PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dünya Tiyatrolar Günü


Serenat Tutaklı
27-03-2007, 18:04
Sahne tozunun peşinde...

Ankara'da bir tiyatrocu öldü cuma günü:
Mustafa Ahmet Yuvanç...
44 yaşındaydı.
22 yıldır tiyatrodaydı.
Kendi yazdığı "Selanik'ten Anıtkabir'e" oyunu Devlet Tiyatroları'nca oynanırken o, böbrek yetersizliği derdindeydi.
Geçen dönem Gorki'nin "Ekmek İşçileri" oyununu yönettiği Çankaya Belediyesi şehir tiyatrosunda sigortalı olmuştu. Diyaliz masraflarını öyle karşılayabiliyordu.
Ama yetmedi.
Kiralık evinde bir başına can verdi.
Pazar günü, Ankara Sanat Tiyatrosu önünde yapıldı cenaze töreni...
Daha önce çalıştığı Ankara Komedi Sahnesi'nden, Ankara Halk Oyuncuları Tiyatrosu'ndan, AST'tan, Çankaya'dan sanatçı dostları geldi törene...
Ondan anılar anlattılar birbirlerine...
Ömrünün yarısı, karda kışta turne yollarında, ayaz vurmuş tiyatro salonlarında, duşsuz, banyosuz kulis ortamlarında geçmişti.
"O turnelerde kaybettim böbreklerimi" diye sızlanmıştı bir kez...
Gün olmuş aylarca maaş alamamış, ev kirasını yatıramamış, hastalanmış, bakılamamıştı.
Yine de sahneyi hiç bırakmamıştı.
* * *
Şaşalı konakların metruk arka bahçeleri gibidir, sahnede izlediğimiz ışıltılı dünyanın perde arkası...
Ve yeni de değil; tiyatro bu topraklarda perde açtı açalı böyledir bu...
150 yıl önce Güllü Agop'un tiyatrosunda hasta olanın maaşı kesilirdi.
Osmanlı tiyatrosunun ilk yıldızlarından Mari Nivart, 30'unda veremden ölmüştü; hem de sahnede, oyun bittikten sonra, son selama çıkmadan önce...
Bayzar Fasulyeciyan, tiyatrodan kazandığını kocasının tedavi masraflarına harcayıp dikiş yaparak geçinmeye çalışmıştı.
Hiranuş'un cenazesini meslektaşları para toplayarak kaldırdılar.
Küçük İsmail, Afife Jale, Cahide Sonku yoksulluk içinde öldüler.
Muhsin Ertuğrul, Atatürk'ün huzuruna çıktığında "Açız" demişti, "...ama bize aştan önce konservatuar lazım."
O efsanevi Muhsin Ertuğrul'lar, Vasfi Rıza'lar, Bedia Muvahhit'ler, Necdet Mahfi'ler bir günde yaş haddinden emekliye sevk edilip kapının önüne konuvermişlerdi. Bir kısmı son demlerini 37 milyonluk emekli maaşıyla kıt kanaat yaşayabilmişti.
Yıldız Kenter, tiyatrosunu ayakta tutabilmek için İsmet Paşa'ya üzerine adını yazmak üzere koltuk satmaya gittiğini anlatır "Hep Aşk Vardı" oyununda:
Paşa, "Ben bir koltuğa zor sahip oluyorum, sen 450'siyle nasıl baş edeceksin?" diye sormuştu.
Tiyatrosuna gelen icrayı, Başbakan Demirel durdurtmuştu.
Bugün durum farklı mı?
Ülkede yoksulluk sınırı 1.8 YTL...
Devletin tiyatro sanatçısına reva gördüğü maaş 1.4 YTL...
Seslendirme stüdyolarında, dizi setlerinde ekmek peşinde tiyatro sanatçıları...
* * *
Mustafa Ahmet Yuvanç'ın bir dizisi bile yoktu.
"Fareli Köyün Kavalcısı"nı hazırlıyordu en son...
Pazar günü, son nefesine kadar emek verdiği tiyatro köyünü ebediyen terk ederken, tabutunun peşinden bir avuç sanatçı yürüdü.
"Sahne tozu" denilen o sihirli iksirle büyülenmişti sanki hepsi...
"İki kalas, bir heves"ti ömürlerini verdikleri...
Dostlarını gömdüler; tiyatroya döndüler.
Herkesin rol yaptığı bir dünyada, bize sahneden gerçek yüzümüzü gösterdiler.
Hepsinin dünya tiyatrolar günü kutlu olsun.

