Orijinalini görmek için tıklayınız : Sorumluluk
Özer Özçetin
25-03-2007, 21:02
İçinde bulunduğumuz olumsuz koşullara rağmen Beşiktaş Taraftarlığı ateş ve ruh demektir.Beşiktaşlılık her türlü olumsuz koşulda dahi,beyazın yanındaki siyahı da görüp Karakartalın yanında olmaktır.Gün gelipte Şerefbeyin mezarını ziyarettir,gün gelip te kamuoyunun gözünden uzak tutulan hentbol takımına idmanda destek vermektir,engellilerin engellenemeyeceğini omuz omuza haykırmaktır.
Beşiktaşlılık yaşamı ve camiayı bozmayı çalışanlara inadına direnmektir.Tam aksine güzelleştirmeyi,öze dönmeyi,endüstriyel saldırılara karşı özgürleştirmeyi içinde sorumluluk duyarak yürümektir.
Beşiktaş ve Beşiktaşlılık tüm saldırılara,kuşatmalara,işgallere,satışlara rağmen biter mi? Eğer yaşam biterse biter.Yaşam sürdüğne göre Beşiktaş ve Beşiktaşlılık ta sürecektir.
Beşiktaşlılık bir manada da camiayı daha olumluya ileriye en gelişmişliğe taşımaktır.Biz taraftarlar bu sorumluluk ve heyecanı sürekli içimizde canlı tutmalıyız.
Endüstriyel denen safsata tüm propagandasına,hegomanyasına rağmen bizleri yıldıramayacaktır.Karakartalın Siyah Beyaz bayrağını eleden ele taşımalıyız,gün gelecek Beşiktaş sevdası gerçek sahiplerinin elinde yüreğini bulacaktır.
Kriz içinde olan kulübü,daha fazla işgale uğratmamak,hak etmeyen eleere teslim etmemek için yeni alternatifler yeni projeler üretip katımı sağlamalıyız,gerekirse tartışıp gerekirse pratiğe bunları yansıtacağız.Belirsizliği sürdürdükçe işgalciler mesafe katedecektir ve yanlarına tertemiz sevdasından başka bir şeyi olmayan temiz Beşiktaşlıları da katacaklardır.Camiada önder olarak görünenlerin gafleti delaleti gün yüzüne çıkmadıkça kaybeden biz olacağız ve taraftarlarımız sahte önderlerle hep aldatılacak hep kandırılacak.Bu kandırmaca onlara güvenen saf temiz Beşiktaşlılarımızın da desteğini de satan savanların safına verecektir.
Bi<im derdimiz Beşiktaştır,bugünleri yaşatan kirlenmişlik ve erezyon halkın katılımı insiyatifi denetimi ve özyönetimi ile aşılır.
Asla ben bu kente yaşamayacağım artık demeyeceğiz,sevdamızı terk etmeyeceğiz,karanlığın en ince yerinde de olsak kararlılıkla bekleyeceğiz ta ki o aydınlık gelecek yüzümüzde şavkıyıncaya dek.Şeref tacımızın parıltısıyla ışıyacağız geleceğin yıllarında,tarihin çetrefil bulmacalarını işte o zaman çözeceğiz.Aysız gecelerde hiç yıldız kayar mı?Zambakların toprağı sevdiği gibi dirençle sarılacağız sevdamıza.Belki kara bir isyan,belki boğuk bir çığlık ama sesimiz herkese duyuracağız.Belki bir haziranda sessizce ineceğiz yasemin kokulu Barbaros meydanına,ellerimiz ceplerimizde zafer nidaları söyleyeceğiz.Beşiktaşımızı bir daha hak etmeyenlere bırakmayacağız.
Ertan Eylem
25-03-2007, 23:59
Yaşamın her alanını yaşanmaz hale getiren , Yerküre yi global çöplük yapan endüstri futboluda kirleterek çekilmez kılmakta.
Ama biz Karakartallar inadına inadına direneceğiz.Başka yolumuzda yok çünkü bizim yolumuz Şeref Beyler in Baba Hakkılar ın Bizim yolumuz Hamdi Serpil Tüzünler in aydınlık yoludur!!!!
Rasim Bektaş
25-03-2007, 23:59
Kirletelim…
Kirletmeyenden hesap sorulsun! Satılsın ne varsa’ Tarihsel dokumanlar yakılsın milenyum taraftarı olalım…
Paralı yöneticileri çağırıp hep birlikte alkış tutalım. Rengarenk formalarımız olsun. Formalarımızın önünde, arkasına, yanlarında reklam alalım. İsmimizi, stadımızı, salonumuzun adını satalım.
