağan Sarayı ile moloz yığınlarının dolu olduğu bahçesini Beşiktaş’a stad olarak tahsisi gerçekleştirmek üzereydi. Mevsim kıştı. Ankara’da İstanbul, İzmir ve Ankara karmaları arasındaki maçları idare etmesi için federasyon tarafından görevlendirilmişti. Aksilik bu ya, birkaç günden beri, vücudunu saran bir illetin verdiği ağrılarla kıvranıyordu. Doktorlar, erken tedaviye girmesinin faydalarını önüne sermelerine rağmen o, stad işini garantiye almak düşüncesiyle, görevlendirildiği maçları idare etmeyi düşünüyordu. Öyle de yaptı zaten... Sonuçta, Ankara’nın kara kışında yönettiği maçlarda vücudunun daha da zayıf düşmesine neden oldu ve yatağa mahkum oldu ne yazık ki... Kulüp başkanı Fuat Balkan’ın da yapıcı teşübbüsleri ve o dönemin en önemli devlet adamlarından biri olan Beşiktaşlı Recep Peker’in delaleti ile tüm formaliteler tamamlanmıştı ama, Şeref Bey bu dünyada yoktu artık.
Beşiktaş “Şeref” Stadı
Evet... 1932 senesinde “Çırağan Sarayı bahçesinin” Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne “stad” olarak tahsisi nihayet gerçekleşmiş ve Maliye Bakanlığı bu tarihi mülkü 10 lira gibi sembolik bir aylıkla tam 99 yıllığına Beşiktaş’a kiralamıştı. Çırağan bahçesini molozlardan temizlemek, toprak zeminin drenajını yaptırıp futbol oynanacak duruma getirme görevini, Şeref Bey’in en yakın dostu Nuri Çapa üstlenmişti. Bu işleri yapmak için ilgili firma astronomik bir ücret isteyince çok öfkelenmiş ve fabrikasındaki işçileri devreye sokarak maliyeti asgariye düşürmüştü.
Zamanın şartlarına göre Beşiktaş futbol şubesi, toprak ama düzgün bir zeminde antrenman yapma olanağına kavuşmuştu. Stadın komple inşaatı, 1940’lı yılların başına kadar sürdü. Altı bin kişilik kapalı, dört bin kişilik açık tribün tam on bin kişilik seyirci kapasitesi stadın, giriş kapıları, soyunma odaları ve nizami yüzme havuzu da dahil olmak üzere toplam inşaatı 42 bin TL’ye malolmuştu. Stadın adı, muhalefet edenler olmasına rağmen Şeref Bey’in ismi ile anılacaktı artık. Kongre kararı ile tesise “Beşiktaş Şeref Stadı” adı verilmişti. Stadın resmi küşadı çok görkemli olmuştu. Ertesi günkü gazete ve dergiler, bir zamanlar “Beşiktaş Çöplüğü” diye isim taktıkları bu yer için bu defa “Balkanlar’ın en güzel stadı hizmete açıldı” başlığı altında haberi okuyucularına duyurmuşlardı. Beşiktaş futbol tarihi içinde Şeref Stadı’nın önemi çok büyüktür. Kulübün asırlık tarihine damgasını vuran, “en muhteşem Hakkı’lı, Şeref’li ve Şükrü’lü kadrosu” bu stadın getirdiği imkanlarla yetişip güçlenmiş ve rakiplerinin korkulu rüyası olmuştur. Stad tam yedi yıl boyunca (1940-1947) sportif açıdan olduğu kadar, ekonomik açından da Beşiktaş’a büyük güç kazandırmış ve elverişli bir spor tesisin bir kulübün ayakta kalmasındaki önemini ortaya koymuştur. Şeref Stadı yedi yıl boyunca, İstanbul Ligi, Milli Küme, Kupa ve Şilt karşılaşmalarına sahne olmuştur, 1948’de İnönü Stadı’nın devreye girmesiyle etkinliğini yitirmiştir.
Beşiktaş’ın tarihinde çok önemli bir yere sahip olan, Beşiktaş’ta Futbol Şubesi’nin kurucusu Şeref Bey, her yıl sezon açılışının yapıldığı gün Yahya Efendi Türbesi’ndeki mezarı başında anılmaktadır.
Vala SOMALI