CAN DÜNDAR

Dünya tiyatrolar günü kutlu olsun.Türkiye'de zor şartlar altında bu işi yapanlara selam olsun!

Berk Sezenler
27-03-2007, 23:04
Dünya Tiyatrolar Günü nedeniyle Refik Erduran ve Tuncer Cücenoğlu'nun konuşmacı olarak katıldığı bir konferansa gittim.Az önce de ''Eşeğin Gölgesi''oyunumuzu oynayıp eve geldim.Yani tiyatro dolu bir gün yaşadım.
Çok seviyorum bu işi,ama sevdiğimin seveceğimin yarısı kadar bile olmadığını anladım.

Önce sanatçıların sonra tiyatro sevenlerin 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü kutlu olsun.

Ali Mandacı
27-03-2007, 23:29
sanattın ve sanatcının dosttu ali mandacı "dünya tiyatrolar gününü "kutlar...

Piraye Oğuz
28-03-2007, 11:33
Emek ve özveri isteyen bu çok zor işi yapan ve yapmaya çalışan tüm tiyatro severlerin tiyatro günü kutlu olsun.

Ferhat Talan
28-03-2007, 14:10
akm ye uzanan eller kırılsın ...

Gürhan Oğuz
29-03-2007, 11:51
Evrenselden.....:



29/03/2007
Bakan komik olmasın
Atilla Koç’un sanatçılardan ‘bunlar’ diye söz ederek AKM’nin yıkılmasını savunması tepkilerle karşılandı
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, AKM önünde toplanan yüzlerce sanatçının “AKM’yi yıkmayın” talebini yanıtlamak yerine konuyu “ağız dalaşı”na çevirmeye çalıştı. Bir araya gelen sanatçıları, sanat örgütlerini “bunlar” diye niteleyen Bakan Koç; “Efendim, ‘Yeni AKM yapılana kadar 2 sene sanat yapamayacak mıyız’ diyorlar. Bu mazeretleri çok hoşuma gitti. Ne kadar da düşkünlermiş sanat yapmaya. Onun için diziden vakit bulup sanat yapmıyorlar” üslubuyla sanatçıların tepkilerini çekti. Koç ayrıca bir toplantı çıkışı yaptığı açıklamada, AKM’yi yıkıp yerine 2010’a kadar 111 bin metrekarelik kapalı alana sahip yeni merkez inşa ettirmeye kararlı olduğunu söyledi.
Bakan bu kadar komik olmamalı
Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi (TEB) Genel Başkanı Üstün Akmen, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un, Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılmasına karşı çıkan sanatçıları eleştirmesini kınayarak “Bir bakan bu kadar da komik olmamalı” dedi. Devlet tiyatrosu sanatçılarının görevlerini aksatmamak kaydıyla dizilerde rol aldığını söyleyen Akmen, bakanın İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılmasıyla sanatçıların dizilerde oynamasını birbirine karıştırdığını vurguladı.
Maslak’ı yapsınlar
Yapımı yılan hikâyesine dönmüş Maslak (Ayazağa) Kültür ve Kongre Merkezi’nin temelinin 1996’da atıldığını, 1999’da dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay tarafından ödenek ayrılmadığı için inşaatının durdurulduğunu, projenin ancak kaba inşaatının yüzde 85’inin bitirildiğini, o gün bu gündür yapıya tek bir çivi bile çakılmadığını hatırlatan Üstün Akmen, “13 Haziran 2006’da Maliye Bakanlığı ve İKSV ile bir protokol imzalayan Kültür ve Turizm Bakanlığı, tesisi tamamlamak üzere devraldı. Şimdi de yap-işlet-devret modeli ile 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu kapsamında içinde bulunduğumuz ayın 16’sında 49 yıllığına birilerine tahsis edilecekti. Kime tahsis edildi?” diye sordu.
Kültür ve Kongre Merkezi’nin 66 bin 460 metrekare arazi üzerinde gerçekleştirilen projesinde 2 bin 550 metrekare restorasyon ve 65 bin 870 metrekare kapalı inşaat alanı bulunduğunu, Ayazağa Kasrı, Çinili Köşk ve Süvari Alayı binaları gibi tarihî yapıların onarımının da yüzde 88’inin tamamlandığını anlatan Üstün Akmen şöyle devam etti: “İktidara diyeceğim şu: Maslak Kültür ve Kongre Merkezi bir an önce bitirilsin. Bitirildikten sonra, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin salonları, binası bir güzel elden geçirilsin, onarılsın, makyajı tazelensin.” (KÜLTÜR SERVİSİ)
--------------------------------------------------------------------------------
Tartışmalı yangının hikayesi

