PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yaşar Kemal CIA ajanını neden kovmuş...


Hakan Kirezci
04-07-2010, 11:13
Aşağıdaki haberi okuyalım önce...

"ABD’nin en eski dergilerinden The Nation’a konuşan ünlü edebiyatçı Yaşar Kemal, kitaplarının tüm dünyada tanınması karşılığında Türkiye İşçi Partisi’nden ayrılmasını isteyen CIA ajanını küfrederek kovduğunu anlattı

ABD’nin en eski haftalık politik dergilerinden The Nation’a konuşan ünlü Edebiyatçı Yaşar Kemal çarpıcı açıklamalarda bulundu. Derginin yazarlarından Marc Edward Hoffman’ı İstanbul Boğazı’na bakan evinde ağırlayan Yaşar Kemal, 1960’lı yıllarda CIA ajanı bir arkadaşının kendisine bulunduğu ahlaksız teklifi açıkladı. Yaşar Kemal adını açıklamadığı CIA ajanının kitaplarının ABD’de popüler olması için kendisine Türkiye İşçi Partisi’nden ayrılmayı önerdiğini ifade etti. Kemal kendisine bu ahlaksız teklifte bulunan ajana “O.... ç....., hainsin sen” şeklinde küfrettikten sonra “Beni Amerikan parasıyla satın almaya mı çalışıyorsun. Türkiye İşçi Partisi’ni hiçbir şekilde terk etmem. S..... git burdan, bir daha da benimle konuşma” dediğini aktardı. The Nation yazarının anlattıklarına göre aynı ajan daha sonra yanlış anlaşıldığını ve hiçbir şekilde Kemal’i yönlendirmeye çalışmadığını iddia etmiş."

Şimdi buradan bizlere yansıyan ilk algı Yaşar Kemal'in onurlu tavrı oluyor; oraya kadar eyvallah. Peki üzerinde durulması gereken ikinci sonuç nedir?
Bir CIA ajanının, ya da kısaca CIA' nın, herhangi bir ülke yazarının kitaplarının tüm dünyada tanınmasını ve okunmasını dolayısıyla da satılmasını sağlama gücü nasıl oluyor ve nereden geliyor? Yani bir sanatçının sanatının tüm dünyada tanınırlığının ve satın alırlığının temel unsuru sanatının gücü mü, dünyada o an için geçerli moda akımları mı yoksa uluslararası sanat ticaretini yönlendirme gücünü CIA mi elinde tutuyor?

Nobel ödülünü veren İsveç akademisi, karısı İsveç'li olan Yaşar Kemal'i defalarca Nobel edebiyat ödülüne aday göstermesine rağmen bir kez olsun ödülü vermeye layık görmediği yazarı nasıl tarif ediyor peki? Bakalım:

"İsveç Akademisi’nden Kerstin Ekman’ın Yaşar Kemal için yıllar önce “Ağrı Dağı kadar büyük” benzetmesinde bulunduğunu hatırlatarak yazısına “Ağrı Dağı Kadar Büyük” başlığını veren Hoffman, Kemal’in 40 yıl sonra bu anısını anlattıktan sonra kahkahalarla güldüğünü anlattı."

Uluslararası bir sanatçı olabilmenin kuralları evrensel kurallar mıdır yoksa döneme bağlı siyasi bağlantılar mı?

Sanatçı olmak isteyen tüm dost ve kardeşlerim ilişkilerini ve düşüncelerini birkez daha gözden geçirsinler.

Not: Bu yorumumda kimseye ve hiçbir yazara gönderme yapmıyorum. Siz yapıyorsanız da beni bağlamaz.

Onur Cihan
04-07-2010, 11:44
Bu nobel ödülünü Yaşar Kemal'in herkesten daha çok hakettiğini düşünüyorum. Ve İnce Memed dörtlüsünün nasılda ödülsüz kaldığını şaşırırdım.
Benim deyimimle "Bana kitap okumayı sevdiren adam"
Yazdıklarını okurken nasıl yaşadığımı ve hiç bir kitaptan (Orhan Pamuk dahil) ondaki tadı bulamamam bu ödülü nasıl hakettiğinin bir kanıtı.
Yıllardır bu ödüle kavuşamamasının nedeni CIA'miş. Ve kitap sektörüne dahil yön veren (Yaşar Kemal'in deyimiyle) O.Ç'ları bu ödülü bu yüzden bu büyük ustaya layik görmemişler.