http://www.besiktasjk.com/tr/haberler.php?h_no=7911

Rasim Bektaş
25-03-2007, 21:00
çıraganın kulleri

Sonu Boğaza ulaşan dar ve yokuş sokaklardan aşağı , sırtında Alpullu Şeker Fabrikası yazan çuvalla Kahveci Adem inmektedir.Güneş Çamlıca 'yı aşmakta tereddüt eder.Henüz Taksim sırtındaki Dolunayı geceye geri verememiştir.Adem kısa kollu gömleğinin cebinden sigarasını çıkararır,güneşin doğuşuyla yakmak ister.Güneş saat zembeleği gibidir.Tık tık parça,parça çıkar çamlıcanın koynundan,öyle bir nazı vardır Beşiktaş'a yüzünü göstermek için.İnce ince dalgalar kırpırdandırmaktadır çakıl taşlarını.Adem mutludur Beşiktaş'lı olduğu için.Mesela Çorum'lu olsaydı ,her sabah bu anı yaşayamayabilirdi de.Öylesine durgun ve sessiz bir sabahtı ki sigaranın dumanı bile boğaza rağmen dağılmakta kararsız kalıyordu.Kahvesine gitmesi gerekiyordu,çay demlenip etrafın süpürülmesi lazımdı ama,yok olmuyordu,kalkamıyordu bu güzel Beşiktaş sabahından.Dedesi anlatırdı Çırağan Sarayının yanmadan ,harebe olmadan önceki zamanlarını.Gerçekmiş gibi gözünde canlandırmaya çalıştı Adem harebe ,yanmış duvarlarına bakarak.Henüz güneş ağarmamasından olsa gerek , sarayın deniz tarafında birşey gördü ve irkildi.Çocukluğundan beri cin,peri hikayelerini o kadar çok dinlemiştiki burası için toparlanıp uzaklaşmak istedi.Dikkatli bakınca küllerin arasından taşları kenara toplayan adamın Muallim Ahmet Şerafettin olduğunu gördü.Hay deli hoca diye içinden geçirdi.Yanına doğru fark ettirmeden yürüdü.
-Hocam günaydın, dedi
Ahmet Şerafettin irkildi.
-Adem efendi senmiydin,ödümü kopardın be adam .
-Hocam sabahın köründe ne işin var bu harabede,ne diye taşları atıyorsun kenara.
-Adem efendi,hava güzel .Bugün çocukları buraya getirip idman yaptırıyayım diyorumdum.Bak taşlar içinden de sana ne buldum,al bak işine yararsa bizim hesaptan düşersin,dedi
Kahveci Adem pas içindeki şeker kesme makasına baktı.Yayı bozulmuştu ama işe yarardı neticede.
-Hocam öyle borç falan ayıp oluyor,muhitimizin çocuklarını deplasmana götürüyorsun,cebinden para harcıyorsun,beş lira para yardımda bulunmuşuz çok mu Allah aşkına,lütfen hocam şu borç meselesini konuşma bir daha yüreğime dokunuyor.
-Adem efendi,ben senden o parayı borç aldım,borç.Aybaşında Gazeteciler cemiyeti maaşlarımızı verebilirse üç-beş birşeyler vereceğim,hem elindeki makasta nereden baksan bir lira eder.
-Hocam ,Allah adı verdim,elini ayağını öpeyim mevzu etme şu parayı,gel sana bir çay demliyeyim,hem konuşur laflarız.
Ahmet Şerafettin ve kahveci Adem çınarlı yoldan Beşiktaş'a doğru yürüdüler,konuşmadılar.Yalnız kuşların sabah neşesini dinlediler.Sakaların ötüşleri dışında, kanaryaların makaraları yükselince duruyorlar,birbirlerine bakıp sesi dinliyorlardı.
Kahvenin önüne vardıklarında kapıda çömelmiş bekleyen,ellerinde çıkınları,ayaklarında yırtık kramponları Beşiktaş'lı gençler bekliyordu.Ahmet Şerafettini görünce ayaklandılar.ahmet Şerafettin herbirinin elini sıkıp,hal hatırlarını sordu.adem kahvenin ahşap kapısını açtı, hepberaber içeri girdiler.Adem semaverin altını yaktı.İspirto ocağının pompasını hızlı hızlı çekip,bastırdı.
-Haydi gençler,idmana Adem efendinin kahvesinden başlayalım,alın süpürgeyi ,paspası başlayın , iş bitimi çaylar Adem Efendiden dedi Ahmet Şerafettin.
Yarım saat sonra dükkan silinmiş,temizlenmiş ,Adem çayları gençlere dağıtmış,birde üstüne menüde simitle ekşimik olan sabah kahvaltısı hazırlamıştı.Ahmet Şerafettin'e döndü,
-Hocam,sen ne büyük bir insansın.Şu çocuklar kahve kenarlarında miskin,miskin otururken aldın onları adam ettin,futbolcu yaptın,ahlak kazandırdın,ceplerine üç,beşte para koyuyormuşsun.Neden hocam,neden didiniyorsun bu çocuklar için,bak işine rahat ol biraz.
Ahmet Şerafettin çay bardağının kaşığını tutarak bir yudum aldı.Yüzünden hiç eksik olmayan tebessümüyle adem'e döndü,
-Adem efendi,Beşiktaş bir mahalle ruhunun ötesinde bir gururdur.Bu çocuklar pazar liginin vasifsiz takim oyunculari olacak kadar aciz degillerdir.Bizim tarihimiz ,bize aşmamiz gereken misyonlar yüklüyor.Bu yük altinda bazen çok bunaliyorum,omuzlarima Çanakkalede,Balkanda şehit düşen sporcularimizin,yedigi lokmadan bir parça ayirip bu takimin yaşamasi için didinen Beşiktaş'lıların ve mezar taşlarına Kartal resmi işlenmiş insanların yükü biniyor.Nasıl daha iyiyi bulurum,nasıl daha başarılı ve Beşiktaş ahlakına uygun nesiller yetiştiririm diye geceleri sabahla buluşturuyorum.Bazen sırtımdan böğrüme doğru bir ağrı giriyor,kalkıp duvarları yumrukluyorum acımdan ama aklıma Beşiktaş gelince ağrıyı sızıyı düşünmekten vazgeçiyorum Adem Efendi, bu büyük bir aşk,bir kadını sevmek ama onunla beraber olamamak gibi,yada bir gülün kokusunu duyupta ona ellemeye kıyamamak gibi birşey Beşiktaş.
Kahveci Adem'in dirseği masnın ucundan kaydı.Bu adama hayranlığı her dem artıyordu.
-Hocam be,geçen Vefa maçında hakemin tavrını anlayamadım,penaltımızı verdiği için itiraz eden oyuncuyu oyundan aldın .Neden Hakkı ile Şeref'I ilk onbirde koydun sahaya.
-Adem efendi,Hakkı ve Şeref genç yaşlarına rağmen ilerisinin yıldız oyuncuları,Onların pişmesi lazım.Tamam Vefa'yı yenememiş olabiliriz.Hatta yenilebilirdik ama bu gençler ileride çok güçlü bir takımın oyuncuları olacaklar ama Beşiktaş'lı olmak herşeyden önce terbiye ve ahlak değerlerinin anlanması demektir.Kimsenin gözünün yaşına bakmam bu konuda ,Beşiktaş tarihinde de böyleydi,bugünde böyle ,yarınlarda da böyle olacaktır.Hem size bir süprizim var,Macar bir teknik direktör getiriyorum.Avrupa'da Macar futbol ekolünü bu çocukların daöğrenmesi ve tatbik etmesi gerekli.Ancak kendimizi yenilersek başarılara ulaşmamız mümkün olabilir.
Adem Efendi çayları tazeledi.kahve yavaş yavaş dolmaya başlamıştı.Gençler idman vakti yaklaştıkça heyecenlanmaya başlamışlardı.Kahvenin kapısı açıldı,içeri Ahmet Şerafettinin en yakın arkadaşı,top oynadığı dönemlerde mevkidaşı ve en sevdiği kişilerden biri olan Refik Osman girdi.Birden o sıcak bahar sabahı buz gibi hava esti kahvede.Giyimi kuşamı son derece düzgün , traşlı ve kolunda en lüks saatini gösterircesine tavırla kahveci Adem'e seslendi Refik Osman
-Herkese benden çay ver Adem Efendi.
Refik Osman yıllarca Beşiktaş'ta top koşturmuş,bu takim çilesini çekmiş ancak bir başka takimdan gelen teklif ile kurallara aykiri olmasina ragmen sezon ortasinda transfer olup iyi bir paraya sahip olmuştu.
Adem tekrar Ahmet Şerafettin'nin masasına oturdu.
-Hocam bu bahsi açmak istemem ama senden izinsiz bu şerefsiz için çay dağıtamam,kusura bakma.
Ahmet Şerafettinin kaşları çatılır,
-Adem efendi , Beşiktaş'I satıp gitsede Refik Osman için şerefsiz diyemezsiniz.Bu klube hizmetleri olmuştur.Senden ricam Refik Osman Beyi masama davet etmen.tebliğ etmem gereken bir mesajım var kendisine.
Adem hızlı adımlarla Refik Osman'a yöneldi,
-Muallim bey seni istiyor dedi.
Refik Osman hızlı adımlarla Ahmet Şerafettin'e koştu.Biliyordu ki onu af edecek ve eskisi gibi iyi dost,arkadaş olacaklar herşey eskisi gibi olacagindan emindi.Masaya ulaştiginda Ahmet Şerafettin buyur etti.Bir süre sessiz kaldilar.AhmetŞerafettin Beyin yüzündeki tebessüm gitti ve konuya girdi.
-Bakiniz Refik Osman Bey,Teşkilatin Futbol Federasyonu reisligini yürüttügümü biliyorsunuz.Sizi her zaman Beşiktaş'lı olarak görmüş olmama rağmen, sizin takım değiştirmekteki bu ısrarınız hukuka aykırı bulunduğundan dolayı ,bu ağır kararı vermek zorunda kaldım.
Ahmet Şerafettin cebindeki zarfı çıkardı okumaya başladı.Okuyordu ama gözlerinden düşen yaşlara da engel olamıyordu.Refik Osman donup kalmıştı.Bir film şeridi geçiyordu gözlerinin önünden.Formasını sattığını şimdi şimdi anlayabiliyordu.Beşiktaşlılık giyim,kuşam ve fiyakalı saatlerden daha önemli olduğu kafasına dank etti.Ahmet Şerafettin'nin son cümlesiyle kahvedeki herkes irkildi.
-Müebbet Boykot.....
Refik Osman ayağa kalktı,Ahmet Şerafettin'e sarılmak istedi ama o kendini geri çekti.Çay paralarını masaya bırakmak istedi.Ahmet Şerafettin parayı alıp Refik Osman'nın cebine geri koydu
-Bu çay da benden olsun dedi.
Refik Osman'nın kapıdan çıkışıyla Ahmet Şerafettin masaya yığıldı.Ciğerlerini tutuyordu.Adem koştu başına,herkesi açtı başından.
-Bırakın adam bir nefes alsın,Hakkı git Çitlenbik sokaktan doktor Enver'I çağır ,çabuk.
Ahmet Şerafettin'nin yüreği can dostu Refik Osman'a verdiği cezaya dayanmamıştı.Ama Beşiktaş satanı da savunamazdı federasyonda.Doktor apar topar girdi içeri.
-Ah dostum Şerafettin ah.Kati istirahat verdiğim halde ne işin var kahve köşelerinde.Hastasın biliyorsun,yatakta olman gerekirken hala Beşiktaş,hala Beşiktaş.Beşiktaş seni öldürecek dostum bu genç yaşında dedi doktor Enver .
İnce bir sesle "feda" dedi ama kimseler duymadı.Doktor devam etti,
-Doğru yatağa,tutun çocuklar götürün bu adamı,kapısında nöbet tutun ve on gün yataktan çıkarmayın sakın.
Futbolcular birbirlerine baktılar.Yarın İzmir'e deplasmana gidiceklerdi.Masanın altından Ahmet Şerafettin el etti.Susun demeye getirdi.Doktor kahveden çıktı.Ahmet Şerafettin futbolcularını toplayıp haydi dedi,biraz ferahlamıştı doktorun yaptığı iğne ile.O bahar havası gitmiş sağnak bir yağmura çevirmişti hava.Kalkmak üzere olan Ahmet Şerafettini tuttu Adem,
-Ölümü çiğnersin,öyle gidersin burdan,otur biraz dinlen.
Ahmet Şerafettin halsizdi,takım kaptanını çağırdı yanına,
-Bugün sen çalıştıracaksın takımı,Çırağan sarayının ön tarafında avludaki taşları temizledim,kale direkleri yaptım,kesme taşlardan.Önce ısının ,sonrada yarınki maç taktiğini uygulayın biraz .Kendimi iyi hissedersem gelirim,haydi bakalım.

Koşar adım çıkıp,hızlı adımlarla Çırağana doğru yöneldiler futbolcular.Adem ,Ahmet Şerafettin'e ıhlamur yaptı.Beraber içip bir süre daha konuştular.Adem sabah aldığı şeker kesme makası ile oyalanırken ,Ahmet Şerafettin bir fırsatını bulup kahveden kaçıp Çırağana gitti.Yağmur altında kasıklarına kadar kül ve çamur içinde futbol oynamaya çalışırken izlediği çocuklar için birşeyler yapmalıydı Ahmet Şerafettin.Mesela oynayabilecekleri ve Beşiktaş'a ait bir stad.
Ahmet Şerafettin tüm yasaklamalara ve agir hastaligina ragmen Izmir deplasmanina gitti.Yolda yine fenalaşti ama belli etmedi.O gün söz verdigi sözü tuttu ve yine o gün maç yaptiklari stadi Beşiktaş adina alip,yaptirtti.

Ahmet Şerafettin , spor camiasinda Şeref Bey olarak anilir.Genç yaşta vefat eden bu büyük Beşiktaşli ve spor adaminin adi ,yillarca Beşiktaş'a kazandırmak için uğraştığı ve başardığı Şeref Stadına verilmişitir.

Bugün böyle bir stad yok.Yerine otel yapılmış bu stad,karşılığında bize Fulya tesislerini kazandırmışıtır.Çırağan Sarayının küllerinden Beşiktaş Jimlastik kulübünün tesisleşmesini sağlayan Ahmet Şerafettin,yada bilinen adıyla Şeref Bey'in Beşiktaş aşki önünde saygiyla egiliyorum ve onun agirligini omuzlarimda hissederek Beşiktaş için birşeyler yapma azmimi koruyorum.

Serenat Tutaklı
25-03-2007, 21:32
Giden,çabalayan herkese teşekkürü bir borç biliriz.Çok güzel olmuş,olması gerektiği gibi...Sağolun.

Hayrettin Ates
25-03-2007, 22:10
olcak iş deil. beşiktaşın tarihine ismini altın harflerle yazılmış bir futbol adamının mezarı ne halde .

Birkan Bürüngüz
25-03-2007, 22:29
Resimlerin üstüne tıklayarak büyütebilirsiniz. alıntı değil emek teridir :D

http://img2.resimupload.com/r2/thumb_663090976.jpg (www.resimupload.com/ds663090976_SP_A0138.html)
http://img.resimupload.com/r6/thumb_614140409.jpg (www.resimupload.com/ds614140409_SP_A0139.html)
http://img3.resimupload.com/r16/thumb_281600439.jpg (www.resimupload.com/ds281600439_SP_A0140.html)
http://img.resimupload.com/r6/thumb_617243911.jpg (www.resimupload.com/ds617243911_SP_A0141.html)
http://img.resimupload.com/r16/thumb_904752685.jpg (www.resimupload.com/ds904752685_SP_A0142.html)
http://img3.resimupload.com/r19/thumb_835606161.jpg (www.resimupload.com/ds835606161_SP_A0143.html)
http://img.resimupload.com/r23/thumb_267451845.jpg (www.resimupload.com/ds267451845_SP_A0144.html)
http://img3.resimupload.com/r5/thumb_430914941.jpg (www.resimupload.com/ds430914941_SP_A0145.html)
http://img3.resimupload.com/r12/thumb_670283340.jpg (www.resimupload.com/ds670283340_SP_A0146.html)
http://img2.resimupload.com/r5/thumb_911332320.jpg (www.resimupload.com/ds911332320_SP_A0147.html)

Ersan Üngüder
25-03-2007, 22:30
Bugün gerçekten anlamlı ve bir o kadar da hüzünlüydü.
Herkese teşekkürler...

Birkan Bürüngüz
25-03-2007, 22:47
http://img.resimupload.com/r1/thumb_702564893.jpg (www.resimupload.com/ds702564893_SP_A0148.html) http://img.resimupload.com/r18/thumb_823010462.jpg (www.resimupload.com/ds823010462_SP_A0149.html) http://img3.resimupload.com/r16/thumb_941664986.jpg (www.resimupload.com/ds941664986_SP_A0150.html) http://img.resimupload.com/r7/thumb_317248120.jpg (www.resimupload.com/ds317248120_SP_A0151.html) http://img.resimupload.com/r19/thumb_895399736.jpg (www.resimupload.com/ds895399736_SP_A0152.html) http://img2.resimupload.com/r17/thumb_854531800.jpg (www.resimupload.com/ds854531800_SP_A0153.html) http://img.resimupload.com/r4/thumb_147124301.jpg (www.resimupload.com/ds147124301_SP_A0154.html) http://img3.resimupload.com/r1/thumb_257141882.jpg (www.resimupload.com/ds257141882_SP_A0155.html) http://img3.resimupload.com/r18/thumb_540262664.jpg (www.resimupload.com/ds540262664_SP_A0156.html) http://img3.resimupload.com/r19/thumb_131655080.jpg (www.resimupload.com/ds131655080_SP_A0157.html)

Birkan Bürüngüz
25-03-2007, 22:50
http://img.resimupload.com/r7/thumb_779284920.jpg (www.resimupload.com/ds779284920_SP_A0158.html) http://img.resimupload.com/r17/thumb_824883751.jpg (www.resimupload.com/ds824883751_SP_A0159.html) http://img3.resimupload.com/r4/thumb_521284093.jpg (www.resimupload.com/ds521284093_SP_A0160.html) http://img2.resimupload.com/r23/thumb_154153238.jpg (www.resimupload.com/ds154153238_SP_A0161.html) http://img2.resimupload.com/r1/thumb_977155800.jpg (www.resimupload.com/ds977155800_SP_A0162.html) http://img3.resimupload.com/r8/thumb_567221172.jpg (www.resimupload.com/ds567221172_SP_A0163.html) http://img3.resimupload.com/r7/thumb_818910252.jpg (www.resimupload.com/ds818910252_SP_A0164.html) http://img.resimupload.com/r4/thumb_506277478.jpg (www.resimupload.com/ds506277478_SP_A0165.html) http://img2.resimupload.com/r18/thumb_924783645.jpg (www.resimupload.com/ds924783645_SP_A0166.html) http://img3.resimupload.com/r18/thumb_349959699.jpg (www.resimupload.com/ds349959699_SP_A0167.html)

Muhittin Saban
25-03-2007, 22:56
Az önce daha önce seyretme imkanı bulamadığım bir film seyrettim, "Babam ve Oğlum". Çok basit bir dram gibi gözükse de aslında çok önemli bir ders veriyor seyredene.

Sevdiklerimize, annemize, babamıza, evladımıza, kardeşlerimize normal bir zamanda "Seni Seviyorum" demek nedense ya zor gelir ya utanılır ya da o an için geçiştirilir. Ama şunu hiç hesaba katmayız; sevdiklerimizi tahta bir tabutla kara toprağın içine koyduğumuz zaman öyle bir pişmanlık duyacağızdır ki, neden mi? Çünkü onlara yaşarken sıkı sıkı sarılıp, "Seni seviyorum baba, seni seviyorum anne, seni çok seviyorum kızım, seni çok seviyorum oğlum" demeye utandığımız ve üşendiğimiz için!

Bizler , yaptıkları ile bize sevdirilen Şerefbey'imizin mezarının görüntülerini gördüğümüzde çok üzüldük ve kötü olduk değil mi? Ama o aramızdan göçüp gitmiş ve cansız bedeninin istirahatgahında ilgi bekliyordu. Sanırsınız ki Şerefbey'in ilgiye ihtiyacı mı var dı? Yok hayır zırnık kadar bir beklentisi yoktu. Zaten toprak olmuştu, mezarı güzel olsa ne olur olmasa ne olur du?

Onun istediği sadece ve sadece küçük bir hatırlanma tadında gösterilecek vefa idi. Onu da niçin istiyordu dersiniz? Ola ki diğer rakipler bir gün bu ayıbın farkına varır da ortalık yerde " Şunlara bakın, kendi değerlerine sahip çıkamayan bir camianın övünecek neyi olabilir ki" derler se, işte o zaman bizler bu laflar yüzünden utanıp üzülmeyelim diye istiyordu ve bekliyordu bu hatırlanmayı!

Ama asıl hatırlaması gerekenler var ya işte asıl vefasızlar onlar dı. İşte bu yaşananlardan çıkarılacak ders şu dur; Beşiktaş'ın gerçek sahibi "değerlerine sahip çıkan" bu vefalı taraftarın ta kendisidir ve kendine yakışanı da yapmıştır.

Her şeyi satsınlar anasını satayım, ruhlarını bile satsınlar, ama karşılıksız sevginin sahiplerine satılmış muamelesi yapmasınlar. Yoksa evde ki hesap çarşıya uymaz.

Bu saatten sonra hiç bir sevdiğinize "Seni çok seviyorum" demekten ve ona sıkı sıkı sarılmaktan ne utanın ne de üşengeç davranarak erteleyin. Onlar hayattayken duymalılar bu sözü ve sizin sıcaklığınızı, toprağın altındayken değil!

Birkan Bürüngüz
25-03-2007, 22:59
http://img3.resimupload.com/r19/thumb_990891101.jpg (www.resimupload.com/ds990891101_SP_A0168.html) http://img.resimupload.com/r24/thumb_244342749.jpg (www.resimupload.com/ds244342749_SP_A0169.html) http://img2.resimupload.com/r5/thumb_124779670.jpg (www.resimupload.com/ds124779670_SP_A0170.html) http://img.resimupload.com/r22/thumb_194037087.jpg (www.resimupload.com/ds194037087_SP_A0171.html) http://img.resimupload.com/r5/thumb_463380332.jpg (www.resimupload.com/ds463380332_SP_A0172.html) http://img.resimupload.com/r16/thumb_262650940.jpg (www.resimupload.com/ds262650940_SP_A0173.html) http://img.resimupload.com/r17/thumb_828790261.jpg (www.resimupload.com/ds828790261_SP_A0174.html) http://img2.resimupload.com/r10/thumb_213730071.jpg (www.resimupload.com/ds213730071_SP_A0175.html) http://img2.resimupload.com/r8/thumb_433279249.jpg (www.resimupload.com/ds433279249_SP_A0176.html) http://img3.resimupload.com/r2/thumb_134142536.jpg (www.resimupload.com/ds134142536_SP_A0177.html)

Serenat Tutaklı
25-03-2007, 23:00
Birkan resimler için çok teşekkürler...