Bakan Atilla Koç’un “Anarşist-komünistler, ‘burada burjuvalar eğleniyor’ deyip yaktılar” diye hatırlattığı Atatürk Kültür Merkezi (AKM) yangını, 1970 yılında yaşanmıştı. Temeli 1946’da atılan bina, ancak 1969’da açılabilmişti. O yıllarda dünyanın dördüncü, Avrupa’nın ikinci büyük sanat merkezi olma özelliğine sahip göz kamaştırıcı bir bina olan AKM, 1970’te Arthur Miller’in Cadı Kazanı oyununun temsili sırasında yanmıştı. Mimarisi baştan aşağı yenilenen, yeni salonlar eklenen bina ancak 1978’de yeniden açılabilmişti. Sekiz yıllık kapanmaya mal olacak yangın, o dönemde de “anarşist-komünistlerin” üzerine atılmıştı. Hatta, 12 Mart darbesini yapanlar, gerekçe olarak AKM yangınını dile getirmişlerdi. Oysa bütün tartışmalara rağmen, yapılan incelemelerde herhangi bir kundaklama ya da sabotaj izine rastlanmamış ve yangının elektrik kontağından çıktığı resmen açıklanmıştı.

Ferhat Talan
29-03-2007, 12:45
Sanatçıların Kültür Bakanı'na tepkisi: İstifa et!
29 Mart 2007, Perşembe
Bakan Atilla Koç’un önceki gün yaptığı hakaret dolu konuşmaların ardından sanatçılar biraraya geliyor. Çeşitli örgüt ve kurumlar Bakan Koç'un istifasını isteyen bir çağrı yaptı.

ÇAĞRI

Bu aymazlık son bulmalıdır.

Son açıklamaları ile Sanat ve Sanatçı düşmanlığını açıkça itiraf eden, Kültür Bakanı ATİLA KOÇ HEMEN İSTİFA etmelidir.

Bakan yalan söylemektedir. AKM yangınını çarpıtıyor. Gerçek tam tersidir. Yangın, Sahnede Cadı Kazanı adlı oyun oynanırken elektrik kontağından çıkmıştır. Tarih bunu böyle kayda geçmiştir. Amacı ülkenin aydınlık yüzüne, yurtseverlere saldırmaktır.

Bakan gerçeklerden kaçıyor. Hiçbir sanatçı arkadaşımızın özgürlük alanına, hiçbir gücün ipotek koyma hakkı yoktur. Olmamalıdır.

Bizler, sanat alanlarımız olan sahnelerimizin yerle bir edilmesine, birilerine peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz.

Uyurken bile yıkmayı, yok etmeyi düşleyen, rant düşleyen, memleketimizi pazarlamayı düşleyen bu karanlık zihniyet koltuğunu terk etmelidir.

Aşağıda imzaları bulunan Kültür -Sanat kurum ve kuruluşları olarak, halkımızı ve kamuoyunu duyarlı davranmaya sesimize ses katmaya çağırıyoruz.

Beyaz Tebeşir Tiyatrosu

Nazım Hikmet Kültür Merkezi

Nazım Oyuncuları

Sanat Cephesi

Tiyatral İstanbul Dergisi


sol.org.tr

Serkan Kurt
29-03-2007, 17:00
AKM değil,AKP yıkılsın:mad: