PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yavru Kartalın fb li Babasına Cevabı ve Geçek Beşiktaşlılık Duruşu


Serdar Yeşil
17-06-2010, 15:09
Anlatacağım olay İçinde Beşiktaşlılık duruşu bulunan İnsanların yaşı kaç olursa olsun doğuştan bir özellik olan o duruşun yaşanmışlığını ve hissettirdiklerini anlatacağım İstanbul İçerenköy de Oturan fb Doğan Abi ve Oğlu Yavru Kartal Baran’ ile arasında geçen takım tutma diyalogu
Doğan abi yıllardır karda kışta güneşin altında bedenen çalışarak Ailesini geçindirmeye çalışan emekçi bir insan tek eksik yani fb li olması 
Doğan abi’ nin 8 yaşında Yavru KARTAL olan oğlu Baran 5. yaş gününde oturdukları evin sahibinin oğlu olan Ercan abisinin kendisine SİYAH BEYAZ çubuklu forma almasıyla başlar Baranın Beşiktaşlılığı aslında doğduğundan beri Beşiktaşlılık duruşunu hep hissettirtmiş çevresine uslu, akıllı ve kocaman insanlar gibi ağır başlılığı ile Ercan abisinin forma hediyesiyle su yatağına doğru akmaya başlamış Baran artık Ben BEŞİKTAŞLIYIM demektedir ve Formasını üzerinden eksiltmemektedir, Doğan abi ise benim oğlumu kandırdılar demektedir ve fb li yapmak için bütün argümanları kullanmaktadır oğlu Baran’ a karşı ama BARAN çelik gibi almış suyunu KARTALIN kanatın’ dan Doğan abinin oğlu Baranı fb li yapmak için en son tanık olduğum girişimi tamamen kendisinin lehine hezimetle ve bundan sonra saygı duyacağım duygularıyla sonlanmıştır, Baranın sürekli Babasından talepleri olur babası her seferinde fb li olursan alırım diyor ama yok cevabı almasına rağmen gidip ne çare doğan abi gidip alıyor, Baran bilgisayar talebinde bulunur babasının alacak durumu var ama taksitleri ödemekte çok zorlanacak yinede bir hamle daha yapıyor bak oğlum fb li, olursan alırım diyor işte film burada kopuyor Baran öyle bir cevap veriyor ki babasına babası bilgisayarı bir iki demeden alıyor ve bir daha bu teklif de bulunmuyor oğluna Baran babasına öyle bir cevap veriyor ki konuşurken de yazarken de tüylerim diken diken oluyor ( Ben takımı bir bilgisayara ve dünya malına değiştirecek biri değilim diyor ) babası birkaç dakika duraksadıktan sonra derin bir nefes alarak oğluyla hem gurur duyuyor ve onun büyük BEŞİKTAŞLILIĞI karşısında siniyor ve hemen oğluna maddi olarak zor olsa da doğan abiye oğlu Barana gidip hem de en iyisini alıp getirip Baranın bilgisayarını kendisine hediye ediyor
İşte bizi diğerlerinden ayıran özellik bu DURUŞUMUZ, Nice nice Baranlı Beşiktaşlı olması dileğiyle

Sevgiler

Ufuk Biyik
17-06-2010, 15:32
Tüyler diken diken Serdar usta iyi ki paylaşmışsın eline sağlık.

Serkan Aymak
17-06-2010, 15:43
benim de böyle oğlum olsun;ben yaşamıyım o yaşasın be..:(

Akin Akoglan
17-06-2010, 16:02
Bir oğlum olsun,Baran gibi olsun :)

Baran Konak
17-06-2010, 16:57
Hüngür hüngür ağladım.

Can Topal
17-06-2010, 17:02
Hüngür hüngür ağladım.

:D :D :D

Ufuk Biyik
17-06-2010, 17:07
Komik arkadaşlar.

Ismail Hakki Demirel
17-06-2010, 18:29
Komik arkadaşlar.

Canları sıkılıyor, can sıkıyorlar :)

Kutay Tarakçı
17-06-2010, 19:02
Bir oğlum olsun,Baran gibi olsun :)vallaha sadece bir değil 10 oğlum olsun baran gibi olsun :)

Muhammet Emin Özek
17-06-2010, 19:08
vay be :D

Can Topal
17-06-2010, 21:19
Canları sıkılıyor, can sıkıyorlar :)

Sıkı can iyidir. :) Yav Baranın yorumu komik geldi ne var bunda. :)

Ali Savasan
17-06-2010, 21:43
Babaya öyle konuşulmaz derdim normal şartlarda ama şartlar normal değil. Aferin Baran.

Ismail Hakki Demirel
17-06-2010, 22:20
Sıkı can iyidir. :) Yav Baranın yorumu komik geldi ne var bunda. :)

tez çıkmaz derler bu_!