Erkan Özberk
25-03-2007, 23:02
Teorinin pratiğe dönüştüğü an. Herkese teşekkürler. Beşiktaşlılık duruşunu gösterdiğiniz için

Yusuf Helvaci
25-03-2007, 23:03
Gidenlerin , yürek koyanların tümüne teşekkürler...

Bu topicler gündeme düştüğünden beri düşünür oldum... Ne yapılabilir diye...
"Kulüp Mezarlığı" gibi bir fikir geçiyor aklımdan ama tam şekillendiremedim...
Başka bir başlıkta tartışmaya açılacak kadar uygun olup olmadığına da karar veremediğim için buraya eklemeyi uygun gördüm...

Halkın Takımı olarak bu konuda ne önerebiliriz kulübe... ??? Bunu tartışalım mı... ? Konunun vahimliği karşısında çok üzgün olduğumuz kesin ama "gidin bu değerlerimize sahip çıkın" dediğimiz hiçbir konuda tam çözüm sağlayamadık... Bu yüzden bu konu da bir proje gerektiriyor kanaatindeyim...

Birkan Bürüngüz
25-03-2007, 23:05
http://img3.resimupload.com/r6/thumb_955097371.jpg (www.resimupload.com/ds955097371_SP_A0178.html) http://img2.resimupload.com/r2/thumb_270651907.jpg (www.resimupload.com/ds270651907_SP_A0179.html) http://img2.resimupload.com/r20/thumb_345085552.jpg (www.resimupload.com/ds345085552_SP_A0180.html) http://img2.resimupload.com/r22/thumb_370235385.jpg (www.resimupload.com/ds370235385_SP_A0181.html) http://img.resimupload.com/r7/thumb_145619189.jpg (www.resimupload.com/ds145619189_SP_A0182.html) http://img2.resimupload.com/r19/thumb_831030982.jpg (www.resimupload.com/ds831030982_SP_A0183.html) http://img3.resimupload.com/r16/thumb_280907448.jpg (www.resimupload.com/ds280907448_SP_A0184.html) http://img3.resimupload.com/r13/thumb_522237840.jpg (www.resimupload.com/ds522237840_SP_A0185.html)

Özer Özçetin
25-03-2007, 23:06
Tarihe bile ecdada bile sahip çıkmayı zul adledenler mezarlarımıza bile sahip çıkmıyor, bu cesareti nereden alıyorlar dersiniz.
Onlara bu cesareti verenler utanıyormu çok merak ediyorum,ecdad toprağını fenerli kara karaparacılara gelecekte fenerin başkanı olacak adamlara satanlar utanmıyor ama onlara yol verenler kendi rahatları için susanlar utanıyormu acaba.
Şerefbey stadı olsun diye didinilen mabedin yıkma yenilenme bahanesi iel isminin değiştirilmesi çalışması yapanlar elbette utanmaz ama onlara bu cüreti verenler utanıyor mu acaba.
Beşiktaşlıları peşinden sahte gülücüklerle sürükleyenler aslında felakete koşmuyormu acaba.

Aras Gundogdu
25-03-2007, 23:14
"Kirlenmiş dünyada dimdik ayakta durabiliyoruz!" Abimizin bugünkü konuşmasından bir alıntı sadece sonuna kadar hakkını verdik bugün bu sözün fikrimce.Bambaşka duygularla başım dik geri döndüm kaldığım odaya;yolda gelirken uzun uzun düşünme fırsatım oldu;mezarlıktan Taksim otobüs durağına kadar yürürken baktım insanlara,suratlarına gözlerinin içine baktım,hareketlerini süzdüm:
Bazıları umursamaz tavırlarla yükseklerde uçuyor,bazıları yenilmişliğin ağırlığı altında,bazıları son derece sıradanlaşmış güne ayak uydurabilmek için...
Aklımda o en son hali kazınmış zihnime Şeref Bey'in mezarının,bambaşka bir dünyanın çocukları olduk,başka bir dünya yarattık kendimize,ne var ki bu kirlenen dünyada yaşamak zorunda bırakılan çocuklar...

Özer Özçetin
25-03-2007, 23:19
Kirlenmiş Dünya da dimdik ayakta kalabilmek için kirleyenlerle mücadele gerekir,dimdik ayakta kalabilmek değerlerine sahip çıkmayanlara karşı durmakla olur.Beşiktaş Şanlı Şerefli mazisi,Hakkıyla kazanılmış ve yazılmış tarihidir bize bu sevdayı veren,kirleyenlere asla esas duruş göstermedik göstermeyeceğiz.Beşiktaşı fersah fersah satanlar,oy deposu sandıkları kişileri deplsamanlara Avrupalara özel uçaklarda taşıyıp özel otellerde konaklatanlar,ŞEREFBEY in aziz hatırasından zerre utanıyorlarmı dersiniz.O utanmıyanlara yol açan eller oy atan eller herşeyi onaylayan başlar utanıyormu dimdik durabiliyormu acaba.