Bence çok yerinde bir tepki vermiş Ustamız!
Dayan İnce Memed Dayan...

Ali Savasan
04-07-2010, 13:22
Evrensel kuralları ne tür bir başlıkta toplamak lazım? Siyasi olanlar mı insani olanlar mı hissi olanlar mı?

Orhan Pamuk'tan çok daha iyi yazarlar varken Orhan Pamuk aldı ödülü ki bence çokda iyi oldu orası ayrı hikaye. Ancak Yaşar Kemal'e bu ödül niye verilmez işin altında CIA vardır gibi bir söylem bana inandırıcı gelmedi. Ayrıca Her yazar her döneme hitap edecek diye bir kural yoktur. Öldükten sonra ve çağın görüşü değiştikçe yıldızı parlayan birçok sanatçı vardır.

Önemli olan popülarist yaklaşımla çalışmak mı yoksa gerçekten halka bişeyler verebilmek sanatı bir adım ileri götürebilmek mi olmalı teknik? Bu biraz bununla bağlantılı geliyor bana... Popülarist akımlar kısa vadede parlayıp sönecektir ancak gerçek sanat eserleri er-geç baş üstünde tac olacaktır ve o değerini hiç kaybetmeyecektir. İnce Mehmed hala okunurken üzülerek Orhan Pamuk'un belki kitapları hatırlanmayacak bile. Ha ancak benim gibi az sayıda insan hatırlar Orhan Pamuk'u diye düşünüyorum.

Hakan Kirezci
04-07-2010, 14:26
Yaşar Kemal niye alamadı da Orhan Pamuk nasıl aldı diye bir tartışma içerisinde değilim. Cevaplarını da umursamıyorum çünkü Nobel edebiyat ödülünü umursamıyorum. Kendi adıma her iki yazarı da sevmem. Okudum herşeylerini ama sevemedim (nedenleri siyasi değil edebi. İsteyenle özel alanda tartışabilirim). Sanat eserlerinin bir jüri marifetiyle ödüllendirilmesi anlayışına ters duruyorum desem daha doğru. Beni burada ilgilendiren konu şu;

Büyük para ödüllü ve popüler anlamda son derece prestijli bir ödülün verilip verilmemesi konusunda, eserlerinin bütün dünyada satılır olmasında (ikisi de aynı şey) bir istihbarat örgütü nasıl bu derecede etkin ve sözsahibi olabiliyor?
Bir yazarın eserlerinin yaygınlaşmasında temel dinamik dünyadaki okurların tercihi midir yoksa CIA'nın ya da bir başka küresel gücün konuya el atıp atmaması mıdır?
Yukarıdaki haberi ben böyle okudum.

Ali Savasan
04-07-2010, 23:54
Tabiki okuyucu kitlesidir abi ama ne bileyim işin açıkcası CIA'in gelip bu tür bir işe taş koyması bende soru işaretleri yaratıyor inandırıcılık seviyesini üst düzeyde bulamadım bu işin o yüzden temkinliyim.

Ancak tabiki önemli olan başındada dediğim gibi okuyucu kitlesidir.Yalnız bunu sadece satılır olmak deyimi içinde yargılarsak kişisel gelişim kitaplarının yada secret tarzı kitapların nobel alması lazım. İçerik güzellik ama neye göre işte orasını bilemiyorum. Sonuçta edebiyat öznel bir olaydır. Fizikte bir buluş yaparsın buluşlar içinden en iyisini seçersin ödül verirsin kabul ancak bu çark edebiyatta nasıl döner bilemiyorum. Mesela Orhan Pamuk'tan tat almamışsın abi ben 1-2 kitabını çok büyük keyifle okudum içlerinde kötü olanlarda var. Bu bile öznel bir tercihtir. İkimizden bir jüri kurulsa sen sevmedin ben sevdim ne olacak?