Süleyman Seba Spor Salonunun adını açık artırmayla satalım! Şu anki stadın mülkiyetini alıp becayişle satalım!
Muhittin Saban
26-03-2007, 00:25
Ama biz Karakartallar inadına inadına direneceğiz.Başka yolumuzda yok çünkü bizim yolumuz Şeref Beyler in Baba Hakkılar ın Bizim yolumuz Hamdi Serpil Tüzünler in aydınlık yoludur!!!!
Sevgili Ertan,
Kim ile direneceğiz? Kim anlıyor ki satılmışlıktan, satılmaktan, Beşiktaşlılık şiarını kaybediyor olmaktan. Vitrin yeni jenerasyon için çok albenili, cıvıl cıvıl, rengarenk. Eh hele bir de Beşiktaşın bugüne kadar kapak olamadığı ünlü bir dergiye kapak olacak kadar markalaşmak bambaşka bir kartvizit veriyor insana.
Markalaşan jenerasyon bunun farkında olmadan Beşiktaş'ın da markalaşmaya çalıştırıldığı gerçeği ve tehlikesini atlıyor bir bakıma. Bilemiyor ki marka, satılan isimlerle, formalarla, arazilerle, parsellenmiş geleceği ile oluşturulmaz.Oysa Marka, alt yapı desteği ile güçlenen bir kulübün bu desteği geleceği adına kullanarak elde edeceği uzun süreli başarılarla elde edilir.
Hele bir de yönetim mekanizması içinde çoğul bir taraftar ile söz sahibi olarak bir ilki gerçekleştirmek işte asıl marka o dur.
Umarım gerçek anlamda markalaşana kadar o markanın tanıtılacağı "Boş" bir tabela kalır, asmak için..!
Muhittin Saban
28-03-2007, 02:38
Özer abi,
Konu "sat(ıl)mak" olunca başka bir başlık açmaya gerek duymadım, çünkü konular çok dağılıyor. Onun için senin bu anlamlı yazının altında paylaşmayı uygun gördüm.
Şİmdi aşağıya bir bilanço aktaracağım;
Haber başlığı;
Piyasa dalgalandı Beşiktaş hisseleri yüzde 32 ucuza sattı.
"Beşiktaş Kulübü, Beşiktaş Futbol Yatırımları'ndaki yüzde 15'lik hisse satışını 26 Mart'ta tamamladı. Daha önce gerçekleşen üç satışta 3 YTL olan hisse fiyatı, 26 Mart'ta 2.02 YTL'ye düştü.
13 Temmuz 2006'da Yatırım Finansman Menkul Değerler'e, Beşiktaş Futbol Yatırımları'nın yüzde 15 hissesinin satışı için yetki veren Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği, satış operasyonunu 26 Mart 2007'de tamamladı. Yatırım Finansman tarafından dün yapılan açıklamada, Derneğin 26 Mart'ta, özel emirle, 2.03 YTL fiyattan 2 milyon adet hisse sattığını bildirdi. Halka açık şirketin sermayesinin yüzde 5'ine karşılık gelen bu satıştan Dernek 2.9 milyon dolar gelir sağladı.
Hisse satışının tamamlanması ile birlikte Beşiktaş Futbol Yatırımları'nın halka açıklık oranı yüzde 30'a çıkarken, derneğin şirketteki payı yüzde 70'e düştü. Dernek 20 Temmuz 2006'dan bu yana gerçekleştirdiği yüzde 15'lik hissenin satışından toplam 11 milyon dolar gelir sağladı. Beşiktaş'ta Serdar Bilgili döneminde gerçekleştirilen ilk halka arzda, şirketin yüzde 15 hissesinin satışından 14 milyon dolar gelir elde edilmişti. Böylece Beşiktaş'ın borsadan sağladığı kaynak 25 milyon dolara ulaştı.
Dalga fiyatı düşürdü
Beşiktaş'ta daha önce gerçekleşen 3 hisse satışında da fiyat 3 YTL olarak gerçekleşmişti. Fakat, piyasalarda son dönemde yaşanan dalgalanmanın etkisiyle 26 Mart'taki satış 2.03 YTL'den yapıldı. Kulüp, hisse satışını 3 YTL'den yapabilseydi elde edilecek gelir 6 milyon YTL olacaktı. 2.03 YTL'den yapılan satışta Kulübün kasasına giren miktar 4 milyon 60 bin YTL'de kaldı. Dalganın etkisiyle Kulübün kasasına giren gelir yüzde 32 azalmış oldu. Beşiktaş'ın sermayesinin yüzde 15'ini oluşturan 326 bin 500 YTL nominal değerli hisse senetlerinin, Şubat 2002'de 57.5 YTL'den gerçekleşen halka arzından 14 milyon dolar gelir sağlanmıştı. Gelirin yüzde 36'sı yurtdışından sağlandı. Beşiktaş daha sonra sermayesini 2 milyon 176 bin YTL'den 40 milyon YTL'ye çıkardı.
Borç yüzde 117 büyüdü
Yıldırım Demirören'in ilk başkanlık seçimini kazandığı 31 Mayıs 2004 tarihinden bu yana, 30 Kasım 2006 tarihi itibari ile toplam borcu yüzde 117, finansal borcu ise yüzde 76,6 oranında yükselen Beşiktaş'ta, ilk hisse satışı 20 Temmuz 2006'da gerçekleşti. Bu tarihte Toptan Satışlar Pazarı'nda şirketin sermayesinin yüzde 2,5'ini oluşturan 1 milyon YTL nominal değeri hisseler 3 YTL birim fiyattan satıldı. Dernek, bu satıştan 3 milyon YTL gelir sağlarken, şirketteki payı yüzde 82,5'a indi. Dernek, şirketteki ikinci hisse satışını 17 Ağustos 2006'da yaptı.Bu tarihte de şirket sermayesinin yüzde 2,5'ini oluşturan 1 milyon YTL nominal değerli hisse 3 milyon YTL'ye borsada satıldı.
Beşiktaş'ın hisselerinin yüzde 10 değer kazandığı 10-12 Ekim 2006 arasında ise Dernek üçüncü hisse satışını gerçekleştirdi. 12 Ekim'de şirketin sermayesinin yüzde 5'ini oluşturan 2 milyon YTL nominal değerli hisse yine 3 YTL birim fiyatla borsada satıldı. Beşiktaş'ın Yıldırım Demirören'in başkan olduğu 31 Mayıs 2004'te 70.3 milyon YTL olan toplam borcu, 30 Kasım 2006 itibari ile 153.1 milyon YTL'ye ulaştı. Başkanlık dönemi boyunca futbol takımı için toplam 32 oyuncu transfer eden Demirören, 34 futbolcuyla da yollarını ayırdı. Demirören, futbol takımında 3 teknik adama görev verdi."
Oktay Özdabakoğlu-Referans haber
Özer abi, şimdi benim anladığım kadarı ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği halka açıldıktan sonra yani %15 ile Dernekten hisse sattıktan sonra 20-Mart-2007 son satışı ile 4. hisse satışı gerçekleştirmiş. Ama bu son satış nedense ucuza gitmiş.
Benim asıl dikkatimi çeken %15 ile başlayan hisse satışı ondan sonra gelen 4 satış ile bir %15' daha kan kaybetti. Yani Beşiktaş derneğinin hissesi %70 düştü! Bu da söz hakkının yavaş yavaş elden gitmesi anlamına geliyor.
Ben böyle düşünüyorum,bana sorarsan durum iyice kötüleşiyor.Eğer bir yorumun var sa bu hisseler ile ilgili paylaşmanı isterim abi.
.
Safa Şenyıldız
28-03-2007, 03:11
İlk hisse satışında çok belliydi o satışların son olmayacağı. İlk %15'lik satışta herkesin haberi olmuştu ilk oluyor, BEŞİKTAŞ'ın hisseleri satılıyor, diye. Sonraları herkesi alıştırdılar buna. Artık hiç öyle ilgi çekmiyor BEŞİKTAŞ'ın 2. kez hisselerinin satılması. Alıştık artık. Önemli olan para gelsin de nerden gelirse gelsin. Yakında elimizde %51'den daha düşük hisse kalırsa hiç şaşmam. Ondan sonra çok tartışırız, BEŞİKTAŞ birine satılsın mı satılmasın mı, diye. Tabi o zaman BEŞİKTAŞ mı olur yoksa önünde-arkasında başka şeyler de yazıyor olur mu, bilemiyorum.
Neyse yine moral bozucu, saçma sapan şeyler söyledim. Eminim ki-emin olup olmadığımı da bilmiyorum ya neyse- hiçbir BEŞİKTAŞ taraftarı bunları düşünmeden reddeder -Buna ben bile inanmadım-. Gece vakti uyku sersemliğiyle yazdım bunları. Okuyun, geçin. Hatta okumakla vakit bile kaybetmeyin. Umarım bu yazdıklarım, düşündüklerim gerçekten saçmalıktır. Buna inanmayı o kadr çok istiyorum ki!!!
Ertan Eylem
01-04-2007, 12:47
Sevgili Ertan,
Kim ile direneceğiz? Kim anlıyor ki satılmışlıktan, satılmaktan, Beşiktaşlılık şiarını kaybediyor olmaktan. Vitrin yeni jenerasyon için çok albenili, cıvıl cıvıl, rengarenk. Eh hele bir de Beşiktaşın bugüne kadar kapak olamadığı ünlü bir dergiye kapak olacak kadar markalaşmak bambaşka bir kartvizit veriyor insana.
Markalaşan jenerasyon bunun farkında olmadan Beşiktaş'ın da markalaşmaya çalıştırıldığı gerçeği ve tehlikesini atlıyor bir bakıma. Bilemiyor ki marka, satılan isimlerle, formalarla, arazilerle, parsellenmiş geleceği ile oluşturulmaz.Oysa Marka, alt yapı desteği ile güçlenen bir kulübün bu desteği geleceği adına kullanarak elde edeceği uzun süreli başarılarla elde edilir.
Hele bir de yönetim mekanizması içinde çoğul bir taraftar ile söz sahibi olarak bir ilki gerçekleştirmek işte asıl marka o dur.
Umarım gerçek anlamda markalaşana kadar o markanın tanıtılacağı "Boş" bir tabela kalır, asmak için..!
Sevgili Muhittin bir kuşak düşünki ; marka fetişizmi tüketim çılgınlığı ile yetişen,başarı için her yolu mübah sayan,en yakını bile olsa herkesin üzerine basarak yükselmeyi uyanıklılk sayan...
İşte bize düşen görevde tam burada başlamıyor mu buna isyan eden aykırı gençlerle daha çoğalmak inadına inadına direnmek isyan bayrağımızı yozluk,ahlaksızlık kalesinin burçlarına dikmek...
Eminim bir "can daha çoğalacağız" her geçen gün.
Endüstriyel futbol tanrı ve tanrıçaları nı OLİMPOS dağının eteklerine uğurlamak için heryerde herzaman hep birlikte...
Gürhan Oğuz
01-04-2007, 13:51
Klübü içinde bulunduğu koşullarda sadece taraftar örgütlenmesi kurtarabilir bunun içinde
Özer hocanın üstüne basarak söylediği, Traftar olmaktan öte yönetim olmaktır koşulu ,
Alt birimleri olurturulmuş bir yapı kurulabilirse üye sayısı
100.000. lerle ifade edilirse o zaman ensdüstriyel futbolun önüne barikatımız koyabiliriz....
Özer Özçetin
15-09-2007, 13:46
Beş ay önce yazdığım bir yazıdır,bugünü dünden anlatmaya çalışmışım,işler ters dönmden bir şeyler anlatmaya çalışmışım,bugün feveran edenler,açtıkları bazı başlıklarda niye şimdiye kadar konuşulmadı bir şey söylenmdei diyenler acaba bu yazıyı ve benzerlerini okuyup cevap yazma gereğini duymuşmu ki bugün niye o zaman konuşmadınız diyor,merak ediyor ve cevap bekliyorum.
Mert Atasayar
16-09-2007, 10:17
Zor günler geçirdiğimiz şu simsiyah zamanlara inat yine ayakta birlik içinde kalabilmeliyiz....KENETLENMELİYİZ
Beşiktaşımızı bir daha hak etmeyenlere bırakmayacağız.
ELLERİNE SAĞLIK ABİCİM ANCAK BUKADAR GÜZEL ANLATILIRDI
Mert Atasayar
16-09-2007, 10:21
Dönüp, şerefli mazine bir bak.
Sen en zor günleri bile büyük bir olgunlukla atlatmayı becermiş ulu bir çınarsın.
Maç almak, maç vermek, berabere kalmak....Bunlar neymiş? Sen bunların çok üstündesin..
Ne gasbedilen penaltılar yakabilir seni, ne iptal edilen goller, ne de yanlış çalınan düdükler.
Kafana takma bunlara. Sinirini bozma.
Paniğe kapılma.
Çık sahaya. Topa hükmet.
-Kudretin taraftarındır.
-Renklerin onurundur.
-En büyük silahın ise ahlakındır.