Vedat Benakay
17-06-2010, 22:43
dogan kardese uzuldum sımdı.ulasa kucukken babaannesı bakar amcasıyla beraber gs lı yapmaya calısırdı ve o gunler aklıma geldı ne senaryolar yaptım ısıme bıle gıtmedıgım gunlerım oldu .benım oglum derdım Besıktaslı olur baska bırseyı dusunemezdım .cevremden tepkıler alırdım.ufacık cocukla ugrasıyorsun derlerdı...ve mabetle tanıstırdım onu 3 yasında.kazan yuvası oldu optık amcası ...ıste ondan sonra rahat uyumaya basladım...neler yasadıgını anlıyorum Dogan kardessssss..

Hakan Kirezci
17-06-2010, 23:31
2007 yılındaki bir mevzuudur bu aşağıdaki. Hatırlayanlar olabilir ama yeri geldi, döndüm buldum ve tekrar yayımlamayı uygun gördüm.

Aşağıdaki mektup 2007 yılında kızımın kulübe yazdığı bir mektup.

Merhaba;

Beşiktaş'lıyım diyeli 20 seneyi geçmiş.. Sanırım bu konuda kıdemli bile sayılabilirim artık. ''Beşiktaş'lı olunmaz Beşiktaş'lı doğulur'' özdeyişinin canlı bir örneği değilim belki, olsa olsa ''zararın neresinden dönülse kardır'' atasözüne bir örnek teşkil ediyor olabilirim. Evet, şuurumun henüz tam yerine olmadığı, bebeklik ve çocukluğa geçiş evresi olarak adlandırdığımız 1-5 yaş arası, dış güçlerin etkilerine maruz kalarak ''Aslan benim en sevdiğim hayvandır'' cümlesini kurmuşluğum vardır, fakat ileri görüşlü bir insan olan babamın, sahip olduğu tek kızını başka takımlara kaptırmaya gönlü elvermemiş, ve bir yerde kızının hayvan sevgisini de kullanarak oyuncak aslana karşılık gerçek bir kartal yavrusu vaadetmiş, bu vaadini üzerinden yıllar geçtiği halde yerine getiremese de minik kızının o zamanlar gönlünü fethetmiş ve onu tam anlamıyla sadece bir Beşiktaş'lı değil, Beşiktaş aşığı yapma fırsatını elde etmiştir. İyiki de etmiştir.

Aslında bu maili takımıma yolluyor olmamın sebebi de bu hikayeye dayanıyor. Bir nevi gönül borcumu ödemek istiyorum diyelim. Babam çevremde ''Beşiktaş'lıyım'' diyen insanlardan hep daha farklı olmuştur benim gözümde. Gençliğinde Kadıköy'den vapura binip, üstünde siyah beyazlı eski terzinin diktiği forma ile, Beşiktaş aşkına Beşiktaş'a doğru giden vapurun bacasında tüten o dumanın altında, sadece Beşiktaş aşkıyla milyon dolarlık zenginlerden daha zengin olduğunu anlattığı için belki de.. Ya da ''Ben kızıma hayata karşı onurlu, gururlu, erdemli, başı dik durmayı öğretmek yerine Beşiktaş'lı olmayı öğrettim'' dediği için..

Yıllardır farklı şehirlerde olsak da, o kadar da sık görüşemesek de, takımımızın maçlarını izler ya da dinlerken onun da o sırada benimle aynı heyecanı paylaştığını bilmek bile bana yetiyor aslında. Yüzüncü yılı kutladığımız sene doğumgününde bir Beşiktaş rozeti yollamıştım adresine. Şöyle bir mesaj gelmişti:
'' 1964 yılında halan doğduğunda bana alınan bisiklet kadar duygulandıran ve mutlu eden bir hediye bu. Hayatımda ilk defa..'' Daha fazla anlatabilirim aslında, öyle çok anı var ki kafamda onunla ilgili.. Ama çok uzun da yazmamak lazım, biliyorum.

Mail göndermeye karar veriş sebebime gelince.. 01.02.2007 babamın doğumgünü. Yapmak isteyip yapılamayan alternatifler bir yana, çocuklar gibi sevineceğini tahmin ettiğim ve bunu da ancak sizin yardımınızla yapabileceğim bir doğumgünü hediyesi var benim aklımda.. 50 yıldır gönül verdiği takımından gelen bir tebrik mektubu..
Mektup olmasını özellikle arzu ediyorum Beşiktaş ruhunu yansıtması için.. Ama elbette mektup yerine bir maille bile yetinebiliriz Sadece ona özel olduğunu bilsin, otomatik gönderilmiş bir mail gibi görünmesin..
Takımımdan tek istediğim budur. Tabi şampiyonluktan sonra)

Sevgiler..
--
Açelya KİREZCİ

Hem doğum günüm hem de böyle bir Beşiktaşlı evlat yetiştirdiğim için Y. Demirören imzalı bir kutlama mektubu, ekinde hediye olarak sahip olduğum ilk lisanslı forma ile birlikte adresime gönderilmişti.

En büyük eserimdir...

Umutcan Bayraktar
18-06-2010, 11:19
her zaman söylüyorum, milyarlarca kez de söylerim..Şükürler olsun ki Beşiktaşlıyım...