Muhittin Saban
25-03-2007, 23:43
Beşiktaşı fersah fersah satanlar,oy deposu sandıkları kişileri deplsamanlara Avrupalara özel uçaklarda taşıyıp özel otellerde konaklatanlar,ŞEREFBEY in aziz hatırasından zerre utanıyorlarmı dersiniz.O utanmıyanlara yol açan eller oy atan eller herşeyi onaylayan başlar utanıyormu dimdik durabiliyormu acaba.

Utanmazlar mı abi? Tabi ki utanıyorlar ama elleri kolları bağlı bir şey yapamıyorlar utançlarından. Bu utanç onların ödedikleri 'diyet'tir.

Hoş, sadece ödedikleri diyetle de kalsalar iyi, aşağı tükürseler sakal yukarı tükürseler bıyık sendromu yaşadıklarından (Afedersiniz)tükürüklerini yutmak zorunda kalıyorlar.(Laf aramızda kendi ürettiklerinden kendi mideleri bulanıyor)

Özer Özçetin
25-03-2007, 23:47
Sen gerçekleri biliyorsun hocam,yumurta tavuk misali olmuşlar,ha kel hasan ,ha hasan kel misali.Birileri tepeye,tepe birilerine mahkum.
Ama yazık değil mi koskoca Beşiktaşa ,yazık değilmi Beşiktaşı Beşiktaş yapan abide-i şahsiyetlerin aziz hatıralarına,yazık değilmi geleceği yanlış kurgulayanlar inanan tertemiz Beşiktaş gençliğine.
Geçmiş ağlıyor,gelecek ağlıyor...Bu duruma düşürenler utansın...

Fikret Arul
26-03-2007, 01:26
http://img136.imagevenue.com/loc343/th_60339_DSC00481_123_343lo.JPG (http://img136.imagevenue.com/img.php?image=60339_DSC00481_123_343lo.JPG)http://img136.imagevenue.com/loc330/th_60345_DSC00482_123_330lo.JPG (http://img136.imagevenue.com/img.php?image=60345_DSC00482_123_330lo.JPG)http://img120.imagevenue.com/loc417/th_60350_DSC00484_123_417lo.JPG (http://img120.imagevenue.com/img.php?image=60350_DSC00484_123_417lo.JPG)http://img15.imagevenue.com/loc511/th_60358_DSC00483_123_511lo.JPG (http://img15.imagevenue.com/img.php?image=60358_DSC00483_123_511lo.JPG)
http://img141.imagevenue.com/loc438/th_60366_DSC00485_123_438lo.JPG (http://img141.imagevenue.com/img.php?image=60366_DSC00485_123_438lo.JPG)http://img128.imagevenue.com/loc440/th_60371_DSC00487_123_440lo.JPG (http://img128.imagevenue.com/img.php?image=60371_DSC00487_123_440lo.JPG)http://img42.imagevenue.com/loc442/th_60377_DSC00486_123_442lo.JPG (http://img42.imagevenue.com/img.php?image=60377_DSC00486_123_442lo.JPG)
http://img17.imagevenue.com/loc555/th_60385_DSC00488_123_555lo.JPG (http://img17.imagevenue.com/img.php?image=60385_DSC00488_123_555lo.JPG)http://img120.imagevenue.com/loc584/th_60390_DSC00489_123_584lo.JPG (http://img120.imagevenue.com/img.php?image=60390_DSC00489_123_584lo.JPG)http://img166.imagevenue.com/loc382/th_60405_DSC00490_123_382lo.JPG (http://img166.imagevenue.com/img.php?image=60405_DSC00490_123_382lo.JPG)
http://img152.imagevenue.com/loc372/th_60888_DSC00491_123_372lo.JPG (http://img152.imagevenue.com/img.php?image=60888_DSC00491_123_372lo.JPG)http://img139.imagevenue.com/loc526/th_60893_DSC00492_123_526lo.JPG (http://img139.imagevenue.com/img.php?image=60893_DSC00492_123_526lo.JPG)http://img153.imagevenue.com/loc343/th_60898_DSC00493_123_343lo.JPG (http://img153.imagevenue.com/img.php?image=60898_DSC00493_123_343lo.JPG)http://img15.imagevenue.com/loc531/th_60909_DSC00494_123_531lo.JPG (http://img15.imagevenue.com/img.php?image=60909_DSC00494_123_531lo.JPG)
http://img128.imagevenue.com/loc389/th_60922_DSC00495_123_389lo.JPG (http://img128.imagevenue.com/img.php?image=60922_DSC00495_123_389lo.JPG)http://img127.imagevenue.com/loc499/th_60927_DSC00496_123_499lo.JPG (http://img127.imagevenue.com/img.php?image=60927_DSC00496_123_499lo.JPG)http://img167.imagevenue.com/loc540/th_60932_DSC00497_123_540lo.JPG (http://img167.imagevenue.com/img.php?image=60932_DSC00497_123_540lo.JPG)
http://img156.imagevenue.com/loc515/th_60935_DSC00498_123_515lo.JPG (http://img156.imagevenue.com/img.php?image=60935_DSC00498_123_515lo.JPG)http://img108.imagevenue.com/loc454/th_60941_DSC00499_123_454lo.JPG (http://img108.imagevenue.com/img.php?image=60941_DSC00499_123_454lo.JPG)http://img107.imagevenue.com/loc419/th_60941_DSC00500_123_419lo.JPG (http://img107.imagevenue.com/img.php?image=60941_DSC00500_123_419lo.JPG)
http://img15.imagevenue.com/loc391/th_61360_DSC00501_123_391lo.JPG (http://img15.imagevenue.com/img.php?image=61360_DSC00501_123_391lo.JPG)http://img152.imagevenue.com/loc509/th_61365_DSC00502_123_509lo.JPG (http://img152.imagevenue.com/img.php?image=61365_DSC00502_123_509lo.JPG)http://img5.imagevenue.com/loc387/th_61370_DSC00503_123_387lo.JPG (http://img5.imagevenue.com/img.php?image=61370_DSC00503_123_387lo.JPG)http://img134.imagevenue.com/loc357/th_61373_DSC00504_123_357lo.JPG (http://img134.imagevenue.com/img.php?image=61373_DSC00504_123_357lo.JPG)
http://img103.imagevenue.com/loc542/th_61378_DSC00506_123_542lo.JPG (http://img103.imagevenue.com/img.php?image=61378_DSC00506_123_542lo.JPG)http://img125.imagevenue.com/loc458/th_61379_DSC00507_123_458lo.JPG (http://img125.imagevenue.com/img.php?image=61379_DSC00507_123_458lo.JPG)
http://img155.imagevenue.com/loc570/th_61387_DSC00509_123_570lo.JPG (http://img155.imagevenue.com/img.php?image=61387_DSC00509_123_570lo.JPG)