Haydi göreyim seni
Rauf Tamer
[I][B]BiR HaYKıRıŞTıR SiYaHıMıZ, ÇöKüNCe
ÜzErİmİZe GeCeNiN MaTeMi, SaRıLıRıZ
BeYaZıNa SeVDaMıZıN. BiR DuRuŞTuR, DiReNiŞTiR,
AsLoLaN HaYaTTıR, HaYatTa BEŞİKTAŞ...
Sercan Hosafci
17-09-2007, 15:09
Şimdiye kadar neden konuşulmadı neden ses çıkartılmadı nın değil şimdiden sonra nasıl Beşiktaş'ımıza sahip çıkarız nasıl daha iyi oluruz bu konuşulmalı bu düşünmeli ve herkes elini taşın altına koymalıdır. Koymayanların bu camiada işi yoktur.
Mert Atasayar
19-09-2007, 12:26
En yaşanılası aşkın adına bedenleri ile bedeller ödemiş Beşiktaş'lıların en yüksek desibelli sesidir yok edilmek istenilen ve onunla birlikte devralınmış ve devredilecek bir gelenektir
DENİZ CAN
GELENEKTEN GELECEĞE BEŞİKTAŞ SEN BİZİM HERŞEYİMİZSİN !!!!
Mert Atasayar
24-09-2007, 14:48
Karanlık aydınlıktan yalan doğrudan kaçar Güneş yalnız da olsa etrafa ışık saçar Üzülme... doğruların kaderidir yalnızlık Kargalar sürü ile KARTALLAR yalnız uçar ...
Mert Atasayar
24-09-2007, 15:01
Düşmek değil, kalkamamaktır sorun, öyle değil mi?
savaşı kaybetmemeye,
kaybetmeyi reddetmeye
Özer Özçetin
08-05-2008, 16:42
Hazırmıyız göreve,Gündoğdu marşıyla yürümeye meşalelerle
Namik Kartaloglu
08-05-2008, 21:49
Hazırmıyız göreve,Gündoğdu marşıyla yürümeye meşalelerle
Olay bu! söylenecek son söz en basindan söylenilmeliydi bence.
Gundogdu, yumruklar ve mesalelerle.
Sinan Kara
08-05-2008, 22:02
hazırız abi beşiktaş için ölmeye ne zaman başlıyoruz sol eller havada gündoğdu yu söylemeye..
Namik Kartaloglu
08-05-2008, 22:24
ve manisa macina kimsenin iceri girmemesi stad disinda olsun tum tezahuratlar derim.
Sinan Kara
08-05-2008, 22:35
yanlış anlama namık abi zaten son defa göreceğiz sevgili mabedi.içerde olmalı ne olacaksa artık... bence...
Namik Kartaloglu
08-05-2008, 22:51
Duygularini cok iyi anliyorum. O son defa olacak dedigin olayi cok seyde yasariz, Sevgiliye hadi gel son defa öpeyim dersin ve o son defa artik bitmez olur ve o yasaminda hep bir kambur olur atamazsin o yuku ustunden cunku kendine ihanet etmissin kopamadigindan. Son defasi olmasin demek te ayri ca bir iskencedir beyninde bir resim yaratmak istersin o sevgiliyi beynine kazimak istersin,kokusunu beyninin bir kösesinde saklamaya hazirsin ama yapamamissin onu. Hic bir hatiran yoktur o sevgiliden. hayal meyal birseyler vardir ama duygularini doyuramayacak kadar az. Yani iki bilinmeyenli bir denklem. Atmaliyiz kafamizdaki sondefa olsun u önce, sonra da son defasi olmasin i atariz. bú iki bilinmenliyi attiktan sonra yeniden dogariz kendi kulumuzden. cunku biz yedi veren kan gulleriyiz.
Sinan Kara
09-05-2008, 00:10
yedi veren kan gülleri çuk oturdu abi ya
Kamil Demir
10-05-2008, 14:21
Sorumluluk benim icin sudur. Biri gelir sevgilinle seni ayirir ve seni sorguya ceker verdigin her yanlista senden ayrilan sevgiline bir darbe vurulur. Onun icin verdigin her cevabi ölcüp tartip öyle vermek zorundasin ki sorgunun sonunda sevgilini de alip o girdaptan cikabilesin. Ancak sorumlu davranmazsan sorgunun bittiginde sevgilini ararsin ama sadece ararsin cünkü o artik yoktur.
Namik Kartaloglu
10-05-2008, 14:31
VATAN HAİNİ
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Bence de sorumluluk budur Kamil Can. O zaman seni kimse Sevgilinden ayiramiyor.
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.