Turgut Eren
30-06-2010, 14:19
beşiktaş vefadır bi yerde. hakan abinin hikayesindeki gibi. çok sevdiğimiz gencecik yasta kaybettiğimiz ali abimiz vardı bizim semtimizdede. bi beşiktaş maçından sonra hipertansiyona bağlı beyin kanamasından kaybettiğimizde kendisini, kaybımızdan haberdar olan rahmetli Kazım KANAT ve Takım kaptanımız Tayfur Havutçu aileye taziyelerini bildirmek için aramışlardı hemen. Sağolsunlar.

Ethem Kelmendi
03-07-2010, 12:59
süpermiş

Tolga Özbek
03-07-2010, 14:04
2007 yılındaki bir mevzuudur bu aşağıdaki. Hatırlayanlar olabilir ama yeri geldi, döndüm buldum ve tekrar yayımlamayı uygun gördüm.

Aşağıdaki mektup 2007 yılında kızımın kulübe yazdığı bir mektup.

Merhaba;

Beşiktaş'lıyım diyeli 20 seneyi geçmiş.. Sanırım bu konuda kıdemli bile sayılabilirim artık. ''Beşiktaş'lı olunmaz Beşiktaş'lı doğulur'' özdeyişinin canlı bir örneği değilim belki, olsa olsa ''zararın neresinden dönülse kardır'' atasözüne bir örnek teşkil ediyor olabilirim. Evet, şuurumun henüz tam yerine olmadığı, bebeklik ve çocukluğa geçiş evresi olarak adlandırdığımız 1-5 yaş arası, dış güçlerin etkilerine maruz kalarak ''Aslan benim en sevdiğim hayvandır'' cümlesini kurmuşluğum vardır, fakat ileri görüşlü bir insan olan babamın, sahip olduğu tek kızını başka takımlara kaptırmaya gönlü elvermemiş, ve bir yerde kızının hayvan sevgisini de kullanarak oyuncak aslana karşılık gerçek bir kartal yavrusu vaadetmiş, bu vaadini üzerinden yıllar geçtiği halde yerine getiremese de minik kızının o zamanlar gönlünü fethetmiş ve onu tam anlamıyla sadece bir Beşiktaş'lı değil, Beşiktaş aşığı yapma fırsatını elde etmiştir. İyiki de etmiştir.

Aslında bu maili takımıma yolluyor olmamın sebebi de bu hikayeye dayanıyor. Bir nevi gönül borcumu ödemek istiyorum diyelim. Babam çevremde ''Beşiktaş'lıyım'' diyen insanlardan hep daha farklı olmuştur benim gözümde. Gençliğinde Kadıköy'den vapura binip, üstünde siyah beyazlı eski terzinin diktiği forma ile, Beşiktaş aşkına Beşiktaş'a doğru giden vapurun bacasında tüten o dumanın altında, sadece Beşiktaş aşkıyla milyon dolarlık zenginlerden daha zengin olduğunu anlattığı için belki de.. Ya da ''Ben kızıma hayata karşı onurlu, gururlu, erdemli, başı dik durmayı öğretmek yerine Beşiktaş'lı olmayı öğrettim'' dediği için..

Yıllardır farklı şehirlerde olsak da, o kadar da sık görüşemesek de, takımımızın maçlarını izler ya da dinlerken onun da o sırada benimle aynı heyecanı paylaştığını bilmek bile bana yetiyor aslında. Yüzüncü yılı kutladığımız sene doğumgününde bir Beşiktaş rozeti yollamıştım adresine. Şöyle bir mesaj gelmişti:
'' 1964 yılında halan doğduğunda bana alınan bisiklet kadar duygulandıran ve mutlu eden bir hediye bu. Hayatımda ilk defa..'' Daha fazla anlatabilirim aslında, öyle çok anı var ki kafamda onunla ilgili.. Ama çok uzun da yazmamak lazım, biliyorum.

Mail göndermeye karar veriş sebebime gelince.. 01.02.2007 babamın doğumgünü. Yapmak isteyip yapılamayan alternatifler bir yana, çocuklar gibi sevineceğini tahmin ettiğim ve bunu da ancak sizin yardımınızla yapabileceğim bir doğumgünü hediyesi var benim aklımda.. 50 yıldır gönül verdiği takımından gelen bir tebrik mektubu..
Mektup olmasını özellikle arzu ediyorum Beşiktaş ruhunu yansıtması için.. Ama elbette mektup yerine bir maille bile yetinebiliriz Sadece ona özel olduğunu bilsin, otomatik gönderilmiş bir mail gibi görünmesin..
Takımımdan tek istediğim budur. Tabi şampiyonluktan sonra)

Sevgiler..
--
Açelya KİREZCİ

Hem doğum günüm hem de böyle bir Beşiktaşlı evlat yetiştirdiğim için Y. Demirören imzalı bir kutlama mektubu, ekinde hediye olarak sahip olduğum ilk lisanslı forma ile birlikte adresime gönderilmişti.

En büyük eserimdir...
Allah bizede böyle evlatlar nasip eder inşallah :)