Rasim Bektaş
26-03-2007, 01:30
harikasınız
kurban olurum emeklerinize
varlığınız güç kattı! Bu hassasiyet umarım nesilden nesile devam eder!

Düzname

İbrahim Arat
26-03-2007, 02:23
gözlerim yaşararak baktım fotoğraflara sen supersin ben superim biz superiz biz Beşiktaşız gönül istanbulda Beşiktaş'ta yaşamak isterdi ama ruhum ruhumuz Beşiktaş'ta herkesin emeğine sağlık herkese teşekkürler.. bu camia sadece futbolun önemli olmadığını herkese göstermeye devam ediyor... ne mutlu bana Beşiktaş'lıyım... herkese tekrar sonsuz teşekkürler

Berkant Tutaklı
26-03-2007, 09:20
Orada bulunabilen ve bizleri en iyi şekilde temsil eden herkese teşekkürler...Herşey Beşiktaş için...

Gürhan Oğuz
26-03-2007, 09:36
bu gün orada temizlenen bakıma alınan şerefimizin mezarıydı
ama asıl orada bir ruhun nesillere nasıl yansıdığının resimlerine baktık hep beraber
barikatın ilk taşı, beşiktaşlılık ruhunun sembolü
bu ruhu bize yaşatan ve orada yaşayan bütün arkadaşlara sonsuz teşekkür ve saygılar
.........

biz istersek yapabiliyoruz ...
yönetime gerek yok onlar sırça saraylarında bir gün mutlaka unutulacaklardır
ama aslolan ruh dünki gibi nesillerce anılacak ve saygı görecektir

son barikatın ilk taşı ŞEREFİMİZ
GÖKYÜZÜ SENİN KANATLARIN ALTINDADIR

Piraye Oğuz
26-03-2007, 09:44
Orada olabilmeyi çok isterdim :(
Hepiniz harikasınız çok duygulandım,tüylerim diken diken oldu...

TEŞEKKÜRLER

Anıl Tanrıyar
26-03-2007, 12:06
arkadaşlar ellerinize kollarınıza o kocaman yüreklerinize sağlık keşke orda olabilseydim...:(

Kayhan Kaya
26-03-2007, 14:17
Yüreğinize emeklerinize sağlık arkadaşlar.

Emirhan Oğuz
26-03-2007, 15:06
Allah razı olsun gidenlerden ananlardan. Yalnız Özer kardeşimizin son mailinde bir sataşma tadı sezdim; bütün kameramanların başları rüzgar etkisine açık; Kel Hasan derken kastedilen nedir ?

A.Tugan Çetin
26-03-2007, 15:39
Anlatılamaz bir duyguydu.Görevimizi yerine getirdik.Şimdi Şeref Bey'in mezarını belli zamanlarda ziyaret etmek,derleyip toparlamak var..

Halil Gurel
26-03-2007, 15:43
Bir ekip oluşturup belirli süreçlerde ziyarette bulunup temizlik ve fidanlara bakım olaylarını gerçekleştirmeliyiz.

Ayrıca aldığımız duyumlar mezarlığın düz olmasından dolayı çevresinde şarapcıların kaldıkları ve ateş yaktıklarıydı.

Etrafını çift taraflı demirlerle çevrilmesi gerek ve mermerler için boya yada kaplama yaptırılması gerek, ayrıca duvarlardan akacak çamurlar için de sıva yapılması, gerekirse seramik yada beton taşlarla örülmesi gerekiyor.

Katılan tüm arkadaşlara teşekkürler.

Piraye Oğuz
27-03-2007, 15:40
Bu ziyaret yılda birle sınırlı kalmamalı katılıyorum sana Halil

Ertan Eylem
27-03-2007, 21:55
Sevgili Dostlar: geçte olsa gerekenin yapılmış olmasından dolayı sizleri kutluyorum.Elinize yüreğinize sağlık.

Keşke ben de Sizlerle birlikte olabilseydim.(Ankara da yaşıyorum)

Ama innanın hem çok duygulandım hemde sizlerle aynı forumu paylaşıyor olmanın mutluluğunu yaşadım.

Herşeyin yozlaştığı bir ortamda ne mutlu HALKIN TAKIMI na...

Derya Banu Akgul
30-03-2007, 00:09
ne kadar çok şahıs resmi var mezar kaybolmuş kalabalıktan